PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : SİVAS'IN MADEN YATAKLARI


ErdalGüler
27.09.2007, 11:42
Sivas yöresinin maden potansiyelini ortaya koyabilmek için; il alanı içerisinde yüzeyleyen kaya toplulukları, metalojenik özellikleri dikkate alınarak, dört ana provens (maden bölgesi) bazında değerlendirilmistir. Bunlardan I. ve II. Metalojenik provensler; metamorfit ve ofiyolitlerden oluşan temel kayaları, III. Metalojenik Provens; temel kayaları kesmis Eosen öncesi magmatik kayaları ve IV. Metalojenik Provens ise bu magmatik kayalardan Paleosen ve Eosen devreleri dışında etkilenmemiş Tersiyer ve sonrası kayaları kapsamaktadır (Ayaz ve dig., 2005). Buna göre; I. Metalojenik Provens metamorfik kayalar ile Jura-Kretase yaşlı kireçtaşları içindeki, II. Metalojenik Provens ofiyolitlerdeki, III. Metalojenik Provens magmatik kayalardaki ve IV. Metalojenik Provens ise Tersiyer kayaları ile Kuvaterner yaşlı kayalardaki cevherlesmeleri içermektedir. Bu metalojenik provensler; kendi bünyelerinde oluşan cevherleşmeler ile sokulum yapmış magmatik kayaçların ve/veya hidrotermal etkilerinin oluşturduğu cevherleşmeleri kapsamaktadır. Cevherleşmelerin dışında, maden suyu/menba suyu kaynakları da Sivas yöresinin önemli doğal kaynakları arasında yer almaktadır. Bu kaynaklar, tektonik hatlara bağlı olarak yer yüzeyineçıkmaktadırlar.
.....I. Metalojenik Provens; Sivas il alanının kuzeyinde, batısında ve güneydoğusunda olmak üzere üç ayrı yörede bulunmaktadır. Bu provensin genelinde bulunan en önemli maden oluşumları bloktas (mermer), kireç hammaddesi ve mıcır taşı şeklinde sıralanabilir. Bununla birlikte hidrotermal oluşumlar şeklinde; kuzeydeki Tokat Metamorfitleri içerisinde arsen ve antimuan, batıdaki Akdağ Metamorfitleri içerisinde kurşun-çinko, güneydoğudaki Keban Metamorfitleri içerisinde ise altın ve kuvarsit yer almaktadır.
.....II. Metalojenik Provens; Sivas’in kuzeyinde ve güneyinde, doğu-batı uzanımlı iki ayrı zon şeklinde bulunmaktadır. Bu provensin en önemli maden oluşumları; krom, demir, bakır, altın, asbest, talk, manyezit ve bloktas (mermer) şeklinde sıralanabilir.
.....III. Metalojenik Provens; yüzeylenmiş magmatik kayaçlardan oluşmaktadır. Bunlar;çoğunlukla felsik derinlik kayaçlar ve volkanik kayaçlar şeklinde gözlenmektedirler. Felsik derinlik kayaçları; Karaçayir, Kösedağı ve Divriği yörelerinde (Kretase-Eosen), volkanitler ise Suşehri-Koyulhisar (üst Kretase), İmranli-Zara-Koyulhisar (Paleosen-Eosen) ve Yıldızeli (Paleosen-Eosen) yörelerinde yüzeylenmektedirler. Bu provensteki felsik derinlik kayaçların en önemli maden oluşumları; Karaçayir yöresinde feldispat ve kaolen, Kösedağı yöresinde kaolen, feldispat, kurşun-çinko, antimon ve mangan, Divriği yöresinde ise demir, feldispat ve florittir. Volkanitler içerisinde yer alan en önemli maden oluşumları ise; Susehri-Koyulhisar yöresinde kurşun-çinko, bakır, altın ve barit, Imranli-Zara-Koyulhisar yöresinde mangan, altın ve barit ve Yıldızeli yöresinde ise beton travers bazalti, zeolit, florit ve barittir.
.....IV. Metalojenik Provens; Sivas'ın güneyinde, kuzeydoğu güneybatı yönlü olarak uzanan ve yaklaşık 250 km uzunluğa, 50 km genisliğe sahip olan Sivas Tersiyer havzasını ve üzerindeki Kuvaterner yaşlı traverten ve alüvyonları kapsamaktadır. Bu provensin en önemli maden oluşumları; jips (alçı taşı), sölestin, tuz, çimento hammaddeleri (kiltaşı, kireçtaşı, marn), linyit, bazalt (üst Pliyosen yaşlı), traverten (bloktas), kum-çakıl oluşumları ve jeotermal sahalardır.
Sivas il sınırları içerisinde en önemli madenlerimizden demir %45-61 Fe tenörlü 65.418.000 ton görünür+muhtemel, %18-20 Fe3O4 tenörlü 125.000.000 ton gör.+muh., krom %5-48 Cr2O3 tenörlü 4.371.000 ton gör.+muh., altın 1.400.000 ton (1.5 gr/ton) gör.+muh., kurşun+çinko 2.060.100 ton görünür+muhtemel+mümkün, sölestin 986.575 ton gör.+muh., asbest 65.580.000 ton gör.+muh.+müm., talk 945.000 ton gör.+muh.+müm., kaolen %18-36 Al2O3 tenörlü yaklaşık 50 milyon ton gör.+muh.+müm., traverten 140.700.000 m3, zeolit 2.250.000 ton, linyit 1200-5000 (çogunlukla 1200-1500) kcal/kg arasında 123.900.944 ton gör.+muh.+müm. rezerve sahiptir.
Sivas ili, ruhsat sahaları bakımından da oldukça önemli bir yere sahiptir. Yeni Maden Kanunu'na göre Sivas il sınırları içerisinde, 2004 yılı itibariyle; 420 adet arama ruhsatlı ve 100 adet işletme ruhsatlı olmak üzere toplam 520 adet ruhsat sahası bulunmaktadır. Buna göre; 18 adet demir (7 arama, 11 işletme), 76 adet krom (47 arama, 29 işletme), 5 adet bakır (2 arama, 3 işletme), 4 adet kurşun-çinko (1 arama, 3 işletme), 3 adet nikel (2 arama, 1 işletme), 4 adet zeolit (3 arama, 1 işletme), 3 adet kaolen (2 arama, 1 işletme), 16 adet talk (8 arama, 8 işletme), 4 adet jips (2 arama, 2 işletme), 28 adet stronsiyum (17 arama, 11 işletme), 314 adet mermer (303 arama, 11 işletme), 17 adet traverten (10 arama, 7 işletme), 3 adet manyezit (2 arama, 1 işletme) ve 25 adet maden kömürü (14 arama, 11 işletme) ruhsat sahası bulunmaktadır.

Kaynak: MTA

ErdalGüler
27.09.2007, 11:55
Sivas ili yeraltı kaynakları çıkarıldığı yataklardan görüntüler...




[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

ErdalGüler
27.09.2007, 12:00
Ayrıca belirtmek isterimki Kangal-Bakırtepe altın arama çalışmasında bende yer aldım. O zamanlar MTA da stajyerdim. Sonuçlandımı bilmiyorum ama eskiden altın çıkarıldığına dair birçok eski kalıntılar bulundu o bölgede, bununla ilgili gerekli bilgileride buradan duyuracağım...

RüStü ElmaS
27.09.2007, 15:02
Çok ilginç, değerli ve güzel bilgiler.

Sivas'ımızda neler varmışta, bizim haberimiz yokmuş.

Paylaşımların için teşekkürler Erdal gardaş.

Devamını bekleriz.

ErdalGüler
29.09.2007, 09:00
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]


SİVAS İLİ ALTIN YATAKLARI/ZUHURLARI

Sivas-Koyulhisar-Ortakent-Evliya Tepe Altın Yatağı

Cevherleşme:

Sahada Au cevherleşmesi, Üst Kretase yaşlı andezitik lavlar içerisinde KB-GD uzanımlı tektonik hat üzerinde gelişen breşlerde saçınımlı bir şekilde oluşmuştur. Cevherleşme; breşlerin yer yer hematitleşmiş, limonitleşmiş, silisleşmiş, killeşmiş ve sülfürleşmiş kesimlerinde görülmektedir.

Cevher Mineralleri:

Çalışma alanı içerisinde birincil ve ikincil olarak oluşmuş, pirit, altın, enarjit, luzonit gurubu mineraller, hematit, limonit, sfalerit, galenit, kalkopirit, fahlerz, kakozin, kovellin gibi cevher mineralleri gözlenmektedir. Gang minerali olarak; kuvars, kalsit, barit, kil grubu mineraller, klorit izlenmektedir.
ALTIN: Mikroskobik inceleme sonucunda saptanmıştır. Genelde 2-15 mikron arasında değişen boyutlarda hematit, limonit ile bunların boyamaları içerisinde ve gang içinde, şerit kutçuk halindedir.

Yatağın Özellikleri ve Geometrisi:

Cevherleşmenin gelişimi ve oluşumu bölgenin jeotektonik evrimiyle yakın ilgilidir.
Evliya tepe, Alıcorumlu tepe ve Dikdağ tepeyi içine alan, yaklaşık uzun ekseni 2 km kadar uzunlukta KB-GD uzanımlı, kısa ekseni 800 m kadar uzunlukta KD-GB uzanımlı, olarak gelişen bir elipsoidal dom içerisindeki yoğun kırık zonlarına bağlı olarak cevherleşme gelişmiştir.

Sektöre Göre Cevherleşme Sisteminin Tanımlanması:

Evliya tepe sahasındaki altın cevherleşmesinin, yapılan sondajlı çalışmalardan mercek şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu sahada KB-GD uzanımlı ana tektonik hatta bağlı olarak gelişen, çok sayıdaki kırık sistemlerinden gelen hidrotermal solüsyonlar, uygun ortamlarda kayacın kırık ve boşluklarına Au saçınımlarını çökeltmiştir. Sahada hidrotermal getirim tek fazda olmayıp, birbirini izleyen çok sayıda hidrotermal getirim sözkonusudur.
1 ila 3 arasında numaralandırılan sektörlerin yanı sıra çok sayıda Au değeri veren küçük sektörlerde bulunmakta olup,
• 1.Sektör: Cevherleşmenin mercek şekilli yüzeydeki Au anomali sınırının alt kotlarda genişlediği, cevherleşmenin az kısmının aşındığı, daha fazla kısmının korunduğu bir sektördür.
• 2.Sektör: Bu Au fazlaca hematitleşmiş, limonitleşmiş ve silisleşmiş breşlerdedir. 1. ve 2. tip sektörlerin alt kotlarda birleşebileceği düşünülmektedir.
• 3.Sektör: Au cevherlerinin korunduğu ve 1. tipte olduğu gibi aşınmışlardır. Daha alt kotlarda anomalilerin birleştiği ve çok büyük rezerv içerebileceği düşünülmektedir.

Rezerv:

MTA tarafından yapılan rezerv hesaplamaları sonucunda; sahada 235685 ton görünür, 202625 ton muhtemel olmak üzere toplam 438310 ton, 1,608 gr/ton Au tenörlü görünür+muhtemel rezerv tespit edilmiştir. Sahada görünür+muhtemel rezervle birlikte toplam 1,5 gr/ton Au tenörlü 1431000 ton görünür+muhtemel+mümkün rezerv hesaplanmıştır. Hesap edilen rezervin 1,5 gr/ton Au tenörüne göre sahanın 2146,5 kg Au içerdiği düşünülmektedir.


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]



Bakırtepe(Kangal) Altın Cevherleşmesi:

Mineralizasyon/Yataklanma:

Cevherli oluşuklar, yörede subvolkanik kayaçlarına bağlı olarak Paleozoyik yaşlı metamorfik kayaçların kırık. Çatlaklarına hidrotermal olarak yerleşmişlerdir. Bakırtepe’de kuvarsitler içerisinde K60-700 D istikametli ve GD’ya eğimli ana kırık hatları ve bunlara bağlı olarak gelişen tali kırık hatları boyunca kuvars damar ve damarcıklarında pentagon piritler martitleşmiş, kuvars damarları daha çok çentikli yapıda ve yer yer mm-cm boyutlarında kuvars kristalleri içermektedir. Altın cevherleşmesi, pentagon piritler içerisinde kapanım ile bunların kafes yapısı içinde ve kuvars içerisinde serbestleşmiş nabit altın şeklinde gözlenmektedir. Zuhurda altın ile birlikte çok az miktarda kalkopirit minerallerine de rastlanmıştır.
Ayrıca Bakırtepe’nin güney yamacında şistler(pelitik) ile kuvarsitler arasındaki süreksizlik boyunca ankeritli bir zon gelişmiştir. Bu ankeritli zonda kuvars damarları, hematitli-silisli damarlar ve breşik silis damarları gözlenmektedir. Damarların kalınlıkları birkaç cm ile birkaç m arasında değişmekte olup, yaklaşık D-B doğrultulu ve 30-500 kuzeye eğimlidir.


Yapı/Biçim:

Bakırtepe ve çevresindeki altın cevherleşmesi kuvars damar ve damarcıkları içerisinde martitleşmiş pentagonal piritlerin kafes yapısı ile bunlar içerisinde kapanım şeklinde ve kuvarsların içerisinde serbestleşmiş, yer yer çıplak gözle görülür boyutlardadır.



KAYNAK:SİVAS İLİ VE ÇEVRESİNİN ALTIN YATAKLARI -2003 SİVAS (Erdal GÜLER Bitirme Tezi)

altuntas58
29.09.2007, 11:27
Sivasta olmadık maden yoktur petrol sivasın bir çok bölgesinde var zamanında rusların acıp daha sonra kapattıkları petrol kuyuları halen günümüzde varlığını sürdürüyorlar gecenlerde trt de bir petol konulu proğramı izledim celallı ve karayün taraflarında ruslar 80-90 sene evvel perolu bulmuşlar gider ayak hepsine beton dökmüşler bunu o bölgenin yaşlı insanlarıda söylüyor MTA da biliyor bununla birlikte bakın daha neler var ben burda bir kacını yazıyım altın, bor,barit,bakır,krom, demir,kömür,ve daha adını sayamadığım bir çok madenlere sahibiz sivasımızın yakın gelecekte tam anlamıyla bir sanayi şehri olacağından hiç kuşkum yoktur sevgili erdal kardeşimde sağ olsun altın üzerine hazırlamış olduğu tezini bizlerle paylatığı için kendisine çok teşekkür ederim

ErdalGüler
29.09.2007, 14:31
Sivasta olmadık maden yoktur petrol sivasın bir çok bölgesinde var zamanında rusların acıp daha sonra kapattıkları petrol kuyuları halen günümüzde varlığını sürdürüyorlar gecenlerde trt de bir petol konulu proğramı izledim celallı ve karayün taraflarında ruslar 80-90 sene evvel perolu bulmuşlar gider ayak hepsine beton dökmüşler bunu o bölgenin yaşlı insanlarıda söylüyor MTA da biliyor bununla birlikte bakın daha neler var ben burda bir kacını yazıyım altın, bor,barit,bakır,krom, demir,kömür,ve daha adını sayamadığım bir çok madenlere sahibiz sivasımızın yakın gelecekte tam anlamıyla bir sanayi şehri olacağından hiç kuşkum yoktur sevgili erdal kardeşimde sağ olsun altın üzerine hazırlamış olduğu tezini bizlerle paylatığı için kendisine çok teşekkür ederim

Size küçük ama büyük bir ayrıntıdan bahsedeyim. Petrol fosfat olan yerlerde vardır.

Türkiye'de ehemmiyete haiz fosfat kaynakları
genel olarak şu bölgelerde toplanmıştır.

1 — Mardin, Mazıdağı - Derik Bölgesi
2 — Urfa Bölgesi
3 — Adıyaman Bölgesi
4 — Gaziantep-Kilis Bölgesi
5 — Hatay-Yayladağı Bölgesi
6 — Adana - Feke Bölgesi

Bu bölgelerde petrol bulunabilir ama diğer yerlerde petrol bulunması düşük bir ihtimal, bulunsa bile jeolojik olarak ekonomik boyutta olması gerekir. Yani çıkarmak için yapılan masrafı rezervi ve kalitesiyle karşılamalı ve kar bırakmalıdır. Sivasta petrolün bulunması çok ama çok düşük bir ihtimal, ancak derin sondajlar yapılarak belirlenebilir. Ülkemizde petrolün fazla olmamasının en büyük sebeplerinden biride çok kırklı bir yapıya sahip olmasıdır. Çünkü bu topoğrafyada 2 adet büyük deprem zonu vardır.

Uygun şartlar olduktan sonra yukarıdaki bölgelerde eminimki petrol bulunacaktır...

CrSivaslim58
29.01.2008, 14:27
ne güzel resimler

hic bilmiyordum

sivasin böyle

yerleri oldunu

payllasim icin tesekürler

erdal abi..........................

sivaslıgenç
29.01.2008, 16:20
Merak etmeyin o maden yataklarınıda satarlar.Sivasa bir karı olmaz yani

abircan
29.01.2008, 16:34
ÜLKEMİZDE PETROL ÇIKARMAK ARTIK NEREDEYSE TÜRKLERE SUÇ, YABANCILARA VERİLEN İMTİYAZLARDAN HABERİNİZ VARMI, OSMANLININ KAPİTÜLASYONLARINDAN DAHA KÖTÜ ŞİMDİ

abircan
29.01.2008, 16:38
Petrol Mühendisleri Odası, TBMM'de görüşülerek yasalaşan Petrol Kanunu ile ilgili 18 Ocak 2007 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.

BASINA VE KAMUOYUNA

TBMM'de görüşülerek yasalaşan Petrol Kanun'u ile ilgili olarak TMMOB Petrol Mühendisleri Odasının görüşleri aşağıda verilmiştir.

1- TBMM'den geçen Kanun ile yabancı devletlerin doğrudan doğruya veya idaresine hakim olacak şekilde mali ilgileri veya menfaatleri bulunan hükmü şahıslar ile yabancı devletler adına hareket eden şahısların, petrol hakkına sahip olmalarını, petrol ameliyesi yapmalarını, buna dayanarak menkul ve gayri menkul satın almalarını yasaklayarak bu yasağa istisna tanıma hakkını Bakanlar Kuruluna veren eski Kanun'un ilgili maddesi yeni Kanun'dan çıkarılarak petrol arama ve üretim faaliyetinde bulunmak isteyen yabancı devletlerin taleplerinin milli menfaatlere uygun olarak değerlendirilmesi imkânı ortadan kaldırılmıştır. Bu anlayışla ülkemizdeki rezervlerin, stratejik olarak kendi siyasal anlayışına göre kontrol altında tutulmasını sağlamayı arzu eden yabancı devletlerin müracaatının Bakanlar Kurulu tarafından değerlendirilmesi koşulu ortadan kaldırılmış, ülke yararını gözetme anlayışı terk edilmiştir. Yabancı ülkeler adına faaliyet gösteren şirketlerin ve şahısların diğer şirketler üzerinde siyasal ve ekonomik olarak etkin bir politika izlemesinin önü açılmıştır. Bu durumda kamu ve ülke menfaatlerini gözetmek anlayışından vazgeçilip ülke çıkarlarının ikinci plana atıldığı açıkça ortadadır.

2- Ülke petrol aramacılığına katkıda bulunmak amacıyla petrol sektörünün en riskli bölümü olan arama fazında yapılması gerekli teşvik ve destekler yerine üretim aşamasında Devlet hissesinden yapılan indirimlerle üreticilere teşvikler verilerek yanlış politika uygulanmasına yol açılmıştır.

3- Geçmiş dönemlerde yatırım yapılarak o günün şartlarına göre geliştirilen sahalardan üretilen petroller dahil olmak üzere Devlet hisselerinde yapılan önemli oranlardaki indirimler Devletin milyonlarca dolarlık ciddi kayıplarına neden olacaktır.

4- Şirketlerin alabilecekleri arama ruhsatı sayındaki tüm kısıtlamalar kaldırılarak istendiğinde tek bir şirketin tüm ruhsat alanlarını kapabilmesinin önü açılmıştır.

5- Üretim sahalarının kullanılmasında eski Kanuna göre şirketlere uygulanan 40 yıl üretim hakkı sınırlamasının kaldırılarak sahanın sınırsız süre ile şirketlere bırakılması Devlete geçebilecek bir hakkın önlenmesi sonucunu doğurarak kamu zararı oluşmasına neden olacaktır.

6- Petrol üretiminden alınan Devlet Hissesinin % 50'sinin üretimin yapıldığı ilin il özel idaresine bırakılması mali uygulamalarda olması gerekli eşitlik temel ilkelerine aykırıdır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Emre ÖZGÜR
Genel Sekreter
PMO Yönetim Kurulu Adına

abircan
29.01.2008, 16:40
KUŞATILMIŞLIĞIMIZIN, ÜLKEMİZİN NASIL ADIM ADIM SATILDIĞININ RESMİDİR
GEÇEN YILKİ HABERLERDEN

ATO'dan yeni Petrol Yasası'na tepki

27 Ocak, 2007 23:20:00 (TSİ)

İlgili Haberler
• TPAO Saros'da petrol arayacak

• ABD ile Irak petrolünde işbirliği

• 40 kuyudan 32'sinde petrol bulundu

• Akçakoca'da petrol aramaları da başladı

• Batman'da petrol üretimi artırılacak


Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, TBMM'de kabul edilen yeni Petrol Yasas'ının Türkiye'nin petrol umutlarına ağır bir darbe vurduğunu ileri sürdü.

Aygün yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de petrol olmadığı şeklinde iddialar bulunduğunu belirterek, ''Olmayan şeyin yasası olur mu? Türkiye'de petrol olmadığını söylemek için önce arama yapmak lazım. Türkiye'de yeterince arama yapılmadı. Bu yasa ile Türkiye'nin petrol arama çalışmalarına da ağır bir darbe vurulmuştur'' dedi.

ABD'de yılda 17 bin, Romanya'da 6 bin kuyu açılırken, Türkiye'de 40, tarih boyunca da ancak 3 bin 326 petrol ve doğal gaz kuyusu açıldığını vurgulayan ATO Başkanı, ABD'nin sadece Teksas eyaletinde 1 yılda 3 bin sondaj yapıldığına, işaret etti.

Aygün, yeni yasanın ruhsatın alınmasından sonra üç yıl içinde arama sondajına başlama zorunluluğunu kaldırmasının da sondaj çalışmalarını azaltacağını savundu.

Türkiye'nin petrolde dışa bağımlılığının faturasının ağır olduğuna işaret eden Aygün, sadece 2006 yılında ham petrol ve petrol ürünlerine 16 milyar dolar ödendiğini hatırlattı.

''TPAO'nun ruhuna El Fatiha"

Petrol üretiminin tamamına yakınının kalkınmada öncelikli illerde yapılması durumunda, devlet hissesinin yarısının söz konusu illerdeki il özel idaresine verilecek olmasını da eleştiren Aygün, ''Bu ayrımcılıktır. Ankara'da toplanan vergi sadece Ankara'da mı harcanıyor? O illerde harcanmıyor mu?'' diye sordu.

Aygün, DTP'li Diyarbakır Belediye Başkanı'nın ''Bölgenin petrol geliri bölgeye bırakılsın'' açıklamasının dikkate alındığında, Petrol Yasası ile getirilen bu düzenlemenin kafa karıştırdığını da belirtti.

Yeni Yasa ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) devlet adına petrol arama ve üretim faaliyetinde bulunma hakkının kaldırıldığını, diğer şirketlerden daha fazla arama ruhsatı alabilme imkanının da elinden alındığını kaydeden Aygün, ''TPAO işlevsiz bir kuruluş haline getirilmiştir ve özelleştirilmesinin önü açılmıştır. TPAO'nun ruhuna el fatiha'' açıklamasında bulundu.

TPAO'nun Azerbaycan'ın Hazar petrollerinde hisse sahibi olduğunu, Türkiye'nin hissesine düşen bölümün satışından elde edilen 1 milyar 650 milyon doların da TPAO'nun kasasına girdiğini belirten Aygün, şöyle devam etti:

''Sadece 2006 yılında Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattından elde edilen petrol geliri 600 milyon dolardır. TPAO özelleştirilirse büyük olasılıkla yabancı bir şirket satın alacaktır. Bu durumda bu şirket, Türkiye'nin yurt dışı ruhsatlarındaki ortaklık hisselerini ve Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattındaki hisselerini de satın almış olacaktır. Hazar petrolleri ile ilgili ortaklık anlaşmalarının 30 yıllık olduğu göz önünde bulundurulursa TPAO'nun 30 yıllık geliri de satılmış olacaktır. En önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Hazar bölgesinden çıkarılmış olacaktır''

''Milli menfaat bölümü çıkarıldı"

Petrol Yasası'ndaki ''Milli Menfaatin Korunması'' başlıklı bölümün de yeni yasada yer almadığını ifade eden Aygün, bu şekilde milli menfaatlerin yerini, yabancıların menfaatlerinin aldığını iddia etti.

Petrol konusunda Irak'ta silah zoruyla yapılanın Türkiye'de yasa ile yapıldığını belirten Aygün, ''Irak'ta petrol sektörünün serbestleştirilmesi ve petrolü bölüşme çalışmalarının devam ettiği bir sırada Türkiye'de yabancılara önemli imtiyazlar sağlayan Petrol Yasasının çıkarılması manidardır'' açıklamasında bulundu.

''Yabancıya sınırsız hak"

Yeni yasa ile ülke içinde üretilen ham petrol ve doğal gaz ile bunlardan elde edilen petrol ürünlerinin kara sahalarında yüzde 65'inin, deniz sahalarında ise yüzde 55'inin memleket ihtiyacına ayrılması zorunluluğunun kaldırıldığını kaydeden Aygün, bu şekilde yabancı şirketlere, ürettikleri ham petrol üzerinde sınırsız tasarrufta bulunma hakkı verildiğini de bildirdi.

Arama ruhsatlarından hektar başına alınan devlet hakkı gelirinin de tamamen kaldırıldığını kaydeden Aygün, üretilen ham petrolden alınan yüzde 12,5'lik devlet hissesi oranının ise kademeli olarak yüzde 2'ye kadar indirildiğine dikkat çekti ve bunun devlet gelirini yüzde 70 oranında azaltacağını belirtti.

ATO Başkanı, yeni yasa ile yabancı şirketlere Türkiye'nin her yerinde sınırsız bir biçimde faaliyette bulunma hakkı tanındığını ve bu şekilde uluslararası petrol şirketlerinin istediği doğrultuda bir düzenlemeye gidildiğini savundu.

yerliturkuaz
22.10.2008, 11:47
Bir cogumuzun bildigi gibi ilimizde demir madenleri bakimindan oldukca zengin...

Yalniz ilimiz degil ulkemizin bir cok yeri degerli madenlere sahip ama malesef ozellikle boru kullanamiyoruz...

ErdalGüler
25.04.2009, 09:58
Maden

Bulunduğu Yer


Ortalama Tenör ve Toplam Rezerv

Altın
Koyulhisar-Güzelyurt

1.5 gr/ton


Divriği A Kafa

% 18-20 Fe3O4



125.000.000 ton



% 40-61 Fe



63.298.803 ton


Divriği B Kafa

Demir
Divriği-Ekinbaşı

Divriği-C Plaseri

Divriği-Purunsur

Divriği-Dumluca

Gürün-Otlukilise

Kangal-Yellice

Kangal-Çetinkaya, Pınargözü+Davutoğlu

Kangal-Yellice

% 5-48 Cr2O3



4.481.000 ton


Krom

Ulaş-Eskiköy

Ulaş-Başçayır

Ulaş-Karagöl

Kangal-Pınargözü (Davutoğlu)

Sivas-Kangal

Hafik-Kızıldağ

Zara-Beypınarı

İmranlı-Kızıldağ

Suşehri-Doğantepe

Kurşun+ Çinko
Koyulhisar-Ortakent- Kurşunlu+Aksu

% 2-27.7 Pb



% 3.46-6 Zn



2.206.926 ton

İmranlı-Aktepe

Ulaş - Akkaya

% 70-95 SrSO4



Ulaş (Ekincioğlu+Karagömlek+

986.575 ton



Ebugen)


Sölestin

Zara (Dipsizgöl+Yuva+

Alişanbeyağılı+Atkıran+

Nasır+Sandal+Kırıkkilise)

Hafik (Tuzlagözü+Kabalı+

Tavşanlı+Ahmetuşağı+

Pirhüseyin)

Hafik-Gürlevik Dağı

Grup lif 4,5,6,7



65.580.000 ton



Asbest

Hafik-Aktaş

Divriği-Karageban

Kangal-Çavdar

Zara-Beypınarı

Koyulhisar-Yenice Köyü

% 92-95 BaSO4


Barit

1.000.000 ton


Hafik-Örencik

% 2-5


Talk

945.000 ton



Hafik-Yağmurluseki


Kaolen
Zara-Kösedağı

% 18-36 Al2O3



50.000.000 ton

Zeolit
Yıldızeli-Eşmebaşı

% 75-95


Yıldızeli-Pazarcık

2.250.000 ton


Yıldızeli-Kalın köyü-Sıcak Çermik, Kalın köyü-Kandil Sırtı, Yukarı Balahur köyü-Sarıkaya, Delikkaya köyü-Uyuz Çermik

200.000.000 m3




Merkez-Beypınarı-Çukurbelen köyü (Soğuk Çermik), Paşa fabrikası, Karaçayır-Olukman
Traverten



Kireçtaşı (Çimento Hammaddesi)
Merkez-Karlık Tepe

25.000.000 ton

Kiltaşı (Çimento Hammaddesi)
Merkez-Taşocağı

10.000.000 ton

Kireçtaşı
Hafik-Üzeyir

% 52.65-97 CaO 42.700.000 ton


Yıldızeli-Nallı
(Kireç)
Koyulhisar-Ardıçlık
Tuz
Zara-Cedit Tuzlası

36-70 kg/dak.

Zara-Çakrı Tuzlası
Merkez-Fadlum Tuzlası
Linyit
Kangal-Kalburçayırı

1.200-5.000 kcal/kg

Kangal-Hamal

Kangal-Etyemez

119.679.721 ton

Divriği-Uluçayır

Divriği-Selimoğlu

Gemerek (Merkez +Yeniçubuk)

Hafik-Düzyayla

Koyulhisar-Taşpınar

Yıldızeli-Çırçır

Sivas-Sıcak Çermik ( MTA-1,2,4)

46-49 °C

Sivas-Soğuk Çermik

26-30 °C

Kangal-Balıklı Kaplıca

35-36 °C

Kangal-Kalkım Çermiği

28 °C

Şarkışla-Ortaköy

36 °C


KAYNAK:MTA

eyuphulagu
27.04.2009, 22:54
Ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca.Sivas'ın bir maden kenti olduğu herkes tarafından bilinmesine rağmen bu yer altındaki madenlerin çoğu çıkarılmıyor ya da atıl durumda yıllardır bekliyor.Dünyanın en zengin rezervlerine sahip olsan ne yazar bunları çıkaramadıktan sonra benim için bu rezervler hiçbir şey ifade etmiyor.2. olarak Sivas'ta en büyük rezervin ben mermer olduğunu düşünüyorum.Sivas'ın mermer sektörün
de uzmanlaşıp bu sektöre önem vermesini istiyorum.