HaKaaN
11.02.2009, 20:12
Sonunda Türkiye Futbol Federasyonu’nun çok gizli planı açığa çıktı. Kulüplerden gelen isyanlardan da hatırlayacağınız gibi önce Beşiktaş ve Trabzonspor’un, önceki gün de Galatasaray’ın ‘önü kesilince’ ‘Fenerbahçe’nin şampiyonluğu hayırlı olsun’ demeye hazırlanıyorduk. Lakin hem 5. hem de 80. dakikalarda iki ofsayt gözden kaçırılıp İstanbul BB’nin golleri gelince o şeytani plan da belli oldu. Herkesten önce Radikal’de açıklıyoruz: Federasyon, geçen sezon Intertoto yerine UEFA’ya gönderemediği Sivasspor’u bu sezon şampiyon yapacak!
Gerçi bir ihtimal daha var. Belki de hakemler bu sezon çok daha fazla hata yapıyor, ama hem hatalarında hem de doğru kararlarında İstanbullu-Anadolulu arasındaki uçurum kaybolmuş durumda. Buna alışık olmayan ‘büyükler’in de kafası karışıyor haliyle. Mesela Lincoln’ün ikinci sarısını 9.15 kuralına bakarak okuyorlar, Brezilyalı’nın ‘Ben pozisyonda yokum’ bakışının ardından topa hamle yapmasının ‘adil oyun’ ile uzaktan yakından ilgisi olmamasını atlıyorlar...
Dünkü maçta da, bazılarının faturasının Cüneyt Çakır’a kesileceğinden emin olduğum ‘kafa karışıklıkları’ yaşandı. Mesela 33’te İstanbul BB’li oyuncu yerde eliyle oynuyor, Güiza yardımcıya itiraza koşuyor. Oysa Çakır serbest vuruşu vermiş bile. 39’da Fenerbahçe, rakibinin ceza yayı önünde frikik kazanıyor, Volkan Demirel 70 metrelik depar atıp hakeme itiraz ediyor ve sarıyı yiyor. Gökhan Gönül’ün -ilk sarısındaki- Sabri Sarıoğlu taklidi de cabası...
Üstelik madalyonun öbür yüzü de aynı renk. Olimpiyat Stadı’nın alamet-i farikası rüzgâr nedeniyle ilk yarıda Fenerbahçe’nin yediği golü çıkarması giderek zorlaşıyorken, Sarı-Lacivertliler’in imdadına Mahmut yetişti. Güiza’nın direkten dönen topunu müteakip şutun dışarı çıkmasının ardından Çakır’a itiraz edince (galiba ‘Niye topu bize verdin’ diye itiraz ediyordu!) ilk sarıyı, 43’te ‘Okçu’yu ısrarla çekince de ikinciyi gördü. ‘Hakem hataları
futbolcuları böyle isyan ettiriyor’ demeyin, bu sezon sadece hatalar arttı, itiraz kültürü hep aynıydı...
Luis Aragones, Abdullah Avcı ikinci yarıya zaruri bir defansif değişiklikle başlayıp tek forvete indikten ancak 15 dakika sonra sürdü Semih’i sahaya. Alex ve Güiza’yı kenara alıp, Kazım’ı da Semih’le gönderdi. Maçın bundan sonra nasıl geçeceği az çok belliydi. İstanbul BB, 10 kişi kalmasından itibaren yaptığı gibi ‘Çanakkale geçilmez’i oynamaya devam edip
bir iki kez kontratak kovalayacak, Fenerbahçe ise bol pozisyon bulup en azından birini atmaya çalışacaktı.
Sarı-Lacivertliler’de Güiza, Deivid ve Kazım, bolca kaçırdıktan sonra İstanbul BB ofsayttaki Erman’ın başlattığı atakla fişi çekti. Evet, hakemler hâlâ hata yapıyor. Peki ama, Fenerbahçe’nin de ‘önü kesiliyorsa’ kim şampiyon yapılmak isteniyor? Sivasspor esprisi bir yana, keşke dünkü maçtan sonra gerçekten de art niyet aramadan Avrupa ve Dünya şampiyonalarına çağrılamayan hakemlerimizin neden bu kadar yetersiz olduğunu tartışabilsek.
Bu yazıyı yazan arkadaş radikal gazetesinden ibrahim koçyigit
Gerçi bir ihtimal daha var. Belki de hakemler bu sezon çok daha fazla hata yapıyor, ama hem hatalarında hem de doğru kararlarında İstanbullu-Anadolulu arasındaki uçurum kaybolmuş durumda. Buna alışık olmayan ‘büyükler’in de kafası karışıyor haliyle. Mesela Lincoln’ün ikinci sarısını 9.15 kuralına bakarak okuyorlar, Brezilyalı’nın ‘Ben pozisyonda yokum’ bakışının ardından topa hamle yapmasının ‘adil oyun’ ile uzaktan yakından ilgisi olmamasını atlıyorlar...
Dünkü maçta da, bazılarının faturasının Cüneyt Çakır’a kesileceğinden emin olduğum ‘kafa karışıklıkları’ yaşandı. Mesela 33’te İstanbul BB’li oyuncu yerde eliyle oynuyor, Güiza yardımcıya itiraza koşuyor. Oysa Çakır serbest vuruşu vermiş bile. 39’da Fenerbahçe, rakibinin ceza yayı önünde frikik kazanıyor, Volkan Demirel 70 metrelik depar atıp hakeme itiraz ediyor ve sarıyı yiyor. Gökhan Gönül’ün -ilk sarısındaki- Sabri Sarıoğlu taklidi de cabası...
Üstelik madalyonun öbür yüzü de aynı renk. Olimpiyat Stadı’nın alamet-i farikası rüzgâr nedeniyle ilk yarıda Fenerbahçe’nin yediği golü çıkarması giderek zorlaşıyorken, Sarı-Lacivertliler’in imdadına Mahmut yetişti. Güiza’nın direkten dönen topunu müteakip şutun dışarı çıkmasının ardından Çakır’a itiraz edince (galiba ‘Niye topu bize verdin’ diye itiraz ediyordu!) ilk sarıyı, 43’te ‘Okçu’yu ısrarla çekince de ikinciyi gördü. ‘Hakem hataları
futbolcuları böyle isyan ettiriyor’ demeyin, bu sezon sadece hatalar arttı, itiraz kültürü hep aynıydı...
Luis Aragones, Abdullah Avcı ikinci yarıya zaruri bir defansif değişiklikle başlayıp tek forvete indikten ancak 15 dakika sonra sürdü Semih’i sahaya. Alex ve Güiza’yı kenara alıp, Kazım’ı da Semih’le gönderdi. Maçın bundan sonra nasıl geçeceği az çok belliydi. İstanbul BB, 10 kişi kalmasından itibaren yaptığı gibi ‘Çanakkale geçilmez’i oynamaya devam edip
bir iki kez kontratak kovalayacak, Fenerbahçe ise bol pozisyon bulup en azından birini atmaya çalışacaktı.
Sarı-Lacivertliler’de Güiza, Deivid ve Kazım, bolca kaçırdıktan sonra İstanbul BB ofsayttaki Erman’ın başlattığı atakla fişi çekti. Evet, hakemler hâlâ hata yapıyor. Peki ama, Fenerbahçe’nin de ‘önü kesiliyorsa’ kim şampiyon yapılmak isteniyor? Sivasspor esprisi bir yana, keşke dünkü maçtan sonra gerçekten de art niyet aramadan Avrupa ve Dünya şampiyonalarına çağrılamayan hakemlerimizin neden bu kadar yetersiz olduğunu tartışabilsek.
Bu yazıyı yazan arkadaş radikal gazetesinden ibrahim koçyigit