Orijinalini görmek için tıklayınız : Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
Sivaslilar.Net
28.05.2009, 08:03
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Okuldan kaçan öğrencilerin ve müptezellerin mekânı haline gelen aynı zamanda müstehcen ilişkilerin de yaşandığı Sivas Kalesi'ne halk artık gitmekten çekiniyor.
Kalede faaliyet sürdüren işletmeleri de olumsuz yönde etkileyen bu duruma ne kadar seyirci kalınacağı ise merak konusu?Görüntü itibari ile 15-17 yaşları arasında görünen bir genç, Kale'nin arka kısımlarına inen merdivenli yolun başında içki içiyor. İçtiği içkinin şişesini kırıyor ve kırılan cam parçalarından alarak başlıyor kollarını doğramaya…
Yanında bulunan arkadaşı ise telefonla heyecanlı, heyecanlı bir başkası ile konuşuyor ve bir yandan da kollarını kesen gence bir şeyler söylüyor. Muhtemelen kız arkadaşından ayrılmış bu genç! Çünkü diyaloglarda bir bayanın ismi geçiyor. Ve bu paragraf Sivas Kalesi'nde yaşanan olumsuzluklardan sadece bir tanesini özetliyor.
Uzun yıllar bakımsız kalan ve etrafı mezbelelik bir hale gelen Sivas Kalesi'nde yaşanan olumsuzluklar Kale içerisinde bulunan işletmeleri de olumsuz yönde etkiliyor. Yaz aylarının vazgeçilmez mekânlarından bir tanesi olan, düğün ve benzeri organizasyonlara da ev sahipliği yapan Sivas Kalesi'nde kenti gezmek için gelen yerli ve yabancı turistlerde kent manzarasını izleme fırsatı buluyor. Sivas için son derece önemli ve değerli mekânlardan bir tanesi olan Kale'de yaşanan olumsuzluklar ise tüm bu olumlu yönleri baltalıyor.Müptezellerin ve çeşitli müstehcen ilişkiler içerisine giren genç yaşlı şahısların mekânı haline gelen Kale'nin işletmeler dışında kalan bölümlerinde yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Kale'nin ve kentin imajı olumsuz yönde etkileniyor.İç kısımları ve etrafı ağaçlarla, yeşil doku ile kaplı olan ve bu nedenle kötü amaç ve niyetler taşıyan insanların olumsuz hallerini gizli saklı rahat bir şekilde yapmasına imkân sağlayan Kale'ye bu olumsuzluklar nedeniyle vatandaşlar aileleri ile birlikte gelmekten çekiniyor.
ÖĞRENCİLERİN MEKANI OLDU
Okuldan kaçan, psikolojik sorunları olan, içki içen ve daha birçok olumsuzluk içerisinde kendilerini bulan öğrencilerin adeta uğrak yeri haline gelen Kale'de yaşanan olumsuzluklar her geçen gün artıyor.Kız ve erkek öğrencilerin bir araya gelerek uzun süre vakit geçirdiği mekânda, müptezel olarak tabir edilen türden insanlar ise alkol alıyor.
Yaşlı, genç çok sayıda insanın buluşma yeri haline gelen, bu haliyle doğal görünen ancak perde arkasında müstehcen ilişkilerin yaşandığı Sivas Kalesi'nde ahlaki sınırların dışına çıkan hal ve hareketlerde bulunulması Kale'nin adının lekelenmesini sağlarken, vatandaşların bölgeye gelmesini ise engelliyor.Çok sayıda insana rahatsızlık veren bu konuyla ilgili olarak yetkili ve ilgili mercilerin gereken düzenleme ve çalışmaları yapmasını isteyen vatandaşlar, Kale'nin içinde bulunduğu bu durumdan biran önce kurtarılmasını istiyor.
YAŞI KÜÇÜK, İÇKİ İÇİYOR VE DAHASI, KOLLARINI KESİYOR!
“Bu kadar da olmaz!” dedirtecek türden manzaralar da ortaya çıkıyor Sivas Kalesi'nde… Görüntü itibari ile 15-17 yaşları arasında görünen bir genç, Kale'nin arka kısımlarına inen merdivenli yolun başında içki içiyor. İçtiği içkinin şişesini kırıyor ve kırılan cam parçalarından alarak başlıyor kollarını doğramaya… Yanında bulunan arkadaşı ise telefonla heyecanlı, heyecanlı birisi ile konuşuyor ve bir yandan da kollarını kesen kişiye bir şeyler söylüyor.
Muhtemelen kız arkadaşından ayrılmış bu genç, çünkü diyaloglarda bir bayanın ismi geçiyor.Bu şahıslar nedeniyle bulundukları yerden kimse geçmiyor ve hatta onları gören de yolunu değiştiriyor. Objektiflerimizden rahatsız olan genç, hem yüzünü, hem de kanlar içindeki kolunu gizliyor ama içinde bulunduğu hali gizlemeye bu çabası yetmiyor.İşte Kale'de vakit geçiren gençlerin çoğunluğunun içinde bulunduğu olumsuz ve pisikolojik durumu özetleyen bir manzara.
BEKÇİ VE GÜVENLİK BEKLENTİSİ
İnsanların vakit geçirmesi ve dinlenmesi için son derece uygun bir mekân olan Kale'de yaşanan bu olumsuzlukların önüne geçilmesi için bekçi veya güvenlik görevlisi bulundurulması isteniyor.
Kalede sürekli olarak devriye görevi yapacak ve çevreyi kontrol edecek bekçi veya güvenlik görevlilerinin bulunması halinde yaşanan olumsuzlukların büyük ölçüde azalacağını düşünen vatandaşlar, çeşitli olumsuzluklara neden olan kişilerin bu sayede rahat hareket edemeyeceğini düşünüyorlar.
Ben bu tür öğrencilere kızıyorum ve bu tür öğrenciler sorunlu ailelerden gelen çocuklar tamam sorunlu olmayıp çocukları sorunlu ailelerde vardır Yav çocuklar güzelce okumak varken sorunlar çıkarıyorsunuz niye insanları rahatsız ediyorsunuz Genç kızlarımızda az değil yav çocuklar Allah aşkına daha yaşınız kaç ortada mı kaldınız sanki veya yüzünüze bakılmayacak haliniz mi Allah aşkına yapmayın güzelce okuyun serserilikle kim ne kazanmış ortada serseri dolu hep hiç görmüyorsunuz onların hep okuldan kaçan çocuklar bunlar yazık ya bu gibi gibi sorunlara bir an önce çözüm bulunması gerekiyor aileler çocuklarını kazanmak için okula gönderiyorlar okulda kaybediyorlar hertürlü madde alışkanlığı gibi arkadaş ortamında gençlerinde aklı var boş şeylere çok kafa yoruyorlar bu seferde aile suçlu duruma geliyor nasıl terbiye veriyorsunuz diye vs vs..
çocuklarımızı önce bizler eğitmeliyiz oraya bekçi ve güvenlik görevlisi koymak bi çözüm olmaz orda olmaz başka yerde olur en büyük görev ailelere düşüyor bence
altuntas58
28.05.2009, 09:39
sivasımızın en gözde mekanlarından birisi olan kalemiz bu halleredemi düşecekti hayret doğrusu buraya sahip cıkılmalı her türlü olmusuzluklardan temizlenmiş eski kalemizi görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum
sivasımızın en gözde mekanlarından birisi olan kalemiz bu halleredemi düşecekti hayret doğrusu buraya sahip cıkılmalı her türlü olmusuzluklardan temizlenmiş eski kalemizi görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum
İnşALLAH eskisinden daha güzel olur insanlar akşamlar gidip biraz olsun stres atıyor eğleniyorlardı umarım Belediye başkanımız buna duyarsız kalmaz .
çocuklarımızı önce bizler eğitmeliyiz oraya bekçi ve güvenlik görevlisi koymak bi çözüm olmaz orda olmaz başka yerde olur en büyük görev ailelere düşüyor bence
Gençlerine laf getiremeyen aile napsın ?
Arif Coşkun
28.05.2009, 10:08
çocuklarımızı önce bizler eğitmeliyiz oraya bekçi ve güvenlik görevlisi koymak bi çözüm olmaz orda olmaz başka yerde olur en büyük görev ailelere düşüyor bence
Güzel bir tespit, Herşey aile içi eğitim den başlıyor. 3 aylık bir bebeği dünyanın neresine götürürseniz götürün, büyüdükçe çevresinde ne görürse onu alır ve ona göre yetişir.
Elbetteki siz çocuğunuzu ne kadar terbiyeli saygın yetiştiriseniz yetiştirin, dışarad gördüğü yaşadığı olaylardan da etkilenmesi mümkün.
Bu eğitimle birlikte, emniyetle alaklı birşeyde, bir yerin güvenliğini, kanunu nizamını korumakla yetkili kişiler vardır. Eğer bunları tam anlamıyla uygulamazsanız herkes her istediğini başıboş şekilde yapar.
Bir örnek verecek olursak, haberlerde okuyor izliyoruz, Avrupa'da sarhoşun biri bir işyerinin önüne wc ihtiyacını gideriyor yakalanıyor, ceza olarak ertesi gün o kişiye orası herkesin gözü önünde temizletip yıkandırılıyor.
Bazı şeyleri tam yaparsak abzı şeylerin önüne geçmiş oluruz, Ben bu durumu, umursamazlık, ilgisizlik ve görevi tam olarak yapmıyorlar olarak görüyorum.
Orda Bir tane Bekçi Var yok değil.
58_SEMİH_58
28.05.2009, 12:01
Duvara yazı yazanda Benım KAfadanmış :)
Sago Kaf Kef :D
barikat58
28.05.2009, 12:14
bu saatten sonra okula kim gider.sınavlar bitmiş yaz gelmiş.bir egitim döneminin stresini atıyorlar belkide.devamsızlık hakkını sonuna kadar kullanan birisi olaraktan genc kardeşlerimizi yadırgamıyorum.
58_babacan_58
28.05.2009, 12:14
GENÇLİLK BÖYLE BİŞEY İŞTE :D
58_SEMİH_58
28.05.2009, 12:17
bu saatten sonra okula kim gider.sınavlar bitmiş yaz gelmiş.bir egitim döneminin stresini atıyorlar belkide.devamsızlık hakkını sonuna kadar kullanan birisi olaraktan genc kardeşlerimizi yadırgamıyorum.
Ne güzel konusuyon yaa sen öyle :D
barikat58
28.05.2009, 12:24
Ne güzel konusuyon yaa sen öyle :D
semih zaten yorum yazanların çoguda kaçmıştır şuan olsa yine kaçarlar :)
ABDULLAH DUMAN
28.05.2009, 12:25
Sadece onlar olsa yine neyse İçkici ayyaş takımı toplanıyorlar orda
58_SEMİH_58
28.05.2009, 12:28
semih zaten yorum yazanların çoguda kaçmıştır şuan olsa yine kaçarlar :)
Başta Sen sonra da ben :) :D
barikat58
28.05.2009, 12:30
Başta Sen sonra da ben :) :D
20 gün devamsızlık hakkının 19.5 unu kullanırdım :D o hakkı devlet vermiş kullanmak lazım.
58_SEMİH_58
28.05.2009, 12:34
20 gün devamsızlık hakkının 19.5 unu kullanırdım :D o hakkı devlet vermiş kullanmak lazım.
Sen yine ii kullanıyormussun :)
Benımkı daha 4.5 gun :D
besyo_cu
28.05.2009, 12:37
Okuldan kaçma hemen hemen hepimizin yapmış oldugu birşeydir. Bunda abartılacak bir şey yok derslerin aksatılmadığı , alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklar ile pekiştirilmediği takdirde bence zararsın bir davranış.
Ancak gercekten de Kale son zamanlarda uygunsuz işlerin 'kalesi' olmuş durumda. Bu kişiler ise öğrenciler değil şehrimizin nerde yüz karaları varsa onların uğrak mekanı olmuş.
sivaslibozo
28.05.2009, 16:12
yaww bu insanlarin kendini dogramakdan baska ici gücü yok mu??:)
yazik günah ...!
Bence alternatif olarak genclerimizin gidip bedava bilardo dart vs gibi seylerle
oyalanacaklari bi lokal genclik veya sosyal bi tesis olsa ..orda takilsalar.
hem kendini kesmezler...hemde gencler göz önünde olur.
Tabi böyle bi ortami saglamak belediyenin isi...almanyada jugendzentrum ( genclik merkezi ) diye adlandirdigimiz bu tarz yerler mevcut..ve belediyeler tarafindan yönetiliyor.
Genclerin basina kendilerinden 3-5 yas büyük bi abi veya abiler getiriliyor...orda bosvakitlerinde eglenebiliyorlar kendi aralarinda.
Bence kesinlikle denenmesi gereken bi yöntem.....tabi bunu yapacak veya yapabilecek bi babayigit vardi , oda mechul bi helikopter kazasindan gitti.
Yetkililer uyumasin...!
saygilarimla
Sivaslibozo
semih zaten yorum yazanların çoguda kaçmıştır şuan olsa yine kaçarlar :)
Barikat gardaşım biz de dersten kaçardık ama içki içip kendimizi doğramazdık.Herşeyden önce ahlak ve maneviyat lazım bu gençlere.
Gençlerine laf getiremeyen aile napsın ?
ağaç yaşken eğilir küçükten düzenli yetişse bu durumlara gelinmez
sivaslıbaki
28.05.2009, 17:20
yalan olmasın benimde kaçmışlığım var ama soluğu genelde evde alırım ve evdekilerin kaçtığım zaman her zaman haberi olur.
Siyahnur
28.05.2009, 17:30
Yazik...
icim acir cocuklara...
$arki$Laliim.58
28.05.2009, 18:40
okuldan gecme kismini gectim,, onu her ogrenci yapar.. ama daha o yasta icki icmek nedir yaw,, Allah akil fikir versin.. ne hale geldik.. cok yazikk..
can SIKINTISINDAN millet kolunu keser oldu,, bi kiz yuzunden intihar edenler oldu, bi erkek yuzunden doner bicaklariyla birbirlerinin canina kast eden, annesi para vermedi diye sanal alemde annemi nasil öldüreyim diye anketler acan... vs vs..
utaniyorum walla.. dogma buyume avrupadayim,, burada hristiyanlarin icinde yasiyorum, cogunluk olarak bir seye inanmadiklari halde bukadar ileri gitmiyolar..kendilerini bu sekilde ön plana cikarmaya calismiyolar.. bizler bu sekilde devam ettikce sonumuz ne olacak cok merak ediyorum.. Rabbim bizleri kotuluklerden korusun insaAllah...
Selam ve dua ile
58_SEMİH_58
28.05.2009, 19:07
yalan olmasın benimde kaçmışlığım var ama soluğu genelde evde alırım ve evdekilerin kaçtığım zaman her zaman haberi olur.
O zaman ona kacmamı denir :D
Dersten kaçmak doğal karşılanır ancak içki içmek,orasını burasını kesmek ahlaki çöküşün başlangıcının göstergesi maalesef..
Aileler bu konuda takip etmiyor..Çocuklarını umursamıyorlar..Başımdan gitsin de nereye giderse gitsin mantığı almış başını..
Tüm bildikleri Tvlerin ve saçma sapan şarkıcıların dedikleri ve yaptıklarından oluşan bir gençlik yetişiyor maalesef..:(
Bizde kaçardık lise yıllarında okuldan , tüm suçu aile büyüklerine yıkmak haksızlık olur. Bence burda suçun büyük çoğunluğuna sahip okuldan kaçan öğrencinin eğitmeni.
ağaç yaşken eğilir küçükten düzenli yetişse bu durumlara gelinmez
O çocuk Büyüdükçe herşeyin farkına varıyor o kadar aptal yerine koymayalım çocuklarını Sürekli yönlendiren aileler işte bu yüzden kaybediyorlar...
Dersten kaçmak doğal karşılanır ancak içki içmek,orasını burasını kesmek ahlaki çöküşün başlangıcının göstergesi maalesef..
Aileler bu konuda takip etmiyor..Çocuklarını umursamıyorlar..Başımdan gitsin de nereye giderse gitsin mantığı almış başını..
Tüm bildikleri Tvlerin ve saçma sapan şarkıcıların dedikleri ve yaptıklarından oluşan bir gençlik yetişiyor maalesef..:(
Yapmayın Hocam Takip eden ve onları en güzel şekilde yetiştirmek için uğraşan ailelere benzemeyen ve laf anlatamayan aile ne yapsın...
Kalenin Çevre Düzenlemesi Yapılması Lazım Aynı Aksudaki gibi Özel güvenlikçiler koruması lazım Aileler rahat bir şekilde gitmesi lazım Ordaki çay bahçeleri Biraz pahalı ayrıca tek çay istiyorsun vermiyorlar illa demlik alacaksın Ama oranın manzarası çok güzel.
kasparix
29.05.2009, 22:01
Bir eğitimci olacak biri olarak gençlerin okul dışı faaaliyetlerinden eğitmenlerin sorumlu tutulmasını manidar görüyorum...Burada değerli ve rahmetli baskanımızın nasıl bir türkiye nasılbir türk milleti isdediği ve dileklerini gözden geçirelim , ve CERRAH babablı günleri özlüyor sivas...okuyan bir sivas,,inanann bilinçli bir sivas zamanla bunların usdesınden gelecekdır.....ayrıca gecelerı kımseden çekmediğimizi başı boş köpek çetelerinden çekiyoruz...önce sokkları ,sonrada kalelerimizi köpeklerden temizleyelim,,,sonra gençleri o kotu sebeplere iten nedenleri genel olarak tüm mülki idari gönüllü kişilerle konsensus kurarak işin kökünü kurutalım inşallah...hadi bize kolay gelsın....
bugün itibariyle lortaöğretim çökmüş durumda.. kim ne derse desin.. tabi ki başlıkta verilen olay tek taraflı değil...
biz de şöyle bir anlayış var. çocuk mesela matematik dersine karşı nötr duygularla gelmiştir. beden müzik resim aynı şekilde . mezun olduğunda da bu derslere karşı nefret duygularıyla çıkar.. malesef günübirlik eğitim politikalı ve tribünlere oynayan bir bakanlık ile bu noktaya geldik. lütfen bu cümleden akp yi suçladığımı düşünmeyin yıllarca bu böyle oldu..
mesleki teknik eğitime ağırlık verilmeli öğrenciler ilgi ve ihtiyaçlarına göre öğretim kurumlarına yerleştirlmeli. çocuk okulunda kendini bulmalı derslerden zevk almalı..
haa zevk almıyorsa da çözümü içki şişelerinde aramamalı..
önceden ilim sadece ilmi isteyenlere verilirdi. o yüzden öğrencilere ilmi talep eden anlamında talebe denilirdi. ilim ayağa düşünce alim de ayağa düştü malesef..
burada öğretimden bahsedilmiyor eğitimden bahsediliyor.. öğrencilerin okul saati dışında içki almaları normal mi ki okul saati içinde dersinde bulunmayıp içki almaları normal olsun...
doğru bu öğrenciler böyle davranıyorsa ve bu normal karşılanıyorsa bu eğitimcilerin suçu
barikat58
30.05.2009, 02:02
yigiterin yorumlarına katılıyorum. + bişey eklemeye gerek yok
sivastayım ama kaleye hiç gitmedim.öyle kötü olaylar duydum ki (yanından gecerkende şahit oldum.)gazete manşetlerinde ve tvlerde konu olmasına rağmen yetkililerden hiçbirinden oranın imajını değiştirme gibi gayret görmedim
Klimasuyu
30.05.2009, 02:29
Öğretmenlerimiz o çoçukları kazanmaya çalışabilir...
ha bütün suç öğretmenlerdedir de diyemeyiz önce çoçuğun kendi yapısı sonra aile terbiyesi ondan sonra eğitimci gelir...
bir marangoz düşünün... bu marangoza kalitesiz bir odun! verilse ve denilse ki şu u kuralların dışına çıkmadan sen çok kaliteli sağlam bir masa yap.. tabi bu süreçte bilen bilmeyen herkes karışsa işine... yok şöyle yapma yok böyle yap...ortaya nasıl bir şey çıkar..
bir öğretmen arkadaşım öğrenciye dört verdi diye babası ve aynı branş dersi öğretmeni olan akrabası çıkıp gelmiş. vay o ödevi ben hazırlattım çok süperdi nasıl dört verirsiniz.
öğretmenlerin elinde sihirli bir değnek yok arkadaşlar...bunu anlayın bir kere...
sen o zaman okumadan sırf sana karsı görüşü oldugu için rastgele yazıyorsun heralde.istersen önce oku mantıksız bişey dememişki.birde seninle aynı görüşte olmayanlara saldırgan tutum yerine saygılı tutum sergilersen sende saygı görürsün..yigiterin söylediklerinden 3 tane madde cıkardım.laf olsun diye konusmak saçmalamakla eş degerdir.saçmalamak yerine bilmedigim konuda görüş bildirmemek ana prensibimdir
1-dersten sevmiyorum diye kalede içmekmi lazım
2-sen dersi sevmek için ne yaptın
3-artislere ögretmenlerden cok deger verildigi
Geçen gün NTV'de Müjde Ar ve Aysun Kayacı eğitim sistemini tartışıyorlardı..Böyle bir ülke işte..
Günümüz eğitim sistemini,geçme kalma sistemini,öğrenci haklarını,öğretmen haklarını,öğrencilerin derse isteklerini,eğilimlerini bilmeyenler eğitim sistemini tartışabiliyor,okuma-yazma bilmeyen adam bile öğretmenin işine karışabiliyor..Bu tipleri de çok görmüyorum ben!
neden kimse doktorun işine karışamaz,neden bir mühendisin işine karışamaz,sıradan bir devlet dairesine gidince ordaki memur seni tersliyor yine sesini çıkaramıyor..ama bu millet okulu ciddiyetsizleştirdi,öğretmenin işine en can alıcı yerinden karışmaya başladı,okula pijamayla gelecek saygısızlığı kendine buldu..Yazık!
vallahi ben kendimi bildim bileli o kalede olay bitmiyor sürekli cinayetler işleniyordu yine iyi en azından son 20 25 yıldır cnayet olmuyor ikincisi çocukların yaptığı olumsuz davranıştan dolayı tabiiki önce aile geliyorda öğretmenlere çok yüklenmeyin çevreninde büyük etkisi var arkadaşını iyi seçersen iyiye gidersin kötü seçersen kötüye ben oğlumda yaşadım istbula geldim çok şükür oğlum işinden evine evinden işine yani bizlerde aile olarak bazen güç yetiremiyoruz ama oğlumun arkadaşları ne okudu ne bir iş tuttu aylak aylak geziyolar hırsızlık terbiyesizlik diz boyu allah benim yüzüme baktı diyorum ben bunlarda öyle işte çevre bozukluğu diyebiliriz
aile ortamı bir arkadaş ortamı iki bunlar güzel olursa bu gibi şeyler olmaz
bunun gibi bisürü olaylarla karşılaşıyoruz bu iki neden hep başrolde
sevdagülü
30.05.2009, 16:46
bu konuyu açıldıgı günden büğüne takip ediyorum bi suçlu arayısında herkes aslında suçlu bana göre kişinin yani bunu yapan ögrencinindir adam lise çagına gelmiş aklı yokmu bunun neyin dogru neyin yanlış oldugunu bilebilecek çagda ha bide ögretmen aile suçlu tartışması var evt bu konuda sunu söleyecegim aile ve ögretmen aslında her ikisi bütündür birlikte hareket ederek ögrencinin sorunu çözülür evde aile terbiyesi sonra okul gelirinanın bi insan önce evde terbiye alır soonra okulda evet egitmeninde dikkat etmesi gerekenler çok fazla ama önce aile çünkü cocuk önce aileyi tanır tabi arkadaş etraf kurbanı olan çocuklar yok degil bunuda önleye bilcek yine kişinin kendisi ya biraz akıllı olan ve mantıga sahip olan neyin nasıl ne zaman yapılcanı biler iyiyi kötüyü ayırt edebilir herkesin görüşüne saygı duyarım
Konu dışında yazılan yazılar ve kişisel tartışma içeren mesajlar silinecektir.
Bilginize...
mahmut_86
30.05.2009, 18:36
ya aıle veya ögretmenı dınlemıyen evlata ne yapcak mıllet en ıyısı beledıye guzel bı duzen vercek guvenlık görevlısı fılan koycak ve sorun kendılıgınden kalkacak aksuda neden bışi olmuyor ben orda oturan vatandaşa acıyorum ve su testisi su yolunda kırılır bır ınsanın içinde olmadıkça kimse bişi yapamaz
O halde o çocukları potansiyel suçlu olarak cezaevine koyalım. Hiç uğraşmayalım topluma kazandırmak için ,
Arkadaşlar abiler , ablalar el insaf yahu bunlar bizim hemşerilerimiz , vatandaşlarımız , kardeşlerimiz. Bu olayın birinci muhatabı aileler ve eğitimciler daha dikkatli olunmalı, çoçuklarımıza , kardeşlerimize , herşeyden önemlisi bir insan sonuçta bu konu hepimizin sorunu...
barikat58
31.05.2009, 01:32
Konu dışında yazılan yazılar ve kişisel tartışma içeren mesajlar silinecektir.
Bilginize...
seni takdir ediyorum :D
Sivaslisandy-58
31.05.2009, 04:03
bende yasadiklarima dayanarak ve iki evladimida yanliz yetistirdigim icin söylüyorum,eregenlik dönemindeki genclerimizle ve kizlarimizla ilgilenmek gerekiyor.cahil aileye bir sey anlatamayiz cocugu dünyaya gelir gelmez ailelerin kendini egitmesi ve cocukluk,ergenlik hakkinda okumasi bilgi edinmesi gerekiyor.bir psikolog`danda yada pedegog`danda yardim alina bilinir yani.birde aile bireylerinin kendi zamanlarindan yola cikarak hareket etmeleri gerekir anlayis önde olmali.cocugun ne önünde ne yaninda arkasinda olup onun gidecegi yöne egrisini dogrusunu söyleyerek eslik etmeli.O zaten en az hatalarla ancak bu dönemi atlatabilir.Okullardada egitmenlere de cok görevler düsüyor aile bir egitimci iki yani okullardada pedegog ve psikolog egitimi almis ögretmenlerimizin bulunmasi gerekiyorki saglikli bir egitim verilebilsin.hangi dersi zayif ise ögrenciler haftanin bir yada iki saat`i bir araya gelip pedegoglar tarafindan bir yelpaze gibi genisletilmis sekilde derleri algilayacaklari ve cözecekleri sekilde yapabilirler.asla tünel bakisli bir egitim cocuklara ve genclere yararli olmaz sikici gelir bilgi dagarciklari kisitli olur.benim cocuklarimda sevmezlerdi bir kac ögretmeni dersleri zayif olurdu ama ben ögretmenin hareketine degil derslerine konsantre olmalarini ögütledim.ve okul toplantilarini hic kacirmadim aileler cocuklari ile A dan Z ye utanmadan sikilmadan her seyi konusabilmeliler,bir arkadas bir dost gibi tartisabilmeliler.Ne korkutulmali nede dövülmeli ,yalan asla arada olmamali cocuklar ilk önce aileyi örnek alir sonra cevreyi.
Eğitim sistemini bilmeyen,ders geçme kalma yönetmeliğini birkez okumamış,öğrencinin ve öğretmenin haklarını bilmeyen,teknikle,yöntemle eğitim olacağını düşünenler yani "Türkiye'de öğretmek ve öğretmenlik" hakkında bilgisi olmayan kim varsa hepsi konuşuyor..
Burada yazılan tavsiye edilen şeyler sanki hiç bir öğretmenin aklına gelmiyor,hiç biri uygulanmıyor tek sizler biliyorsunuz ne yapılması gerektiğini..
Bir laf vardı "Bu ülkenin yarısı doktor yarısı da avukat" diye..Bu lafı çevirelim "Bir kısmı doktor,bir kısmı avukat bir kısmı da öğretmen oldu"..
Eğitimde ailenin önemi
Çocuk eğitiminde ailenin önemi ve sorumlulukları son derece önemlidir. Gerek çocukluğun ilk yılları olan okul öncesi dönemde, gerekse okul yıllarında ailenin vermiş olduğu eğitim veya takındığı tavır çocuğun kişilik gelişimini önemli oranda etkilemektedir.
Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuğun kişilik gelişiminin % 65`i okul öncesi dönem dediğimiz 0-6 yaş döneminde oluşmaktadır. Bu dönemde çocukta oluşan olumlu veya olumsuz kişilik yapısı daha sonraki dönemlerde telafisi zor sonuçları doğurmaktadır. Yaşamın ilk yıllarını olumsuz koşullar içinde geçirmiş olan bireylerin bu olumsuzlukları yetişkin olduklarında da devam ettirdikleri gözlenmiştir. Birey yetişkin olsa da çocuklukta yaşamış olduğu ailenin ve almış olduğu aile eğitiminin etkilerini taşımaktadır.
Ailenin etkisi okul döneminde de devam etmektedir. Her ne kadar çocuk okula gitmiş olsa da zamanının büyük bölümünü ailenin içinde geçirmektedir. Ailedeki herhangi olumsuz bir durum çocuğun akademik başarısını da etkilemektedir.
Ailenin yaptığı hatalar
Duygusal durumlarda kaygılı olan anne babalar gerçeği doğru olarak algılamakta güçlük çekerler. Bu nedenle çok küçük şeyleri bile abartma eğilimindedirler. Endişe ve kaygıları o kadar abartılı olur ki çocuğun yaşamsal alanını kısıtlama durumu ortaya çıkar.
Çocuklarına yaşamış oldukları çevreden her an bir tehlike geleceğinin düşünürler ve çocuğun çevresiyle ilişki kurmasını engellerler. Çocukluk döneminde çevresiyle yeterince ilişki kurmamış bir çocuktan ileriki hayatında sosyal bir insan olmasını beklemek çok da doğru değildir.
Bazı anne babalar çocuklarıyla gerektiği gibi ilgilenmezler. Çocuğa karşı davranışlarında onu birey olarak görmeme eğilimi yüksektir. Aralarında geçimsizlik bulunan anne babalar çocukları için bu duruma katlandıklarını ifade ederler. Bu durumda çocuk kendisinin istenmediğini düşünür. Anne babalar çocuklarını ayrı bir kişi ayrı bir birey olarak görmezler. Kendileri nasıl davranıyorsa çocuktan da aynı davranışları beklerler. Bu durum çocuğun kişilik ve ruhsal gelişimini olumsuz etkiler.
Aile sıcaklığı önemli!
Bazı anne babalar aşırı hoş görülü olur. Çocuğun her dediğini yaparak onun mutlu olmasını sağlamaya çalışırlar. Har dediğini yaptırmaya alışmış çocuk aile dışına çıktığında çok ciddi disiplin problemleriyle karşılaşmaktadır. Bu da kişilik olarak çekingen, başkalarına bağımlı ve zayıf iradeli çocukların (yetişkinlerin) oluşmasına neden olur. Başka bir anne baba modelin de ise bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Aile çocuğu tamamen ilgiden ve sevgiden yoksun bırakmıştır. Aile sıcaklığını yaşamamış bir çocuktan sağlıklı bir kişilik gelişimi beklenemez.
Hayatında istediği yerlere gelememiş anne babaların ideallerini çocuklarının üzerinde gerçekleştirmek istediklerini görüyoruz. Örneğin gençliğinde doktor olmak isteyip de olamayan anne veya baba bu isteğini çocukla gerçekleştirmek istiyor. Çocuğu tanımadan onun ilgi ve isteklerini görmezden gelerek sırf kendi isteğini gerçekleştirmek için çabalayan binlerce aile var ülkemizde.
Gideceği liseyi veya üniversiteyi ailesi istediği için tercih edipte yok olup giden binlerce genç var ülkemizde. Motivasyon olsun diye başka çocuklarla kıyaslanan bir çocuktan kendisi olmasını bekleyemezsiniz. Amcasının oğlu A üniversitesinin B bölümüne gitti diye o üniversiteye ve o bölüme gitmek için kendi hedef ve ideallerinden vazgeçen veya vazgeçirilen gençler mensubu bulunduğu ailenin ürünüdür.
Çocuğun elde etmiş olduğu başarıyı hemen sahiplenen, buna karşın başarısızlıkta kendisi dışında herkesi sorumlu (suçlu) tutan aileler yok mu çevremizde?
Neler yapmalı?
* Çocukların ayrı bir birey olduğunun farkına varılmalı. Onun ilgi ve isteklerinin olabileceği bilinmeli
* Çocuklar sevgiden ve ilgiden yoksun bırakılmamalı; fakat bu sevgi ve ilgi gereğinden fazla olmamalı
*Çocuklara sorumluluk verilmeli, onun kendini ifade etmesi ve gerçekleştirmesi teşvik edilmeli
* Çocukların çocukluklarını yaşamaları sağlanmalı, çocuk oyun oynamalı, bisiklete binmeli, toprakla oynamalı vb.
*Başkalarıyla kıyaslanmamalı. Çünkü insanların akademik ve sosyal becerileri akraba olsalar da birbirinden farklıdır.
* Ailenin önceliği çocuğunun sağlıklı bir kişilik yapısı oluşturmasını sağlamak olmalıdır. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını alabilen bir birey hayatında mutlu ve başarılı olacaktır.
* Sonuç olarak bu maddeleri uzatmak mümkündür. Elbette her anne ve baba çocuğunun iyi yetişmesini ister. Bunun için tutulan yolar farklı farklı olsa da amaç aynıdır. Çocuğun mutluluğu.
* Yapılan yanlışları görmemek mümkün değildir. Değişen çağla beraber anne baba olarak bizlerin de bu değişime ayak uydurması kaçınılmazdır.
* Çocuklarımızın iyi birer yetişkin olması bizlerin iyi birer anne ve baba olmasına bağlıdır.
ittikahaber
bu hatalar çok oluyor ..
Eğitimde ailenin önemi
Çocuk eğitiminde ailenin önemi ve sorumlulukları son derece önemlidir. Gerek çocukluğun ilk yılları olan okul öncesi dönemde, gerekse okul yıllarında ailenin vermiş olduğu eğitim veya takındığı tavır çocuğun kişilik gelişimini önemli oranda etkilemektedir.
Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuğun kişilik gelişiminin % 65`i okul öncesi dönem dediğimiz 0-6 yaş döneminde oluşmaktadır. Bu dönemde çocukta oluşan olumlu veya olumsuz kişilik yapısı daha sonraki dönemlerde telafisi zor sonuçları doğurmaktadır. Yaşamın ilk yıllarını olumsuz koşullar içinde geçirmiş olan bireylerin bu olumsuzlukları yetişkin olduklarında da devam ettirdikleri gözlenmiştir. Birey yetişkin olsa da çocuklukta yaşamış olduğu ailenin ve almış olduğu aile eğitiminin etkilerini taşımaktadır.
Ailenin etkisi okul döneminde de devam etmektedir. Her ne kadar çocuk okula gitmiş olsa da zamanının büyük bölümünü ailenin içinde geçirmektedir. Ailedeki herhangi olumsuz bir durum çocuğun akademik başarısını da etkilemektedir.
Ailenin yaptığı hatalar
Duygusal durumlarda kaygılı olan anne babalar gerçeği doğru olarak algılamakta güçlük çekerler. Bu nedenle çok küçük şeyleri bile abartma eğilimindedirler. Endişe ve kaygıları o kadar abartılı olur ki çocuğun yaşamsal alanını kısıtlama durumu ortaya çıkar.
Çocuklarına yaşamış oldukları çevreden her an bir tehlike geleceğinin düşünürler ve çocuğun çevresiyle ilişki kurmasını engellerler. Çocukluk döneminde çevresiyle yeterince ilişki kurmamış bir çocuktan ileriki hayatında sosyal bir insan olmasını beklemek çok da doğru değildir.
Bazı anne babalar çocuklarıyla gerektiği gibi ilgilenmezler. Çocuğa karşı davranışlarında onu birey olarak görmeme eğilimi yüksektir. Aralarında geçimsizlik bulunan anne babalar çocukları için bu duruma katlandıklarını ifade ederler. Bu durumda çocuk kendisinin istenmediğini düşünür. Anne babalar çocuklarını ayrı bir kişi ayrı bir birey olarak görmezler. Kendileri nasıl davranıyorsa çocuktan da aynı davranışları beklerler. Bu durum çocuğun kişilik ve ruhsal gelişimini olumsuz etkiler.
Aile sıcaklığı önemli!
Bazı anne babalar aşırı hoş görülü olur. Çocuğun her dediğini yaparak onun mutlu olmasını sağlamaya çalışırlar. Har dediğini yaptırmaya alışmış çocuk aile dışına çıktığında çok ciddi disiplin problemleriyle karşılaşmaktadır. Bu da kişilik olarak çekingen, başkalarına bağımlı ve zayıf iradeli çocukların (yetişkinlerin) oluşmasına neden olur. Başka bir anne baba modelin de ise bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Aile çocuğu tamamen ilgiden ve sevgiden yoksun bırakmıştır. Aile sıcaklığını yaşamamış bir çocuktan sağlıklı bir kişilik gelişimi beklenemez.
Hayatında istediği yerlere gelememiş anne babaların ideallerini çocuklarının üzerinde gerçekleştirmek istediklerini görüyoruz. Örneğin gençliğinde doktor olmak isteyip de olamayan anne veya baba bu isteğini çocukla gerçekleştirmek istiyor. Çocuğu tanımadan onun ilgi ve isteklerini görmezden gelerek sırf kendi isteğini gerçekleştirmek için çabalayan binlerce aile var ülkemizde.
Gideceği liseyi veya üniversiteyi ailesi istediği için tercih edipte yok olup giden binlerce genç var ülkemizde. Motivasyon olsun diye başka çocuklarla kıyaslanan bir çocuktan kendisi olmasını bekleyemezsiniz. Amcasının oğlu A üniversitesinin B bölümüne gitti diye o üniversiteye ve o bölüme gitmek için kendi hedef ve ideallerinden vazgeçen veya vazgeçirilen gençler mensubu bulunduğu ailenin ürünüdür.
Çocuğun elde etmiş olduğu başarıyı hemen sahiplenen, buna karşın başarısızlıkta kendisi dışında herkesi sorumlu (suçlu) tutan aileler yok mu çevremizde?
Neler yapmalı?
* Çocukların ayrı bir birey olduğunun farkına varılmalı. Onun ilgi ve isteklerinin olabileceği bilinmeli
* Çocuklar sevgiden ve ilgiden yoksun bırakılmamalı; fakat bu sevgi ve ilgi gereğinden fazla olmamalı
*Çocuklara sorumluluk verilmeli, onun kendini ifade etmesi ve gerçekleştirmesi teşvik edilmeli
* Çocukların çocukluklarını yaşamaları sağlanmalı, çocuk oyun oynamalı, bisiklete binmeli, toprakla oynamalı vb.
*Başkalarıyla kıyaslanmamalı. Çünkü insanların akademik ve sosyal becerileri akraba olsalar da birbirinden farklıdır.
* Ailenin önceliği çocuğunun sağlıklı bir kişilik yapısı oluşturmasını sağlamak olmalıdır. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını alabilen bir birey hayatında mutlu ve başarılı olacaktır.
* Sonuç olarak bu maddeleri uzatmak mümkündür. Elbette her anne ve baba çocuğunun iyi yetişmesini ister. Bunun için tutulan yolar farklı farklı olsa da amaç aynıdır. Çocuğun mutluluğu.
* Yapılan yanlışları görmemek mümkün değildir. Değişen çağla beraber anne baba olarak bizlerin de bu değişime ayak uydurması kaçınılmazdır.
* Çocuklarımızın iyi birer yetişkin olması bizlerin iyi birer anne ve baba olmasına bağlıdır.
ittikahaber
bu hatalar çok oluyor ..
çokta güzel dile getirmişiniz teşekkürler
Eğitim sistemini bilmeyen,ders geçme kalma yönetmeliğini birkez okumamış,öğrencinin ve öğretmenin haklarını bilmeyen,teknikle,yöntemle eğitim olacağını düşünenler yani "Türkiye'de öğretmek ve öğretmenlik" hakkında bilgisi olmayan kim varsa hepsi konuşuyor..
Burada yazılan tavsiye edilen şeyler sanki hiç bir öğretmenin aklına gelmiyor,hiç biri uygulanmıyor tek sizler biliyorsunuz ne yapılması gerektiğini..
Bir laf vardı "Bu ülkenin yarısı doktor yarısı da avukat" diye..Bu lafı çevirelim "Bir kısmı doktor,bir kısmı avukat bir kısmı da öğretmen oldu"..
Herkes cahil bir tek sen bilirsin :D
Herkes cahil bir tek sen bilirsin :D
Kimseye cahil dedim mi Seva?
Cahil olmak başkadır,bir konu hakkında bilmeden konuşmak ayrıdır..
Benim kızdığım ehli olmayan herkesin konuşması..
Doktorluk hakkında konuşuyor musun Seva?
Şu ilacı değil de bu ilacı vermedi diye eleştiriyor musun?
Kolumdan değil de neden bacağımdan iğne yaptı diye hemşireye laf söylüyor musun?
Bizim milletimiz öğretmenliğin doktorluk,avukatlık gibi profosyenel bir meslek olduğunun hala bilincinde değil.
Öyle internette okuduğunuz kadarıyla,kopyala yapıştır yazılarıyla hallolacak kadar kolay değil mi eğitim?
İlköğretim öğretmenlerinin öğrenciler karşısında elinin kolunun bağlandığından haberiniz var mı Seva?
Öğretmenlerin öğrencilerin oyuncağı hale yasalar sayesinde getirlidiğinni farkında mısın Seva?
İnternette bir şeyler okuyup,ya da eğitimle alakalı bir iki kitap okuyp,daha da ilerleyip eğitimle ilgili hiç bir şey bilmeden konuşmayla bu işin olmayacağının farkında mısın Seva?
Herkes cahil bir tek sen bilirsin :D
Çok bilen Çok yanılır.
Ben doktorlar sayesinde sakat kaldım demekki doktorlarında bilmediği veya yanlış uyguladığı tedaviler varmış hah tamam bunu biz mi uyaracaz tabiki hayır biz devlette siğinacaz devlette gereğini yapar..
devlet gereğini yaptı ama bacaklarım geri geldimi hayır..
Öğretmenlerinde bilmediği konularda mesela bir örnek filmde izlemiştim okula yeni gelmiş bir kız çocuğu olumsuz davranışlar sergiliyor yani el kol hareketleriyle bişeyler göstermeye çalışıyor Ve öğretmen anlamıyor anlamadığı içinde kızı herkesin önünde rencide ediyor vuruyor ve o kız ağlayarak kaçıyor bir öğrenci parmak kaldırarak diyorki öğretmenim o kız konuşamadığı için öyle yapıyor diyor ve öğretmen oracıkta gözleri fal taşı gibi açılıyor :D ve hatasını telafi etmek için kızın arkasından koşuyor ama kız beni dövecek düşüncesiyle kaçıyor ve araba çarpıyor oracıkta ölüyor..
Yani demek istediğim su ki o çocuk söylemeseydi bilmeyecekti..
çocuğun hasas yönlerini öğretmen değil aile biliyor öğretmen anlamaya çalışmak için ailesindende tavsiye alması gerekiyor Sivaslisandy-58 dediği gibi psikoloji eğitimi alması gerek..
kopyala yapıştır la herşey halolacak mı tabiki hayır kimse hareket etmeden o tavsiyeleri uygulamadan halolacağını sanmasın herşey uygulamada başlar sergilemedede biter...
Ben doktorlar sayesinde sakat kaldım demekki doktorlarında bilmediği veya yanlış uyguladığı tedaviler varmış hah tamam bunu biz mi uyaracaz tabiki hayır biz devlette siğinacaz devlette gereğini yapar..
devlet gereğini yaptı ama bacaklarım geri geldimi hayır..
Öğretmenlerinde bilmediği konularda mesela bir örnek filmde izlemiştim okula yeni gelmiş bir kız çocuğu olumsuz davranışlar sergiliyor yani el kol hareketleriyle bişeyler göstermeye çalışıyor Ve öğretmen anlamıyor anlamadığı içinde kızı herkesin önünde rencide ediyor vuruyor ve o kız ağlayarak kaçıyor bir öğrenci parmak kaldırarak diyorki öğretmenim o kız konuşamadığı için öyle yapıyor diyor ve öğretmen oracıkta gözleri fal taşı gibi açılıyor :D ve hatasını telafi etmek için kızın arkasından koşuyor ama kız beni dövecek düşüncesiyle kaçıyor ve araba çarpıyor oracıkta ölüyor..
Yani demek istediğim su ki o çocuk söylemeseydi bilmeyecekti..
çocuğun hasas yönlerini öğretmen değil aile biliyor öğretmen anlamaya çalışmak için ailesindende tavsiye alması gerekiyor Sivaslisandy-58 dediği gibi psikoloji eğitimi alması gerek..
kopyala yapıştır la herşey halolacak mı tabiki hayır kimse hareket etmeden o tavsiyeleri uygulamadan halolacağını sanmasın herşey uygulamada başlar sergilemedede biter...
Hala neden anlamak istediğin gibi yorumluyorsun..
Herkesin hata yapabilceğini bilmeyen var mı?
Doktor da hata yapıyor ancak onun işine karışıyor musunuz diyorum ben?
Hemşire de,mühendis de hepsi de hata yapıyor neden bunlara karşı milletimiz sesinizi çıkaramazken,onların işine karışamazken öğretmenin işine bu kadar kolay karışabiliyor?
Doktorluk,hemşirelik,mühendisl ik hakında bilgimiz yok konuşmuyoruz...
Öğretmenlik ve öğretme hakkında ne bilgimiz hangi tecürbemiz var da rahat rahat işine karışıyoruz..
Bir öğretmen aynı okuldaki başka öğretmenin işine bile karışamıyor ama onun dışında herkes karışıyor nazar değmesin!
Ha o izlediğin filimlere bakarak da hareket etmemelisin!
o filimlere bakarsan Türkiye'de dürüst imam yok..hepsi içkici,kadın düşkünü insan..Filimlerle de olmaz bu işler!
Üniversitede bize bir sürü filim izletirdiler öğretmenlik üzerine hepsi de boşmuş !
sivaslıgenç
31.05.2009, 12:35
AsLında her okulun öğrencilerinin takıldıkları bir yer vardır belkide okuldan sonra orada takılıyorlardır.
Hala neden anlamak istediğin gibi yorumluyorsun..
Herkesin hata yapabilceğini bilmeyen var mı?
Doktor da hata yapıyor ancak onun işine karışıyor musunuz diyorum ben?
Hemşire de,mühendis de hepsi de hata yapıyor neden bunlara karşı milletimiz sesinizi çıkaramazken,onların işine karışamazken öğretmenin işine bu kadar kolay karışabiliyor?
Doktorluk,hemşirelik,mühendisl ik hakında bilgimiz yok konuşmuyoruz...
Öğretmenlik ve öğretme hakkında ne bilgimiz hangi tecürbemiz var da rahat rahat işine karışıyoruz..
Bir öğretmen aynı okuldaki başka öğretmenin işine bile karışamıyor ama onun dışında herkes karışıyor nazar değmesin!
Ha o izlediğin filimlere bakarak da hareket etmemelisin!
o filimlere bakarsan Türkiye'de dürüst imam yok..hepsi içkici,kadın düşkünü insan..Filimlerle de olmaz bu işler!
Üniversitede bize bir sürü filim izletirdiler öğretmenlik üzerine hepsi de boşmuş !
Bi kere karışmak değil kızmak daha uygun oluyor
Doktorların işine vardır elbet siz heralde ben doktorum istediğimi tedavi ederim diyen binlerce doktorlara kızanları görmüyorsunuz Mühendislere bende kızıyorum binada veya bir okulda resmi dairelerde engelliler düşünülmüyor bende bu yüzden sürekli evdeyim belkide biz ses vermezsek bizim bizde varız demezsek hiç bişey yapmayacak bu mühendisler varya :D
sen 5 parmağın 5 ini bir sanarsan senin çocukların hepsi derslerine çalışmıyor mu ??
Ben Yinede Kaleyi Seviyorum Ordaki Çay bahçesinden Her yer gözüküyor
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
Panaroma resmim Ben çekmiştim.
Ben Yinede Kaleyi Seviyorum Ordaki Çay bahçesinden Her yer gözüküyor
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
Panaroma resmim Ben çekmiştim.
Çok güzel ilk defa görüyorum vesile olduğun için tşkler...
Çok güzel ilk defa görüyorum vesile olduğun için tşkler...
Birşey değil Benim Arşivimde daha çok resim var onları fotoğraf sitesine sivası tanıtmak için koymuştum bu resmde onlardan
Kalenin Kötü Taraflarını Anlatırken İyi taraflarınıda göstermek istedim Gerek havası gerekde manzarası çok güzel biraz pahalı ama olsun.
Birşey değil Benim Arşivimde daha çok resim var onları fotoğraf sitesine sivası tanıtmak için koymuştum bu resmde onlardan
Kalenin Kötü Taraflarını Anlatırken İyi taraflarınıda göstermek istedim Gerek havası gerekde manzarası çok güzel biraz pahalı ama olsun.
bakmadım ama bakacam oralara para harcamaya değer bence :)
deniz kızı
01.06.2009, 08:56
bu saatten sonra okula kim gider.sınavlar bitmiş yaz gelmiş.bir egitim döneminin stresini atıyorlar belkide.devamsızlık hakkını sonuna kadar kullanan birisi olaraktan genc kardeşlerimizi yadırgamıyorum.
tam olarak neyi yadırgamıyorsun. yani evet dersler bittikten sonra bizlerde az okuldan kaçmadık bu yadırganamaz. ama gidip taşkınlık yapılmasını doğanın kirletilmesini vs. bunları yadırgıyorum yakıştıramıyorum . böyle gençleri gördükçe insan gelecekten endişe ediyor.
BİZDE ÇOK KAÇAR KAYTARIRDIK AMA HEP OYUN İÇİN OLURDU
~EmiN~58~
03.06.2009, 09:47
Çocuklarınıızın terbiyesi sizin terbiyeniz demektir.Çocuğun ilk terbiyesi ailesi ile başlar.Çocuk aileden görüdü saygı ve sevgiyi insalığada yansıtır.Ama ailede kötü bir alışkanlık varsa (küfür vb.) gibi çocuk bunlarıda er,geç zamanda dışarıya yansıtacaktır
yusufsahin58
08.06.2009, 23:41
VAY BE KALE NE HALE GELMISSSSS YAAAAA
sivaslıgenç
09.06.2009, 00:07
20 gün devamsızlık hakkının 19.5 unu kullanırdım :D o hakkı devlet vermiş kullanmak lazım.
Dimi abi ya sonuna kadar abanacaksın:DDevletin malı abi kaç kaç bitmıor:D
arikarinkuchi
09.06.2009, 09:38
doğru diyonuz mustafa devlet bize 20 gün yıllık izin :D vermiş bunu kullanmak gerek dimi :)
vBulletin v3.8.3, Copyright ©2000-2026, Jelsoft Enterprises Ltd.