PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : KIZILDERİLİ BİLGELİĞİ


65serdal58
11.08.2009, 23:34
KIZILDERİLİ BİLGELİĞİ
Son ağaç kesildiğinde,

Son nehir kirlendiğinde,

Son balık avlandığında,

Paranın yenemeyeceğini anlayacaksınız.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Batıl İnanç mı? Yoksa Süper Algılama mı?
Günümüzün mantıksal dünya görüşü açısından bakıldığında, bu sezgisel ruhsallığı yanlış anlamak çok kolaydır. Kızılderililerin yaşam felsefesine, antropologların sürekli inceleyecekleri ve kendine özgü bir çekiciliği olduğu kadar inkar edilmeyen ama bugün inanabileceğiniz türden de olmayan harika hikayeler ve batıl inançlarla dolu ilginç bir kutsal miras olarak bakmak da kolaydır.

Oysa batıl inanç olarak görülen şey aslında süper algılamadır. Modern insanın ruhsallığı algılama eksikliği, bu halkları, “ilkel” olarak görmelerine yol açmış olabilir. Fotoğrafları çekildiğinde ruhlarını kaybettiklerine inanmaları gibi basit bir örnekten sıklıkla söz edilir. Bu, bizim teknolojik bakış açımıza göre saçma veya gülünçtür ancak ayrıntılı incelemeler göstermiştir ki, onlar çok daha derin bir gerçekliği deneyimlemektedirler.

Kızılderililer için her şey kutsaldır ve ruhla hayat bulur. Bu nedenle tüm eylemlerimiz ruhsal eylemlerdir ve onlara görünmez dünyanın ruhuyla yaklaşılmalıdır.

ESKİ YOLLAR

Fırtına Kuşunun Ruhu

Yeryüzü’nün dört köşesine uçar

Ve insanları geri getirir

Yaşamın doğal yoluna,

Ne din yolundan

Ne de Kızılderili yolundan,

Bir zamanlar tüm insanlığın olan

“Eski Yol”dan…

WA’NA’NEE’CHE’
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])



Sioux’lar, eski günlerde, Kutsal Bizon’un nasıl da dört ayak üzerinde durduğundan söz ederlerdi. Bizim zamanımızda ise bizon tek ayak üzerinde sendelemektedir. Bu, insanlığın her şeyin mükemmel dengede olduğu “Altın Çağ”dan günümüzdeki uyumsuzluk durumuna “düşüşünün” efsanesini hatırlatmaktadır.
Dünyanın her tarafında, başka başka kültürlerde de buna benzer öyküler vardır. Hindistan’ın Vedik Hinduları çağımızı Kali Yuga-Karanlık Çağ olarak adlandırırlar, Antik Yunanlılar buna Demir Çağı, Mayalar ise Son Güneş der. Altın Çağ’da, atalarımızın ütopyası olan “Yaşamın Kutsal Çemberi” kırılmamıştı. Şifacı Şamanlar büyük mucizeler yaratırlardı, ruhsal dünya ile fiziksel dünya arasındaki iletişim açık ve kolaydı, insanlar “Eski Yol” a göre Toprak Ana’yla uyum içinde, tüm yaşama saygı duyarak yaşarlardı.

Sioux Şifacı Şamanı Aksak Karaca, “Kızılderili dinleri bir biçimde aynı inancın, aynı gizemin birer parçasıdır” der. Bu orta ruhsallık “Eski Yollar” ın bir yankısıdır; Aborijinler, Afrikalılar, Asyalılar ve diğer eski halklar tarafından da işitilen bir yankı. Onların gelenekleri de bir şekilde “aynı inanışın, aynı gizemin” bir parçasıdır.
Gerçekten de, atalarımızdan kalan anılara baktığımızda, onların yaşama karşı ortak bir yaklaşımları olduğunu görebiliriz. Bu kadim ruhsallık, ölü bir dinsel gelenek değildir, aksine “Altın” zamanların bir yankısıdır, hatırasıdır. Ve şimdi bütün bu eski kültürlerin yok edilmesiyle bizlere kalan, yankının yankısı, hatıranın hatırasıdır.

Bu Altın Çağ’ın gerçekten var olup olmadığı önemli değildir. Önemli olan, bunun güç ve tını taşıyan bir söylence olmasıdır. “Eski Yollar”ın hatırasını yitiren modern dünya kayıptır artık. Modern dünya yaşamın ruhsal boyutunu anlamaktan çok uzaktır. Eski Halkların söylencelerinde zaman doğrusal değil, daireseldir ve bu “Karanlık Çağ” elbet bir gün “Altın Çağ”a dönüşecektir. Belki de, bizi gelecekteki “Altın Çağ”a götürecek olan, eski halkların belleklerindeki “Eski Yollar”a ait anılardır. Önce geriye bakmalıyız ki, ileriyi görebilelim.

ÇALIŞMA: YAŞAM AĞI
Doğanın sözsüz öğreticiliğine dikkat kesilin. Bu büyük Yaşam Ağı’ndaki yerinizi duyumsayın. Sizi var eden bu yere ruhunuzla uzanın. Ayrı bir kişi olma kimliğinizi aşın ve “Bütünün Bilgisi”ne ulaşın. Kara Geyik şöyle der:

“Evren ve onun bütün güçleriyle ilişkiyi, onunla birliği fark ettiklerine, huzur insanların ruhuna girer ve Wakan Tanka’nın evrenin merkezinde olduğunu anladıklarında bilirler ki, bu merkez her yerdedir, her birimizin içindedir.” Kalbinizi, kıymeti bilinen ama hiçbir zaman çözülemeyen, yaşamın bu Büyük Gizem’ine açın.

Buradayım, Gör beni.

Ben güneşim, Gör beni.

Kaynak: Kızılderili Bilgeliği
Timothy Freke, Wa’Na’Nee Che - Meta Basın Yayın

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

qio
12.08.2009, 00:13
Kızılderelilerin bizle akraba olduklarına inanıyorum.

65serdal58
12.08.2009, 00:30
dna benzerliği var kızılderililerle bizlerin arasında

qio
12.08.2009, 00:36
Mesela göz çekikliği bakımından biz aslı olan orta asya türklerle hemen hemen aynı , batıl inançlılık bakımındanda çok yakın.

65serdal58
12.08.2009, 00:42
kullanılan kelimeler bile aynı çoğu yerde...........

Kızılderili ve Türk lahçelerinde kullanılan ortak sözcükler.


Yatkı:Ev, yatılan yer
Dodohişça: Dudak
Tamazkal:Hamam, temiz kal
T-sün:Uzun
Missigi:Mısır
Tepek:Tepe
Hu:Selam
Tete: Dede
Türe:Türe, Töre
Atış-ka:Ateş
Yanunda:Yanında

Aş-köz:Yemek
Yu:Su, yu-mak, yıkamak
İldiş: Dişleme


Maya Dilinde Kullanılan Türkçe Sözcükler

Ahkan Baalba:Hakan baba
Kiçi:Kişi, adam
Katun:Tüm (Bütün M.K.)
Uymak:Oymak,aşiret
İş:İş
Bat:Balta
Koça:Koca, büyük
Kuy:Baykuş
Tankul: Davul
Balçe:Bahçe
Hun:Baş, kafa, bir
Kak:Güneşte kurutulan nesne
Man:Adam
Hal:Olmak
Halaw:Halay çekilen yer, oyun alanı
Hamlib:Halsiz düşmek, hamlamak
Baal:İlk çocuk, bala
Bay:Şişman, zengin
Otot:Otağ
Ah chih:Avcı
Ak’e:Aga (Kabile lideri)
Alaw;Alan, saha
Batık:Sel, tufan
Atlan:Aslan
Uçam:Evliya, alim

Sivaslisandy-58
12.08.2009, 02:54
bosuna demiyorlar amerika türklerindir diye:)
amerika kesfedilmeden önce atalarimiz onlardan önce kesfetmisler!
burda bir makalede okumustum.
onun icindir sanirim türklerden cok korktuklari!?
ama biz dünyaya yayilmaya devam edecegiz bizden kacislari yok:):D
KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK:):D:D

ayten58
12.08.2009, 03:40
gız anam ben her zaman diyomki bırahın beni valla bah eğer beni brahsalar varya ben tek başıma bile yeterim onları yoh etmiye her halda belkide bilmiyom banada öyle geliyor olabilir tam ahlım kesmiyor emme yoh yoh beceririm ben gendime guveniyom anam valla yaparım şunnar kimki gı beh desen ödü gopar dimi fdl.

65serdal58
13.08.2009, 00:16
Evren ve onun bütün güçleriyle ilişkiyi, onunla birliği fark ettiklerine, huzur insanların ruhuna girer ve Wakan Tanka’nın evrenin merkezinde olduğunu anladıklarında bilirler ki, bu merkez her yerdedir, her birimizin içindedir.” Kalbinizi, kıymeti bilinen ama hiçbir zaman çözülemeyen, yaşamın bu Büyük Gizem’ine açın.

Salim58
13.08.2009, 07:42
Kızılderili ve Türk lahçelerinde kullanılan ortak sözcükler.


Yatkı:Ev, yatılan yer
Dodohişça: Dudak
Tamazkal:Hamam, temiz kal
T-sün:Uzun
Missigi:Mısır
Tepek:Tepe
Hu:Selam
Tete: Dede
Türe:Türe, Töre
Atış-ka:Ateş
Yanunda:Yanında

Aş-köz:Yemek
Yu:Su, yu-mak, yıkamak
İldiş: Dişleme


Maya Dilinde Kullanılan Türkçe Sözcükler

Ahkan Baalba:Hakan baba
Kiçi:Kişi, adam
Katun:Tüm (Bütün M.K.)
Uymak:Oymak,aşiret
İş:İş
Bat:Balta
Koça:Koca, büyük
Kuy:Baykuş
Tankul: Davul
Balçe:Bahçe
Hun:Baş, kafa, bir
Kak:Güneşte kurutulan nesne
Man:Adam
Hal:Olmak
Halaw:Halay çekilen yer, oyun alanı
Hamlib:Halsiz düşmek, hamlamak
Baal:İlk çocuk, bala
Bay:Şişman, zengin
Otot:Otağ
Ah chih:Avcı
Ak’e:Aga (Kabile lideri)
Alaw;Alan, saha
Batık:Sel, tufan
Atlan:Aslan
Uçam:Evliya, alim
__________________

_DuMaN_58
13.08.2009, 14:33
gız anam ben her zaman diyomki bırahın beni valla bah eğer beni brahsalar varya ben tek başıma bile yeterim onları yoh etmiye her halda belkide bilmiyom banada öyle geliyor olabilir tam ahlım kesmiyor emme yoh yoh beceririm ben gendime guveniyom anam valla yaparım şunnar kimki gı beh desen ödü gopar dimi fdl.

kim tutar seni yürü be :)