PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?


Sayfa : 1 2 [3] 4

Ebrulum
01.09.2010, 19:54
GAZİLERİNE, ŞEHİT AİLELERİNE, KADINLARA, ÇOCUKLARA, ENGELLİLERE VE YAŞLILARA ŞEFKATLE SAHİP ÇIKAN BİR ÜLKENİN VATANDAŞI OLABİLMEK İÇİN… EL KADAR SABİLERİ CİNSEL SÖMÜRÜYE MARUZ BIRAKANLARDAN HESAP SORULABİLMESİ İÇİN… KISACASI DAHA ÖZGÜR, DAHA MUTLU, DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İÇİN “EVET” DİYORUM…
nasıl yaaaaa
inanmıyorum inanamıyorummmmmmm
alah aşkına biri bana anlatsınnnn neler olluyor nedir bu bagımlıllıkkkcok değil yakın gecmişte şehide kelle terörüiste sayın diye hitap eden bir başbakanın agzınıza sürdüğü bir parmak balın tadı bu kadar hoş olamazzz

hepimiz ülkemizin en üst seviyelerde olmasını istiyoruz

ama bu evet dyere oluşmayacak

ÖnceVatan_58
01.09.2010, 20:05
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Cley
01.09.2010, 20:08
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Bu dedenin yanına Önder Sav gitseymiş CHP gerçeklerini daha iyi anlatırmış :D

sandalli
01.09.2010, 20:09
Siz hayir hayir hayir diye cirpinin ama türk milleti o karanlik günlerden aydinliga evet diyecek, daha secime 10 gün var belki siz bile fikrinizi degistireceksiniz. :)

Cley
01.09.2010, 20:19
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

ÖnceVatan_58
01.09.2010, 20:24
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

OSMAN ECE
01.09.2010, 20:29
O GÜZEL BAŞINIZI YORMAYIN AYDINLIK SONUCA AZ KALDI
HEM BAYRAM SEVİNCİNİ HEMDE TORUNLARIMIZIN AYDINLIK GELECEĞİ İÇİN
YÜZDE YETMİLERE VARAN OY ÇOKLUĞU İLE REFERANDUM SONUCU İÇİN HEP
BİRLİKTE SEVİNECEĞİZ
BUGÜN EVETCİLERİ KOYUN BENZETMESİ YAPAN DENGESİZDE DİKİLİ KALACAK ORTADA
KİM KOYUNA BENZER KİM KEÇİYE BENZER AZ KALDI

murat tugrul
01.09.2010, 20:41
Anayasa maddelerini okudum
Bu anayasanın dometese fasulyeye hatta hıyara hiç faydası yok.
Kene salgınınada çare degil.
Mevsim sıcaklarınada çare olacagını zannetmiyorum

Cley
01.09.2010, 20:47
Yeni anayasa ile Galatasaray Fenerbahceyi Kadıköyde yine yenemeyecek. Bu yüzden Hayır :D:D

Yeni anayasa ile hamam böceklerinin gözüne yine su kaçmayacak. Bu yüzden Hayır :D:D

ÖnceVatan_58
01.09.2010, 20:49
ASLINDA MASRAF REFARANDUMU 155 TRİLYON TL (ESKİ PARA) GERÇİ BİZİM GİBİ SÜPER ZENGİN ÜLKE İÇİN BİRŞEY DEĞİL.

Cley
01.09.2010, 20:50
Kimin marifeti ile referanduma gitti bu değişiklik. Birde çıkmış masraftan söz ediyorsunuz...

ÖnceVatan_58
01.09.2010, 20:55
Kimin marifeti ile referanduma gitti bu değişiklik. Birde çıkmış masraftan söz ediyorsunuz...

Canı sıkılıp milletin kafasını nasıl meşgul etsem diyen genel başkanınızın yüzünden olsa gerek.

Cley
01.09.2010, 20:58
Erken seçim olsa koşa koşa gelirsiniz. Seçim daha masraflı olmaz mı. Ona neden karşı değilsiniz. Hem de boşuna masraf olur CHP muhalefet olmaya mahkumdur.

ÖnceVatan_58
01.09.2010, 21:08
Seçim bu erkende olsa geçte olsa bir zorunluluktur, ama AKP nin gider ayak yargıyı siyasallaştırma adına ürettiği bir referandum bence gereksiz. Halkı bölmekten, germeden başka birşeye yaramaz, muhalefet partilerinin desteğini almadan yapılan zorba anayasası ne derece sağlıklı olabilir?
Haber türkte 20 haberlerinde anket leri gösteriyorlardı,
Evet: % 45,2
Hayır:% 44,3
Diğerleri kararsız ve oy kullanmak istemiyorum diyenler durumuda son güne kadar onlar belirleyecek.

Böyle bir yasa geçse ne olur Allah aşkına. Boşuna burda birbirimizi yemeye gerek yok.

Cley
01.09.2010, 21:13
Yüzde 51 ile de geçse. Çoğunluğun istediği olacaktır. Şimdiden kabullendiniz Evet Hayırdan fazla olacak.. Ama ne kadar fazla olacak bunu mu düşünüyorsunuz ???

sandalli
01.09.2010, 21:20
Referandum bosa masraf degildir, referandum icin harcanan para yurtdisina gitmiyor bilakis ülke ekonomisine canlilik getiriyor. O yüzden ekonomik yönünü kafaniza takmayin. AK Parti gider ayak anayasayi degistiriyor diyen arkadas; AK Parti bir yere gitmiyor aksina güclenerek geliyor. Artik sizin basbakaniniz bir ülkeyi ziyaret ettigi zaman belediye baskan yardimcisi karsilamiyor. Avrupanin en gelismis ülkelerindeki gazeteler bile Sayin Erdogan´in ziyaretini mansetlerden duyuruyor, siyasetle hic ilgisi olmayanlar bile Türkiye basbakanini taniyor.
Osmanli dan sonra saygin bir devlet yapisina kavustugumuzu kendim gözlemliyor ve bu durumla gurur duyuyorum. Yollari acik olsun.

ÖnceVatan_58
01.09.2010, 21:35
Yüzde 51 ile de geçse. Çoğunluğun istediği olacaktır. Şimdiden kabullendiniz Evet Hayırdan fazla olacak.. Ama ne kadar fazla olacak bunu mu düşünüyorsunuz ???



Hayır Türk Halkı doğruyu belirleyecektir, ve bu bir yarıştır her vatandaş sonuç ne olursa olsun kabullenmek zorundadır. Anketler ne derece doğrudur kesin gözüyle bakamayız ama benim şahsi görüşüm, ister kabullenin ister kabullenmeyin, sandıktan Hayır çıkacaktır, benim öyle bir endişe yada düşüncem yok, kendi partiniz endişe içinde ya hayır çıkarda rezil olursam diye. Benim için no problem siz düşünün bunu.

Ebrulum
01.09.2010, 21:45
temennim hayır cıkması dır
gördüğüm ise ne yazıkki evet olaacagıdır parmakla calınan bala muhtac bizim insanımız yazıkki

Cley
01.09.2010, 21:48
Evet çıkınca sizde diyeceksinizki keşke Evet deseydik :) (Ebru abla )

ŞAHBEY
01.09.2010, 21:53
OSMAN kardeşim..biz kuzu gibi yetişmedik ki koyun gibi güdülelim sen canını sıkma kötü söz sahibinindir yeri geldimi biz ne yapacağımızı biliriz EYVALLAH

Ebrulum
01.09.2010, 21:57
Evet çıkınca sizde diyeceksinizki keşke Evet deseydik :) (Ebru abla )

evet cıkacagını biliyorum daha öncede defalarca söyledim ama inadına hayır diyorum diyecegimde (CLEY kardeşim)
keşke demem hayatta;;)

ÖnceVatan_58
01.09.2010, 22:09
evet cıkacagını biliyorum daha öncede defalarca söyledim ama inadına hayır diyorum diyecegimde (CLEY kardeşim)
keşke demem hayatta;;)

Bence yanlış düşünüyorsun :) taraflı yağ damlayan kalemler sizi korkutmasın, bu referandumda HAYIR çıkacak, bu halk sivil dikta anayasasını red edecektir,
Bu halkı 8 yılda sefilliğe itmekten,işsizliğe itmekten, açlığa mahkum etmekten teröre teslim etmekten ülkeyi bölünme noktasına getirmekten başka ne verdi?
Herkes şöyle düşünsün, kendinden başlasın 8 sene önceki durumu ile şuanki durumu arasında ne tür bir fark görebiliyor, eğer çok mutluysa evet, değilse hayır diyecektir. Bir oy deyip geçme ebrulum kardeşim sen vur HAYIR'A ülkene bir hayır işlemiş ol:)

Ebrulum
01.09.2010, 22:16
Bence yanlış düşünüyorsun :) taraflı yağ damlayan kalemler sizi korkutmasın, bu referandumda HAYIR çıkacak, bu halk sivil dikta anayasasını red edecektir,
Bu halkı 8 yılda sefilliğe itmekten,işsizliğe itmekten, açlığa mahkum etmekten teröre teslim etmekten ülkeyi bölünme noktasına getirmekten başka ne verdi?
Herkes şöyle düşünsün, kendinden başlasın 8 sene önceki durumu ile şuanki durumu arasında ne tür bir fark görebiliyor, eğer çok mutluysa evet, değilse hayır diyecektir. Bir oy deyip geçme ebrulum kardeşim sen vur HAYIR'A ülkene bir hayır işlemiş ol:)
söylediklerimden evet diyecegimmi çıktı önce vatan ??
aslaaaaaa
ben bunların maşası olmam
elbetteki hayırrrrrrrrr
ben paket dagıtmıyorum cley gibi ama bildiklerimi anlatıp ikna ediyorum insanları sen hiç merak etme
inşallah snein dediğin olur olması için ülkem için at koşturmamaları bu ülkenin sahipleri oldugunun farkına varmaları için hayırrrrrrrrrrrrrrr diyecegim

sandalli
01.09.2010, 22:19
8 yil önce her gün ici bosaltilan, yigenlerine hortumlatilan bankalar geliyor aklima, basbakanimizin Rusya´ya gidip Rusya devlet baskaniyla görüsemeden geri döndügü aklima geliyor. Istanbul´dan Ankara´ya gelmek icin 12 saat tren yolculugu yapmam gerektigi aklima geliyor....................... ..

LaEdri
01.09.2010, 22:42
Ülkenin zararına çalışıyor dediğin CHP ve Kurucusu Mustafa Kemal olmasaydı şu an belki isminiz ''Aleksi Pedri'' olurdu. Gerçi o zamanda düşünsel olarak izinde olduğunuz dedeleriniz Yunanistan ile birlikte Atatürkün Ölüm fermanını tüm yurda yaydılar ama başaramadılar Kuvvayi Milliyeciler (Milliyetçiler) Vatanımızı kurtardı.

Devlet demir yolları,Uçak sanayi, sümerbank,Kömür letmeleri,Etibank,İşbankası,
nice yatırımlarla savaştan çıkmış bir ulusu ayağa kaldırdı.
Milleti padişahların ümmeti olmaktan çıkardı Vatandaş yaptı, 1947 di itibariylede
176 ton altın hazinede vardı.
Çok değil 11 yıl sonra Erdoğan ın övdüğü parti iktidara geldi ve 1958 yılı itibariyle
İMF teslim olduk. şimdi bunların ne anlama geldiğini sorsam anlayacağınızı sanmıyorum.
Çünkü slogancılık ve Biat kültürü gözlerinize, akıllarınıza maalesef perde indirmiş,
ne yapalım bu millet gerekirse bir Kurtuluş savaşı daha verir.
Yaşasın Türk Ulusu, Yaşasın Halkımız ,Yaşasın Bağımsızlık.

Sevgilerimle,

Bu ülkenin en büyük travmalarından birisidr CHP.
Kurtuluş dönemi CHP tamam.Ama sonraki dönemlerde CHP olmasa idi bu ülke dünyanın süper güçlerinden biri olmaya adaydı.Siz çıkmış iki tane fabrikanın,üç tane bankanın hesabını yapıyorsunuz!Biz müthiş potansiyelimizi eritmişiz CHP'nin elinde,CHP'nin menfaatleri peşinde..Bulunduğumuz topraklarda bir Japonya,Almanya olsa bu dünyayı parmağı ucunda döndürdü.90 yıl olmuş Cumhuriyet kurulalı.Biz hala borç ödüyoruz.Kimin sayesinde acaba?

sivaburs
01.09.2010, 23:36
Ülkenin zararına çalışıyor dediğin CHP ve Kurucusu Mustafa Kemal olmasaydı şu an belki isminiz ''Aleksi Pedri'' olurdu. Gerçi o zamanda düşünsel olarak izinde olduğunuz dedeleriniz Yunanistan ile birlikte Atatürkün Ölüm fermanını tüm yurda yaydılar ama başaramadılar Kuvvayi Milliyeciler (Milliyetçiler) Vatanımızı kurtardı.

Devlet demir yolları,Uçak sanayi, sümerbank,Kömür letmeleri,Etibank,İşbankası,
nice yatırımlarla savaştan çıkmış bir ulusu ayağa kaldırdı.
Milleti padişahların ümmeti olmaktan çıkardı Vatandaş yaptı, 1947 di itibariylede
176 ton altın hazinede vardı.
Çok değil 11 yıl sonra Erdoğan ın övdüğü parti iktidara geldi ve 1958 yılı itibariyle
İMF teslim olduk. şimdi bunların ne anlama geldiğini sorsam anlayacağınızı sanmıyorum.
Çünkü slogancılık ve Biat kültürü gözlerinize, akıllarınıza maalesef perde indirmiş,
ne yapalım bu millet gerekirse bir Kurtuluş savaşı daha verir.
Yaşasın Türk Ulusu, Yaşasın Halkımız ,Yaşasın Bağımsızlık.

Sevgilerimle,

Atatürk'e ve onun yaptığı hiçbirşeye hiçkimsenin söyleyecek sözü olamaz. Ama ya sonrası?
Sivaslı bir işadamının (Nuri Demirağ) kurduğu ve ömrü kısa olan uçak fabrikasının neden kapandığına dair kısa bir yazı aktarıyorum size okuyun ve yorumlayın.


MEHMET KUM ANLATIYOR
Gök Okulu’nun ilk mezunlarından birisi ve aynı zamanda Nuri Bey’in damadı olan Mehmet Kum anlatıyor: “Fabrikanın kapatılmasındaki görünür sebep, uçakları kifayetsiz görmeleriydi. Ben uçak mühendisiyim. Bu işin okulunu, kitabını okudum. Benim gibi bir çok arkadaşım vardı. Ve biz bu uçaklarla binlerce saat uçuş yaptık. Sadece benim 600 saat uçuşum var. Ve hiç birimizin burnu dahi kanamadı. Biz bu tecrübelerle, üretilen uçakların kifayetsiz olmadığını biliyoruz. Ben bir uçak mühendisi olarak, bu uçakların o zamanın en iyi uçaklarından olduğunu meslek hayatımı ortaya koyarak söyleyebilirim. O zamanki dünya standartlarına uygun uçaklardı. “


Mehmet Kum’un da söylediği gibi uçakları kifayetsiz gördükleri için siparişi iptal etmeleri görünürdeki sebepti. Ancak durumun bir de görünmeyen kısmı vardı. O dönemin devlet adamları ve bunlara karşı iyi görünmeye çalışan birtakım çevreler ile dış güçlerin baskısı Nuri Demirağ’a en büyük darbeleri vuranlardı. Zaten Nuri Bey’in tüm atılımları karşısında bu çevreler her zaman engel olmaya çalışmışlardı. Bu engellemelere; uçak fabrikasının kapatılması, Nuri Demirağ’ın Boğaz için Ahırkapı - Salacak arasında kurulmasını planladığı asma köprüye, Boğaz’ın görüntüsünü bozar mazeretiyle karşı çıkılması. köy planlarının işleme konulmaması, İstanbul’da yaptırmayı planladığı büyük bir hastanenin engellenmesi ve daha bir çok durum örnek gösterilebilir.


Uçakların siparişini iptal eden Türk Hava Kurumu, bunların yerine Fransız Henrio uçaklarını alır. Ancak bu uçaklar satın alındığı zaman serisinden kalkmış, hurdaya ayrılmışlardı. Zaten Türk Hava Kurumu da uçakları kısa bir süre kullandıktan sonra, kullanılmayacak halde bir kenara bırakmıştı.

barikat58
02.09.2010, 00:26
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Kimse sormamış ben sorayım ! Peki hayır deyince emeklinin yüzü gülecekmi ?
Yıllardır aynı siyaset hayır dedirtmek için şu olmayacak bu olmayacak diyorsunuzda hayır deyince yine olmayacağını söylemekten çekiniyorsunuz :D

Kasım Öktem
02.09.2010, 01:30
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Haritanın böyle çıkacağını sanmıyorum..
Kullanılan oylarda benim tahminim şöyle bir sonuç çıkacak:

+ %80 Evet çıkacak başlıca iller:
Hakkari, Van, Bitlis, Siirt, Bitlis, Batman, Mardin, Ağrı, Şanlıurfa

+ %60 Evet çıkacak başlıca iller:
Sivas, Kayseri, Konya, Erzurum, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Malatya.

+ %60 Hayır çıkacak başlıca iller:
Eskişehir, İzmir, Antalya, Çanakkale, Edirne, Tunceli , Kıyı Ege, Trakya ..

13 Eylül sabahı bakarız..
Bence Türkiye geneli % 58 Evet çıkar..

Ben hayır vereceğim.
Evet çıkarsa bakarız artık..

- Sizin dediğiniz gibi ülkemiz daha da demokratik bir hale mi gelecek?
Darbeciler cezalandırılacak mı?
Yargı bağımsız olup hukukun üstünlüğü esas olacak mı?

- Bizim endişelerimiz yersiz mi çıkacak? Yoksa haklı biz mi çıkacağız..

Son 10 gün kaldı.
Ülkemiz için hayırlısı olsun..

ÖnceVatan_58
02.09.2010, 10:02
8 yil önce her gün ici bosaltilan, yigenlerine hortumlatilan bankalar geliyor aklima, basbakanimizin Rusya´ya gidip Rusya devlet baskaniyla görüsemeden geri döndügü aklima geliyor. Istanbul´dan Ankara´ya gelmek icin 12 saat tren yolculugu yapmam gerektigi aklima geliyor....................... ..



AKP' NİN YOLSUZLUKLARI LİSTESİ

aşağıdaki sıralanan yolsuzluklar iddia değil belgeleriyle isbat edilebilen buz denizin görünen kısmı. bunlara birde belediyelerdeki yolsuzkluk iddialrını ekleyin akp'nin gerçek yüzü o zaman daha net ortaya çıkacaktır...

AKP'nin 22 ayrı yolsuzluğu şu başlıklar altında sıralandı:

1-Ayda 9 milyar lira maaşla geçinemeyen bir Başbakan.

7 yılda dolar milyarderi oları Recep Tayyip Erdoğan, ayda 9 milyar liralık Başbakanlık maaşıyla geçinemediğini söylüyor!

Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehlr Belediye Başkanlığı'na aday olduğu gün açıklanan serveti: "Kasımpaşa'da bit daire, Maltepe'de bir kooperatif hissesi. Bolluca'da (Gaziosmanpaşa) 346 metrekare arsa, Burak Gıda ve Ticaret Limited Şirketi'nde yüzde 10 hisse," (20 Şubal 1994 tarihli SABAH Gazetesi).

7 yıl sonra Rahmi Koç. "Tayyip Bey 1 milyar dolar para biriktirmiş." açıklamasını yaptı.(3 Ağustos 2001-CNN Türk)

Başbakan'ın 26 yaşındaki oğlu Ahmet Burak Erdoğan, 2,325,000 dolara bir kuru yük gemisi aldı. Başbakan'ın diğer oğlu Bilal Erdoğan. ABD'de 261.000 dolara daire sahibi oldu.

Ayrıca iki kardeş, Çamlıca Kısıklı'da "tapu kayıtlarına göre" 1 trilyon liralık villanın sahibi olular. Başbakan aynı yerde içi 450 metrekare olan villanın bir benzerini kendisi için satın aldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ben ticaret yapmasam, oradan para kazanmasam, bu maaşla (Başbakanlık maaşı) geçinemem," diyor.

Peki, halk nasıl geçinsin?

2- Naylon fatura düzenlemekten sanık bir Maliye Bakanı.

Sanık Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın oğlu Abdullah Unakıtan, hiç çalışmadan, yorulmadan, oturduğu yerde bir kalemde 366 milyar lira kazanıyor.

Peki nasıl?

17 Nisan 2003 larihinde önce mısır ithalatındaki gümrük vergisi %20'ye indiriliyor.

Ağustos 2003 tarihinde Kemal Unakıtan'ın oğlu 4000 ton mısır ithal ediyor, İthalat işlemi bittikten sonra, 8 Ağustos 2003 tarihinde mısır ithalinde gümrük vergisi yeniden %45'e çıkarılıyor.

Kimin hakkı yeniyor? Tabii ki halkın!

Abdullah Unakıtan. pastörize yumurta ithalatı işine de giriyor. Önce şirketi AB Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye 2,5 milyon YTL'lik teşvik belgesi veriliyor. İşe başlamadan önce pastörize yumurtada KDV oranları %18'den %8'e iniyor.

Yani Maliye Bakanı, aileye çalışıyor!

3- Bir arsa satışından bir trilyon lira kâr eden ama vergi vermeyen Maliye Bakanı.

Kemal Unakitan, kendi aldığı mülkü kendine sattı. 19 ayda 1,244,400,000.000 TL kazandı!

İzmir'in Foça ilçesinde bir taşınmaz, Kemal Unakıtan'a ait BEM Dış Ticaret A.Ş. tarafından 12 Ekim 2000 tarihinde 15.600.000.000 TL'ye satın alındı, Aynı taşınmaz. 10 Mayıs 2002 tarihinde, yani 19 ay sonra 1.260.000.000.000 TL'ye bir özel finans kurumuna satıldı.

Satan şirketin ortağı Kemal Unakitan, alan şirketin genel müdürü de Kemal Unakitan!

Bu olağanüstü kârdan kurumlar vergi ödenmedi, şirket tasfiye edildi.

4- 13 günde 219 yol ihalesi.

AKP hükümeti 18 Kasım 2002'de kuruldu. Hükümetin henüz ilk 13 gününde, 31 Aralık 2002 tarihine kadar, tam 219 adet yol ihalesi yapıldı.

Toplamı 52 trilyon lira olan ihale bedelleri, Sayıştay vizesinden kaçırılmak için 750 milyar lirayı aşmayacak şekilde ayarlandı. Böylece, yolsuzluk saptamasın diye Sayıştay devre dışı bırakıldı.

Yolsuzluk yapmadığını söyleyen bir hükümet, Sayıştay denetiminden niçin kaçar?

5- Hortumcular VIP salonunu kullanmaya devam ediyor.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek,

"Havaalanının VIP salonunda bankasına e konulan birisini gördüm. Adamın ayakkabısının fiyatına bir ay evrak memuru çalıştırıyorum, Nasıl olur, VlP'te ne işi var diye baktım,"

diyebiliyor. Aradan 4,5 yıl geçti, bu konuda hiç birşey yapılmadı.

Aynı adamlar, bugün de VIP kapısından geçiyorlar.

6- Hortumcu helikopteriyle hortumcu köşküne giden bir Başbakan.

Halis Toprak, özel helikopterini göndererek AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, Bozüyük'teki köşküne getirtti. Görüşmeye bazı hortumcu banka patronları da katıldı.

Hortumcunun helikopteriyle gezen bir Başbakan, hortumculara VIP kapısını kapatır mı?

7 İhalesiz 2 milyon dolarlık iş alan AKP'li.

TCDD İzmir Limanı, 15 yıllığına Reha Denizcilik adlı şirkete (toplam 2 milyar 100 milyon dolarlık iş) ihalesiz olarak bir sözleşmeyle verildi.

Reha Denizcilik, sözleşme tarihinden sadece bir halta önce kuruldu, Bu ballı işi ihalesiz alan şirketin büyük hisseli ortaklarından biri, AKP'nin Bakırköy İlçe Başkanlığı'nı yapmış olan Rahmi Genç.

"Yolsuzluklarla mücadele edeceğim, " diye halka söz verip, vatandaşın oyunu alan AKP, böylece yandaşlarını devletin olanaklarıyla besliyor.

8- Hortumcudan pahalıya al, yandaşına ucuza sat.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu. Ceylan Grubu'ndan, banka borcuna karşılık 52 milyon dolara Antalya'daki Deluxe Resort Otel'i aldı, Karşılığında da Ceylan Grubu'nun 52 milyon dolarlık borcu silindi.

Devletin 52 milyon dolara aldığı otel, bir süre sonra 25 milyon dolara AKP yandaşı bir şirkete satıldı.

Devletin bu ticaretten zararı tam 27 milyon dolar.

Bunun adı, hortumcunun cebine devlet kesesinden para koymaktır; halktan çalmaktır...

9- Devletin 51 milyon dolarlık fabrikası, AKP yandaşına 1.1 milyon dolara satıldı.

Gerçek değeri 51 milyon dolar olan Balıkesir SEKA Kağıt Fabrikası 1,1 milyon dolara AKP yandaşı Albayraklar A.Ş.'ye satıldı.

Selüloz-İş Sendikası, mahkemeden fabrikanın satışını iptal ettirdi,

Ancak bu arada şirkette 12,7 trilyonluk bir varlık kaybı tespit edildi (yaklaşık 10 milyon dolar). Halkın vergisiyle kurulan birçok şirket, AKP yandaşlarına bu şekilde peşkeş çekildi.

Bunun adına AKP'nin özelleştirme - hortumlama politikası deniyor.

10- Ver ihaleyi kap milletvekilini.

İkinci Beyaz Enerji Operasyonu'nda AKP'nin yolsuzluk batağına ne denli girdiği telefon kayıtlarıyla da ortaya çıktı.

Milletvekili Cemal Kaya, işadamı İbrahim Selçuk'u arayarak eşi üzerine kayıtlı Aram Şirketi'ne, EÜAŞ'dan ihale alma girişiminde bulundu.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede,

"Bu amaçla Kargamış, Özlüce ve Urfa ihaleleriyle ilgili ayrıntılı görüşmeler yaptıkları, bu görüşmelerde sanık Selçuk'un, Milletvekili Cemal Kaya'ya yapması gereken kırımları dahi söylediği, Cemal Kaya'nın teklif edilen bazı ihaleleri küçük bularak, kendisine daha büyük ihaleler vermesini istediği" ifadelerine yer veriliyor.

İddianamede ayrıca, işadamı İbrahim Selçuk'un, Teftiş Kurulu Başkanı Cevdet Malkoç'a baskı yapması için, AKP Genel Sekreteri İdris Naim Şahinle görüştüğü ve Malkoç'a Şahin aracılığıyla baskı yapıldığı" açıklaması da yer alıyor.

CHP'den AKP'ye geçen, yolsuzlukları ortaya çıkınca milletvekilliğinden istifa edip ayrılan ve yargılandığı dosyadan mahkum olan Cemal Kaya, 2007 seçimlerinde AKP'den Ağrı milletvekili adayıdır.

11- İçişleri Bakanı'nın işbitirici oğlu.

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Bakan olduktan sonra Türkiye Jokey Kulübü hakkında inceleme - soruşturma açtırıyor.

Ancak, Türkiye Jokey Kulübü, Bakan'ın avukat oğlu Murat Aksu'yu, aylık 7,5 milyar liraya danışman olarak tutuyor.

Yani hem hakim, hem de savcı aynı aileden...

12- İhaleye fesat karıştıran Milli Eğitim Bakanı.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir kamu kurumu, bir bakan hakkında yolsuzluk iddiasıyla ilgili olarak soruşturma açılmasını istedi.

Milli Eğitim Bakanlığı, 7 Haziran 2004 tarihinde,135 ilköğretim okulu inşaatı için 62 ihale açtı.

Ancak ihalede yapılan yolsuzluklar nedeniyle, Kamu İhale Kurumu. Başbakanlığa resmen başvurarak Mili Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkında soruşturma açılmasını istedi.

Peki, soruşturma açıldı mı?

Hayır... Yolsuzluk yapan AKP'li olduğu için özenle korundu.

Böylece, Recep Tayyip Erdoğan, yolsuzluk yapan bir bakanı daha kanatlarının altına almış oldu.

13- Özelleştirme yağmasına örnek.

Gemlik Gübre Sanayii A.Ş., 83,1 milyon dolara özelleştirildi. Oysa bu fabrikanın sadece arsası, içindeki 154 lojmanla birlikte 120 milyon dolar ediyor.

Limanıyla birlikte fabrikayı salın alan İşadamı Ali Rıza Yıldırım'ın basına yaptığı açıklama:

"IGSAŞ gübre, 90 milyon dolara satıldı, içinde 60 milyon dolar para vardı, Eti Gümüş, 33 milyon dolara satıldı. 20 milyon dolar nakiti vardı, Gemlik Gübre bugün satılsa, iki katına satılır."

İşte, ülkemiz bu şekilde yoksullaştırılıyor...

14- Yağmaya devam, 4.5 ayda 4 misli kâr.

3 milyon 751 bin dolara özelleştirilen Sümerbank'ın arsasının sadece bir bölümü 13 milyon 750 bin dolara satıldı!

Sümerbank'ın 50 yıl önce kurduğu Pamuklu Mensucat A,Ş,, 13 Temmuz 2005'te, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca 3 milyon 751 bin dolara, 47 ortaklı Ortak Girişim Grubuna (OGG) satıldı.

OGG'nun başında AKP'li Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar bulunuyor

Şirketi alan grubun ilk icraatı, Sümerbank'ın 90 dönümlük arsasının 55 dönümlük bölümünü, alışveriş merkezi yapılmak üzere KİPATESCO şirketine 13 milyon 750 bin dolara satmak oldu.

Böylece şirket, sadece arsanın bir bölümünü satarak yatırdığı paranın 4 katını 4,5 ay sonra kazanmış oldu. Kaldı ki, daha fabrikanın 35 dönümlük arsası duruyor.

Böylece özelleştirme bir yağmaya dönüştü; bir yatıranlar daha bir yıl geçmeden 4,5 ay sonra sadece arsanın bir bölümünü satarak 4 misli kâr elde ettiler, Tabii fabrikanın satılan bir trilyonluk hurdaları bu kârın içinde değil...

OGG Yönetim Kurulu ve AKP Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar, ÖİB ile yaptıkları gayriresmi anlaşmanın fabrikayı ekonomiye kazandırma amacı taşımadığını da açıkça belirtti.

Amaç, özelleştirmek değil, halkın hakkım yağmalamak...

15- Ulaştırma Bakanı'nın oğlu nasıl gemi sahibi oldu?

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın oğlu Erkan Yıldırım, Almanya'daki Santour GmbH firmasından aldığı 200.000 Euro ile İtalya'da bir gemi satın aldı.

Binali Yıldırım, milletvekili olmadan önce bu firmanın Genel Müdürüydü,

Peki, Binali Yıldırım'ın oğluna 200.000 Euro para veren şirkete nasıl bir kıyak yapıldı?

Türkiye Denizcilik İşletmesi'ne ait bir gemi ihalesiz olarak, Santour GmbH firmasına kiralandı!

Kimin eli kimin cebinde?

16- AKP'nin ulusal yolsuzluk markası: OFER

AKP hükümeti, yasalara aykırı olarak İsrailli işadamına 6 ayda 755 milyon dolar kazandırdı!

TÜPRAŞ'ın yüzde 14,76'lık hissesi, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklarla, yasadışı olarak İsrailli işadamı OFER'e 446 milyon dolara satıldı.

Ancak 6 ay sonra TÜPRAŞ'ın %51'lik hissesi ihaleyle satıldığında gerçek fiyatın, bu rakamın çok üstünde olduğu anlaşıldı, 6 ay arayla yapılan, biri ihaleli, diğeri ihalesiz iki işlem karşılaştırıldığında, AKP hükümetinin OFER'lere 755 milyon dolar kazandırdığı ortaya çıktı.

Danıştay, ihalesiz satışın yasalara aykırılığını karara bağladı. Fakat yargı kararı yerine getirilmedi.

Önce OFER'i tanımadığını söyleyen Tayyip Erdoğan, daha sonra bir kez görüştüğünü açıkladı, Ancak OFER'le birden fazla görüştüğü ortaya çıktı.

Kemal Unakıtan, Kuşadası, Galataport ve Tüpraş ihaleleriyle ilgili olarak kapalı kapılar ardında OFER ailesiyle pek çok kez görüşmeler yaptı. OFER'in özel uçağıyla Hong Kong'a gitti, Limanların özelleştirilmesiyle ilgili olarak, Mehmet Kutman adlı bir işadamından ihale tekliflerini gizli yazılarla aldı.

Hükümet, Türk halkından yana değil OFER'den yana tavır alıyor. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onun Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, OFER'i koruyor.

17- AKP'nin yerel yolsuzluk markası: ALİ DİBO.

AKP'lilerin kurdukları "ALİ DİBO" düzeni, AKP'nin yolsuzluklarının yerel markası oldu.

AKP Grup Başkan Vekili Sadullah Ergin'in de adının karıştığı Hatay'daki yolsuzluklar zinciri, halk tarafından "ALİ DİBO" düzeni olarak adlandırılıyor.

Yolsuzluğu ortaya çıkaransa bir başka AKP milletvekili.

AKP Grup Başkan Vekili Sadullah Ergin'in kendi el yazısıyla ihalelerin AKP'lilerce nasıl paylaşıldığı belgeleriyle ortaya kondu. Bir süre sonra AKP'nin yerel yönetimlerde nasıl bir ihale yağması yaptıkları, belgeleriyle birlikte Türkiye'nin her tarafından medyanın gündemine düştü.

Kısa sürede görüldü ki, "ALİ DİBO" düzeni sadece Hatay'da değil, Türkiye'nin pek çok ilinde kurulmuş.

Çorum, İstanbul, Samsun, Sinop, Ankara, Kırklareli, Gümüşhane, Bolu. Afyonkarahisar, Adana ve Amasya. "ALİ DİBO" düzeninin kurulduğu başlıca iller...

"ALİ DİBO" düzeninin medyada sık sık yer alması üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,

" Bir AKP'li 10,20,50 milyarlık kamu ihalesine girse, o adam yandı, Elinize, dilinize dursun ya, insaf, Yani AKP'li bu memleketin evladı değil mi?"

dedi. Oysa aynı Başbakan daha önce,

"İş başka, siyaset başka; müteahhitlik yapmak isteyen başka yere gitsin,"

demişti.

Bizzat Başbakan, "ALİ DİBO" düzenini meşrulaştınyor ve "ALİ DİBO"nun, AKP'nin yolsuzluklarının yerel markası olarak Türk siyasal tarihinde yerini almasını sağlıyor.

19- Bir Başbakan dokunulmazlıkların kaldırılmasını neden istemez?

Dokunulmazlıklar kalkarsa, başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, pek çok bakan yargılanacak!

2002 seçimleri öncesinde, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Uğur Dündar'ın sunduğu "seçim arenası" programında dokunulmazlıkları kaldıracaklarına dair halka söz verdiler.

Recep Tayyip Erdoğan, dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda daha da ileriye giderek,

"Neden kürsüdeki konuşmaya dokunulmazlık olsun? Gönül ister ki, o da kalksın. El ele verip onu da kaldıralım,"

dedi.

Aradan 4,5 yıl geçti ama milletvekili dokunulmazlığı kalkmadı.

20- AKP neden yolsuzlukların üzerine gidemiyor?

AKP, yolsuzlukların üzerine gidemez çünkü kendisi yolsuzluk batağına batmış durumda.

Bazı bakan, il ve ilçe başkanlarının kapalı kapılar ardında nasıl ihale pazarladıkları, belgeleri ve mahkeme kararlarıyla kesinleşmiş durumda.

Yurt dışında alın teri dökerek para biriktiren vatandaşlarımızın 5 milyar doları hortumlandi; AKP kılını bile kıpırdatmadı, Bir hortumcuyla aynı safta yer alan bakanlar, gazetelerin manşetine bile çıktı.

21- AB Türkiye'deki yolsuzluklar konusunda ne diyor?

Avrupa Birliği'nin Türkiye ile ilgili olarak yayınladığı 2006 yılı ilerleme raporunda, yolsuzluklar konusunda şu gerçeğin allını çizilmektedir:

"...yolsuzluk yaygın ve yolsuzlukla mücadele eden makamlar ve politikalar zayıf olmaya devam etmektedir."

AKP iktidarının yolsuzluklarını Avrupa Komisyonu da kabul etmekte ve raporuna almakta sakınca görmemektedir.

22- AKP'nin yolsuzluklarını, AKP'li milletvekilleri nasıl itiraf ediyor?

Bir AKP milletvekili diyor ki,

albayrak çarpılacağız diyor diyor.


memur.net

Sayın Sandallı bunlar gerçekler ne geçmişte olan nede hayal ürünü, eskiden hortumlama gizli yapılırmış şimdi aleni olmuş değişen pek bir şey yok. Yoksul kesim hızla daha çok yoksullaşırken ülkenin kaymağını yiyenlerde kaymak üstüne kaymak yiyor.
Bir kilo nohutla, iki kilo patatesle halka koklatılıp oylar toplanıyor. Bu halkı çalışmadan yemeye hazıra avantaja tembelliğe sadakaya, alıştırmak iyi bir şey değildir. Onuruyla şerefiyle namusuyla çalışıp alın teriyle hak edip yiyen bir toplumdur özlediğimiz toplum.
A-Partisi B-Partisi önemli değil kim yapıyorsa yakasına yapışıp hesap sormak vatandaşın görevidir, bunu kırarak dökerek değil işte demokratik yolla, işte fırsat hesap sorma zamanı, her Hayır onlara bunların hesabını sormak gerekir.

ŞAHBEY
02.09.2010, 11:36
KARDEŞİM hesap sorulacak birileri varsa chp zihniyetine sor ...ben çankayada oturuyorum çankaya belediyesi taş üstüne taş koymuyor şu anda keçi öreni bırak altındağ mamak bile çankayadan ilerde daha temiz daha düzenli adam yüzüne karşı bu hükümet ne yaparsa yapsın isterse ağzıyla kuş tutsun asla desteklemem diye biliyorsa bunu nasıl açıklarsın böyle bir hainlik olurmu bu hainler malesef çankaya semtini işgal etmiş güzel olun herşeyi desteklemek lazım neyi hesabından bahsediyorsun

ArifŞahin
02.09.2010, 11:57
tabiki Muhsin BAŞKANIM vede özgürlükler adına büyükçe bir 'EVET' diyeceğiz.

gardaşlık sen birkaç satıra sığdırmışsın akp'yi ama benim kanaatimce CHP'yi yazmaya kalkarsan bu sayfalar yetmez ama öyle sol varki vatandaş sivaslı olmadığı halde bizim SUŞEHRİNE lise yapımına önayak dldu hemde 20küsür yıl önce,bunları geçin sivas için kim ne yapmış ona bakalım. tayyip söz vermiş sivasa stad için ama şimdide yapmamak için kıvırtıyor:sorsak ki şuraya buraya diyecek ama dün 01-9-2010 trabzon için 40,000(kırkbin) kişilik stad sözü verdi.bunların hepsi aynı bakalım zaman ne gösterecek.

ÖnceVatan_58
02.09.2010, 12:13
KARDEŞİM hesap sorulacak birileri varsa chp zihniyetine sor ...ben çankayada oturuyorum çankaya belediyesi taş üstüne taş koymuyor şu anda keçi öreni bırak altındağ mamak bile çankayadan ilerde daha temiz daha düzenli adam yüzüne karşı bu hükümet ne yaparsa yapsın isterse ağzıyla kuş tutsun asla desteklemem diye biliyorsa bunu nasıl açıklarsın böyle bir hainlik olurmu bu hainler malesef çankaya semtini işgal etmiş güzel olun herşeyi desteklemek lazım neyi hesabından bahsediyorsun

Sizin bu yaptığınız Çankaya sakinlerine bence saygısızlıktır, ve yağdanlık medyasının saptırması ve Gökçek propogandasından başka birşey değildir, O sizin bakış açınız, dediğniz gibi öyle birşey olsa Çankaya sakinleri aptalmı da her dönem aynı partinin gösterdiği başkanı seçecek :)

abircan
02.09.2010, 12:16
Bu ülkenin en büyük travmalarından birisidr CHP.
Kurtuluş dönemi CHP tamam.Ama sonraki dönemlerde CHP olmasa idi bu ülke dünyanın süper güçlerinden biri olmaya adaydı.Siz çıkmış iki tane fabrikanın,üç tane bankanın hesabını yapıyorsunuz!Biz müthiş potansiyelimizi eritmişiz CHP'nin elinde,CHP'nin menfaatleri peşinde..Bulunduğumuz topraklarda bir Japonya,Almanya olsa bu dünyayı parmağı ucunda döndürdü.90 yıl olmuş Cumhuriyet kurulalı.Biz hala borç ödüyoruz.Kimin sayesinde acaba?

kimin sayesinde sorusunun cevabını demokrat parti ve kapıları amerikaya sonuna kadar açan menderes ve arkadaşları olduğunu niye kabullenmiyorsunuz

KAOS
02.09.2010, 12:25
Hsyk'nın şimdi ne kadar adil davrandığını avukatların bu referandumda Evet diyecek olmalarına bakarak görmek zor değil ! Eğer Hsyk'nın şeklinin değişmesi zararlı olaydı başta bir çok avukat ve savcı bu referanduma Evet demezdi.
Sırf yargının şimdi solun kalesi oldugunu söylememiz için sazan demişsin ama kusura bakma bu gerçeği sazan değil angut olsa söyler :)
Ben bir çok avukatın ve savcının evet diyeceğini senden duyuyorum, oysa benim de tanıdığım bir çok avukat ve savcı bu düzenlemelerin evrensel hukuk ve demokrasi kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile hayır diyor..
Kusura bakma ama sazanlığı sen yapmışsın. Ben hemen atlamayın hükümetin HSYK ya üye seçmesi ile mi çözülür bu durum diyorum, sen ne diyorsun?
Yarın başka parti gelir, başka parti atama yapar, bu sence iyi bir durum mu? Bu mudur yargı bağımsızlığı? Yargı kimsenin kalesi değil, işinize gelen düzenlemeleri yapmadı diye başka siyasi görüşten olduğunu söyleyerek birazda bizden olsun dediğinizde bağımsızlık kalmaz.

Sol vatan hainimidir bilmem ama vatan haini demedim fakat millet yararına ben solun başı olan chp'den bir hareket göremedim ! Millet için hangi önemli kararı almış merak ederim.60 da 80 de darbe yapıldı ve darbe sonrası seçimlerde halka adeta chp seçtirilmek zorunda bırakıldı.Onun dışında bakıyoruz millet neden chp yi istemiyor çünkü sazan değil ! Başta hsyk olmak üzere yargı bağımsız olacak.Hsyk nın genişlemesi milletin vekillerinin orda söz sahibi olması bile milletin bu konuda söz sahibi olmasına yetiyor.
Öncelikle tarih oku ve darbeler sonrasında kim iktidar olmuş iyi öğren. Mülletvekillerinin nasıl önümüze konduklarını ve nasıl insanlar olduklarını sen benden daha iyi bilmelisin. Güreşçi mi seçecek HSYK üyesini.

Evet şimdi mhp yi sola kaymış görüyoruz oysa mhp millet için birşeyler yapardı şimdi siyasi çıkarları düşünen bahçeli ve tayfası yavru chp görünümünde...

Bu na eminim MHP lilerin iyi bir cevabı vardır. Ayrıca BBP ile MHP nin oy oranlarını biliuyoruz hele MUhsin Bey öldükten sonra ne hala geleceği açık.
Ayrıca kimin kimin yavrusu olduğu da ortada AKP'nin en küçük yavrusu BBP :) fakat bu yavru yok olmak üzere...



Naylon değil ırkçılık olur ! Türkçülük ırkçılıktır.Bir kavmin yada ırkın başka bir ırktan üstünlüğü yoktur üstünlük takvadadır.Irkçılık lanetlenmiştir dolayısıyla Türkçülük diye birşeylerin peşinden gitmek lanetlenmişliktir!

İnsanın kendi köklerine sahip çıkmasını bu kadar aşağılaman hiç hoş değil. Bende sana ümmetçiliğini aşağılayan bir sürü laf yazabilirim..
İslamiyet öncesi Türk insanın geçmişi İslamiyet sonrasından daha uzundur ve bize has özelliklerinin asıl dayandığı dönemdir.
İslamiyet adı altında Türk insanın ciğerine işletilen Arap kültürünü istemeyenleri saygı ile selamlıyorum.

35gürün58
02.09.2010, 12:31
"Artık Hanefi Avcı'dan Öncesi ve Sonrası Vardır" / BANU AVAR



Hanefi Avcı ve kitabı bir işaret fişeğidir!

Eskişehir emniyet müdürünün açıklamaları, Türk milleti, yedi düvelce dayatılan bir referandum’un önünde diz çöktürülmüşken, gündeme düşmüştür.

‘Haliç’de Yaşayan Simonlar. Dün Devlet Bugün Cemaat’ adlı kitaptaki açıklamalar, gidişata ‘DUR’ emridir. Yazarı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin halen görevde olan bir emniyet müdürüdür.

Kitap, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tüm kurumlarına gizli bir örgütün sızdığını belgelemektedir. Bir suç duyurusudur!

BU KİTAPTAKİ AÇIKLAMALAR, BU HÜKÜMETİN İSTİFASINI GEREKTİRİR..

Hanefi Avcı’nın kitabında yaptığı açıklamalar eski istihbaratçı Mahir Kaynak’ın söylemiyle Türkiye Cumhuriyeti devletinin ‘KARŞI HAMLESİ’dir.

Emekli MİT görevlisi Kaynak, ‘…kitabın yayınlanmasını bir karşı hamlenin ilk adımı sayıyorum. Bundan sonra kitapta ileri sürülen iddiaları destekleyecek birçok yeni verilerle karşılaşacağımızı ve buna başka güç odaklarının da destek vereceğini düşünüyorum. ‘ diyor. (Star gazetesi 22.8.2010)

Kitapta, 3 yıldır aralıksız sürdürülen bir hukuk skandalının en yetkin ağızdan deşifresi yapılmıştır. Bir emniyet müdürü, ‘Olay bir örgütün, cemaatin devlet içerisindeki elemanları vasıtasıyla yürüttüğü örgütsel bir faaliyettir, karşımızdaki kişiler polis, hâkim ve savcı değil, örgütün / cemaatin elemanlarıdır. Devletin hukukunu değil, cemaatin talimatlarını yerine getirmektedirler. İstanbul, Ankara, Erzurum ve İzmir’deki bazı özel yetkili savcılar ile bu iller dışındaki bazı polis birimleri arasında illegal bir ilişkinin varlığı açıkça gözükmektedir.’ demektedir.

Özel yetkili mahkemelerin tüm hâkim ve savcılarının derhal emsali hâkim ve savcılarla değiştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde cemaate muhalif olan hiç kimsenin özgürlüğü ve hayatının güvencede olmadığını söylemektedir!

Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı:

‘Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan Fethullah Gülen cemaatidir, onlardan bilgi alan da, onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır. Tarafsız basın mensubu, devletin polisi, savcısı numarasını artık kimse yutmasın, bu işler Emniyet ya da hukuk adına yapılmıyor, cemaatin planı ve programı doğrultusunda cemaatin talimatı ile gerçekleştiriliyor.’ demektedir.

Türkiye’de adaletin uzun zamandır çürümekte olduğunu, ama bu süreçte yok edildiğini belgelemekte, ve eklemektedir:

‘Böyle giderse iş adaletten çıkacak ve insanlar silaha sarılacak.’

Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Bütün bu açıklananlar uzun bir süredir belli bir kesim tarafından net olarak bilinmekle birlikte, Hanefi Avcı’nın, bir emniyet müdürünün, uzun ve itibarlı bir kariyer sahibi bir güvenlik görevlisinin bu açıklamaları, Türkiye’nin her köşesinde yankılanmalı, ayrıntılarıyla bilinmelidir.

Yaygın medya 3 maymunu oynasa da bu kitabı, bu açıklamaları her Türk vatandaşının bilmesi sağlanmalıdır.

Türkiye tarihinin en tehlikeli dönemecindedir. Yedi Düvel’in önümüze sürdüğü bu referandumla ‘altın vuruş’ planlanmıştır.

Bu referandum oyunu, ABD damgalı bir cemaat ve bir terör örgütünün ASIL AMAÇLARINA ulaşmak için kullandığı bir arayoldur.

Asıl amaç, ‘Amerikan tipi islam’ ile halkın koyunlaştırılarak, başına her gelene kafa sallaması, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin küresel çetenin bir eyaleti olması, kukla Kürdistan’ın petrol ve maden havzasına kurdurulmasıdır.

Bu referandum değil, Hasan Demir’in deyişiyle FEDE/RANDUM’dur.

Türk devletleri asırlardır, binlerce oyunu BERTARAF ederek bugüne geldi.

Hanefi Avcı ve açıklamaları bir işaret fişeğidir! Bu açıklamalar ve belgeler, onun gibi her şeyi bilen ama susanlara konuşma gücü verecektir!

Ve 20 gün sonra, Türkiye’nin bekasına kastedenlere ‘HAYIR!’ denecektir.

ABD’ye ve içerdeki uzantılarına, Cemaate, PKK’ya, TESEV’e ve batının tüm sırtlanlarına İNAT!

Kimse sormamış ben sorayım ! Peki hayır deyince emeklinin yüzü gülecekmi ?
Yıllardır aynı siyaset hayır dedirtmek için şu olmayacak bu olmayacak diyorsunuzda hayır deyince yine olmayacağını söylemekten çekiniyorsunuz :D
Emeklilerle çalışanların yüzünün gülüp gülmeyeceğin yasanın aşağıda belirtilen maddelerin incelersen anlarsın sevgili kardeşim...Toprağım....
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN İÇERİĞİNİ TAM OLARAK BİLİYOR MUYUZ....? YADA MİLLETİMİZİN VE DEVLETİMİZİN LEHİNE Mİ/ALEYHİNE Mİ....?

Lehimize gözüken bir kaç maddeyle neleri kaybedeceğimizi biliyor muyuz...?

Mecliste yasa tasarısı eğer yasalaşırsa pek çok hakkımızı kaybedeceğiz (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) 5510 sayılı bekleyen şu anda.

Sağlık ve sosyal güvenlik haklarımızda oluşacak kayıplardan bazıları şöyle:

- Zaten kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşı hem kadınlar, hem de erkekler için 65'e çıkarılacak. (Madde 28)

- Emekliliğe hak kazanabilmek için yakın zamanda 5.000 'den 7,000 güne çıkarılan prim ödeme zorunluluğu 9,000 gün prime çıkacak. (Madde 27)

- Emekli maaşları% 23 ila% 33 arasında düşürülecek.(Madde 29)

-Yıpranma hakkı gasp edilecek

-Aylık geliri 1390,6 YTL'den fazla olan bütün vatandaşlar her ay 73 ila 475 YTLGenel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda kalacak. (Madde 88)

- Sadece ayakta tedavi olununca değil; hastalık, kaza, ameliyat gibi nedenlerle hastaneye yatmak gerekince de 'Katılım payı' adı altında bıraktı ÖDENECEK. (Madde 68)

- 'Katılım payı' Gerektiğinde beş Katına kadar arttırılacak. (Madde 68)

-Bütün Sağlık Hizmetleri Paralı olacak.

- Sağlık hizmeti alabilmek için bu Ülkenin VATANDAŞI olmak, üstelik vergi ödemek, dahası Genel Sağlık Sigortası primi yatırmak, hatta bir de 'katılım payı' ödemek yetmeyecek. Şimdi bir de'ilave ücret'adı altında para ödemek gerekecek. (Geçici Madde 5)

- Bütün dünyada anne sütünün önemi yeniden anlaşılır ve emzirme teşvik edilirken Türkiye'de "sigortalının çocuğuna bir ay anne sütü yeter 'mantığı geçerli olacak. Daha önce doğum yapan sigortalılara 6 ay süreyle verilmesi öngörülen altı emzirme yardımı bir aya düşürülecek.

- Hastalanan sigortalılara verilen iş görememezlik ödeneği % 16 azalacak. (Madde 18, 19, 80)

- Emekli Bağ-Kur'lularının maaşından10 yıl süreyle % 10 oranında Genel < STRONG>Sağlık Sigortası primi kesilecek. (Madde 88)

- Primini ödeyemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacak, Hastane kapılarından geri dönecek. (Madde 88, 89, 90)

- Primini ödeyemeyen çiftçilerin pamuğuna buğdayına, üzümüne tütününe el konulacak.. (Madde 87)
Av.Seval Şevik

OSMAN ECE
02.09.2010, 12:31
abir can kardeşim sizde sivaslısınız sivas belediyesi 1965 lerden beri hep
C.H.P.nin elindeydi taki karamolla oğlu belediye başkanı seçilene kadar
yaşının kaç olduğunu bilmiyorum bunu babanlara bir sor şuan sivas paris oldu
CHP 40 yıl ne yapmış sivas için söylermisin BELEDİYECİLİKTE CHP NİN tutulacak hiç bir
yanı yok neresinden tutsan eline is bulaşır ne övülecek bir tarafı var nede tutulacak

ÖnceVatan_58
02.09.2010, 12:39
Kimse sormamış ben sorayım ! Peki hayır deyince emeklinin yüzü gülecekmi ?
Yıllardır aynı siyaset hayır dedirtmek için şu olmayacak bu olmayacak diyorsunuzda hayır deyince yine olmayacağını söylemekten çekiniyorsunuz :D

Baştan sona kandırmaca üzerine bir siyasi strateji izleniyor. Asıl temel amaç tek adam yönetimidir. Bugün tüm kurumlara, medyaya bakın. Son iki yıldır medyada Cumhuriyet Gazetesi hariç tüm genel yayın yönetmenleri değiştirildi. Gazetelerin birinci sayfasında başbakanın izni dışında bir haber verilemiyorsa hangi demokrasiden söz ediyorsun? Çıkan anketlere bakıyorsunuz hepsi bir merkezden yönetiliyor. Bu nasıl bir iştir ki anketlerde 10 gün içinde yüzde 10’luk oynamalar oluyor? Türkiye’nin kendi içinde yaşadığı gerçekler ortadayken demokrasi şovu yaparak, demokrasiyi rafa kaldırmak isteyenlerin referandumda ‘evet’ çıkacağını söyleyenlerin hiçbir samimiyeti yoktur.

Tek adamın diktatoryasına Türk halkının geçit vermeyeceğini düşünüyorum. O nedenle ‘evet’ ihtimalini düşünmüyorum, ‘hayır’ çıkacağına inanıyorum.

engineer58
02.09.2010, 12:40
Sizin bu yaptığınız Çankaya sakinlerine bence saygısızlıktır, ve yağdanlık medyasının saptırması ve Gökçek propogandasından başka birşey değildir, O sizin bakış açınız, dediğniz gibi öyle birşey olsa Çankaya sakinleri aptalmı da her dönem aynı partinin gösterdiği başkanı seçecek :)

Çankayada oturan birisi olarak saygısızlık olarak algılamıyorum bunu herkes bilir zaten,Çankaya sakinleri aptalmı her dönem aynı partinin gösterdiği başkanı seçecek sorusunuda yorumsuz bırakıyorum.Normal şartlarda Çankaya daha ileride olması gerekirken malesef bir keçiörenden çok ama çok geride,bunu görmek için kendini zorlamaya gerek yok çok basit görebiliyosun zaten...

ŞAHBEY
02.09.2010, 12:44
benim yaptığım neden saygısızlık ben sizin gibi onlara aptallarmı diye sormuyorum şimdi söyleyim evet aptallar çünkü herne olursa olsun hizmet istemiyorlar her defasında gidip chpli ye oy veriyor hizmet istemiyorlar şu anda çankaya çok ilkel bir ilçe konumunda ben hoşderede oturuyorum vadiden başka oturacak bir parkı bile yok onuda büyük şehir yaptı siz beğenmesenizde AKP belediyeleri insanına değer verip çalışıyor KARDEŞİM BEN BANA HİZMET GETİRENİ DESTEKLERİM bu kardar ÜLKEMİ ileri taşıyacak her projeye destek olurum VESSELAM

KAOS
02.09.2010, 12:52
abir can kardeşim sizde sivaslısınız sivas belediyesi 1965 lerden beri hep
C.H.P.nin elindeydi taki karamolla oğlu belediye başkanı seçilene kadar
yaşının kaç olduğunu bilmiyorum bunu babanlara bir sor şuan sivas paris oldu
CHP 40 yıl ne yapmış sivas için söylermisin BELEDİYECİLİKTE CHP NİN tutulacak hiç bir
yanı yok neresinden tutsan eline is bulaşır ne övülecek bir tarafı var nede tutulacak

OOO orda dur..
Sivasın küçülmesi Temel Karamollaoğlu döneminde başlar.
Bana Temel demeyin, adamlarına rant sağlamak için baba evimi yarısından yola götüren (her ne hikmetse yol genişlemesi gelip gelip bizim evde son bulmuştu) adamdan bahsetmeyin.
Bide onun elinden diplomamı almıştım. O güne lanet ediyorum. Rahmetli babamın baba ocağı önünde evi yıkılırken ki göz yaşlarının acısı inşallah bir tarafından çıkar, rezil adam...

Bu arada ben Sivas'da yaşıyorum ama Paris göremiyorum, yokluk, işsizlik, düzensizlik, karmaşa, elimizden giden bir sürü şey, borç içinde yüzen belediye..
Sen bu formu okumuyor musun?
Her gün geçmiyor ki Sivas'ın kaybettiği, küçüldüğü bilgisini okumayalım, en çok göç veren şehir
Demek ki Paris'den anlamıyorlar...
Ya da sen Sivas'da yaşamıyorsun..

ÖnceVatan_58
02.09.2010, 12:57
Çankayada oturan birisi olarak saygısızlık olarak algılamıyorum bunu herkes bilir zaten,Çankaya sakinleri aptalmı her dönem aynı partinin gösterdiği başkanı seçecek sorusunuda yorumsuz bırakıyorum.Normal şartlarda Çankaya daha ileride olması gerekirken malesef bir keçiörenden çok ama çok geride,bunu görmek için kendini zorlamaya gerek yok çok basit görebiliyosun zaten...

başkanınızın her döneminde ödemelerde muslukları kendi parti belediyelerine akıtıp, bin dereden su getittirip işi yokuşa sürüp diğerlerine damla damla verirse bu normaldir.
Bunu da göz önünde bulundurup objektif bir gözle bakmanızı salık veririm.

ŞAHBEY
02.09.2010, 12:58
arkadaşlar hangi parti olursa olsun eğerki hizmet getirecekse destekleyelim ama getirmemişse bununda hesabını sormalıyız. yoksa çooooook geri kalırız şu partizanlığı bırakıp akıllıca davranma zamanı gelmiştir .konunun başlığına dönersek şimdi oyum EVET sonrasınıda seçimlerde düşünürüm

engineer58
02.09.2010, 13:05
başkanınızın her döneminde ödemelerde muslukları kendi parti belediyelerine akıtıp, bin dereden su getittirip işi yokuşa sürüp diğerlerine damla damla verirse bu normaldir.
Bunu da göz önünde bulundurup objektif bir gözle bakmanızı salık veririm.

Başkanınız demişsin Melih Gökçeğe 1 oy dahi vermedim vermemde bilip bilmeden sallamayınız,objektif gözle diyosunuz çankaya belediyesini herkes bilir siz neye dayanarak savunuyosunuz şaşırdım açıkçası,objektiflik bu olsa gerek! Mesleğim gereği çankaya belediyesinin icraatlarını! yakınen takip ediyorum, konut projesi rüşveti 600 tl büyük projeler 1500 tl gibi rüşvet levhası oluşturan ilk ve tek belediyedir mesela:) Ayrıca çalışanlarının etnik kimliklerinin nasılsa hep aynı yerden gelmesi,gelen paraları nerelere harcadıkları hepsi bilinir zaten , neyse gerçi konu aslında bu değil onun için fazla uzatmak istemiyorum,Kal sağlıcakla

OSMAN ECE
02.09.2010, 13:07
OOO orda dur..
Sivasın küçülmesi Temel Karamollaoğlu döneminde başlar.
Bana Temel demeyin, adamlarına rant sağlamak için baba evimi yarısından yola götüren (her ne hikmetse yol genişlemesi gelip gelip bizim evde son bulmuştu) adamdan bahsetmeyin.
Bide onun elinden diplomamı almıştım. O güne lanet ediyorum. Rahmetli babamın baba ocağı önünde evi yıkılırken ki göz yaşlarının acısı inşallah bir tarafından çıkar, rezil adam...

Bu arada ben Sivas'da yaşıyorum ama Paris göremiyorum, yokluk, işsizlik, düzensizlik, karmaşa, elimizden giden bir sürü şey, borç içinde yüzen belediye..
Sen bu formu okumuyor musun?
Her gün geçmiyor ki Sivas'ın kaybettiği, küçüldüğü bilgisini okumayalım, en çok göç veren şehir
Demek ki Paris'den anlamıyorlar...
Ya da sen Sivas'da yaşamıyorsun..

ben 25 senedir dışardayım ama her yıl gelir bir kaç gün kalırım
olanı biteni görmek için sivasta yaşamama gerek yok her şey ortada
gönül isterki daha güzel olsun her genç kendi memleketinde iş aş bulur
size göç vermesi hakkında katılıyorum evet en çok göç veren sivas
bunun belediyeyle alakası yok ben sadece belediye dedim hükümet ve şu
ikdidar bu ikdidar demedim sevgi ve saygılar herkese

ŞAHBEY
02.09.2010, 13:08
Sevgili gürün kardeşim hanifi avcıyı öven banu yazılarını koyacağına şu anda KOM un başında hemeriniz var 5 senedir orada bir zahmet bakın sesiz sedasız reklam yapmadan neler yapmış kıyaslayın avcı efendi enerji operesyonu yapmış sanıklar mahkemede serbes kalmış okuyun araştırın insanlara çamur atmak kolay lafa bakılmaz aynası iştir kişinin .avcı beyin mutlaka bir püsürüğü varki gündem değiştiriyor

ÖnceVatan_58
02.09.2010, 13:19
Başkanınız demişsin Melih Gökçeğe 1 oy dahi vermedim vermemde bilip bilmeden sallamayınız,objektif gözle diyosunuz çankaya belediyesini herkes bilir siz neye dayanarak savunuyosunuz şaşırdım açıkçası,objektiflik bu olsa gerek! Mesleğim gereği çankaya belediyesinin icraatlarını! yakınen takip ediyorum, konut projesi rüşveti 600 tl büyük projeler 1500 tl gibi rüşvet levhası oluşturan ilk ve tek belediyedir mesela:) Ayrıca çalışanlarının etnik kimliklerinin nasılsa hep aynı yerden gelmesi,gelen paraları nerelere harcadıkları hepsi bilinir zaten , neyse gerçi konu aslında bu değil onun için fazla uzatmak istemiyorum,Kal sağlıcakla

Bu direk size yönelik değil üzerinize alınmanıza gerek yok gökçeğe oy veremdim diyorsunuz ama oy verenden daha çok savunmaya geçmişiniz:)
Belediye denince akla gelen ilk şey mutlaka yolsuzluk vardır yiyolardır inancı hakim olan ülkemizde bu tür söylemlerde normaldir.
Şayet dediiğiniz boyutta varsa yolsuzluklar, herşey ortada bir dahaki seçimlerde yaklaşıyor vatandaş görevini yapar o konuda siz rahat olun.
Haklısınız konu nerden nereye geldi kendimizi bir anda başkentte bulduk.:)

Selametle

Kasım Öktem
02.09.2010, 14:52
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Evlaadım ben niyetliyim neden çay uzatıyorsun :D

Çankayada oturan birisi olarak saygısızlık olarak algılamıyorum bunu herkes bilir zaten,Çankaya sakinleri aptalmı her dönem aynı partinin gösterdiği başkanı seçecek sorusunuda yorumsuz bırakıyorum.Normal şartlarda Çankaya daha ileride olması gerekirken malesef bir keçiörenden çok ama çok geride,bunu görmek için kendini zorlamaya gerek yok çok basit görebiliyosun zaten...

Ben de Çankaya'da oturuyorum da belediye normal çalışıyor.
Sivas belediyesi nasıl çalışıyorsa onlar da öyle çalışıyor.
Yeni park bahçe falan yapmıyor. Önceden yapmışlar sağlam yapmışlar duruyor.
Seyranbağları tarfı öyle diğer yerleri bilemem..

Önceki başkan hakkında yolsuzluk iddiaları vardı. Parti aynı oluyor ama adaylar değişiyor. Bülent Tanık çalışkan birisine benziyor ama diğer bölgelerde nasıl çalılşıyor bilmiyorum.

Ankara demişken Gökçek'e girelim mi yoksa dusun mu :D

arbase
02.09.2010, 15:32
BİN SEFER EVET EVET EVET ? 1967 SİVAS KAPALI CEZA EVİNDE TINAKLARIM SÖKÜLDU
SUÇ ? YOK YOK YOK BİR SİLAHLI ÇATIŞMANIN ARASINDA KALDIM SUÇLULAR KAÇTI BENİ
YAKALADILAR YEMİNLERT EDERİM SİZE BÜTÜN SUÇUM BUDUR
1971 SAKARYA CEZA EVİ FALAKIYA YATIRDILAR PENSE GELDİ TIRNAK ARIYOR SÖKECEK
BULAMADI ÇÜNKÜ SÖKÜLEN TINAKLARIM HENÜZ ÇIKMAMIŞTI
90 KİLOLUK GARDIYAN SNİRLENDİ AYAKLARIMIN ALTIN BAŞLADI VURMAYA
VE YORULDU KENDİNE BİR KAHVE SÖYLEDİ GÖĞÜSÜMÜN ÜSTÜNE OTURDU KAHVESİNİ
İÇTİ KALKIP YİNE BAŞLADI KISACA HİÇ SUÇSUZ 9 KÜRÜR SENE İŞGENCE GÖRDÜM HAYATIM SÖNDÜ KİMSEDEN DAVACI OLAMADIM BİN SEFER EVET DİYORUM
GEÇTE OLSA BİR BAŞBAKANIN AKLINA DÜŞÜP YILLAR ÖNCE YAPILAN İŞGENCELERİN
HATIRLANMASI BİLE YETER


arkadasim her turlu pasayi içeri attilar da 12 eylulculere mi guçleri yetmiyor bence milleti kekliyorlar hesap vereceklerse onca dokunulmazliklari birakip ilk kendileri hesap versinler ben de ulkucuyum ama bin tane oyum olsa bir tanesini bu haydutlara vermem

engineer58
02.09.2010, 16:20
Evlaadım ben niyetliyim neden çay uzatıyorsun :D



Ben de Çankaya'da oturuyorum da belediye normal çalışıyor.
Sivas belediyesi nasıl çalışıyorsa onlar da öyle çalışıyor.
Yeni park bahçe falan yapmıyor. Önceden yapmışlar sağlam yapmışlar duruyor.
Seyranbağları tarfı öyle diğer yerleri bilemem..

Önceki başkan hakkında yolsuzluk iddiaları vardı. Parti aynı oluyor ama adaylar değişiyor. Bülent Tanık çalışkan birisine benziyor ama diğer bölgelerde nasıl çalılşıyor bilmiyorum.

Ankara demişken Gökçek'e girelim mi yoksa dusun mu :D

Çok komiksiniz ya valla,ne alaka Gökçek ilk yazımdada yazdım Gökçeği zerre kadar sevmem sadece Çankaya belediyesinin içini bildiğim için anlatıyorum sadece Çankaya belediyesinide Sivas belediyesiyle karşılaştırmak daha bi garip zaten,Neyse ak kara ne olursa olsun savunmaya devam edin,ben söylüyorum Gökçekte yolsuzluk yapıyosa gözümde aynı diğeride sabit fikirli olmamak lazım...

abircan
02.09.2010, 16:25
Neden HAYIR ?




Pek çok benzeri dolaşımda. Galiba bu, en kapsamlı olanlardan.

Anlayan, aldıran, algılayan, ayıplayan ne kadar ?



Okuyalım ve herkese iletelim !!!

Benim için değil ÜLKEMİZ için...

(yeter artık ülke elden gitti, gidiyor)

Niçin mi?

- Dokunulmazlık kaldırılacacak denip kaldırılmadığı için

- Çiftçiye Ananı'da al git dendiği için

- İşçiye, memura 3 çocuk yapın deyip kendi oğlunu amerika da okuttuğu için

- Dışişleri konutunda Bebek katili aşığı zana ile görüştüğü için

- Demokrasi deyip Faşizmi getireceği için

- Oy almak için rüşvet dağıttığı için

- Şehitlerimize kelle dediği için

- Bebek katiline Sayın denildiği için

- Oğlunu Askere göndermeyip çürük raporu aldığı için

- Ya Müslüman olacaksın yada laik dediği için

- Kemalizme karşı olduğu için

- Şehit ailelerin feryatlarına yaygara dendiği için

- 400 milyar dolar dış borç için

- Peşkeş çekilerek özelleştirilen kurumlar için

- Irak'ta onca sivil Müslümanın ölümü üzerinden hesaplar yapıldığı için

- Atatürk İnkilapları nı anayasadan çıkarılacağı için

- Amerikan emperyalizmine boyun eğdiği için

- Müslüman inançlarıyla oynadıkları için

- Türk askerinin kafasına çuval geçirildiği için

- İslami holdinglerle bir olup insanları kandırdıkları için

- Bursla okuyan lider çocuğuna gemicik alındığı, vatandaşın çocuğuna 65 yaş emeklilik getrildiği için

- Gecesi 20000$ Otellerde kaldıkları için

- Yök başkanına %30, emekli vatandaşa %2 zam için



İŞTE AKP NİN CANINI SIKAN

7.000.000 KİŞİYE GİDEN MAİL
Bir süreden beri internette mail gruplarında dolaşan bir mail var.

İçeriğine baktığınızda bir takım bilgilerin toplandığı ve bunların "ilkler" diye sunulmasından ibaret.

AKP Genel Merkezi' nin canını oldukça sıkan bu maili bugüne kadar

tam 7 milyon internet kullanıcısı okumuş.

Yahoo ve Gmail mail gruplarında şu sıra en popüler içeriklerden birisini bu mail oluşturuyor.

*İşte AK Parti' nin canını çok sıkan o mail:

Türkiye' deki icraatlarının unutulmaması ve bakar körlerin gak guk etmemesi için

Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP' nin

Türk siyaset tarihindeki bazı ilklerini hatırlatmakta yarar görüyorum.


*1- İlk defa bir Başbakan " Tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz " dedi
*2- İlk defa ekonomi büyürken işsizlik arttı.
*3- İlk defa cari açık verilirken döviz kuru arttı.
*4- İlk defa bir Başbakan zam isteyen memura " İMF' yi ikna edin " dedi.
*5- İlk kez ithalat 100 milyar doları aştı.
*6- İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapıldı
*7- İlk kez Yunan kilise bankası Türkiye' de banka satın aldı.
*8- İlk defa domuz, kesimlik hayvanlar arasına alındı
*9- İlk defa düşük faizli dış borç, yüksek faizli iç borç ile ödendi.
*10- İlk defa bir Başbakan ve Dışişleri Bakanı, islâmiyeti yok etmeye yemin eden bir Papa' nın heykeli önünde fotoğraf çektirdi.
*11- İlk def a bir Başbakan " Toprak satılıyorsa alıp götürmüyorlar ya " dedi.
*12- İlk defa bir cami kiliseye çevrildi.
*13- İlk defa kilise ve havralar imar planında yer aldı.
*14- İlk defa bir Başbakan Yahudi düşünce kuruluşundan " Üstün Cesaret Ödülü " aldı.
*15- İlk defa Türk askerinin başına ABD güçlerince çuval geçirildi.
*16- İlk defa bir Başbakan " bir dönem dini kullandık " dedi.
*17- İlk defa petrol kanunu ile yabancılara 50 yıllık imtiyaz verildi.
*18- İlk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanındı.
*19- İlk defa iletişim sektörünün tamamı yabancıların eline geçti.
*20- İlk defa tezkere ret edilmesine rağmen Dış İşleri Bakanlığı genelgesi ile silahlar Türkiye üzerinden geçti.
*21- İlk defa bir Başbakan İslâm dünyasının sınırlarını değiştirecek BOP' un eş başkanı oldu.
*22- İlk defa bir Başbakan Müslüman topraklarını işgal eden ABD askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua ettiğini açıkladı.
*23- İlk kez İsrailli bir işad amına çok gizli bir şekilde 800 milyon dolar kaynak aktarıldı.
*24- İlk defa bir Başbakan yapılan ihalede önce uçak istedi ama sonra Mercedes' e razı oldu.
*25- İlk defa fındık üreticileri en büyük mitingi yaptı.
*26- İlk defa bir Başbakan Türkiye' yi pazarladığını açıkça itiraf etti.
*27- İlk defa tarımsal üretimde dış ticaret açığı ortaya çıktı.
*28- İlk defa bir Başbakan çiftçilere " Gözünü toprak doyursun " dedi.
*29- İlk defa kap kaç diye bir sektör ortaya çıktı.
*30- İlk defa zina suç olmaktan çıktı.
*31- İlk defa bir Başbakan en fazla yurt dışı gezisi yaptı.
*32- İlk defa bir Başbakan " Borç yiğidin kamçısıdır " diyerek borçlanmayı bir başarı olarak gösterdi.
*33- İlk defa enflasyon % 10 artarken pancar fiyatları 99 kuruştan 88 kuruşa indi.
*34- İlk defa çiftçi ve emekliden vergi alınması sözü verildi.
*35- İlk defa bir Başbakan Danışmanı Amerikalılara Başbakan için " Bu adamı kullanın, onu rogara süpürmeyin " dedi.
*36- İlk d efa GSMH artarken KDV tahsilâtı yerinde saydı.
*37- İlk defa bir Başbakan TMSF katkısıyla bu kadar çok TV ve gazete yönlendirdi.
*38- İlk defa Türkiye Cumhuriyeti' nin Cumhurbaşkanı misafir olarak gelen bir kralın ayağına gitti. Hem de 10 Kasım günü...
*39- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ÇİFTÇİYE " ANANIDA AL GİT " DEDİ...
*40- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ŞEHİD ZİYARETTİNDE " ASKERLİK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR " DEDİ
*41- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN 300 METRELİK GEMİYE GEMİCİK DEDİ.
*42- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ..... GAZETELERİNİ OKUMAYIN TELEVİZYONLARINI AÇMAYIN DEDİ.
*43- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEN İNSANLARI DİNSİZLİKLE SUÇLADI.
*44- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN İÇİN CUMHURİYET MİTİNGLERİ YAPILDI.
*45- İLK DEFA BİR HALK KENDİ LÂİKLİĞİNDEN VE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN KORKTU...
*46- İLK DEFA ATAMI ANLIYORUM.

Bu hızla Tayyip Erdoğan bu dönemde ülkemizde ki her şeyi özelleştirmiş olacak...
İş bu ya özelleştirmeye ve satmaya kafayı takmış olan başbakanımız en sonund a kendisini özelleştirir mi?

*- Türk Telekom, Arap' ın.
*- Telsim İngiliz' in.
*- Kuşadası Limanı İsrailli' nin.
*- İzmir Limanı Hong Konglu' nun...
*- Araç muayene işi Alman' ın.
*- Başak Sigorta Fransız' ın.
*- Adabank Kuveytli' nin.
*- İETT Garajı Dubaili' nin.
*- Avea Lübnanlı' nın.
*- Petkim? Ermeni' nin. ( Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bir çıkardık Ermeni...)
*- Rakı, Amerikalı' nın.
*- Finansbank Yunanlı' nın...
*- Oyakbank Hollandalı' nın.
*- Denizbank Belçikalı' nın.
*- Türkiye Finans Kuveytli' nin.
*- TEB Fransız'ın.
*- Cbank İsrailli' nin.
*- MNG Bank Lübnanlı' nın.
*- Alternatif Bank Yunanlı' nın.
*- Dışbank Hollandalı' nın.
*- Şekerbank Kazak' ın.
*- Yapı Kredi' nin yarısı İtalyan' ın.
*- Turkcell' in yarısı Finli' nin Rus' un.
*- Beymen' in yarısı Amerikalı' nın.
*- Enerjisa' nın yarısı Avusturyalı' nın.
*- Garanti' nin yarısı Amerikalı' nın.
*- Eczacıbaşı İlaç, Çek' in.
*- İz ocam, Fransız' ın.
*- TGRT ( Fox ) Amerikalı' nın.
*- Demirdöküm Alman' ın.
*- Döktaş Fransız' ın.
*- Süper FM Kanadalı' nın.

Hepsi TÜRK' tü bir zamanlar... sadece 5.5 yıl önce. (yani AKP hükümetinden önce)


AYDIN İNSAN ARAŞTIRIR, YARGILAR VE SONUCA VARIR.


CAHİL, YOBAZ; DUYAR, GÖRÜR VE HÜKME VARIR.

****************************** ***************************
100 kişi, listesindeki 10 kişiye davet gönderse 1.000 kişi yapar
1.000 kişi, listesindeki 10 kişiye gönderse davet 10.000 kişi yapar
10.000 kişi, listesindeki 10 kişiye davet yollasa 100.000 kişi yapar

35gürün58
02.09.2010, 16:45
Sevgili gürün kardeşim hanifi avcıyı öven banu yazılarını koyacağına şu anda KOM un başında hemeriniz var 5 senedir orada bir zahmet bakın sesiz sedasız reklam yapmadan neler yapmış kıyaslayın avcı efendi enerji operesyonu yapmış sanıklar mahkemede serbes kalmış okuyun araştırın insanlara çamur atmak kolay lafa bakılmaz aynası iştir kişinin .avcı beyin mutlaka bir püsürüğü varki gündem değiştiriyor
Sevgili Şahbey,
''Avcı beyin mutlaka bir püsürüğü VARKİ gündem değiştiriyor''
Bu ifadenizle varsayım üzerine varki diyorsunuz eğer olaylara böyle bakıyorsanız
bu neden evet fikrinde olduğunuz hakkında zaten bana fikir veriyor.
Oysa ben şu an o kitabı okuyorum 200. sayfaya kadar geldim inceliyorum.
Ve avcının kaleme aldığı her konunun delili olduğunu ifade ettiğini biliyorum, üstelik önlem alınması ,gereğini yapılması için bir yıl önceden İçişleri bakanlığına,adalet bakanlığına belgeleri ile başvurduğunu ve bugüne kadar bir işlem yapılmadığını maalesef görüyoruz.
Hele Çalışma hayatı başarılarla dolu bir insanın üstelik emekli iken değil çalışırken ülkesi için hayatını dahi tehlikeye atarak bu ifşaatta bulunması kafanızda soru işareti, sevdiğinize inandığım ülkeniz için bir soru işareti yaratmıyormu.? Toprağım.......Banu avar ın kim olduğunuda iyi araştırırsanız sevinirim.
Sevgi ve Saygılarımla

ŞAHBEY
02.09.2010, 17:55
Gürün kardeşim banu avarın kim olduğunu nerelerde yazdığını hangi kitapları yazmış şimdi ne yapar bir tıkla hepsini okudum ne oldu şimdi bir yazar...gelelim o malum kişiye eğerki hayatını yazmış olsaydı güzel taktir toplardı ama ekmeğini yediği teşkilata çamur atması yanlış birilerini suçlayıp sonrada görevden ayrılması sizce ne demek oturmuş nedim şenerle yazmışlar yada akıl hocalarıyla karar vermişler kendini garantiye almıştır merak etmeyin yaş yere yatacak adam gibi görünmüyor zaman neler gösterir bakalım bekleyip göreceğiz SLM

ha bu arada okumayı seven biri olduğunuzu anlıyorum ŞAMİL TAYYAR ıda okumanızı tavsiye ederim

Dilsad Hatun
02.09.2010, 19:09
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

:rolleyes:

Komik .....

OSMAN ECE
02.09.2010, 19:24
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

:rolleyes:

Komik .....

HABERLERİ İZLERKEN OKUDUM ŞOK OLDUM BÖYLE BİR KALP KİRLİLİĞİ OLAMAZ
RESMEN REZALET O YAZILARI ORAYA ASANA YAZIKLAR OLSUN

Salim58
02.09.2010, 19:52
Kılıçtaroğluda ne yaptığını bilmiyor.Bir mitigde başörtüsünü kaldıracağız diyor fakat geçmişte gördükkü dosyaları hazırlayıp mahkemeye koştular.

Başka bir mitigde genel aftan bahsediyor buda olmayacak birşey.Şehit ailelerinin içini yakıyor farkında değil.

Sonra dönüp Ankaraya geliyor Önder Sav Abisi yanlış yaptın diyor,Kılıçtaroğluda çarpıttınız beni yanlış anladınız diyor.Peki hangisi doğru tabiki hepside yalan....

Kasım Öktem
02.09.2010, 20:18
Çok komiksiniz ya valla,ne alaka Gökçek ilk yazımdada yazdım Gökçeği zerre kadar sevmem sadece Çankaya belediyesinin içini bildiğim için anlatıyorum sadece Çankaya belediyesinide Sivas belediyesiyle karşılaştırmak daha bi garip zaten,Neyse ak kara ne olursa olsun savunmaya devam edin,ben söylüyorum Gökçekte yolsuzluk yapıyosa gözümde aynı diğeride sabit fikirli olmamak lazım...

Niye?
Çankaya Ankara'da değil mi?
Gökçek de Ankara Bşb Başkanı.
Size oyunuzu Gökçek'e verdiniz demedim.
Ankara'da yaşıyorsanız Çankaya Belediyesi'nin yanında Ankara Bş. Belediyesi'nden de bahsetmeniz gerektiğini düşündüm.

Çankaya Belediyesini neden hala CHP kazanıyor? sorusuna cevap arayanlar
Ankara Bş Belediyesini neden hala AKP kazanıyor? sorusunda sorunun cevabını bulabilirler ..

Neyse Gökçek'e fazla girmeyelim çıkamayız :)
Bize ne faydası oldu:
Ankaragücü'nün başına oğlunu getirerek
Belediye'nin kulübü Ankaraspor'un Süperlig'den düşmesine sebep oldu.
Sivassporumuz'un ligde kalmasını sağladı :D


Sadece Sivas belediyesini örnek vererek yanlış yaptım.
Anlatmak isteğim diğer belediyeler gibi Çankaya belediyesinin de normal çalıştığıdır.
Yeni belediye başkanı yerilecek kadar kötü, övülecek kadar da iyi çalışmıyor bence..

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

:rolleyes:

Komik .....

Tepki gelince hemen kaldırdılar bu afişleri..
Kılıçdaroğlu'nun yapacağını tahmin ettiğim 2 türlü savunma var:

- Parti teşkilatımız bu afişler Genel Merkezimizn bilgisi dışında hazırlamıştır.

- Bu afişler bize ait değildir. Chpyi karalamak isteyenler partimizin adını kullanarak asmışlardır.. Partimize ait böyle bir girişim olmamıştır.

İkinci biraz uçuk oldu da muhtemelen birinciyi söyler :)
Haksız mıyız? Öyle değil mi zaten? diyeceklerini sanmıyorum...

AĞAOĞULLARI
02.09.2010, 21:48
Bu Anayasa değişikliğine evet veya hayır diyebilmek için yasanın içeriğini hukuki açıdan çok iyi incelemek gerek. Bu yasa ne getiriyor ne götürüyor ona çok iyi bakmak gerek. Tabii hukukcu gözüyle biz hukukcu değiliz . Bu arada hukukcularında kafaları çok karışık. Biri evet diyor diğeri hayır diyor bu zıt anlamlı bir sözcük .kimin ne dediği belli değil. Çünkü size göre iyi olan bana iyi olmayabilir. Şunu belirtmek isterim bu yasanın içinde evet diyebileceğim de olabilir hayır diyebileceğim de olabilir. Onun için vatandaşında kafası karışık neye evet neye hayır diyebileceğini bilmiyor. Bizim toplumumuz da bir gelenek var birinin evet dediğine diğeri hayır der itiraz eder. Şimdiye kadar Anayasa bir kaç defa değiştirildi buda değiştirilecek çünkü temel öyle başladı .
Ben evet oylarının fazla çıkacağını tahmın ediyorum az bir farkla olabilir. Çünkü iktidarın elinde bir çok imkanlar var bunları kullanıyor. Siyasi iktidar bütün kapıları halkın hizmetine açtı.Bundan nemalananlar çoğaldı halk cebine girene bakar menfaatına gelene bakar. Herkes Ekonomist veya siyaset bilimcisi değil. Bu konunun özüne de vakıf değil oyunu kullanırken vicdanı ile başbaşa kalıp evet veya hayır kısmında olan birine mührü basacak. Kadere kısmet bu mühür ya aleyhinde olacak yada lehinde olacak .
Bu hükümetin çok başarılı işleri olmuştur bunları göz ardı etmemek gerek haklının hakkını vermek gerek.Bu iktidar tarafından yapılanlar elle tutulur gözle görülür ortadadır bunlar unutulmaz. Yanlız siyasiler vatandaştan oy isterken talihsiz konuşmaları halkı incitiçi söylemleri rahatsızlık yaratıyor. Şu an seçenlerle seçilenler karşı karşıya geldi. dört siyasi parti kıran kırana yurt sathında mücadele veriyor.Gelecek genel seçim de böyle olacak şunu biliyoruz ki konunun içeriğini bilen yok . Rastgele diyerek bir bölüme mührü basacağız.
Daha çok demokrasi derken daha çok özgürlük derken hür irade öne çıkacak derken siyasilerin çeşitli yerlerde talihsiz konuşmaları halk tarafından tasvip edilmiyor. Halkın sesini dinleyen siyasiler yapıcı bir uslüple kırıcı olmadan cevap verebilirler. Çünkü milletin sesini dinleyeceksen milletten oy isteyeceksen halkın sesine kulak verilecektir. Bunun sanatcısı,sanatsızı ,köylüsü,kentlısı olmamalıdır. Halk görüş bildiriyor beğeniriz, beğenmeyiz o ayrı bir konu.Yinede
Bu anayasanın gececeği kanaatindeyim Ak parti kuvvetli . Kılıçtaroğlu CHP nin oylarını yükseltecek gibi görünmektedir. Zamanın ne getirecegi ne götüreceği hiç bilinmez bizler siyasetci değiliz. Fakat 71 yaşın verdiği bilgiye dayanarak söylüyorum gelen gideni aratır derler . Belki bir gün gelirki bu iktidar aranır olur. Yeni değişecek Anayasanın memleket ve millete hayırlı ve uğurlu olması dileğimle sevgilerimle
Ağaoğulları
2/09/ 2010.

Arif Coşkun
02.09.2010, 21:55
Araştırmalar anketler şu anda aynı dengede gibi gösteriyo, kesin şu kazanır diyemiyolar, sanırım bu 12 Eylül gününe kadar devam edecek artık, yani sonuç süpriz olacağa benziyor. Her ikiside çıkabilir. Ne çıkarsa çıksın vatana millete Hayırlı olsun.

Dilsad Hatun
02.09.2010, 22:04
HABERLERİ İZLERKEN OKUDUM ŞOK OLDUM BÖYLE BİR KALP KİRLİLİĞİ OLAMAZ
RESMEN REZALET O YAZILARI ORAYA ASANA YAZIKLAR OLSUN

Dahasi'da var Osman abi :)

Kadinlar istedikleri gibi calisamicaklarmis , ev'den cikamicaklarmis vesaire ...
Zaten Ezan sesin'den rahatsiz olanlar , göz zevkimi bozuyor diye basörtülü kadinlari toplanti salonlarindan cikaranlar'dan ne bekliyoruz ki ? Evet mi :)

Allah islah etsin.

KAOS
02.09.2010, 22:44
HABERLERİ İZLERKEN OKUDUM ŞOK OLDUM BÖYLE BİR KALP KİRLİLİĞİ OLAMAZ
RESMEN REZALET O YAZILARI ORAYA ASANA YAZIKLAR OLSUN

Bu, CHP içerisinde siyaset yaptığını sanan, ama bu haliyle halkından ebediyen uzaklaşan , rakiplerinin ekmeğine yağ süren bir kısım siyasetçi ürünü bir durum.
İstanbul'da CHP il örgütünün başına Berhan Şimşek'in getirilmesi korkunç bir hata, tam ona uygun bir siyaset. Gürsel Tekin asla böyle bir şeye izin vermezdi.
Yazık, yazık, yazık...

LaEdri
02.09.2010, 23:00
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

:rolleyes:

Komik .....

Bu afişi tek bir partili ,kimseye danışmadan astırmış olabilir.Ancak deseler ki bu afişi Kılıçdaroğlu astırdı,şaşırmam!

ÖnceVatan_58
03.09.2010, 09:29
arkadasim her turlu pasayi içeri attilar da 12 eylulculere mi guçleri yetmiyor bence milleti kekliyorlar hesap vereceklerse onca dokunulmazliklari birakip ilk kendileri hesap versinler ben de ulkucuyum ama bin tane oyum olsa bir tanesini bu haydutlara vermem

Çok güzel bir tespitte bulunmuş arkadaşımız.
Şuanki askeriyeyi hallaç pamuğu gibi atıp, didik didik ararken uyduruk tanıklarla yargılamadan içeri atıp 1-2 yıl mahkeme gününü bekletirken, 30 yıl geçmişte olan bir darbe için sivil anayasa çıkarıp yargılayacağım demek zaman aşımına uğramış bir olayı, halkın gözünün içine baka baka yalan söylüyorum demek değilmidir?
Minareye kılıf değilmidir ?
Birgün "fes düştü kel göründü" olacak elbet bu halk er geç gerçekleri anlayacaktır.

Bu yukardaki afiş olayıda, gece canlı yayında CHP il başkanı bir tv. de açık oturumdaydı, kesinlikle bu afişle partimizin bir alakası yok, bu bir provokatör olalyıdır dedi. İşte yargısız infaz buna denir yukarıdaki arkadaşlar bir şeyin aslını astarını öğrenemden hemen linç girişimi başlatıp saldırmayı alışkanlık haline getirmiş olmalılar ki aynu tutum devam ediyor.

balix
03.09.2010, 10:12
Ben olaylara hep tersinden bakarım, bizim ülkede de tersinden bakmadan bir olayın gerçeği görünmez. A.L.Şener bey iyi demiş hoş demiş, Firavunu uyarmış dinletememiş, ii de Rahmetli bir genel Başkanımız vardı, ona rağmen bi Genel Başkan daha, Sivas ta bu kadar doğru biraz tuhaf...
Yani oda doğru, bunda doğru ... Sivas kamplara bölünsün birde Sol kesimden lider çıkarsın böylece tam doğruyu bulmuş oluruz....(demokrasinin gereği ya) bu siyasi yapılanma, önceki icraatlarına girmeyeceğim Sayın Hemşehrim genel başkanın...
EVET -HAYIR ; bu meselede çok abartılıyor, hiç bir şey değişmeyecek, millet iş, aş, et bulamazken; aç karna düşünme yeteneğini hesap yeteneğini kaybetmiş. iktidarı - muhalefeti trilyonları kampanya ya ayırmış... İşi gücü bırakmışız oy avcılığı yapıyoruz, bir yıl sonrada genel seçim.. Yuh bu ülke bu kadar kaynağı neden harcar, zaten gelecek iktidarda bi şeyi değiştirmeyecek....
Ben tepkimi koyuyorum;
YAŞASIN İHTİLALLER; darbenin neyi kötü idi; Bakın ben Sivas Atatürk Lisesinde Orta bir de öğrenciydim; 1981... Her gün ekmek almak için Mehmetali Hamamının karşısında pidecide sıcak-soğuk demeden saatlerce kuyruk beklerdim; okulumuz her 2-3 günde bir kapanırdı, çünki sağcı-solcu çatışmaları vardı. Okulun camları inerdi ikide bir, Mahellemin yaşlı bakkal amcasını, oğlu sağcı diye vurdu öldürdü (baba-oğul ayrışımı) Ülke genelinde de her gün ortalama 22 kişi can vermekte idi;
Şimdi hangi geri zekalı şu hesabı yapamaz; hergün 22 kişi (1979-1982 Ortalaması) vatan evladı, haybeye can veriyor, 12 Eylül Darbe yapıldı, o günden sonra "60 kişi bir sağdan bir soldan asılmış... " iyide erenler adam darbeyi 15 Eylülde yapsaydı zaten 22*3= 66 kişi yapmazmı, zaten ölecekti, hiç değilse her gün ölümler durdu, bir yılda binlerce daha ölecekti....
Asker yönetimi kötü dedik; ekmek kuyruklarıda bitti, çünki karaborsacılar, kalpazanlar, siyasi demokrasi sahtekarları ortaya çıkmış, stok tüpler-unlar piyasaya sürülmüştü... Ülke duruldu, demokrasiye geçmek için çalışma lar yapıldı. Anayasa da millet oyuyla yapıldı... Darbe anayasası dediğimiz ANAYASA milletin %90 dan fazla oyunu aldı....
Şimdi SİVİL-DEMOKRAT anayasa bakalım %90 nın neresine yanaşacak...
Bunları düşünüpte matematik yeteneğimi dumura uğratmamak elde değil, bu nasıl demokrasi, bu nasıl darbe anayasası... Acaba 10 yıl önce bir darbe daha yapılsaydı, ayrı millet, ayrı devlet, ayrı bayrak isteyen vatansız - kansız Şeronun Milli çocuk katilleri uşakları, bu kadar ileri gidip Vatanı bölme isteğinde bulunabileceklermiydi. Şehit kanını dondurmak rağmına eylemler-söylemlerde buluna bileceklermiydi.
Bu ülkede siyasiler vatan perver -askeri - yargısı mı sadece dış güdümlü vatan düşmanı?, neden her kesimin mutlaka yanlışları olabileceği düşünülemez?....
Onun için tek kelime derim ki; YAŞASIN İHTİLALLER, kahrolsun sahte, DEMOKRASİ....

35gürün58
03.09.2010, 10:41
Mustafa Mutlu


Gözyaşınıza sahip çıkın Sayın Başbakan... Ya da BİR DAHA AĞLAMAYIN!

Tarih, 20 Temmuz 2010... Başbakan Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Otuz yılı aşkın siyaset hayatında sözü ilk kez 12 Eylül mağdurlarına getirdi ve gözyaşları içinde anlattı:

“Necdet Adalı 19 yaşında lise öğrencisiyken cinayet işlediği iddiasıyla 1977 yılında tutuklandı. Ben de o zaman bir siyasi partinin İstanbul Gençlik Kolu Başkanıydım. Kendisini arayan mahkeme reisi Necdet Adalı’nın masum olduğunu iddia etti. Ama Necdet Adalı asılarak idam edildi. O, 12 Eylül cuntasının idam ettiği ilk gençti...

12 Eylül cuntasının ölüm kararlarını nasıl verdiğini biliyorsunuz değil mi? Bir bu yandan, bir o yandan? 12 Eylülcüler asılan bir solcuyla denge kurmak için bir de sağcı idam etmek istediler. Necdet Adalı’dan birkaç saat sonra Mustafa Pehlivanoğlu darağacına yürüdü. Mustafa’dan geriye şu satırlar kaldı (Mektubu okur ve ağlar.)

Bir başka isim Erdal Eren, daha 17 yaşındayken tutuklandı. 18 yaşından küçük olmasına rağmen idam edildi. Evet; tam 30 yıl sonra yine bir 12 Eylül günü bu işkencelerle milletçe hesaplaşacağız. Bir iade-i itibar bile yapamaz mıyız? İşte bu 12 Eylül, bir iade-i itibar günü olacaktır.”

***


Ve tarih 1 Eylül 2010... İzmir İl Genel Meclisi, kentteki okullardan Kenan Evren ve 12 Eylül isimlerinin silinmesini karara bağlıyor...

İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci, Narlıdere 12 Eylül İlköğretim Okulu’nun adının, Erdal Eren İlköğretim Okulu...

Yamanlar Evrenpaşa İlköğretim Okulu’nun adının da Necdet Adalı İlköğretim Okulu olarak değiştirilmesini öneriyor...
Önerge CHP’lilerin oy çokluğu ile kabul ediliyor...
Ama...

AKP’li üyeler ret oyu kullanıyor!

Bu AKP’liler, Başbakan’ın daha kırk gün önceki sözlerinin aksine, Erdal Eren’e ve Necdet Adalı’ya iade-i itibarda bulunmayı çok görüyor!

***


Sayın Başbakan...

Kırk gün önce akıttığınız gözyaşları gerçekse; onlara sahip çıkın...

İzmir İl Genel Meclisi’ndeki AKP’li üyelerden, sözünü ettiğiniz bu “iade-i itibar”ı gerçekleştirmedikleri için hesap sorun...

Bunu yapmamanız durumunda, sadece 12 Eylül mağdurlarının referandumda “Evet” oyu vermeleri için ağladığınıza inanacağız...

Eğer öyleyse...

Bir daha da ağlamayın!

LaEdri
03.09.2010, 11:03
Önce ülkeyi darbe yapmak için zemine oturt,tüm koşulları saman altından sağla,sonra da "koşullar darbeyi gerektirir" bahanesiyle darbe yap.Bu millet artık saf değil!

ÖnceVatan_58
03.09.2010, 11:33
Yaşar Büyükanıt paşaya "Paşam sen sürekli e-muhtıra ver bize" sonrada bu ölene kadar aramızda sır kalsın, sen emekli olunca da biz sana devlet üstün madalyası veririz "altına milyonluk zırhlı araçla da ödüllendiririz" de olduğu gibi, ve sessiz İlker Başbuğ Paşayıda sesszi sedasız yolladıkları gibi :)

35gürün58
03.09.2010, 12:16
Değerli Topraklarım ,
Sevgili yiğidolar,

Referanduma az bir zaman kaldı herkes doğru yada yanlış,maddeleri bilerek veya bilmeyerek görüşlerini aktarıyor. İyide yapıyor fikir özgürlüğü çerçevesinde kimse kimseye hakaret etmeden (hafif iğneleyerek-doğal) düşüncesini ifade ediyor. Saygı duyuyorum.

Ancak Biz ne kadar birşeyler söylesekte hukukçu olmadığımız için yüzeysel
bilgilerle birşeyler söylemeye gayret sarfediyoruz.

Ülkemizin geleceği söz konusu olduğu için hiçbir yiğidonun ard niyetli düşünmediğini bilerek bu konuda partili olmayan ve yıllarca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Türkiyemizi temsilen yargıçlık yapmış değerli hukukçu
Rıza Türmen 'in aşağıdaki olaya bilimsel bakan yazısını dikkatle okuyup
vatanını seven insanlar olarak gerçekleri bilmek ve ona göre konu hakkında
güvenilir bilgiye sahip olmak hepimizin bilinçli bir insan olma amacıyla görevimiz olduğu kanaatindeyim.
Sevgi ve Saygılarımla,

Rıza Türmen
DEMOKRASİNİN PRANGALARI

03 Eylül 2010

Sn. Başbakan yargıdan şikâyetçi: “Yargı ayaklarımızda pranga. Parlamentonun %65’ine sahibiz ama prangaları çözemiyoruz” diyor. Bu nedenle referandumda “evet” denilmesini istiyor.
Pranga ağır cezalı mahkûmların ayağına takılan kalın zincir... Osmanlı döneminde bu zincirin ağırlığı, halkaları ile birlikte iki okka yüz dirhem.
Başbakan’ın yakınmalarının nedeni hukuk devleti. Bu yakınmalar gerçekte hukuk devletinin işlediğini gösteriyor. Başbakan yargıdan hoşnut olsaydı, o zaman bir sorun var demekti. Böyle kalsa, yargının kararları eleştirilebilir, yargının daha iyi işlemesi için neler yapılması gerektiği düşünülebilirdi. Ama iktidar ayağındaki prangalardan yani hukuk devletinden kurtulmak için Anayasa’yı değiştirmeye kalkınca, işin niteliği de değişiyor. Bir demokrasi ve hukuk devleti sorunu ortaya çıkıyor.
Yürütme ve yasamanın yargı tarafından denetimi, Avrupa’da yeni anayasacılık akımıyla birlikte, Almanya, İtalya, İspanya ve Portekiz’de diktatörlüklerin sona ermesiyle, bu deneyimlerin ışığında ortaya çıktı. Doğu Avrupa’da demokrasilerin kurulmasıyla yeni bir ivme kazandı. Türkiye’de ise, 1960 öncesinde iktidarın hukuk dışı, keyfi davranışlarına tepki olarak ortaya çıktı.
Günümüzde geçerli olan hukuk devleti anlayışının temel özelliği şu: Yasama, yürütme ve yargı yetkilerini anayasadan alıyorlar. İktidarı kullanma yetkisi ancak anayasaya ve hukuka uygun olduğu ölçüde meşru sayılıyor. İktidarın, hukukun sınırları içinde kalıp kalmadığına karar verecek olan ise yargı. Yargının yasama ve yürütme üzerindeki hukuksal denetimini ‘vesayet’ olarak nitelemek ve kurtulmaya çalışmak hukuk devletinin reddi anlamına geliyor.
O zaman hukuk devleti (rule of law) yerine kanun devleti (rule by law) geçiyor. Bu sistemde de, iktidarın eylemleri yasalara uygun olabilir. Ne var ki, yasalar ve anayasa iktidarı sınırlamaya değil, iktidarın amaçlarını gerçekleştirmeye hizmet eder. Bugün Çin’de, bazı Güneydoğu Asya ülkelerinde, Rusya’da görülen bu.
Montesquieu’ye göre, bireylerin özgürlüğü ancak halkı, iktidarı elinde tutanların tahakkümüne karşı korumakla sağlanabilir. “Yasaların Ruhu” adlı kitabında şöyle der: “Yargı erki yasama ve yürütmeden ayrılmazsa özgürlük olamaz... Üç erkin de tek bir kişide ya da bir organda toplanması her şeyin sonunu getirir.”
ABD Anayasası’na yol açan “The Federalist Papers”ta, çoğunluğun azınlığı ezmesine engel olmak için, iktidarın anayasa ve yargı tarafından sınırlanmasının önemine işaret edilir ve şu hususun altı çizilir: Yasaların yorumu mahkemelerin yetkisine girer.
Bu yorum yetkisidir ki, günümüzde yargıyı giderek artan bir biçimde yasamaya ortak yapmakta. Yargının yasama yetkisi artık sadece, Kelsen’in üzerinde durduğu, yasaların iptali ile sınırlı negatif bir yetki değil. Aynı zamanda, yargının yasayı uygulayıp yaşama geçirirken yaptığı yorumun yasama ve yürütme bakımından bağlayıcı olmasından kaynaklanan bir yetki. Bu nedenle, Montesquieu’nun kuvvetler ayrılığı modelinin günümüz Avrupası’nda giderek yargı lehine bozulduğu söylenebilir.
Türkiye’de ise tam tersine bir gelişme var. Yürütme, yasama ve yargının tek bir elde, yürütmede toplanması yönünde bir eğilim görüyoruz. Anayasa değişiklik paketinin doğurduğu temel kaygı bu. O nedenle anayasa paketindeki 26 madde arasında, yargıya ilişkin maddeler özel bir yer tutuyor. Çünkü bu maddeler Türkiye’nin hukuk devleti ya da kanun devleti olmasını kararlaştıracak. Çünkü bu maddelerin kabul edilmesi, Türkiye’yi tüm güçlerin tek elde toplandığı otoriter yarı demokrasiler sınıfına sokacak. Çünkü bu maddeler bireysel hak ve özgürlükleri otoriter eğilimli bir iktidar karşısında korumasız bırakacak.
Korkarım ki, iktidarın ayağındaki prangalardan kurtulmasının bedelini halk, iki okka yüz dirhem ağırlığındaki demiri ayağında taşıyarak ödeyecek. Ve yitirilen hak ve özgürlükleri anımsayarak “hasretinden prangalar eskittim” şiirini okuyacak.

LaEdri
03.09.2010, 12:45
Yaşar Büyükanıt paşaya "Paşam sen sürekli e-muhtıra ver bize" sonrada bu ölene kadar aramızda sır kalsın, sen emekli olunca da biz sana devlet üstün madalyası veririz "altına milyonluk zırhlı araçla da ödüllendiririz" de olduğu gibi, ve sessiz İlker Başbuğ Paşayıda sesszi sedasız yolladıkları gibi :)

O zamanalr "Ordu,gözbebeğimiz,Ordu'yu yıpratmayın" derken e-muhtırayı desteklerken şimdi ne olduysa komplo teorileri türemeye başladı..BAşbakan her toplantıyı açıklamak zorunda değildir,devlet sırrı denen bir kavram vardır.

ÖnceVatan_58
03.09.2010, 13:05
O zamanalr "Ordu,gözbebeğimiz,Ordu'yu yıpratmayın" derken e-muhtırayı desteklerken şimdi ne olduysa komplo teorileri türemeye başladı..BAşbakan her toplantıyı açıklamak zorunda değildir,devlet sırrı denen bir kavram vardır.

O an şaşırmıştım bu e-muhtıralara başbakan ne kadar sert cevaplar veriyor, Gece e-muhtırayı TV. lerde duyduğumda eyvahh demiştim yarın ordu görevi alıyor galiba:)
Meğersem bir danışıklı dövüşün sahneleri paylaşılıyormuş :;)

ŞAHBEY
03.09.2010, 13:20
ANAYASAYA elbette EVET diyeceğim........

altuntas58
03.09.2010, 15:51
7 yılda dolar milyarderi oları Recep Tayyip Erdoğan, ayda 9 milyar liralık Başbakanlık maaşıyla geçinemediğini söylüyor!
Peki sayın başbakan siz bu paralarla gecinemezken milyonlarca emeklinin durumunu arada sırada düşündüğünüz oldumu hiç.Düşnmediğinizi sanıyorum. Cünki eğer düşünseydiniz istanbulun en işlek yerlerindeki reklam panolarına memur ve memur emeklisine toplu sözleşme hakkı vereceğiz diyerek diğer SSK ve BAĞKUR emeklilerini reklamlarınızla dışlamazdınız.Ne diyeyim allah sizi ve yandaşlarınızı bildiği gibi yapsın sözde bizi avrupa birliğine sokmaya uğraşıyorlar avrupa birliğine girmemiz için önce vatandaşının gelir düzeyini yükselt ac insanımızın karnını doyur işsiz insanımız iş bul kimse işsiz kalmasın aksi taktirde bu kafayla bizi asla birliklerine almazlar hoş girmesek ne yazar.Avrupada insanlar emekli olunca dünyayı gezmeye başlar.Türkiyede emekli olanlar aclık sınırına makum edilerek evden dışarı cıkamazlar.Şimdi bütün bunlar allahtan revamı sizce.Bu sıkıntıların içinde bulunan emekliler eğer bu referanduma evet derlerse yazıklar olsun onlara.Bazı tuzu kuruları herkesi kast etmiyorum.Bu hükümet ne yaparsa doğru yapar anlayışını bırakıp ezilen ekmeğe muhtac olan hastane kapılarında cile ceken fakir fukarayı işsizleride düşünmelerini dikkat cekmek istiyorum tamam bu bir referandum ama bizim geleceğimizle ilgili kanun maddeleri olmayan refarandumu ben ne yapayım iki dönem oy verdiğim bu hükümeti tam 9 sene bekledimki emeklinin durumunda düzeltmeler yapsın diye ama ne yazıkki biz sahipsiz emeklileri sadece kandırdı gencen dönem 160 lira zam vereceğim dediği emeklilere en yüksek verdiği zam sadece 40 lira olmuştur birde kalkıp 70 milyonun karşısında cıkıp milletin gözünün içine baka,baka yalan söylüyorlar büyük zam yaptık diyorlar bir SSK emeklisi olarak başbakana hakkımı helal etmiyorum ve kesinlikle HAYIR

LaEdri
03.09.2010, 15:55
O an şaşırmıştım bu e-muhtıralara başbakan ne kadar sert cevaplar veriyor, Gece e-muhtırayı TV. lerde duyduğumda eyvahh demiştim yarın ordu görevi alıyor galiba:)
Meğersem bir danışıklı dövüşün sahneleri paylaşılıyormuş :;)

Büyükanıt ile Başbakan arasında geçen konuşmanın ses kaydı falan mı düştü nete,bizim neden haberimiz yok böyle bir anlaşmadan?
"Ordu görevi" alıyormuş,düşünceye bak,ona ordu haddini aşıyor denir bir kere..

balix
03.09.2010, 16:02
Ben olaylara hep tersinden bakarım, bizim ülkede de tersinden bakmadan bir olayın gerçeği görünmez. A.L.Şener bey iyi demiş hoş demiş, Firavunu uyarmış dinletememiş, ii de Rahmetli bir genel Başkanımız vardı, ona rağmen bi Genel Başkan daha, Sivas ta bu kadar doğru biraz tuhaf...
Yani oda doğru, bunda doğru ... Sivas kamplara bölünsün birde Sol kesimden lider çıkarsın böylece tam doğruyu bulmuş oluruz....(demokrasinin gereği ya) bu siyasi yapılanma, önceki icraatlarına girmeyeceğim Sayın Hemşehrim genel başkanın...
EVET -HAYIR ; bu meselede çok abartılıyor, hiç bir şey değişmeyecek, millet iş, aş, et bulamazken; aç karna düşünme yeteneğini hesap yeteneğini kaybetmiş. iktidarı - muhalefeti trilyonları kampanya ya ayırmış... İşi gücü bırakmışız oy avcılığı yapıyoruz, bir yıl sonrada genel seçim.. Yuh bu ülke bu kadar kaynağı neden harcar, zaten gelecek iktidarda bi şeyi değiştirmeyecek....
Ben tepkimi koyuyorum;
YAŞASIN İHTİLALLER; darbenin neyi kötü idi; Bakın ben Sivas Atatürk Lisesinde Orta bir de öğrenciydim; 1981... Her gün ekmek almak için Mehmetali Hamamının karşısında pidecide sıcak-soğuk demeden saatlerce kuyruk beklerdim; okulumuz her 2-3 günde bir kapanırdı, çünki sağcı-solcu çatışmaları vardı. Okulun camları inerdi ikide bir, Mahellemin yaşlı bakkal amcasını, oğlu sağcı diye vurdu öldürdü (baba-oğul ayrışımı) Ülke genelinde de her gün ortalama 22 kişi can vermekte idi;
Şimdi hangi geri zekalı şu hesabı yapamaz; hergün 22 kişi (1979-1982 Ortalaması) vatan evladı, haybeye can veriyor, 12 Eylül Darbe yapıldı, o günden sonra "60 kişi bir sağdan bir soldan asılmış... " iyide erenler adam darbeyi 15 Eylülde yapsaydı zaten 22*3= 66 kişi yapmazmı, zaten ölecekti, hiç değilse her gün ölümler durdu, bir yılda binlerce daha ölecekti....
Asker yönetimi kötü dedik; ekmek kuyruklarıda bitti, çünki karaborsacılar, kalpazanlar, siyasi demokrasi sahtekarları ortaya çıkmış, stok tüpler-unlar piyasaya sürülmüştü... Ülke duruldu, demokrasiye geçmek için çalışma lar yapıldı. Anayasa da millet oyuyla yapıldı... Darbe anayasası dediğimiz ANAYASA milletin %90 dan fazla oyunu aldı....
Şimdi SİVİL-DEMOKRAT anayasa bakalım %90 nın neresine yanaşacak...
Bunları düşünüpte matematik yeteneğimi dumura uğratmamak elde değil, bu nasıl demokrasi, bu nasıl darbe anayasası... Acaba 10 yıl önce bir darbe daha yapılsaydı, ayrı millet, ayrı devlet, ayrı bayrak isteyen vatansız - kansız Şeronun Milli çocuk katilleri uşakları, bu kadar ileri gidip Vatanı bölme isteğinde bulunabileceklermiydi. Şehit kanını dondurmak rağmına eylemler-söylemlerde buluna bileceklermiydi.
Bu ülkede siyasiler vatan perver -askeri - yargısı mı sadece dış güdümlü vatan düşmanı?, neden her kesimin mutlaka yanlışları olabileceği düşünülemez?....
Onun için tek kelime derim ki; YAŞASIN İHTİLALLER, kahrolsun sahte, DEMOKRASİ …….3.9.2010 Ankara

altuntas58
03.09.2010, 16:10
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

ŞAHBEY
03.09.2010, 17:20
evet aynen katılıyorum...dün bir marketin önünde arta kalan çürük sebzeleri toplayanları gördüm içim yandı akşam sokaklara çıkıp bir dolaşsınlar tavsiye ederim

35gürün58
03.09.2010, 17:30
evet aynen katılıyorum...dün bir marketin önünde arta kalan çürük sebzeleri toplayanları gördüm içim yandı akşam sokaklara çıkıp bir dolaşsınlar tavsiye ederim

Sevgili ŞAHBEY,
Vicdanınızın sesini dinlemişsiniz tebrik ederim ancak mesajı EVET le bağlamamışsınız ? haberin mantığına tersmi düşerdi yoksa .

HAYIRlı günler dilerim.

Cley
03.09.2010, 17:33
referandum ile bu gazete manşetinin ne ilgisi var. Lütfen konuyla ilgili paylaşımlar yapalım.

ŞAHBEY
03.09.2010, 17:33
bu ve benzeri haberler benim EVET kararımı etkilemez bu başka bir insanlık olayı.yapılan yanlışlar tartışılır...sevgiler

Siyahnur
03.09.2010, 18:01
Tam "Sözcü"lük bassayfa,fitne- fesat- nifak baska birsey yazmiyor bu "kagit parcalari".

Türkiyede deprem oldugu zaman yine ilk yardima kosan Pakistan di,cogu fakir olmasina ragmen kardeslerini yanliz birakmadilar...onlar "uzaga gitmeye gerek yok" diye düsünmediler !

"Allahim,İcimizdeki düşüncesizler yüzünden bizleri helak eder misin? "

Cley
03.09.2010, 18:08
Pakistan'a yardım imkânı ne büyük nimet
Başbakanlığın internet sitesinde, en tepede, gözden kaçması imkânsız bir şekilde, kırmızı alarm gibi yanıp sönen bir kutu içinde, "PAKİSTAN'A YARDIM KAMPANYASI" anonsu...

Hükümetin bu işi ne kadar önemsediğinin resmi...

Nitekim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, en çetrefilli iç politika meselelerinin konuşulduğu bir televizyon programının sonunda, "Ekleyecek bir şeyiniz var mı?" kabilinden bir soru üzerine, "Referandumda herkesi evet demeye çağırıyorum" demesi veya siyasi rakiplerine gol tadında son bir laf sokuşturması beklenirken, iç politikayı bir kenara itip, halka "Pakistan'ı unutmayın" diye sesleniyor...

1990'lı yılları hatırlıyorum da, imdat çığlıklarının yükseldiği bir ülke için yardım kampanyası düzenledik mi, karşımıza herkesten evvel -mesela Bosna savaşında Sırplardan da evvel- kendi hükümetimiz çıkardı.

Yasak savmak babından yarım yamalak ve ağır aksak bir Kızılay operasyonuyla yetinir, bununla yetinmeyip yardım seferberliği başlatan sivil örgütlerin de önünü kesmeye çalışırdı hükümet.

Bugün ise herkesten evvel hükümetin kendisi seferber oluyor; Bakanlar Kurulu, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nı, Pakistan'da meydana gelen sel felaketinden zarar gören kardeşlerimiz için yardım kampanyası düzenlemek ve bu kampanyanın ulusal koordinasyonunu yapmakla görevlendiriyor; Başbakanlığın Pakistan'a bağış için açtığı banka hesaplarında biriken paraların ihtiyaç sahiplerine geciktirilmeden aktarılması için tedbirler alınıyor; bizzat Başbakan, kampanyanın seyrini titizlikle takip ediyor...

Ve...

Kendi yardım kampanyasını düzenlemekle yetinmiyor hükümet; geçtiğimiz senelerde Açe'deki tsunami felaketinde, Pakistan depreminde, Lübnan savaşında olduğu gibi, kampanya düzenleyen sivil yardım kuruluşlarının da önünü açıyor.

İHH İnsani Yardım Vakfı geçen Cuma günü Pakistan'a 450 ton yardım taşıyan bir tren kaldırdı, öneki gün de 30 ton yardım taşıyan bir uçak...

Eskiden sivil yardım kuruluşları Türkiye dışına böyle dolambaçsız ve bu kadar süratli yardım operasyonlarını hayal bile edemezlerdi.

Bürokrasiyle aylarca boğuşmak, devletle saçma sapan 'uzlaşma' arayışlarına girmek ve çoğu zaman bundan da bir sonuç alamayıp işlerini yine devletle didişe didişe yapmak zorunda kalırlardı.

Bize bugünleri gösteren Allah'a şükretmeliyiz.

Pakistan'a yardım yollarının ardına kadar açık olması öyle büyük bir nimet ki, bu nimeti hakkıyla değerlendirmezsek kendimize (evet, Pakistan'dan evvel kendimize) yazık ederiz.

Evleri yıkılan, tarlaları mahvolan, aç ve bî ilaç kalan Pakistan halkının derdi o kadar büyük ki, o derde derman olmanın sevabını ve o derde kayıtsız kalmanın vebalini varın siz hesap edin.

Başbakanlığın, İHH İnsani Yardım Vakfı'nın, diğer yardım kuruluşlarının internet sitelerinde ve gazete ilanlarında yer alan banka yahut posta çeki hesap numaralarından bir tanesini hemen not edip o hesaba ilk fırsatta para yatırmak, az veya çok imkânı olan herkesin öncelikli gündem maddeleri arasında yer almalı.

"Verirsem azalır diye mi korkuyorsun? Öyleyse sen Allah'ı tanımıyorsun" diyor ya Mustafa İslamoğlu...

Verdiğiniz her kuruş size rahmet ve bereket olarak geri dönecektir inşaallah.
*************Hakan ALBAYRAK - Yenişafak Gazetesi

ŞAHBEY
03.09.2010, 19:39
ben asla yardım yapılmasın demem ama lütfen birazda bizim fakirlerimiz görülsün akşam marketler kapanırken arka kapılarını bir dolaşın ...arkadaşlar bir anımıda anlatmadan geçemeyeceğim yine geç saatde adını vermek istemediğim bir süpermarketin arkasına dolaşıp arabamı parktan alacaktım bir baktım çöpler arasında bir bayan teyze ne arıyorsun dedim utandı yüzünü gizlemeye çalıştı ısrar ettim yavrum 5 çocuğum var onlara atılan ekmekleri topluyorum dedi şok oldum başımdan kaynar sular döküldü kendi kendime kahrettim bizde insanız diye dolaşıyoruz işte...marketler dolup taşıyor birde akşam arka kapıları görün beyler.

TripleDouble
03.09.2010, 21:30
Bak hele her fırsatta darbeden yakınan akepelilerin yaptığına
Bak hele akepelilerin rte'nin arkalarından timsah gözyaşları döktüğü Necdet Adalı ve Erdal Eren'e bakışlarına...
AKP ‘HAYIR’ DEDi
İzmir’de Kenan Evren’in adı verilen okulların isimlerini değiştirilmesine AKP ret oyu verdi.
Darbeciye sahip çıktılar
İzmir’de Kenan Evren’in adı verilen okulların isimlerini değiştirilmesine AKP ret oyu verdi. Referandumda evet için geçici 15. maddeyi değiştirmekle övünen ve propagandasını bunun üzerine kuran AKP’nin bu tavrı, aslında Hükümetin darbecilerle bir sorunu olmadığın hatta kol kola olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kenan Evren’in İzmir’de 3 okuldan isminin silinmesi kararının ardından İzmir İl Genel Meclisi, 12 Eylül 1980 askeri darbesinde yaşamını yitiren Necdet Adalı ve Erdal Eren’in isimlerinin bu okullara verilmesini kararlaştırdı. Önergeyle ilgili yapılan oylamada ise AKP ve MHP’li meclis üyeleri ret oyu verdi.
YETKİ MİLLİ EĞİTİM’DE
İl Genel Meclisi’nin 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle gerçekleştirdiği toplantıda konuşan İl Genel Meclis Başkanı Serdar Değirmenci, Kenan Evren’in isminin silinmesi yönünde meclis olarak temenni kararı aldıklarını belirterek, “Ama o günden bugüne bu okulların isimleri değiştirilmedi. İzmir’de 12 Eylül darbesinin izlerini taşıyan okulların olduğu hepimizce malum” dedi. Bu okulların isimlerinin Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan bir komisyon tarafından verildiğini hatırlatan Değirmenci, “Bu okulların isimlerinin değiştirilmesi 12 Eylül mağduru olan herkesin bir görevidir” diye konuştu.
BİR GENELGEYLE ÇÖZÜLEBİLİR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir genelgeyle bu işi bütün Türkiye’de çözebileceğine dikkat çeken Değirmenci, “Komisyona yapılacak müracaatla da isimler değiştirilebilir diye düşünüyorum. Önerimizin dikkate alınacağını tahmin ediyorum” dedi.
Değirmenci, toplantıda Narlıdere 12 Eylül İlköğretim Okulu’nun ismini, yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren İlköğretim Okulu, Gültepe Kenan Evren Anadolu Lisesi’nin isminin ise darbe sonrası işkenceye maruz kalan eski belediye başkanlarından Aydın Eren Anadolu Lisesi, Yamanlar Evrenpaşa İlköğretim Okulu’nun da Necdet Adalı İlköğretim Okulu olarak değiştirilmesini önerdi.
MHP VE AKP DARBECİLİKTE BİRLEŞTİ
Yapılan oylamada oy çokluğu ile Kenan Evren’in isminin yerine Erdal Eren, Aydın Eren ve Necdet Adalı’nın isimlerinin konulması yönünde temenni kararı aldı.
AKP’liler ve MHP’liler ise öneri için ret oyu kullandı.
Karar, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilerek, ilgili komisyon tarafından isimlerin değiştirilmesi istenecek. (İZMİR)
AKP’NİN DEMOKRATLIĞI BU KADAR
Ruşen Sümbüloğlu (Devrimci 78’liler Federasyonu Eski Genel Başkanı): Çok uzağa gitmeye gerek yok. Utanç müzesinde sergilenmek üzere Denizlerin asıldığı darağacını istedik. Başlangıçta kabul ettikleri halde daha sonra vazgeçtiler. Bir taraftan darbe karşıtlığı yapacaksın, diğer taraftan darbecileri teşhir edecek darağacının sergilenmesine izin vermeyeceksin. AKP’nin demokratlığı bu kadar.
Filiz Yalçın (İzmir Devrimci 78’liler Yönetim Kurulu üyesi): İl Genel Meclisinin bu kararı tavsiye niteliğinde. Esas kararı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Valilik verecek. Bugün İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün başında okullardaki eğitim-öğretimin kız erkek ayrı ayrı yapılmasını öneren birisi var. Buralara vereceğimiz dilekçe ve açacağımız davaları AKP’nin kabul edeceğini düşünmüyoruz ama çalışmayı başlattık. AKP Hükümeti sahte gözyaşları ile, insanlarımızın akıllarını bulandırarak, devrimcileri medyatik ve moda malzemesi haline getirip kullanmaya çalışıyor. Daha doğrusu kullanabilecekleri her şeyi kullanmaya çalışıyorlar. 12 Eylül darbesinin ürünü olanlar darbeye ilişkin bir hesap tutamazlar.
İNADINA HAYIR...

OSMAN ECE
03.09.2010, 22:16
TORUNLARIN GELECEĞİ İÇİN

hacıların hocaların
anaların bacıların
çektiğimiz acıların
bitmesi için EVET EVET EVET

batı ile yarıştılar
apo ile görüştüler
başörtüsüne karıştılar
özgürlük için EVET EVET EVET

çevirdiler binbir hile
zındanlarda çektim çile
suçsuz olduğum bilebile
o günlerim için EVET EVET EVET

40 yıldır işgence vardı
hep ettiler kulak ardı
aşık diyarinin derdi
torunların geleceği için EVET EVET EVET

barikat58
03.09.2010, 23:28
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere!
Tükürün Ehl-i Salîb’in o hayâsız yüzüne!
Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!
Medeniyyet denilen maskara mahlûka görün!
Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!

M.Akif ERSOY

Kasım Öktem
04.09.2010, 04:47
TORUNLARIN GELECEĞİ İÇİN

batı ile yarıştılar
apo ile görüştüler



Kimmiş sayın abim bu kişiler ??

tayfun5883
04.09.2010, 09:25
arkadaşlar benim anlamadığım bbp partiside bilboardlara evet diye reklam vermiş bu parti parayı nereden buluyor belediye kaynaklarındanmı yararlanıyor yoksa akp mi destekliyor

35gürün58
04.09.2010, 10:12
HAYIR NASIL ÇIKAR ?

• Henüz kararsız kesim, dindar olmakla birlikte, bölünme yönündeki gidişten kaygılıdır. Bu yurttaş topluluğu sonucu belirleyecektir. Tayyip Erdoğan, o kesim üzerinde yoğunlaşmaktadır.
• Türkiye, 12 Eylül’e kadar her gün, her saat Tayyip Erdoğan’ın BOP Eşbaşkanlığını tartışmalıdır. Anayasa değişikliği, ABD’nin Türkiye’yi bölme projesini uygulamak içindir. Yargı bu amaçla kelepçelenmek isteniyor.
• Liderler, meydanlarda onbinlere, yüzbinlere sormalıdır: Türkiye’yi bölme projesine evet mi, hayır mı?
• Halk oylaması, bu zemine oturtulduğu zaman, işte o karasız olan yüzde 26 oranındaki yurtsever kitle, Hayır oyuna yönelecektir.
• Tayyip Bey’e BOP görevi verenler 13 Eylül sabahı öğrenmelidir ki, Türkiye’de artık yeni bir BOP Eşbaşkanı bulamayacaklardır.
• ABD, işte böyle caydırılır.

Şu anda eğilimini belirlemiş yurttaşlardan Hayır diyecekler ve Evet diyecekler eşit gibi gözüküyor, yüzde 37 bir taraf, yüzde 37 diğer taraf. Yüzde 26 oranında bir yurttaş topluluğunun ise, henüz karar vermediği saptanıyor.

KARARSIZLAR
Kararsızlar şu kesimlerden oluşuyor:
1. MHP tabanındaki AKP’ye gidip gelen kesim.
2. Büyük Birlik Partisi (BBP) tabanı.
3. Saadet Partisi tabanının önemli bir kesimi.
4. AKP’ye oy vermekle birlikte bölünme tehdidinden kaygılanan, vatanseverliği önde olan kesim (Murat Başesgioğlu gibiler).
5. Kürt yurttaşlarımızın emperyalizme karşı duyarlı olan kesimi.

Bu yurttaşlarımızın ortak özellikleri, vatanseverlikleridir. Dindar olmakla birlikte, ABD’nin Türkiye’yi parçalama planını görmektedirler. AKP’ye güvensizlikleri de bu noktadadır.

Referandum sonucunu seçmenin en az dörtte birini oluşturan bu yurttaş topluluğu belirleyecektir.

YİYİCİLİK YOKSULLUK VE İŞSİZLİK KONUSUNDA
KAZANILACAKLARIN SINIRINA VARILDI
Yoksulluk ve işsizlik konusu, Kemal Kılıçdaroğlu tarafından vurucu ifadelerle işlendi. Mafya-tarikat takımının doymak bilmeyen yiyiciliğini duymayan kalmadı. Buradan kazanılacak yurttaş kitlesi ikna edildi. Bunun sınırına gelindi. Şimdi bütün mesele, ülke bütünlüğü konusunda duyarlılığı olan kararsız kesimin kazanılmasındadır.

DİKKAT! AKP O KESİME YÖNELİYOR
Dikkat edilirse, AKP de bu kesim üzerinde yoğunlaşıyor. Mavi Marmara macerası hep o yurttaşlarımızı avlamak içindir. ABD de, buna izin veriyor; çünkü hesaplarını AKP üzerinden yürütmektedir.

Artık Hayır diyen partiler de, bu kesimi ikna etme çabasına giriyorlar.

MHP, Tayyip Erdoğan’ın BOP Eşbaşkanlığı’nı ısrarla işlemeye başladı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Bayburt konuşmasında bu konuyu vurucu bir dille gündeme getirdi. Bayburt, vatan duyarlılığının yoğun olduğu bir ilimiz.

DSP Genel Başkanı Masum Türker, zaten bu konularda duyarlı.

CİNDORUK’UN TARİHSEL SAPTAMASI
Ama en önemlisi, DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un 8 Ağustos Pazar günü meselenin bam teline dokunmasıdır. Tecrübeli lider Cindoruk, Ulusal Kanal’da kıdemli yazar Kurtul Altuğ’un Politikanın Nabzı programında, Tayyip Erdoğan’ın BOP Eşbaşkanlığını itiraf ettiği üç konuşmasının görüntülerini izledikten sonra, şu saptamada bulundu:

“ABD Projesinin elemanı olmuş. Anayasayı ihlal suçunun hazırlık fiillerini işliyor. Ben bir yerde söyleyip geçti sanıyordum, ısrar ediyor.”

SİYASAL TERCİHİN ÖTESİNDE CEZA HUKUKU MESELESİ
Cindoruk’un sözleri çok yerinde, olayın bir siyasal tercih ötesinde, ceza hukuku alanındaki sonuçlarını saptıyor. Kaldı ki, Türk Ceza Kanununda, Anayasayı ihlal suçu yanında, Türkiye topraklarının tamamını veya bir kesimini başka devletlerin hükümranlığına vermeye yönelik girişimler için de en ağır cezalar öngörülmüştür.

Tayyip Erdoğan’a Yüce Divan yollarını açan BOP Eşbaşkanlığı itiraflarının pırıl pırıl görüntüleri ve tapı gibi yazılı belgeleri var. Bu itiraf, birkaç yerde değil, bizim saptayabildiğimiz 34 yerde dile getirilmiştir. Aranırsa fazlası da bulunur. Listesini Aydınlık yayımlıyor.

Tayyip Erdoğan’ın işte bu BOP Eşbaşkanlığı itirafları ve uygulamaları, muhalefet liderlerinin kendisine yönelttiği “vatana ihanet” suçlamasının en sağlam kanıtlarıdır.

BOP EŞBAŞKANLIĞININ GİZLİ SÖZLEŞMESİ DE BELGELİ
Sayın Cindoruk, “ABD belki Tayyip Erdoğan’a açıkça ‘Seni BOP Eşbaşkanı yaptım’ dememiştir ama o benimsemiş bunu” diye bir görüş de açıkladı.

Olay, bunun çok ötesindedir. Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün BOP görevleri, gizli bir anlaşmaya bağlanmıştır. Hukuk bilenler için, hizmet sözleşmesi demek, kuşkusuz daha yerinde. Bu hizmet sözleşmesini de Abdullah Gül itiraf etmiştir. ABD Dışışleri Bakanı Powell ile 2 Nisan 2003 günü Ankara’da “2 sayfa 9 maddelik gizli bir anlaşma yaptığını” utanmadan Sedat Sertoğlu’na açıklamıştır ve Vatan gazetesinde manşet olmuştur (24 Mayıs 2003). Dikkat buyurulsun, rivayet falan değil, çok somut: “2 sayfa 9 madde!” Muhalefet liderlerimiz ihanet saptaması yapıyorlar ya, ihanet işte buradadır.

HİZMET SÖZLEŞMESİ AÇILIMLARLA UYGULANIYOR
Bu gizli hizmet sözleşmesinin içeriğini 17 Temmuz 2003 günü açıkladık. Yedi yıldır yaşananlar, tek tek o maddelerin uygulandığını kanıtlamaktadır. Özeti, Türkiye’nin bölünmesidir. Bütün “açılımlar” tek tek o maddelerde vardır. Dubai’de yapılan anlaşma da, o “9 madde”nin uygulama anlaşmalarındandır.

Milletvekilimiz Onur Öymen’in aynı programda, “Obama bile BOP’tan vazgeçti” yolundaki görüşüne katılamıyoruz. Sözü uzatmamak için, diyelim ki, Obama 24 ülkeden 22’sini bölmekten vazgeçti. Ama iki ülkeyi bölmekten vazgeçmiyor. Birini böldüler, Irak üç parçaya ayrıldı, yakında resmî ilan yapılacak. Türkiye ise, şu anda bölünüyor ve kısmen bölündü. Güneydoğumuzda, özerk bölgeler fiilen oluştu. Onun hukuku da pişiriliyor.

SUÇLU RUH HALİ YÜZ ÇİZGİLERİNDE
Tayyip Erdoğan, ilk BOP Eşbaşkanlığı itirafını, 15 Şubat 2004 gecesi Kanal D ekranından yaptı. İtirafını daha bu yıl, AKP Grup Toplantısında sürdürdü.

Çok önemlidir, ilk itirafında ABD’den yeni dönmüştü. Ona zorla söylettiler, ‘yoksa seni deliğe süpürürüz’ dediler. Böylece ABD, Tayyip Erdoğan’ı BOP memuriyetine kamuoyu önünde de bağladı. Emperyalist devletlerin bayağı taktikleridir bunlar. Kölece sadakati garantiye alırlar; geri dönüş yollarını havaya uçururlar.
Görüntüleri lütfen izleyin, Tayyip Beyin “Hani var ya, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi! İşte biz o proje kapsamında Diyarbakır’ı merkez yapacağız” derken, yüzüne bakın, gerilmiş, ezik, yutkunarak söylüyor. Suçlu ruh hali, bütün yüz çizgilerine yansıyor. Kolay değil, Diyarbakır’ı nerenin merkezi yapmak peşinde olduklarını herkes biliyor. Haritaları NATO toplantılarında bile duvarlara yansıtıldı.

BÖLME PROJESİNE EVET Mİ HAYIR MI
Türkiye, 12 Eylüle kadar her gün, her saat Tayyip Erdoğan’ın BOP Eşbaşkanlığını tartışmalıdır. Getirilen Anayasa değişikliği, işte bu Amerikan projesini uygulamak içindir. Yargı bu amaçla kelepçelenmek isteniyor.

Liderler, meydanlarda toplanan onbinlere, yüzbinlere sormalıdır: Türkiye’yi bölme projesine evet mi, hayır mı?

Büyük kentlerimize kurulan büyük ekranlarda ve mitinglerde, sabahtan akşama kadar Tayyip Beyin o BOP elemanı görüntüleri ve konuşmaları döndürülmelidir. Abdullah Beyin “2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma” itirafının gazete kesikleri gösterilmelidir.

Suçlular ayağa kalksın ve cevap versinler bakalım. Hangi kemkümleri edecekler, görsün millet.

KARASIZLAR O ZAMAN HAYIR KARARI VERECEK
12 Eylül’deki halk oylaması, bu BOP Eşbaşkanlığı ve ABD ile “2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma” zeminine oturtulduğu zaman, işte o karasız olan yüzde 26 oranındaki kitle, Hayır oyuna yönelecektir.

AKP, Saadet Partisi ve BBP yönetimleri bu akımın karşısında çırpınsınlar o zaman. Kendileri bilir, BOP Eşbaşkanı’nın kader arkadaşı olur ve AKP’nin bozgununu paylaşırlar?

İNKÂR YALANLARI BELGELENDİ VE
MAHKEME HÜKMÜNE BAĞLANDI
BOP Eşbaşkanlığı, Tayyip beyin “Aşil topuğu”dur; oradan vuruldu mu, yıkılır gider. Dalak boşluğudur; bunu çok iyi biliyor. O nedenle BOP Eşbaşkanlığını inkâr eden yalanlara kalkışmıştır. Önce Eski Devlet Bakanı Nazım Ekren’e Meclis kürsüsünden yalan söyletmiştir. Dahası Tayyip Erdoğan’ın kendisi kapatma davasında Anayasa Mahkemesi’ne verdiği dilekçede BOP açıklamalarını inkar etmiş; kendi yalanını kendi imzasıyla belgelemiştir. Yalanını vesikaya bağlamıştır.

Bunları belirttiğimiz zaman açtığı davalar, Ankara Asliye Hukuk ve Ceza mahkemelerince reddedilmiş; yalan söylediği yargı hükmüyle de boynuna asılmıştır. Çünkü her şey belgelidir; kaçabileceği bir delik yoktur.


GARDI DÜŞER VE NAKAVT OLUR
Hayır diyen partiler, BOP Eşbaşkanlığı olayına yüklendikleri zaman, bokstaki deyişle Tayyip Erdoğan’ın gardı düşecektir; gözleri bulanık görmeye başlayacak, sersemleyecektir ve nakavt olacaktır. BOP Eşbaşkanlığı’nın, başka deyişle Türkiye’yi bölme projesinde görev üstlenmenin halk oyu gündeminin merkezine oturtulması, hayır oylarını yüzde 60’lara kadar çıkarabilir.

Önümüzde zaman sınırlıdır; bir aydan az. Çok iyi değerlendirilmesi gerekir.

“Recep Bey-Bay Kemal atışmaları”, yurttaşa bir şey kazandırmıyor. Halkoyu tartışmasının Tayyip Erdoğan’ın düzeyine indirilmesi, bir tek onun işine geliyor.

SAYIN GENEL BAŞKANLAR
Belki Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli, ‘BOP Eşbaşkanlığı üzerinde yoğunlaşırsak, Amerika acaba ne der, napar’ diye düşünebilirler.

Açık konuşalım. Bu düşünce, BOP Eşbaşkanlığına talip olmanın başlangıcıdır.

Sayın Genel Başkanlar,

“Amerika sonra bana napar” sorusu yersizdir.

Ancak çıkarcıların kendisine sorabileceği bir sorudur.

ABD, Türkiye’yi şu anda bölüyor! Türkiye, kundaklanmış, yanıyor ve kanıyor.

ABD’yi caydırmak zorundayız!

ABD, işte böyle caydırılır!

Bilmelidir ki, Türkiye’de artık yeni bir BOP Eşbaşkanı bulamayacaktır.

Görmelidir ki, atadığı BOP Eşbaşkanı halkoyunda tepe takla gitmiştir; Türkiye halkı BOP Eşbaşkanını devirme ehliyetine sahiptir.

İşte o zaman Onur Öymen’in dediği olur, ABD BOP’tan vazgeçmeyi tartışmaya başlar.



TÜRKİYE,
ATATÜRK'Ü ALLAH'A BORÇLUSUN,
GERİYE KALAN HERŞEYİ DE ATATÜRK'E
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
CUMHURİYETİMİZE SAHİP ÇIKALIM

OSMAN ECE
04.09.2010, 11:16
Kimmiş sayın abim bu kişiler ??

kasım bey yiğenim ben 65 yaşındayım 45 yılım başbuğ türkeşin izinde geçti
ben akp li falan deyilim yanlış olmasın yıllarca çeşitli ceza evlerinde
yattım işgence gördüm kim bu kişiler diye bana soruyorsun
ergene kon terör örgütü başta ve onun avkatlığına soyunan kılçtar oğlu
yalçın küçüğü azçok televizyonda görmüşündür apo ile gül alıp çiçek veriyorlar birbirine ve kılıçtar oğlu çıkıp onun avkatlığını yaptı yani hepsini yazssam
çarşaf çarşaf liste yapmam lazım bahçeli beyde bir çok hatası var
büyük bir mirasa kondu ama kıymetini bilmedi partiyi dağıttı dağımayada devam ediyor ? saevgiler saygılar

35gürün58
04.09.2010, 11:32
04 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR

İŞTE ÇETE, İŞTE PUSU, İŞTE SAHİPLENEN !

Eğer subay ya da generalseniz! Eğer AKP karşıtı hakim, savcı ya da polis müdürü iseniz!
Eğer AKP’yi eleştiren gazeteci, yazar, sivil toplum önderi veya kanaat önderi iseniz!
Eğer AKP muhalifi siyasetçi iseniz!
Eğer AKP’den hoşlanmayan işadamı, doktor ve serbest meslek sahibi iseniz!
Kısacası eğer AKP’ye hasım ve önemli sayılabilecek bir konumda iseniz biliniz ki soluklarınıza kadar izleniyor ve banda alınıp zamanı ve günü geldiğinde kullanılmak üzere arşivleniyorsunuz!
Yok yok sadece resmî, yani ciddi olarak ettiğiniz sözler kayda alınmıyor!
Evdesiniz ve televizyonda Tayyip’e kızıp bir laf ettiniz, anında arşivde!
Arabanızla yoldasınız ve adım başı görülen evet afişlerine kızıp küfrü bastınız, kayıttasınız!!
Kahvede okey oynarken mavra ve şakalarla ağır bir laf ettiniz, yandınız!!
Eş, dost, arkadaş, anne, baba, bütün konuşmalar kayıtta!
Sadece bunlar da değil!!
Kazara evlilik dışı bir ilişkiniz yani bir sevgiliniz mi var?
Bırakın ilişkiyi telefonda bir hanımla biraz rahat mı konuştunuz!
Bir olaydan ötürü birine kızıp küfürler mi ettiniz?
Bu ve benzeri özel olan bütün konuşmaların tamamı stoklanıyor!
Abartma ya da paranoya diyenleriniz olabilir ama sizi temin ederim değil!
Peki nasıl mı dinliyorlar diyorsunuz?
Telefonunuzdan!
Ama ben konuşmuyorum ve telefonum kapalı demeyin, pili çıkarılmamış bütün telefonlar mikrofon hüviyetindedir ve belli bir alan içindeki fısıltılar bile teknik olarak kayda alınabiliyor.
Soruyorum hanginiz evde, sokakta, kahvede, lokantada telefonların pilini çıkarıp konuşuyorsunuz?
Ortam dinlemeleri gibi özel kişilere uygulanan metotların dışında en kestirme yol, telefon dinlemektir ki aynı anda binlerce konuşmayı kaydeden sistemler var.
Şaka ya da kızgınlıkla edilen her söz veya özel hayatta verilecek her açığın size bela olarak dönmesi için AKP derin devleti montaj masalarında mesai harcıyor ve konuşmanın orasından burasından eklemeler yapılıp hedefe oturtulacak duruma düşüyorsunuz!
Tekrar ediyorum bunlar iddia değil, yapılanlardır ki Hanefi Avcı’nın söyledikleri zaten budur!
Son olarak; Yargıtay Üyesi Yaver Aktan’a kurulan pusu ve argo ifadeyle yaptığı mavraların servisi hadisesi ortada!.. Yasal olarak adamın Yargıtay Başkanlar Kurulun’un izni olmaksızın dinlenebilmesi mümkün değil ama konuşmaları internet sitelerinde geziyor.
Elbette Yaver Bey’in ifadelerini asla onaylamıyoruz ancak bu olayda da görülmüştür ki artık kapalı kapılar ardında bile saçmalama hürriyetine sahip değilsiniz! Kazara laf olsun diye uçuk bir laf mı ettiniz, ertesi gün afişe ediliyorsunuz!
Evet bu ülkede adına güya istihbaratçı denen bazıları PKK gibi devlet ve millet düşmanlarını izleyip dinleyeceğine, sadece AKP muhaliflerini izliyor!
Soruyorum böyle bir rejime faşizmden başka ne denir?
AKP ile Türkiye’de Suriye’deki Muhaberat misali özel bir istihbari yapı yaratılmış ve sadece Tayyip Erdoğan’a hizmet ediyor!
Öyle çünkü bakın Tayyip Erdoğan kanunsuz olarak yapılan bu dinlemeleri önceki gün Ağrı konuşmasında olduğu gibi propaganda malzemesi olarak kullanabiliyor ki bunun anlamı; bu tür dinlemeleri teşvik ve hatta destek değil midir?
Açık ve seçik olarak görüyorsunuz çete ve pusular ortada ama daha da vahimi, ona sahiplenen de gözler önünde!
Bunların yaptıkları korktuklarını korkutmak zira en etkili metodun bu olduğuna inanıyorlar!


BRAVO...
Bahçeli’ye Siyaset Meydanı’nda tam not!
1) Devlet Bahçeli Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı programında güvenilir, vakur ve sorumlu bir devlet adamı çizgilerindeydi.
2) Konulara hakimiyeti, sunuşu ve sakinliği ile takdir topladı.
3) AKP medyası ile Tayyip Erdoğan’ın ithamlarına verdiği cevaplar doyurucu ve inandırıcıydı.
4) PKK ve bölücülük bağlamında ettiği sözlerle sorumlu devlet adamının nasıl olması gerektiğini gözler önüne serdi.
5) Bazıları gibi güne ve konjonktüre göre şekil almadı, çizgisinde fevkalade tutarlıydı.
6) Sevecen ve güler yüzlüydü.
Gizlediği insani taraflarını öne çıkardı ve benimsendi.
7) Saatlerce ekranda kalarak ve tekrarlara düşmeyerek birikimini ortaya koydu.

Cley
04.09.2010, 12:19
arkadaşlar benim anlamadığım bbp partiside bilboardlara evet diye reklam vermiş bu parti parayı nereden buluyor belediye kaynaklarındanmı yararlanıyor yoksa akp mi destekliyor

Bu kadar komik olmayın ya. Koskoca parti orta halli bir esnaf kadar da mı olamaz. Bilboarda reklam vermek nedirki parayı nerden buluyor diyorsunuz.

İşçi Partisi de Hayır pankartları yaptırmış. Finansmanını PKK mı sağlıyor acaba ??

Nikbin
04.09.2010, 13:49
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] 1_4985335_1947381_n.jpg


: ))))))

ÖnceVatan_58
04.09.2010, 14:23
R.TAYYİP ERDOĞAN ANAYASA´DAN ÖNCE 2003 GİZLİ ABD GÖRÜŞMESİNİ AÇIKLASIN...

Malum R.T. Erdoğan partisini kurmadan önce ilk olarak ABD´ye gizlice gitmiş, Beyaz Saray´dan olur cevabını almış ardından da AKP´nin iktidar gelme süreci başlatılmıştı. ABD ile görüştüğünü sadece biz değil aynı zamanda eski milli görüşçü dostları da dillendiriyor.

Özellikle bu görüşme kamuoyu tarafından gizlenmiş, Başbakan olmadan ve AKP iktidara gelmeden önce sıradan bir parti başkanının ABD tarafından neden kabul edildiği açığa çıkarılmamıştı.

Tabii bu süreçteki en önemli noktalardan ve hiç gündeme getirilmeyen noktalardan biri de Cem Uzan'ın durduk yere ve birden bire piyasa sürülmesi.

Uzan'a kimlerin parti kurması yönünde telkinde bulunduğu ve ona öyle bir ortamın kimler tarafından hazırlandığı henüz açığa çıkmış değil.

Bu konu üzerinde durmamızın önemli sebeplerinden birisi Genç Parti'nin pohpohlanarak oy çalması ve çaldığı o oyların AKP'yi iktidar yapması. (AKP'nin iktidara gelmesinin ardından da Uzanın bitirme süreci başlatılmıştır)
Uzan'ın aldığı yüzde 7'lik oyun içerisinde MHP'den kopan oylarda vardı. Eğer Genç parti diye bir parti kurulmasaydı MHP o dönemde mecliste olacak AKP'nin yıkım politikalarının bu kadar yüz bulmasına müsaade etmeyecekti.

Tabii o dönemde sadece CHP'nin mecliste olması ve yaptığı bütün hamlelerle AKP'ye oy kazandırması da ayrı bir problem. Şuan da bile Kılıçdaroğlu'nun yaptığı konuşmalar, kullandığı cümleler tamamen AKP'nin işine yarıyor ve referandumda evet çıkmasına hizmet ediyor.

Meydanlarda anayasanın içerisindeki ihaneti, PKK'nın işine yarayacak maddeleri konuşmak yerine villalardan, kalpazanlıktan bahsetmesi sadece Tayyip efendi üzerinden siyaset yapması ne yazık ki AKP'nin işine yaramakla kalmıyor işbirlikçilere de hizmet ediyor.

Burada yapılması gereken şey, özellikle AKP'nin zaafiyetleri üzerinden siyaset yapmak olmalıdır.

Devletin birçok olanağını kullanarak Barzani-APO- Kandil pazarlıklarının içeriğinin Anayasa da saklı olmasını ve referandum sonrasındaki AKP'nin ihanet içerisinde yürüttüğü işbirlikçi projenin giderek daha da hızlanacağını halka anlatmak çok önemlidir.

MHP lideri Bahçeli tam da bu nokta üzerinden hareket ederek AKP'nin bir ihanet projesi olduğunu anlatmaya çalışıyor, halkı bilgilendiriyor.

Ancak D-tipi medya ile birlikte yandaş medya MHP'nin politikalarını ve anlatımlarını ya haberlerin ortasında yada sonunda görüyor. Yada hiç görmüyor.

Tayyip Radyo Televizyonu ile cemaat medyası ise zaten AKP'nin yandaş redaktörlüğünü yaparak bütün yazım organlarını, kalemşörlerini ve sözcülerini ekranda ve yazılı basında kullanarak evet yönünde beyin yıkama yapması ise devam ediyor.

Hayır kanadında ise medya ve entelektüel boşluğun büyük oranda olması ise yürütülen politikaya büyük bir darbe vuruyor.
Genel itibariyle hayır diyen entellerin çoğu halk tabanından uzak ve İslami bilinci zayıf olan solcu kişilerin olması, bu kişilerin halk tarafından kabul görmemesi ise ayrı bir dezavantaj oluşturuyor.
Halka yakın olan milliyetçi aydınlara ise ne yazık ki ne ekranlarda söz hakkı veriliyor nede devletin yardımı ile düzenlenen sivil toplum sempozyumlarında...

Görüldüğü gibi referandum sonucunun yaklaştığı bu süreçte bütün olanaklar evetçilerin lehinde hareket ettiriliyor.

Hayır cephesindeki CHP'nin yanlış bir politik söylemde olmasının yaptıkları AKP'nin işine yaradığını düşünülürse, ülkesini ve ülkesinin namusunu tek başına savunan MHP'nin bu süreçte tek başına ve yalnız kaldığı bir kez daha ortaya çıkıyor.

Üstelik bu yalnızlığa birde bu hareketin ekmeğini yiyen ve hareketin ünvanı ile geçinen bazı zavallılarda eklenince varın durumun vahametini siz değerlendirin.

Evet bu son süreçte zannediyorum yapılması gerek en önemli noktalardan birisi medyanın ve entelektüellerin etkin olarak kullanılmasının sağlanması...

Özellikle bugüne kadar ön plana çıkarılmayan milliyetçi aydınların bir şekilde harekete geçirilmesi ve etkin olarak halkla bütünleştirilmesi gerekiyor. Sadece kendi tabanına değil, oluşturacağı sempati ile de diğer tabanlardan destek görecek bir stratejinin benimsenmesi de akıldan çıkarılmamalıdır.
Şuanda AKP'yi meşrulaştırmaya çalışan ve toplum üzerinde bu kadar etkin olmasını sağlayan en büyük stratejilerin başında liboş ve eski dönme olan yazar ve entel takımı geliyor.

Özellikle TV ekranlarında bu şahısların sürekli AKP'yi övmesi onların politikalarını anlatması büyük bir etkinlik kazandırıyor.

AKP'nin karşısında olan solcu yazarlarında yaşam tarzları ve din dışı söylemlerinin olması halk üzerinde bir tesir oluşturmuyor ve sürece de hiç bir katkı sağlayamıyor, ayrıca oyların renginin dahi değişmesine sebep oluyorlar.

Meseleye her iki açıdan da bakıldığında AKP'den ziyade AKP'ye destek veren kolların birer birer refüze edilmesinden başlayarak sürece katkı sağlanabilir, hiç olmazsa yakın bir zaman dilimde bu kanatların etkisizleştirilmesi bile AKP'nin bir sonraki seçimde büyük bir darbe yemesine olanak sağlayacaktır.

Eğer yeni taktik ve stratejilerle bu süreçteki rüzgarın etkisi terse döndürülürse referandum sonrası AKP'nin bitirilme sürecinin de başlangıcı olacaktır.

Zannediyorum bitirilmesinin ardından da RTE'ye sorulacak ilk soru 2003'te ABD'de yaptığı gizli görüşmenin detayları olacaktır....

RAUF ATİLLA POLAT - ANAYURTHABER

LaEdri
04.09.2010, 14:44
CHP panelinde büyük terbiyesizlik
4 Eylül 2010 08:24

Cumhuriyet yazarı Timuroğlu, sapıkca sözler sarfetti: Türbanlı bir bayan görünce erkekliğimi hissediyorum

• İzmir’de CHP’li Çiğli Belediyesi’nin düzenlediği ‘Anayasa ve demokrasi’ panelinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yazıları yayımlanan Vecihi Timuroğlu, başörtülülere yönelik ağza alınmayacak hakaretlerde bulundu. Timuroğlu, “Şu an benim karşımda güzel bayanlar oturuyor, onlar da benim gibi insan. Türbanlı bir bayan görünce erkekliğimi hissediyorum” dedi. Kadınların, “Biz buraya sizi, fikirlerinizi dinlemeye geldik, siz hakaret ediyorsunuz. Ayıp ettiniz. Bunlar ne biçim sözler?” demesi üzerine salondan, “Türkiye laiktir, laik kalacak’’ sloganı yükseldi.

Bu slogan panelde Timuroğlu’nun konuşmasından önce “Türkiye laiktir laik kalacak, sloganının ötesine geçmeliyiz. Aynı nakaratı 30 yıldır söyleyemeyiz” diyen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’yi şaşkına uğrattı. İnce başörtülü kadınlardan özür diledi.

Dünkü afiş hadi diyelim işgüzarın biri astırdı.Ancak bu türlü kepazelikleri CHP'de bulmak hep mümkündür.CHP zihniyeti farklı düşünmez.411 vekilin iradesini de hiçe sayan bunlardı.İnsanın dini inancına saygı göstermeyen bir zihniyet,ülkeyi süper güç yapsa göüzmde rezildir.

58Sevda
04.09.2010, 14:51
7 yılda dolar milyarderi oları Recep Tayyip Erdoğan, ayda 9 milyar liralık Başbakanlık maaşıyla geçinemediğini söylüyor!
Peki sayın başbakan siz bu paralarla gecinemezken milyonlarca emeklinin durumunu arada sırada düşündüğünüz oldumu hiç.Düşnmediğinizi sanıyorum. Cünki eğer düşünseydiniz istanbulun en işlek yerlerindeki reklam panolarına memur ve memur emeklisine toplu sözleşme hakkı vereceğiz diyerek diğer SSK ve BAĞKUR emeklilerini reklamlarınızla dışlamazdınız.Ne diyeyim allah sizi ve yandaşlarınızı bildiği gibi yapsın sözde bizi avrupa birliğine sokmaya uğraşıyorlar avrupa birliğine girmemiz için önce vatandaşının gelir düzeyini yükselt ac insanımızın karnını doyur işsiz insanımız iş bul kimse işsiz kalmasın aksi taktirde bu kafayla bizi asla birliklerine almazlar hoş girmesek ne yazar.Avrupada insanlar emekli olunca dünyayı gezmeye başlar.Türkiyede emekli olanlar aclık sınırına makum edilerek evden dışarı cıkamazlar.Şimdi bütün bunlar allahtan revamı sizce.Bu sıkıntıların içinde bulunan emekliler eğer bu referanduma evet derlerse yazıklar olsun onlara.Bazı tuzu kuruları herkesi kast etmiyorum.Bu hükümet ne yaparsa doğru yapar anlayışını bırakıp ezilen ekmeğe muhtac olan hastane kapılarında cile ceken fakir fukarayı işsizleride düşünmelerini dikkat cekmek istiyorum tamam bu bir referandum ama bizim geleceğimizle ilgili kanun maddeleri olmayan refarandumu ben ne yapayım iki dönem oy verdiğim bu hükümeti tam 9 sene bekledimki emeklinin durumunda düzeltmeler yapsın diye ama ne yazıkki biz sahipsiz emeklileri sadece kandırdı gencen dönem 160 lira zam vereceğim dediği emeklilere en yüksek verdiği zam sadece 40 lira olmuştur birde kalkıp 70 milyonun karşısında cıkıp milletin gözünün içine baka,baka yalan söylüyorlar büyük zam yaptık diyorlar bir SSK emeklisi olarak başbakana hakkımı helal etmiyorum ve kesinlikle HAYIR

ALLAH bilirki Kemal bey'e de yetmiyordur.. :rolleyes:

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

ÖnceVatan_58
04.09.2010, 14:54
Nedense referanduma az bir süre kala bu tür yalan dolan kaynaksız ispatsız haberler çoğalmaya başladı kargalar bile güler bu uyduruk haberlere sadecee gülünür. Provokatörler yakında açıklanır. O yapıda panel ortamında öyle bir kişinin öyle bir sözcük kullanmayacağı kesindir ciddiye bile alınacak bir haber değil çünkü balonn...

OSMAN ECE
04.09.2010, 14:56
CHP panelinde büyük terbiyesizlik
4 Eylül 2010 08:24

Cumhuriyet yazarı Timuroğlu, sapıkca sözler sarfetti: Türbanlı bir bayan görünce erkekliğimi hissediyorum

• İzmir’de CHP’li Çiğli Belediyesi’nin düzenlediği ‘Anayasa ve demokrasi’ panelinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yazıları yayımlanan Vecihi Timuroğlu, başörtülülere yönelik ağza alınmayacak hakaretlerde bulundu. Timuroğlu, “Şu an benim karşımda güzel bayanlar oturuyor, onlar da benim gibi insan. Türbanlı bir bayan görünce erkekliğimi hissediyorum” dedi. Kadınların, “Biz buraya sizi, fikirlerinizi dinlemeye geldik, siz hakaret ediyorsunuz. Ayıp ettiniz. Bunlar ne biçim sözler?” demesi üzerine salondan, “Türkiye laiktir, laik kalacak’’ sloganı yükseldi.

Bu slogan panelde Timuroğlu’nun konuşmasından önce “Türkiye laiktir laik kalacak, sloganının ötesine geçmeliyiz. Aynı nakaratı 30 yıldır söyleyemeyiz” diyen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’yi şaşkına uğrattı. İnce başörtülü kadınlardan özür diledi.

Dünkü afiş hadi diyelim işgüzarın biri astırdı.Ancak bu türlü kepazelikleri CHP'de bulmak hep mümkündür.CHP zihniyeti farklı düşünmez.411 vekilin iradesini de hiçe sayan bunlardı.İnsanın dini inancına saygı göstermeyen bir zihniyet,ülkeyi süper güç yapsa göüzmde rezildir.

SAYIN LEADRİ TİMUROĞLUNUN İSTERSEN KÖKÜNÜ BİR ARAŞTIR SONRA
YORUM YAP APONUNDA ADI MÜSLÜMAN ADI AMA KÖKÜNÜ BİR ÇOKLARI BİLMEZ BELKİ ? BUTÜR İNSANLARDAN BAŞKA NE BEKLENİRKİ SAYGILAR

LaEdri
04.09.2010, 15:04
Nedense referanduma az bir süre kala bu tür yalan dolan kaynaksız ispatsız haberler çoğalmaya başladı kargalar bile güler bu uyduruk haberlere sadecee gülünür. Provokatörler yakında açıklanır. O yapıda panel ortamında öyle bir kişinin öyle bir sözcük kullanmayacağı kesindir ciddiye bile alınacak bir haber değil çünkü balonn...

:D:D:D:D...............

ÖnceVatan_58
04.09.2010, 15:04
Referandumda Neden HAYIR!

Hayırseverler! Demokrasi mücadelesi hayırlarınızla güçlenecek.
Çünkü:

1. Küresel sermayenin istediği yargı-yürütme organizasyonunu amaçladığı için,
2. Demokratik müzakereyle değil kapalı kapılar ardında hazırlandığı için,
3. Hukukun gereklerini değil sermayenin çıkarlarını gözettiği için,
4. Sivillik postunda otoriterliği amaçladığı için,
5. Çoğulcu demokrasiyi değil, çoğunluk diktatörlüğünü yansıttığı için,
6. Evrensel ilkeleri değil özel çıkarları öne aldığı için,
7. 12 Eylül Anayasası’nın öz çocuğu olduğu için,
8. 24 Ocak kararları kutsanarak 12 Eylül Darbesiyle hesaplaşılamayacağı için,
9. Statüko yıkılıyor haykırışlarıyla piyasanın ortodoksluğu örgütlendiği için,
10. Halkın gerçek değişim taleplerini boğmak için geliştirilen statükocu bir değişim programı olduğu için,
11. Yürütmeye denetlenemeyecek bir güç verdiği, toplumu değil devleti güçlendirdiği için,
12. Kadın, çocuk ve engelli haklarına ilişkin zaten yürürlükte olan uluslararası mevzuat reform diye yutturulduğu için,
13. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin zaten yürürlükte olan uluslararası mevzuat ile yerleşmiş mahkeme içtihatları reform diye sunulduğu için,
14. Öncelikle vergi borçlularının yurt dışına çıkma hürriyeti gözetildiği için,
15. Sadece sendikaların aidat gelirlerini artırmaya yarayan düzenleme reform olarak sunulduğu için,
16. Sendikaların üyeleri adına yargı mercilerine başvurmalarının anayasal dayanağı kaldırıldığı için,
17. Kamu emekçilerinin grev hakkı mevcut düzenlemenin aksine engellendiği için,
18. Toplu görüşme toplu sözleşme diye yutturulduğu için,
19. Toplu görüşmede uyuşmazlık çıkması durumunda son karar merciinin kararlarına karşı yargı yolu kapatıldığı için,
20. Grevde oluşan zararlardan sorumluluk sendikalardan alınıp işçinin sırtına yüklendiği için,
21. Emekçilerin kendi mücadelesiyle kaldırdığı grev yasakları yeni kaldırılıyormuş gibi sunulduğu için,
22. Emekçilerin hakları göz ardı edilip, onları denetim altında tutacak sendika bürokrasisi tavlanmaya çalışıldığı için,
23. Kamu denetçiliğini talep edenlerin karşısına işlevsizliği ve tarafgirliği anayasal güvenceye bağlanmış bir kamu denetçisi çıkarıldığı için,
24. Kanunlarda zaten var olan mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacağına ilişkin hükmün anayasaya konulup, özelleştirme, deregülasyon ve kamu harcamalarının kısıtlanmasına ilişkin düzenlemeler yargı denetiminden çıkarılmak istendiği için,
25. Orman arazilerinin, kıyıların, akarsuların satılması ve kiralanmasına, iş güvencesi ve kıdem tazminatının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeler bu paketin kabulünü beklediği için,
26. Özel yetkili mahkemeler hukuku katlederken askeri mahkemelerin yetkilerinin azaltılmasına reform dendiği için,
27. Anayasa Mahkemesi üyelerinin çoğunluğunu belirleyebilme ayrıcalığı yürütmeye verildiği için,
28. Anayasa Mahkemesinde hukukçu bile olmayanların çoğunluğa ulaşması öngörüldüğü için,
29. YÖK’ün kaldırılması büyük çoğunluğun talebi iken Anayasa Mahkemesine gönderdiği üyeler artırılarak güçlendirildiği için,
30. Sayıştay bir mahkeme bile değilken Anayasa Mahkemesine gönderdiği üyeler artırıldığı için,
31. “Anayasa şikayeti yolu” talep edenlerin karşısına işlevsizliği anayasal güvenceye bağlanmış bir “anayasa şikayeti yolu” çıkarıldığı için,
32. “Anayasa şikayeti yolu”, insanların haklarına kavuşması amacıyla değil, davalarının sürüncemede kalması ve devletin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde mahkum olmaması amacıyla getirildiği için,
33. Bir yandan “askeri vesayet” denilip Genelkurmay Başkanı, Kuvvet Komutanları ve Jandarma Genel Komutanı’na Yüce Divan ayrıcalığı tanındığı için,
34. HSYK’da Adalet Bakanının yetkileri artırıldığı için,
35. Karar yetkisi idareye verilip, hakimler ve savcılar temsil ile avutulduğu için,
36. Adalet Bakanlığı Müsteşarının HSYK’yı bloke etme ayrıcalığı kıskançlıkla korunduğu için,
37. Terör ve güvenlik konsepti Adalet Bakanlığı Müsteşarı aracılığıyla HSYK’ya, hakim ve savcılara dayatıldığı için,
38. Yargı bağımsızlığı olmadan hak ve özgürlükler korunamayacağı için,
39. “Hakimlerin İktidarı” var denilip “İktidarın Hakimleri” ihya edildiği için,
40. Özgürlük getirmeyip sadece özgürlüksüzlüğün uygulayıcıları değiştirilmek istendiği için,
41. Hayır diyenler Ergenekoncu ilan edildiği için.


SONUÇ:
EVET: 40 HAYIR: 41

Direnme gücü, dünya “evet” sözcüğünü duymak istediğinde “hayır” diyebilme yetisidir.


İlker Kılıç
Odatv.com

sandalli
04.09.2010, 15:06
Nedense referanduma az bir süre kala bu tür yalan dolan kaynaksız ispatsız haberler çoğalmaya başladı kargalar bile güler bu uyduruk haberlere sadecee gülünür. Provokatörler yakında açıklanır. O yapıda panel ortamında öyle bir kişinin öyle bir sözcük kullanmayacağı kesindir ciddiye bile alınacak bir haber değil çünkü balonn...

Türban sorununu CHP cözer, ben de her zaman söyledim ama inanmadilar. Iste kaniti. :D

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

ÖnceVatan_58
04.09.2010, 15:12
Türban sorununu CHP cözer, ben de her zaman söyledim ama inanmadilar. Iste kaniti. :D



[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Ona gerek kalmadı vesait dönemi bitiyor bu sefer seninki kesin çözecek maşallah pekte yakışmışşş :D

barikat58
04.09.2010, 16:53
arkadaşlar benim anlamadığım bbp partiside bilboardlara evet diye reklam vermiş bu parti parayı nereden buluyor belediye kaynaklarındanmı yararlanıyor yoksa akp mi destekliyor

Bbp bugüne kadar ne genel seçimlerde nede yerel seçimlerde devletin partilere verdiği seçim desteğini almadı çünkü milletin parasıyla millete siyaset yapılmaz ! Tabi sizler böyle birşey görmediğiniz için kendi partinizden haliyle bilmiyorsunuz partinizin size sadece 1 oy hükmünce değer verdiğini !
Sen bu pis iftiralarını Bbp'nin üzerinden çek !!
Geçende Muhsin başkana vatansever olarak bilinir diye bir cümle kurmuştun soy adını yazıcı olarak söylemiştin daha 40 yıl siyaset yapmış hemşerinin soyadını bilmiyorsun bilboardları nasıl astıkları nerden bileceksin !!!

tayfun5883
04.09.2010, 17:13
Bbp bugüne kadar ne genel seçimlerde nede yerel seçimlerde devletin partilere verdiği seçim desteğini almadı çünkü milletin parasıyla millete siyaset yapılmaz ! Tabi sizler böyle birşey görmediğiniz için kendi partinizden haliyle bilmiyorsunuz partinizin size sadece 1 oy hükmünce değer verdiğini !
Sen bu pis iftiralarını Bbp'nin üzerinden çek !!
Geçende Muhsin başkana vatansever olarak bilinir diye bir cümle kurmuştun soy adını yazıcı olarak söylemiştin daha 40 yıl siyaset yapmış hemşerinin soyadını bilmiyorsun bilboardları nasıl astıkları nerden bileceksin !!!


2 gün öncesine kadar alperen ocaklarının kirasını ödeyemiyordu bu parti şimde ne olduda birden bu kadar zenginleşti
Sivasta duymayan kalmadı güzel kardeşim barikat 5 milletvekilliğine evete anlaştığını yalçın topçunun 2011 seçimlerinde bbp akepeyle beraber seçime gidecekmiş milletvekilliği ugruna davasını sattı benim gözümde 2 gün önce ayılıp bayılmıyormuydu yalçın topçu devlet katil diye şimdi ne olduda birden evetci oldu

barikat58
04.09.2010, 17:19
2 gün öncesine kadar alperen ocaklarının kirasını ödeyemiyordu bu parti şimde ne olduda birden bu kadar zenginleşti
Sivasta duymayan kalmadı güzel kardeşim barikat 5 milletvekilliğine evete anlaştığını yalçın topçunun 2011 seçimlerinde bbp akepeyle beraber seçime gidecekmiş milletvekilliği ugruna davasını sattı benim gözümde 2 gün önce ayılıp bayılmıyormuydu yalçın topçu devlet katil diye şimdi ne olduda birden evetci oldu


Sen evet demeyi devletçilik olarak görüyorsan en çok Atatürkçülerin evet demesi lazım malum devletçilk var ! Biz millet menfaati gereği evet diyoruz !

ÖnceVatan_58
04.09.2010, 17:25
Tabi tabi gemicik, villacık için de diyoruzz :)

Tabi tabi gemicik, villacık için de diyoruzz :)



[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

LaEdri
04.09.2010, 17:41
Diyarbakrı B.Belediye Başkanı BAydemir'in sözleri.

''Bir kere referandumda kim yüzde kaç almış ona bakılmaz. Türkiye genelinde 'evet' ne kadar çıkmış, 'hayır' ne kadar çıkmış, 'boykot' ne kadar çıkmış ona bakılır. Diyarbakır için de ne kadar sandık başına gidilmiş, ne kadar gidilmemiş ona bakılır. Diyarbakır'daki boykot oranı yüzde 51'in altında olursa, boykot kampanyasını sürdüren BDP'nin ve belediye başkanı olarak benim meşruiyetim tartışma konusudur. Protesto kampanyasını yürütüyorum ama sandık başına gitme oranı yüzde 55 olursa o zaman ben kendimi sorgularım. 'Ben bu halkı doğru temsil etmiyorum' derim ve gereğini de yaparım.''

VAROS1910
04.09.2010, 17:58
kesınlıkle HAYIR..bu vatan bızım kımılerının projelerıne peşkeş çekılemez...

ÖnceVatan_58
04.09.2010, 18:15
Dün flash tv.de SMS ile referandum oylaması vardı çıkan sonuç:
Evet % 42
Hayır: % 58

flash tv. normal ortada görünen bir kanal.


Büyük ihtimalle sonuçta böyle çıkar.

Nikbin
04.09.2010, 21:59
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] 1_4995640_7624444_n.jpg


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] 1_4942988_1780155_n.jpg

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] 1_4842226_4479952_n.jpg

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] 1_4809801_8229111_n.jpg

aysima58
04.09.2010, 22:22
hayır diyorum ve yeter artık pes ediyorum.

KAOS
04.09.2010, 22:32
hayır diyorum ve yeter artık pes ediyorum.

Katılıyorum bende pes ediyorum....
Kabak tadı verdi.
Kimse kimsenin fikrini değiştiremiyor..
Var mı buradaki tartışmalardan fikri değişen..

ŞAHBEY
04.09.2010, 22:40
benim kimsenin fikrini değiştirmek gibi düşüncem yoktu ..ama neden EVET dediğimi zamanla yazdım..saygılı bir şekilde kişiler düşüncesini yazsa anlaşacağız ama malesef evetçiler cahil kötü hayırcılar kültürlü ne istediğini bilen bu nasıl anlayışsa ip burada kopuyor anlaşmak imkansız önce SAYGI....

aozdemir
04.09.2010, 22:52
hayır diyecek olanlar neye hayır dediklerini biliyorlar mı acaba.

ŞAHBEY
04.09.2010, 23:03
aman kardeş niye sordun şimdi kendilerine uyan gazete dergilerden uzun uzun kopyalar yapıştırırlar okuyamazsın fenalık gelir sinirlerin bozulur ah sormasaydın iyi olurdu neyse şimdi pek kimse olmazya

KAOS
04.09.2010, 23:29
hayır diyecek olanlar neye hayır dediklerini biliyorlar mı acaba.

Biliyoruz ne oldu ki?

Cley
04.09.2010, 23:50
Akpartinin Evet dediğine Hayır diyorlar. Tek bildikleri bu.

KAOS
05.09.2010, 00:00
Akpartinin Evet dediğine Hayır diyorlar. Tek bildikleri bu.

Körle yatan şaşı kalkıyor ne yaparsın....
Az mı okuduk chp şöyle yapıyorsa hiç düşünme tersini yap nevinden açıklamaları...
;)

Cley
05.09.2010, 00:04
Ben de öyle yaparım. CHP nin beyaz dediğine siyah derim. Çünkü CHP beyaz diyorsa doğrusu siyahtır

KAOS
05.09.2010, 00:08
Ben de öyle yaparım. CHP nin beyaz dediğine siyah derim. Çünkü CHP beyaz diyorsa doğrusu siyahtır

Nihayet anlaştık,
Tek bildiğinizin bu olduğu tarafından tescillendi...
Kafa yormamaya devam...
;)

barikat58
05.09.2010, 00:11
2 gün öncesine kadar alperen ocaklarının kirasını ödeyemiyordu bu parti şimde ne olduda birden bu kadar zenginleşti
Sivasta duymayan kalmadı güzel kardeşim barikat 5 milletvekilliğine evete anlaştığını yalçın topçunun 2011 seçimlerinde bbp akepeyle beraber seçime gidecekmiş milletvekilliği ugruna davasını sattı benim gözümde 2 gün önce ayılıp bayılmıyormuydu yalçın topçu devlet katil diye şimdi ne olduda birden evetci oldu

Her ne kadar tasnif etmesem argo deyimlerin millet önünde söylenmesine bugün Sivas'ta Bbp genel başkanı Topçu senin gibi düşünenlere cvp verdi !

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Yalçın Topçu, 12 Eylül Referandumu için BBP-AKP ile işbirliği diye çıkarılan dedikodularla ilgili olarak ispatlamayan ********dir dedi !!!!!!!

Yıldızlı çıkan yerleri tercüme edeyim şereften yoksundur dedi :)

LaEdri
05.09.2010, 00:12
Akpartinin Evet dediğine Hayır diyorlar. Tek bildikleri bu.

Bunu sadece Evet'e indirgememek lazım.Ücretsiz kitap dağtımını bile eleştirmek,bunu AKP değil AB yaptı demek artık siyasi bakıştan çok daha ötesidir.:)

KAOS
05.09.2010, 00:16
Her ne kadar tasnif etmesem argo deyimlerin millet önünde söylenmesine bugün Sivas'ta Bbp genel başkanı Topçu senin gibi düşünenlere cvp verdi !

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Yalçın Topçu, 12 Eylül Referandumu için BBP-AKP ile işbirliği diye çıkarılan dedikodularla ilgili olarak ispatlamayan ********dir dedi !!!!!!!

Yıldızlı çıkan yerleri tercüme edeyim şereften yoksundur dedi :)


Siyasetçilerin ağzından ..ispatlamayan .....dir lafları duyduk ki?
Bu şekildeki açıklamalar hiç inandırıcı değil, yakın geçmişi olanları izlemek daha manidar geliyor insana....

barikat58
05.09.2010, 00:22
Siyasetçilerin ağzından ..ispatlamayan .....dir lafları duyduk ki?
Bu şekildeki açıklamalar hiç inandırıcı değil, yakın geçmişi olanları izlemek daha manidar geliyor insana....

Yakın geçmişin ne kadar kirli yada temiz oldugu görülürde uzak geçmişin ne kadar karanlık oldugu görülmez çoğu zaman.Uzak geçmişleri bırak yakın geçmişe bakınca bile insan içine çıkmaması gereken nice dönek siyasetçinin oldugunu bunlarında büyük kısmının şu an muhalefette oldugunu görünce kendi geçmişimizle övünmek bir borçtur !

KAOS
05.09.2010, 00:23
Yakın geçmişin ne kadar kirli yada temiz oldugu görülürde uzak geçmişin ne kadar karanlık oldugu görülmez çoğu zaman.Uzak geçmişleri bırak yakın geçmişe bakınca bile insan içine çıkmaması gereken nice dönek siyasetçinin oldugunu bunlarında büyük kısmının şu an muhalefette oldugunu görünce kendi geçmişimizle övünmek bir borçtur !

BBP hükümet mi?
Yoksa hükümetin yanına yeni mi gitti...

barikat58
05.09.2010, 00:31
BBP hükümet mi?
Yoksa hükümetin yanına yeni mi gitti...

Bbp cumhurbaşkanlığı seçimlerindede hükümetin kararını destekledi,başörtüsü için kalkan 411 elden biride Muhsin başkanın eliydi ve bugün Evet diyen partilerden biride Bbp...
Biz mecliste olmadanda millet menfaatine kararlarımızı açıklarız ve bunlarda şimdiye kadar kaale alındı.Bugün uzatmalı muhalefet chp ve diğerlerine bakarsak körükörüne muhalefet yerine ne vermişler ülkemize biz meclis dışındayken elimizi taşın altına koyuyoruz ! 28 Şubat cuntacılarına meydan okuyan milletin hükümetini destekleyende yine bizdik !
Şimdi eğer evet deyince hükümet olunuyorsa hükümetiz !

KAOS
05.09.2010, 00:40
Bbp cumhurbaşkanlığı seçimlerindede hükümetin kararını destekledi,başörtüsü için kalkan 411 elden biride Muhsin başkanın eliydi ve bugün Evet diyen partilerden biride Bbp...
Biz mecliste olmadanda millet menfaatine kararlarımızı açıklarız ve bunlarda şimdiye kadar kaale alındı.Bugün uzatmalı muhalefet chp ve diğerlerine bakarsak körükörüne muhalefet yerine ne vermişler ülkemize biz meclis dışındayken elimizi taşın altına koyuyoruz ! 28 Şubat cuntacılarına meydan okuyan milletin hükümetini destekleyende yine bizdik !
Şimdi eğer evet deyince hükümet olunuyorsa hükümetiz !

E kolay gelsin....
AKP nin yaptıklarının sorumluğu size de ait olacaktır..
Umarım Muhsin beyin akan kanında AKP nin parmağı yoktur, yoksa eli yakanızda olacak...

barikat58
05.09.2010, 00:47
E kolay gelsin....
AKP nin yaptıklarının sorumluğu size de ait olacaktır..
Umarım Muhsin beyin akan kanında AKP nin parmağı yoktur, yoksa eli yakanızda olacak...


Yaka bizimse bırakında biz düşünelim ;)

Reform
05.09.2010, 09:05
Basının %60'ını ele geçir, eşe dosta bacanak, enişte ye gazeteler tv.ler aç. Diğer gazetelerde hakkında yazı yazan köşe yazarlarını işten attır. Baskı şantaj uygula, Devlet olanaklarını lehine seferber et korku sindirme politikası uygula , ondan sonra çık il, il demokrasi borazanlığı yap, artık tarihe karışmış bir olayı, o zaman kul köle olduğun kişileri yargılayacağım de, darbe senaryoları ile milleti meşgul et, demokrasi için mücadele ediyoruz de. AKP'li ler sizi böyle rahat rahat konuşturan şeyin adı nedir merak ederim.?
Din üzerinden siyaset yap, günün birinde "hem laik hem Müslüman olunmaz" de, sonra iktidar olunca "laikliğin en büyük güvencesi biziz" de Mümkün olduğunca Türklük ve Atatürk'ün söylemlerini ağızına alma, yazdırdığı sözleri meclisten söktürmeye kalk, ondan sonrada kalk "Atatürk yaşasaydı o da oyunu AKP ye verirdi" de.
Gerçekten halkı uyutmakta bunların üzerlerine yok, bu bir gerçek.

İSLAMDA İSRAF HARAMDIR.
Başbakan'ın villasının resmini dün bir gazetede gördüm. Kral dairesi sanki, Altın musluklu, saray gibi. Saddamın altın musluklu sarayı vardı. Ama şimdi kimin? Dünya başbakanları arasında 7.zenginimiz olmuşlardır. Limon ve su satarak bu servet edilebilir mi?
Bunların hepsinin birer oyun olduğu için kandırmaca olduğu için, Oy'una gelmemek için oy'una sahip çık.
OYUNA GELMEMEK İÇİN OY'UM HAYIR!

Reform
05.09.2010, 09:16
Basının %60'ını ele geçir, eşe dosta bacanak, enişte ye gazeteler tv.ler aç. Diğer gazetelerde hakkında yazı yazan köşe yazarlarını işten attır. Baskı şantaj uygula, Devlet olanaklarını lehine seferber et korku sindirme politikası uygula , ondan sonra çık il, il demokrasi borazanlığı yap, artık tarihe karışmış bir olayı, o zaman kul köle olduğun kişileri yargılayacağım de, darbe senaryoları ile milleti meşgul et, demokrasi için mücadele ediyoruz de. AKP'li ler sizi böyle rahat rahat konuşturan şeyin adı nedir merak ederim.?
Din üzerinden siyaset yap, günün birinde "hem laik hem Müslüman olunmaz" de, sonra iktidar olunca "laikliğin en büyük güvencesi biziz" de Mümkün olduğunca Türklük ve Atatürk'ün söylemlerini ağızına alma, yazdırdığı sözleri meclisten söktürmeye kalk, ondan sonrada kalk "Atatürk yaşasaydı o da oyunu AKP ye verirdi" de.
Gerçekten halkı uyutmakta bunların üzerlerine yok, bu bir gerçek.

İSLAMDA İSRAF HARAMDIR.
Başbakan'ın villasının resmini dün bir gazetede gördüm. Kral dairesi sanki, Altın musluklu, saray gibi. Saddamın altın musluklu sarayı vardı. Ama şimdi kimin? Dünya başbakanları arasında 7.zenginimiz olmuşlardır. Limon ve su satarak bu servet edilebilir mi?
Bunların hepsinin birer oyun olduğu için kandırmaca olduğu için, Oy'una gelmemek için oy'una sahip çık.
OYUNA GELMEMEK İÇİN OY'UM HAYIR!

35gürün58
05.09.2010, 10:18
BÜYÜK UYARI.......İBRETLİK BİR YAZI........


05 Eylül 2010

Arslan BULUT

EVETÇİ ÜLKÜCÜLER VEBAL ALTINDA KALIR.

Bugün dünyadaki büyük savaş, Türk ve İslâm Dünyası’nın elindeki enerji kaynakları üzerinde sürmektedir. AKP, ABD’nin Büyük Ortadoğu projesinin eş başkanlığını kabul ederek Türk-İslâm dünyasında bir Truva atı rolünü üslenmiştir.
Erdoğan’ın eş başkanı olduğu Büyük Ortadoğu projesi, İngiltere’nin 100 yıl önce geliştirdiği, MOSSAD’ın güncellediği ve Bernard Lewis’in yeni bir şekil verdiği “Büyük İsrail Projesi” nin kamuflajıdır.
Erbakan’ın “AKP’ye oy vermek siyonizme oy vermektir” sözlerinin arkasında bu tespit vardır.

***

AKP, CFR denilen ırkçı emperyalist örgütün Tayyip Erdoğan’a gönderdiği gizli bir memorandum ile kurulmuş, yasa dışı bir partidir!
AKP’nin çıkardığı bütün yasalar ya AB ya da küresel sermayenin dayatmasıdır. Bu yasaların bir kısmını doğrudan yabancılar hazırlamıştır.
Fakat bütün bu gerçeklerin fazla bir anlamı yok.
Allah, milletin içinde bir topluluğun kıblesini şaşırtmaya karar vermişse, onun önüne geçecek hiçbir kuvvet yoktur!
Bakınız ülkücüler içinde de kıblesini şaşıranlar var! Bu arkadaşlar, sanki 12 Eylül’den intikam alınacakmış gibi bir duyguyla hareket ediyor. Ancak Anayasa değişikliklerine evet demekle Türkiye’yi özerk devletçiklere bölen bir yolu açmış olacaklar. Bu vebali, bu utancı, nesiller boyu taşıyabilirler..

***
AKP’nin bugüne kadar İslâm dinine de hiçbir hizmeti olmadı. Bütün hizmetleri Amerika ve dünyayı yöneten Evangelizm mezhebine mensup bir kadroyadır.
“Hıristiyan Siyonistler” diye de bilinen Evangelizm mezhebinin başındaki kişiler, Erdoğan’ın bu hizmetlerini unutmamıştır. New York’ta “Amerikan Musevi Komitesi” tarafından Erdoğan’a “Cesaret Ödülü” verilmiştir.
AKP’yi “İslâm devleti kurmak istiyorlar, şeriatı getirmek istiyorlar” diye suçlayanlar da Hıristiyan Siyonistlere hizmet ediyor. Çünkü AKP’nin şeriat getirmek gibi bir derdi yok. AKP, Hıristiyan Siyonistlerin şeriatını uyguluyor.

***
Evet oyu verecek ülkücüler, AKP’nin, dünyayı “tek devlet, tek din ve tek pazar” ile yönetmek isteyen bir avuç Evangeliste hizmet ettiğini bilmiyor mu?
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül bugüne kadar açıkça küresel güçlerin Türkiye içindeki propagandasını yapmış, onların ağzıyla konuşmuşlar, bütün dayatmalarını yerine getirmeye çalışmışlardır.
Dolayısıyla İslâm devleti kurmak şöyle dursun, bütün İslâm dünyasının temel dayanağı olan Türkiye Cumhuriyeti’ni Yeni Dünya Düzeni’nin emrine vermişlerdir.
Hıristo-Yahudi pazarının kriterlerini uygulamak için Türk Anayasası’nı delik deşik eden bu kadronun savaşı, sadece Türklük ile değil aynı zamanda İslâm iledir!
Nitekim Erdoğan, bu konuyu izah ederken, “Türkiye’nin dışında bir ülkenin yaklaşımı, bölgede karşı tepki alacaktır. Bu, ABD için değerlendirmeye değer bir zenginliktir” demiştir.
Yani Türkiye’nin ABD tarafından İslâm Dünyası’na bir “Truva atı” olarak sokulmasını kabul ediyor, bu rolü üstleniyor, “Bizi kullanın” demiş oluyor.
Mesele sadece Türkler’in değil, bütün milletlerin Truva atı şeklindeki yeni ve küresel bir saldırı ile karşı karşıya bulunmaları ve saldırının niteliğini anlayıp karşı saldırıya geçmezlerse, köle haline geleceklerini görmeleri...
Çözüm, önce beynimizden, sonra derneğimizden, partimizden, medyamızdan, iş dünyamızdan, devletimizden Truva atlarını söküp atmak ve kendi programımızı uygulamaktır...

Cley
05.09.2010, 11:08
HAYIR Demeli

Dümeni bozulmuş yargı gemisi
Düzelmesin diye HAYIR demeli
Halkına zulmeden art niyetliler
Azalmasın diye HAYIR demeli

Açılmasın demokrasi kapısı
Hiç durmasın bu ülkenin tipisi
Adliyede Moğultay’ın yapısı
Bozulmasın diye HAYIR demeli

Kurtulmasın diye başımız dertten
Yolumuz aşmasın bayırdan, sırttan
Alevî Sünnî’den, Abaza Kürt’ten
Kız almasın diye HAYIR demeli

Anadolu bu millete dar olsun
Ağustosta bahçe, bostan kar olsun
Derin devlet ilelebet var olsun
Çözülmesin diye HAYIR demeli.

Tüm kadınlar giysin kara fistanı
Tuzlu suyla sulasınlar bostanı
Bu dünyada yeni bir Türk destanı
Yazılmasın diye HAYIR demeli.

Ne saygısı gazi olan bedene
Top değip de kolunu kaybedene.
Küçücük bir kızı iğfal edene
Kızılmasın diye HAYIR demeli.

Hayır çıksın referandum sonunda
Eş olalım Afrika’nın yanında
Cuntacılar insanların önünde
Ezilmesin diye HAYIR demeli.

Ne ola ki EVET’çinin amacı
“Hak ve hukuk” verdiği tüm demeci
Örgüt diye Poyrazköy’ün yamacı
Kazılmasın diye HAYIR demeli.

Celâli der millet olsun maşamız
Sandıklarda bozulmasın neşemiz
Marmaris’te resim çizen paşamız
Üzülmesin diye HAYIR demeli.
*************Celalettin TOPRAK*****

35gürün58
05.09.2010, 12:30
============================== ============================== =================

05 Eylül 2010

Mustafa ASLAN

SABREDEN MURADA ERER.

Huylu huyunu yapmaya, aldatanlar aldatmaya devam edecekler!
Hain bölücüler ve işbirlikçilere rağmen imparatorluk vârisi -inadına büyük- Devletin BOP Eş Başkanı-Başbakanı da görevi gereği, bir şeyler yapacak!
Öküz altına buzağı yerleştirip ihbârı meslek edinmiş Yaygın Basın’ın fırçalandıkça parlayan dolma kalemleri de alkışlayacak!
Ya da Cumhurbaşkanı’nı, Irak’a demokrasi getireceğim diye bir milyon müslümanı katleden, yüzbinlerce müslüman kadına-kıza tecâvüz eden Haçlı’ya dua ettiren Müslüman BOP Eş Başkanı’nın; “Bîtaraf, bertaraf haaa!” uyarılarıyla, sloganlarını bağıracaklar!...
BOP Eş Başkanı, “AB yolunu Diyarbakır’dan geçirme” yle yetinmeyip, “Genişletilmiş Ortadoğu’da Diyarbakır parlayan yıldız olacak!” diye müjdelemişti! Dolma Kalemler de; “İşte buuu!” diye hep beraber ötmüşlerdi!
Bu, ölümle korkutup sıtmaya razı etme operasyonudur!
Bu, kendini darı ambarında gören aç tavuk rüyasıdır!
Bu, hamsinin balinaya, tilkinin kurda kafa tutmasıdır!
Türk Milletinin Türk’üne de, Kürdüne de; “Kürt Sorunu” dedirtemezsiniz! Bu milletin asla Kürt sorunu olmadı, olmayacak... Milletin, bölücü PKK sorunu var. Milletin PKK ile kan davası var! Son PKK’lı itlâf edilmeden ya da tamamı teslim olmadan da bu kan davası bitmez!
Devlet; bu kanlıları cezâlandırmazsa, mahkûm bebek katili caniyi cezaevinde susturamazsa; pazarlarda satılan “celep keklik”leri pahasından fazla bir fiyata alarak ibret olsun diye hemen orada boynunu koparttırmazsa, milletin “kısas hakkı” doğar! Bu millet, kırk bin insanının kanından vaz geçmez!
Bu kadîm milletin; PKK sıkıntısı devam ederken bir de demokrasi sayesinde ve Haçlı dikteleriyle onları şımartan, demokrasi aracıyla bir yerlere tırmanmış, BOP Eş Başkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi bir sıkıntısı daha çıktı!...
Devlet millete; “Çekemem bu derdi bölek seninle.” diye mırıldanarak söylenmeğe başladı!
Millet; yevmiye ile toplandığı söylenen bindirilmiş kıta kalabalıklara tek tip beyaz şapka giydirerek, TRT’nin paket yayınlarındaki gibi işaretle alkış vurdurulan, serinlesinler diye püskürtülen su ile daha dün tazyıkli foseptik suyuyla yerlerde süründürüldüğü, coplatıldığı, biber gazıyla ağlatıldığı unutturulmak istenen millet, BOP Eş Başkanı’na mesajlar vermeğe başladı!
“Güüüüç bende artııııık!” mantığıyla öfkeyi de hitâbet sanatı sayan-saydıran, herkese küfreden Potamyalı Recep Bey de öfkeden çıldırdı! Sayın BOP Eş Başkanı; siyaset adamı milletten aldığı yetkiyle, millet adına doğru işler yapmakla mükelleftir. Siyaset adamı millete rağmen iş yapamaz. Yaparsa yaptıkları, yanına kalmaz!...
Milletin dişini sıkarak öfkeyle izlediği; polisi zırhlı aracında yakmaya çalışan, gencecik kızları diri diri yakan, subayımızın eşini evinde katleden, sokakları cehenneme çeviren PKK’lı piçleri, gündüz bağda-gece dağda olan PKK’lı alçakları, siz de görmez misiniz?
Bu ********lerin istekleri daha fazla demokrasi midir? O daha fazla demokrasiyi, aynı yöntemlerle Türk Milleti de isterse ne yaparsınız? Bu ********ler, silahla her isteklerini yaptırırsa, Devlete sadakatten başka yol bilmeyen, iş başa düştüğünde kazma-kürekle yedi düveli alt eden Türk Milleti’nin istekleri başlamaz mı?... Millet hesabını yaptı! Önüne gelecek ilk sandıkta AKP’yi, yerine görevlendireceği hükümetle de PKK’yı halledecektir! Kırk bin kişinin katili PKK’ya, Kürtlerinin hatırına katlanan Millet, ilk seçim sandığına kadar sabreder!...
Türk milleti sabrı, binlerce yıllık tecrübesiyle bilir. Tarihin her döneminde var olan bu millet, içindeki ayrık otlarını da kısa sürede temizler, atar! Deniz, Anadolu ve Türk milleti içinde kir barındırmaz!

TripleDouble
05.09.2010, 12:34
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Neler oluyor hayatta
Tayyip ağlıyor hüngür hüngür orda
Hani tanımasak adamı
Gerçek sanacağız valla

12 eylül çocuğu
Amerikanın en kıymetli oğlu
Timsah gözyaşına bakmayız
"HAYIR" hepimizin oyu

Evet desen, sandık desen
Faşizme gün doğar
Tayyip'lerin işi gücü
Yalan ve istimar

13 eylül sabahında
Açılacak sandıklar
Tayyip kızacak, gül moraracak
"HAYIR"dır inşallah...

35gürün58
05.09.2010, 12:39
============================== ============================== =============

05 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR

Kılıçdaroğlu: BAŞBAKAN GİZLİ ÖZERKLİK SÖZÜMÜ VERDİ?

Önceki gün akşam saatleri. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile referandum öncesi sıcak gündemi konuşuyoruz.
Anamuhalefet lideri sohbetimizin hemen başında çok çok önemli bir konuyu gündeme getiriyor:
-Sabahattin Bey Başbakan BDP ve PKK’lıların özerklik taleplerine niye susuyor? Her şeye laf yetiştiren Başbakan bu konuda niçin tek kelime olsun etmiyor?
Kılıçdaroğlu devam ediyor:
- “Kamuoyu merak içinde, bu suskunluk niçin? Yoksa Başbakan bir yerlere gizlice belli bir süre sonrası için özerklik sözünü mü verdi?”
Soru önemli, hele bunun Anamuhalefet önderi tarafından dillendirilmesi daha da önemli.
Evet çetelerin yaptığı kanunsuz telefon dinlemelerini bile diline dolayabilen Başbakan bir kez olsun bu özerklik talebine niçin meydan okumaz ve bunu talep edenlere “hadi oradan” demez?
Hepimizin gözden kaçırdığı bu çok önemli konuyu dillendirdiği için Kılıçdaroğlu’nun kutlanması
gerekiyor!
Peki CHP bu konuya nasıl mı
bakıyor?
Onu Kemal Kılıçdaroğlu’ndan dinleyelim:
- “CHP’nin olmazsa olmazı üniterliktir. Ondan zerre taviz vermeyi bölünme sayarız. Her türlü fikir özgürlüğüne evet ancak özerklik gibi üniterliği sabote edecek teşebbüslere hayır. Biz entegre etmeyi, bütünleştirmeyi ve kaynaştırmayı esas alıyoruz.”
Tam bu noktada bu sütunda da eleştirilen PKK’ya af konusunu soruyoruz:
- “Sözlerim çarpıtıldı. Benim dediğim şudur. Eğer PKK silahı bırakır, nedamet getirirse ve toplumda tam bir uzlaşma olursa bu konu tartışılır dedim. Ayrıca Öcalan’ın böyle bir af olsa bile kurtulması zaten mümkün değil ki!”
Anamuhalefet lideri , PKK’ya af beyanını çarpıtıp toplumu ajite eden Başbakan için dehşet bir hatırlatma yapıyor:
- “Sabahattin Bey siz siyaseti yakından izliyorsunuz hatırlayacaksınız, Başbakan 18-04-2006 tarihinde Öcalan’ın af edilmesi için kendi imzası ile kanun teklifi vermiştir ki bu belge TBMM’nin internet sitesinde bile mevcuttur. Bunu yapan biri şimdi benim sözlerimin önüne ve arkasına bakmadan bana hücum ediyor ama bu millet aptal değil.”
Kemal Kılıçdaroğlu burada da haklıdır.
Evet Tayyip Erdoğan ve kabinesinin Öcalan’ı af için böyle bir teşebbüsün içine girdiği sadece bizim değil arşivlerin de malumudur.
Hal bu iken Tayyip Erdoğan’ın şimdi şehidim edebiyatını yapması Habur’da yediği vurgunu telafi etmek ve BDP’li seçmenleri ürkütmemek içindir!
Üçüncü konu başlığımız CHP adına basılıp muhtelif yerlere asılan türbanlı kadını rahibelere benzeten malum afiş konusu!
Bu konuyu sorduğumda o sakin Kılıçdaroğlu bile soğukkanlılığını koruyamıyor ki, ifadelerini okuduğunuzda ona siz de hak vereceksiniz!
- “Bu yapılan alçaklıktır. Bizim böyle bir afişimiz yok. Ne böyle bir afiş bastırdık ne astırdık. İlgili bütün arkadaşlarıma sordum haberleri yok. Birileri bizim adımıza bu çirkin afişi hazırlattı ve bunun üstünden bize saldırıyor. Saldıranların başında Başbakan olduğuna göre o afişi kimler hazırlattı ve astırdı Başbakan biliyor olmalı. Bu yapılan çirkinlik ötesidir. Bu kadar belden aşağı vurulmaz. Yazıklar olsun. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bizim türbana ve türbanlılara olan sıcak yaklaşımımızdan belli ki çok rahatsız oldular ve bu komployu yaptılar”
Dehşet içindeyim sevgili okurlar.
Birileri sizin adınıza çirkin afişler bastırıp, onun üzerinden size hücum ediyor!
Şeytan denen mahlukun bile yapmayacağı bu rezillik Türkiye’de bugün siyasetin nasıl yapıldığını ve AKP’den iktidarı geri almanın ne kadar zorlaştığını gösteren net vesikadır.
Sadece yapılan bu densizlik bile ülkeyi AKP’den kurtarmanın ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor!

***

İŞTE TAYYİP ERDOĞAN
Tek bayrak ve
Türk Milleti diyemedi!
Gördünüz işte yine bir kez olsun Türk Milleti demedi. Tersine Türklüğü yine alt kimlik olarak yani 36 ayrı etnik guruptan biri diye söz etti. Kimden söz ettiğimi anlamışsınızdır. Tayyip Erdoğan bildiğiniz gibi hep aynı.. Türklüğe karşı bir alerjisi mi var anlamış değilim! Türkiye’nin Başbakanı ama Türk milleti demiyor.. Dahası Diyarbakır’a Kürt bayrağı asacağım diyen Osman Baydemir’e de cevap vermiyor ve tek bayrak vurgusunu yapmıyor. Bunun yerine rol kesip Ahmet Kaya istismarını yapıyor ve Ahmet Arif’den mısralar döktürüyor. Önceki gün yazmıştım, Türk Milleti desin, PKK ve Öcalan’ı lanetlesin, oyum evet diye ama gördünüz ne PKK’ya ne Öcalan’a lanet var ve bu adam Türkiye’nin Başbakanı... İmdaaaaat!

***

KARANLIK NOKTA
Öcalan’ın yol haritası
kimin cebinde?
Hatırlayacaksınız Kürt açılımının arefesinde Öcalan geçen yıl 180 sayfalık bir yol haritası hazırlamış ve bunu hükümete teslim etmişti. Aradan bir yıldan fazla zaman geçti, bu yol haritasından bir haber yok. İlginçtir İmralı’daki nemden ve hamam böceğinden bile şikayetçi olan bölücübaşı kendi yazdığı yol haritasının kaybından şikayetçi değil ve onun gizlenmesini sorgulamıyor. Belli ki birileri ile gizli mutabakatları var. Öyle olmasaydı ya feveran edip nerede sorusunu sorar ya da o 180 sayfalık yol haritasından bazı bölümleri kamuoyuna sızdırırdı. Hiç birini yapmadığına göre belli ki anlaşma ya da mutabakatları sürüyor ve o yol haritasının izlenmesi için uygun zaman bekleniyor!

TripleDouble
05.09.2010, 12:40
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Neler oluyor hayatta
Tayyip ağlıyor hüngür hüngür orda
Hani tanımasak adamı
Gerçek sanacağız valla

12 eylül çocuğu
Amerikanın en kıymetli oğlu
Timsah gözyaşına bakmayız
"HAYIR" hepimizin oyu

Evet desen, sandık desen
Faşizme gün doğar
Tayyip'lerin işi gücü
Yalan ve istimar

13 eylül sabahında
Açılacak sandıklar
Tayyip kızacak, gül moraracak
"HAYIR"dır inşallah...

35gürün58
05.09.2010, 12:56
============================== ============================== ===============
RUHAT MENGİ 05.09.2010

Öcalan referandumdan ne bekliyor?

Her ne kadar “onunla pazarlık yapılmadığı, yapılmayacağı” söylense de, “onunla görüşen bu partide barınamaz” dense de PKK lideri Öcalan masanın öbür ucundan pazarlıklarını sürdürüyor. Avukatları sadece yurt içine değil, dışına da (örneğin Barzani’ye) onun mesajlarını servis edip kurye gibi, sözcü gibi çalışıyorlar.

Bu bir yana, Öcalan son pazarlığında kendisiyle “ sivil bir heyetin” görüştüğünü ( kim bunlar, kim bunlar? Görüşmeyi kim adına yapıyorlar) söyledikten sonra; “15-20 Eylül’de birçok şeyin netleşeceğini, bu tarihe kadar bir gelişme olmazsa, belirli adımlar hükümet tarafından atılmazsa ben sorumluluk almayacağım, her şey olabilir” diyor.

Sizce beklentisi nedir? Referandumun hemen arkasından, 5-8 gün içinde ne olacağını umuyor? Acaba o sivil heyetler hükümete hiç danışmadan kendi kafalarından ona kimsenin bilmediği bir takım ciddi vaadlerde mi bulundular? Yoksa “bu değişiklikten sonra sıranın Anayasa’nın tümüne geleceği” açıklamaları acaba onu “referandumdan sonraki bir hafta içinde değiştirilemez maddeleri de değiştireceğiz” açıklamasının yapılmasını beklemeye mi yöneltmiştir?

Öcalan referandumdan ‘Evet’ çıkarsa Anayasa Mahkemesi’nin artık “değiştirilemez maddeleri koruyacak yapıya sahip olmayacağını, böylece bu işlemin yapılmasının çok kolaylaşacağını” mı düşünmektedir? Öyle ya geçen yıl Cengiz Çandar’ın “Göreceksiniz bakın, değiştirilemez denilen maddeler de değişecek, zaten ne demek değişemez” dediği yazısından sonra başkaları da, hatta son bir hafta içinde de bunu söyledi.

Öcalan da Anayasa Mahkemesi’nin yapısı değiştiğinde “kurucu unsur ve vatandaşlık tanımlarının değişmesi, Güneydoğu’nun özerk bölge olması” gibi taleplerinin karşılanacağını düşünüyor olabilir pekâlâ...

BDP “boykotta” görünürken Ahmet Türk’ün ve BDP’yi destekleyen tüm isimlerin ‘Evet’ demesinin nedeni de aynı beklenti mi dersiniz? Din ve ırk söylemleriyle Güneydoğu oylarını almak için AKP ile BDP sürekli çekişme içinde olmalarına rağmen, referandumda BDP’nin “boykot edeceğiz” demesine rağmen iktidar partisine açık destek içinde olması bunu düşündürmüyor mu?

Öcalan’ın sözleri çok şey anlatıyor ve hepsi de çok önemli. Keşke bu konuşmayla hangi beklentiyi ve neye dayanarak kastettiğine referandum mitinglerinde değinseler de anlasak. Referandum sonucunu değiştirebilecek olayları atlayıp parti kavgalarına dalmak topluma büyük haksızlık oluyor!

LaEdri
05.09.2010, 13:17
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Neler oluyor hayatta
Tayyip ağlıyor hüngür hüngür orda
Hani tanımasak adamı
Gerçek sanacağız valla

12 eylül çocuğu
Amerikanın en kıymetli oğlu
Timsah gözyaşına bakmayız
"HAYIR" hepimizin oyu

Evet desen, sandık desen
Faşizme gün doğar
Tayyip'lerin işi gücü
Yalan ve istimar

13 eylül sabahında
Açılacak sandıklar
Tayyip kızacak, gül moraracak
"HAYIR"dır inşallah...

"Hayır" cephesinni bu kadar saldırgan,siyasi olarak değil kişi üzerine eleştiri yapmalarına anlam veremiyorum.Anayasa Mahkemesine götürdünüz,iptal etmediler maddeleri.Anayasa mahkemesini, Anaysaa mahkemesinden daha çok düşünüyorlar..:)

ÖnceVatan_58
05.09.2010, 13:28
Anayasa değişikliğine HAYIR demeliyiz.

Anayasalarda yapılacak değişikliklerin bir toplumda mümkün olabilecek en geniş uzlaşmaya dayandırılması şarttır. Çünkü bu şartın yerine getirilmemesi yapılan değişikliğin meşruiyeti konusunda şüpheler doğurduğu gibi, ardındaki niyetlerin iyiliği hakkında endişeler doğurur ve devlet gücünün kötüye kullanılma korkusunu arttırır. Sonuç toplumsal beraberliğin zeminini teşkil eden güvenin zedelenmesidir.

AKP zihniyetinin Anayasa değişiklik kanunu işte her şeyden önce toplumsal ve siyasi uzlaşma şartını yerine getirmediği için defoludur. Bu kanun sivil bir darbe anlayışıyla ve ‘ben kendi irademi bütün millete kabul ettiririm’ mantığıyla hazırlanmıştır. Zor ve dayatma ile gerçekleştirilen hiçbir şeyin ardında hiçbir iyi niyet olamaz. AKP zihniyeti zoru ve dayatmayı bu değişiklik kanunu, Muhalefete mensup milletvekilleri tarafından Anayasa Mahkemesine götürüldüğü andan itibaren olağanüstü boyutlara vardırmıştır. Anayasa Mahkemesi, AKP zihniyetin başı tarafından dava süreci içinde temel hukuk kuralları çiğnenerek Ana muhalefet Mahkemesi olarak nitelenmiştir. Mahkeme ayrıca partinin yetkililerinin demeçleri ve yandaş medyanın mahkeme üyelerine yönelik haberleri ve yorumları ile görülmemiş bir baskı altına alınmıştır. Adeta örtülü tehdit mahiyetindeki utanç verici söylentilerle bu yüce kurum tam bir itibarsızlaştırma kampanyasına maruz bırakılmıştır.

Sonuçta yüksek Mahkeme gerçekte yapılanın Anayasanın başlangıcındaki değiştirilemez bazı ilkelere aykırı olduğunu tarihsel kayıtlara geçiren ama bunun gereğini yerine getirmeyen bir karar almak zorunda bırakılmıştır. Tek başına Anayasa Mahkemesine uygulanan bu korkunç baskı dahi referanduma sunulan bu kanuna neden hayır demek zorunda olduğumuzu anlamak için yeterlidir. Kanunu çıkaran zihniyetin hukuka bakışını ve bu kanundan asıl beklentisini olanca açıklığıyla ele vermektedir.

Çünkü 17. defa yapılmak istenen ve bu kez Anayasanın yirmi sekiz maddesinde değişiklik öngören bu kanun aslında iktidardaki zihniyet tarafından yargıyı yürütmenin basit bir uzantısı kılacak olan iki madde uğruna çıkarılmıştır. HSYK’yı ve Anayasa Mahkemesini, Cumhurbaşkanının ve Meclisin (nitelikli olmayan basit çoğunlukla) seçeceği üyeler vasıtasıyla yürütmenin tahakkümü altına alarak, zaten zayıf olan güçler ayrılığını tamamen ortadan kaldırmaya hizmet edecek olan bu iki madde, yaşamakta olduğumuz sivil despotizme kalıcılık kazandırmayı amaçlamaktadır.
Referandumda Milletimiz bu değişikliğe onay verdiği takdirde, ülkenin bütün mahkemelerinin Silivri Mahkemesi haline geldiği, bütün telefonlarının tele kulakla dinlendiği, her türlü muhalefetin acımazsızca sindirildiği bir sivil vesayet rejimini yaşamaya başlayacağız. Sindirilmiş medyanın çok kısa sürede nasıl tamamen teslim olmuş bir medya haline getirildiğini göreceğiz. Bu felaket senaryosu değil, AKP zihniyetinin ustaca sansürlettiği tatsız gerçeklerden çıkarılmış doğal sonuçlardır.

İnsanlarımızı işte bundan ötürü tez elden “özgürlük, demokrasi ve hakkın olan mutlu bir hayat için hayır” diyerek referandumda hayır oyu kullanmaya davet etmek, bir kurtuluş çığlığı şeklinde büyüyecek bir kampanyayı hemen başlatmak zorundayız. Hayırda “hayır” vardır sözü hiç bu kadar doğru, “hayrın büyüklüğü” hiç bu kadar sonsuz olmamıştı...

Ufuk SÖYLEMEZ

Kasım Öktem
05.09.2010, 13:32
hayır diyecek olanlar neye hayır dediklerini biliyorlar mı acaba.

Evet :)

Gördüklerimi söyleyeyim:
Evet verenlerin çoğunluğu sırf Tayyip ne derse doğrudur.
O adam müslüman adam ondan yanlış çıkmaz.
O yüzden evet diyorum diyor.

Bir kısmı ise
Referandumun ne olduğunu bilmiyor.
Evet verince oyunun akpye gideceğini sanıyorlar.
Tayyibe evet vereceğiz diyorlar.

Yine evet verenlerin çoğunluğu Samanyolu, Kanal 7, Atv, Kanal A gibi kanalları izleyerek; Zaman, Bugün, Yenişafak gibi gazetelerin taraflı yayınlarını takip ederek değişiklikler hakkında düşünece edinmişler.

Hayır verenlere gelince:
Hayır verenlerin değişikliklerden daha çok haberdar olduğunu düşünüyorum.

*Chp'li seçmen Akp'nin hazırladığı her şeye bir önyargıyla bakıyor, art niyet arıyor. Hayır demem gerek düşüncesiyle maddeleri incelediklerini değişiklikler içerisinde Hayır diyecek bir gerekçe aradıklarını düşünüyorum.
Hayır verecek gerekçeye de ulaştıkları için hayır diyorlar..

*Mhp'li seçmene gelince. Az önce yukarıda yazdığım medya kuruluşları aracılığıyla bol bol Ülkücüler evet diyor haberleri çıktığı için çelişkide kalanlar var.
- Darbeciler yargılanacağı için bile sırf evet diyenler var. Chp ile yıllardır ters düşüyoruz Chpnin yanında yer almamam lazım diyerek evet diyenler var.
- Akplilerin kendileri hakkında, milli duygular hakkında yaptıkları açıklamaları dikkate alan ve şimdiki açıklamalarını samimiyetsiz olduğunu düşünerek hayır diyenler var.

Yukarıda saydıklarım yanlış şeyler..

Bence değişiklikleri inceleyebildiğimiz kadar tarafsız bir şekilde inceleyip, okuyup kendimiz yorumlamalıyız. Siyasi partileri değil, değişiklikleri göze alarak hareket etmemiz lazım.
______________________________ ______________________________
Kendi görüşüm ise şöyle:
- Paketi incelediğimde güzel olduğunu düşündüğüm gözüm kapalı evet diyeceğim madde sayısı çoğunlukta.
- Olsa da olur olmasa da olur ne fark eder dediğim maddeler de var.
- Bu değişiklikler pek hayra alamet değil, değişiklikler olursa iyi olmaz dediğim maddeler var.

Bence paket dediğim bu maddeler temelinde hazırlanmış, güzel maddelerle de süslenmiş bir yapıda. Ve maddeler teker teker oylanmıyor. Hepsini birlikte oylamamız lazım.

Paket olarak tümüne evet diyemiyorum. Ama paketin tümünü oylamalıyım.
Ya bişey olmaz nolacak sanki onlar da geçsin deyip evet demem lazım.
Ya da bunlar kesinlikle geçmemeli deyip kurunun yanında yaşı da yakmam lazım.

Ben düşündüm taşındım karar verdim.
Geçmemesi lazım dediğim maddeler kesinlikle geçmemeli.
Buna engel olmam lazım bana verilen oy hakkını HAYIR olarak kullanmayı mantıklı gördüm.


Hayır çıkarsa eğer paket belki belirli maddeler çıkarılıp meclis tarafından 2/3 çoğunluk sağlanarak, referanduma gerek kalmadan tekrar oylanılabilir.

bilal kose
05.09.2010, 13:38
Yuz tane Tayyib gelse ne bayrak ne ozerklik nede pazarlik yapabilir bu hainlerle.Buna buyuk Turk milletin izin vermez musade etmez Tayyibte bunu yapmaz.Bu hainleri koluna girip pazarlik edip mellcise getirenleri unuttumu bu millet kim kandiryorsunuz. Uzum yemeye calisirken bagiyi dovmuyelim lutfen gerci chp nin yaptigi hep buydu ama neyse karanliktan aydinliga gecmek icin evet evet:)

altuntas58
05.09.2010, 13:41
ALLAH bilirki Kemal bey'e de yetmiyordur.. :rolleyes:

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] =28644 ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Siz onu bunu bırakında emeklileridemi aynı kefeye koyup değerlendiriyorsunuz.Benim mesajım emekli dul ve yetimlerin gecim sıkıntısını dile getirmek.Tepkim bir emekli olarak sizce doğal değilmi demek istiyorsunuz.Eğer öyle değerlendiriyorsanız size tuzunuz kuru demekten başka kelime bulamıyorum

titizyiğido
05.09.2010, 13:47
Bu kadar komik olmayın ya. Koskoca parti orta halli bir esnaf kadar da mı olamaz. Bilboarda reklam vermek nedirki parayı nerden buluyor diyorsunuz.

İşçi Partisi de Hayır pankartları yaptırmış. Finansmanını PKK mı sağlıyor acaba ??

yok gardaş pkk onlara artık yardım etmiyor............o işi chp üstlendi........:)

TripleDouble
05.09.2010, 14:17
AKP 12 Eylülün neresiyle hesaplaşıyor? Darbe anayasasına karşı olsaydı bu pakette; YÖK olurdu, siyasi partiler kanunu olurdu, seçim barajı olurdu, gençler, işçiler, memurlar, emekliler olurdu, Alevilerin talepleri olurdu, Kürtlerin talepleri olurdu, kadınlar olurdu… Var mı? Yok! Bu referandum; ‘82 anayasasını tam anlamıyla kurumsallaştırmaktadır.
Anlayana...

OSMAN ECE
05.09.2010, 14:26
TORUNLARIN GELECEĞİ İÇİN

hacıların hocaların
anaların bacıların
çektiğimiz acıların
bitmesi için EVET EVET EVET

batı ile yarıştılar
apo ile görüştüler
başörtüsüne karıştılar
özgürlük için EVET EVET EVET

çevirdiler binbir hile
zındanlarda çektim çile
suçsuz olduğum bilebile
o günlerim için EVET EVET EVET

40 yıldır işgence vardı
hep ettiler kulak ardı
aşık diyarinin derdi
torunların geleceği için EVET EVET EVET

aha bu saydıklarım daha yüzde biri bunlar için EVET EVET EVET

58Sevda
05.09.2010, 14:49
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

:rolleyes:

Komik .....

Bazı bilbordlara asılan ve ''türbanı rahibe kıyafetine benzeten'' afişlerle ilgili, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Kesinlikle biz asmadık asanlar belli' diyerek AK Parti'yi işaret etmişti.



Içişleri Bakanı Beşir Atalay, ''türbanı rahibe kıyafetine benzeten'' afişlerin CHP'li Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci tarafından yaptırıldığını söyledi.

Atalay, bazı bilbordlara asılan ve ''türbanı rahibe kıyafetine benzeten'' afişlerle ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu afişlerin partisince asılmadığını ifade ederek konuyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ''hakaret içeren'' sözler sarf ettiğini söyledi. Atalay, CHP İl Başkanı Berhan Şimşek'in de afişleri kendilerinin asmadığı yönünde açıklamalarda bulunduğunu da hatırlattı.
İçişleri Bakanlığı olarak afişleri kimlerin astığını belirlediklerini belirten Atalay, ''Biz bunu bulduk. Bu afişler CHP'li Avcılar Belediye Başkanı tarafından yaptırılmış. Nerede basıldığını bulduk, kime sipariş edildiğini bulduk, ne kadar bastırıldığını bulduk. Bu kişilerin hepsi konuştular. Bilbordlara asanlar da konuştular. Bunu yapan Avcıların CHP'li başkanı'' diye konuştu.

Afişler asılırken CHP İl Belediye Meclis Üyesi Ali Oral'ın da bizzat başında bulunduğunu ifade eden Atalay, şunları kaydetti:

''Biz CHP'lilere diyoruz ki, 'Bunu siz yaptınız. Birinizin yaptığından diğerinin haberi olmayabilir. Veya haberiniz var, böyle gösteriyorsunuz ama utanmadan Başbakanımıza zavallı tabirini kullanıyorsunuz. Gelin özür dileyin.' Bunu isim isim ben açıklıyorum. Kimlerin yaptığını, hangi matbaada basıldığını, kimler tarafından asıldığını, İstanbul Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci'nin bizzat matbaalarla görüşerek bunu sipariş ettiğini, biz bunları açıklıyoruz.''

Kılıçdaroğlu ve Şimşek'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti'den özür dilemesini isteyen Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu CHP, kendi içlerinde birtakım numaralar çevirirler, oyunlar oynarlar. Bunun suçlusu olarak Hükümeti gösterirler. Genel Sekreterleri telefonu açıkta bırakır, karşıdaki gazeteci dinler. Ondan sonra vay 'Hükümet bizim genel merkezimizi, genel sekreterimizi dinletiyor' diye suçlamalarda bulunurlar. Hep böyle, kara kampanya. Şimdi CHP yine aynen o kara kampanyasını yürütüyor. Biz insanları ahlaklı, edepli olmaya, dürüst politika yapmaya davet ediyoruz. Şu Ramazan ayında hakaretlerle, kara kampanyalarla halk oylaması çalışması yürütmesinler, dürüstçe çalışsınlar.''

Bakan Atalay, AK Parti'nin referandum kampanyasının sadece Anayasa değişiklik paketini anlatmaya yönelik olduğunu, kimseye hakaret içermediğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu'nun ''AK Parti bilbordları paraları nereden buluyor?'' yönündeki sözlerine de değinen Bakan Atalay, bu paraların Devletin oy oranları doğrultusunda siyasi partilere verdiği yardımlar olduğunu söyledi. Atalay, aynı yardımdan CHP'nin de yararlandığını ifade etti.

CHP'nin dürüst politika yapmadığını ifade eden Bakan Atalay, ''Görüyorsunuz, şu iki günde yaptıklarının bile dürüstlük ile hiç ilgisi yok. CHP'nin mayasında bu var. Öyle bir genel başkanın değişmesi ile falan CHP'nin mayası değişmez. CHP bildiğiniz statükonun koruyucusu, geleneksel aynı bildiğiniz CHP'dir'' değerlendirmesinde bulundu.

AA


Yine DOBROSKIII oldun kemal bey, bize baykali ozlettirmiyorsun..

OSMAN ECE
05.09.2010, 15:00
kendileri yaparlar zeytin yağı gibi hemen üste çıkarlar ve KIRMIZI DOSYA KOLTUĞUNDA
KOŞAR ADIM MAHGEMEY GİDERLER SONUÇ KOSKOCABİR FOS

ÖnceVatan_58
05.09.2010, 15:03
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Bu da AKP'nin korsan afişi
05 Eylül 2010 Pazar 12:59
AKP'nin İstanbul'daki bilboardlara astığı bir afiş vatandaşı şaşırttı, CHP'lileri ise çileden çıkardı...

Referandum yaklaştıkça siyasette 'Evet', 'Hayır' savaşı hızlandı. AKP, 'hayır' çıkması yüksek ihtimal olan Şişli'deki bilbordlardan birine 'Tarafsız ve bağımsız yargı için evet' yazılı bir afiş astı.

Akşam'dan Gülten Kılıç'ın haberine göre afişteki fotoğrafta, başında kasket bulunan kişi ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na benzerliği ile dikkat çekti. Afişe bakanlar, ilk görüşte 'evet' isteyen bu kişiyi Kılıçdaroğlu' zannetti. CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, 'AKP'ye ait olan afişte kullanılan resim Kılıçdaroğlu'na çok benziyor. Bunlar basit ve çirkin' dedi.

Başbakan'ın Diyarbakır'daki mitingte sözünü ettiği ve İstanbul'da CHP imzasıyla ilan panolarına asılan 'Rahibe Kıyafetine Evet' afişleri üzerine harekete geçen CHP İstanbul İl Başkan Şimşek afişlerin korsan olduğunu ve suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

GEN POLEMİĞİ

CHP İl Başkanı Şimşek, bu afişin kimler tarafından ve hangi amaçla asıldığının araştırılmasının CHP'nin görevi olmadığını araştırılmanın İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın ve Başbakan Erdoğan'ın görevi olduğunu söyledi. Afiş üzerine 'Genlerinde var' diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hüseyin Çelik'e yanıt veren Şimşek, 'Sen genini kontrol ettirsen bozuk çıkar. Ben genimi ölçtürsem Anadolu'dan çıkar' diye konuştu.


gazete5.com

58Sevda
05.09.2010, 15:14
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Bu da AKP'nin korsan afişi
05 Eylül 2010 Pazar 12:59
AKP'nin İstanbul'daki bilboardlara astığı bir afiş vatandaşı şaşırttı, CHP'lileri ise çileden çıkardı...

Referandum yaklaştıkça siyasette 'Evet', 'Hayır' savaşı hızlandı. AKP, 'hayır' çıkması yüksek ihtimal olan Şişli'deki bilbordlardan birine 'Tarafsız ve bağımsız yargı için evet' yazılı bir afiş astı.

Akşam'dan Gülten Kılıç'ın haberine göre afişteki fotoğrafta, başında kasket bulunan kişi ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na benzerliği ile dikkat çekti. Afişe bakanlar, ilk görüşte 'evet' isteyen bu kişiyi Kılıçdaroğlu' zannetti. CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, 'AKP'ye ait olan afişte kullanılan resim Kılıçdaroğlu'na çok benziyor. Bunlar basit ve çirkin' dedi.

Başbakan'ın Diyarbakır'daki mitingte sözünü ettiği ve İstanbul'da CHP imzasıyla ilan panolarına asılan 'Rahibe Kıyafetine Evet' afişleri üzerine harekete geçen CHP İstanbul İl Başkan Şimşek afişlerin korsan olduğunu ve suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

GEN POLEMİĞİ

CHP İl Başkanı Şimşek, bu afişin kimler tarafından ve hangi amaçla asıldığının araştırılmasının CHP'nin görevi olmadığını araştırılmanın İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın ve Başbakan Erdoğan'ın görevi olduğunu söyledi. Afiş üzerine 'Genlerinde var' diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hüseyin Çelik'e yanıt veren Şimşek, 'Sen genini kontrol ettirsen bozuk çıkar. Ben genimi ölçtürsem Anadolu'dan çıkar' diye konuştu.


gazete5.com

ben akpnin boyle birsey yapacagina inanmiyorum, ki diyelim yapti, afisteki kemal bey mi?? hayir degil sadece benziyor.. kemal beyi dua etsin o adam'a benzetmis, ama CHP ne yapti, bacilarimizi analarimizi rahibeye benzetti, hangisi daha yuz kizartici simdi???

ha bide su bolumu cok gulunc'te :

Başbakan'ın Diyarbakır'daki mitingte sözünü ettiği ve İstanbul'da CHP imzasıyla ilan panolarına asılan 'Rahibe Kıyafetine Evet' afişleri üzerine harekete geçen CHP İstanbul İl Başkan Şimşek afişlerin korsan olduğunu ve suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.


kendilerine mi suc duyurusunda bulunacaklar?? bunlar harbi komedi ya

ÖnceVatan_58
05.09.2010, 15:25
ben akpnin boyle birsey yapacagina inanmiyorum, ki diyelim yapti, afisteki kemal bey mi?? hayir degil sadece benziyor.. kemal beyi dua etsin o adam'a benzetmis, ama CHP ne yapti, bacilarimizi analarimizi rahibeye benzetti, hangisi daha yuz kizartici simdi???

ha bide su bolumu cok gulunc'te :



kendilerine mi suc duyurusunda bulunacaklar?? bunlar harbi komedi ya

Tabi tabi zaten size gelince öyle birşey ihtimal dahi verilmez.
Bakın bunun partinin haberi olmadan işgüzar bir belediye başkanının yaptırdığı bir davranış diyelim böyle bir şey izinsiz yapıldığı için ceza yada suç gerektiriyorsa ilgili parti o kişi için sanıyorum gerekli yaptırımlar uygular.
Şunu anlayamadım rahibe benzemek yüz kızartıcımı rahibede inancı gereği kapanmıyormu? Neden böyle bir benzerlik kurulmuş orasını anlayamadım.Sizce rahibe olmak yüz kızartıcılık birşeymi onlar ülkesinde yüzü kzıarıkmı dolaşıyor sevda58

LaEdri
05.09.2010, 15:40
Tabi tabi zaten size gelince öyle birşey ihtimal dahi verilmez.
Bakın bunun partinin haberi olmadan işgüzar bir belediye başkanının yaptırdığı bir davranış diyelim böyle bir şey izinsiz yapıldığı için ceza yada suç gerektiriyorsa ilgili parti o kişi için sanıyorum gerekli yaptırımlar uygular.
Şunu anlayamadım rahibe benzemek yüz kızartıcımı rahibede inancı gereği kapanmıyormu? Neden böyle bir benzerlik kurulmuş orasını anlayamadım.Sizce rahibe olmak yüz kızartıcılık birşeymi onlar ülkesinde yüzü kzıarıkmı dolaşıyor sevda58

O resimdeki Kemal Kılıçdaroğlu mu?

58Sevda
05.09.2010, 15:40
Tabi tabi zaten size gelince öyle birşey ihtimal dahi verilmez.
Bakın bunun partinin haberi olmadan işgüzar bir belediye başkanının yaptırdığı bir davranış diyelim böyle bir şey izinsiz yapıldığı için ceza yada suç gerektiriyorsa ilgili parti o kişi için sanıyorum gerekli yaptırımlar uygular.
Şunu anlayamadım rahibe benzemek yüz kızartıcımı rahibede inancı gereği kapanmıyormu? Neden böyle bir benzerlik kurulmuş orasını anlayamadım.Sizce rahibe olmak yüz kızartıcılık birşeymi onlar ülkesinde yüzü kzıarıkmı dolaşıyor sevda58

evet evet AKP'nin isi gucu yokta chp gibi alavere dalavere cevirecek hemi?:rolleyes: chp camur at izi kalsin siyasetti yapiyor, ama camur donup dolasip gene kendilerini buluyor..
kendi iclerinde bile birbirlerinden ne yaptiklarindan haberi bile olunmuyorsa diyecek bir laf bulamiyorum.

dogru bunda ne var dimi inanci geregi kapaniyor, israillerinin kafasina taktigini dedelerimizin namazda taktigi takkeyle kiyaslamak misali dedigin..

ÖnceVatan_58
05.09.2010, 15:48
evet evet AKP'nin isi gucu yokta chp gibi alavere dalavere cevirecek hemi?:rolleyes: chp camur at izi kalsin siyasetti yapiyor, ama camur donup dolasip gene kendilerini buluyor..
kendi iclerinde bile birbirlerinden ne yaptiklarindan haberi bile olunmuyorsa diyecek bir laf bulamiyorum.

dogru bunda ne var dimi inanci geregi kapaniyor, israillerinin kafasina taktigini dedelerimizin namazda taktigi takkeyle kiyaslamak misali dedigin..

Bakın " benim partim sizin partinizi döver " :D

Neyse bu kadar yeter boşverin haftaya bugün "akkoyunda karakoyunda belli olur" Sabırlı olun ;)

Hoşçakalın

58Sevda
05.09.2010, 15:50
Bakın " benim partim sizin partinizi döver " :D

Neyse bu kadar yeter boşverin haftaya bugün "akkoyunda karakoyunda belli olur" Sabırlı olun ;)

Hoşçakalın

ahahahha, hadi bakalim..........

ben gayet sabirliyim:)

Dilsad Hatun
05.09.2010, 15:54
Sevda goz zevkimi bozdun ben sana ne diyim :D

ÖnceVatan_58
05.09.2010, 16:19
İŞTE SON DURUM: EVET: 49.3 HAYIR: 50.7

12 Eylül tarihinde yapılacak yeni Anayasa taslağı referandum oylamasına sayılı günler kala anket şirketleri yapmış oldukları araştırmaların sonuçlarını açıklamaya başladılar.
SONAR araştırma şirketinin yapmış olduğu son referandum anketinde, AKP'nin baskı, tehdit ve rüşvetlerine rağmen, Anayasa değişikliği için "Hayır" diyeceklerin oranı, "Evet"çilerin kıl payı önüne geçti.
Seçim sonuçlarını isabetli tahmin etmesiyle tanınan SONAR Şirketi, 39 il, 85 belde ve 100 köyde referandum anketi yaptı. 8 bin kişiye, "12 Eylül'de Anayasa değişikilği için ne oy vereceksiniz?" diye sordu. Anketten AKP'yi şoke edecek bir sonuç çıktı.
Anayasa değişikliğine "HAYIR" diyenlerin oranı yüzde 50.13, "Evet" diyenlerin oranı ise yüzde 49.87 oldu. Yani iktidarın her türlü yola başvurmasına rağmen Hayır'lar Evet'in kıl payı önünde. Kıran kırana bir referandum yarışı yaşanıyor.

BOYKOT KARARININ ETKİSİ NE?

BDP'nin boykot çağrısı ne kadar etkili oldu? İşte yanıtı: Ankete katılanların yüzde 4.12'si "Sandığa gitmeyeceğini" açıkladı. Kararsızların oranı yüzde 7.28 oldu. Bu ikti unsurun yer aldığı "evet-hayır" dengesi ise şöyle ortaya çıktı: "Hayır" yüzde 44.41, Evet yüzde 44.18.

SONAR BAŞKANI'NDAN İLGİNÇ BİR SAPTAMA

SONAR Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Byarakçı, "evet" ve "hayır" oylarının baş başa yarıştığı dev anketin sonuçlarını Sözcü Gazetesi için analiz etti. Bayrakçı, "Araştırmadaki yüzde 1.06'lık hata payı göz önüne alınırsa az farkla 'evet'lerin yüzde 50'yi geçmesi ciddi olasılıktır" dedi. Evet oranının yüksek çıkmasında en etkili bölgenin Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu olduğunu belirten Bayrakçı, BDP'li seçmenlerin AKP'nin etkisi ile evet oyu kullanma eğiliminde olduğunu söyledi.


Artık Hayır'lısı diyelim.

LaEdri
05.09.2010, 16:23
Biz o anketleri çok gördük..
Sonuucu "evet" çıkan anketleri bile boşver.Asıl anket haftaya...

murat tugrul
06.09.2010, 11:16
HSYK’ya saygılarımla!..


“Burada çok net, açık ve iddialı olarak yazıyorum. Mesleğin en son aşaması olan Yargıtay ve Danıştay üyeliğine hiçbir adli ve idari yargı mensubu, bu Kurul'da kulis yapmadan, adamını bulmadan seçilemez.
Hakimler ve savcılar görürsünüz, (...) Kurul üyelerinin kapılarında esas duruşta beklerler, emirlerini sorarlar, bu arada kendilerini tanıtırlar.
Devreye sık sık aracılar, sahtekâr avukatlar, başka üçkağıtçılar girer. Bunlar Yargıtay'a üye seçtirme vaatleriyle bazı hakim ve savcılarla ilişki kurup istedikleri yargı kararlarını bu yolla çıkarmaya çalışır!
Özellikle terfilerde, Kurul'da yapılan bu kulis kesinlikle gerekir.
Yargıda az sayıda bile olsa, vicdan-cüzdan çelişkisine düşmüş birileri belki vardır.
Ama esas önemli hadise, VİCDAN-UNVAN çelişkisidir...
Çünkü her hakim ve savcı, doğal olarak yükselmek ister. Yargıtay ve Danıştay üyesi olmak ister.
İşte bu aşamada, Kurul'un ‘‘ulaşabildiği’’ üyeleri arasında kulis yapması, aracılar kullanması, kendini tanıtması, daha da açıkçası torpil bulması gerekir. Başka türlüsü mümkün değildir.
(..)
HSYK, yargının adeta imparatoru. (...)
Bazı Kurul üyeleri geçmişte bu görevlerini kötüye kullandılar. Hemşehricilik, bölgecilik, particilik, hatır gönül gibi ahbap çavuş ilişkileriyle çok sayıda atamalar yaptılar. Yargıtay ve Danıştay'a üyeler seçtiler, oralarda kendi ekiplerini oluşturdular.
Kulisi olmayan hep kaybetti. Somut örnek vereyim: Varsayalım Yargıtay'a üye seçilme niteliği kazanmış olan 300 hakim ve savcı var. Ancak o seçimde sadece 5 kişi seçilecek. Kimin torpili, kulisi ve aracıları güçlüyse, onlar seçildi.
Kurul üyeleri arasında sürekli pazarlıklar oldu: “Siz bizim 2 adamımıza oy verin, biz de sizin 3 adamınıza oy verip seçelim!”

“Böyle adalet olur mu? Kendi içinde adaleti sağlayamayan yargı, vatandaşa nasıl sağlar?”

Emin Çölaşan

altuntas58
06.09.2010, 12:03
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Yalana,Talana.ülkeyi kendi cevresine paşkeş cenenlere(Gemicikler,saklı bahçe villaları,vs,vs) HAYIR

Arif Coşkun
06.09.2010, 12:17
Ben burada bir yanlış anlaşılma olduğunu sanıyorum.
Ortaya çıkan tablo da, sanki " Hayır" diyenler mevcut durumdan çok memnun,aman kalsın "Evet" diyenlerde bunu değiştirmek istiyor.
Bence bu doğru değil.
Elbetteki herkes gibi geçmişten memnun değil, değişmesi gerekiyor. Eskiden beri yargı adaletsizliğinden, rüşvetten, parası olan haklı çıkar düşüncesini her zaman taşıdık ve halada taşıyoruz.
"Hayır" cıların karşı çıkma gerekçesi, bir partinin kendi hazırladığı kendi işine gelen dayatma bir yasayla şart koşması, bu paketin bir kaç maddesi dışında eskisindende antidemokratik olduğu görüyor okuyoruz, Daha geniş mütabakatla toplumun her kesiminin olurunu alan bir paketle bu yapılmalıydı.

Onun içindirki daha çağdaş daha demokratik toplumun her kesimiyle oluruyla bir yepyeni bir anayasa paketi oluşturulmalı, Toplumun yüzde elli gibi bir büyük çoğunluk her iki 12 Eylül anayasalarını da istemiyor bu görmezlikten gelinemez. Çünkü bu paket evet çıkıp geçse bile daha antidemokratik yeni bir (2010) 12 Eylül anayasası olacaktır.

murat tugrul
06.09.2010, 12:55
Ben burada bir yanlış anlaşılma olduğunu sanıyorum.
Ortaya çıkan tablo da, sanki " Hayır" diyenler mevcut durumdan çok memnun,aman kalsın "Evet" diyenlerde bunu değiştirmek istiyor.
Bence bu doğru değil.
Elbetteki herkes gibi geçmişten memnun değil, değişmesi gerekiyor. Eskiden beri yargı adaletsizliğinden, rüşvetten, parası olan haklı çıkar düşüncesini her zaman taşıdık ve halada taşıyoruz.
"Hayır" cıların karşı çıkma gerekçesi, bir partinin kendi hazırladığı kendi işine gelen dayatma bir yasayla şart koşması, bu paketin bir kaç maddesi dışında eskisindende antidemokratik olduğu görüyor okuyoruz, Daha geniş mütabakatla toplumun her kesiminin olurunu alan bir paketle bu yapılmalıydı.

Onun içindirki daha çağdaş daha demokratik toplumun her kesimiyle oluruyla bir yepyeni bir anayasa paketi oluşturulmalı, Toplumun yüzde elli gibi bir büyük çoğunluk her iki 12 Eylül anayasalarını da istemiyor bu görmezlikten gelinemez. Çünkü bu paket evet çıkıp geçse bile daha antidemokratik yeni bir (2010) 12 Eylül anayasası olacaktır.

Evet yanlışlık var ..Burdaki yanlışlık: yaptıgın dogru olsada bunu senin yaptıgın için kabul etmiyorum.
Ne deniyor bütün maddeler halkın yararına dogru sadece hsyk ile ilgili olan maddeye itiraz ediyoruz.
Bu maddede yanlışlık varsa anayasa mahkemesine gittigi zaman düzeltildi.peki şimdiki itiraz niye
Hsyk nın yapısının bozulmasından endişe ediliyorsa Emin çölaşanın yazısını okusunlar Adam hükümet taraftarıda degil mutlaka dogru söylüyordur........!!!!!!

Arif Coşkun
06.09.2010, 14:10
Evet yanlışlık var ..Burdaki yanlışlık: yaptıgın dogru olsada bunu senin yaptıgın için kabul etmiyorum.
Ne deniyor bütün maddeler halkın yararına dogru sadece hsyk ile ilgili olan maddeye itiraz ediyoruz.
Bu maddede yanlışlık varsa anayasa mahkemesine gittigi zaman düzeltildi.peki şimdiki itiraz niye
Hsyk nın yapısının bozulmasından endişe ediliyorsa Emin çölaşanın yazısını okusunlar Adam hükümet taraftarıda degil mutlaka dogru söylüyordur........!!!!!!

Emin Çölaşan'ın dediklerini dikkate alacaksak yada doğruları söylüyorsa o zaman diğer taleplerini yazılarını da taşıyalım varmısın Murat'cığım :)

LaEdri
06.09.2010, 16:22
Ne diyor Kılıçdaroğlu:"Biz Başbakan gibi söz verip sözünün arkasında duranlardan değiliz"..

Adam haklı...:D

Arif Coşkun
06.09.2010, 16:29
Ne diyor Kılıçdaroğlu:"Biz Başbakan gibi söz verip sözünün arkasında duranlardan değiliz"..

Adam haklı...:D

Değilmi ama sözün arkasında drulmaz ki sözün önünde durmak lazım :D

LaEdri
06.09.2010, 16:32
Yakında onu da der öyle bir deyim varsa..:)

35gürün58
06.09.2010, 17:12
YILMAZ ÖZDİL'DEN BİR YAZI..


Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda dümen yapıldığı...

"Öğretmen"lik sınavında 120'de 120 doğru çıkaranların, cemaat-tarikat
mensubu olduğu... Tesadüfe bak, karı-koca veya aynı evi paylaşan
tiplerin, imkânsız skora ulaştığı... Soruların sızdırıldığı, iddia
ediliyor.

Sene 1943.

Ankara Atatürk Lisesi'nin en pırıltılı iki öğrencisi -birbiriyle
canciğer- devlet bursuyla yurtdışında eğitime gidebilmek için, Milli
Eğitim Bakanı'nın makam odasına girerler. Bakan bakar çocuklara, "sen
oğlum, fazlasıyla hak ettin, gideceksin" der... Sonra öbürüne döner,
"sen oğlum, fazlasıyla hak ettin ama, gönderemem, kalacaksın" der.
Çocuklar çıkar odadan...

"Kalan" elini cebine sokar, yıllardır biriktirdiği harçlıklarını
"giden"e uzatır, al bunu lütfen, hiç olmazsa amacımı kısmen
gerçekleştireyim der... Kucaklaşır, vedalaşır iki arkadaş.

Giden, Gazi Yaşargil.

Kalan, Can Yücel.

Milli Eğitim Bakanı'nın oğlu!

"Torpil yapıldı" demesinler diye, hak ettiği bursu alamayan Can, hiç
kırılmaz babasına... Vekil oğlu olmak, hep ağır gelmiştir ona zaten...
Protokol "portakal gibi bi şey"dir onun için, bi kez olsun binmez
makam arabasına... Türkiye'nin en heyecan verici şairi olur, diliyle,
zekâsıyla eşsizdir ama, bana göre en muhteşem şiiri, boyun eğmeden
yaşadığı hayatının ta kendisidir... "Ömrümce muhalif yaşadım, onun
için kan grubum RH negatif" der... İçeri tıkılır, kitapları
toplatılır, tınmaz bile... Alnı açık yürür, Cambridge'e gitmeyi
başarır.

Gazi, İsviçre'ye gider, Almanya'ya, oradan ABD'ye... Beyin
cerrahisinde çığır açar, ordinaryüs olur, ABD'de "yüzyılın adamı"
seçilir. Türkiye ise, askerlikten kaçıyor diye, vatandaşlıktan atarak
ödüllendirir onu! Vatansız kalır... Sonra utanıp, Türkiye Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası ve Milli Egemenlik Onur Ödülü verdiler, orası ayrı.

Gazi'nin oğlu olur, "Can" adını koyar...

Can'ın oğlu olur, Gazi elinden tutar, cerrah yapar... "Rengahenk"
isimli kitabını Gazi'ye ithaf eder Can, "Beynin Piri Reis'i" der
arkadaşı için.

Ve, son nefesini verirken, ABD'den gelen oğlu, kulağına eğilir Can'ın,
"Gazi'nin selamı var, seni çok seviyor" der... Can'ın duyduğu son
sözlerdir bunlar, gülümser, kapatır gözlerini.

Aynı dakikalarda, binlerce kilometre uzakta, Can'dan gelen paketi açar
Gazi... Arkadaşının son eseri "Mekânım Datça Olsun" isimli kitap çıkar
içinden... Açar kapağını, bakar ilk sayfasına ve ağlayarak okur, son
el yazısını: "Gazi, gözümün bebeği, giderayak..."

Offf, of.

Öz oğluna bile hak ettiğini vermeye utanan Milli Eğitim
terbiyesinden... Torpille, tezgâhla, şaibeyle kaynamaktan utanmayan
Milli Eğitim zihniyetine.
Dönem arkadaşına cebindeki parayı, üstüne yüreğini çıkarıp veren pırıl
pırıl öğretmen oğlundan... Dönem arkadaşının cebindeki parayı,
geleceğini çalan ahlaksız öğretmen bozuntusuna.

değerli öğretmen adayları..."Her Şey Sende Gizli" şiirinde şöyle der Can:

Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme, bil ki...

Ağladığın kadar güleceksin

Sakın bitti sanma her şeyi...

Sakın bitti sanma...

Her şey sende gizli.

Boyun eğme asla.

Cumhuriyet'e sahip çık.

Arif Coşkun
06.09.2010, 17:26
Nerde şimdi öyle insanlar, mazide kaldı, yozlaşan dünyamızda ne ahlak ne kişiye ne hakka saygı kaldı gerçekten de offffffff kii oofffffffffff.

Kasım Öktem
06.09.2010, 18:59
Tepki gelince hemen kaldırdılar bu afişleri..
Kılıçdaroğlu'nun yapacağını tahmin ettiğim 2 türlü savunma var:

- Parti teşkilatımız bu afişler Genel Merkezimizn bilgisi dışında hazırlamıştır.

- Bu afişler bize ait değildir. Chpyi karalamak isteyenler partimizin adını kullanarak asmışlardır.. Partimize ait böyle bir girişim olmamıştır.

İkinci biraz uçuk oldu da muhtemelen birinciyi söyler :)
Haksız mıyız? Öyle değil mi zaten? diyeceklerini sanmıyorum...

Kılıçdaroğlu beni dinlemeliydin.
2.yi neden seçtin :) Bak rezil oldun :D :D

Cley
06.09.2010, 19:49
Tebrik Ederim seni Kasım. Kılıçdaroğlunun nasıl çark edeceğini tahmin ettin günler öncesinden. CHP de kişiler değişse de zihniyet aynı " yalan dolan iftira "

murat tugrul
06.09.2010, 19:50
Emin Çölaşan'ın dediklerini dikkate alacaksak yada doğruları söylüyorsa o zaman diğer taleplerini yazılarını da taşıyalım varmısın Murat'cığım :)

Arif abi yok öyle kelimenin arasından cımbızla çekip alıyoruz daha kullanışlı oluyor:D

LaEdri
06.09.2010, 20:17
Tebrik Ederim seni Kasım. Kılıçdaroğlunun nasıl çark edeceğini tahmin ettin günler öncesinden. CHP de kişiler değişse de zihniyet aynı " yalan dolan iftira "

O afişlerin doğrudan Kılıçdaroğlu'nun emriyle asıldığı ortaya çıksa,şaşırır mısın?

Salim58
06.09.2010, 23:13
Ne diyor Kılıçdaroğlu:"Biz Başbakan gibi söz verip sözünün arkasında duranlardan değiliz"..


Adam haklı dağılalım beyler.:)

yörem-58
07.09.2010, 09:39
Ak Parti'ye rağmen "evet" oyu kullanacam...


Sizin gibileri anlamakta gerçekten zorlanıyorum, bir kerede net olamazmısınız?
Ne demek AKP'ye rağmen 'Evet' diyeceğim?

Bir şey ya kötüdür ya iyidir. Ya doğrudur ya yanlıştır. Bazılarıda yazmış AKP ye oy vermem ama bunda vereceğim. Beyler bu bir seçimdir, AKP' nin kalıp kalmayacağının neticesi olacaktır. Hem onları ülkeyi satmakla, hırsızlıkla suçla, hem talan ediyolar diye suçla ama ben bunlara 'Evet' diyeceğim de bu anlamı çıkmaz mı?

Apaçık ortada herşey, bu hükümet dış eksenli önce askeriyeyi çeşitli iftira oyunlarıyla bertaraf etti, sıra yargıya geldi. Yargıda gidierse RTE diktatörlüğü resmen ilan edilmiş olacaktır. Bunların yolsuzluklarına, kanunsuz satışlarına yargıtay ve anayasa karşı çıkıp denetimi engel oluyordu, amaç bunu ortadan kaldırmaktır. Ama bu kesinlikle olmayacaktır. Bu ülke bu kadar sahipsiz değildir.

35gürün58
07.09.2010, 10:07
07 Eylül 2010

Altemur KILIÇ


KADER GÜNÜ ; 12 EYLÜL PAZAR

Benim sevgili cefakeş, çilekeş milletim, iyi niyetli, hoşgörülü halkım, bayram sonrası sandık başına gideceksin. TC’nin, Türk milletinin, çocuklarınızın, yeni kuşakların kaderini tayin edeceksin!
Dikkat et, bu “sandık” TC’nin “sandukası-tabutu” olmasın.. Bu tabuta ihanet ve gaflet çivileri çakılmasın!
Söz konusu seçenek, Anayasa paketine “evet” veya “hayır” demek değil... Paketteki maddeler değil... Bu maddeler size “hapı” yutturmak için oraya mahsus konulmuş tatlandırıcılar... Yarın bu maddelere değil, bu iktidarın devamına “evet” veya “hayır” diyeceksiniz... “EVET” derseniz, Erdoğan ve AKP iktidarının sonraki genel seçimlerden gene mutlak iktidar olarak çıkmasına, “demokrasi” için “halkın egemenliği”ne değil AKP zihniyetinin mutlak egemenliğine EVET diyeceksiniz!
AKP’yi eğer dindar olduğunuz için “dindar parti” diye yeğliyorsanız, bilin ki bu parti hakikaten ve içtenlikle “dindar” değil “dincidir”. Ve mübarek dinimizi amaçları için istismar etmektedir...
2002’de seçileli beri iddia ettiği gibi, her alandaki “büyük başarılarından” dolayı beğeniyorsanız; önce PKK ile mücadeledeki büyük başarılarına - “açılımla” bölücüleri azdırmasına- bakın... Ve en son büyük “zaferine” bakın; kendi ordusunu mağlup eden Komutan!
Kişi dostlarından belli olur. Erdoğan’ın yanaşmalarına, yalakalarına, beslemelerine şöyle bir bakın...Ve ülkenin şu haline... Erdoğan’ın “fahri savcısı” olduğunu söylediği Ergenekon davası sürecine bakın... Değerli komutanların PKK’ya karşı kahramanca savaşmış askerlerin, cezaevlerinde çektikleri tarifsiz acılara ve ayrı düştükleri çocuklarının hüznüne bakın! Ve de dinlemelerle, gizli tanıklarıyla “Korku İmparatorluğuna” dönen ülkemizdeki kargaşaya bakın!
Her alanda, her yerde, her kesim; öğrenciler, öğretmenler, işçiler, çiftçiler, ayaktalar. Dünyada bu kadar “eylemli” ve “tutuklamalı” başka ülke var mı?... Sadece Güneydoğu’ya, kırlarına, kent sokaklarına değil, bütün ülke sokaklarında her gece yaşanan, bitmez tükenmez eylemlere bakın! Bu ülkede huzur ve refah var mı?.. Ellerinizi vicdanınıza koyun; Türkiye iyi yönetiliyor diyebiliyor musunuz?
Pazar günü HAYIR demeniz için onlarca sebep var, ama bir tanesi yeter: ERDOĞAN!.. Bütün bunlara ve bunların devam etmesine mi EVET diyeceksiniz... Hayır, siz aptal değilsiniz? İyi niyetlisiniz, hoşgörü sahibisiniz, sağduyu sahibisiniz. EVET demekle, TC’nin tabutuna çiviler çakmaktan öte, kendi kaderinizi, çocuklarınızın, gelecek kuşakların kaderini tayin edeceksiniz. Tatlandırılmış “hapı” yutmayın. Sandıklarda kendi kaderinizi kendiniz tayin edin, “TERCİH” mührünü doğru yere ‘hayır’a basın!

============================== ============================== ================

07 Eylül 2010

Hasan DEMİR

AKP, MHP’nin BAŞINA NE İŞLER AÇACAK ?

Dünkü yazımızdan ciddi şekilde endişe duyanlar olduğu gibi “Abartmayın” tepkisi gösterenler de oldu.
Ferruh Sezgin’le sohbetimizin metne girmeyen bölümleri de vardı ve o bölümlerde aslında referandumda “evet” diyecek olan ülkücülerin oyları ile MHP’nin nasıl kapatılacağının zihin egzersizleri de bulunuyordu.
Rengi beyaz olacak olan ülkücü oylar ile MHP’nin başına gelebilecekleri sizlerle paylaşabilmemiz için Sayın Sezgin’in dünkü yazısından “AKP’nin misyonu” ve bu misyona engel olmaya kalkması durumunda “MHP’nin başına gelebilecekler” bölümlerini hatırlamak gerekiyor:
“AKP, kendisine dışarıdan tevdi edilmiş olan ‘Türkiye’nin -üniter ve ulus devlet- yapısını değiştirerek, -çok uluslu ve çok hukuklu bir sistemi- hakîm kılmak görevini demokratik rejim içinde ifa edemez. İster istemez, rejimi sertleştirecektir ve ona bu görevi verenler de buna ses çıkarmayacaklardır.”
(...)Benim bir endişem daha var: AKP, karşısındaki bütün engelleri bir bir ortadan kaldırırken, ‘MHP’ye ne zaman sıra gelecektir’? Bana kalırsa, AKP Anayasa Mahkemesi’ni tam kontrolüne aldığında operasyon sırası MHP’ye de gelebilecektir. Eğer, kurulmasına çalışılan çok uluslu ve çok hukuklu yeni sistem için MHP’nin varlığı bir tehdit ise ki aksini iddia etmek mümkün değildir, MHP de operasyona uğrayacaktır.
Referandumdan aldığı güçle “kendisine tevdi edilen ‘Türkiye’nin üniter ve ulus devlet yapısını çok uluslu ve çok hukuklu sisteme çevirme’ fiiline” hız verecek olan AKP, MHP’yi karşısında engel olarak gördüğünde, kapatılması için yapısını değiştirdiği Anayasa Mahkemesi’ni devreye sokmasa bile, Ferruh Sezgin’e göre, bakınız neler yapabilir, bunu kendi üslubumuzla sizlerle paylaşmak istiyorum:
* Seçimler için meydanlara çıkıldığında her gün herhangi bir ilçenin, bir beldenin bir ülkücü kuruluşunda meydana gelmiş adliyelik bir olayı önce basına sızdırır, sonra meydanlarda bu hadiseyi halka şikâyet eder, MHP ve ülkücüleri halkın gözünde öyle bir duruma düşürür ki, MHP ve ülkücüler bile, “Yahu biz neymişiz!” şaşkınlığı içerisine düşer.
* Sakın ola ki böyle bir şey nasıl olur demeyin? Böyle bir şey oldu da öte bile geçti.
Daha düne kadar bütün kamuoyu yoklamalarında itibar sıralamasında birinciliği açık ara önde götüren Türk Silahlı Kuvvetleri’nin AKP’nin bu metodu ile bugün ne duruma düştüğü meydanda değil mi? Milletin gözbebeği Türk Ordusuna bunu yapabilen bir AKP’nin kimi ‘ülkücülerden’ alacağı “evet” morali ile elindeki basın, arkasındaki ABD ve AB desteği, meydanlardaki hâkimiyeti ile MHP’ye neler yapabilir varın artık onu da siz hesap edin!
* Seçimlere çok kısa bir süre kala, TSK’nın düşürüldüğünden beter duruma düşürülen MHP’ye, AKP’leştirilmiş bir Anayasa Mahkemesi tarafından sonucu “Kapatma” çıkmayacağı biline biline bir “Kapatma Davası” açıldığında MHP o seçimlerde en az yüzde 5 ilâ yüzde 8 oranında bir oy kaybına uğramaz mı? Halk, “belki kapatılacak” bir partiye “oyum boşa gidebilir” endişesi ile oy verir mi? Elbette vermez ve bunun neticesi de MHP bu seçimlerde Meclis’in dışında kalır, AKP de, Türkiye’nin üniter ve ulus devlet yapısını değiştirmek için Meclis’teki bir MHP engelinden kurtulmuş olur.
* Eldeki deliller MHP’nin kapatılmasına ister yetsin ister yetmesin atı alan Üsküdar’ı geçmiş olmaz mı?
* Bir de ve belki de en önemlisi şu: MHP Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşudur. Bu güç ustaca yönetilirse, Türkiye’de MHP’nin istemediği hiçbir şey olamaz. Şimdi düşünün: AKP Türkiye’yi çok uluslu ve çok hukuklu bir yapıya, başka ifadeyle federasyona, ya da en kötüsü parçalanmaya doğru bilinçli olarak götürecekse veya böyle bir programın istemeden de olsa bir aracı ise, MHP gibi bir siyasi yapının kendisini engellemesine tahammül edebilir mi?
Demek ki neymiş?
Referandumda AKP’nin değirmenine su taşıyan ülkücüler aynı zamanda MHP’nin kapatılma yahut Meclis dışında kalma sürecine omuz vererek Türkiye’nin ulus devlet ve üniter yapısına her “evet”le bir “damla” kezzap daha döküyorlarmış.

yörem-58
07.09.2010, 10:07
Yok böyle birşey yaaa !
Askeriyeyle kavgalı, Yargıyla kavgalı, Basınla kavgalı, Devletle kavgalı, Baroyla kavgalı, Esnafla kavgalı, Çiftçiyle kavgalı, İşçiyle kavgalı.
Ya bu sırf kavga yapmak içinmi gelmiş. Her konuşmasını kavgacı tutumuyla sürekli saldırıda sürekli geçmişe saldırmakta her dinlememde sinir katsayım acayip fırlıyor mümkün olduğunda dinlememeye bakıyorum. Ne yapmaya çalışıyor neyi elde etmeye çalışıyor? Böyle bir şey olamaz! Bu devlet adamlığı değildir.
Milleti kutuplaştırdı resmen- Evetçisin-Hayırcısın diye, ondansın bundansın diye. Bu durumlara bu kavgalara HAYIR diyelim.

35gürün58
07.09.2010, 10:16
============================== ============================== ===============
07 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR


HAYIR DEYİN BUNLAR OLSUN !

1) Referandumda hayır çıkarsa, özerklik ve federasyon tartışmaları gündemden düşecek!
2) Milli Devlet yani üniter yapı badireyi atlatmış olacak.
3) Sivil diktatörlüğe dur denilecek!
4) Hedeflenen Tayyiban Cumhuriyetinin yolu kesilecek!
5) HSYK, Hanefi Avcı’nın işaret ettiği malum çetenin eline geçmeyecek!
6) Anayasa Mahkemesi YÖK misali AKP tarafından fethedilemeyecek ve Türkiye’nin sigortası olmaya devam edecek!
7) K.Irak’ta kurulması an meselesi olan bağımsız Kürdistan askıya alınacak!
8) Kerkük, Barzani’ye peşkeş çekilemeyecek!
9) KKTC, Rumlara altın tepside sunulamayacak!
10) Gizli anlaşma yapılan Bartholomeos’la ilişkilerde mecburen frene basılacak!
11) Tayyip Erdoğan’ın karizması büyük bir çizik yiyecek ve surda ilk gedik açılacak! Bu şekilde AKP psikolojik üstünlüğünü kaybetmiş olacak!
12) AKP’nin yapılacak genel seçimde tek başına iktidar olamayacağı tescil edilecek!
13) Yeni anayasa söylemi ve hedefi rafa kalkacak!
14) Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı ya da Başkan olma hevesi kursağında kalacak!
15) AKP içeriden çözülmeye başlayacak.
16) 20’ye yakın milletvekili Saadet Partisi’ne katılacak!
17) Bir grup milletvekili de AKP’den ayrılıp merkez sağ oluşuma destek olacak.
18) AKP’nin gerilediğini gören merkez medya pozisyonunu yeniden değerlendirecek!
19) İş dünyası yeni iktidar alternatifinden dolayı AKP’yi karşısına alabilecek!
20) AKP’deki düşüş, dalga dalga bütün Türkiye’yi saracak!
21) Dış dünya ve özellikle de ABD ile AB, AKP’ye olan sınırsız desteklerini sorgulamaya başlayacak!
22) Devlet içinde belli kurumlara sızan çeteler fütursuzluklarına devam edemeyecek ve çılgınlıklarına ara verecek.
23) Muhalefet de kendine güven süreci başlayacak!.
24) CHP-MHP birlikteliği yeni iktidar modeli olacak!
25) Merkez sağda büyük atılımlar yapılacak!
26) CHP’nin karşısında başka sol parti kurulamayacak!
27) Ülke kaynaklarının peşkeş çekilmesi önlenecek!
28) Medyada yeni muhalif yayın organları ortaya çıkacak.
29) TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu Tayyip Bey’den artık korkmayacak!
30) Çalanlar, çaldıklarını Katar ve Dubai’ye transfer etmeye çalışacak!
31) Ergenekon’da hala ne ile suçlandığını bilmeyenlerin tahliyeleri başlayacak!
32) Malum çete, hicret diyecek ve ABD’ye göçü başlatacak!

MANEVRA...
ÖCALAN 'ın KARDEŞLERİDE EVET' Çİ!
Sadece Osman Öcalan değil, terörist başının kızkardeşi de evet oyu vereceğini açıkladı ki bu haber yandaş medyada bir satır olsun yer bulmadı... Sorarım size Tayyip Bey’in kankaları Barzani ve Talabani ile yoldaş olan Osman Öcalan’ın evet oyu vermesinin bir anlamı yok mudur? Aynı şekilde Abdullah Öcalan’ın kızkardeşi ağabeyinin oluru olmaksızın nasıl evet der? Görülüyor ki PKK sağ gösterip sol vuracak yani boykot deyip aslında son gün evet diyecek. Daha önce de yazdık, AKP ile İmralı anlaştı, yaptıkları şey PKK’dan nefret eden kütlenin oylarını AKP’den kaçırmamak için manevra ya da kayıkçı kavgasıdır. Son gün akşam saatlerinde göreceksiniz, PKK yandaşları boykottan vazgeçip evet diyecektir.

DİKKAT...
Çete son birkaç gün bunları yapabilir!
1) Yargı ya da askeri kanada mensup üst düzey birileri ile ilgili montajlanmış yeni ses kayıtları piyasaya sürülebilir!
2) Referandum kazıları başlatılabilir ve güya gömülü olan bombalar teşhir
edilebilir.
3) Kılıçdaroğlu ve Bahçeli için çirkin ima ve isnatlarda bulunulabilir!
4) PKK ya da Kandil adına dezenformasyon için bazı dinlemeler yine montajlanarak servis
edilebilir.
5) Muhafazakar seçmenin hoşlanmadığı Sabih Kanadoğlu benzeri isimlerin AKP’nin kapatılması için yeni davanın açılması bağlamında her hangi bir sözü montajlanarak sunulabilir!
6) CHP içindeki Kılıçdaroğlu muhaliflerinin konuşmaları yayınlanabilir!
7) AKP muhaliflerine karşı yüz kızartıcı soyut iddialarla operasyon yapılabilir!
8) Son gün 1995 seçimlerinde Mesut Yılmaz’ın sahte masonluk belgesi misali yine sahte bir belge yayınlanabilir ve o gazete milyonlarca adet basılarak bütün ülkeye bedava dağıtılabilir!

abircan
07.09.2010, 10:30
============================== ============================== ===============
07 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR


HAYIR DEYİN BUNLAR OLSUN !

1) Referandumda hayır çıkarsa, özerklik ve federasyon tartışmaları gündemden düşecek!
2) Milli Devlet yani üniter yapı badireyi atlatmış olacak.
3) Sivil diktatörlüğe dur denilecek!
4) Hedeflenen Tayyiban Cumhuriyetinin yolu kesilecek!
5) HSYK, Hanefi Avcı’nın işaret ettiği malum çetenin eline geçmeyecek!
6) Anayasa Mahkemesi YÖK misali AKP tarafından fethedilemeyecek ve Türkiye’nin sigortası olmaya devam edecek!
7) K.Irak’ta kurulması an meselesi olan bağımsız Kürdistan askıya alınacak!
8) Kerkük, Barzani’ye peşkeş çekilemeyecek!
9) KKTC, Rumlara altın tepside sunulamayacak!
10) Gizli anlaşma yapılan Bartholomeos’la ilişkilerde mecburen frene basılacak!
11) Tayyip Erdoğan’ın karizması büyük bir çizik yiyecek ve surda ilk gedik açılacak! Bu şekilde AKP psikolojik üstünlüğünü kaybetmiş olacak!
12) AKP’nin yapılacak genel seçimde tek başına iktidar olamayacağı tescil edilecek!
13) Yeni anayasa söylemi ve hedefi rafa kalkacak!
14) Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı ya da Başkan olma hevesi kursağında kalacak!
15) AKP içeriden çözülmeye başlayacak.
16) 20’ye yakın milletvekili Saadet Partisi’ne katılacak!
17) Bir grup milletvekili de AKP’den ayrılıp merkez sağ oluşuma destek olacak.
18) AKP’nin gerilediğini gören merkez medya pozisyonunu yeniden değerlendirecek!
19) İş dünyası yeni iktidar alternatifinden dolayı AKP’yi karşısına alabilecek!
20) AKP’deki düşüş, dalga dalga bütün Türkiye’yi saracak!
21) Dış dünya ve özellikle de ABD ile AB, AKP’ye olan sınırsız desteklerini sorgulamaya başlayacak!
22) Devlet içinde belli kurumlara sızan çeteler fütursuzluklarına devam edemeyecek ve çılgınlıklarına ara verecek.
23) Muhalefet de kendine güven süreci başlayacak!.
24) CHP-MHP birlikteliği yeni iktidar modeli olacak!
25) Merkez sağda büyük atılımlar yapılacak!
26) CHP’nin karşısında başka sol parti kurulamayacak!
27) Ülke kaynaklarının peşkeş çekilmesi önlenecek!
28) Medyada yeni muhalif yayın organları ortaya çıkacak.
29) TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu Tayyip Bey’den artık korkmayacak!
30) Çalanlar, çaldıklarını Katar ve Dubai’ye transfer etmeye çalışacak!
31) Ergenekon’da hala ne ile suçlandığını bilmeyenlerin tahliyeleri başlayacak!
32) Malum çete, hicret diyecek ve ABD’ye göçü başlatacak!

MANEVRA...
ÖCALAN 'ın KARDEŞLERİDE EVET' Çİ!
Sadece Osman Öcalan değil, terörist başının kızkardeşi de evet oyu vereceğini açıkladı ki bu haber yandaş medyada bir satır olsun yer bulmadı... Sorarım size Tayyip Bey’in kankaları Barzani ve Talabani ile yoldaş olan Osman Öcalan’ın evet oyu vermesinin bir anlamı yok mudur? Aynı şekilde Abdullah Öcalan’ın kızkardeşi ağabeyinin oluru olmaksızın nasıl evet der? Görülüyor ki PKK sağ gösterip sol vuracak yani boykot deyip aslında son gün evet diyecek. Daha önce de yazdık, AKP ile İmralı anlaştı, yaptıkları şey PKK’dan nefret eden kütlenin oylarını AKP’den kaçırmamak için manevra ya da kayıkçı kavgasıdır. Son gün akşam saatlerinde göreceksiniz, PKK yandaşları boykottan vazgeçip evet diyecektir.

DİKKAT...
Çete son birkaç gün bunları yapabilir!
1) Yargı ya da askeri kanada mensup üst düzey birileri ile ilgili montajlanmış yeni ses kayıtları piyasaya sürülebilir!
2) Referandum kazıları başlatılabilir ve güya gömülü olan bombalar teşhir
edilebilir.
3) Kılıçdaroğlu ve Bahçeli için çirkin ima ve isnatlarda bulunulabilir!
4) PKK ya da Kandil adına dezenformasyon için bazı dinlemeler yine montajlanarak servis
edilebilir.
5) Muhafazakar seçmenin hoşlanmadığı Sabih Kanadoğlu benzeri isimlerin AKP’nin kapatılması için yeni davanın açılması bağlamında her hangi bir sözü montajlanarak sunulabilir!
6) CHP içindeki Kılıçdaroğlu muhaliflerinin konuşmaları yayınlanabilir!
7) AKP muhaliflerine karşı yüz kızartıcı soyut iddialarla operasyon yapılabilir!
8) Son gün 1995 seçimlerinde Mesut Yılmaz’ın sahte masonluk belgesi misali yine sahte bir belge yayınlanabilir ve o gazete milyonlarca adet basılarak bütün ülkeye bedava dağıtılabilir!



aynen katılıyorum çünkü bunlar faşist, bunlar müslüman değil dinci, bunların dini dincilik müslümanlık değil, ahlak yok hemen her yerde herşeyi yapabilirler, hele 13 eylül bir sabah olsun evetler bir çıksın siz görün ülkemdeki kaosu, bu ülke mezhep ve millet kavgasına götürülecek bunların hiç bir vizyonu yok bu ülkeyi yönetmek için hepsi emir eri, hepsi sahte osmanlıcılık hayali beyinleri sulandırılmış dolaşıyorlar, öyle büyük dertleri olsa şu daha 15 sene olmadı ermenistanın işgal ettiği azerbaycan toprağının iadesi için tek laf etmezlermi yahu , bu bile bu saftiriklerin öyle yeniden imparatorluk kuramayacaklarını kurdurtmayacaklarının anlaşılması için yeterli yahu, israilden izinsiz hiçbirşey yapamayanlar bunlar yahu

hayırda hayır vardır yol yakınken vurun kahveye, kaosa dönmesin memleketimiz birazcık huzuru var oda kaçmasın, daha iyisini elbirliği ile yaparız merak etmeyin anayası, milletin gönlü kırıldıktan sonra yapacağın icraatın ne önemi var , milleti kabak gibi ikiye bölmekse niyetin bilemem bunu zaten başardınız, eğer birazcık allah korkusu millet sevgisi, vatan sevdası varsa şunlara bir fren koyun arkadaşlar

yörem-58
07.09.2010, 10:34
Cemaatçi kesim öyle bir mekanizma kurmuşlarki Hanefi Avcı'nında değindiği gibi.
Montajlama cd-kaset haberleri hazırlanıyor hemen yağcı yandaş medyaya veriliyor onlar manşetten hemen yayınlıyor dava görülmeden yargılanmadan ve toplumun gözünde suçlu ilan ediliyor linç girişiminde bulunuyor.
Daha kimbilir neler servis yapılacak neler çıkacak neler hazırlık aşamasında. Bunlardan herşey beklenir, yüce dinimizi kullanıp onun gölgesine sığınan insanlar her zaman çok tehlikelidir. şantajla, baskıyla yalan haberlerle milleti kandırmakta bir tür çeteciliktir.

Allahım yüce Türk Ulusunu sen bunların şerinden koru.

35gürün58
07.09.2010, 10:34
============================== ============================== ================

07 Eylül 2010

Savaş SÜZAL

MULLEN'in GELİŞ NEDENİNİ ANLADINIZMI ?

Hafta sonu gene referandum kandırmacası ile geçti. Herkes etin kilosunun 30 liraya ulaştığını, ekmek ve sebze fiyatlarının arttığını unutmuş görünüyor. Oysa Ramazan boyunca kurulan iftar çadırlarındaki kalabalık, Türk halkının ne denli fakirleştiğini gösteriyor. Yandaş basında gelen felaketin ayak sesleri var ama anlayabilene. Örneğin iflasın eşiğine gelen TOKİ neredeyse aylardır satamadığı evleri bedava verecek. Medya patronları ise yarış halinde iktidar yalakalığında.
Bizim medya takımının ABD Genelkurmay Başkanı Oramiral Mullen’ın Ankara ziyareti ile ilgili palavraları tutmadı ve hala da gerçek nedeni anlayabilmiş değiller. Belki de birileri onları yazmamaları konusunda uyarmış durumda. Zira gerçeği kimse sorgulamıyor.
ABD Ordusu Irak’taki ağır silahlarını Basra’dan gemilere yükledi, onlar ABD yolunda. Peki, öyleyse Mullen neden geldi Ankara’ya? Basit, yeni talimatları tebliğ için. Ergenekon safsatasıyla kendilerine karşı çıkacak olan grupları susturup sindirdikten sonra Irak’la ilgili verilen yeni görevleri bizimkilerin anlayıp anlamadığını kontrol için.
Daha önce de yazmıştım. ABD, Irak’tan arkasında enkaz bırakarak çıkıyor. Son haberlerde Irak’ın güvenliğini teslim ettikleri Irak Ordu karargâhına yapılan saldırıyı bile püskürtemeyen bir askeri birliğe bıraktılar koca ülkeyi. ABD birlikleri karargâha giderek saldıran grupları püskürtmüş. Saddam’ın ordusu bile bunlardan daha yürekliydi.
Tabii böyle bir sonucu Washington’daki planlamacıların bilmediğini veya beklemediğini sanmak, en kibarı saflık olan bir dizi sıfatla tanımlanabilir. Onlar bu duruma askerin karşı çıkacağını bildikleri için Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm düzenini, halkın ordusuna duyduğu güveni kökünden yıktılar. Ne yazık herkes bu tuzağa düştü.
Bugün ABD’nin Irak ve Afganistan savaşları, karargâh subayları ile savaşın kazanılamayacağını kanıtladı. Elinizde isterse teknoloji harikası silahlar olsun o toprağa yerleşmek için girdiğinizde açık hedefsinizdir. Karşınızdaki kişiler eğer inanarak savaşıyorsa, başarı şansınız sizin inancınızın kuvvetine ve sağlamlığına bağlı. Yanlış anlamayın, dini inançtan söz etmiyorum, vatanınıza olan bağlılık ve fedakârlıktır sözünü ettiğim.
Şimdi bizde de karargâh subayları, kıta subaylarının önüne geçmiş durumda. Karargâh subayı hesap adamıdır. Kıta subayı askerinin kapasitesini, nereye kadar dayanabileceğini bilir. NATO karargâhlarında görev yapan subaylar ise çoğunlukla emekliliklerinde döşeyecekleri eve eşya alma telaşındadır. Onlar askeri, genellikle kıtaya çıktıkları dönemde tanırlar. İşte şimdi o NATO karargâh subayları askeri
yönetiyor.
Bugünkü iktidar, Türk halkını, gözbebeği olan ordusundan soğutma çabasındaydı. Ve ne yazık ki bunda da başarılılar. Halk kendi evlatlarını sorgular duruma düştü. Türk ordusu yenilmemişken siyasi liderler, askeri, terörist kuvvetlere karşı yenik ilan etti. Ne derin bir nefret ve kin varmış bu gruplarda ki bu bağı koparabilmeyi başardılar. Hem de başkalarına
uşaklık ederek.
İşte bu yenik orduyu Amerikalı patronlar Kuzey Irak’ta Kürt müttefikleri ile Arap ve Şii düşmanları arasına tampon bırakma planı içinde. Aynı askerimiz ve çocuklarımız yıllardır kanımızı içen Kürtleri korumak için polislik yapacak. Ha bir de radar işi var. O konuyu bundan birkaç ay evvel yazmıştım. Sanmayın o konuda Ankara’daki liderlerin itiraz hakkı var. Yok, öyle şey. Radar konusunda talimat verildi şu referandum karambolü ardından o da açıklanır. Kuzey Irak’ta kalacak olan ABD askeri de sınırlara yerleştirilecek. Irak sınırı değil, Washington’un kurduğu Kürt devletinin sınırlarından söz ediyorum.
İşte Mullen bunların doğru anlaşılıp anlaşılmadığını anlamak için Ankara’ya geldi. Ha bir de Türkiye’ye gelen U2 Grubu var. Biliyorsunuz AKP bayılır böyle ünlülerle adlarının bir arada geçmesine. Kim bilir kaç para verdiler yıldızı sönmüş bu gruba. Egemen Bağış bu işleri iyi bilir.

abircan
07.09.2010, 10:45
============================== ============================== ================

07 Eylül 2010

Savaş SÜZAL

MULLEN'in GELİŞ NEDENİNİ ANLADINIZMI ?

Hafta sonu gene referandum kandırmacası ile geçti. Herkes etin kilosunun 30 liraya ulaştığını, ekmek ve sebze fiyatlarının arttığını unutmuş görünüyor. Oysa Ramazan boyunca kurulan iftar çadırlarındaki kalabalık, Türk halkının ne denli fakirleştiğini gösteriyor. Yandaş basında gelen felaketin ayak sesleri var ama anlayabilene. Örneğin iflasın eşiğine gelen TOKİ neredeyse aylardır satamadığı evleri bedava verecek. Medya patronları ise yarış halinde iktidar yalakalığında.
Bizim medya takımının ABD Genelkurmay Başkanı Oramiral Mullen’ın Ankara ziyareti ile ilgili palavraları tutmadı ve hala da gerçek nedeni anlayabilmiş değiller. Belki de birileri onları yazmamaları konusunda uyarmış durumda. Zira gerçeği kimse sorgulamıyor.
ABD Ordusu Irak’taki ağır silahlarını Basra’dan gemilere yükledi, onlar ABD yolunda. Peki, öyleyse Mullen neden geldi Ankara’ya? Basit, yeni talimatları tebliğ için. Ergenekon safsatasıyla kendilerine karşı çıkacak olan grupları susturup sindirdikten sonra Irak’la ilgili verilen yeni görevleri bizimkilerin anlayıp anlamadığını kontrol için.
Daha önce de yazmıştım. ABD, Irak’tan arkasında enkaz bırakarak çıkıyor. Son haberlerde Irak’ın güvenliğini teslim ettikleri Irak Ordu karargâhına yapılan saldırıyı bile püskürtemeyen bir askeri birliğe bıraktılar koca ülkeyi. ABD birlikleri karargâha giderek saldıran grupları püskürtmüş. Saddam’ın ordusu bile bunlardan daha yürekliydi.
Tabii böyle bir sonucu Washington’daki planlamacıların bilmediğini veya beklemediğini sanmak, en kibarı saflık olan bir dizi sıfatla tanımlanabilir. Onlar bu duruma askerin karşı çıkacağını bildikleri için Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm düzenini, halkın ordusuna duyduğu güveni kökünden yıktılar. Ne yazık herkes bu tuzağa düştü.
Bugün ABD’nin Irak ve Afganistan savaşları, karargâh subayları ile savaşın kazanılamayacağını kanıtladı. Elinizde isterse teknoloji harikası silahlar olsun o toprağa yerleşmek için girdiğinizde açık hedefsinizdir. Karşınızdaki kişiler eğer inanarak savaşıyorsa, başarı şansınız sizin inancınızın kuvvetine ve sağlamlığına bağlı. Yanlış anlamayın, dini inançtan söz etmiyorum, vatanınıza olan bağlılık ve fedakârlıktır sözünü ettiğim.
Şimdi bizde de karargâh subayları, kıta subaylarının önüne geçmiş durumda. Karargâh subayı hesap adamıdır. Kıta subayı askerinin kapasitesini, nereye kadar dayanabileceğini bilir. NATO karargâhlarında görev yapan subaylar ise çoğunlukla emekliliklerinde döşeyecekleri eve eşya alma telaşındadır. Onlar askeri, genellikle kıtaya çıktıkları dönemde tanırlar. İşte şimdi o NATO karargâh subayları askeri
yönetiyor.
Bugünkü iktidar, Türk halkını, gözbebeği olan ordusundan soğutma çabasındaydı. Ve ne yazık ki bunda da başarılılar. Halk kendi evlatlarını sorgular duruma düştü. Türk ordusu yenilmemişken siyasi liderler, askeri, terörist kuvvetlere karşı yenik ilan etti. Ne derin bir nefret ve kin varmış bu gruplarda ki bu bağı koparabilmeyi başardılar. Hem de başkalarına
uşaklık ederek.
İşte bu yenik orduyu Amerikalı patronlar Kuzey Irak’ta Kürt müttefikleri ile Arap ve Şii düşmanları arasına tampon bırakma planı içinde. Aynı askerimiz ve çocuklarımız yıllardır kanımızı içen Kürtleri korumak için polislik yapacak. Ha bir de radar işi var. O konuyu bundan birkaç ay evvel yazmıştım. Sanmayın o konuda Ankara’daki liderlerin itiraz hakkı var. Yok, öyle şey. Radar konusunda talimat verildi şu referandum karambolü ardından o da açıklanır. Kuzey Irak’ta kalacak olan ABD askeri de sınırlara yerleştirilecek. Irak sınırı değil, Washington’un kurduğu Kürt devletinin sınırlarından söz ediyorum.
İşte Mullen bunların doğru anlaşılıp anlaşılmadığını anlamak için Ankara’ya geldi. Ha bir de Türkiye’ye gelen U2 Grubu var. Biliyorsunuz AKP bayılır böyle ünlülerle adlarının bir arada geçmesine. Kim bilir kaç para verdiler yıldızı sönmüş bu gruba. Egemen Bağış bu işleri iyi bilir.



ALLAH RAZI OLSUN 35GÜRÜN58
SAYENDE benimde stresim ve yüküm azaldı, bu pusulasını yitirmiş memleketimin memleket sevdalısı insanlarına birazcık olsun bir okuma yolu gösterdiğin için teşekkür ederim, allah kimsenin içindeki allah sevgisini kul sevgisini memleket yurt sevgisini eksiltmesin, şaşırtmasın

tüm arkadaşlarımın hergün en az 5 dakika pakistanı düşünmelerini istiyorum bu dram nedir sebeleri nedir , birazcık okuma yapsınlar , pakistanı birazcık tanısınlar istiyorum

LaEdri
07.09.2010, 11:22
Adam haklı dağılalım beyler.:)

Ne diyor Kılıçdaroğlu:"Biz Başbakan gibi söz verip sözünün arkasında duranlardan değiliz"..

Başbakan'ın dil sürçmesiyle söylediği bazı yanlış ifadeler var ve CHP, MHP ve taraftarları sürekli bunları söyliyip duruyorlar.Şimdi Kılıçdaroğlu açık açık ben sözümün arkasından durmayacağım diyor.Neden bunu söylemiyornuz?

Cley
07.09.2010, 11:27
Bir de şu afiş olayında görüşlerinizi alsak KILIÇDAROĞLU taraftarları.

Salim58
07.09.2010, 12:14
Kemal bey biraz önce NTV canlı yayınına katıldı ve afiş konusunada değindi.İlgili belediye başkanını parti disiplin kuruluna vereceklermiş artık karar ne çıkarsa şansına.Sayın kılıçtaroğlu diyorki buna benim karar verme yetkim yok diyor bu kararı hep beraber toplanıp vereceğiz dedi ve gitti.Peki nereye gitti Baykalla aynı koltukta Antalyaya uçtu. Arayı düzeltmişler belkide mitingde beraber konuşacaklar.:)

abircan
07.09.2010, 12:54
salla kemal silkele az kaldı düşecekler yakamızdan

Dilsad Hatun
07.09.2010, 12:56
ALLAH RAZI OLSUN 35GÜRÜN58
SAYENDE benimde stresim ve yüküm azaldı, bu pusulasını yitirmiş memleketimin memleket sevdalısı insanlarına birazcık olsun bir okuma yolu gösterdiğin için teşekkür ederim, allah kimsenin içindeki allah sevgisini kul sevgisini memleket yurt sevgisini eksiltmesin, şaşırtmasın

tüm arkadaşlarımın hergün en az 5 dakika pakistanı düşünmelerini istiyorum bu dram nedir sebeleri nedir , birazcık okuma yapsınlar , pakistanı birazcık tanısınlar istiyorum

MasaAllah Filistini cok tanidiniz Pakistana mi gectiniz :)

Cley
07.09.2010, 12:58
Abircan abi tanımıyor galiba Pakistanı. Orda da dinci (!) çok abi.Namaz bile kılanlar varmış orda. Sana uymaz.Biz tanıyalım sen tanıma

abircan
07.09.2010, 13:10
hergün beş dakka araştırın düşünün niye böyle diye
dilşad , cley sadece 5 dakka
ne yapmaları gerektiği konusunda birazcık kafa yoralım

Abircan abi tanımıyor galiba Pakistanı. Orda da dinci (!) çok abi.Namaz bile kılanlar varmış orda. Sana uymaz.Biz tanıyalım sen tanıma

zaten bende size tanıyın dedim, ben sadece fotograflardan , yazanlardan kısaca okuyup geçtim hergün , afetin fotoğraflarına bakıyorum ve asırlık açmazı görüyorum, insan olduğuma bazan utanıyorum, çaresizliğe isyan ediyorum, kız okullarını bombalayan talibanı düşündükçe aradaki korelasyonu kim nasıl çözecek onu merak ediyorum, her canın bir can olduğunu nasıl görecek insanlık, ne zaman... ne zaman insan en şerefli varlık olduğu gerçeğini görecek

Arif Coşkun
07.09.2010, 13:18
Bizim orda bir deyim vardır konu olunca çok kullnırız bunu,
"Kendi bir godik derdini bırakmış elin bir mucur derdine yanıyor"
(Mucur Godiğin dörtte biri) anlamında.
Bırakın şimdi Filsitini, Pakistanı'da önce kendi derdimize yanalım, bakın ülkemiz yavaş yavaş parçalanma noktasına getirildi. Aşağıdaki linki bir zahmet lütfen tıklayıp bir bakın.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

altuntas58
07.09.2010, 13:27
[QUOTE=Arif Coşkun;577910]Bizim orda bir deyim vardır konu olunca çok kullnırız bunu,
"Kendi bir godik derdini bırakmış elin bir mucur derdine yanıyor"
(Mucur Godiğin dörtte biri) anlamında.
Bırakın şimdi Filsitini, Pakistanı'da önce kendi derdimize yanalım, bakın ülkemiz yavaş yavaş parçalanma noktasına getirildi. Aşağıdaki linki bir zahmet lütfen tıklayıp bir bakın.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Bende bu videoyu izlerken kanım dondu yok böyle bir şey olmaz olamaz

abircan
07.09.2010, 13:27
mehmet abinin facebook sayfası galiba habermi yazmı yorummu vardı nedir arif hocam

Arif Coşkun
07.09.2010, 13:39
mehmet abinin facebook sayfası galiba habermi yazmı yorummu vardı nedir arif hocam

Evet vallahi izledim videoyu hayretler içinde kaldım herşey o kadar bariz ve net belgelerle açıklanmışki bunu anlamamak için insanın ya kör yada zır deli olması lazım bunu arkadaşlarla paylaşmak istedim. Güzel konular paylaşmış ayrıca Mehmet Abiyede teşekkür ederim.

abircan
07.09.2010, 13:40
Bertaraf olmayız




A.A. 7 Eylül 2010



İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, yeni adli yılın başlaması dolayısıyla yaptığı basın toplantısında referandumuna ilişkin fikirlerini “Biz bertaraf olmayacağız” diye açıkladı.

Hükümete, “Şu 2 maddeyi çıkartın gelin beraber bu konularla mücadele edelim, gerekli işlemleri birlikte yapalım” denildiğini, ancak bu teklifin kabul görmediğini ifade eden Aydın, şunları söyledi:
“Kabul etmediler. Niye? Çünkü gerçek amaçları yargı reformu adı altında HSYK ve Anayasa Mahkemesi’ni dönüştürmekti. Yargıyı da kendi vesayetleri altına alma girişimleridir bunlar. O nedenle biz ‘hayır’ diyoruz. 26 bin kişilik İstanbul Barosu her zaman görüşlerini açık ve net ifade etmiştir. Biz yapılmakta olan anayasa değişikliklerini dayatmacı bulduğumuz için karşıyız. Biz yapılmakta olan anayasa değişikliklerini, özellikle yargının içinde bulunduğu bu duruma rağmen bir yargı reformunu yapmak yerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ve Anayasa Mahkemesini hedef alan ve bunları kendi yandaşı yapmak, kendinden bir yargı organına dönüştürmek için yapılmak istenen ve etrafına da birçok maddeyi serpiştirerek içine gizleyen anlayışa tepki gösteriyoruz”

altuntas58
07.09.2010, 13:41
hergün beş dakka araştırın düşünün niye böyle diye
dilşad , cley sadece 5 dakka
ne yapmaları gerektiği konusunda birazcık kafa yoralım



zaten bende size tanıyın dedim, ben sadece fotograflardan , yazanlardan kısaca okuyup geçtim hergün , afetin fotoğraflarına bakıyorum ve asırlık açmazı görüyorum, insan olduğuma bazan utanıyorum, çaresizliğe isyan ediyorum, kız okullarını bombalayan talibanı düşündükçe aradaki korelasyonu kim nasıl çözecek onu merak ediyorum, her canın bir can olduğunu nasıl görecek insanlık, ne zaman... ne zaman insan en şerefli varlık olduğu gerçeğini görecek

Size katılıyorum.Teşekkürler kardeşim müslüman olmakla beraber müslümanca düşünüp müslümanca yaşamayı tercih ederim bencil,egoist.sadece kendi cıkarlarını düşünen,kendinden başkasının müslümanlığından şüphe duyan Tek müslümanın kendisi olduğunu düşünenlerden olmaktansa sade bir insan olmayı yeğlerim allah kimin salih kullardan olduğunu kimin neye hizmet ettiğini çok iyi biliyor

abircan
07.09.2010, 13:54
evet dersen tayyibi, hayır dersen memleketi tayyipten kurtarırsın

35gürün58
07.09.2010, 14:36
============================== ============================== =============

Yıllarca adalet ve hukuk için dirsek çürütmüş,donanımlı bir insan ülkesi
için endişe duyuyor böyle feryat ediyorsa bunu okuyan sade vatandaşların
kulak vermesi ve kendi sonlarını hazırlayacak tuzağa düşmemesi gerekmiyormu?
Vatandaşlarımızın bu bilinç düzeyinde olması ve değerlendirmesi dileği ile.


BİR AĞIR CEZA HAKİMİNİN FERYADI


Bolu Adliyesi'nde Ağır Ceza Hakimi olarak görev yapan Çetin Canbazoğlu, kendi Facebook sayfasında referandum ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Bir hakimin feryadı olarak yorumlanabilecek yazıda Canbazoğlu, tüm yurrtaşlara seslendi.

İşte Canbazoğlu'nun o mektubu:

Ben bir Türk Hâkimiyim!

Hâlen, “bağımsız" yargının bir mensubu olarak Bolu Adliyesinde Ağır Ceza Hâkimi sıfatıyla görevime devam ediyorum.

23 yıla varan meslek hayatım boyunca, bakmakta olduğum davalar hakkında karar verirken, hiç kimsenin tesiri altında kalmaksızın, sadece “vicdânî kanaatlerimin sesini” dinledim; haklı olduğuna inandığım davaları kabul; inanmadıklarımı reddettim.

Yargının “bağımsız” oluşundan aldığım güçle birilerini mutlu etmek için değil, kanuna ve hukuka uygun olarak, dâimâ “vicdânî kanaatlerime göre” karar verdim.

Şüphesiz, mesleğimin icrası sırasında, kararlarımı etkilemeye çalışan unsurlar hep oldu; ama, ben, hiç birine kulak asmadım; telefon ettiklerinde âhizeyi suratlarına kapadım; odama girdiklerinde kapı-dışarı ettim; “kendi hür vicdânım dışında" kimseye “eyvallahım” olmadı!

Çünkü, arkamda, mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum “Büyük ve Bağımsız Türk Yargısı” vardı!

Eğer, mensubu olduğum yargı kuvveti, “bir yerlere bağımlı” olsaydı, yargılamaya ilişkin yetkilerimi vicdânî kanaatlerime göre değil, “birilerini” memnun etmek için,onların arzuları, çıkarları ve tâlimatları doğrultusunda kulanmak mecburiyetinde kalacaktım; bu durumda ise, haktan, hukuktan, adâlet ve hakkâniyetten söz edilemeyecekti.

Kezâ, yüce yargı, eğer “bağımlı” olsaydı, mesleğimi, yargıyı bağımlı hâle getiren siyasî iktidar mensuplarının görüş ve tâlimatları yönünde icra ediyor; kararlarımı da (açıktan açığa olmasa bile, gizliden gizliye) onların emirleri doğrultusunda veriyor olacaktım! İşte, benim, bu “en büyük nimetim”, kendi hür ve özgür iradem / vicdânî kanaatim, 12 Eylül 2010 Pazar günü -ne yazık ki, bir daha geri verilmemek üzere- elimden alınmak isteniyor; bundan böyle, kolu-kanadı kırılmış “bağımlı ve cüce” bir yargının mensubu olarak siyasî iktidârların “robotu” haline getirilmek isteniyorum!

Şimdi, buradan, “evet”çilere, “şimdilik evet”çilere, “yetmez ama yine de evet”çilere ve “boykot”çulara seslenmek istiyorum: Benim, bir hâkim olarak, yargısal kararlarımı “kanuna ve hukuka uygun biçimde vicdânî kanaatlerime göre” mi, yoksa “siyasî iktidârlara mensup organ, makam, merci veya kişilerin emir ve tâlimatlarına göre” mi vermemi istersiniz? Suçsuz olduğuna inandığım bir sanığı tam beraat ettirmek üzere iken, o sırada beni arayan kişinin aksi yönde karar vermemi “emir buyurması” üzerine (içim kan ağlayarak) mahkûmiyetine karar vermem hoşunuza gider mi?

Veya, tam tersi, eldeki delillere göre cezalandırılması gereken azılı bir fâili, hakkettiği cezaya çarptırmak üzere iken, fütursuzca odama dalan “birinin ya da birilerinin zoru ile" beraat ettirmem, adalet duygularınızı incitmeyecek mi?İşte, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen budur!

Asıl amaç, bugüne kadar bin türlü hileye, bâdireye, entrikaya, tertip ve düzene rağmen, hâlâ “bağımsız” kalabilmeyi başarmış olan Yüce Türk Yargısını, idareye bağımlı bir “robot yargı” haline dönüştürmektir!

Bundan, hiç şüpheniz olmasın!

Ben… Halkoylaması sonrasında eskiden olduğu gibi, kararlarımı, yine kendi hür irademle baş başa kalarak vermek istiyorum; idarenin mümessilleriyle kafa kafaya vererek değil!

Ben… Kararlarımda bana tesir etmeye çalışan kişilerin suratlarına eskisi gibi telefonu kapamak; odama girdiklerinde ise yine kapı-dışarı etmek istiyorum; her telefon ettiklerinde esas duruşa geçmek ya da mahkemeye geldiklerinde onları başköşelerde ağırlamak değil! “Evetçiler / Boykotçular”, ne olur, mesleğimin biricik güvencesi, varlık sebebi, olmazsa olmazı, bütün gücü-kuvveti, güzelliği, hatta süsü olan “hür irademi / vicdânımı” lûtfen, ama lûtfen elimden almayın; onu bana çok görmeyin; beni birilerinin kulu, kölesi, ırgadı, marabası, kuklası, robotu haline dönüştürmeyin!

Ne olur! Bağımsız Türk Yargısının onurlu bir mensubu olarak -gerekirse- sizlere yalvarıyorum:

Kararınızı lûtfen bir kez daha gözden geçirin!

Ne olur!

Çetin Canbazoğlu

turkbeyı
07.09.2010, 17:14
İnşallah ülke şeriate gitmez.İnşallah HAYIR çıkar.

LaEdri
07.09.2010, 17:24
İnşallah ülke şeriate gitmez.İnşallah HAYIR çıkar.

Hangi maddeye ,hangi değişikliğe dayanrak şeriatın geleceği korkusunu taşıyorsunuz?

Cley
07.09.2010, 18:55
Evet çıkarsa 1 erkek 4 hanımla evlenebilecekmiş :D Aman Hayır diyin siz.

Dilsad Hatun
07.09.2010, 19:07
İnşallah ülke şeriate gitmez.İnşallah HAYIR çıkar.

:D:D insaAllah gider

Arif Coşkun
07.09.2010, 19:25
:D:D insaAllah gider

Bak dilsad kardeşim şuan anayasal suç işliyorsun, kanunlarımızca şeriat istemek suçtur. Şimdi zabtı tutturuyorum ;) Keşke 13 Eylül'ü bekleseydin belki evet çıkacak ne bu acelenn :D

Dilsad Hatun
07.09.2010, 19:36
Bak dilsad kardeşim şuan anayasal suç işliyorsun, kanunlarımızca şeriat istemek suçtur. Şimdi zabtı tutturuyorum ;) Keşke 13 Eylül'ü bekleseydin belki evet çıkacak ne bu acelenn :D

Yok abi Tayyib gomlegini cikartmasaydi 13 beklerdimde cih ben simdi istiyorum :D

Arif Coşkun
07.09.2010, 19:44
Yok abi Tayyib gomlegini cikartmasaydi 13 beklerdimde cih ben simdi istiyorum :D


"Elçiye zeval olmaz yinede belli olmaz" :D

35gürün58
07.09.2010, 19:52
PARA NASIL ÇALINIR ?

Vergi rekortmenleri listesinin açıklanması
üzerine Sözcü Gazetesi saf saf soruyor:
"AKP'ye yakın işadamları neden listede yok?"

AKP kodamanlarının "Vergi kaçırıyor" diye gaddarca
üzerine gittikleri Aydın Doğan, vergi şampiyonu.

Yani Türkiye'nin en çok vergi veren adamı. Ama,

Ahmet Çalık, Fettah Tamince,

Akın İpek, Remzi Gür,

Cihan Kamer, Ethem Sancak,

Vahit Kiler, Ahmet Albayrak,

Unakıtan Ailesi, Topbaş

Aileleri listede yok.

En azından, Tayyip Bey'i otellerde ağırlayan

milyar dolarlık işadamı Fettah Tamince ile milyar dolarlık

Ahmet Çalık'ın ilk 100 içinde olması gerekmez miydi?

Sözcü Gazetesi galiba duymamış:

Bunlar vergi vermemek için Vergi

Kanunu'na özel madde eklediler.

VERGİDE BAĞIŞ SİSTEMİ

AKP Hükümeti 2.1.2004 ve 31.12 2004

tarihlerinde Vergi Usul Kanunu'na 40/10 maddesini ekledi.

Bu maddeye göre, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi

isterse vergisini devlete vermez.

Ya nereye verir?

BÜNYESİNDE GIDA BANKACILIĞI BULUNAN

DERNEKLERE verir.

İçişleri Bakanlığınca bünyelerinde GIDA BANKACILIĞI

kurma izni verilen tarikat bağlantılı dernekler şunlar:

-Deniz Feneri Derneği

-Kimse Yok Mu Derneği

-Kepez Deniz Yıldızı Sosyal yardımlaşma Derneği

Bu dernekler, örneğin 100 milyon lira vergi borcu olan

şirkete gidip diyorlar ki:

Arkadaş, bizim derneğe 50 milyon bağış yap,

Biz de sana 100 milyon liralık kömür, erzak, temizlik

maddesi gibi fatura verelim.

Bu faturayı götür maliyeye ver,

vergi borcunu kapatmış olursun.

Yanına kalan 50 milyon senin karın olacak.

Bana verdiğin 50 milyon lira ile de malzeme alıp

valiliklere, kaymakamlıklara vereceğim.

Onlar da ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklar.

Bu da senin zekatın olacak.

Böylece bu kafir devlete vergi vermeyeceksin,

hem de sevap işleyip Cennete gideceksin.

Hem de AKP için hayır dua alınmasına vesile olacaksın.

İşte böyleyken böyle.

Ama, bir vergi mükellefi örneğin bir

okul veya hastane yaptırırsa, yaptığı harcamanın

sadece 5 milyon lirasını vergiden düşebiliyor.

Mehmetçik Vakfı'na, eğitim

kurumlarına, Çocuk Esirgeme Kurumu'na,

Kızılay'a yaptığı yardımın en fazla 5 milyon lirasını vergiden düşebiliyor.

Ama bu derneklere yardım yaparsa,

yaptığı yardımın tamamını vergiden düşüyor.

İşte bu ülkenin rejimi,

ödenmeyen vergi paraları ile

böyle değiştirilmeye çalışılıyor.

Prof. Dr. Deniz Büyükkılıç
Gazi Üniversitesi
06830, Gölbaşı
ANKARA

Arif Coşkun
07.09.2010, 20:07
VATAN HAİNİ


"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.


Nazım HİKMET

Bu yazıya böyle bir şiirin iyi gideceğini düşündüm.

Cley
07.09.2010, 21:06
Nazım okudum ama bir Hikmetini görmedim.... Bülent AKYÜREK

murat tugrul
07.09.2010, 21:17
Trabzondan bir motor açılıyor
Sa-hil-de-ka-la-ba-lık!
Motoru taşlıyorlar
Son perdeye başlıyorlar
Burjuva kemalin omuzuna binmiş
Kemal kumandanın kordonuna
Kumandan kahyanın cebine inmiş
Kahya adamlarının donuna... uluyorlar
Hav..Hav..hak..tu..
Yoldaş unutma bunu.

Nazım Hikmet
ANT mecmuası sayı 95

Nazım'ın KAFATASI, BİR ÖLÜ EVİ ve UNUTULAN ADAM isimli oldukça piyesleri Şehir Tiyatrosu'nun (Darulbedayi) sahnesinde aylarca oynanmış Nazım'a hem para hem şöhret temin etmişti. Üstelik Nazım'ın şöhreti Atatürk' e kadar ulaşmıştı.

Atatürk , Nazım adına yapılan bu geniş reklam ve propagandaya pek itimat etmediği için:

- "Şunun bir şiirini kendi ağzından plağa alın getirin bakayım" demiş. Nazım' ın "Hazer" ve "Salkımsöğüt" şiirleri kendi diliyle plağa alınarak Atatürk' e dinletilmiş, Atatürk bunları dinledikten sonra aynen:

-" Bu şiirlerde Türk Milleti'nin hayatına kasteden bir bomba var" demişti.

Kasım Öktem
08.09.2010, 00:02
Aşağıdaki linki bir zahmet lütfen tıklayıp bir bakın.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Videonun içeriğinde ne var? :)

[QUOTE=Cley;577964]Nazım okudum ama bir Hikmetini görmedim.... Bülent AKYÜREK


Aklıma Tayyip Erdoğan'ın şu konuşması geldi:

"Şunu tüm samimiyetimle, bütün hasbiliğimle ifade ediyorum: Bu ülkenin tarihinden, Ahmet Yesevi'yi, Hacı Bektaş'ı, Pir Sultan'ı, Hacı Bayram Veli'yi çıkartmaya kalkarsanız, onları görmezden gelirseniz, onları yok sayarsanız, bu ülke öksüz kalır, yetim kalır, köksüz ve dayanaksız kalır. Yunus Emre'siz bir Türkiye dilsiz kalır. Mevlana'sız bir Türkiye ruhsuz kalır. Sabahat Akkiraz'a kulak vermeyen, dinlemeyen Türkiye türküsüz kalır. Tatyos Efendi'yi yok sayan Türkiye'nin besteleri yarım kalır. Cem Karaca bu ülkenin hasretini çektiği kadar, bu ülke de Cem Karaca'nın hasretini çekti. 'Hoşçakalın İki Gözüm' diyen Ahmet Kaya'ya vefa göstermeyen Türkiye'nin şarkıları eksik kalır. Nasıl Mehmet Akif'siz bir Türkiye tahayyül edilemezse, Nazım Hikmet'siz bir Türkiye eksik sayılır. Seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz, görüşlerini kabul edersiniz etmezsiniz ama Ahmedi Hani'siz, Bitlis'li Said-i Nursi'siz bir Türkiye'nin maneviyatı noksan kalır. Biz, bu ülkenin tüm renkleriyle, bütün çiçekleriyle, bütün kokularıyla, dağları, taşları, ırmaklarıyla Türkiye'yiz"

Konuşma iyi, güzel bir politikacının yapacağı en güzel konuşmalardan birisi.
Söylediklerinin büyük kısmına katılıyorum ancak:

Kürdüz ölene kadar Vallahi Apoyu özledik diyen Ahmet Kaya'ya ben vefa göstermem.

Arif Coşkun
08.09.2010, 08:48
[QUOTE=Arif Coşkun;577910]Aşağıdaki linki bir zahmet lütfen tıklayıp bir bakın.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

Videonun içeriğinde ne var? :)




Aklıma Tayyip Erdoğan'ın şu konuşması geldi:

"Şunu tüm samimiyetimle, bütün hasbiliğimle ifade ediyorum: Bu ülkenin tarihinden, Ahmet Yesevi'yi, Hacı Bektaş'ı, Pir Sultan'ı, Hacı Bayram Veli'yi çıkartmaya kalkarsanız, onları görmezden gelirseniz, onları yok sayarsanız, bu ülke öksüz kalır, yetim kalır, köksüz ve dayanaksız kalır. Yunus Emre'siz bir Türkiye dilsiz kalır. Mevlana'sız bir Türkiye ruhsuz kalır. Sabahat Akkiraz'a kulak vermeyen, dinlemeyen Türkiye türküsüz kalır. Tatyos Efendi'yi yok sayan Türkiye'nin besteleri yarım kalır. Cem Karaca bu ülkenin hasretini çektiği kadar, bu ülke de Cem Karaca'nın hasretini çekti. 'Hoşçakalın İki Gözüm' diyen Ahmet Kaya'ya vefa göstermeyen Türkiye'nin şarkıları eksik kalır. Nasıl Mehmet Akif'siz bir Türkiye tahayyül edilemezse, Nazım Hikmet'siz bir Türkiye eksik sayılır. Seversiniz sevmezsiniz, beğenirsiniz beğenmezsiniz, görüşlerini kabul edersiniz etmezsiniz ama Ahmedi Hani'siz, Bitlis'li Said-i Nursi'siz bir Türkiye'nin maneviyatı noksan kalır. Biz, bu ülkenin tüm renkleriyle, bütün çiçekleriyle, bütün kokularıyla, dağları, taşları, ırmaklarıyla Türkiye'yiz"

Konuşma iyi, güzel bir politikacının yapacağı en güzel konuşmalardan birisi.
Söylediklerinin büyük kısmına katılıyorum ancak:

Kürdüz ölene kadar Vallahi Apoyu özledik diyen Ahmet Kaya'ya ben vefa göstermem.

Söylediklerin aynen doğru keşke dilden çıkan sözler özdede aynı olabilse. Siyaset, politika işte böyle birşey. Recep Bey 2007 seçimleri sonu Ankara'da genel merkezde bir konuşma yapmıştı, ben onu çok olumlu bulmuş sadece partimin değil herkesin başbakanıyım herkese eşit mesafede olacağım diyerek verdiği mesaj gerçek bir liderin vermesi gereken mesajlar olarak görmüş ilerisi için sevinmiştim. Ancak ilerleyen süreçte ne yazıkki tam tersi bir tavır ve tutum içine büründü. Ben o olayı şuna bağlıyorum, Sanıyorum başbakana danışmanları çok zekice metinleri hazırlıyor günün anlam ve koşuluna göre başbakanda hitap ediyor.
Kasım Kardeşim haklısın kusura bakma eklenen linkte bir yanlışlık olmuştu düzelttim tekrar bakma fırsatın olursa şimdi içeriğini görebilirsin.

35gürün58
08.09.2010, 10:00
YILMAZ ÖZDİL

8 Eylül 2010

YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN REFERANDUM... MADDE MADDE

Aylardır anlatılıyor... Hâlâ “hangi maddeleri oylayacağız?” diyen var.

İzah edeyim.

Memur maddesi: Kamu Personeli Seçme Sınavı yapıldı, dini imanı dilinden düşürmeyen cemaatçi arkadaşların soruları arakladığı, kul hakkı yemeye utanmadıkları ortaya çıktı.

Eğitim maddesi: Üniversite sınav sorularının takunyalılara sızdırıldığı, kendi dershanelerine servis edildiği, milyonlarca evladımızın geleceğini çaldıkları ortaya çıktı.

Güvenlik maddesi: Polis Akademisi sınavında soruların zimmete geçirildiği, tarikatçılara ezberletildiği, uzun lafın kısası, hırsızların polis olmaya çalıştığı ortaya çıktı.

Eşitlik maddesi: TRT’ye personel almak için sınav yapıp, sonuçları internetten yayınladılar, ancak, torpil taleplerini silmeyi unuttular, böylece, kazanan isimlerinin yanında “şu müdür tanıyor, bu müdür kefil” gibi notların düşüldüğü ortaya çıktı.

İşçi hakları maddesi: AKP’li belediye itfaiyeye alınacak üç personel için sınav yaptı, yüzlerce aday “belgen eksik” diye sınava sokulmadı, “prosedürü uyguladık” dendi, sonuçlar bi açıklandı, başkanın oğlu ve kayınbiraderiyle, zabıta müdürü oğlunun kazandığı ortaya çıktı.

Ekonomi maddesi: Kamu bankası sınav yaptı, müfettişler aldı, boru değil, müfettiş bu, sahtekârları yakalayacak, 80 puan alanlar girecekti, 70 alanlar dolduruldu, rezalet ortaya çıkınca, bilgisayarın hata yaptığı söylendi... Bir başka kamu bankası müfettişler aldı, sınavı hazırlayan özel üniversitenin aynı soruları daha önce bir başka kamu kurumunun sınavında sorduğu ortaya çıktı, suçüstü enselenen üniversite “ayy çok pardon” dedi.

Sağlık maddesi: Sağlık Bakanlığı Unvan Sınavı yapıldı, 20 soru iptal edildi, 17 sorunun cevap şıkları değiştirildi, zaten 50 soru vardı birader, belli ki unvanı yükseltilmek istenenler buna rağmen becerememişti, sonuçlar bir hafta geç açıklandı, rezaletin ayyuka çıktığı ortaya çıktı.

Spor maddesi: Çok örnek var, birini anlatayım, Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu’nda sınav yapıldı, kazananların listesi açıklandı, sonra o liste indirildi, başka liste asıldı, kazanıp kayıt yaptıranlara “siz kazanamadınız” dendi, kazanamayanlar kayıt edildi, savcı “oha artık” demek zorunda kaldı, mahkemenin yürütmeyi durdurduğu ortaya çıktı.

Sendika maddesi: Eğitim Kurumu Müdürlüğü sınavı yapıldı, soruların iktidara yakın bi sendikanın çalıştayında sorulan sorular olduğu, o sendikadan olanların kazandığı ortaya çıktı.

Din maddesi: Diyanet İşleri Başkanlığı vaizlik, Kuran kursu öğreticiliği, müezzinlik sınavı yaptı, başarılı olan adaylar başarısız ilan edildi, başarısız denilen adaylar mahkemeye başvurdu, olmayacak duaya amin denildiği, sınavın iptal edildiği ortaya çıktı.

Netice itibariyle...

Son 4-5 senede, vatandaşların geleceğiyle alakalı olup, seçenekli şıkları bulunan her sınavda, hukuken tespit edilmiş “yamuk” olduğuna göre, pazar günü cevabı aranması gereken asıl soru şudur... Hukuk sınavı referandumda katakulli olmayacağının garantisini kimse verebilir mi?
a, evet
b, hayır

Reform
08.09.2010, 10:11
Yok böyle birşey yaaa !
Askeriyeyle kavgalı, Yargıyla kavgalı, Basınla kavgalı, Devletle kavgalı, Baroyla kavgalı, Esnafla kavgalı, Çiftçiyle kavgalı, İşçiyle kavgalı.
Ya bu sırf kavga yapmak içinmi gelmiş. Her konuşmasını kavgacı tutumuyla sürekli saldırıda sürekli geçmişe saldırmakta her dinlememde sinir katsayım acayip fırlıyor mümkün olduğunda dinlememeye bakıyorum. Ne yapmaya çalışıyor neyi elde etmeye çalışıyor? Böyle bir şey olamaz! Bu devlet adamlığı değildir.
Milleti kutuplaştırdı resmen- Evetçisin-Hayırcısın diye, ondansın bundansın diye. Bu durumlara bu kavgalara HAYIR diyelim.

Doğru ben barışık halini hiç görmedimki sürekli ben iyiyim siz kötüsünüz.

35gürün58
08.09.2010, 11:20
08 Eylül 2010

Ahmet B. ERCİLASUN

ÜLKÜCÜLER BU SÖYLEME Mİ EVET DİYECEKLER ?

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 03 Eylül 2010 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı referandum konuşmasında aynen şöyle söyledi:
“Ape Musa’nın yani Musa Anter’in acısını bizler unutamayız. Orhan Miroğlu’nun acısını bizler unutamayız. Diyarbakır Cezaevi’nde yedi yıl işkence gören Abdürrahim Semavi’nin çilesini bizler unutamayız. Şivan Perver’in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya’nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız.”
Evet, AKP Genel Başkanı Erdoğan aynen böyle söyledi. Başbakanın unutamadığı iki isme bir bakalım. Önce Orhan Miroğlu’ndan başlayalım.
Miroğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, kapatılan HADEP ve DEHAP’ta genel başkan yardımcılığı yapmış bir isim. Demokratik Toplum Partisi’nde de yine genel başkan yardımcılığı yapmış. Şu anda Taraf gazetesinde “Yüzleşme” adlı bir köşesi var. Bakınız bu köşede 09 Haziran 2010 tarihinde yazdığı “Kürtler, vicdan ve şehadete dair birkaç söz” başlıklı yazıda ne diyor: “Bayrak, millet, milliyetçilik gibi şeylerden korkarım! Din ve bayrak arasında kurulan kutsal ittifaktan korkarım!” Evet, başbakanın acısını unutamadığı insanlardan biri bu. Ülkücüler bunu unutamadığını ifade eden Erdoğan’ın bu söylemine iştirak edebilirler mi? Bu söylemdeki bir yöneticinin “Kürt açılımı”nın nereye kadar varacağından emin olabilirler mi? Ülkücüler, bu söylemdeki bir insanın Mustafa Pehlivanoğlu ve genel olarak ülkücüler hakkındaki sözlerinin samimiyetine inanabilirler mi? Ülkücüler, referandumu bu söylemle savunan bir insanın ısrarla istediği evet oyunu verebilirler mi?
Şimdi de başbakanın acısını unutamadığı diğer isme, Musa Anter’e bakalım. Erdoğan sözlerine “Ape Musa” diye başlıyor. Ape, “amca” demektir ve Kürtçülerin sempatilerini göstermek için kullandıkları bir tabirdir. Demek ki Musa Anter’i çok seviyorlar. Merak ediyorum, başbakan konuşmasını yazıya dökse “ape” kelimesindeki e harfi üzerine Kürtçüler gibi bir şapka da konduracak mı? Peki kim bu Musa Anter?
Daha çocukluğunda, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanıma sövmekten 45 gün göz altında tutulmuş. Öğrencilik yıllarında, yaz aylarında Suriye’ye gidiyor ve orada ne kadar kaçak Kürtçü varsa onlarla buluşuyor. Kâmuran Bedirhan, Osman Sabri gibi Kürtçülerle. “Kürdistan’ı Kurtarma Cemiyeti” ni kuruyorlar. Sarı güneşli, sözde Kürt bayrağı ve silah üzerine yemin ediyorlar. 1940’ların başında Musa Anter İstanbul’da. Önce felsefe, sonra hukuk okuyor. Dicle Talebe Yurdu’nda Remzi Bucak, Faik Bucak, Tarık Ziya Ekinci gibi Kürtçülerle gizli faaliyet yapıyorlar; Suriye’de çıkan Kürtçü dergileri kaçak olarak getirtip yurtta okuyorlar. Musa Anter’in bu yılları, David McDowall’ın “Modern Kürt Tarihi” adlı eserinde şöyle anlatılıyor: “Anter, seçilen en parlak gençlerden biri olarak İstanbul’a hukuk okumaya gönderildi ve burada Kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelen elli civarında genç aydınla temas kurdu.” (Bilal Şimşir, II, s. 430). Musa Anter 1960’tan sonra Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili adaylığına teşebbüs ediyor. 1970’lerde Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın önde gelen isimlerinden biri oluyor. Abdullah Öcalan’ın “Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine Doğru” kitabındaki ifadesiyle “Musa Anter Devrimci Doğu Kültür Ocaklarının ruhu gibiydi.” (Bilal Şimşir, Kürtçülük II, s. 593). İsveç’te kaçak olarak yaşayan Abdülkadir Aygan’ın iddiasına göre 1992’de Musa Anter, Jitem tarafından öldürülmüştür. Aynı Abdülkadir Aygan’ın bir yıl kadar önceki faili meçhul iddialarına uyarak asit kuyularını açan polislerin köpek kemiklerinden başka bir şeye rastlamadıklarını da hatırlatalım. İsveç’teki bu kaçağın, Hürriyet gazetesi tarafından kendisiyle yapılan Anter’in öldürülmesiyle ilgili röportajda “altı ülkücü öldürdüm” dediğini de bir tarafa not edelim.
Evet, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “acısını bizler unutamayız” dediği kişilerden biri de bu. Hayatı boyunca, Türkiye’yi bölmek için çalışmış, Kürdistan’ı kurmak için örgütlenip silah üzerine yemin etmiş, Öcalan’ın “Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın ruhu” diye övdüğü Musa Anter. Şimdi söyleyin bakalım, ülkücüler, Erdoğan’ın bu söylemine rağmen evet diyebilirler mi?

============================== ============================== =================

08 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR

KÜRT KADINLAR METRES OLSUN diyen AKP’li başkan değil miydi?

Kameraların karşısına geçip “Şimdi sıra bizde, onları şimdi biz fişliyoruz” diyen AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın bu sözleri partisini bağlamıyor, Avni Bey’in şahsını bağlıyor!
Keza aynı şekilde “AKP’ye karşı çıkan kanı bozukların kanlarını tahlile göndermeli” diyen AKP Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş’un ifadeleri de yine AKP’yi bağlamıyor, sadece milletvekilini bağlıyor.
Bitmedi;
Kürt hanımları kuma ya da metres olsun mealinde sözler eden AKP’nin Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın sözleri de aynı şekilde partisini hiç alakadar etmiyor!
Ve fakat:
CHP’li Avcılar Belediye Başkanının bir danışmanının alel acele hazırlattığı bir afiş CHP’yi temsil ediyor öyle mi?
Bırakın parti militanlarını, bir Başbakan’ın böyle bir şeye sığınması ve oradan vurması belden aşağı saldırı değil de nedir söyler misiniz?
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Benim bundan haberim yok, biz böyle bir afiş bastırmadık ve bastıran için savcılığa suç duyurusunda bulunduk” derken!
CHP Genel Merkezi, afişten ve hazırlayandan haberimiz yok derken!
CHP İstanbul İl Başkanı da aynı tavrı takınırken Başbakan’ın mal bulmuş mağribi misali alel acele yapılan bir yanlışa sığınarak hücum etmesi kabul edilebilir bir şey midir?
Yukarıda örneklerini verdim, AKP’li bir milletvekili ya da Belediye Başkanı bir yanlış yapınca partiyi bağlamıyor, ama aynı şeyi kazara bir CHP’li yapsa kıyamet koparılıyor!
Hatırlayın; o AKP’liler o rezil sözleri edince, ne o zaman CHP’in lideri olan Baykal, ne genel başkan olduktan sonra Kılıçdaroğlu, ne de Bahçeli, istismar yoluna gitti ve o yanlış sözleri diline doladı!
Oysa ülkenin Başbakanı konumunda olan biri, CHP lideri televizyonlardan “Bize ait değil, haberimiz yok, savcılığa suç duyurusunda bulunduk” demesine rağmen bile ertesi gün meydanlarda istismarını sürdürebilmiştir!
Bu feci tablo AKP güruhunun hem siyaset ahlakını hem de içine girdikleri çaresizliği gözler önüne seriyor!
Her şey açık ve net:
AKP’nin muhalefeti eleştirmek için, CHP Genel Başkanlığı ve Genel Merkezinin habersiz olduğu ve onaylamadığı bir afişten başka bir argümanı yok!
Daha önce de yazdık, Kılıçdaroğlu’na edecek menfi bir söz bulamıyorlar!
Öyle olunca da bir gün boyuna, ertesi gün soyuna laf ediyorlar!
Kılıçdaroğlu devletin kayıtları ile sabit ki Türkoğlu Türk, yani Horasan kökenli de, bu AKP’nin beyin takımı hangi kökten onu Ergun Poyraz’a sormalı!
Evet boy-soy saldırıları da sonuç getirmeyince meçhul bir afişe sığınıyorlar!
Sadece bu hadise bile AKP ile Tayyip Erdoğan’ı açık olarak anlatmıyor mu?
Eğer CHP’li Avcılar Belediye Başkanı danışmanının hazırlattığı bir afiş, CHP’nin kurumsal yapısını bağlıyorsa, Kürtçe konuşan hanımefendilere metreslik teklifinde bulunan AKP’li Rize Belediye Başkanının sözleri de sizi bağlar Recep Bey!
Cevap verin, o saygıdeğer hanımefendiler size göre de metres ya da kamuflajlı ifadeyle kuma mıdır Recep Tayyip Sultan?!

SUSKUNLAR...
Kafatası ölçen Başbakan
Bu laflar Diyarbakır dönüşünde Başbakan Erdoğan tarafından çok sayıda gazeteciye ediliyor... BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a; “Sen önce bir Kürt ol bakalım. Diyarbakırlı değilsin...” Akın Birdal ve Ufuk Uras’a; “Birdal Niğdeli, Uras da Kürt değil...” Devletin Başbakanı adeta eline mezura almış kafataslarını ölçüyor... Bu yapılan kavmiyetçilik değil de nedir söyler misiniz? Müslüman bir ülkenin Başbakanı nasıl böyle konuşur? Nasıl bu şekilde açık bir ayrımcılık ve ırkçılık yapar? Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek böyle mi olurmuş! Ve heyhat, kendilerine liberal diyen o malum güruh bu tabloya suskun!.. Sahi aynı sözleri Tayyip Sultan yerine kazara Devlet Bahçeli etse kıyameti koparmaz mıydınız?.. Öyle ise size aydın diyenlere yuh olsun!

İDDİALAR...
Pazar günü saat 17’ye dikkat!
Ağırlıklı ihtimal değil ama kulislerde konuşulanlardan haberiniz olsun istiyorum. Birinci iddia; referandum oylarını kullanmanın bitimi olan 12 Eylül Pazar günü saat 17.00’de yani sandıkların kapandığı ve oyların sayıldığı anda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının acil bir basın toplantısı yapacağı ve AKP’ye yeni bir kapatma davasını açacağıdır... Ankara’nın öbür yakasında söylenenlere göre Hanefi Avcı’nın yayınladığı kitap, bu kapatma davasına zemin inşa etmek ve kamuoyunu hazırlamak içinmiş!.. Bu dava için rejimi ve ülkeyi kurtarmanın son hamlesi yorumunu yapanlar bile var... İkinci iddia ise; Başbakan Erdoğan’ın da yine aynı gün saat 17.00’de bir basın toplantısı yapıp erken seçim kararını alabileceğidir. Bu iddiayı seslendirenler Yargıtay Başsavcısı harekete geçerse, Erdoğan da karşılık verecek derken, bazıları ise Yargıtay Başsavcısı dava açmasa bile Tayyip Bey’in Özal’ın 1987’de yaptığı gibi referandumdaki evetleri partisine kanalize etmek için erken seçim kararını alacağını söylüyor!

Dilsad Hatun
08.09.2010, 15:56
Ülkücüleri artik rahat birakin. Yeter ya bu kadar da her koldan saldirilmaz ki. Bahceli once bor ayni alip kendisine tutsun. Hepsi birbirinden beter. Hepsi menfaatci. 13 Eylulde gorucem ben sizi kardes miyiz degilmiyiz.

Ya sabir! !

altuntas58
08.09.2010, 16:02
08 Eylül 2010

Ahmet B. ERCİLASUN

ÜLKÜCÜLER BU SÖYLEME Mİ EVET DİYECEKLER ?

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 03 Eylül 2010 tarihinde Diyarbakır’da yaptığı referandum konuşmasında aynen şöyle söyledi:
“Ape Musa’nın yani Musa Anter’in acısını bizler unutamayız. Orhan Miroğlu’nun acısını bizler unutamayız. Diyarbakır Cezaevi’nde yedi yıl işkence gören Abdürrahim Semavi’nin çilesini bizler unutamayız. Şivan Perver’in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya’nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız.”Evet, AKP Genel Başkanı Erdoğan aynen böyle söyledi. Başbakanın unutamadığı iki isme bir bakalım. Önce Orhan Miroğlu’ndan başlayalım.Miroğlu, cezaevinden çıktıktan sonra, kapatılan HADEP ve DEHAP’ta genel başkan yardımcılığı yapmış bir isim. Demokratik Toplum Partisi’nde de yine genel başkan yardımcılığı yapmış. Şu anda Taraf gazetesinde “Yüzleşme” adlı bir köşesi var. Bakınız bu köşede 09 Haziran 2010 tarihinde yazdığı “Kürtler, vicdan ve şehadete dair birkaç söz” başlıklı yazıda ne diyor: “Bayrak, millet, milliyetçilik gibi şeylerden korkarım! Din ve bayrak arasında kurulan kutsal ittifaktan korkarım!” Evet, başbakanın acısını unutamadığı insanlardan biri bu. Ülkücüler bunu unutamadığını ifade eden Erdoğan’ın bu söylemine iştirak edebilirler mi? Bu söylemdeki bir yöneticinin “Kürt açılımı”nın nereye kadar varacağından emin olabilirler mi? Ülkücüler, bu söylemdeki bir insanın Mustafa Pehlivanoğlu ve genel olarak ülkücüler hakkındaki sözlerinin samimiyetine inanabilirler mi? Ülkücüler, referandumu bu söylemle savunan bir insanın ısrarla istediği evet oyunu verebilirler mi?
kondurac Şimdi de başbakanın acısını unutamadığı diğer isme, Musa Anter’e bakalım. Erdoğan sözlerine “Ape Musa” diye başlıyor. Ape, “amca” demektir ve Kürtçülerin sempatilerini göstermek için kullandıkları bir tabirdir. Demek ki Musa Anter’i çok seviyorlar. Merak ediyorum, başbakan konuşmasını yazıya dökse “ape” kelimesindeki e harfi üzerine Kürtçüler gibi bir şapka da ak mı? Peki kim bu Musa Anter?
Daha çocukluğunda, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanıma sövmekten 45 gün göz altında tutulmuş. Öğrencilik yıllarında, yaz aylarında Suriye’ye gidiyor ve orada ne kadar kaçak Kürtçü varsa onlarla buluşuyor. Kâmuran Bedirhan, Osman Sabri gibi Kürtçülerle. “Kürdistan’ı Kurtarma Cemiyeti” ni kuruyorlar. Sarı güneşli, sözde Kürt bayrağı ve silah üzerine yemin ediyorlar. 1940’ların başında Musa Anter İstanbul’da. Önce felsefe, sonra hukuk okuyor. Dicle Talebe Yurdu’nda Remzi Bucak, Faik Bucak, Tarık Ziya Ekinci gibi Kürtçülerle gizli faaliyet yapıyorlar; Suriye’de çıkan Kürtçü dergileri kaçak olarak getirtip yurtta okuyorlar. Musa Anter’in bu yılları, David McDowall’ın “Modern Kürt Tarihi” adlı eserinde şöyle anlatılıyor: “Anter, seçilen en parlak gençlerden biri olarak İstanbul’a hukuk okumaya gönderildi ve burada Kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelen elli civarında genç aydınla temas kurdu.” (Bilal Şimşir, II, s. 430). Musa Anter 1960’tan sonra Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili adaylığına teşebbüs ediyor. 1970’lerde Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın önde gelen isimlerinden biri oluyor. Abdullah Öcalan’ın “Sümer Rahip Devletinden Halk Cumhuriyetine Doğru” kitabındaki ifadesiyle “Musa Anter Devrimci Doğu Kültür Ocaklarının ruhu gibiydi.” (Bilal Şimşir, Kürtçülük II, s. 593). İsveç’te kaçak olarak yaşayan Abdülkadir Aygan’ın iddiasına göre 1992’de Musa Anter, Jitem tarafından öldürülmüştür. Aynı Abdülkadir Aygan’ın bir yıl kadar önceki faili meçhul iddialarına uyarak asit kuyularını açan polislerin köpek kemiklerinden başka bir şeye rastlamadıklarını da hatırlatalım. İsveç’teki bu kaçağın, Hürriyet gazetesi tarafından kendisiyle yapılan Anter’in öldürülmesiyle ilgili röportajda “altı ülkücü öldürdüm” dediğini de bir tarafa not edelim.
Evet, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “acısını bizler unutamayız” dediği kişilerden biri de bu. Hayatı boyunca, Türkiye’yi bölmek için çalışmış, Kürdistan’ı kurmak için örgütlenip silah üzerine yemin etmiş, Öcalan’ın “Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın ruhu” diye övdüğü Musa Anter. Şimdi söyleyin bakalım, ülkücüler, Erdoğan’ın bu söylemine rağmen evet diyebilirler mi?
============================== ============================== =================

08 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR

KÜRT KADINLAR METRES OLSUN diyen AKP’li başkan değil miydi?

Kameraların karşısına geçip “Şimdi sıra bizde, onları şimdi biz fişliyoruz” diyen AKP Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın bu sözleri partisini bağlamıyor, Avni Bey’in şahsını bağlıyor!
Keza aynı şekilde “AKP’ye karşı çıkan kanı bozukların kanlarını tahlile göndermeli” diyen AKP Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş’un ifadeleri de yine AKP’yi bağlamıyor, sadece milletvekilini bağlıyor.
Bitmedi;
Kürt hanımları kuma ya da metres olsun mealinde sözler eden AKP’nin Rize Belediye Başkanı Halil Bakırcı’nın sözleri de aynı şekilde partisini hiç alakadar etmiyor!
Ve fakat:
CHP’li Avcılar Belediye Başkanının bir danışmanının alel acele hazırlattığı bir afiş CHP’yi temsil ediyor öyle mi?
Bırakın parti militanlarını, bir Başbakan’ın böyle bir şeye sığınması ve oradan vurması belden aşağı saldırı değil de nedir söyler misiniz?
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Benim bundan haberim yok, biz böyle bir afiş bastırmadık ve bastıran için savcılığa suç duyurusunda bulunduk” derken!
CHP Genel Merkezi, afişten ve hazırlayandan haberimiz yok derken!
CHP İstanbul İl Başkanı da aynı tavrı takınırken Başbakan’ın mal bulmuş mağribi misali alel acele yapılan bir yanlışa sığınarak hücum etmesi kabul edilebilir bir şey midir?
Yukarıda örneklerini verdim, AKP’li bir milletvekili ya da Belediye Başkanı bir yanlış yapınca partiyi bağlamıyor, ama aynı şeyi kazara bir CHP’li yapsa kıyamet koparılıyor!
Hatırlayın; o AKP’liler o rezil sözleri edince, ne o zaman CHP’in lideri olan Baykal, ne genel başkan olduktan sonra Kılıçdaroğlu, ne de Bahçeli, istismar yoluna gitti ve o yanlış sözleri diline doladı!
Oysa ülkenin Başbakanı konumunda olan biri, CHP lideri televizyonlardan “Bize ait değil, haberimiz yok, savcılığa suç duyurusunda bulunduk” demesine rağmen bile ertesi gün meydanlarda istismarını sürdürebilmiştir!
Bu feci tablo AKP güruhunun hem siyaset ahlakını hem de içine girdikleri çaresizliği gözler önüne seriyor!
Her şey açık ve net:
AKP’nin muhalefeti eleştirmek için, CHP Genel Başkanlığı ve Genel Merkezinin habersiz olduğu ve onaylamadığı bir afişten başka bir argümanı yok!
Daha önce de yazdık, Kılıçdaroğlu’na edecek menfi bir söz bulamıyorlar!
Öyle olunca da bir gün boyuna, ertesi gün soyuna laf ediyorlar!
Kılıçdaroğlu devletin kayıtları ile sabit ki Türkoğlu Türk, yani Horasan kökenli de, bu AKP’nin beyin takımı hangi kökten onu Ergun Poyraz’a sormalı!
Evet boy-soy saldırıları da sonuç getirmeyince meçhul bir afişe sığınıyorlar!
Sadece bu hadise bile AKP ile Tayyip Erdoğan’ı açık olarak anlatmıyor mu?
Eğer CHP’li Avcılar Belediye Başkanı danışmanının hazırlattığı bir afiş, CHP’nin kurumsal yapısını bağlıyorsa, Kürtçe konuşan hanımefendilere metreslik teklifinde bulunan AKP’li Rize Belediye Başkanının sözleri de sizi bağlar Recep Bey!
Cevap verin, o saygıdeğer hanımefendiler size göre de metres ya da kamuflajlı ifadeyle kuma mıdır Recep Tayyip Sultan?!

SUSKUNLAR...
Kafatası ölçen Başbakan
Bu laflar Diyarbakır dönüşünde Başbakan Erdoğan tarafından çok sayıda gazeteciye ediliyor... BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a; “Sen önce bir Kürt ol bakalım. Diyarbakırlı değilsin...” Akın Birdal ve Ufuk Uras’a; “Birdal Niğdeli, Uras da Kürt değil...” Devletin Başbakanı adeta eline mezura almış kafataslarını ölçüyor... Bu yapılan kavmiyetçilik değil de nedir söyler misiniz? Müslüman bir ülkenin Başbakanı nasıl böyle konuşur? Nasıl bu şekilde açık bir ayrımcılık ve ırkçılık yapar? Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmek böyle mi olurmuş! Ve heyhat, kendilerine liberal diyen o malum güruh bu tabloya suskun!.. Sahi aynı sözleri Tayyip Sultan yerine kazara Devlet Bahçeli etse kıyameti koparmaz mıydınız?.. Öyle ise size aydın diyenlere yuh olsun!

"]İDDİALAR
Pazar günü saat 17’ye dikkat!
Ağırlıklı ihtimal değil ama kulislerde konuşulanlardan haberiniz olsun istiyorum. Birinci iddia; referandum oylarını kullanmanın bitimi olan 12 Eylül Pazar günü saat 17.00’de yani sandıkların kapandığı ve oyların sayıldığı anda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının acil bir basın toplantısı yapacağı ve AKP’ye yeni bir kapatma davasını açacağıdır... Ankara’nın öbür yakasında söylenenlere göre Hanefi Avcı’nın yayınladığı kitap, bu kapatma davasına zemin inşa etmek ve kamuoyunu hazırlamak içinmiş!.. Bu dava için rejimi ve ülkeyi kurtarmanın son hamlesi yorumunu yapanlar bile var... İkinci iddia ise; Başbakan Erdoğan’ın da yine aynı gün saat 17.00’de bir basın toplantısı yapıp erken seçim kararını alabileceğidir. Bu iddiayı seslendirenler Yargıtay Başsavcısı harekete geçerse, Erdoğan da karşılık verecek derken, bazıları ise Yargıtay Başsavcısı dava açmasa bile Tayyip Bey’in Özal’ın 1987’de yaptığı gibi referandumdaki evetleri partisine kanalize etmek için erken seçim kararını alacağını söylüyor!

Bütün bu yazarlar ve cizerler ne yazarsa yazsın cizsin biz yinede erdoğanın her dediği dorudur diyerek evet diyeceğiz diyenler yarın çok gec olabilir ah vah para etmez yukardaki yazı gibi türkiyenin önde gelen vatanı milleti için canını verecek kadar ülkesini seven bunca yazar, askeri yetkililer,hsyk üyeleri iş adamlarının yazdıklarını bir aydan fazla okuyoruz hiçmi bir şey cıkarmadık bu kadar insanın yazdıklarından erdoğanın neye kime hizmet ettiği gayet acık ortada bu adam karayı görüp tilki oluyor suyu görüp balık oluyor nereye giderse oranın havasını calıp söylüyor tıpkı yukaradaki yazıda olduğu gibi pkk'nın boruzancılığını yapıyor allah aşkına erdoğanın şu savunduğu adamları birde siz araştırın şayet aklınıza yatarsa ondan sonra evet deyin

haythuyt
08.09.2010, 16:17
VALLAH GULMEKTEN CATLADIM :D:D COK ENTERASAN YORUMLAR VAR YAHU :D:D

35gürün58
08.09.2010, 16:46
Ülkücüleri artik rahat birakin. Yeter ya bu kadar da her koldan saldirilmaz ki. Bahceli once bor ayni alip kendisine tutsun. Hepsi birbirinden beter. Hepsi menfaatci. 13 Eylulde gorucem ben sizi kardes miyiz degilmiyiz.

Ya sabir! !

Sayın Dilşat Hatun,

Ülkücülerin Yasal temsilcisi olarak ben Ülkü ocaklarını ve partileri olarakta MHP yi
biliyordum, yanılmışım galiba meğer sizmişsiniz !!!!!!!!!!!!!!

Çünkü onlar ile sizin söyleminiz çok farklı acaba gerçek;

temsilcileri Devşirilmeye çalışılan ve devşirilen münferit kişilermi ?

Yoksa MHP ve Ülkü ocaklarımı hangisi ?

Saygılarımla

sandalli
08.09.2010, 18:02
Bu vatan yillardir elden gidecek senaryolariyla uyutulduk. Disgüclere ülkemizi icten bölecekler denildi. Ben ilkokula basladigimdan beri zayif olan tabakanin bu feryatlarla kendilerini güclendirdiklerine sahit oldum. Simdi yine ayni tellallar ortada, vatan elden gidecek nidalariyla kendi rantlarini koruma derdinde. Ben su andaki demokrasiyi milletim icin yeterli bulmuyorum ve daha iyisi yapilana kadar refaranduma sunulan anayasanin iyi oldugunu düsünüyorum.
Anayasa degismekle ne vatan elden gider ne de devlet. Sadece bu anayasa ile kendisini milletin üzerinde görenler milletin seviyesine iner. Tüm panik bundan kaynaklaniyor. Tümgeneral Örnek´in sandalli Hasan´la esit olmasini kabullenememek. Ama öyle ya da böyle 13 eylülde esit olacagiz. Cok sükür bu günleri de gördüm. Bayramdan sonra gelecek bayraminiz simdiden kutlu olsun.
13 eylülden sonra farki farkedecek vatandaslarimizin keske ben de evet deseydim, nasil yanilmisim dediklerini duyar gibiyim.
Bir de bunu izleyin. Kaniniz donacak.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]!/video/video.php?v=120945577956142&ref=mf

turkbeyı
08.09.2010, 18:05
Bu anayasa değişirse ne yargı kalır ne ordu kalır ne de başka birşey....
Böylece PKK'lıların istekleri gerçekleşir.Ben buna izin veremem.Vermem!
Bu ülkenin temeli kanla yoğuruldu.Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti işte bu Şehid kanları sayesinde korundu.Bizlerin hak ve hürriyetini yine az da olsa Amerikan Menşeli Kenan Evren anayası koruyordu ama şimdi Tayyip Evren anayasasıda bunu elimizden alacak ,Atalarımızın mirasını bozacak.Bizler Sivil Diktanın da Askeri diktanında anayasına karşıyız.Bizler Diktasız anayasadan yanayız.Cumhuriyet bu 12 EYLÜL'de '''EVET''' çıkarsa çok geçmeden yıkılacak .Zaten 8 yılda bunun için uğraşıldı.Ben cumhuriyeti gerekirse kan dökerek korurum.Son kişi ben olsam bile.Kul olmayalım Vatandaş olalım.Halifeliği değil Laikliği koruyalım diyorum ama Sivas'ın ne olduğu belli.Sadece kuru sıkı konuşuyorum.
Herkesin Şeker bayramını kutlarım.

Dilsad Hatun
08.09.2010, 19:39
Sayın Dilşat Hatun,

Ülkücülerin Yasal temsilcisi olarak ben Ülkü ocaklarını ve partileri olarakta MHP yi
biliyordum, yanılmışım galiba meğer sizmişsiniz !!!!!!!!!!!!!!

Çünkü onlar ile sizin söyleminiz çok farklı acaba gerçek;

temsilcileri Devşirilmeye çalışılan ve devşirilen münferit kişilermi ?

Yoksa MHP ve Ülkü ocaklarımı hangisi ?

Saygılarımla

Sayin 35gürün58,

Sizin derdiniz Mhp Ülkü Ocaklari veya Ülkücülerin menfaati degil ,derdiniz sadece bu anayasa degisikliginin akpnin yurutmesi ve Basbakanin basta olmasi.

Ben bir Ülkücü olarak bunlari gorebiliyorsam siz neye bakiyorsunuz anlamadim ? (:

Milleti kiskirtmaya hiç ama hiç gerek yok rahat olun ,Türk Milleti uyandi artik.
Herseye ragmen Evet diyecekler , bunlarin arasinda Ülkücülerde var Elhamdulillah.

Kasım Öktem
08.09.2010, 19:46
BOP'un gerçekleşmesi için EVET !

Dilsad Hatun
08.09.2010, 19:47
Bu anayasa değişirse ne yargı kalır ne ordu kalır ne de başka birşey....
Böylece PKK'lıların istekleri gerçekleşir.Ben buna izin veremem.Vermem!
Bu ülkenin temeli kanla yoğuruldu.Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti işte bu Şehid kanları sayesinde korundu.Bizlerin hak ve hürriyetini yine az da olsa Amerikan Menşeli Kenan Evren anayası koruyordu ama şimdi Tayyip Evren anayasasıda bunu elimizden alacak ,Atalarımızın mirasını bozacak.Bizler Sivil Diktanın da Askeri diktanında anayasına karşıyız.Bizler Diktasız anayasadan yanayız.Cumhuriyet bu 12 EYLÜL'de '''EVET''' çıkarsa çok geçmeden yıkılacak .Zaten 8 yılda bunun için uğraşıldı.Ben cumhuriyeti gerekirse kan dökerek korurum.Son kişi ben olsam bile.Kul olmayalım Vatandaş olalım.Halifeliği değil Laikliği koruyalım diyorum ama Sivas'ın ne olduğu belli.Sadece kuru sıkı konuşuyorum.
Herkesin Şeker bayramını kutlarım.

Bayram senliklerimi basladi benim mi haberim yok :D

Kasım Öktem
08.09.2010, 19:54
Tayyip Erdoğan geçen açıkladı anketler %54-55 civarı eveti gösteriyor dedi.
Ben %58 evet çıkar diye bekliyordum.
Tayyip Erdoğan bile anketler %55 evet gösteriyor diyor.
Hayır çıkacağı yönünde umudum arttı :)
Aklıma 2009 da Akpnin oylarını % 45-50 arası gösteren anketler geldi :)

AĞAOĞULLARI
08.09.2010, 21:22
İki siyasi partinin mücadelesi 12 Eylül 2010 tarihinde neticelenecek. halk buna karar verecek ak mı kara mı ortaya çıkacak. Bu oylamanın mahiyeti bilinsin bilinmesin basacak mührü. Doğrusu ve yanlışı sonradan ortaya çıkacak.Netice de ortaya bir sonuç çıkacak. Genel toplum da siyasallaşma var.Halkın geneli çıkacak yasanın leyhte ve aleyhte olup olmadığını anlamadan incelemeden siyasi partilerin gözüne bakıyor. Mührü siyasilerin bas dediği yere basacak.
Yani taraf bir toplum ve partizan olmuşuz. Memleket ve milletin hayrını düşünmüyoruz. Parti liderlerinin gözüne bakıyoruz. Bizim için çıkacak yasa önemli bu Türkiye genelinde şamil olacaktır. A partisi gider b partisi gelir ama
çıkacak yasa halk idaresinin yönünü tayın edecektir. Dolaysıyla toplumun sevk ve idaresini yönetimini hakkını hukukunu sağlayacaktır.
Bu günkü genel halka baktığımız da toplum iki gruba ayrılmış bölücülük ortamına girildi. Bu son günlerde iki parti arasında siyasi çekişmeler haddini aşan bir konuma dönüştü. Çarpışan iki siyasi parti olanca güçleriyle ve ellerindeki dökümanlarla birbirlerini suçluyor .Haddini aşan söylemler duvara vurup geri dönüyor. Halkın huzurunda bunlar yanlış olsa gerek.
Siyasetciler netice sonrasın da birbirlerinin yüzüne bakmayacaklar mı. Meclis çatısı altında toplanmayacaklar mı birbirlerini nasıl affedecekler. Bu söylemlerden dolayı hicap duymayacaklar mı. Farz edelim ki bu bir genel seçim o da çok yakın. Bu iki çarpışan parti yeteri kadar oy alamamış olsalar yani tek başına bir hükümet kuramadıkları söz konusu olursa ,anlaşma yoluyla geçmiş dönemlerde olduğu gibi ortak hükümet kurma konumuna gelirlerse ne düşüneceklerini birbirlerinin yüzüne nasıl bakacaklarını şimdiden merak ediyorum.
Çünkü geçmiş yıllarda bunların örneklerini çok gördük. O yıllardaki söylemler bu günkünden farklıydı. Oyıllarda da çok hoş olmayan olaylar yaşanmiştı. O yıllarda ki siyasi çekişmelerde daha çok yatırımlar ağırlık kazanıyordu. Kamplaşma vardı ama ağır söz tahrik aşağılama her şeyi ben bilirim ben bildiğimi yaparım yoktu. Kurallar çercevesinde konuşmalar olurdu günümüz de ölçü kaçtı. Kim kuvvetli o önde gidiyor nereye gidiyor bilinmez.
Bu konu da üç olasılık var. Kazanmak,kaybetmek,berabere kalmak.Biri aklanacak biri karalanacak Berabere kalan ne olacak . Seçim gözüyle baktığımız da iki siyasi parti arasında bir kualisyon hükümeti söz konusu olunca nasıl anlaşacaklar. Netice itibariylr chp mutlaka oyunu artıracaktır eski chp olmayacaktır kendisini yenileyecektir. Çünkü halkın karsısına öyle çıktı. Ak parti oyunu muhafaza edecek gibi görünmektedir. Hükümet olarak bütün imkanlarını kullanıyor. Kuvvetli bir alt yapısı var kazanmak için iktidar gücünü kullanıyor.
Gürüşüm o dur ki evet oyu çıkacak bundan kuvvet alan Ak parti seçime hazırlanacak . Bir dönem daha iktidar da kalacak sonrasında arkalarında hazırladıkları genç ak parti teşkilatı ortaya çıkacak diye düşünüyorum .Temennimiz o durki bu referandum da tatsız olaylar yaşanmaz. huzurlu ve tatlı bir şekil de neticelenir temennisiyle sevgiler.
Ağaoğulları
8/09/2010.

Kardelencicegi
08.09.2010, 21:34
bu referandum dilierim ki;
Ülkemiz & halkimiz icin hayirlisi neyse öyle olsun.






[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

erhan 58
08.09.2010, 21:43
olumlu sonuclari bekliyoruz neyse hayirlisi o olsun devletimiz milletimiz icin

35gürün58
08.09.2010, 22:21
Dr.Beşir DOSTER

8 Eylül 2010
Hayır…
HAYIR, haykırmaktan gelir.

Haykırmak her türlü teslimiyeti reddedişin sese, söze ve yazıya dökülmesidir.
Reddetmek yasal, bilimsel ve gerçek olmayana başkaldırmanın anıtsal görüntüsüdür. Başkaldırı bir duruşun, bir tutumun ve de dürüstlüğün fotoğrafıdır.
Değişim ve gelişim başkaldırı ile başlar. Köhneleri yıkmadan yenilerini yaratamazsınız. Her yeni, bir yıkıntının üzerinde yükselir.

Yenilik, HAYIR’la başlar, HAYIR’la gelişir, HAYIR’la devam eder.
Toplumların yönü, önü HAYIR’la açılır.

HAYIR haykırışlarının olmadığı yerde suskunluğun ezikliği, ezikliğin teslimiyeti vardır.
HAYIR, bir iniltinin sızlaması değil, bir orkestranın coşkusudur.
HAYIR bükülmez, büzülmez, eğilmez.
HAYIR diktir, düzdür, doğrudur.

HAYIRLI düşman, HAYIRSIZ dosttan evladır.
HAYIR, yürek işidir, korkusuzluktur, kahramanlıktır. Bütün devrimler HAYIR’la başlar.
HAYIR, sömürünün, gericiliğin, güç kavgasının, ayrımcılığın çözümüdür.
HAYIR, bütün hıyarlıklara engel olan en büyük PANZEHİRDİR.

Sayin 35gürün58,

Sizin derdiniz Mhp Ülkü Ocaklari veya Ülkücülerin menfaati degil ,derdiniz sadece bu anayasa degisikliginin akpnin yurutmesi ve Basbakanin basta olmasi.

Ben bir Ülkücü olarak bunlari gorebiliyorsam siz neye bakiyorsunuz anlamadim ? (:

Milleti kiskirtmaya hiç ama hiç gerek yok rahat olun ,Türk Milleti uyandi artik.
Herseye ragmen Evet diyecekler , bunlarin arasinda Ülkücülerde var Elhamdulillah.

Sn Dilşat Hatun ,
Kışkırtma hususunda Sn. Erdoğan'ın eline su dökemeyiz o yönden rahat olun lütfen.
MHP ve Ülkü ocaklarının yasal temsilcileri, liderleri parti disiplini içinde ülkenin
geleceğini tehlikede görerek aklın ve mantığın yolu olarak HAYIR kampanyası
zaten yürütüyorlar, ben nesini kışkırtacağım ki ?

sorduğum soru parti disiplinine uymayan, aykırı hareket eden münferit sayıda Evet diyen arkadaşların yasal temsilcilerinin aksine ne kadar MHP ve Ülkü ocaklarını temsil ettiğidir.

Mertçe; bizimle farklı düşünen MHP ve Ülkü ocakları ile aramızda ideolojik bir birliktelik artık söz konusu olamaz bu nedenle AKP li olduk deyin ,hiç olmazsa gerçeği söyleyin.
Bu tavrınızla sizi zaten MHP ve Ülkü ocakları olarak partili kabul etmezler.

Yapacağınız tek şey dürüstçe ; '' Şu ana kadar MHP ve Ülkücü görünümlü AKP taraftarı idik, ancak politikaları bize ters düştüğü için artık bu partide işimiz yoktur bundan böyle AKP liyiz, zaten AKP politikalarını savunuyoruz, parti didiplinine uymadığımız için kendimizi hala MHP ve Ülkü ocakları mensubu olarak göstermemizde doğru değildir'' der . Gerçeği söylersiniz,

o zaman kimsede size MHP veya Ülkücülerin yasal sözcüsümüsünüz diye sorma gereği duymaz.

Saygılarımla,

LaEdri
08.09.2010, 22:50
Bu anayasa değişirse ne yargı kalır ne ordu kalır ne de başka birşey....
Böylece PKK'lıların istekleri gerçekleşir.Ben buna izin veremem.Vermem!
Bu ülkenin temeli kanla yoğuruldu.Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti işte bu Şehid kanları sayesinde korundu.Bizlerin hak ve hürriyetini yine az da olsa Amerikan Menşeli Kenan Evren anayası koruyordu ama şimdi Tayyip Evren anayasasıda bunu elimizden alacak ,Atalarımızın mirasını bozacak.Bizler Sivil Diktanın da Askeri diktanında anayasına karşıyız.Bizler Diktasız anayasadan yanayız.Cumhuriyet bu 12 EYLÜL'de '''EVET''' çıkarsa çok geçmeden yıkılacak .Zaten 8 yılda bunun için uğraşıldı.Ben cumhuriyeti gerekirse kan dökerek korurum.Son kişi ben olsam bile.Kul olmayalım Vatandaş olalım.Halifeliği değil Laikliği koruyalım diyorum ama Sivas'ın ne olduğu belli.Sadece kuru sıkı konuşuyorum.
Herkesin Şeker bayramını kutlarım.

Bırakın ülke bölünüyor paranoyalarını.Birilerinin nemalandığı,kazanç sağladığı bataklıklar kurutuluyor ondandır feryatlar.Yargı kalmayacakmış,ordu kalmayacakmış.İnsanların özgürlüklerini kısıtlayan yargı mı yargı,gencecik fidanalrın solmasına göz yuman,angaryada 250.000 asker tutan ordu mu ordu.Geçiniz bu lafları.Deniz Baykal diyor ki "evet çıakrsa ülke" bölünür.Bu laf güpegündüz bu milleti eşşek yerine koymaktır,halk dorğuları görmekten aciz demektir,milletin iradesine saygım yok demektir.Ama Başbakan'ın cevanı neydi,"Sayın Baykal senin hayatın hep bu laflarla yalan dolanal geçti ama en sonunda bir kasetle duman oldun gittin"...:D

altuntas58
08.09.2010, 23:50
HAYIR, yürek işidir, korkusuzluktur, kahramanlıktır. Bütün devrimler HAYIR’la başlar.


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]!/altuntas58?v=wall&story_fbid=146275102078597&ref=notif&notif_t=like

barikat58
09.09.2010, 00:41
HAYIR, yürek işidir, korkusuzluktur, kahramanlıktır. Bütün devrimler HAYIR’la başlar.


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]!/altuntas58?v=wall&story_fbid=146275102078597&ref=notif&notif_t=like

Mehmet abi şimdiye kadar bütün devrimler hayırla başladıysa demekki bu ilk olacak :) Evet ile anayasada devrim olacak ! Hayır ile değişen birşey olmadığına göre yerinde saymak olacak..

altuntas58
09.09.2010, 09:19
Mehmet abi şimdiye kadar bütün devrimler hayırla başladıysa demekki bu ilk olacak :) Evet ile anayasada devrim olacak ! Hayır ile değişen birşey olmadığına göre yerinde saymak olacak..



[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]


Bu linkle ilgili görüşlerinizi çok merak ediyorum bu konuşmalar için mantıklı bir acıklama yapılabilmesi mümkünmü acaba? Atalarımız derki bir adam 7'sinde neyse 70'indede odur derler recep bey ben değiştim desede türk milletini kandıramaz ülkemizi idare eden recep beyin bu videodaki konuşmalarını türkiye cumhuriyeti başbakanına yakıştıramadım doğrusu

35gürün58
09.09.2010, 11:03
Sayin 35gürün58,

Sizin derdiniz Mhp Ülkü Ocaklari veya Ülkücülerin menfaati degil ,derdiniz sadece bu anayasa degisikliginin akpnin yurutmesi ve Basbakanin basta olmasi.

Ben bir Ülkücü olarak bunlari gorebiliyorsam siz neye bakiyorsunuz anlamadim ? (:

Milleti kiskirtmaya hiç ama hiç gerek yok rahat olun ,Türk Milleti uyandi artik.
Herseye ragmen Evet diyecekler , bunlarin arasinda Ülkücülerde var Elhamdulillah.

VE AYRICA İBRETLİK BİR YAZI........TABİ ANLAYANA.....09 Eylül 2010

Arslan BULUT

MİLLİYETÇİLERİN AVCI KEKLİKLERİ ve SEÇİM TUTANAĞI!

CHP, halk oylamasında sandık sonuçlarını gösteren “tasdikli sandık kurulu tutanaklarının siyasi parti temsilcilerine verilmesinin” karar altına alınması isteğiyle Yüksek Seçim Kurulu’na başvurdu.
Başvuruda, halk oylamasında sandık sonuçlarını gösteren sayım-döküm tutanağının sadece iki nüsha hazırlanacağı ve sandık görevlisi siyasi parti temsilcilerine verilmeyeceği yönünde duyum alındığı belirtildi.
Gerçekten de oylamanın sağlıklı yapılıp yapılmadığını, sonuçlara hile karıştırılıp karıştırılmadığını anlamanın tek yolu, sandık kurulu tutanaklarını bir araya getirip, açıklanan sonuçlarla karşılaştırmaktır.
Yüksek Seçim Kurulu, dün bu konuda bir karar alarak, sandık kurulu başkan ve üyelerince imzalanan tutanağın herkesin göreceği yerde bir hafta süreyle asılmasına ve yeteri kadar çoğaltılarak parti müşahitlerine verilmesine karar verdi. Tutanak vermemek, çalınan minareye kılıf uydurmak olurdu. Şimdi görev, siyasi partilerin ilçe başkanlarına ve sandıklarda görevlendirdikleri müşahitlere düşüyor. Son dakikaya kadar bekleyerek, tutanağı aldıktan sonra sandık başkanı ile birlikte torbayı ilçe seçim kuruluna teslim edene kadar görev başında olmalılar ki bir sahtekârlık yapılmasın.
* * *
Diğer taraftan Kahramanmaraş eski Milletvekili Edip Özbaş, Yeniçağ’a yaptığı açıklamada, Türk milliyetçilerinin 40 yıldır milletin doğrularını savunduğunu, büyük oyunlar karşısında avcı kekliği durumuna düşmemeleri gerektiğini söyledi.
Özbaş, “Ben bu süreci 1919 yılından daha olumsuz olarak görüyorum. Bugün referandum sürecinde evet veya hayır bahane edilerek Türk milletini bölme çabaları var. Dışarıdan kurgulanan bu oyuna Türk milliyetçilerini de dahil etmek istiyorlar. Başkalarının söylediği türküye bazı arkadaşlarımız eşlik ederek, onların kervanına katılıyorlar. Türk milliyetçileri makam ve mevki düşünmeden doğruları millete söylemekle yükümlüdür. AKP Türk milliyetçilerinin üzerinde oyun oynamak isteyebilir, ancak bu oyuna gelmemek gerekmektedir. Cumhuriyeti Atatürk ve Türk milliyetçileri kurdurmuştur. Bugün gelinen noktada Cumhuriyetin ipini Türk milliyetçilerine çektirmek istemektedirler. Bunun farkında olmamız gerekir” dedi.
* * *

Demek ki, cebren başaramadıkları aziz vatanı ele geçirme operasyonunu, referandum hilesi, seçim hilesi, Türk Milliyetçilerini avcı kekliği olarak kullanma hilesi gibi yollarla tamamlamak istiyorlar.
Bizim burada yıllardır yaptığımız ise Edip Özbaş’ın belirttiği gibi “makam ve mevki düşünmeden doğruları millete söylemek”tir.
Geçmişte de kendimize zarar vermek pahasına doğruları millete söyledik, bugün de aynı çizgiyi koruyoruz. Fakat görüyoruz ki çizgisinde kırıklık olanlar var! Bunların kişisel çıkar için satıldıkları kesindir. Gerçekler apaçık ortadayken Türkiye’yi bölünme aşamasına getiren bir partinin programına evet demek, Türk Milliyetçiliği ile bağdaşmaz.
Avcının vereceği yem için sanki hürmüş gibi kafes içinde öterek kendi soydaşlarını avcının bulunduğu yere davet eden, böylece yakalanmalarına veya ölmelerine sebep olan avcı kekliğinin durumu neyse, bizzat Tayyip Erdoğan’dan siyasi vaatler alarak veya AKP’nin yandaş medya çöplüklerinden yemlenerek Türk Milliyetçilerine ihanet edenlerin durumu da odur.

============================== ============================== ==================

09 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR


ÜLKÜCÜLÜKTEN GEÇİNEN TAYYİBAN TAŞERONLARI!

Tayyip Erdoğan ve güruhunun referandum bağlamında takındıkları kural ve ahlak tanımayan çılgınlıklarını anlayabiliyorum çünkü onlar kendilerine göre yüzyılın rövanşını almanın peşindeler!
Peki ama emperyalizmin acenteliğini yapan Tayyip Erdoğan’la şürekasına omuz veren o sözde ülkücülere ne demek
gerekiyor?
Yok yok sayıları emin olun bütün ülkücülerin yüzde biri değiller ama yine de sormak istiyorum bu arkadaşlar neden böyle davranıyor?
Referandumda evet çıkarsa biliniyor ki bu sonuç sadece Recep Tayyip’in Sultan olmasına katkı sunacak!
12 Eylül’den hesap sormanın kandırmaca olduğu ve evet çıksa bile hukuki hiçbir sonucunun olmayacağını bırakın başkalarını bizzat Tayyip Bey söylemedi mi?
Öyle ise kendilerine ülkücü ve milliyetçi süsünü verenler, desteklerinin sebebini açıklamak zorunda değiller mi?
Ne garip rastlantıdır ki bu sözde ülkücüler, evetçi olduklarını AKP’liler kendilerini aradıktan ve bazı sözler aldıktan sonra keşfediyorlar ve bir anda ansızın, “Aaaa ben meğer evetçiymişim” davranışını
sergiliyorlar!
Sorarım size bu ve benzeri tutum ve tavırların adı ülkücülükten geçinmek değil midir?
İnsaf ile değerlendirin; bunun adı ülkücü geçmişi pazarlamak ve o geçmişi kişisel çıkara dönüştürmek değil midir?
Değil diyenler cevap versinler, hangi ulvi gaye onları ’evet’e zorluyor?
Başbakan’ın Diyarbakır’da Türk Milleti diyememesi ya da Habur’da PKK’ya özel hukuk icat edip onları kucaklaması mı?
Evet cevap versinler, niçin evet
diyecekler?
Yargı tamamen AKP’nin güdümüne girsin ve Türkiye’yi topyekun fethetsinler diye mi?
Yahu O Tayyip Erdoğan ve zihniyetinde olanlar değil midir, 12 Eylül öncesinde “Kavmiyetçiler” deyip ülkücüleri camilere bile sokmak istemeyenler?
O Tayyip Erdoğan değil midir, her fırsatta ülkücüleri ağza alınmayacak ifadelerle aşağılayan?
O Tayyip Erdoğan değil midir, devlet eliyle Kürtçe televizyon kurdurup Kırmançı, Zaza ve Sorani diye ayrışan ve farklı Kürtçeleri konuşan Kürtleri bütünleştirmek ve ortak dilde buluşturup onları millet yapmak isteyen?
O Tayyip Erdoğan değil midir, her fırsatta Barzani ile Talabani’yi kucaklayıp, PKK’ya operasyonu ve Prof. Özbudun’un hazırladığı yeni Anayasa taslağını önce ABD’ye sormaya kalkan ve Başkan Bush ile konuşalım diyen?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Türkiye’nin Güney sınırını yani mayınlı bölgeyi İsrail’e 49 yıllığına kiralamak isteyen ve Anayasa Mahkemesi’ne toslayan?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Kıbrıs’ı Rum’a peşkeş çeken ve can Azerbaycan’ın yerine Ermenistan’ı tercih eden?
O Tayyip Erdoğan değil midir, egemenliği AB’ye devreden ve Fener papazı Bartholomeos’la gizli anlaşmalar yapan?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Akdamar gibi kiliseleri ihya edip Sümela’da yüz küsur yıl sonra Haçlı’ya ayin yapma iznini veren?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Türk Dünyasını umursamazken Hamasçı kesilen?
O Tayyip Erdoğan değil midir, ülkücüleri tehlikeli virüs gibi görüp bürokrasiden tasfiye ettiren?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Rahmetli Türkeş Bey’i ömründe bir kez olsun hayırla yad etmeyen?
Öyle ise soruyorum; evet diyeceğini açıklayan sözde ülkücüler yukarıda sıraladıklarımı siz de aynen onaylıyor musunuz?
Değilse, AKP’nin kurmak için çırpındığı Tayyiban Cumhuriyetine taşeron olmak niçin?
Yok yok siz aslında ülkücülüğü kullanıp post, makam ve mama peşindesiniz!
NOT: Bütün okurlarımın Ramazan-ı Şerif Bayramını tebrik ediyorum...

TSK teslim, peki ya Yargı?
Açık açık yazacağım ,TSK’ya karşı yapılan o rezil operasyonlarda maalesef bazı üst düzey generaller aşağıdan tepki olmasın diye güya tepki gösterirmiş gibi yaptılar!
Bugün artık netleşmiştir ki AKP’nin TSK’da işbirlikçileri var!
Hem AKP hem de o işbirlikçi generaller Pentagon ve NATO’nun talepleri doğrultusunda TSK’da soğuk savaş süreci sonrasında uç veren milli refleksleri köreltme adına hareket ediyorlar!
Öyle olmasaydı, yani TSK’nın içinden gerçekten destek verilmeseydi, o malum gözaltına almalar ve Kozmik Oda aramaları yapılamazdı!
Saldıray Paşa ve Balyoz’daki 102 tutuklama olayında gördük işte, TSK direnince askere dokunulamıyor ve tutuklamalar da bir anda kalkabiliyor!
Ortaya çıkan ve netleşen fotoğraf, TSK’nın misyon önceliklerinin değiştiğidir!
Peki TSK böyle de Yüksek Yargı farklı mı?
Doğrusu o noktada kuşkularım var!
Yüksek Yargı’daki bazı isimlerin bireysel yanlışları var ve onun esiri konumundalar!
Ancak bu hal Üst Yargının tamamen teslim olduğu anlamına gelmiyor!
Dolayısı ile önümüzdeki yakın zaman diliminde o çevreden somut bir tavır ya da adım ihtimal dahilindedir!
Aksi halde onlar TSK misali ehlileştirilmeyecek, tersine bir anda tasfiye
edilecekler!
Her şey kör göze parmak misali ortada, yapılan bu referandum Yargı’yı dizayn etmek yani yandaş yapmak içindir.
Eğer evet çıkarsa, göreceksiniz yargı kısa bir süre sonra YÖK misali olacak ve AKP’ye yüzde yüz ram olacaktır.
Peki Yüksek Yargı ne mi yapabilir?
Hukuku ve kanunu hakim kılar!
Örneğin bana göre sadece şikayet dilekçesi değil aynı zamanda AKP’nin kapatılması için iddianame niteliğinde olan Hanefi Avcı’nın kitabı bağlamında hukuk neyi emrediyorsa onu yaparlar!
Yok bunu yapmazlarsa önce kendileri, hemen akabinde rejim yerle yeksan olacak!

Dilsad Hatun
09.09.2010, 11:51
Dr.Beşir DOSTER

8 Eylül 2010
Hayır…
HAYIR, haykırmaktan gelir.

Haykırmak her türlü teslimiyeti reddedişin sese, söze ve yazıya dökülmesidir.
Reddetmek yasal, bilimsel ve gerçek olmayana başkaldırmanın anıtsal görüntüsüdür. Başkaldırı bir duruşun, bir tutumun ve de dürüstlüğün fotoğrafıdır.
Değişim ve gelişim başkaldırı ile başlar. Köhneleri yıkmadan yenilerini yaratamazsınız. Her yeni, bir yıkıntının üzerinde yükselir.

Yenilik, HAYIR’la başlar, HAYIR’la gelişir, HAYIR’la devam eder.
Toplumların yönü, önü HAYIR’la açılır.

HAYIR haykırışlarının olmadığı yerde suskunluğun ezikliği, ezikliğin teslimiyeti vardır.
HAYIR, bir iniltinin sızlaması değil, bir orkestranın coşkusudur.
HAYIR bükülmez, büzülmez, eğilmez.
HAYIR diktir, düzdür, doğrudur.

HAYIRLI düşman, HAYIRSIZ dosttan evladır.
HAYIR, yürek işidir, korkusuzluktur, kahramanlıktır. Bütün devrimler HAYIR’la başlar.
HAYIR, sömürünün, gericiliğin, güç kavgasının, ayrımcılığın çözümüdür.
HAYIR, bütün hıyarlıklara engel olan en büyük PANZEHİRDİR.



Sn Dilşat Hatun ,
Kışkırtma hususunda Sn. Erdoğan'ın eline su dökemeyiz o yönden rahat olun lütfen.
MHP ve Ülkü ocaklarının yasal temsilcileri, liderleri parti disiplini içinde ülkenin
geleceğini tehlikede görerek aklın ve mantığın yolu olarak HAYIR kampanyası
zaten yürütüyorlar, ben nesini kışkırtacağım ki ?

sorduğum soru parti disiplinine uymayan, aykırı hareket eden münferit sayıda Evet diyen arkadaşların yasal temsilcilerinin aksine ne kadar MHP ve Ülkü ocaklarını temsil ettiğidir.

Mertçe; bizimle farklı düşünen MHP ve Ülkü ocakları ile aramızda ideolojik bir birliktelik artık söz konusu olamaz bu nedenle AKP li olduk deyin ,hiç olmazsa gerçeği söyleyin.
Bu tavrınızla sizi zaten MHP ve Ülkü ocakları olarak partili kabul etmezler.

Yapacağınız tek şey dürüstçe ; '' Şu ana kadar MHP ve Ülkücü görünümlü AKP taraftarı idik, ancak politikaları bize ters düştüğü için artık bu partide işimiz yoktur bundan böyle AKP liyiz, zaten AKP politikalarını savunuyoruz, parti didiplinine uymadığımız için kendimizi hala MHP ve Ülkü ocakları mensubu olarak göstermemizde doğru değildir'' der . Gerçeği söylersiniz,

o zaman kimsede size MHP veya Ülkücülerin yasal sözcüsümüsünüz diye sorma gereği duymaz.

Saygılarımla,

Birincisi Milletin Ülkücülügüne Laf etmek size düsmez Haddinizi asmayin! O kadar biliyorsaniz ilk önce Liderin Bahceli'ye dön bir bak!!
Bügüne kadar Tayyibi sevmedigimi herkez bilir , size onu savunacak degilim!
Ama kalkip'ta Benim veya diger Evet diyen Ülkücülerin görüslerine laf atarsaniz kötü olur bilesiniz! tekrar diyorum Haddinizi asmayin !!

Teroristler'le masaya oturmayiz diyenleri'de gördük, Tokalasanlari'da!

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]



P.S : bu arada Mhp'liyim de demedim , Ülkücüler hakkinda savundum. Partici olmayi birakin'da gerçekleri görün artik .Hak'li gördügüm konu'yada göz göre göre Haksiz diyemem, kusura bakmayin sizin gercek ve yalan anlayisinizi anliyamadim!

Madem Ülkücüleri sevmezdi Tayyip , sizin kardes parti çok mu seviyor'du , Fasisttttt Ülkücüler sôzlerini unuttunuz herhalde :rolleyes:

doğan bulut58
09.09.2010, 12:00
VE AYRICA İBRETLİK BİR YAZI........TABİ ANLAYANA.....09 Eylül 2010

Arslan BULUT

MİLLİYETÇİLERİN AVCI KEKLİKLERİ ve SEÇİM TUTANAĞI!

CHP, halk oylamasında sandık sonuçlarını gösteren “tasdikli sandık kurulu tutanaklarının siyasi parti temsilcilerine verilmesinin” karar altına alınması isteğiyle Yüksek Seçim Kurulu’na başvurdu.
Başvuruda, halk oylamasında sandık sonuçlarını gösteren sayım-döküm tutanağının sadece iki nüsha hazırlanacağı ve sandık görevlisi siyasi parti temsilcilerine verilmeyeceği yönünde duyum alındığı belirtildi.
Gerçekten de oylamanın sağlıklı yapılıp yapılmadığını, sonuçlara hile karıştırılıp karıştırılmadığını anlamanın tek yolu, sandık kurulu tutanaklarını bir araya getirip, açıklanan sonuçlarla karşılaştırmaktır.
Yüksek Seçim Kurulu, dün bu konuda bir karar alarak, sandık kurulu başkan ve üyelerince imzalanan tutanağın herkesin göreceği yerde bir hafta süreyle asılmasına ve yeteri kadar çoğaltılarak parti müşahitlerine verilmesine karar verdi. Tutanak vermemek, çalınan minareye kılıf uydurmak olurdu. Şimdi görev, siyasi partilerin ilçe başkanlarına ve sandıklarda görevlendirdikleri müşahitlere düşüyor. Son dakikaya kadar bekleyerek, tutanağı aldıktan sonra sandık başkanı ile birlikte torbayı ilçe seçim kuruluna teslim edene kadar görev başında olmalılar ki bir sahtekârlık yapılmasın.
* * *
Diğer taraftan Kahramanmaraş eski Milletvekili Edip Özbaş, Yeniçağ’a yaptığı açıklamada, Türk milliyetçilerinin 40 yıldır milletin doğrularını savunduğunu, büyük oyunlar karşısında avcı kekliği durumuna düşmemeleri gerektiğini söyledi.
Özbaş, “Ben bu süreci 1919 yılından daha olumsuz olarak görüyorum. Bugün referandum sürecinde evet veya hayır bahane edilerek Türk milletini bölme çabaları var. Dışarıdan kurgulanan bu oyuna Türk milliyetçilerini de dahil etmek istiyorlar. Başkalarının söylediği türküye bazı arkadaşlarımız eşlik ederek, onların kervanına katılıyorlar. Türk milliyetçileri makam ve mevki düşünmeden doğruları millete söylemekle yükümlüdür. AKP Türk milliyetçilerinin üzerinde oyun oynamak isteyebilir, ancak bu oyuna gelmemek gerekmektedir. Cumhuriyeti Atatürk ve Türk milliyetçileri kurdurmuştur. Bugün gelinen noktada Cumhuriyetin ipini Türk milliyetçilerine çektirmek istemektedirler. Bunun farkında olmamız gerekir” dedi.
* * *

Demek ki, cebren başaramadıkları aziz vatanı ele geçirme operasyonunu, referandum hilesi, seçim hilesi, Türk Milliyetçilerini avcı kekliği olarak kullanma hilesi gibi yollarla tamamlamak istiyorlar.
Bizim burada yıllardır yaptığımız ise Edip Özbaş’ın belirttiği gibi “makam ve mevki düşünmeden doğruları millete söylemek”tir.
Geçmişte de kendimize zarar vermek pahasına doğruları millete söyledik, bugün de aynı çizgiyi koruyoruz. Fakat görüyoruz ki çizgisinde kırıklık olanlar var! Bunların kişisel çıkar için satıldıkları kesindir. Gerçekler apaçık ortadayken Türkiye’yi bölünme aşamasına getiren bir partinin programına evet demek, Türk Milliyetçiliği ile bağdaşmaz.
Avcının vereceği yem için sanki hürmüş gibi kafes içinde öterek kendi soydaşlarını avcının bulunduğu yere davet eden, böylece yakalanmalarına veya ölmelerine sebep olan avcı kekliğinin durumu neyse, bizzat Tayyip Erdoğan’dan siyasi vaatler alarak veya AKP’nin yandaş medya çöplüklerinden yemlenerek Türk Milliyetçilerine ihanet edenlerin durumu da odur.

============================== ============================== ==================

09 Eylül 2010

Sabahattin ÖNKİBAR


ÜLKÜCÜLÜKTEN GEÇİNEN TAYYİBAN TAŞERONLARI!

Tayyip Erdoğan ve güruhunun referandum bağlamında takındıkları kural ve ahlak tanımayan çılgınlıklarını anlayabiliyorum çünkü onlar kendilerine göre yüzyılın rövanşını almanın peşindeler!
Peki ama emperyalizmin acenteliğini yapan Tayyip Erdoğan’la şürekasına omuz veren o sözde ülkücülere ne demek
gerekiyor?
Yok yok sayıları emin olun bütün ülkücülerin yüzde biri değiller ama yine de sormak istiyorum bu arkadaşlar neden böyle davranıyor?
Referandumda evet çıkarsa biliniyor ki bu sonuç sadece Recep Tayyip’in Sultan olmasına katkı sunacak!
12 Eylül’den hesap sormanın kandırmaca olduğu ve evet çıksa bile hukuki hiçbir sonucunun olmayacağını bırakın başkalarını bizzat Tayyip Bey söylemedi mi?
Öyle ise kendilerine ülkücü ve milliyetçi süsünü verenler, desteklerinin sebebini açıklamak zorunda değiller mi?
Ne garip rastlantıdır ki bu sözde ülkücüler, evetçi olduklarını AKP’liler kendilerini aradıktan ve bazı sözler aldıktan sonra keşfediyorlar ve bir anda ansızın, “Aaaa ben meğer evetçiymişim” davranışını
sergiliyorlar!
Sorarım size bu ve benzeri tutum ve tavırların adı ülkücülükten geçinmek değil midir?
İnsaf ile değerlendirin; bunun adı ülkücü geçmişi pazarlamak ve o geçmişi kişisel çıkara dönüştürmek değil midir?
Değil diyenler cevap versinler, hangi ulvi gaye onları ’evet’e zorluyor?
Başbakan’ın Diyarbakır’da Türk Milleti diyememesi ya da Habur’da PKK’ya özel hukuk icat edip onları kucaklaması mı?
Evet cevap versinler, niçin evet
diyecekler?
Yargı tamamen AKP’nin güdümüne girsin ve Türkiye’yi topyekun fethetsinler diye mi?
Yahu O Tayyip Erdoğan ve zihniyetinde olanlar değil midir, 12 Eylül öncesinde “Kavmiyetçiler” deyip ülkücüleri camilere bile sokmak istemeyenler?
O Tayyip Erdoğan değil midir, her fırsatta ülkücüleri ağza alınmayacak ifadelerle aşağılayan?
O Tayyip Erdoğan değil midir, devlet eliyle Kürtçe televizyon kurdurup Kırmançı, Zaza ve Sorani diye ayrışan ve farklı Kürtçeleri konuşan Kürtleri bütünleştirmek ve ortak dilde buluşturup onları millet yapmak isteyen?
O Tayyip Erdoğan değil midir, her fırsatta Barzani ile Talabani’yi kucaklayıp, PKK’ya operasyonu ve Prof. Özbudun’un hazırladığı yeni Anayasa taslağını önce ABD’ye sormaya kalkan ve Başkan Bush ile konuşalım diyen?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Türkiye’nin Güney sınırını yani mayınlı bölgeyi İsrail’e 49 yıllığına kiralamak isteyen ve Anayasa Mahkemesi’ne toslayan?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Kıbrıs’ı Rum’a peşkeş çeken ve can Azerbaycan’ın yerine Ermenistan’ı tercih eden?
O Tayyip Erdoğan değil midir, egemenliği AB’ye devreden ve Fener papazı Bartholomeos’la gizli anlaşmalar yapan?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Akdamar gibi kiliseleri ihya edip Sümela’da yüz küsur yıl sonra Haçlı’ya ayin yapma iznini veren?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Türk Dünyasını umursamazken Hamasçı kesilen?
O Tayyip Erdoğan değil midir, ülkücüleri tehlikeli virüs gibi görüp bürokrasiden tasfiye ettiren?
O Tayyip Erdoğan değil midir, Rahmetli Türkeş Bey’i ömründe bir kez olsun hayırla yad etmeyen?
Öyle ise soruyorum; evet diyeceğini açıklayan sözde ülkücüler yukarıda sıraladıklarımı siz de aynen onaylıyor musunuz?
Değilse, AKP’nin kurmak için çırpındığı Tayyiban Cumhuriyetine taşeron olmak niçin?
Yok yok siz aslında ülkücülüğü kullanıp post, makam ve mama peşindesiniz!
NOT: Bütün okurlarımın Ramazan-ı Şerif Bayramını tebrik ediyorum...

TSK teslim, peki ya Yargı?
Açık açık yazacağım ,TSK’ya karşı yapılan o rezil operasyonlarda maalesef bazı üst düzey generaller aşağıdan tepki olmasın diye güya tepki gösterirmiş gibi yaptılar!
Bugün artık netleşmiştir ki AKP’nin TSK’da işbirlikçileri var!
Hem AKP hem de o işbirlikçi generaller Pentagon ve NATO’nun talepleri doğrultusunda TSK’da soğuk savaş süreci sonrasında uç veren milli refleksleri köreltme adına hareket ediyorlar!
Öyle olmasaydı, yani TSK’nın içinden gerçekten destek verilmeseydi, o malum gözaltına almalar ve Kozmik Oda aramaları yapılamazdı!
Saldıray Paşa ve Balyoz’daki 102 tutuklama olayında gördük işte, TSK direnince askere dokunulamıyor ve tutuklamalar da bir anda kalkabiliyor!
Ortaya çıkan ve netleşen fotoğraf, TSK’nın misyon önceliklerinin değiştiğidir!
Peki TSK böyle de Yüksek Yargı farklı mı?
Doğrusu o noktada kuşkularım var!
Yüksek Yargı’daki bazı isimlerin bireysel yanlışları var ve onun esiri konumundalar!
Ancak bu hal Üst Yargının tamamen teslim olduğu anlamına gelmiyor!
Dolayısı ile önümüzdeki yakın zaman diliminde o çevreden somut bir tavır ya da adım ihtimal dahilindedir!
Aksi halde onlar TSK misali ehlileştirilmeyecek, tersine bir anda tasfiye
edilecekler!
Her şey kör göze parmak misali ortada, yapılan bu referandum Yargı’yı dizayn etmek yani yandaş yapmak içindir.
Eğer evet çıkarsa, göreceksiniz yargı kısa bir süre sonra YÖK misali olacak ve AKP’ye yüzde yüz ram olacaktır.
Peki Yüksek Yargı ne mi yapabilir?
Hukuku ve kanunu hakim kılar!
Örneğin bana göre sadece şikayet dilekçesi değil aynı zamanda AKP’nin kapatılması için iddianame niteliğinde olan Hanefi Avcı’nın kitabı bağlamında hukuk neyi emrediyorsa onu yaparlar!
Yok bunu yapmazlarsa önce kendileri, hemen akabinde rejim yerle yeksan olacak!



SAGI DEĞER HEMŞERİM SİDE KISA VE ÖZ YASSANIZDA TAM ANLASAK ROMAN YAZARGİBİ YAZMAYIN LÜTFEN ÖZETİNİ YAZIN OKUYALIM HİÇ KİMSE TAM OKUMUYOR BAŞLIĞINA GÖRE YORUM YAPIYOR HEMŞERİM

SAYGILAR

goramaz
09.09.2010, 12:37
boykot etmeyi düşünüyordum onu da pkk yapıyor.. şaştım... hele bir 12 eylüle çıkalım..

Dilsad Hatun
09.09.2010, 12:47
Bir tane Sag'dan bir tane Sol'dan diyen Pasa için,
Kuran-i Kerim'e içinde ne yazdigi belli olmayan tehlikeli arap kitaplari diyenler için,
Serefli Astsubay'lari sadece dini görevlerini yerine getirdigi için kapi önüne koyan TSK'nin içindeki hainler için,

Evet Bi-Iznillah!

murat tugrul
09.09.2010, 12:57
CHP Diyarbakır İl Sekreteri Mahmut Şevketoğlu, hazırladığı 15 sayfalık raporu Diyarbakır il Örgütü adına Genel Merkez Komisyonu'na verecek. Raporda çok tartışılacak öneriler yer alıyor. Şevketoğlu, “CHP, Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte bölgede ivme kazandı. Bunu olumlu karşılıyoruz. Kürt sorununu çözebilecek tek parti CHP." diyor. Şevketoğlu'nun verdiği bilgilere göre rapordaki önerilerden bazıları şöyle:

ÇOK SAYIDA PKK’LI HAPİSTE
** Ana dilde eğitim yasal olarak Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına girmeli. Okullarda seçmeli ders olarak okutulmalı. Türklerin de Kürtçe öğrenme hakkı var.
** Beyaz bir sayfa açılmalı. Genel af getirilmeli. PKK’lılara yönelik, ceza alan, hapis yatan, mahkum olan çok sayıda insan var. Bunlara yönelik sicil affı getirilmeli.
** Öcalan'a ev hapsi ya da yurtdışı ikameti olabilir. CHP özü itibariyle devrimci bir parti. Bu devrimci adımları atacaktır.
** Ekonomik yapının düzeltilmesi için devlet istihdam yaratmalı.
** GAP, bölgeye ekonomik kazanç sağlamalı.
** Taş atan çocuklar bir an önce cezaevinden çıkarılmalı. Taş attı diye bir çocuğun 16 yıl ceza alması dünyada çağdışı ülkelerde bile yok.

NECMEDDİN ÖZBEK
09.09.2010, 14:53
Hayırda hayır vardır gelin hayır diyelimmi.??

doğan bulut58
09.09.2010, 18:29
EVETTTTT EVETTTTTTTTT EVETTTTTTT EVETTTTTTT EVETTTT

35gürün58
09.09.2010, 19:44
CHP Diyarbakır İl Sekreteri Mahmut Şevketoğlu, hazırladığı 15 sayfalık raporu Diyarbakır il Örgütü adına Genel Merkez Komisyonu'na verecek. Raporda çok tartışılacak öneriler yer alıyor. Şevketoğlu, “CHP, Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte bölgede ivme kazandı. Bunu olumlu karşılıyoruz. Kürt sorununu çözebilecek tek parti CHP." diyor. Şevketoğlu'nun verdiği bilgilere göre rapordaki önerilerden bazıları şöyle:

ÇOK SAYIDA PKK’LI HAPİSTE
** Ana dilde eğitim yasal olarak Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına girmeli. Okullarda seçmeli ders olarak okutulmalı. Türklerin de Kürtçe öğrenme hakkı var.
** Beyaz bir sayfa açılmalı. Genel af getirilmeli. PKK’lılara yönelik, ceza alan, hapis yatan, mahkum olan çok sayıda insan var. Bunlara yönelik sicil affı getirilmeli.
** Öcalan'a ev hapsi ya da yurtdışı ikameti olabilir. CHP özü itibariyle devrimci bir parti. Bu devrimci adımları atacaktır.
** Ekonomik yapının düzeltilmesi için devlet istihdam yaratmalı.
** GAP, bölgeye ekonomik kazanç sağlamalı.
** Taş atan çocuklar bir an önce cezaevinden çıkarılmalı. Taş attı diye bir çocuğun 16 yıl ceza alması dünyada çağdışı ülkelerde bile yok.

Evet bu sorunu çözecek CHP dir ama diğer haberler Tamamen asparagas yalan haber, her zamanki yaptıkları gibi, bir kere CHP bölgede incelemeler yapmakta çalışmaların sonucu 6 ay sürebilir, kaldıki kocaman yalan maddelerle CHP nin kötüleneceğini sanma hele hele taş atan çocuklarla daha bir ay evvel AKP mecliste ceza almayacaklarına ve yaptıklarının suç olmadığına dair yasa çıkarmadımı ve bu çocukların çoğu bırakıldı, siz başka ülkedemi yaşıyorsunuz bunları bilmiyormusunuz sevgili hemşerim.

Kaldıki Tayyip Erdoğan Diyarbakırda ''Ape Musa'' yı andı ah ahh bir olsa da konuşsa bu büyük insan dedi ve kendini saygıyla andığını söyledi .

Peki Kimdir Ape Musa ???? tabiiki Musa anter. Yıllardır Kürtlerin ayrı devlet kurmasını hatta Adana ve Mersin in Kürdisten sınırları içinde olmasını savunan
Ayrılıkçı kürt ideologu.........

Sevgili hemşerim yalan haberlerle milletin kafasını karıştırmayın yoksa böyle mahcup olursunuz..

Birde bakmışsınki kınamak istediğin kanuları AKP gerçekleştirmiş.
Siz siz olun belgesiz bir konuda gerçekmiş gibi yazmayın Çünkü ALLAH YALANI SEVMEZ üstelik bu mübarek günde yine Muaviye taktiği..........
Sevgilerimle

doğan bulut58
09.09.2010, 20:09
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

35gürün58
09.09.2010, 20:23
Tüm Yiğidoların hemşehrilerimin Bayramını kutlar, Sağlık esenlik ve mutluluklar dilerim.
Hoşçakalın.

altuntas58
09.09.2010, 21:23
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
video için tıkla
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Başbakan bu referandum süresince de `Koyun güdemezler' diyerek, çobanları ve köylüleri aşağılamaya kalktı. Çoban tasviri ile köylülere açık hakaretler yağdırmakta. Bu nedenle koyunlar bugün burada Başbakan Erdoğan'a `hayır' diyerek gereken cevabı verdi. Referandumdan `hayır' oyu çıkacağına inanıyoruz'' dedi.

murat tugrul
09.09.2010, 22:45
Evet bu sorunu çözecek CHP dir ama diğer haberler Tamamen asparagas yalan haber, her zamanki yaptıkları gibi, bir kere CHP bölgede incelemeler yapmakta çalışmaların sonucu 6 ay sürebilir, kaldıki kocaman yalan maddelerle CHP nin kötüleneceğini sanma hele hele taş atan çocuklarla daha bir ay evvel AKP mecliste ceza almayacaklarına ve yaptıklarının suç olmadığına dair yasa çıkarmadımı ve bu çocukların çoğu bırakıldı, siz başka ülkedemi yaşıyorsunuz bunları bilmiyormusunuz sevgili hemşerim.

Kaldıki Tayyip Erdoğan Diyarbakırda ''Ape Musa'' yı andı ah ahh bir olsa da konuşsa bu büyük insan dedi ve kendini saygıyla andığını söyledi .

Peki Kimdir Ape Musa ???? tabiiki Musa anter. Yıllardır Kürtlerin ayrı devlet kurmasını hatta Adana ve Mersin in Kürdisten sınırları içinde olmasını savunan
Ayrılıkçı kürt ideologu.........

Sevgili hemşerim yalan haberlerle milletin kafasını karıştırmayın yoksa böyle mahcup olursunuz..

Birde bakmışsınki kınamak istediğin kanuları AKP gerçekleştirmiş.
Siz siz olun belgesiz bir konuda gerçekmiş gibi yazmayın Çünkü ALLAH YALANI SEVMEZ üstelik bu mübarek günde yine Muaviye taktiği..........
Sevgilerimle


YALANMI... ?

Buyrun size Dogu perinçekin mahkeme ifadesi
Bildigim kadarıyla AKP'li degil bu adam

"BAYKAL'A PKK'YLA İŞBİRLİĞİ SUÇLAMASI"

İşçi Partisi'nin Genel Başkanı oldum. Paris'ten Murat Karayılan aradı.(Bölücü terör örgütü elebaşlarından) Bana, "Efendim, Apo'nun (Abdullah Öcalan) talimatıyla arıyorum. CHP ile anlaştık. Bize 22 milletvekili veriyor CHP. Biz 22 milletvekilinin 4'ünün sizden olmasını istiyoruz" dedi. Biz bunu reddettik. Bunun üzerine Karayılan, hemen cevap vermememizi, partimizin yetkili organlarından konuşmamızı istedi. Ben organlara gerek olmadığını kabul etmediğimi söyledim.

"HER İKİ LİDERDE İŞBİRLİKÇİ"

Sayın Erdal İnönü ve Deniz Baykal, PKK ile seçim işbirliği yaptılar. Devletçi bir anlayış ile yaptılar. Doğru yanları olabilir. Elbette Deniz Baykal ve Erdal İnönü Türkiye'nin bölünmesini istemezler. Ancak İnönü ve Baykal 22 milletvekilini TBMM'ye soktu. Herkes biliyor o 22 milletvekilinin Abdullah Öcalan'ın tespit ettiğini. Herkes biliyor HEP ve HADEP'in PKK'nın uzantısı olduğunu.

Bunlardan biri zübeyir aydar milletvekilliginden emekli olduktan sonra yeni bir iş buldu pkk-kongra-gel'in başına geçti bütün kanlı eylemlerde imzası var.chp ile yapılan protokoldede imzası var

Dündündür bugün bugündür degilmi hemşerim

sivaslıgenç
10.09.2010, 00:00
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
video için tıkla
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]
Başbakan bu referandum süresince de `Koyun güdemezler' diyerek, çobanları ve köylüleri aşağılamaya kalktı. Çoban tasviri ile köylülere açık hakaretler yağdırmakta. Bu nedenle koyunlar bugün burada Başbakan Erdoğan'a `hayır' diyerek gereken cevabı verdi. Referandumdan `hayır' oyu çıkacağına inanıyoruz'' dedi.

Bu lafı diyen kişinin Türkçe bilgisi hiç yok galibadeyimlerden hiç anlamıyor gibi :).Koyun güdemezler diyerek halka aşağılamamı olur , bazen böyle tuhaf konusarak komik duruma düşüyorlar :) Sırf Hem halka olmadık hakaretler edenleride çıkıp söylesinler.

58Sevda
10.09.2010, 00:29
anlamiyorum ya, niye her gordugunuz seye inaniyorsunuzki? vay parayi nasil kazanmislar, vay villalar, gemicikler, sunlar bunlar. Her iddaa'ninda bir belgesi yoktur, varsa bile belgelerinde sahtesi gercegi vardir. Ermeniler bile soykirimi sozde ispatlamak icin sahte belgeler ortaya koymuslardir. microsoft Word'le hersey yapiliyor..


Ha bide alinti yapilan o gazete sayfasi galiba ya milliyet yada cumhuriyet'in, YALAN haberler gazetesi..

balix
10.09.2010, 00:37
Darbe ve evetler

Olaylara hep bir cepheden bakan yayıncı kördür, kör olan yayıncıda muhakemeyi akıldan yoksun olduğu gibi gerçekleri görmekten de yoksun olduğundan millete yaptığı bilgilendirme değil aldatmadır...

1. Allah bu Vatanı, milleti;" Meclisi Mebus andan bu güne demokrasi, hürriyet safsatasıyla iş gördüğünü sanan basın tellallarından bir an önce kurtarsın" (Âmin),
2. Bu milletin önce aşa işe istikrara ihtiyacı var, demokrasi bizim meşrebimiz değil, dinimiz hiç değil, hele hele şu an basının tellallığını yaptığı türden asla...
3. Önce Millet, Vatan, Din ve istikrar lazım.
4. Bizim dinimizde, Töremizde, İnsanlığımızda kanımızda masum insanı öldürenin hükmü idamdır, bu hükme itiraz eden de kâfirdir.
5. Bu hükme itiraz eden cemaat liderleri, tv-basın sözcüleri masum insana kurşun sıkan öldüren insanı affetme yetkisini hangi din ve yasadan alıyor...
6. Yüce Türk Ordusu nun ABD’nin emrinde olduğunu iddia edip; çoluğunu çocuğunu, hatta dini liderini orada ikame ettirmenin mantığı nasıl izah edilir.
7. Ben yanlış ve millete aldatma yapmamak için kısa ve özetle derim;

Ben olaylara hep tersinden bakarım, bizim ülkede de tersinden bakmadan bir olayın gerçeği görünmez. A.L. Şener Bey iyi demiş hoş demiş, Firavunu uyarmış dinletememiş, ii de Rahmetli bir genel Başkan (Muhsin Yazıcıoğlu) vardı, ona rağmen bir Genel Başkan daha, Sivas ta bu kadar doğru biraz tuhaf...
Yani oda doğru, bu da doğru... Sivas kamplara bölünsün birde Sol kesimden lider çıkarsın böylece tam doğruyu bulmuş oluruz....(demokrasinin gereği ya) bu siyasi yapılanma, önceki icraatlarına girmeyeceğim Sayın Hem şehrim genel başkanımın...
EVET, -HAYIR; bu meselede çok abartılıyor, hiç bir şey değişmeyecek, millet iş, aş, et bulamazken; aç karna düşünme yeteneğini hesap yeteneğini kaybetmiş. İktidarı - muhalefeti trilyonları kampanya ya ayırmış... İşi gücü bırakmışız oy avcılığı yapıyoruz, bir yıl sonrada genel seçim.. Yuh bu ülke bu kadar kaynağı neden harcar, zaten gelecek iktidarda bir şeyi değiştirmeyecek....
Ben tepkimi koyuyorum;
YAŞASIN İHTİLALLER; darbenin neyi kötü idi; Bakın ben Sivas Atatürk Lisesinde Orta bir de öğrenciydim; 1980... Her gün ekmek almak için Mehmetali Hamamının karşısında pidecide sıcak-soğuk demeden saatlerce kuyruk beklerdim; okulumuz her 2–3 günde bir kapanırdı, çünkü sağcı-solcu çatışmaları vardı. Kaç defa canımızı adını bilmediğimiz kavgalardan zor kurtardık. Okulun camları inerdi ikide bir, Mahallemin yaşlı bakkal amcasını, oğlu sağcı diye vurdu öldürdü (baba-oğul ayrışımı)
Ülke genelinde de her gün ortalama 22 kişi can vermekte idi;
Şimdi hangi geri zekalı şu hesabı yapamaz; her gün 22 kişi (1979-1980 Ortalaması) vatan evladı, haybeye can veriyor, 12 Eylül Darbe yapıldı, o günden sonra "50 kişi bir sağdan bir soldan asılmış... " iyide erenler adam darbeyi 15 Eylülde yapsaydı zaten 22*3= 66 kişi yapmaz mı, zaten ölecekti, hiç değilse her gün ölümler durdu, bir yılda binlerce daha ölecekti.... (Kaldı ki durup dururken masum değil bu asılanlar zaten Allah indinde babasını, masum askeri, devletin polisini öldürmüş her biri onlarca can alan azılı katil. “adam beslesin mi” )?
Asker yönetimi kötü dedik; ekmek kuyrukları da bitti, çünkü karaborsacılar, kalpazanlar, siyasi demokrasi sahtekârları ortaya çıkmış, stok tüpler-unlar piyasaya sürülmüştü... Ülke duruldu, demokrasiye geçmek için çalışmalar yapıldı. Anayasa da millet oyuyla yapıldı...
Darbe anayasası dediğimiz ANAYASA milletin %92.7 oyunu aldı....
Şimdi SİVİL-DEMOKRAT anayasa diye yutturdukları bakalım %90'ın neresine yanaşacak...
Bunları düşünüp te matematik yeteneğimi dumura uğratmamak elde değil, bu nasıl demokrasi, bu nasıl darbe anayasası... Acaba 10 yıl önce bir darbe daha yapılsaydı, ayrı millet, ayrı devlet, ayrı bayrak isteyen vatansız - kansız Şeronun Milli çocuk katilleri uşakları, bu kadar ileri gidip Vatanı bölme isteğinde bulunabilecekler miydi. Şehit kanını dondurmak rağmına eylemler-söylemlerde buluna bilecekler miydi?. Çocuk katillerini hangi din affeder Allahın kanunlarına itiraz edenleri Allah kahretsin!..
Bu ülkede siyasiler vatan perver -askeri - yargısı mı sadece dış güdümlü vatan düşmanı?, neden her kesimin mutlaka yanlışları olabileceği düşünülemez?.... SİYASİLER hain olamaz mı?. Meclisi Mebus anı ne çabuk unuttuk.

Şimdi merak ediyorum, insanlarımız İslam’ın emrini mi, yoksa nerden aldığımızı hala çözemediğimiz bir yerlerin mürtet deneme yanılma kanunlarını mı özlüyor.

Şimdi bir tarafta Vatan-Millet-Devlet,,, Masun halk,
Bir tarafta da bunlara kurşun sıkan, insanları öldüren azılı katiller,

Bu katillere mi ağlamak lazım, (T.C. Başbakanı gibi)
Yoksa ölen mazlumlara mı,?

Ölen mazlumların hakkını arayanlara da darbeci mi demek lazım…

Ölümlerin durması, Vatan hainliğinin suç olması, mazlumların, şehitlerin hakkının aranması DARBECİLİKSE, Ben yaşasın DARBECİLER DERİM… Vicdanım bunu der… Kim ne diyorsa desin…

Huzuru mahşer yakındır hesap için…

35gürün58
10.09.2010, 09:10
YALANMI... ?

Buyrun size Dogu perinçekin mahkeme ifadesi
Bildigim kadarıyla AKP'li degil bu adam

"BAYKAL'A PKK'YLA İŞBİRLİĞİ SUÇLAMASI"

İşçi Partisi'nin Genel Başkanı oldum. Paris'ten Murat Karayılan aradı.(Bölücü terör örgütü elebaşlarından) Bana, "Efendim, Apo'nun (Abdullah Öcalan) talimatıyla arıyorum. CHP ile anlaştık. Bize 22 milletvekili veriyor CHP. Biz 22 milletvekilinin 4'ünün sizden olmasını istiyoruz" dedi. Biz bunu reddettik. Bunun üzerine Karayılan, hemen cevap vermememizi, partimizin yetkili organlarından konuşmamızı istedi. Ben organlara gerek olmadığını kabul etmediğimi söyledim.

"HER İKİ LİDERDE İŞBİRLİKÇİ"

Sayın Erdal İnönü ve Deniz Baykal, PKK ile seçim işbirliği yaptılar. Devletçi bir anlayış ile yaptılar. Doğru yanları olabilir. Elbette Deniz Baykal ve Erdal İnönü Türkiye'nin bölünmesini istemezler. Ancak İnönü ve Baykal 22 milletvekilini TBMM'ye soktu. Herkes biliyor o 22 milletvekilinin Abdullah Öcalan'ın tespit ettiğini. Herkes biliyor HEP ve HADEP'in PKK'nın uzantısı olduğunu.

Bunlardan biri zübeyir aydar milletvekilliginden emekli olduktan sonra yeni bir iş buldu pkk-kongra-gel'in başına geçti bütün kanlı eylemlerde imzası var.chp ile yapılan protokoldede imzası var

Dündündür bugün bugündür degilmi hemşerim

Sevgili Hemşehrim,
Sen benim yukardaki sorularıma cevap verememişsin ama ben senin soruna ve endişelerine cevap vereyim.

1) Murat Karayılan ın perinçeki aradığı ve efendim ''CHP ile anlaştık'' ifadesi
külliyen yalan çünkü o tarihlerde CHP diye bir parti yoktu. araştır.

2) evet SHP o dönem HEP li olan bu kişilerle görüşmüş ve parti disiplinine sadık kalmaları ,parti çizgisi dışına çıkmamaları konusunda şartlarını kabul etmeleri üzerinden milletvekili yapmıştır.

3)Hatta o tarihlerde farklı siyasi çizgide olan Nazlı Ilıcak bu konuda bir makale yazarak SHP nin doğru yaptığını ve HEP lilerin ayrıştırma politikalarının SHP içinde Nötr hale geleceğini parti içinde eritilerek Türkiyenin önündeki en belalı konunun Demokrasi içinde sorun olmaktan çıkarılacağını ifade etmiştir. Araştır bu yazıyı bulursun.üstelik sadece Nazlı Ilıcak değil birçok siyaset bilimcisi benzer konuları dile getirmişti. Ulusal Kurtuluş savaşı kahramanlarından İsmet İnönü nün Vatanı aleyhinde olabilecek bir niyeti taşıyacağından şüphen mi var.
Kaldıki gerçekler hep insanların ölümü arkasından söylenir ülkemizde, İnönü gibi Demokrasiyi özümsemiş, koltuğa yapışıp kalmamış ve zamanı geldiğinde ayrılmasını bilmiş bir siyasetçi hala alkın özlediği ve beklediği bir politikacı tipidir.
varmı öyle biri daha ....

4)Ancak bu milletvekilleri verdikleri sözde durmamışlar daha yemin töreninde
farklı davranış içerisine girmişlerdir ve Erdal İnönü nün girişimi ile Partiden atılmışlardır.

5)SHP bunu ülkesinin bir sorununu halledebilmek için yapmıştır, ancak muvaffak olamamıştır, bunda neden öküz altında buzağı aranıyorki

6)Kaldıki sizin mantığınızla olaya bakarsak AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan......
(soyadını şu an hatırlayamadım) beyin Kürt sorununa bakışını ,bir araştır bakalım farklı bir talep çıkacakmı _

7)ve en önemlisi evet çıksın esas yapacaklarımızın önü o zaman açılacak diyor Başbakan o zaman takip et Özerklik talepleri hangi kamuflajlar altında gerçekleşiyor. Yerinden yönetim kamuflajlarını seyret o zaman.

Daha yazmamaya karar vermiştim. ama neyse nezaketende olsa cevaplamak gereği hissettim.
Sevgilerimle....
Hoşçakalın.......

LaEdri
10.09.2010, 09:32
Darbe için zemin hazırlayıp,sonra da darbe gerekliydi deyip kendini iyi iş çıkarmış,haklı bir iş yamış gibi göstermenin manası yok!
Bu millet yüzyıllardır beraber yaşamış ancak 75-80lerde düşman kesilmiş ne olmuşssa!?

NECMEDDİN ÖZBEK
10.09.2010, 10:15
ilk hayır bendenn olsn

sağlam bir hayırda benden başta yök rezaletine dur demek için

sevgili sivaslılar aranızda yeniyim ama hep aynı toprağın insanlarıyız anayasa değişikliği ile ilgili yorumlarınıza saygı duymakla birlikte bir gerçeğin altında çizmek istiyorum bu değişiklikte bir art niyet yoksa o günkü ana muhalet lideri sayın baykalın anayasa mahkemesi siyasi partilerin kapatılması ve hakimler ve savcılar yüksek kurulu ile ilgil maddaelerin dışında kalan tüm maddeleri gelin el birliği ile mecliste hemen kaldıralım diğer üç maddede yapılacak genel seçimlerde iş başına gelecek iktidarla geniş kapsamlı bir iş birliği ile ele alalım demesine karşın neden dikkate alınmadı madem amacaç 12 eylülse onun en büyük ürünü olan ve her gün kopya iddası
ile gündeme gelen binlerce gencimizin geleceğinikarartan yökle ilgili neden her hangi bir madde yo yolsuzlukla yoklukla dokunulmzlıklarla ilgili her bir tek satır yok sevg
ili hemşerilerim daha çok konu var ama biliyorsunuz bayram ziyareti misafirler geldi onlara saygızlık olmasın diye şimdilik kapatıyorum görüşmek üzere hoşça kalın

altuntas58
10.09.2010, 10:25
Darbe için zemin hazırlayıp,sonra da darbe gerekliydi deyip kendini iyi iş çıkarmış,haklı bir iş yamış gibi göstermenin manası yok!
Bu millet yüzyıllardır beraber yaşamış ancak 75-80lerde düşman kesilmiş ne olmuşssa!?

Size katılmamak mümkün değil bu darbe olaylarına maruz kalmış ve bütün zorluklarını yaşamış bir vatandaşım ne olduysa 1977 -1980'den sonra oldu ben şahsen o günlerde askerden yeni gelmiş genc bir delikanlıydım anarşiden terörden sokağa cıkamaz olmuştuk her gün onlarca insanımız ölüyordu polisimiz ikiye bölünmüş pol bir, pol iki diye öğretmenlerimiz bölünmüş devletimiz büyük bir zaaf içine düşmüştü darbecilerde bunu 3-5 sene hiç bir şey olmamış gibi izlediler 12 eylül sabahı uyandığımızda askeri darbe oldu kimse evinden dışarı cıkmasın denildi ve bu tarihten sonra ne terör,ne anarşi,nede insanımız öldü ortalık süt limana döndü taki pkk terörü başlayana kadar peki bu kadar etkiliydinizde gecen bu sürec içinde neden 6-7 bin insanın ölümüne göz yumdunuz neden daha önce müdehale etmediniz bunun tek acıklaması var Kenan evren darbe için kendine ve yandaşlarına zemin hazırlayıp haklı pozisyonuna girmek için bütün bunlara göz yumdu tabi burada o dönemin başbakanı sülayman demirelide atlamamak lazım en az kenan evren kadar suclu bu adam o dönemde darbecilere bu zemini ayarlayan aciz bir başbakandı ben asla darbecileri savunmuyorum benim bu referanduma karşı cıkmamdaki sebep eksik olan maddelerdir recep bey bu oylamada halkı kandırma yolunu secmiştir bazı hassas maddelerin arkasına sığınarak oy toplamak istemesi benim karşı tepki göstermeme neden olmuştur kaldıki ben bazıları gibi klavye başından atıp tutanlardan değilim ben bu akp'ye 2 dönem oy verdim doğal olarakta bu partiyi eleştirmekte kendimi haklı görüyorum eleştirilerim bazılarının çok zoruna gitsede bu konuda asla taviz vermemeyi kendime ilke edindim ya adam gibi kanun maddelerini cıkarır yada eleştiriye devam yani HAYIR

ÖnceVatan_58
10.09.2010, 10:47
Recep Bey sen geç onu geç!

"Benim veya arkadaşlarımın bir terörist başı ile masaya oturduğunu ispat edemezseniz ********siniz, bu kadar açık konuşuyorum" diye avaz avaz bağırıyor!..
"Recep Bey İmralı'ya gitti o cani herifle masaya oturdu" diyen oldu mu?..
Çelik Hüseyin'in ya da Çiçek Cemil'in İmralı'ya gittiğini söyleyen var mı?..
Veya MÜzakereci Başı Egemen'in İmralı'da masaya oturup Apo'yla müzakere ettiğini kim iddia etti?..
Yok öyle bir şey!..
Söylenmeyen bir şeyi kendi kendine kurguluyor, sonrada miting alanalrında sokak ağzıyla "********siniz" diye haykırıyor.
Daha evvelde yazıldı, kimse "Bakanlar Kurulu İmralı'ya gitti" demedi!..
Zaten bu işler öyle olmaz "erbabı" bilir.
***
Kandil'deki terörist başı açık konuşuyor: "Saklamaya gerek yok... Devletin önderliğimizle(İmralı'dakiyle) geliştirdiği diyalog temelinde gelen talep üzerine eylemsizlik kararı aldık"
Süre ne?
Referandumdan bir ay önce başlayan ve referandumdan bir hafta sonrasını kapsayan süre!..
Eylemsizliğin ramazanıda içine alacak şekilde referandum sürecine denk gelmesi bir tesadüf mü?..
Adam açık açık "Devletin önderliğimizle (Apo'yla) mükemmel bir diyalog geliştirmiş, referandum süreci belli olunca da "Aman Apo'cuğum şu işe bir ara ver" demiş!..
Bunu Recep Bey dememiş!..
AKP Genel Başkan Yardımcısı Çelik Hüseyin dememiş!..
Hükümet Sözcüsü Çiçek Cemil dememiş!..
Müzakereci Başı Başı Egemen de dememiş!..
Kim demiş?
Devle!..
Devlet kimdir?..
***
Devlet kurumlar topluluğudur!..
Kendi başına mı hareket eder?..
Hayır devleti iktidar yönetir!..
Devlet iktidarlardan talimat alır!..
Devletin biri, örneğin Mit Müsteşarı veya İçişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili ya da Adalet Bakanlığı'dan bir yetkili "devlet adına" gidip görüşebilir.
Kimin talimatıyla?..
İktidarın!..
Elbetteki ülkenin Başbakanı veya "arkadaşlarından biri" dediği gibi bir bakan İmralı'ya gidip te masaya oturmaz!..
Talimat verilir, devletin kurumalrından biri gider!..
Ama o herhalde tapu müdürü değildir!..
***
Devletten birileri inine tıkıldığından beri Apo ile elbette görüşüyordur!..
Bunda bir anormallik yok!..
Anormal olan, referandum sürecinde eylemsizlik kararı alınmasının talep edişmiş olmasıdır!..
Burada eylemsizlik kararının kapsadığı süreç önemli!..
Ve ne gibi tavizler verildiği?..
Ne yani, PKK iktidara kıyak olsun diye kendi kendinemi eylemsizlik kararı aldı?..
***
PKK'nın eylemsiliği 20 Eylül akşamı sona erecek!..
"Eylemsizlik ricası" referandum için yapılmadıysa bir daah rica edilsin PKK sonsuza kadar eylemsizlik kararı alsın, silahları toprağa gömsün!..
PKK Recep Bey'in kampanyaları sırasında karakollara saldırsa, pusu ve mayınla eylemlerien devam etse ve sıra sıra mehmetçik cenazeleri gelse ne olurdu?..
Recep Bey miting alanlarında bu kadar rahat esip gürleyebilirmiydi?..
Şehit cenazelerinde iktidar yuhalanırsa işin rengi değişmez "Evet kampanyası" tersine işlemez miydi?..
Silahların ateşlendiği, çatışmaların yaşandığı kentlerin yakılıp, yıkıldığı bir ortamda ikdidarın hali acaba ne olurdu?..
Recep Bey, "İspat edemezlerse ********dirler" diye sallıyor!..
Onun diliyle cevap verelim:
Sen geç onu geç!..Geç onu!..
Görüşüldü, görüşülmedi meselesini geç!..
Recep Bey'in referandum kampanyalarını huzur ve güven ortamında sürdürebilmiş olması, PKK'nın ona armağınıdr!..
Gerisi palavradır!..

Mehmet TÜRKER

Ağzına, diline yüreğine sağlık Mehmet Bey, bir konu ancak bu kadar gerçekçi anlatılabilirdi, kutluyorum seni, bu yazıyı sağcısı, solcusu, her ne olursa olsun okumalı okutmalı.

65serdal58
10.09.2010, 14:00
.........................hayır

altuntas58
10.09.2010, 14:01
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])
yorum