Sivaslilar.Net
26.10.2010, 23:20
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] pg
UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, eserin belirlenen 100 noktasına yerleştirilen ısı, hasar, nem ölçüm cihazı ve yer altı incelemesi için açılan 7 sondaj kuyusuyla bir yıl boyunca takip edilecek.
Projenin Müdürü Ozan Tuğcu, tarihi yapıda bilgisayarla uzaktan izleme projesine başladıklarını, şu anda sistemin kablolarını yerleştirdiklerini söyledi.
Bu çalışmayla eserin şu andaki durumunu ve bir sene sonraki durumunu göreceklerini ifade eden Tuğcu, ''Bir sene sonra da bu yapının o anki durumuna göre gereken restorasyon çalışmaları yapılacak veya hocalarımızın karar vereceği daha yapısal önlemler alınacaktır'' diye konuştu.
Yaklaşık 10 gün içerisinde buradaki çalışmalarını sona erdireceklerini anlatan Tuğcu,"Ve bütün sistem bilgisayarlı olarak Ankara'dan veya nereden isteniyorsa internet üzerinden de yurt dışındaki hocaların da bilgilerine açık olmak üzere incelenecek. Burada yerleştirdiğimiz yüzün üzerinde sensör var, bunlar çatlak ölçerler, sıcaklık ölçerler, eğim ölçerler. Çatlak ölçerler bir yapının ne kadar büyüyüp büyümediğini göstermek için ölçülür, bu çatlak zamanla açılmakta, bu açılmanın hızı bizim için çok önemli bir veri teşkil etmektedir. Çünkü o açılmayla yapının durumunu daha rahatlıkla izleyebileceğiz. Yapının durumunun bir sene boyunca izlenmesi işini biz burada gerçekleştirmeye çalışıyoruz" dedi.
Böyle bir yapıda çalışmaktan hem firma olarak, hem de kendi adına gurur ve onur duyduğunu anlatan Tuğcu, ''Çünkü dünya kültür mirası olarak kabul edilen bu eserde çalışmak güzel bir duygu'' ifadesini kullandı.
Eserin etrafında 7 adet sondaj kuyusu açtıklarını ve bu sondajlardaki amacın eserin yer altı hareketlerini izlemek olduğunu kaydeden Tuğcu, ''Kuyularımızdan 3 tanesi inclinometre kuyusu. Bu kuyu yanal hareketi gösterecek, bu binamızın bu yapımızın üstüne konduğu toprağın, alanın yanal olarak kayıp kaymadığını gösterecek. 2 tanesi extensometre kuyuları, bu da eserin çöküp çökmediğini, çöküyorsa da hangi hızla çöktüğünü gösterecek. 2 tane ise su basınç ölçer kuyusu var, burada da yapının altında bulunan yer altı sularının yukarıya nasıl bir basınç yaptığını ve alttaki su basıncı muhteviyatını gösterecektir'' diye konuştu.
Sensörlerle ve kuyularda yer altı ile eser üzerinde takip gerçekleştirirken diğer yandan darüşşifanın merkez tavanına 360 dereceyi görebilecek şekilde bir kamera ve eserin ön ve arka cephelerine bütün bölgeyi izleyebilecek iki kamera yerleştireceklerini anlatan Tuğcu, ''Bu kameralar da yine başka bir merkezden bütün verilerek aktarılarak sürekli incelenecektir'' dedi.
Bunun dışında yerleştirdikleri sensör cihazların en önemlisinin eğim ölçer olduğunu, özellikle caminin batı kapısı olan cami kapısında ciddi anlamda bir eğim sıkıntısı olduğunu bildiren Tuğcu, ''Mesela oraya yerleştireceğimiz bir eğim ölçerle o kapının kaç derecenin binde birine kadar ölçebilen bir cihaz derece eğildiğini ölçeceğiz. Bu çalışmalar sonucunda da gereken önlemler alınarak bu yapının hayatta ve sağlam kalması için gerekli önlemler alınacaktır'' ifadesini kullandı.
Eserin zarar görmemesi için çivi bile çakmadıklarını, kabloları yerleştirirken silikon veya başka yapıştırma seçeneklerini kullandıklarını belirten Tuğcu, "Şu aşamaya kadar 2 bin metreye yakın kablo çektik. Böyle bir yerde çalışmak hakikaten hem keyifli, hem de bir o kadar zor. Biz de bu 2 bin metre kabloda daha bir tane bile çivi çakmışlığımız yok. Bunları çeşitli kablo bağlama yöntemleriyle, mesela belirli kablo kanallarını alarak, yapıştırmayı da silikon veya başka bir şekilde yapıyoruz, kablo uçlarını sensör odalarına getiriyoruz. Tabi özellikle taş duvarda mutlaka sensörler yerleştirirken bazı montajlar olacaktır. Ama özellikle Ulu Cami'nin giriş kapısındaki yapımlarda hiçbir şekilde çivi çakmadan farklı bir şekilde bunları özellikle işlemelere zarar vermeden yerleştirmeyi planlıyoruz ki yapmamız gereken de budur" dedi.
Kaynak: Sivas Hürdoğan
UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'ndeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, eserin belirlenen 100 noktasına yerleştirilen ısı, hasar, nem ölçüm cihazı ve yer altı incelemesi için açılan 7 sondaj kuyusuyla bir yıl boyunca takip edilecek.
Projenin Müdürü Ozan Tuğcu, tarihi yapıda bilgisayarla uzaktan izleme projesine başladıklarını, şu anda sistemin kablolarını yerleştirdiklerini söyledi.
Bu çalışmayla eserin şu andaki durumunu ve bir sene sonraki durumunu göreceklerini ifade eden Tuğcu, ''Bir sene sonra da bu yapının o anki durumuna göre gereken restorasyon çalışmaları yapılacak veya hocalarımızın karar vereceği daha yapısal önlemler alınacaktır'' diye konuştu.
Yaklaşık 10 gün içerisinde buradaki çalışmalarını sona erdireceklerini anlatan Tuğcu,"Ve bütün sistem bilgisayarlı olarak Ankara'dan veya nereden isteniyorsa internet üzerinden de yurt dışındaki hocaların da bilgilerine açık olmak üzere incelenecek. Burada yerleştirdiğimiz yüzün üzerinde sensör var, bunlar çatlak ölçerler, sıcaklık ölçerler, eğim ölçerler. Çatlak ölçerler bir yapının ne kadar büyüyüp büyümediğini göstermek için ölçülür, bu çatlak zamanla açılmakta, bu açılmanın hızı bizim için çok önemli bir veri teşkil etmektedir. Çünkü o açılmayla yapının durumunu daha rahatlıkla izleyebileceğiz. Yapının durumunun bir sene boyunca izlenmesi işini biz burada gerçekleştirmeye çalışıyoruz" dedi.
Böyle bir yapıda çalışmaktan hem firma olarak, hem de kendi adına gurur ve onur duyduğunu anlatan Tuğcu, ''Çünkü dünya kültür mirası olarak kabul edilen bu eserde çalışmak güzel bir duygu'' ifadesini kullandı.
Eserin etrafında 7 adet sondaj kuyusu açtıklarını ve bu sondajlardaki amacın eserin yer altı hareketlerini izlemek olduğunu kaydeden Tuğcu, ''Kuyularımızdan 3 tanesi inclinometre kuyusu. Bu kuyu yanal hareketi gösterecek, bu binamızın bu yapımızın üstüne konduğu toprağın, alanın yanal olarak kayıp kaymadığını gösterecek. 2 tanesi extensometre kuyuları, bu da eserin çöküp çökmediğini, çöküyorsa da hangi hızla çöktüğünü gösterecek. 2 tane ise su basınç ölçer kuyusu var, burada da yapının altında bulunan yer altı sularının yukarıya nasıl bir basınç yaptığını ve alttaki su basıncı muhteviyatını gösterecektir'' diye konuştu.
Sensörlerle ve kuyularda yer altı ile eser üzerinde takip gerçekleştirirken diğer yandan darüşşifanın merkez tavanına 360 dereceyi görebilecek şekilde bir kamera ve eserin ön ve arka cephelerine bütün bölgeyi izleyebilecek iki kamera yerleştireceklerini anlatan Tuğcu, ''Bu kameralar da yine başka bir merkezden bütün verilerek aktarılarak sürekli incelenecektir'' dedi.
Bunun dışında yerleştirdikleri sensör cihazların en önemlisinin eğim ölçer olduğunu, özellikle caminin batı kapısı olan cami kapısında ciddi anlamda bir eğim sıkıntısı olduğunu bildiren Tuğcu, ''Mesela oraya yerleştireceğimiz bir eğim ölçerle o kapının kaç derecenin binde birine kadar ölçebilen bir cihaz derece eğildiğini ölçeceğiz. Bu çalışmalar sonucunda da gereken önlemler alınarak bu yapının hayatta ve sağlam kalması için gerekli önlemler alınacaktır'' ifadesini kullandı.
Eserin zarar görmemesi için çivi bile çakmadıklarını, kabloları yerleştirirken silikon veya başka yapıştırma seçeneklerini kullandıklarını belirten Tuğcu, "Şu aşamaya kadar 2 bin metreye yakın kablo çektik. Böyle bir yerde çalışmak hakikaten hem keyifli, hem de bir o kadar zor. Biz de bu 2 bin metre kabloda daha bir tane bile çivi çakmışlığımız yok. Bunları çeşitli kablo bağlama yöntemleriyle, mesela belirli kablo kanallarını alarak, yapıştırmayı da silikon veya başka bir şekilde yapıyoruz, kablo uçlarını sensör odalarına getiriyoruz. Tabi özellikle taş duvarda mutlaka sensörler yerleştirirken bazı montajlar olacaktır. Ama özellikle Ulu Cami'nin giriş kapısındaki yapımlarda hiçbir şekilde çivi çakmadan farklı bir şekilde bunları özellikle işlemelere zarar vermeden yerleştirmeyi planlıyoruz ki yapmamız gereken de budur" dedi.
Kaynak: Sivas Hürdoğan