PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ''MADIMAK AYDINLANACAK''


Abdurrahman 58
14.11.2012, 09:01
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Sivas’taki 72 derneği bir araya getirerek Sivas olaylarının aydınlatılması için ortak tavır alınması çalışmalarına değinen Sivas belediye Başkanı Doğan Ürgüp, şunları kaydetti: “ 2 Temmuz’un 19. yıldönümünde, bu sene, Sivas’ta sivil inisiyatifi bir araya getirdik. 72 derneği bir araya getirip bir bildiri yayınlayarak bu hadiselerin gerçek yüzünün aydınlatılması gerekliliğini, karanlık kalmış yönlerinin ortaya çıkarılması gerekliliğini ifade ettik.

Tabi bu konuda sadece Sivas olaylarını değil, Sivas’la birlikte Başbağlar katliamını da mütalaa eden bir bildiri hazırlamıştık. Üç gün sonra ben bu sene hem 2 Temmuz hem 5 Temmuz anma toplantılarına katıldım. Sivas Belediye Başkanı sıfatıyla bu işleri organize etmeye gayret gösterdim ve çalıştım. Aynı zamanda ben eskiden, Ankara’daki Sivas derneğinin kurucu başkanı oldum. Sivas’ta da şimdi üç derneğin başkanlığını yapıyorum. Bu konuya her zaman hassa bir şekilde yaklaştım ve üzerime düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çalıştım.”

" DEVLET DENETLEME KURULU ARAŞTIRMASI CİDDİ BİR ADIM OLACAKTIR"

Sivas olaylarıyla ilgili devletin yeterince araştırma yapmadığını belirten Başkan Ürgüp, şayet Cumhurbaşkanı Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçirirse bunun ülkemiz için de, birlik ve beraberliğimiz için de önemli bir adım olacağını belirterek şu görüşlere yer verdi: “ Şimdi 19 yıldır süren bu hadiseler hiçbir şekilde aydınlatılmamış ve üzerine gidilmemiş. Tabi bir kısım arkadaşlar devlettin özür dilemesi üzerinde durdular. Bu arkadaşlarımıza ben o zaman dedim ki özür yetmez, hadise aydınlatılmadıktan sonra özür dilense ne olacak dilenmese ne olacak?

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

O zaman ne yapmamız lazım? Bu sivil inisiyatifi genişletip etkin bir şeklide ortaya çıkmamız lazım. Yüz on dört derneği dinledik, doksan yedi dernek toplantısı yaptık. 23 Ekim’de Cumhurbaşkanımıza dilekçe gönderdik. 114 derneğin imzasıyla birlikte çok duyarlı davrandılar. Bu vesileyle bir kez daha Sivas halkı ve Türk milleti adına şükranlarımı sunuyorum. Cumhurbaşkanlığı kabulünde tabii 114 derneği kabul etmeleri mümkün değil. Böyle olunca Sayın Valimizin önderliğinde Rektörümüz, Kent Konseyi Başkanımız, Baro Başkanımız, Ticaret ve Sanayi Odası Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlarımız, Ticaret Borsası ve Cem Vakfı Başkan ve Başkan Yardımcıları, Türk Ocakları Başkanı, Türk-İş Temsilcileri, Kamu Sen Temsilcileri, gazetelerin temsilcileri, Kimse Yok Mu Derneği temsilcisi, Anadolu Gençlik Derneği Temsilcisi, Muhtarlar Derneği Başkanı ve Sivas’ta bulunan geniş kapsamlı mütahitler dernek başkanı ile köşke kabul edildik. Köşkte ben Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kısa metinle birlikte detay bilgiler sundum. Yani, 1967’ deki Sivasspor Kayseri maçından itibaren, 1978’deki Sivas hadiselerinden 1993’teki asıl darbeyi yedik ve bu noktada kastı bulunanlar ihmali bulunanlar her kim var ise bunların açığa çıkarılması için Devlet Denetleme Kurulunun devreye girmesini talep ettik. MuhsinYazıcoğlu’nun, rahmetli ağabeyimizin davasında olduğu gibi, tabi Sayın Cumhurbaşkanımızın orda büyük teveccühlerini gördük. Özal davasında olduğu gibi devlet denetleme kurulu devreye girsin.”

" İLGİLİ HERKES DİNLENMELİ"

Sivas olaylarıyla ilgili herkesin dinlenmesi ve her şüphenin araştırılması gerektiğine vurgu yapan Başkan Ürgüp sözlerine şöyle devam etti: “ Dönemin valisi dönemin, askerleri, dönemin emniyetçileri, dönemin diğer devlet görevlileri dahil herkes dinlensin. Değerlendirilmemiş delillerin tamamı ortaya çıkarılsın istiyoruz. Ve bilinen yönleriyle değil bilinmeyen yönleriyle de Sivas davasının yeniden gündeme gelmesi sağlanabilinsin. Şimdi daha önce biliyorsunuz aranan beş kişinin zaman aşımı söz konusu. Onunla ilgili ben bir televizyon programına çıkmıştım. Dedim ki zaman aşımının bitip bitmemesinin çok fazla önemsiyorsunuz ama beş kişiyi kapsıyor. Gelin böyle yapmayalım. Bu hadiselerin içi yüzünün ortaya çıkarılması için yeniden araştırılmasını sağlayabilecek bir mekanizma işletelim.”
"SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN İLGİSİNDEN MEMNUN KALDIK"

Görüşmede Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün heyete çok yakın ilgi gösterdiğini belirten Başkan Ürgüp, şu görüşlere yer verdi: “Sayın Cumhurbaşkanımızın çok geniş bir ilgi ve alakasına ve övgülerine mazhar olduk. Hepimizi tek tek dinledi. Netice olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği şudur: ‘ Daha önce bu konular bana münferit bir şekilde anlatılmıştı.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Ama ben bu kadar geniş toplum kesimlerin alevisi sünnisi sağcısı solcusu ile bütün siyasi görüşlerin bir arada canlı bir şekilde istemiş olduğu bu isteği geri çevirmemiz mümkün değil.’ Sayın Cumhurbaşkanımız işin kanuni boyutlarıyla neler yapılabileceğine bakılacağını ve gereken ilgiyi ve alakayı göstereceklerini beyan ettiler. Bu gelişme aslında Sivaslılar açısından milletimizin geleceği açısından çok önemli…

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

"SİVAS OLAYLARIYLA BAŞBAĞLARI BİRLİKTE MUTALAA ETMEMİZ GEREKİR"

Sivas olaylarıyla Başbağlar katliamının birlikte değerlendirilmesini özellikle isteyen Başkan Ürgüp, “ Burada aslında önemli olan Sivas Madımak Davası değil. Aynı şekilde Başbağları da birlikte mütalaa etmek zorundayız. Sivas’taki olaylarda bir takım PKK’ lıların fotoğrafları teşhis edildi. Dört kişinin fotoğrafı… Bunların bir kısım öldürülmüş. Bunlar ulusal medyaya da düştü. Bunun gibi birçok aydınlatılmamış konu var. Amacımız hepsini aydınlatmak.” dedi.

‘"BÜYÜK BİRLİK PARTİLİLER BİRÇOK KİŞİYİ KURTARDI"
Öte yandan süreç içinde yaşanan provokasyonlara da vurgu yapan Başkan Ürgüp, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Bazı yanlış yönlendirme ve provokasyonlar da oldu.

Bundan önceki anma toplantısında 2009 veya 2010 olacak, senesini tam hatırlamıyorum. Anma toplantısına katılan bir kişinin elinde şöyle bir pankart vardı. ‘Yakarak öldürdün donarak öldün’ Sivas’ı tahrik etmeye yönelik bir pankarttı. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu kast ediyordu galiba. Hâlbuki rahmetli Yazıcıoğlu partisine talimat vererek 42 kişinin kurtarılmasını sağlamıştır. BBP il teşkilatı ile Madımak Oteli bitişikti. Arada bir boşluk vardı. Olaylarda kurtulanlardan bir kısmı otelin alt tarafından Büyük Birlik Partisi il binasına alındılar. Bunlar içerisinde Arif Sağ’ın olduğu, Murtaza Balkız’ın olduğu söyleniyor. Hepsinin ismini sayacak durumda değilim. Fakat birçok kişinin kurtarılmasına vesile oldu. Ama tahriki yapan yine de yapmaya devam ediyor işte. Muhsin Yazıcıoğlu Sivas’ın her şeyi. Sivas’ta sevilen bir insan. Herkesin ve her kesimin sevdiği bir insan. Karalamaya çalışanlar tabi boş bir gayretin içindeydiler ve oyunları da boşa çıktı zaten. Bugün ben de Büyük Birlik Partisi’nin belediye başkanı olarak Alevi Sünni fark etmiyor hepsi bizim kardeşimiz, bütün Sivas ın sesi olmaya gayret gösterdim ve inşallah bundan sonra da böyle devam edecek. Ve bu organizasyonu yaparken de burada Cem Vakfı başkanımızın, alevi derneklerimizin, diğer kitle örgütlerinin ciddi bir katkıları olmuştur. Yani burada çok duyarlı davrandılar. Çok olumlu bir diyaloğumuz var. Benim yönetimimden son derece memnunlar. İşleri adil ve eşit, her kesime aynı mesafede yapmaya gayret gösteriyorum. Her yer aynı hizmeti alıyor. İstihdam açısından değerlendirilmesi gerektiğinde de alevi, bektaşi toplumundan, CHP’lilerden, MHP’lilerden, Ak Partililerden, hepsinden değerlendirmeye gayret gösteriyorum. Bir de Muhsin Yazıcıoğlunun emanet ettiği bir insan olarak, onun misyonunun temsilcisi olarak böyle yapmak mecburiyetindeyiz zaten.”

‘"SİVAS’TA AYRIM YOK"

Sivas’ta alevi Sünni şeklinde bir ayrımın kesinlikle olmadığını belirten Başkan Ürgüp “ Sivas’ta alevi sünni aydınlar var, çeşitli gruplardan gelmiş insanlar var. Başbağlar’a da gittim, gördüm, oradakilerin tamam masum köylüler zaten. Buradaki önemli hadise şu. Biz taraf değiliz. Alevi Sünni ayırımı zaten yok. Sivas’ta kesinlikle yok. Şu anda çok iyi bir işbirliği içerisindeyiz. 3 gün önce eski Cem Vakfı başkanımızın kızının kırk yemeğine katıldım. Orada bütün toplum beraberdik. Yani müftü aşır okudu, başkaları okudu, ben okudum, aleviler okudu, hep beraber ölümüzü dirimizi aşuremizi her şeyimizi hep beraber yapıyoruz. Dolayısıyla bir ayrım zaten Sivas açısından söz konusu değildir.” dedi.

‘"MADIMAK MÜZE GİBİ OLDU "

Programda Madımak Oteli hakkındaki tartışmalara da değinen Başkan Ürgüp, şunları söyledi: “ Burada esas olan hadise Devlet Denetleme Kurumunun bu dosyaları önüne alıp bu dosyalarla ilgili çalışmasıdır. Bunu sağlayacak olan makam Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Biz konuyu edep dairesinde Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Kendilerine 114 kitle toplum örgütünün ve Sivas halkının selamlarını götürdük. Çok iyi bir karşılanma ve uğurlanmayla birlikte iyi bir cevap aldığımız kanaatindeyiz. Bundan sonra tabi bu işlerin bir süreci var, yani kanunlara taammüllere uygun olduğu takdirde, biz Kurulun çalıştırılacağını düşünüyoruz. Bir de Madımak Oteli meselesi vardı. Bilim kültür merkezi oldu burası. Bir takım arkadaşlarımızın müze olsun talepleri vardı. Aslında müze gibi değil ama müze gibi aslında.

Burada öldürülen, katledilen insanların isimleri var. Pir Sultan Abdal’dan, Âşık Ruhsati’den Aşık Veysel’den dizeler var. Yunus Emre’den ve bu hadiseleri kınayan birde metin var. Yani bir daha tekerrür etmemesi gerektiği, bunun ne kadar kötü bir olay olduğunu anlatan dizeler…Şehrin belediye başkanı olarak burada önemli olan Sivas’ta alevi ve sünni vatandaşların bir arada nasıl yaşatılabilmesi lazım, haklardan hepsinin nasıl faydanabilmesi lazım bunları ortaya koymaya gayret gösteriyorum. Mesela alevi toplumunun Sivas’ta yaşadığı mahalleler var. Hizmeti çok ciddi ve hızlı alırlar. Çok ciddi yeşil alanlar kazandılar. işte istihdam noktasında değerlendirildiği zaman işe girdiler, girmeleri lazım, yani eşitiz kardeşiz. Alevi toplumun benimle ilgili en ufak bir problemi yok. Tam tersi beğendiklerini, desteklediklerini, takdir duygularını her vesileyle söylüyorlar. Aslında alevi sünni deyimleri de çok doğru bir deyim değil ama kullanılacak bir deyim bulamıyoruz. Yani hepimiz temelde Allah’a Peygamberine inanan ve Ehli Beyt sevgisiyle dolu insanlarız. Yani Ehli Beyt sevgisi olmayan bir insanın, Peygamber efendimizin neslinden gelen insanları sevmeyen bir insanın doğru bir müslüman olması düşünülebilir mi? Bu manada şükürler olsun şehrimiz çok iyi bir noktaya geldi. Bugün çok sevinçliyiz, çok mutluyuz. Biz köşkten çok iyi bir yansıma aldık İnşallah neticesini sabırla bekleyeceğiz.”

"1978’DEKİ PROVOKASYONU BİZ ENGELLEDİK"

Sivas’ta her dönem çeşitli provokasyonlar yapıldığına da değinen Başkan 1978’deki olayları kendisinin de içinde bulunduğu bir grup tarafından engellendiğini belirterek şunları ifade etti: “ Bir de seksen öncesi olaylar var. 1978 deki hadiselerin içerisindeydim. Ben bunu anlatım birkaç tv kanalında. 78’de biz karakola gitmişiz. 3 arkadaş emniyet müdürü statüsünde bir yetkiliyle görüşüyoruz. Telsiz anonsu geliyor. Alibaba mahallesinde olaylar başladı deniyor ve müdür bize diyor ki hadi çocuklar gidin işinize diyor. Biz Çarşı karakolundan, Atatürk Caddesi üzerinde Ülkü Ocakları binasının karşısında vakıflar binası var oraya geliyoruz. Bakıyoruz ki binlerce kişi toplanmış bir kişi nutuk atıyor. Grubu Alibaba’ya sürmeye çalışıyor. Bu nedir? Yani o zaman cep telefonu yok. Yani bunu provoke eden adamlar geldiler. Şehri de provoke ettiler. 78’deki bir provokasyondu. 93 tamamıyla provokasyondur.78’de maksatlarına ulaşamadılar.

78’de Çorum’a, Maraş’a bakın. Çorum’da, Maraş’ta ciddi vukuatlar var, ölümler var, katliamlar var, Sivas’ta yok. Sivas’ı böyle bir kavgadan biz o dönem arkadaşlarımızla birlikte genç insanlar engelledik. Bu grupları bu provokatörlerin elinden kurtardık ve Alibaba mahallesine göndermedik. 78’de 93’te bunu sağlayamadık. Madımak Oteli’nin önü dar bir alan 7-8 saat burada bu grupların durması mümkün değil.

15 gün önceden bildirilerini dağıtmışlar. Bir takım radikal örgütler harekete geçmişler. Sivas’a, Sivas dışından gelenleri fotolarla tespit edilen 15 ile 25 arasındaki insanlar, değişik kıyafetteki bir kısmı sakallılar gelmişler Sivas halkını provoke ediyorlar. Hiç Cuma kılmayan Cumasızlar diye bilinen gelmişler o gün Paşa Camii’de Cuma namazı kılıyorlar ve halkı galeyana getiriyorlar. Yani burada kasıt var. İhmalde var yani. Burada devletin ihmali var. Benim burada özür noktasında takıldığım tarafı burasıdır. Sivas’ta devlet işi ihmal etti. Devlet kimdir? Valisidir, emniyet müdürüdür, askeri kanadıdır, jandarması resmen seyredilmiş resmen seyredildiğini, biz Ankara’dan biliyoruz zaten. Ben Sivas’ta 75 ve 77 yıllarında Ülkü Ocakları başkanlığı yapmış, imam hatip kökenli bu sosyal aktiviteleri çok seven, halen 4 tane derneğin başkanıyım.
Belediye başkanlığı sıfatı yanında üniversite öğrencileriyle uğraşırım, yurtlar yaptırırım, sosyal yardım derneklerini harekete geçiririm. Sivas’ta ciddi ihmal, ciddi kusur ve kasıt var. Bunların ortaya çıkarılması gerekiyor. Bana göre Başbağları yapan Sivas’ı yapan işte tahrik yapan aynı mihraklar.”

"CUMHURBAŞKANIMIZIN SÖZLERİ BİZE UMUT VERDİ"

Görüşmeden Devlet Denetleme Kurulu’nun çalışma yürüteceğine dair bir izlenim edindiğini belirten Başkan Ürgüp, “ Devlet Denetleme Kururlunun mahkemelerin sahasına girme yetkisi yok. Sayın cumhurbaşkanımız da böyle beyan ettiler.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez] ([Üye Olmayanlar Linkleri Göremez])

Kanunlar el verdiği noktada failleri ortaya çıkarabilecek Otopsilerin kaybolduğu söyleniyor. Belki otopsi için mezarlar açılacak. İleriki günlerde rahmetli cumhurbaşkanımız Özal da olduğu gibi. Dolayısıyla Sivas olaylarının aydınlanması bütün Türk dünyası açısından önemli bir konudur.” dedi.

Abdurrahman 58
17.11.2012, 14:16
toplumun her kesimini düşünen bir belediye başkanımız var çok şükür..

58MUAMMER58
17.11.2012, 15:35
madımak mutlaka aydınlanacak kimsenin şüphesi olmasın böyle gelip sivasta provakötörlük yapacaklar ondan sonra tüm suçu sivasa ihaledecekler yok öyle yağma madımakda başbağlarda diğer tüm toplumun önemli kesimlerinin üzüntüğü duyduğu olayların hepside aydınlatılmalıdır suçluve suçlular kimse ortaya çıkarılmalıdır ayrıca şunu tüm türkiyede bilmelidirki sivas halkının bu ülkede yaşayan hiçbir kesime karşı kini düşmanlığı nefreti yoktur hele hele alevi kardeşlerimizle hiçbir sorunumuz yoktur bu böyle biline bu olayda hayatını kaybeden herkese tekrar ALLAH tan rahmet diliyorum umarım enkısa sürede herşey açığa kavuşur olayların üstünün kapanması kapatılmak istenmesi herkes için belirsizlik umutsuzluk güvensizlik yaratır

Alibaba58
17.11.2012, 19:22
Bu ülkede adalet namuslu, şerefli ve dürüst insanlar için çalışmıyor. Nerde üç kağıtçı, sahtekar, dolandırıcı varsa onlar için işliyor. :mad:

Bugün paylaştığım Yılmaz Özdil yazısı tam bu durumu açıklar gibi.

aozdemir
30.11.2012, 12:55
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez]

DDK cumhurbaşkanı tarafından görevlendirildi.

BekirBayrak
01.12.2012, 22:07
Bu ülkede adalet namuslu, şerefli ve dürüst insanlar için çalışmıyor. Nerde üç kağıtçı, sahtekar, dolandırıcı varsa onlar için işliyor. :mad:

Bugün paylaştığım Yılmaz Özdil yazısı tam bu durumu açıklar gibi.

Konuya yorum yapmadınız sanırım.

Kardelencicegi
02.12.2012, 09:22
Madimak Sivasimizin tarihinde kanayan bir yara olarak animsaniyor.
Bu cok aci. Yakinlarini kaybedenlere ALLAHtan sabiir diliyorum.
Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum.
Böyle olmamaliydi. Sivas bu alayla anilmamaliydi.
Rabbim yasatmasin bu gibi olaylari bir daha.

Alibaba58
02.12.2012, 14:19
Konuya yorum yapmadınız sanırım.

Ben konuya yorum yaptım. O gün paylaştığım Yılmaz Özdil yazısına bakarsanız anlarsınız.

aktassa
02.12.2012, 15:37
İnşallah konu hakkı ile aydınlanır.
Her Sivaslıyım dediğimde
"Yananlardan mısın, yakanlardan mı?" gibi soru ile karşılaşmaktan bıktım..