PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : "Tam günde müjde''


KAOS
19.03.2013, 17:14
Çok değerli forum okuyucuları.

Şu haberi veren başbakana ne denir?

"Yapacağımız yasal bir düzenlemeyle üniversite hocalarımız mesailerinin bitiminde makul bir bedelle vatandaşlarımıza hizmet verebilecekler. Hocalarımıza muayene olmaları durumunda vatandaşlarımız, Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki bedel kadar bir ücret ödeyecekler. Örneğin üniversitede muayene fiyatı 55 lira, mesai sonrası öğretim üyesine muayene olan vatandaşımız üniversite hesabına 55 lira ödeyecek. Bu ücretin bir kısmı hastayı tedavi eden öğretim üyesinin, bir kısmı da kurumun hesabına aktarılabilecek."

Bu hesaptan vergi ve hastane payını çıkarırsanız hocaya 10 tl felan düşer. Ben ve arkadaşlarım bu günden itibaren şunu yapmaya karar verdik:

Her gün 10 tl bir fakire vermeye karar verdik, ama çeşitli bahaneler bularak (toplantıdayım, hastayım, ameliyattayım, hasta var acilde onunla uğraşıyorum, dersteyim, vs vs ) hastaları sallıyacağız,

Tüm Sivaslı hemşehrilerimize duyurulur, üniversite hastanesine geldiğinizde karşılaşacağınız duruma hazır olun, kızabilirsiniz küfredebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, vicdansız diyebilirsiniz, başka şehirlere gidip donunuza kadar parayı akıtabilirsiniz...

Durum budur...

amazon10
19.03.2013, 17:17
zorunlu değil heralde ister verirler ister vermezler gibi bişey mi??

aktassa
19.03.2013, 20:27
Çok değerli forum okuyucuları.

Şu haberi veren başbakana ne denir?

"Yapacağımız yasal bir düzenlemeyle üniversite hocalarımız mesailerinin bitiminde makul bir bedelle vatandaşlarımıza hizmet verebilecekler. Hocalarımıza muayene olmaları durumunda vatandaşlarımız, Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki bedel kadar bir ücret ödeyecekler. Örneğin üniversitede muayene fiyatı 55 lira, mesai sonrası öğretim üyesine muayene olan vatandaşımız üniversite hesabına 55 lira ödeyecek. Bu ücretin bir kısmı hastayı tedavi eden öğretim üyesinin, bir kısmı da kurumun hesabına aktarılabilecek."

Bu hesaptan vergi ve hastane payını çıkarırsanız hocaya 10 tl felan düşer. Ben ve arkadaşlarım bu günden itibaren şunu yapmaya karar verdik:

Her gün 10 tl bir fakire vermeye karar verdik, ama çeşitli bahaneler bularak (toplantıdayım, hastayım, ameliyattayım, hasta var acilde onunla uğraşıyorum, dersteyim, vs vs ) hastaları sallıyacağız,

Tüm Sivaslı hemşehrilerimize duyurulur, üniversite hastanesine geldiğinizde karşılaşacağınız duruma hazır olun, kızabilirsiniz küfredebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, vicdansız diyebilirsiniz, başka şehirlere gidip donunuza kadar parayı akıtabilirsiniz...

Durum budur...

En doğrusunu yaparsınız sn KAOS.
Merak etmeyin. Biz vatandaş olarak alışkınız gelecek olan bu cevaplara zaten. :D

Cley
19.03.2013, 20:47
Bazı doktorların çarklarına çomak sokulunca feryatlar yükselmeye başlamış. Bu durumda daha fazla doktora şiddet haberi izleyeceğiz galiba.

KAOS
19.03.2013, 21:47
Bazı doktorların çarklarına çomak sokulunca feryatlar yükselmeye başlamış. Bu durumda daha fazla doktora şiddet haberi izleyeceğiz galiba.

Hah bide bu var. Tehditte edebilirsiniz.
Ama yine de durum. Can sizin canınız...
Yasa derki: şiddete maruz kalan hekim hastayı red etne hakkına sahiptir.

Ayrıca özel hastanelerde don lastiğinize kadar borca girerek binlerce lira akıtırken gıkı çıkmayan ama 10 liraya itiraz eden doktoru tehdit eden o en üstün akıl ve vicdana selam olsun...

LaEdri
19.03.2013, 22:40
Yasayı tam bilmiyorum ama mesai sonrasında mecburi orda hizmet verip,hasta başı 10 tl almak durumu yok sanırım,doğru mu!

bozkurt06
19.03.2013, 22:53
Saçma. Nerde verecekler bunu aynı hastanedemi yoksa özel muayene yerlerinde mi?
Bu yasa çıktı mı yoksa sadece bir söylevmi? Çıktı ise gelen gideni aratacak sanırım.

Pusula_58
20.03.2013, 02:12
Ülkemdeki "sağlık reform"una bakın. Bazı şeylerde resmen saçmaladalıar.

Cley
20.03.2013, 06:36
Bazı doktorlar özel muayenehane ayağına milleti soyup soğana çeviriyorlardı. Artık böyle olmayacağı için doktorlar yasaya karşı çıkıyor. Doktor olmayıp karşı çıkanlar çok zengin galiba. Aynı hizmeti hastanede alabileceği halde ôzel muayenehaneye gitmeye bayılıyorlar. Başka zaman garibanların haklarını savunuyor görünenler 180 derece dönmüşler. Körü körüne eleştiriyorlar hükümet bişeyler yapıyorya.

Kibrisli
20.03.2013, 08:26
Kanunda bir memurun memur derecesine göre fazla mesai alma hakkı yok mu? Mesai bitiminde o doktoru hergün fazladan orada tutarsanız mesai vaktinde ne kadar verimli olabilir ki? Ben yıllardır 2. öğretime karşıydım onun gibi birşey bu. Bunun yanında devlette çalışan bir doktorun muayenehane açmasına da karşıyım tercihte bulunmalı fakat üniversite hocalarının mesai dışında hasta bakmalarını doğru bulmuyorum. Sonuçta o insanların önceliği eğitim vermek. Yani şöyle birşey spor bölümünden bir öğrencinin mesai dışında 10 TL vererek basketbol dersi alması gibi birşey neredeyse...

sensetik
20.03.2013, 09:54
Çok değerli forum okuyucuları.

Şu haberi veren başbakana ne denir?

[B]

Tüm Sivaslı hemşehrilerimize duyurulur, üniversite hastanesine geldiğinizde karşılaşacağınız duruma hazır olun, kızabilirsiniz küfredebilirsiniz, şikayet edebilirsiniz, vicdansız diyebilirsiniz, başka şehirlere gidip donunuza kadar parayı akıtabilirsiniz...

Durum budur...

sayın hocam, pek tabiki mesai dışında bir doktora 10 lira teklif etmek makul ve mantıklı bir iş değil...ama sizide orda tutan yok zorla...istediğiniz özel hastaneye geçme şansınız var...yok ama devlet kurumunda çalışıyor iseniz gelen hastaya bakmak zorundasınız...sizin için insanların sağlığı bu kadar ucuz ise kimsenin sizi tehdit etmesine gerek yok...insanlık namına zaten sizden bunun hesabını Allah soracaktır...sizde benim kusuruma bakmayın ama böyle bir düşünce ve vicdan sistemi ile ancak benim gözümde bir tüccar olabilirsiniz doktor değil...

aktassa
20.03.2013, 10:53
Sn. Kibrisli hakki.
Akademisyen ise birinin gorevi egitim vetecek.
Onceki yasa daha iyiydi. Ya Devlet ya ozel.
Herkes hakli olarak vatandasin sagligini degil, cebini dusundu. Sonrada kendileri devleti hastalari kullanarak tehdit ettiler. Universitelerde hoca kalmaz bak diye tehditler, is yavaslatmalar falan filan.
Sonra yeni bir calisma ile bu sikintinin onune gecmek icin yurtdisindan doktor getrmek istediler, Vay sen misin bunu yapan. Bir vatan hainlikleri kalmadi.
Eeeee. Sonra siddet Goren doktor haberleri ayni hafta icinde defalarca verilerek acindirma calismalari da basarili oldi. ( sayin helimlerimizin hastalara yaptiklari psikolojik siddet herzamanki gibi gozardi edildi)
Ne olduysa bana gore en iyi saglik bakaninin gorevine son verilip, birden baska birisi geliyor.
Kisacasi siyaset iste.

_DuMaN_58
20.03.2013, 14:21
Kaos genel itibari ile haklı. Ama kendisi de biliyor ki Cley'in haklı olduğu zamanlarda oluyor. Kimi doktorlar "gel bana şiddet uygula" diyor resmen.

Hükümet eğitim ve sağlık alanında sınıfta kaldı. Artık herkes anlamalı bu durumu. 4B ile işe alınan memurlar şimdi kadroluya geçiriliyor. 1 buçuk yıl diğer kadrolularla aynı işi yaptı, aynı yerde çalıştı ama sözleşmeli muamelesi gördü. Birde kadroya geçiriyoruz'a müjde deniliyor. Neresi müjde sen adamı yıllarca çalıştır 4b ile sonra seçim ayağına kadro ver.

Genel sekreterler geldi. Hepsi bir hava, tencere tava. Müdürler geldi her gün bizi kontrol ediyor. Sanki askeriyedeyiz. Eskiden bir semaverimiz vardı sabah demler çay içerdik, "elektirik tasarrufu adı altında" bize kaldırttılar. Sonra "tüplü olmak kaydıyla" tekrar izin verdiler. Gittik tüp aldık, onun üzerinde demliyoruz çayımızı.

Fiili hizmet zamlarımız, yıpranma paylarımız.. hepsini kaldırıyorlar sağlıkçıların artık. Yakında izinlerimize de göz dikecekler. Başka bir ile yada ilçeye görevlendirme gidince belli bir harcırak alınırdı onuda kaldırdılar. Döneri tabandan veriyorlar hep, hiç fazla vermediler. Döneri maaşa eklemezler ama vergi dilimi söz konusu olduğunda söke söke kesinti yaparlar. Verdikleri zammı vergi dilimi altında geri alıyorlar.

Çalıştığımız ortamın acizliğine hiç değinmek istemiyorum. Eski çağdan kalma cihazlar, havalandırmadan yoksun odalar... Yeni yapılan hastaneye gidiyoruz daha berbat. Sen git TOKİ'ye hastane yaptır. Hastane bu, başka yere benzemez, insan sorar bu nasıl olmalı, şu nasıl olmalı diye. Kendi kafalarına göre yapmışlar, şimdi tekrar odaları yıkıp birleştiriyorlar. Yazık ne diyim...

aktassa
20.03.2013, 16:08
Diyeceğin şey ortada.
Padişahım çook yaşa!..

LaEdri
20.03.2013, 16:23
Ne olursa olsun şiddet cahiliyye davranışıdır.Doktorun hizmetinden memnun değilsen yasal bir dayanağı vardır.Yoksa böyle bir dayanağı şikayette bulunursun.
Duman 4B konusunda daha beteri var..Belediyelerde hiçbir vasıf aranmadan partinin kuyrukçuluğu ile 4B'li işe alınanlara kadro veriliyor.Bu çok daha vahim bir durum!
Yasaya vakıf değilim..Ama bir öğretmen olarak şunu söyliyeyim..Mesai saatleri dışında yaptığım işlerden ücret alacak olsam zengindim..Daha bugün bile mesai saati dışında 45 dakika tek kuruş almadan birebir ders verdim..Ancak,herkes böyle olsun demek değildir bu..Kişi,mesai saati dışında yaptığı işin ücretini istemesi hakkıdır!

Cley
20.03.2013, 16:24
Mesaiden sonra çalişmalarında bir mecburiyet var mı yok mu bilmiyorum. Eğerki zorunlu tutuluyorsa böyle bir dayatma olmamalı. Bu konuda doktorlar sonuna kadar haklı. Benim kabul etmediğim nokta doktorların ticarethane açıp hastaları müşteri gibi görmeleri.

KAOS
20.03.2013, 17:04
Arkadaşlar, öncelikle özür dilerim...

Öfke ile süreci bildiğinizi düşünerek açıklama yapmadan doğrudan fikirleri mi yazdım.
Yani tam gün yasası ile ilgili süreç neydi, ne bekleniyordu, bu 10 tl işi nedir bildiğinizi var sayarak doğrudan konuya balıklama daldım.

Öncelikle süreci ve gelinen noktayı anlatayım.

Tam gün yasası diye bir karar çıkarak (devlet hastanesindeki süreci demiyorum) üniversitede çalışan hocalar ile ilgili düzenleme yapıldı. Özetle hocaya ya üniversitede çalışacaksın ya da dışarıda dendi. Üniversite de çalışacak hocalara da performans adında bir uygulama başlatıldı.

Üniversitedeki hocalarında çoğu (parayı özellikle sevenler) üniversiteleri bırakarak özel hastanelere, vakıf hastanelerine ya da kendi muayenehanelerine geçti. Bu o kadar çok oldu ki, büyük üniversitelerde kliniklerde hoca kalmadı. Örneği, Çapa, Ankara Ü, Ege vs vs..

Mesela bizde daha geçen hafta işinde oldukça da iyi 4 Prof. ve 1. Doç. Anadolu Hastanesine geçti.

Bu durumda gerçekten üniversitelerde eskiden de sık dile getirilen bize sadece asistanlar bakıyor durumu oldu. Böyle oluca da şikayetler arttı.

İnsanlar hastalarını tedavi ettirmek için bu dışarıdaki hocalara eskisinden olduğundan üç beş katı para akıtarak ancak tedavi edilebilir oldu (Çomak bir yere sokulmuş oldu :))

Bu arada delet hastanelerinde doktor arkadaşlara iyi tedavi verirsen iyi ameliyat yaparsan değil ne kadar çok yaparsan o kadar para veririm uygulaması olduğundan arkadaşlar onu bunu ameliyat etmeye gel git yapmaya başlayarak para kazanma derdine girdiler. Bu da devlet hastanelerinden hastaların kaçmasına sebep oldu.

Üniversitelerde ise hocalara güya yaptıkları tedaviler, (ameliyat vs) bilimsel yayınlar ve dersler toplamında performans adı altıda uygulama uygulamaya konmuştu. Ancak bu hocaya verilecek performansı oluşturacak para sadece SGK ya yapılan faturalar sonucu meydana geldiğinden. SGK habire kesitiler yaptığından, iş yapan hocaların bir kısmı ayrıldığı için işler ve fatura düştüğünden hastane geliri düştüğü için üniversitelerde hocalara abuk sabuk komik rakamlar ödenmeye başlandı.

Bu durumda da hocalar artık bir şekilde hastalarla az ilgilenmeye, az yayın yapmaya ve dersler konusunda ilgisiz olmaya başladı..

(Burada hocasınız para için mi yapıyorsunuz diyeler olabilir, futbolcuya bile prim vermek lazım diyen bir ülkede yaşıyoruz, parasız bir ekmek alabilir misin diye sormak isterim, bizim emeğimizin karşılığı yok mudur diye sorarım)

Bu arada özel hastanelerde o parayı çok seven, hani şu işine çomak sokulan hocalarımızın bir günde kazandığı para, üniversitede kalan işin ticaretini yapmak istemeyen, yeminli, hastası ile arasına para işi sokmayı istemeyen hocaların neredeyse 2-3 aylık gelirine ulaştı.

Not: Sivas'da bile muayenehane de hasta bakma ücreti 250 TL dir. Büyük şehirde bir orta ameliyat ücreti ortalama 5-6 bin tl dir.

Kaçan hocaları geri döndürme ya da kalan hocaları biraz rahatlatma adı altında bir düzenleme yapılacağı duyuruldu ve bir sürü taslaklar hava da uçuştu. Böylece halktan yavaş yavaş giderek yükselen şikayetlerde engellenebilinecekti.

14 martta bir müjde bekliyorduk. İşte müjde olarak ta benim ilk mesajımda yazdığım O çok ulu yüce Başbakanımızın ağzından çıka çıka bu cümle çıktı.

Şu deniyor, üniversitedeki hocalar isterlerse özel olarak para karşılığı hastalarına bakabilecek ancak bu beşten sonra olacak ve sadece 55 tl karşılığı olacak bu para ise kurum ile bölüşülecek ve vergilendirilecek. (10-12 tl)

Yani ben istersem mesai dışı 10 tl karşılığında bu işi yapabileceğim. Bu bir şaka olmalı diye düşünerek anlamaya mesajı gerisi de var mı düşüncesi ile araştırma yaptım ama hepsi bu idi.

Yani siz sevgili halkımıza gidin o özel hastanelerdeki hocalara kucak dolusu parayı akıtarak muayene ve ameliyat olmaya devam dendi. Biz de ne işiniz var üniversitede idealizmde neymiş, eğitim, araştırma da eymiş, para ile işi olmamak ta eymiş, siz de çıkı dışarı, (bir çok bilgili arkadaşımızda diyor ya) siz de insanları sadece para içi tedavi edin, hastanın sağlığı alıp satılır meta olsun dendi.

Biz üniversitede kalan hocalar durumumuzda iyileştirme bekliyorduk, hasta ile aramıza para işinin konmasını istemiyorduk, bir ton bürokrata eşe dosta yandaşa aktarılan paralardan verdiğimiz yıllarca emeğin karşılığını bekliyorduk, sadaka değil.

Bunu hala anlamaya, yapılan sağlık politikalarını inanıp, ufak tefek göz boyayıcı iyileştirmeye kanıp aslıda canınızla cebi ile oynandığının farkında olmayan, hekime şiddet uygulayan, bu sitede de olduğu gibi bunu öven nankörlük sınırlarında gezen insanların varlığını çok iyi bildiğimizden ve artık canımıza tak ettiğinden böyle bir tepki gösterme kararı verdik..

Bu "müjdenin" niye bu kadar olduğunu aslında sonra bir kayaktan öğrendim, yani neden iyileştirme yapılmadığını biliyorum ama bu bir başka tartışma konusu..

Sağlıcakla...

FurkaN
20.03.2013, 18:48
Çocuğu okullarda eğitim gören birine sorsanız Milli Eğitim Bakanı çok başarılı hükümet çok çok iyi der. Hastanede tedavi olmaya giden birine sorsanız Hükümet sağlıkta çok başarılı halkı düşünüyor der. Ama kimse o alanlarda çalışanlara sormuyor durumlar nasıl? diye... Hükümet o alanda çalışan azınlıkların sesini duymuyor halkın gözünü boyuyor ve medyadan pompaladığı haberlerle kendini aklarken çalışanlarını nankör olarak gösteriyor. Dışarıda herkes öğretmenleri Öğretmenler Günü'nde ikramiye alıyor biliyor. Ne yaptılar sadece çıkıp tv'lerde vermeyi düşünüyoruz, vereceğiz dediler ve herkes öğretmeni ikramiye alıyor bildi...

Sürüyü nasıl yönlendireceklerini çok iyi biliyorlar.

_DuMaN_58
20.03.2013, 19:55
Çocuğu okullarda eğitim gören birine sorsanız Milli Eğitim Bakanı çok başarılı hükümet çok çok iyi der. Hastanede tedavi olmaya giden birine sorsanız Hükümet sağlıkta çok başarılı halkı düşünüyor der. Ama kimse o alanlarda çalışanlara sormuyor durumlar nasıl? diye... Hükümet o alanda çalışan azınlıkların sesini duymuyor halkın gözünü boyuyor ve medyadan pompaladığı haberlerle kendini aklarken çalışanlarını nankör olarak gösteriyor. Dışarıda herkes öğretmenleri Öğretmenler Günü'nde ikramiye alıyor biliyor. Ne yaptılar sadece çıkıp tv'lerde vermeyi düşünüyoruz, vereceğiz dediler ve herkes öğretmeni ikramiye alıyor bildi...

Sürüyü nasıl yönlendireceklerini çok iyi biliyorlar.

Çok güzel anlatmışsınız.

"azınlık" kelimesinin altını çizmek istiyorum. Herşey oy için yapılmakta. Büyük çoğunluğu memnun ederken diğer azınlık şikayetçi olsada pek değişen birşey olmuyor. Sonuçta oy vermeye gelirken iktidarı bu büyük çoğunluk belirliyor. Gerçekler bunlar.

Pusula_58
20.03.2013, 20:20
Hayırdır inşallah hipnozdan uyanmalar başlamış mı ne ? :)

aktassa
21.03.2013, 09:42
Çocuğu okullarda eğitim gören birine sorsanız Milli Eğitim Bakanı çok başarılı hükümet çok çok iyi der. Hastanede tedavi olmaya giden birine sorsanız Hükümet sağlıkta çok başarılı halkı düşünüyor der. Ama kimse o alanlarda çalışanlara sormuyor durumlar nasıl? diye... Hükümet o alanda çalışan azınlıkların sesini duymuyor halkın gözünü boyuyor ve medyadan pompaladığı haberlerle kendini aklarken çalışanlarını nankör olarak gösteriyor. Dışarıda herkes öğretmenleri Öğretmenler Günü'nde ikramiye alıyor biliyor. Ne yaptılar sadece çıkıp tv'lerde vermeyi düşünüyoruz, vereceğiz dediler ve herkes öğretmeni ikramiye alıyor bildi...

Sürüyü nasıl yönlendireceklerini çok iyi biliyorlar.

Doğru şeyleri de görmezden gelmeyelim lütfen.
Çok fazla değil, 10-12 sene öncesini hatırlayın.
Hastanede sabahın 02:00'sinde muayene sırası almak için sıraya giren insanlar yok muydu?

Eğitim konusunda başarılı olduklarını düşünmüyorum. Zaten benim vergilerimden kesilen param ile çocuklarıma kitap vermiş. Çok mu? Bundan öncekiler vermemişti ama. O şekilde bakarsak buna da şükür. Kötünün iyisi.

Ben denizciyim. Yeni çıkarılan çalışma yasası ile birlikte benim denizde yıpranma payı hakkın, kıdem tazminatı hakkım elimden alındı. Bu hak kimlere mi verildi? Gazeteciler ( magazin muhabirleri ve spor muhabirleri dahil ), milletvekilleri ( malum mecliste çok ağır şartlarda milletin anasını ağlatıyorlar)
Diğer birçok meslek gurubuna da iade edildi tekrardan.

Benim çalışma şartlarım mı? Kontratlarımız minimum 4 veya 5 ay. Uluslararası denizlerde, bu süre zarfında genellikle ülkeye dönmeden, şanslı isek haftada birkaç dakika ev ile telefonda konuşabiliyoruz. Kısacası evimize dönmemiz 5 ayı buluyor. Gemide mesai saati de yok. Gece arıza olursa in, bakımlarını yap. Sağlık?Kalp krizi mi geçirirsin. Vade yetmiş. Hemen kokmaman için buzluğa atılırsın. Parmak mı kopar? Sağlık zabiti ( genelde bu tarz işlere 3. kaptan bakar) tendon veya damar kesisi yoksa sutur işlemine başlar. İğnelerini yapar falan filan.

Sayın KAOS hocamıza vatandaş olarak kızgınlığımız da bu nedenledir belkide. İşin ayrıntısını şüphesiz kendisi bilir. Sonuçta 10 lira kazanmak varken neden 8 lira kazansız? Herkesin kendi planı vardır. Ama hocam hasta psikolojisini çok iyi bilir. Bazı meslekler vardır ki, maddiyat kesinlikle düşünülmemeli, vicdan işi yapılmalıdır. Üniversite sınavında Tıp yazmayıp denizcilik yazmamın en büyük sebebi de budur. Benim duygusallıktan çok o an için paraya ihtiyacım vardı. Tıp yazsaydım da çok güzel paralar kazanabilirdim ama dedim ya vicdan. Bir doktorun aklına para girdi mi o kişi bana göre doktor değil KASAP oluveriyor.
O 4 profesörünüz ile 1 doçentinizin gittiği hastahanede 2005-2006 yılından birinde kontrol amacı ile gittiğim bir muayenede mitral kapak fonksiyon bozukluğundan dolayı hakkımda acil ameliyat kararı alındı. beta bloker, aspirinler verildi. Dünyam başıma yıkıldı, meslek hayatım bitti.Ameliyat için okuldan ilişiğimi kesmeye istanbula döndüm ve okulumun ısrarı üzerine Siyami Ersek Hastanesine kontrole gittim. Oradakiler de doktor. Kahkahalar, gülmeler, Sivas hekimleri ile dalga geçmeler neler neler. Hatta benden EKO sonucumu alıp derslerde herkese göstermek istediklerini söylediler ve hemen verdim.
Bunun suçlusu kim? Benim o birkaç ayda yaşadıklarımın bedelini kim öder?
Şahsi kanaatim sağlık mesleği en ufak maddi çıkarı olmayan insanların yapması gerekli saygın bir meslektir. Beğenmeyen olursa, şüphelenme anında görevi bırakmalılar. Bunu KAOS için veya kendisi gibi düşünenler için demiyorum. Kendileri durumu ortaya koymuşlar. Ama çalışmayanın yerine dışarıdan doktor getirlimesine de kimsenin karşı çıkmaması gerekir. Kim işini iyi yaparsa onunla çalışmak, çalışanın da hakkını vermek gerekir.

amazon10
21.03.2013, 14:29
[QUOTE=aktassa;621705]Doğru şeyleri de görmezden gelmeyelim lütfen.
Çok fazla değil, 10-12 sene öncesini hatırlayın.
Hastanede sabahın 02:00'sinde muayene sırası almak için sıraya giren insanlar yok muydu?

iyide aktassa bu dediğinin abartılacak hiç bir yanı yok internet çağına girdik önceden olmadığından öyleydi.

aktassa
21.03.2013, 16:34
2002de internet yok muydu?
Devlet daireleri kullanamaz mıydı?
Özel sektörün yaptığını devlet kurumları neden yapmadı?

Bu arada bahsini ettiğim şey de MHRS değil.
SSK sisteminin ta kendisi.

amazon10
22.03.2013, 16:04
iyide diyorsun sabahın ikisinde sıraya giren insanlar 2002 de kaç kişinin evinde bilgisayar vardı onu geç kaç kişinin evinde internet bağlantısı vardı ayrıca özellerde bu kadar revaşta değildi.
sadece internet başka hiç bir özelliği yok

aktassa
23.03.2013, 11:33
Sayın amazon.
2002 yılında her evde internet olmasa bile bugünden fazla sabit telefon olduğu kesin.
Konumuzu sadece MHRS olarak anlamayın sistemin geneli diyorum siz inatla Randevu Sistemine çekiyorsunuz. Peki öyle ise. Ona da cevap vereyim. Merkezi Hastaneler Randevu Sistemi sadece internet ile çalışan bir sistem değil. Taktir edersiniz ki hastanelerimizi kullanan vatandaşlarımızın çoğunluğu 50 yaş üstü insanlardan meydana geliyor ve bunlardan aktif bir bilgisayar kullanımı beklemek de bencillik olur.
O nedenle bu sistemin internetten başka diğer bir ayağı daha var.
182 numarası.
Evet. İnternete gerek yok. Ahizenizi kaldırıyorsunuz ve 1-8-2 tuşlarına basıyorsunuz. Sizin yerinize sıra alma işlemini karşıdaki görevli devlet dairesinin internet bağlantısı üzerinden yapıyor. 2002 de telefon da yoktu demeyin sakın.

Ama en başında dediğim gibi olay sadece randevu alma sistemi değil. Sağlık sisteminin kendisi. Bir MR için 8-9 ay sıra verilen hastanede birden biride ne değişti de hemen yapılıyor bu işlem?
Önceden hak ettiği ilgiyi devlet dairesinden göremeyen bu vatandaş şimdi hastahanelere girince birden karşısına Hasta Hakları konulu uyarılar ve hastahanenin hasta hakları birimini görebiliyorsa ne değişti birden de bunlar oldu?
2000 senesi ile 2013 senesinde ne oldu da davranışlar değişti?

amazon10
23.03.2013, 11:45
sen şimdi 182 hattının internet çağı ile alakası yok mu diyorsun :))) sadece telefonmu diyorsun :)))

aktassa
23.03.2013, 11:57
Nasıl? Senin olduğun yerde 182 yi araman için internet bağlantısı mı gerekli?
Ahizeni kaldırıp 182'yi tuşladığında birden televizyonunuzda " İnternet bağlantınız olmadığı için u aramayı gerçekleştiremezsiniz " mi diyor yani.. ehehheuuhuhuu. :d

2002 de evlerde yaygın olmayan, her köşe başında internetkafelerin olduğu mekanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti Resmi kurumlarında internet yok mu diyorsun?

amazon10
23.03.2013, 12:17
hiç aradın mı aktasa allah aşkına telefona çıkan nerden biliyor acaba hangi hastanede ne zamana randevu var diye bu bağlantıyı az bekle bir arayım sorayım mı diyor biraz mantıklı düşün hala üsteliyorsun.

aktassa
23.03.2013, 12:32
Sayın amazon.
Eşim hamile.
Her ay düzenli kontroller için sıramızı bu şekilde alıyoruz.
Mantıklı düşünmesi gereken sensin.
Bana 182 çağrı merkezi teknolojiyle gelişti diyorsun oysa o teknoloji zaten vardı.
155 ne? 112 ne? 110 ne?
Onları geçtim. 444 lü hatlar ne zamandır var? Mantıktan bahsederken lütfen önce kendiniz kullanın.
Muhalefet olmalıdır yapılmalıdır. Ama sizin dediğiniz gibi mantıklı olanı.
Özel sektör çağrı merkezlerini 10 yıldan fazladır kullanıyor. Koskoca Devlet nasıl bunu kullanamaz? Bunu yapamamasının sebebini teknoloji çağına bağlamak ortaçağda yaşamak gibidir. Bunun eğer ülkede örnekleri varsa ve bunu özel sektör yapabiliyorsa devlet neden yapamadı? O zaman suçu teknolojinize değil, o zamanki idarecilerinize atacaksınız.

Devlet dairelerindeki yolsuzlukları da biliyoruz. Şimdi yapılmıyor mu? Alası yapılıyor. Eee. Fark ne?

amazon10
23.03.2013, 13:01
hala dediğimin arkasındayım örnek verdiğin telefon hatları ile 182 nin işleyiş şekli bir değil. tek numara ile devlet hastanelerinden randevu alınıyordu ama sadece aradığın hastaneden 182 öyle değil tamamen internete bağlı bir sistem.

aktassa
23.03.2013, 13:32
O zaman isin icinde birisi olarak 155 cagri merkezinin calismasini ogrenmenizi onereyim.
Keza verdiginiz adrese en yakin saglik merkezinin uygun saglik ekibini fifty adrese gonderen 112 de oyle.
10 sene once de Devlet kurumkarimiz internet kullaniyordu. Hala Bunda sacma bir direnise gecmeniz sizi komik duruma dusuruyor inanin.
Yoksa siz ptt havalesi yapmadiniz mi?

182 ile turkiyenin neresinde olursaniz olun, her hastaneden randevu alabilirsiniz.
Oysa sizin savundugunuz hastanenin telefonundan ayri ayri aramak sizcede kullanissiz degil mi?
Guzel. Sivastaki hastaneleri ezberleyin. Tatilde aydindasiniz. Cocugunuz rahatsizlandi. Sivastaki hastanedende orasi icin sita aliyormusunuz? Hala evet derseniz zaten size yapilacak Cok set yok. Makin yobazligin tedavisi Zor.

Defalarca soylememe ragmen de anlamamakta inat ettiginiz konu Su ki;
Olay MHRS degil. Sistem.
Emniyettede sistem. Postanedede sistem. Sgk da da sistem.

Bu arada oneri.
Gururunuzu yenerseniz intranet sistemini de arastirin derim.
Internet degil.

Cley
23.03.2013, 17:31
Adam dağda odun kesiyormuş.. Yanına bir kasabalı gelmiş..Kolay gelsin dayı..
Bunları nerde ve kaça satıyon der..
Oduncu.. burdan kasabaya iniyom..dolaşarak satıyom, 10 liraya der.
Peki Dayı...kasabayı iyi biliyon mu.? Evet.. der oduncu..
...Camisini biliyon mu..Yanındaki mavi evi biliyon mu...der kasabalı..
Evet iyi bilirim. orası benim yolumun üstü der oduncu.
Peki, Dayı, senden şimdi bir araba odun satın alsam,o mavi eve götürürmüsün.?
Evet der oduncu.
Dayı al şu 10 lirayı, ben senden bir araba odun satın aldım..tamam mı..
odunları bizim eve yani mavi eve götür..
Oduncu tamam der ve 10 lirayı alır..
Kasabalı hemen arkasından ekler..Dayı, şimdi bu satın aldığım odunların yerine
ben arabanın üstüne yatacağım, sen beni götür der...
Oduncu elindeki 10 liraya bakar ve eee..seni eve götürecem de.. peki benim odunumun parası nerde der.
Kasabalı tekrar eder.. ben senden bir araba odun satın aldım,onları istemiyom,
hatta odunları sana verdim, sen odunların yerine beni eve götür der...
Oduncu elindeki paraya bakar ve tekrar..peki seni eve götüreyim ama ya benim odunumun parası.... der
Kasabalı tekrar tekrar anlatır...fakat oduncuda tekrar eder...
Ya benim odunumun parası...Ya odunumun parası.....

amazon10
23.03.2013, 20:02
O zaman isin icinde birisi olarak 155 cagri merkezinin calismasini ogrenmenizi onereyim.
Keza verdiginiz adrese en yakin saglik merkezinin uygun saglik ekibini fifty adrese gonderen 112 de oyle.
10 sene once de Devlet kurumkarimiz internet kullaniyordu. Hala Bunda sacma bir direnise gecmeniz sizi komik duruma dusuruyor inanin.
Yoksa siz ptt havalesi yapmadiniz mi?

182 ile turkiyenin neresinde olursaniz olun, her hastaneden randevu alabilirsiniz.
Oysa sizin savundugunuz hastanenin telefonundan ayri ayri aramak sizcede kullanissiz degil mi?
Guzel. Sivastaki hastaneleri ezberleyin. Tatilde aydindasiniz. Cocugunuz rahatsizlandi. Sivastaki hastanedende orasi icin sita aliyormusunuz? Hala evet derseniz zaten size yapilacak Cok set yok. Makin yobazligin tedavisi Zor.

Defalarca soylememe ragmen de anlamamakta inat ettiginiz konu Su ki;
Olay MHRS degil. Sistem.
Emniyettede sistem. Postanedede sistem. Sgk da da sistem.

Bu arada oneri.
Gururunuzu yenerseniz intranet sistemini de arastirin derim.
Internet degil.

Ne alaka şimdi yobazlık. Ben sana internetle alakası var diyorum sen yok diyorsun nasıl olmaz 112 yide aradık merak etme bu büyük bişey değil abartma. cleyde maydonoz olmuş her zaman ki gibi yerini almış.

Cley
23.03.2013, 20:08
Pardon size karşıt bişey yazınca rahatsız oluyordunuz. Unutmuşum. Promosyonlarınızdan biri gelip sizi destekleseydi maydonoz olmazdı dimi :)

amazon10
23.03.2013, 20:53
Evet sizin varlığınız beni baştan başa rahatsız ediyor.
Burada kimse kimsenin promosyonu olmaz. Tabii siz kendinizi öyle kabul ediyorsaniz o başka :)

amazon10
23.03.2013, 20:58
Intranet: Özünde İnternet teknolojisinin şirket içinde kullanılmasıdır. Sende bir araştır aktasa.

Alibaba58
23.03.2013, 23:17
Pardon size karşıt bişey yazınca rahatsız oluyordunuz. Unutmuşum. Promosyonlarınızdan biri gelip sizi destekleseydi maydonoz olmazdı dimi :)

Yapıcı olup birşeyleri düzelteceğiniz yerde yıkmaya devam ediyorsunuz. Pes doğrusu!!!! Sayenizde sitede kimse kalmadı. Hep ilk sataşan sizsiniz nedense? Kimse kimsenin promosyonu değildir!!!!!!!! Herkesi kendinizle karıştırmayın. :mad:

Cley
24.03.2013, 10:19
Senin arkadaşın bana maydonoz yazınca bişey yok. Ben promosyon yazınca atlamıssınız yine. Takipte olduğunuzu biliyoruz. Böyle durumlarda atlamak için hazır bekliyorsunuz

KAOS
24.03.2013, 19:39
Açıklamamı ciddiye alıp değerlendirenlere teşekkürü borç bilirim.
Bir meslek grubu olarak formu meşgul ettiğim için ise özür dilerim.

Üniversite hastanesinde olacaklar için uyarımımı da yaptım. Sonuçta serbest piyasa ya, arz talep ya. Bizi tercih etmemeniz size kalmış. Çok ulu başbakanımızın emirleri ile bir sürü alternatif var nasıl olsa.
Her meslek grubu gibi bizde hakkımızı istiyoruz.

Beni anlamaya çalışmak yerine zehirlerini akıtanlarınlara, okuduğunu anlamayanlara, anlayıp ta inada verenlere Allah'dan akıl ve insaf dilerim.

Sağlıcakla...

KAOS
24.03.2013, 20:04
Sayın KAOS hocamıza vatandaş olarak kızgınlığımız da bu nedenledir belkide. İşin ayrıntısını şüphesiz kendisi bilir. Sonuçta 10 lira kazanmak varken neden 8 lira kazansız? Herkesin kendi planı vardır. Ama hocam hasta psikolojisini çok iyi bilir. Bazı meslekler vardır ki, maddiyat kesinlikle düşünülmemeli, vicdan işi yapılmalıdır. Bir doktorun aklına para girdi mi o kişi bana göre doktor değil KASAP oluveriyor.

Nedenmiş o? 6 yıl oku, 6 yıl ihtisas yap, iki sene mecburi hizmet yap, ömrünü çürüt, gecen gündüzün olmasın ama bu kadar emeğin karşılığını isteyince kasap mu oluyoruz. Teessüf ederim.

Ama diğer taraftan diyorum ki bende işte: bu sistem gerçekten hekimle hasta arasına para sokmak üzerine dönüyor, sadece hakkını isteyen inatla muayenehane açmayan, özel hastanelere geçmeyen hekimleri iyice zor duruma düşürerek onları iyice madur ediyor, özel hastaneler özendiriliyor. Özel hastanecilikte tek gerçek kardır, bunu çok iyi biliyorsunuz.

O 4 profesörünüz ile 1 doçentinizin gittiği hastahanede 2005-2006 yılından birinde kontrol amacı ile gittiğim bir muayenede mitral kapak fonksiyon bozukluğundan dolayı hakkımda acil ameliyat kararı alındı. beta bloker, aspirinler verildi. Dünyam başıma yıkıldı, meslek hayatım bitti.Ameliyat için okuldan ilişiğimi kesmeye istanbula döndüm ve okulumun ısrarı üzerine Siyami Ersek Hastanesine kontrole gittim. Oradakiler de doktor. Kahkahalar, gülmeler, Sivas hekimleri ile dalga geçmeler neler neler. Hatta benden EKO sonucumu alıp derslerde herkese göstermek istediklerini söylediler ve hemen verdim.
Bunun suçlusu kim? Benim o birkaç ayda yaşadıklarımın bedelini kim öder?
Şahsi kanaatim sağlık mesleği en ufak maddi çıkarı olmayan insanların yapması gerekli saygın bir meslektir. Beğenmeyen olursa, şüphelenme anında görevi bırakmalılar. Bunu KAOS için veya kendisi gibi düşünenler için demiyorum. Kendileri durumu ortaya koymuşlar. Ama çalışmayanın yerine dışarıdan doktor getirlimesine de kimsenin karşı çıkmaması gerekir. Kim işini iyi yaparsa onunla çalışmak, çalışanın da hakkını vermek gerekir.

Bu örneğinizi üç yönden değerlendirmeliyim..

1. İşte özel hastanecilik. Özel hastanelerde amaç sadece kar etmek olduğundan hekim arkadaşlar gerekli gereksiz herkese ameliyat öneriyorlar. Özel hastanelere karşı olma sebebimiz bundandır. Hükümet ise ısrarla üniversite ve devlet hastanelerindeki arkadaşları zorluyor, İstanbul'da mantar gibi özel hastane açılıyor, buralarda neler yapılıyor sanıyorsunuz?
Sağlık alanında gidişat inanın çok kötü, iyi otelcilik hizmetleri ve görsel bazı düzenlemeler sizin gerçek sağlığınızdan daha mı önemli.

Sizin buradaki özel hastanede karşılaştığınız cicilik bicilik boşu boşuna ameliyat olmanıza değer mi?

2. Tıpta her zaman hata payı vardır, insanın olduğu yerde her zaman hata vardır, çok az olmalıdır ama her zaman vardır.

3. Her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de dalkavuklar, beceriksizler ve vicdansızlar vardır. Bunların varlığı diğer tüm mesleklerde olduğu gibi genelleme yapılmasını gerektirmez.

Alibaba58
24.03.2013, 20:41
Senin arkadaşın bana maydonoz yazınca bişey yok. Ben promosyon yazınca atlamıssınız yine. Takipte olduğunuzu biliyoruz. Böyle durumlarda atlamak için hazır bekliyorsunuz

Önemli olan ilk başlatan kim ben ona bakarım yalnız bu konuda değil her konuda böylesiniz ilk başlatan siz oluyorsunuz sonra zeytinyağı gibi üste çıkıyorsunuz. Takipte falan değilim istediğim zaman girerim siteye sizden izin alacak değilim. Eğer bir haksızlık varsa bunu açık açık yazarım kimseden korkum yok. En azından sizin takipçiniz olmayacağım kesin.

aktassa
25.03.2013, 23:42
Nedenmiş o? 6 yıl oku, 6 yıl ihtisas yap, iki sene mecburi hizmet yap, ömrünü çürüt, gecen gündüzün olmasın ama bu kadar emeğin karşılığını isteyince kasap mu oluyoruz. Teessüf ederim.

Ama diğer taraftan diyorum ki bende işte: bu sistem gerçekten hekimle hasta arasına para sokmak üzerine dönüyor, sadece hakkını isteyen inatla muayenehane açmayan, özel hastanelere geçmeyen hekimleri iyice zor duruma düşürerek onları iyice madur ediyor, özel hastaneler özendiriliyor. Özel hastanecilikte tek gerçek kardır, bunu çok iyi biliyorsunuz.



Bu örneğinizi üç yönden değerlendirmeliyim..

1. İşte özel hastanecilik. Özel hastanelerde amaç sadece kar etmek olduğundan hekim arkadaşlar gerekli gereksiz herkese ameliyat öneriyorlar. Özel hastanelere karşı olma sebebimiz bundandır. Hükümet ise ısrarla üniversite ve devlet hastanelerindeki arkadaşları zorluyor, İstanbul'da mantar gibi özel hastane açılıyor, buralarda neler yapılıyor sanıyorsunuz?
Sağlık alanında gidişat inanın çok kötü, iyi otelcilik hizmetleri ve görsel bazı düzenlemeler sizin gerçek sağlığınızdan daha mı önemli.

Sizin buradaki özel hastanede karşılaştığınız cicilik bicilik boşu boşuna ameliyat olmanıza değer mi?

2. Tıpta her zaman hata payı vardır, insanın olduğu yerde her zaman hata vardır, çok az olmalıdır ama her zaman vardır.

3. Her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de dalkavuklar, beceriksizler ve vicdansızlar vardır. Bunların varlığı diğer tüm mesleklerde olduğu gibi genelleme yapılmasını gerektirmez.

Hocam. Öncelikle ben size teessüflerimi sunayım isterseniz. Bir akademisyon olarak yazıdaki manayı çıkarabileceğinizi düşünmüştüm. Son cümlemde;
Bir doktorun aklına para girdiğinde demişim. Bir hekime hak ettiği değer verilmemeliyi kesinlikle savunamam ben. Fazlası da verilsin gerekirse. Ama şu ameliyata giresen fazladan bu para, bu operasyonu da yaparsan bu kadar daha fazla para vb. sizce insanlarda hangi olguyu geliştirir? Hepimiz insan değil miyiz? Bakın sizde diyorsunuz. O kadar okumuşken daha fazlasını neden kazanmayayım diye. Demekki kazanmak isteyenlere bu seçenek sunulduğunda bunu en son noktasına kadar değerlendireceklerdir. Haksız mıyım?

Sağlık alanında gidişatın derecesini bilemem. Ben sade bir vatandaş olarak değerlendirdiğimde;
HAstanelerin fiziksel kondisyonunun iyileştiğini,
Hekimlerimizin hastalarına daha ilgili, alakalı davrandığını,
Şikayet sisteminin ( hekim şikayet bakımından değil, hastalığın tekrarı konusunda ek yardım bakımından ) geliştirildiğini görüyorum ve her ne kadar iktidar partisinin genel hallerini sevmesem de bunlar artı hanesine yazdırdığı kanaatindeyim.
Objektif olarak eksi hanesine ekleyeceklerim ise;
muayene sonrasında eczanelere ödediğimiz muayene hizmeti ücretleri. Madem ücret ödüyorum, neden devlet hastanesine gidiyorum. Adı devlet hastanesi olan bir kurum, zorunlu vermesi gereken sağlık hizmetinden nasıl olur da para tahsilatı yapar. Kısa bir hesaplama ile buradan hergün epey bir para tahsilatı yapılmakta. Hangi hizmetlere harcanır vs. vs.


Verdiğim örneğe yaptığınız değerlendirmeye de tekrar vatandaş gözü ile bakacak olursak;
2- Tıptaki hata payı elbette kabul edilebilir bir durumdur. İşleyen bir sistemde hata da yapılır. Ama sırf para için, tespit edilmesi eldeki imkanlarla çok basit olan HAYATİ bir durum söz konusu olduğunda, ciddi bir kalp ameliyatı gerektiğinde de bunun sadece 1 kişinin insafı ile yapılması ne derece kabul edilebilir acaba? ( Tıp alanında öyle mi bilemem ama ben bir mühendis olarak gemimdeki bir makinenin ciddi olarak arızalandığını düşününce bile o makineyi açmadan önce benden tecrübeli bir amirden de bakmasını isterim. Sonuçta yapacağımız hata hayati olmasa bile ciddi mali kayıplara sebep olacak. Cansız bir makine için bile defalarca testler ve analizler sonucunda yapılacak olan operasyonun insanlar için yapılması sadece çok az bir hata payı ile mi yoksa vicdan ile mi açıklanmalıdır?Tekrar edeyim ki sonra tekrar suçlu duruma düşmeyeyim. Burada kesinlikle sizden söz etmiyorum! Ama bu da bu insanların olmadığı anlamına gelmez.)

3- Her meslekte olan dalkavuklar, vicdansızlar olduğu da doğru. Ama ben özellikle hekimliği öyle sıradan bir meslek dalı olarak görmediğimden dolayı bu durumları doktorlarımız için yakıştıramıyorum. Bence diğer mesleklerden çok daha ulvi, değerli bir meslek. Dolayısı ile bu işi icra edecek kişiler de ona uygun davranmalı, meslek etiklerini çiğnememeli, çiğneyenlerin tespit edildiği durumlarda meslek odaları bu şekilde bu mesleği küçülten insanları gerektiği şekilde en ağır ceza ile cezalandırmalıdır. Yoksa yapılan bir haksızlığa sessiz kalmak, o suça ortak olmak gibidir benim gözümde. ( Sen önce kendi mesleğine bak derseniz, benim mesleğimde yapılan bir hatanın tekrarlanması, veya bir mühendisin şirket nezdinde kötü şekilde isminin çıkması deport tabir edilen gemiden kovulması ile ve şriketler arası kara listeye alınması ile sonuçlanır ki bu da bir daha denizcilik piyasasında KESİNLİKLE çalışamaması anlamına gelmektedir.)

1. açıklamanıza da gelecek olursak belki kötü bir benzetme olan KASAP benzetmeme verdiğiniz cevap da ortada.Nedenmiş o? 6 yıl oku, 6 yıl ihtisas yap, iki sene mecburi hizmet yap, ömrünü çürüt, gecen gündüzün olmasın ama bu kadar emeğin karşılığını isteyince kasap mu oluyoruz.
Emek karşılığı zaten en başında belli değil miydi?Belliydi.Daha fazlası? Tamam hak ediyorsunuz elbet. O da özelde veriliyor. Ama onu da almak için haksız yere insan duyguları ile oynanması?Etiklik? Kafam karışıyor.

Doktorluk zor meslek, keşke her mesleğe hakları verilse. Ama en azından sizin için eğri, doğru çözümler aranılıyor. Ben mesleğe girdiğimde denizde çalıştığımdan dolayı yıpranma payı hakkım vardı. İşe başladım, 5 yıldır çalışıyorum. Birden benden yıpranma payımı aldılar. Kime verdiler biliyor musunuz? Magazin muhabirleri, spor muhabirleri de dahil gazetecilere, bütün gün mecliste kavga eden vekillerimize falan. Onlar benden daha fazla yıpranıyorlarmış. Devlet gemisi de yok çalışacağımız. En küçük kazada hem sağlığımızdan, hem işimizden de oluyoruz artık.

İnşallah yanlış anlaşılmalara da mahal vermem ve bahsettiğiniz zehirini akıtanlar gurubuna beni katmamış olmanızı isterim.

Saygılarımla.

KAOS
26.03.2013, 12:47
İnşallah yanlış anlaşılmalara da mahal vermem ve bahsettiğiniz zehirini akıtanlar gurubuna beni katmamış olmanızı isterim.

Saygılarımla.

Dikkat kesilip, kafa yorup, yorum yaptığınız için teşekkür ederim. Tabi ki sizi kast etmedim.
Onlar kendilerini biliyorlar.

amazon10
26.03.2013, 14:29
Napalim bilelim o zaman kendimizi özür dilerim konuyu saptırdığım için.