![]() |
--->: -->: --->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=serrrkan;266042]memo siz gurbetçilerimiz için temmuz-ağustos arası yapmaya karar verdik...
yamtar abi 13-45 yaş arası her isteyen gelebilir.çok fazla büyük biri olursada hakemlik teklifi sunacağız...:)[/QUOTE] Serkan o zaman ben kenarda oturacağım çünkü benim yaş pıroblemim var hakemlik de bana göre değil.Altundaş abim hakem olsun içimizde en adil insan ben onu görüyorum adil kararlar vereceğine eminim.Bende seyirci olurum.Herkese selamlar. |
-->: --->: -->: --->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=dark_yamtar58;266043]Serkan o zaman ben kenarda oturacağım çünkü benim yaş pıroblemim var hakemlik de bana göre değil.Altundaş abim hakem olsun içimizde en adil insan ben onu görüyorum adil kararlar vereceğine eminim.Bende seyirci olurum.Herkese selamlar.[/QUOTE]
ayıp ettin abi tamam yaş sınırını kaldırıyoruz.kambersiz düğün.yamtar abisiz halısaha maçı olmaz:) selametle |
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=dark_yamtar58]Memo halı saha maçında bende oynamak istiyorum yaş sınırı var mı.[/QUOTE]
[B]Estafurllah bekir abi yas siniri olurmu hic buyur gel seni hakketen görmek cok güzel olur herkesi görmek güzel olur. Temmus-agustos arasi bi tarih ayarlasak zaman nerdeyse yaklasti serrrkan.[/B] ________________ |
-->: --->: -->: --->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=dark_yamtar58;266043]Serkan o zaman ben kenarda oturacağım çünkü benim yaş pıroblemim var hakemlik de bana göre değil.Altundaş abim hakem olsun içimizde en adil insan ben onu görüyorum adil kararlar vereceğine eminim.Bende seyirci olurum.Herkese selamlar.[/QUOTE]
abi şaka yaptık yav alınmadın değilmi!____________ |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
adıslı abim cevap yaz.alınmadın değilmiiii
|
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
alooooooo yamtar abey nerelerdesin.iice küstün heralde.......
|
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]Serrrkan abi su tarihi biran önce ayarliyalimda sivasspor.com'da actirdinmi konuyu yoksa ?. [/B]
________________ |
-->: --->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=58memo;266098][B]Serrrkan abi su tarihi biran önce ayarliyalimda sivasspor.com'da actirdinmi konuyu yoksa ?. [/B]
________________[/QUOTE] yok gardaş nerdeeee.kmsenin umrunda değil... eyüphana ulaş bu foruma gelsn.halledelim.onun üyeliği var sivasspor.com da |
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]Tmm ben eyüphan kardesimize bi ulasiyim ozaman. [/B]
________________ |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
tamam gardaş.eyvAllah..................
|
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]Tmm mesaji gönderdim ve simdiden katilanlar yani sen ben ve onun isimlerini yazdim insallah acar konuyu.[/B]
________________ |
-->: --->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=58memo;266113][B]Tmm mesaji gönderdim ve simdiden katilanlar yani sen ben ve onun isimlerini yazdim insallah acar konuyu.[/B]
________________[/QUOTE] memo gardaş sen hangi köylüydün??? |
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]Ben sivas-yidizeli büyükakören köyündenim serrrkan abi.[/B]
________________ |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
hımm izne gelince merkezdemi kalıyon?.......
|
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]Evet abi merkezde kaliyom. 20 gün sivas 10 gün köyde. [/B]
|
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
hangi mahallede kalıyon????????????
buluşak sivasın altını üstüne getirek bi samet,sen,ben, mustafa çok iyi bir 4lü oluruz:D |
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]Tmm abi olur birgüb bulusalim.[/B]
________________ |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
bilal reis özlettin kendini ha....................
|
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
SELAMÜNALEYKÜM DOSTLARIM
HEPINIZE HAYIRLI GECELER DILIYORUM YA BIR MAC TUTTURMUSSUNUZ YAS SINIRI FELAN OLAYIN ASLI NEDIR BEN ANLIYAMADIM YAZINDA OKUYALIM |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
abdullah abi sivaslılar.net ailesi olarak bir halısaha maçı yapmak istiyoruz.mevzuu bu
dark_yamtar abiyede şaka yaptık yaş sınırı diye.yaş sınırı falan yok yani.sen bu yıl geliyonmu izne? |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
Kendisine saldıranları, halkın da izleyeceği bir tartışmaya davet eden Eygi, “Temiz Müslümanların Amerika ve İsrail’le iş birliği yapması mümkün müdür?” diye yazdı.
Cevap bekleyen sorular Eygi, diyalogculara şöyle seslendi: “BOP, bir Müslüman’ın kabul edip destekleyeceği bir proje midir? Amerikan ve Yahudi parasıyla İslâm’a hizmet edilebilir mi?” İşte atıfda bulunduğu ayetler Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar... Eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır. (Bakara Suresi 120) Ey inananlar! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. (Maide Suresi 51) Diyalogcuları kızdırdı Kur’an-ı Kerim’den yola çıkarak, kafirleri dost edinenleri eleştirdiği için diyalogcuların hedefi haline gelen Milli Gazete yazarı Eygi, kendisine kızanları yerden yere vurdu Haber : Fatih ERBOZ Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in Türkiye ziyareti esnasında, Kur’an-ı Kerim’den yola çıkarak, “kafirleri dost edinenler” ile “dinde reform sapıklığına düşenleri” eleştirdiği için diyalog yanlısı Ilımlı İslamcıları fena kızdırdı. Eygi, “Bana Niçin Öfkeleniyorsunuz?” başlıklı dünkü yazısında, “Bana kızıp köpürmekle, sövüp saymakla yanlış inançları doğrulamak mümkün mü” diye sordu. İşte Eygi’nin yazısından önemli satırbaşları: “Siz Müslüman, ben Müslüman ve siz bana çok kızıyor, köpürüyorsunuz. Acaba bu öfkenin sebepleri, gerekçeleri nedir? Kur’ân’a, Sünnete, Şeriata, fıkha, ahlâk-ı İslâmiyeye aykırı bir şeyler mi yazmışım?.. Hayır, böyle bir şey yok... Olursa ve uyarılırsam hemen hatâmı kabul ederim. ”...Bana şu sebeplerden dolayı kızıyormuşsunuz: * Siz, Hz. Muhammed Aleyhisselamı, Kur’ân-ı Kerim’i, İslâm dinini inkar eden kafirlerin ehl-i necat (kurtuluş ehli) ve ehl-i cennet olduğuna inanıyormuşsunuz; ben ise bu inançların İslâm ile, Kur’ân ile, Sünnet ile bağdaşmadığını yazıyormuşum. Böylece size ve “dostlarınıza” zarar veriyormuşum... * Para, madde, dünya konusunda yazdıklarım dolaylı olarak sizi rahatsız ediyormuş... Bu sebeplerden ve gerekçelerden dolayı rahatsız olup bana düşmanlık ediyorsanız ben ne yapabilirim? Sapık inançlara vurgu Doğrudan doğruya yapmadığım, isim vermediğim, şahsîleştirmediğim anonim tenkitlerim dolayısıyla kimseden korkacak ve çekinecek değilim. Bunları iyilik için, salâh için yapıyorum. Yanlışım varsa açık imza ve adres, telefon numarası vererek gerekçeli şekilde yazın, çok uzun olmamak şartıyla bu sütunlarda basayım. Lütfen şu sorularıma cevap veriniz: * Siz, Teslis’e inananlarla, Müslümanların Allah inancı birdir diyorsunuz. Bu görüşünüz ve inancınız İslâm’a tamamen zıttır. Kur’an-ı Kerim’de Teslis inancının yanlış olduğu sarih şekilde beyan buyrulmuştur. * Bir kimse, Peygamberimizin risâletini, davetini, Kitabını, dinini duysa, öğrense, bilse ve bunlara iman etmese, İslâm’ın öğretilerine göre o kişi ehl-i necat ve ehl-i cennet olmaz. Bana kızıp köpürmekle, sövüp saymakla yukarıda açıkladığım yanlış inançları doğrulamak mümkün müdür? Bu konularda yanlış düşünmediğinizi, sapık inançlar sergilemediğinizi, gücünüz yetiyorsa ispat edin. Mümkün değil ispat edemezsiniz. Çünkü bunlar Yüce İslâm dinine zıt bozuk inançlardır. Yarın, ahiret aleminde Yüce Huzurda ne cevap vereceksiniz. Açıkoturum çağrısı Allah, Kitabı’nda tek hak dinin İslâm olduğunu beyan buyuruyor, siz ise üç hak İbrahimî din bulunduğunu söylüyorsunuz. İslâm dünyasının icazetli büyük fakihlerine, müftülerine, allamelerine sorunuz. Bakalım ne diyecekler? Bozuk inançlar sergileyen Diyalogcular niçin, bütün milletin seyredeceği bir açık oturuma katılmıyorlar? Böyle bir toplantı yapılmasını defalarca teklif ettim. Gündemi daha önceden belli olacak. İhtilâflı/tartışmalı konular açık seçik yazılacak. Öyle mugalata yapmak, havanda su dövmek, lastikli konuşmak yok. Dinde reform isteyenleri eleştirmişti Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, 15 Mayıs 2008’de, “Kur’an, sünnet ve icma yolundan ayrılmayalım dinde yenilik ve reform tuzağına düşmeyelim” başlıklı yazısında, “ılımlı İslam” projesine öfke yağdırmıştı. İşte Eygi’nin, AB’cileri tenkit ettiği o yazısından bazı önemli satırbaşları:“... Zındıklık komiteleri dini bozmak, yeni bir İslâm türetmek için seferber oldular. Sapıklıklar, bid’atler aldı yürüdü. ...Sapıklık o derecelere vardı ki: * Tevhid ile Teslis birdir diyenler çıktı. * Resûlullah Efendimizin risaletini, dinini, Allah katından getirdiği Kitabı inkar edenler ehl-i necat ve ehl-i cennet ilan edildi. * Din kardeşlerine düşmanlık edenler, kafirleri dost ve velî edindiler. * Kafir rüesasının ayaklarına, huzurlarına gidilip arz-ı ubudiyet edildi. * Kur’an-ı Kerim’in kesin hükmüyle, Allah katında tek geçerli ve makbul din İslâm iken, ’ibrahimî dinler’safsatası ile üç hak din bulunduğunu iddia edenler çıktı. * İslâm mukaddesatı dünyevî ve nefsanî şehvet ve ihtiraslara alet edildi. Din ticareti, mukaddesat bezirganlığı yapıldı.... Böyle bir fesat zamanında akıllı ve vicdanlı Müslüman ne yapacaktır? Yapılacak şeyler şunlardır: Kâfirleri dost ve velî (idareci) olarak kabul etmemek. Dinde reform sapıklığına ve küfrüne asla iltifat etmemek...” 22/05/2008 23:04 4633 defa okundu SIZLERLE BU YAZIYI PAYLASMAK ISTEDIM MILLI GAZETE YAZARI SEVKET EYGI EFENDINI YAZISI |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
abdullah abi nerelerdun buluyon bu haberleri yav.valla helal olsun
|
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]serrrkan abi nasilsin gecmis olsun, iyilestinmi anlat nasil gecti.[/B]
________________ |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
eyvallah mehmedim. iyiyim çok şükür.2 gün sonra üstüne basmaya başlayacam.1 hafta sonrada düz koşu.sonra futbola dönebileceğm inş.
senden ne var ne yok_? |
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[B]Cok iyi abi bu iyi haberi aldim ya dahada iyi oldum bende napiyim 1 ay kalde izine gelmeme onun hazirligini yapiyom.[/B]
________________ |
-->: --->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=58memo;266630][B]Cok iyi abi bu iyi haberi aldim ya dahada iyi oldum bende napiyim 1 ay kalde izine gelmeme onun hazirligini yapiyom.[/B]
________________[/QU MEMO SEN NERDESINKI KARDES SENDE YURT DISINDAMISIN ALMANYA FELANMI IZINE AZ KALDI FELAN YAZMISSINDA SELAMLAR |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
]eyvallah mehmedim. iyiyim çok şükür.2 gün sonra üstüne basmaya başlayacam.1 hafta sonrada düz koşu.sonra futbola dönebileceğm inş.
senden ne var ne yok SERKAN GECMIS OLSUN KARDES NEYIN VARDI AMALIYAT FELANMI OLMUSTUN VALLAHA DAHA YENI HABERIM OLDU MEMO NUN SANA YAZDIGI MESAJI OKUDUM ORDAN HABERIM OLDU |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=abdullah58;266958]]eyvallah mehmedim. iyiyim çok şükür.2 gün sonra üstüne basmaya başlayacam.1 hafta sonrada düz koşu.sonra futbola dönebileceğm inş.
senden ne var ne yok SERKAN GECMIS OLSUN KARDES NEYIN VARDI AMALIYAT FELANMI OLMUSTUN VALLAHA DAHA YENI HABERIM OLDU MEMO NUN SANA YAZDIGI MESAJI OKUDUM ORDAN HABERIM OLDU[/QUOTE] EYVALLAH ABİCM ALLAH RAZI OLSUN. UFAK Bİ SAKATLIK DİYELM ABİ.BUNADA ŞÜKÜR BETERİN BETERİDE VAR. |
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
HAYIRLI GECELER BEYPINARLI HEMŞEHRİLERİM
|
--->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
ABDULLAH GARDAŞ ELLERİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL OLMUŞ BU YAZI O İNSANLARA ŞUNU DEMAK LAZIM HZ MEVLANANIN SÖZÜ
YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL YADA OLDUĞU GİBİ GÖRÜN BAŞKA NE DİYELİM BİLMEMKİ |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
SIRA MİLLETE GELİNCE TEKLEDİ
Başbakan Tayyip Erdoğan, GAP Eylem Planı’nı açıklamak için geldiği Diyarbakır’da “Türk milleti” demedi! Beraberindeki bakanlarla adeta şov yapan Erdoğan, “Hatırlarsanız, ısrarla vurgulamıştım. Neydi o? Biz hep tek vatan dedik, tek bayrak dedik, tek devlet dedik ve yola böyle çıktık” dedi. Kürtçe yayın müjdesi verdi! Oysa Erdoğan, kullandığı seçim afişlerinden Rize ve Tunceli’deki konuşmalarına kadar ’tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek millet’ vurgusu yapıyordu. Erdoğan, her nedense Diyarbakır’da “tek millet-Türk milleti” demedi. Başbakan bunun yerine bir müjde verdi: TRT, Kürtçe yayın yapacak. Acaba 3 haftada ne değişti? Daha 3 hafta önce memleketi Rize’de konuşan Erdoğan, şu ifadeleri kullanmıştı: Yola çıkarken ne dedik? Tek millet dedik. Tek bayrak dedik. Tek vatan dedik. Tek devlet dedik. Aynı hızla yolumuza devam edeceğiz. El ele olacağız. Omuz omuza olacağız. Durmak yok, yola devam diyeceğiz. ‘Türk Milleti’ diyemedi Rize’de hemşehrilerine hitap ederken, ’tek millet’, ’tek vatan’ ve ’tek bayrak’ edebiyatı yapan Başbakan, Diyarbakır’da tekledi: Tek vatan, tek bayrak, tek devlet Haber :Selda Öztürk KAY Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de dilinden düşürmediği ’Türk Milleti’ni Diyarbakır’da unuttu. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, ’vatan’, ’bayrak’ ve ’devlet’ten söz etti, ancak “Türk Milleti” diyemedi. Hükümetin 6 aydır hazırladığı ve yaklaşık 28 milyar YTL’lik büyüklüğe sahip olan GAP Eylem Planı’nın ayrıntılarını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır’da açıkladı. Erdoğan, projeyle birlikte 3.8 milyon kişiye iş sağlanacağını, 1.8 milyon hektar alanın suya kavuşacağını, bölgede kalkınma ve cazibe merkezleri kurulacağını söyledi. Erdoğan, GAP yeni eylem planının Türkiye için yeni bir milat, yeni bir dönüm noktası olacağını kaydetti. Diyarbakır’da unuttu GAP eylem planının, yüzyılın en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biri olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Hatırlarsanız, biz bu yola çıkarken yaptığım konuşmada da ısrarla vurgulamıştım, bu yola çıkarken bir şey söyledim. Neydi o? Biz hep tek vatan dedik, biz tek bayrak dedik, biz tek devlet dedik ve yola böyle çıktık” dedi. Rize’deki milleti Diyarbakır’da unutan Erdoğan, yapılacak yeni düzenlemeyle TRT’nin bir kanalının, bundan böyle bölgedeki dilleri sürekli olarak anons eder hale geleceğini kaydetti. Yine Alaska’yla karıştırdı AKP Kadın Kolları’nın Ankara’da düzenlenen kongresinde yaptığı konuşmada Türkiye ile Alaska’yı karıştıran Erdoğan, bu gafını Diyarbakır’da da tekrarladı. Doğu’da sancısı tutan kadınlar için “köpeklerin çektiği kızak” örneğini veren Erdoğan, “Bir hamile kardeşim o sancılı döneme girdiğinde hastaneye gidebilmek için televizyonlarda hep görürdük, köpeklerin çektiği kızaklar üzerinde şehre götürülmeye çalışılırdı” dedi. Ancak Erdoğan, köpeklerin Alaska ve Sibirya gibi bölgelerde kullanıldığını, Türkiye’de ise kızakları hasta yakını insanların çektiğini unuttu. Bu arada, salona davetlilerin alınması sırasında AKP’li görevliler ile polis arasında tartışma çıktı. Polis cop kullanarak görevlileri dağıttı. Öte yandan, Başbakan’ı protesto etmek için ellerinde yumarta ve domateslerle bekleyen yaklaşık 50 kişi gözaltına alındı. Rize’de ne demişti? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 9 Mayıs 2008 tarihinde bazı açılışlara katılmak üzere geldiği memleketi Rize’de hemşehrilerine şöyle seslenmişti: “Milletimize sevdamız var. Vatanımıza sevdamız var. Ülkemizde yapacağımız daha çok şey var. Ülkemizin birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Yola çıkarken ne dedik. Tek millet dedik. Tek bayrak dedik. Tek vatan dedik. Tek devlet dedik. Aynı hızla yolumuza devam edeceğiz. El ele olacağız. Omuz omuza olacağız. Her zamanki gibi daha çok çalışacağız. Durmak yok, yola devam diyeceğiz.” TEPKİ YAĞDI Bölücülük yaptı Başbakan Erdoğan’ın, “tek millet” olgusunu dile getirmemesine tepki yağdı. HYP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan, Başbakan’ın “tek millet” vurgusunu yapmaktan özellikle kaçındığını belirterek “Başbakan adeta DTP’ye ve PKK’ya yaranacak bir konuşma yapmıştır. Erdoğan bölücülük yapmıştır” dedi. İşine gelmiyor Devlet eski Bakanı Prof. Ramazan Mirzaoğlu da, Erdoğan’ın “tek millet” olgusunu es geçmesini “seçim yatırımı” olarak değerlendirdi. Mirzaoğlu, Başbakan’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını işine geldiğinde hatırladığını, işine gelmediğinde ise görmezden geldiğini ifade etti. Yozlaştırıyor Ulaştırma eski Bakanı Prof. Dr. Enis Öksüz ise Erdoğan’ın “Oy uğruna nabza göre şerbet verdiğini” savundu. Başbakan’ın sosyal bilimlerin oturmuş kavramlarını yozlaştırma konusunda “bir numara” olduğunu ileri süren Öksüz, “Başbakan, kavramları birbirine karıştırıyor” diye konuştu. 28/05/2008 00:25 BUYURUN BEYLER BUYURUN DOGUDA -BASKA-BATIDA -BASKA- BIZI KIMLER YÖNETIYOR BUYURUN |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
eeeee siyaset yapıor aklı sıra...
Türk milleti diyince diyarbakırdan gelen oy düşecek! |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
nerdesiniz milleeeeeeeetttt!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
|
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
ADAMLARIN ZIHNIYETINDE VAR
NE MUTLU TÜRKÜM DEMIYORLAR DEDITTIREMEMISLERDI AKILLARISIRA -TÜRK-KÜRT AYRIMI YAPMIYORLAR BU MEMLEKETTE HERKES AMA HERKES ÖVÜNEREK KÜRTTÜMDIYOR NEDEN BASLARIMZ TÜRKÜM DEMIYOR- ALLAHA SÜKÜRKÜ TÜRKÜM NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
[QUOTE=abdullah58;267596]ADAMLARIN ZIHNIYETINDE VAR
NE MUTLU TÜRKÜM DEMIYORLAR DEDITTIREMEMISLERDI AKILLARISIRA -TÜRK-KÜRT AYRIMI YAPMIYORLAR BU MEMLEKETTE HERKES AMA HERKES ÖVÜNEREK KÜRTTÜMDIYOR NEDEN BASLARIMZ TÜRKÜM DEMIYOR- ALLAHA SÜKÜRKÜ TÜRKÜM NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE[/QUOTE] abicim aynen katılıyorum. bi insan neden TÜRK olduğunu söylemekten çekinir:confused: çok düşündürücü bir olay gerçekten. NE DİYELİM ALLAH SONUMUZU HAYR ETSİN (AMİN) |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
OOF OF.BU KÜRT SORUNUNU BAŞIMIZA SARANLARIN ALLAH BELASINI VERSİN!
KARDEŞİ KARDEŞE VURDURANLARI KAHRETSEN RABBİM İNŞALLAH! |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
BÖYLE DEĞİLDİK BÖYLE DEĞİLDİK NE OLDU BİZE GARDAŞ BÖYLE DEĞİLDİK!
|
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
• Bayrak
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü Kızkardeşimin gelinligi, şehidimin son örtusü. Işık lşık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar! Yurda, ay-yıldızının ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün Kızıllığında ısındık; Dağlardan çöllere düşürdüğü gün Gölgene sığındık. Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, herşeyim; Yer yüzünde yer beyen: Nereye dikilmek istersen Söyle seni oraya dikeyim! Arif Nihat Asya |
-->: MERKEZ BEYPINAR KÖYÜ...
• SAKARYA TÜRKÜSÜ
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat; Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!.. Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal; Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan; Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an; Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su; Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun, Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz! Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!.. Necip Fazıl Kısakürek |
İLAYYI KELİMETULLAH
İLÂY-I KELİMETULLAH
Her türlü küfür, şirk ve ilhada karşı Allahın varlığını, birliğini, İslâmın yüceliğini ve Kuran-ı Kerim in üstünlüğünü savunmak anlamına gelir. İlây-ı Kelimetullah, Allah kelâmını (Kur an-ı Kerim ve Onun hükümlerini) yüceltmek, savunmak ve Allahın emrettiği şekilde yaşamak demektir. "Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed Onun kulu ve Resulüdür." temel ilkesine inanmak ve Allah (C.C.)ın mukaddes hükümlerini ve ölçülerini insanların yaşadığı yeryüzünün her noktasına ulaştırma gayreti içinde olmak demektir. İlây-ı Kelimetullah, Kelime-i Tevhid nurunu bütün gönüllere ve kafalara nakşederek, bütün sahte tanrıları, bütün kanlı dikdatörleri ve bütün putları yıkmak demektir. İnsanları sömüren, ezen ve alçaltan her çeşit batıl inanca karşı mücadele etmek demektir. İlây-ı Kelimetullah davası herşeyden önce Allahtan başka ilah yoktur gerçeğini görmeye, bildirmeye ve daha sonra da bunu yayma ve yüceltmeye bağlıdır. Her müslümanın ilk görevi, kendini, ailesini, milletini ve topyekün insanlığı sahte mabudların tasallutundan kurtarmaktır. Türkler ve İslamiyet İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte millet olma sürecini tamamlayan Türkler kısa sürede islamiyeti bir "dünya dini" haline getirmiş,hakimiyeti altında olsun ya da olmasın tüm müslüman azınlıkları koruyup kollama görevini üstlenmişlerdir. Tarihte hiçbir millete nasip olmayacak kadar köklü ve güçlü imparatorluklar kuran Türk Milleti, bu gücünü hiç şüphesiz İslam dininden almıştır Tarihte hiçbir millete nasip olmayacak kadar köklü ve güçlü imparatorluklar kuran Türk Milleti bu gücünü hiç şüphesiz İslam dininden almıştır. Türklerin İslamiyeti kabulünün en önemli sonucu, islam dinine girmeleriyle millet olma sürecini tamamlayan Türklerin kısa süre içerisinde islamiyeti bir "dünya dini" haline getirmeleri olmuştur Türkleri İslamiyete Yakınlaştıran Sebepler Türkleri islamiyete yakınlaştıran en önemli sebep, tevhid inancı olmuştur. Allah'ın birliği inancı Türklerde çok yaygın olan bir inançtı. Din adamlarını huzuruna çağıran Mengü Kağan, "biz tek Tanrı'nın varlığına, onun sayesinde yaşadığımıza ve onun emri ile öldüğümüze inanıyoruz" demişti. (Süleyman Kocabaş, Adil Türk İdaresi, s.15) Türklerde Allah'ın birliği inancı "Kök Tengri" (Gök-Kainat Tanrısı) olarak isimlendirilmişti. Türklerin inançları ile islam inancı arasındaki benzerlik sadece bununla sınırlı değildi. İslamiyet öncesi Türkler ahiret gününe, öldükten sonra dirilmeye, kaza ve kadere inanırlar ve kurban keserlerdi. Zina ve eşcinsellik kesinlikle yasaktı ve hırsızlık ağır ceza ile cezalandırılırdı. (İ. Hami Danışmend, Türk Irkı Neden Müslüman Oldu, s.17) Türklerin islamiyeti kabul etmelerinde islam öncesi Türklerin inançları ile islamiyet arasındaki büyük benzerlikler önemli rol oynamıştır. Bu benzerlikleri kavradıkça islamiyete her geçen gün yakınlık duyan Türkler, Emevi Valisi'nin Horosan'da İslamiyeti yaymak için cami ve medrese açmasına hiçbir tepki göstermemiştir. Bu yakınlaşma süreci Arap Müslümanlarla Türklerin ortak düşmanları olan Çinlilere karşı omuz omuza mücadele etmesiyle doruk noktasına ulaşmıştır. Dünya Tarihinin Dönüm Noktası Türklerin İslam dini ve müslüman Araplarla tanışmasına vesile olan "Talas Savaşı"ndan Çin Ordusu karşısında zorlanan Müslümanların yardımına Türk süvarileri yetişmiştir. Savaşı izleyen Karluk beyinin emriyle savaş alanına giren Türk süvarileri karşısında neye uğradıklarını şaşıran Çinliler Talas Savaşında yenilgiye uğramışlardır. Bu savaşın ardından islamiyet Maveraünnehrde kalıcı hale gelmiş ve Türkler de uzun zaman Çin tehlikesinden kurtulmuşlardır. Bölgeye adım atan Müslüman Araplar, Türklerin yüksek ahlaklarını, idarecilik ve savaştaki üstün meziyetlerini yakından tanıma imkanı bulmuşlardır. Bu savaş sonucunda, Türklerin islamiyete girmesiyle bu dinin kısa sürede bir "dünya dini" olacağı inancı doğmuştur. Türklerin müslüman Arapları, Arapların da Türkleri tanımasına neden olan "Talas Savaşı" dünya tarihi için bir dönüm noktası olmuştur. Talas Savaşının ardından kitleler halinde islam dinine geçen Türkler, iddia edilenlerin aksine hiçbir zorlama ile karşılaşmamışlardır: "Türkler, İslamiyeti samimi olarak, kendi istekleriyle, hiçbir zorlama ve dış baskı olmaksızın kitle halinde kabul edince, tarihlerinin yeni bir devresine ayak basmış oluyorlardıTürkler müslüman olmak suretiyle Türklüklerini kemale erdirmiş, adeta tamamlamışlardı." (Yılmaz Öztuna, Türk Tarihinden Yapraklar, s.47) Müslüman Olmayan Türklerin Akibeti Türkler islamiyeti kabul etmeselerdi hiç şüphesiz tarihteki milletler mezarlığına gömülürlerdi. İslamiyeti kabul etmeden çeşitli uzakdoğu dinlerinin etkisi altında kalan Türkler, bu dinlerden olumsuz şekilde etkilenmiştir.<İslamiyeti kabul etmeyen Türk boyları, tarih boyunca milli kültürlerini kaybetmeye mahkum olmuşlardır. Nitekim Budizmi eden Tabgaçlar, Museviliği Hazarlar bugün Türklüklerini tamamen kaybetmişlerdir. Allahın insanlığa son mesajı olan Kuranın yolunu izleyen hiçbir boyu benliğini kaybetmemiştir.> Türklerin islamiyeti kabulünden çok önce M.S 375 yılında Avrupaya ayak basan ilk Türkler olarak tarihe geçen Hunlar, siyasi ve askeri açıdan uzun yıllar kendinden söz ettirmiş ancak çeşitli uzakdoğu dinlerinin etkisi altında kaldıkları için Türklüklerini kaybetmişlerdir. Büyük bir kısmı Hristiyanlaşan bu Hun Türkleri sosyal asimilasyona uğrayarak milli varlıklarını kaybetmişlerdir. Dün olduğu gibi bugün de Müslüman olmak ve islamiyetin gereklerine uygun bir yaşam sürmek Türk Milleti’nin varlık şartı olarak önemini korumaktadır. (Süleyman Kocabaş, Adil Türk İdaresi, s.17) Türklerin İslam Dünyasındaki Liderliği İslamiyeti kabul eden Türkler "İlahi Kelimetullah" davası uğruna tüm dünyaya Türk-İslam adalet ve hoşgörüsünü götürmekle kalmamış, hakimiyeti altında ;dan fazla din ve ırktan insanı koruyup kollamayı kendisine vazife bilmiştir. Türkler İslam dünyasının önderlik görevini ilk olarak Selçuklu Devleti zamanında kazanmışlardı. Selçuklu devleti ve onun mirası üzerine korulan Osmanlı Devleti, sınırları içerisinde olsun ya da olmasın islam ülkelerine yapılan saldırıları kendi ülkesine yapılan bir saldırı olarak kabul ediyordu. Yavuz Sultan Selim Mısırda hüküm süren Memlüklü Devletine son vermesi üzerine islam dünyasının önderliği manevi olarak da Türklere geçti ve tüm islam dünyasının başkenti İstanbul oldu. Mısırın ardından Kuzey Afrika ülkeleri de birer birer Osmanlı sınırlarına dahil edildi. İspanyol işgaline uğrayan Cezayire çıkarma yapan Barbaros Hayrettin Paşa bölge halkının sevgi gösterileriyle karşılandı. Türklerin Cezayire adım atışıyla birlikte İspanyolların ve İspanyollarla işbirliği içerisinde bulunan Cezayirli yöneticilerin halka yapmış oldukları zulüm son buldu.Cezayirle birlikte Tunus, Fas, Libya, Irak, Körfez Ülkeleri ve Yemende Osmanlı topraklarına dahil edildi. Türkler hakimiyeti altındaki topraklarda hiçbir zaman emperyalist bir yaklaşım içerisinde olmadı. Özellikle halkı müslüman olan ülkelerdeki insanlar, her alanda Türklerle eşit haklara sahipti. Arap halkları İslamiyete yapmış oldukları hizmetlerden dolayı Osmanlı Sultanlarına ve Türklere büyük sempati duyuyorlar ve "kavmi necip" olarak isimlendiriyorlardı. 4. yüzyıl Türk idaresi altında yaşayan Araplar, her türlü iç ve dış saldırıya karşı güven içinde bir yaşam sürdüler. 19. asırda bölgedeki doğal kaynaklara göz diken Batı ülkelerinin kışkırtmalarıyla Arap ülkelerinde esen bağımsızlık rüzgarı iddia edilenin aksine huzur ve güven ortamı sağlamadı. "Türkler Arap ülkelerinde sömürgecidir" iddiasıyla Arapları kışkırtılan Batılı güçler, 2. Dünya Savaşı sonuna kadar bu ülkeleri emperyalist çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır |
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 19:44. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.