![]() |
-->: Fikra(lar)
:5 Şişe Kola Tarih..:11/21/2001
Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi". |
-->: Fikra(lar)
[B] Fıkra Adı..:Havuz Tarih..:11/24/2001
Doktor akıl hastahanesine havuz yaptırmış. Deliler buna çok sevinmişler;o kadar sevinmişler ki hemen havuza dalmaya başlamışlar,360 dalanlar,balıklama dalanlar. Doktor hastalarının birinin yanına yanaşmış''Havuzu nasıl buldunuz ?''diye sormuş. Deli de çok beğendiklerini,havuzun harika olduğunu söylemiş. Doktor da ''İyii.Yarın da havuza su dolduracaaz.!!''de[/B] |
--->: Fikra(lar)
orası neresi?
- Alo buyrun - Hüsamettin orada mı? - Hayır daha gelmedi - Ne zaman gelir? - Ben bilemem Allah bilir - Orası neresi? - Karacaahnet mezarlığı |
--->: Fikra(lar)
TÜRKLER SAVAŞI KAZANIR
türklerle yahudiler savaşırken yahudi komutanın aklına bir fikir gelir. askerlerine şöyle der : -hazır olun ve ayağa kalkanı vurun. ardından "aliiiii" diye bağırır.Türk tarafındaki aliler ayağa kalkınca hepsi vurulmuş.sonra "ahmeeett" diye bağırmış ayağa kalkan ahmetler de vurulmuş.türk tarafındaki komutan temel askerlerine: -şimdi siz hazırlanın ve ayağı kalkanı vurun ardından seslenmiş: -heeeeyyy burada 100 dolar buldum,bu kimin? TÜRKLER SAVAŞI KAZANIR |
--->: Fikra(lar)
sabahtan beri oynaysun
temel istanbuldan bir araba almış ama ehliyeti yokmuş dursuna hemen telefon etmiş: -uşaum gelde şu arabayu trabzon a kadar götürelim.demiş sabaha karşı trabzona 30 km kala arabanın vites kolu dursunun elinde kalmış.dursun temeli uyandırmış: -uşaum kalk bu arabanın vites kolu elimde kaldu bu araba bozuk daa. temel: -tabi elinde kalır uşaum sabahtan beri oynaysun daa.!! |
--->: Fikra(lar)
Kekeme Dağcı
İki tane dağcı, birisi kekeme, dünyanın en yüksek dağına tırmanacaklarmış. Dağın ortasına tırmandıklarında, bizim kekemenin yine dili tutulmuş: -"Çad.. çad.. çad..!" demeye başlamış. Öbür ki de; -"Yukarı çıkalım, söylersin." demiş. Çıkınca sormuş; "ne diycektin lan?" diye. -"Çad.. çad.. çad.. çadırı aşağıda unuttuk!" diyor kekeme olan. Çadır olmayınca Aşağı inmeye karar vermişler dağın ortasında kekeme yine; -"Şak.. şak.. şak..!" diye konuşmaya çalışmış. Öbür ki de, yine; -"Aşağı inelim, söylersin" demiş. Aşağı inmişler. Adam bakmış, çadır madır yok! Dönmüş ve sormuş: -"Sen ne diyecektin?" diye... -"Şak.. şak.. şak.. şaka yaptım!" |
--->: Fikra(lar)
Cennet
Bir gün padişah Nasreddin Hoca' ya sormuş. Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söyle bakayım? demiş. Hoca padişahtan korkmadan : -Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş. Padişahın sinirden sakalları titremiş. Bu durumu gören Hoca : -Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennet dolup taşmış.Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş. |
--->: Fikra(lar)
Yuzyilin fikrasi HARiKA :))
Başbakan Erdoğan, dış destek aramak için İngiltereye ziyarete gitmiş. Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet edilen Erdoğan, Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş. Kraliçe de 'çevremi akıllı insanlarla doldurmak' cevabını vermis. Erdoğan bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup olmadiklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş. Kraliçe, 'onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum' diye yanıtlamış ve 'izin verin göstereyim' demiş. Kralice hemen Tony Blair'i aramış ve: ' Sayin Başbakan, lütfen bu soruya cevap verin : Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu ? diye sormuş. Tony Blair : ' Bu, benim majesteleri ' diye yanıtlamış. Kraliçe: ' Doğru. Teşekkürler. İyi çalışmalar Blair ' demiş ve Erdoğan'a dönerek : ' Gördünüz mü sayın Erdoğan ? ' Erdoğan ; ' Evet majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım ' diyerek oradan ayrılmış. Yurda dönüp hemen Unakıtan'ı yanına çağıran Erdoğan, ' Kemal abi sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum ' demiş. Unakitan : ' Tabii efendim, nedir ? ' Erdoğan : 'Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu ? ' Unakıtan sağa bakmış , sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda : 'Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem ? ' demiş. Erdoğan kabul etmiş ve Unakıtan oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden danışmanlarını toplantıya çağırmış, saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler, ama kimse bir cevap bulamamış. En sonunda Kemal Unakıtan Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra : 'Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu ? ' diye sormuş. Derviş: ' Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim ' diye yanıtlamış. Cevabi alan Unakıtan hemen Erdoğan'ı arayarak : ' Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum. Cevabım : Sayin Kemal Derviş ' demiş. Erdoğan büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş: ' Yanlış cevap Kemal Abi, doğru cevap Tony Blair idi . ' |
--->: Fikra(lar)
[B]Enayimiyim Ben
Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş. Bunu gören doktor: - Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı. Deli hemen cevap verir: - Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben! [/B] |
--->: Fikra(lar)
[B] Delik
Temel deliler hastanesine düsmüs.Odada 15- 20 tane deli varmis. Odada bir delik varmı deliler sraya girip delige bakiyorlarmıis.Temel de merak etmis girmis sıraya...Sıra Temele Gelince ;- Temel : Burda bişi yok puraya neden bakarsunuz demis.- Delinin Biri : Biz 20 senedir bakıyoz bişi göremedik de sen bir bakıştamı görecen demiş. [/B] |
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 21:32. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.