Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar

Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar (http://www.sivaslilar.net/forum/index.php)
-   Anasayfa Haberler (http://www.sivaslilar.net/forum/forumdisplay.php?f=36)
-   -   Pir Sultan Anıldı (http://www.sivaslilar.net/forum/showthread.php?t=29719)

Arif Coşkun 22.06.2009 13:43

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
[quote=sandalli;433325]Duyumlarima göre bir uzayli bizim sitede mesajlar yayinliyormus, ama zararsiz olduklari sürece bir problem olmaz, eger zarar verirse adi bende sakli uzayliyi aciklarim. :D[/quote]

Evettttt duyumlarıma göre, geçen akşamda NTV alt yazıda geçti, uzaytaşlarından biri parçalanmış, yer yüzüne düşmüş, ve bir uzaylının bu taşla birlikte dünyaya ve Türkiye üzerine düştüğü canlı kaldığı Ve sivaslilar.net'e dadandığı ve kendisini hiç belli etmeden uzaya mesajlar yolladığı tespit edilmiş bulunuyor.
Hayırlısı artık bakalım gelişmeler neyi gösterecek :D

seva 22.06.2009 22:45

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
Pir Sultan Abdal i rahmetle anıyorum....

Ertugrul 22.06.2009 22:56

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
Pir Sultan Abdal’ım ölürüm deme
Kıl beş vakit namaz kazaya koma
Sakın bu dünyada kalırım deme
Tenim teneşirde, özüm saldadır

Kanı bizden evvel gelen
Beş vaktini tamam kılan
On parmağı pınar olan
El Muhammet Ali’nindir

Kaç pir gördün ser-çeşmenin gözünde
Melekler çağrışır arşın yüzünde
Zülfikar belinde Mil Denizinde
Beş vaktin farzını kılan kim idi

ba Müslim şu cihana gelmeden
Adem Ata geldi piri gördün mü?
Abdest alıp namazını kılarken
Üzerine inen nuru gördün mü?

Sabahınan kalktım ezan okunur
Ezan sesi kulağıma dokunur
Duyar düşmanlarım kına yakınır
Uyan Muhammed’im, sinem bülbülü

Kâbe’nin yapısı, bina yapısı
İman etse asilerin hepisi
Beş vakit okunur Ayet-el kürsi
Ya Muhammet sana imdada geldim

madımak_58 22.06.2009 23:58

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
[B][COLOR=red]Dönen Dönsün[/COLOR][/B]

Koyun beni hak aşkina yanayim
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayim
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Kadilar müftüler fetva yazarsa
Işte kement işte boynum asarsa
Işte hançer işte başim keserse
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Bir gün mahşer olur divan kurulur
Suçlu suçsuz varsa orda bulunur
Piri olmayanlar anda bilinir
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

PIR SULTAN'im arşa çikar ünümüz
O da bizim ulumuzdur pirimiz
Hakka teslim olsun garip canimiz
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

[B][COLOR=red]Gözleyi Gözleyi Gözüm Dört Oldu[/COLOR][/B]

Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi
Korular kalmadı kara yurt oldu
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Kızılırmak gibi bendinden boşan
Hama'dan Mardin'den Sıvas'a döşen
Düldül eğerlendi Zülfikâr kuşan
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Mümin olan bir nihana çekilsin
Münafık başına taşlar üşürsün
Sancağımız Kazova'ya dikilsin
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Şah'ın geleceğin bir gün duydular
Yezitler lânet gömleğini giydiler
İmam Aliyyürriza'ya kıydılar
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktır
Vallahi sözümün hatası yoktur
Şimdiki sofunun Yezit'i çoktur
Ali'm ne yatarsın günlerin geldi

[B][COLOR=red]Ben De Şu Dünyaya Geldim Giderim[/COLOR][/B]

Ben de şu dünyaya geldim giderim
Kalsın benim davam divana kalsın
Muhammed Ali'dir benim vekilim
Kalsın benim davam divana kalsın

Yorulan yorulsun ben yorulmazam
Derviş makamından ben ayrılmazam
Dünya kadısından ben sorulmazam
Kalsın benim davam divana kalsın

Ben de vekil ettim Bari Hüda'mı
O da kulu gibi zulüm ede mi
Orda söyletirler bir bir adamı
Kalsın benim davam divana kalsın

Mümin müslim düşürür de cem olur
Anda sınık yaralara em olur
Kara taş erir de safi mum olur
Kalsın benim davam divana kalsın

Pir Sultan Abdal'ım dünya kovandır
Gitti adil beyler kalan avamdır
Muhammed divanı ulu divandır
Kalsın benim davam divana kalsın

[B][I][COLOR=magenta]7 Ulu Ozanımızdan biri olan Pir Sultan Abdal zulme karşı boyun eğmeden mücadele eden değerlerimizden biridir.Böyle bir değerle aynı şehrin ve ilçenin adını paylaşmaktan gurur duyuyorum.Bunun yanında da Ulu ozanımızın anılmasına gölge düşürenleride nefretle kınıyorum...[/COLOR][/I][/B]

[B][I][COLOR=magenta]Büyük Ozanı saygı ve sevgi ile anıyorum...[/COLOR][/I][/B]

[B][I][COLOR=#ff00ff]NOT: Sayın Ertuğrul;üstteki dörtlükler Pir Sultan Abdal'a ait değildir...[/COLOR][/I][/B]

kronik 23.06.2009 00:49

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
[COLOR="DarkOrange"][B]Pir Sultan Abdal alevi inanç önderlerinden biridir.Aleviligin en güçlü ozanı ve Piridir..şair, ozan. bir dolu türkü'nün babasıdır, demleyicisidir..halk müziği sektörü pir sultan'dan besleniyor. bestelerin dayanağı olmuş. hayatı da tamamiyle destanlaşmıştır. ruhu şadolsun rahmetle anıyorum
[/B][/COLOR]

qio 23.06.2009 01:01

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
Bütün cihandır vatanım benim , Din , Dil farkı bilmeyiz , Sultan ABDAL'da bizim piirimiz....

Ertugrul 23.06.2009 02:42

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
[QUOTE=madımak_58;433547][B]

[B][I][COLOR=#ff00ff]NOT: Sayın Ertuğrul;üstteki dörtlükler Pir Sultan Abdal'a ait değildir...[/COLOR][/I][/B][/QUOTE]

[B][I]Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olsa Pirliğinden bir şey kaybettirmez.
Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olmasa hakikatinden bir şey kaybettirmez.

Sevgimiz iki dörtlüklük değil Can'ım ... [/I][/B]

madımak_58 23.06.2009 12:27

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
[quote=Ertugrul;433572][B][I]Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olsa Pirliğinden bir şey kaybettirmez. [/I][/B]
[I][B]Üstteki dörtlükler Pir Sultan'a ait olmasa hakikatinden bir şey kaybettirmez.[/B][/I]

[I][B]Sevgimiz iki dörtlüklük değil Can'ım ... [/B][/I][/quote]

[B][I][COLOR=magenta]Peki Sevgili Can! :)[/COLOR][/I][/B]

[B][I][COLOR=#ff00ff]Ben Pir'liğini ya da hakikatini kaybetti demedim,demem de.Çünkü biliyoruz zaten.Sadece dörtlüğün O'na ait olmadığını söyledim.[/COLOR][/I][/B]

[B][I][COLOR=magenta]Saygılar...[/COLOR][/I][/B]

abircan 01.07.2009 14:56

Cevap: Pir Sultan Anıldı
 
20. GELENEKSEL PİR SULTAN ABDAL ETKİNLİKLERİ, 20-21 HAZİRAN GÜNLERİNDE BANAZ’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ.


HABER 58
28.06.2009

Bu yıl Vakıf, PSAKD Banaz Şube ve Banaz Muhtarlığı işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz etkinlik çerçevesinde Banaz’da birçok ilk’ler yaşandı: ve 1980’lerde hedeflenen inançsal-kültürel kazanım amacına dönülmesi en anlamlı kazanç oldu.

· Bürokrat ve siyasiler etkinliğimize “itibar” etmediler. Vali, kaymakam, milletvekili, siyasetçi takımından hiç kimse yoktu. Etkinliğin başlamasından epey sonra CHP Sivas İl Yöneticileri teşrif ettiler. Bu yüzden olmalı ki, “protokol” sorunumuz olmadı.
· Nefret, bölücülük (Alevi-Sünni, Kürt-Türk ayrımcılığı bağlamında), slogan, kuşlama, parti propagandası, kışkırtma, nutuk atma yarışı, parti kurma çabası gibi amaç dışı ve emeğimizi kullanmaya dönük niyetlere izin vermeyeceğimizin bilinmesi nedeniyle marjinal siyasiler de yoktu.
Peki, kimler teşrif etti?
· Pir Sultan Abdal’ın, Sivas Şehitlerimizin ruhu orada bizlerle birlikteydi.
· İran Tahran-Tebriz çevresinden Pir Şahruh, Vahid, Yaşar ve İraz isimli konuklarımız vardı.
· Hacebektaş Belediye Başkanımız Sn. A. Rıza Salmanpakoğlu vardı.
· Hub-Yar Tekkesi dedesi Sn. Hıdır Temel vardı.
· Dicle Üniversitesinden Doç. Dr. Sn Ahmet Taşgın, Vakıflar Federasyonunu temsilen can dostum İsmail Saçlı, PSAKD’ni temsilen Sn. Cemal Şahin, AABF ve Yol Tv. Emektarlarında Sn. Necati Şahin, kurucu üyemiz Sn. Mustafa Salmanpakoğlu, Muharrem Yılmaz, yöre derneklerinden çok sayıda temsilci, muhtarlar…
· Ve binlerce CAN vardı.
· Yol Tv. Etkinliğimizi canlı yayınladı.

Geleneksel etkinliklerimizi gerçekleştirdiğimiz amfinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalması nedeniyle, zorunlu olarak Topuzlu Baba’ya aldığımız tören, 20 Haziran günü saat 10.30 da şehitlerimize saygı duruşuyla başladı. Daha sonra istiklal marşı, Pir Sultan Abdal Anıtına çelenk konulması ve Banaz özgün semahıyla sürdürüldü.

Konuşmalar, türkü, deyiş, güzelleme ve düazlarla süren, emektar yöneticimiz Sn. Emel Sungur ve Genel Sekreterimiz Sn. İsmail Ateş tarafından Pir Sultan deyişleriyle sunulan etkinlik, saat 14.00 sularında küçük bir aradan sonra, panelle devam etti.
Sn. Hıdır Temel, Doç. Dr. Sn. Ahmet Taşgın ve Murtaza Demir’in panelist olarak katıldığı “Erdebil’den Pir Sultan’a Alevi-Bektaşi Süreği” başlıklı panelimizi, Hacebektaş Belediye Başkanı Sn. A. Rıza Salmanpakoğlu yönetti. Oldukça yararlı olan panel, izleyicilerin büyük bölümü tarafından ilgiyle izlendi.
II. gün Sivas Şehitlerine çiçeklerimizi sunduğumuz yürüyüş olağanüstü coşkulu ve anlamlıydı. Öğle sonrası etkinliği başlarken “Sivas Şehitleri Anıtını ziyaret etmek isteyen canlar, toplu olarak yürüyecek ve anıt önünde saygı duruşunda bulunulacak” anonsuyla başlayan 1 km’lik yürüyüşe, genç ihtiyar herkesin katılması, gözlerimizi yaşarttı. Yürüyüş, kır çiçeklerinin toplanması, anıt önüne gelinmesi, saygı duruşu, çiçeklerin bırakılması ve yapılan konuşmayla sona erdi. Canlar tarafından çiçek bahçesine çevrilen ziyarete, şehit ailelerimizden Fidan Şahin ve İsmail Kaya’nın katılması, önemli ve anlamlıydı.
Akşam, köy içinde bulunan Telli Doğan Cemevinde erkan yürütüldü. Banazlı komşularımızın çok itibar etmediği cem, İran’dan gelen Alevi-Ehl-i Hak,Türkmen kardeşlerimiz tarafından yürütüldü. Cemevi, dışardan katılan misafir canlar tarafından hıncahınç dolduruldu. İranlı kardeşlerimize Hıdır Temel dede yardımcı oldu. Zakirliği Pir Şahruh, Tolga Sağ ve Muharrem Temiz dede yaptı.
Hak hizmetlerimizi kabul ede…

Ne yazık ki, çevreye yine özen gösterilmedi. Canlarımız tarafından öbek öbek ateşler yakıldı. Yakılan ateşten ve mangal dumanından rahatsız olan izleyicilerin tepkisine, defalarca tekrarlanan anonslara ve uyarılarımıza hiç aldırış edilmedi. Çöpler, kâğıtlar, çocuk bezleri, kömür artıkları, ekmek parçaları ve birçok şey, çöp tenekesi yerine yine ortalığa saçıldı ve öylece bırakıldı. Çevre duyarlılığı ve temizlik konusunda sınıfta kaldık; beceremedik ve o cennet köşesi yemyeşil alanı çöplüğe çevirdik…
İçkiyi yasaklamıştık ama kararı uygulayamadık. Yiyecek, içecek konusunda da kötü sınav verdik. Simitçi, çekirdekçi, kola, bira, ayran vb. satıcıların istilasına uğradık ve yönetici arkadaşlarımın bütün gayretlerine karşın denetleyemedik. Çünkü üzgünüm ama aynı zamanda da sorumluluğum gereği söylemek zorundayım: görev yapan, gayret eden az sayıda arkadaşımıza karşın, acımasızca kirleten ve düzensizliği adet haline getiren canımız daha fazlaydı.
Bu yüzden eğer nasip olursa önümüzdeki yıl, yöre muhtarlıklarının ve derneklerinin katılımıyla daha düzenli bir anma gerçekleştirmeyi planlıyor ve bunu temenni ediyoruz.
Kayda değer ve şaşırtıcı bir başka gelişme de çöplerin temizlenmesi sırasında yaşandı. Daha “etkinlik tamamlandı” anonsunun yapılmasıyla birlikte, poşetleri alıp alana çıkan İranlı kardeşlerimizin yarış yapar gibi koşar adım çöp toplamaya başlamaları hem şaşırtıcı, hem de çok öğreticiydi. Onların bu duyarlılığını gören yöneticilerimiz ve birçok arkadaşımızın katılımıyla iki saat içinde bütün alan temizlendi.
Hem temizledik, hem de temizlik ve çevre kavramının ne olduğunu bir daha öğrendik. Mütevazılık ve alçakgönüllülük konusunda bizlere ders veren İranlı dostlarımıza buradan selam, sevgi ve muhabbet dileklerimizi yolluyoruz.
Özetle; eksik ve kusurlarımızla birlikte rahat, huzurlu, anlamlı ve Alevice bir töreni daha yaşamış olduk: Pirimizi ve şehitlerimizi gönlümüzce andık. Böylece 20. anma etkinliğini de geride bıraktık. Tüm katılımcılara, gelenlere, gelmeyenlere, yüreğini gönderenlere, tüm konuklara, güvenliğimizi sağlayan jandarma güçlerine ve herkese saygılarımı, sevgilerimi ve teşekkürlerimi gönderiyorum.

Vakıf Başkanı sıfatıyla yaptığım konuşmamda “Devleti ve Sivas İlini yönetenlerin ayrımcı ve bölücü tutumlarından yakındım ve ilgilileri kınadım. Çünkü yaşanan süreçten hiç ders alınmamışa benziyordu. Ve yaşamın her alanında yapılan ayrımcılık, köylere götürülen hizmet bağlamında da sürdürülüyordu. Devlet ilk kez bu törenlerde temsil edilmemişti; yolumuzu onarılmamış, suyumuza bakılmamış, “eksiğiniz nedir” denilmemişti.
Sivas İl Özel İdaresi Genel Sekreteri görüşme talebimizi reddetti ve genel sekreter yardımcısına havale edilen taleplerimizin hiçbirisi karşılanmadı. Özetle yine hiçe sayıldık; yok farz edildik. İlimizi yöneten bu “yönetici” beyleri tek tek dolaşarak verdiğimiz davetiyelere bir tek Allahın kulu icabet etmediği gibi arayıp mazaret bildirme inceliğini ya da bir mesaj göndermeyi dahi çok gördüler. Yazık oldu emeğimize, içtenliğimize, umutlarımıza…
Acaba neden?!
Neden böyle davranıldığını elbette biliyoruz. Bu kafanın çağdaş devlet yöneticiliğiyle hiçbir ilgisinin olmadığı gibi, tam bir “cahiliye dönemi” yaklaşımı olduğunu da biliyoruz. Yurttaş olarak, devleti temsil edenlerin iyi ve kötü günlerimizde yanımızda olmalarını, hizmetlerimizi karşılamalarını, bizi bir saldırıya ve provakasyona karşı korumalarını istememiz en doğal hakkımız olduğu halde, bunun bir lütuf gibi karşılanmasının ve yüzlerce ajan, sivil polis ve jandarmadan başka kimsenin teşrif etmemesini başka türlü izah etmek mümkün değil. Bu kadar basit ve insani bir talebin dahi karşılanamaması ayrımcılık değil de nedir?
Gerçekten ayrımcılığın, itilmişliğin, ötekileştirilmenin dünyamızdaki en acımasız örneğini Alevi-Bektaşiler olarak bizler yaşıyoruz.
Örneğin yüzlerce yurttaşımızın “Yıldızeli sapağında neden BANAZ işareti yoktur” ikazlarından sonra bu talebimizi ilçe yöneticilerine (kaymakam-belediye başkanı) ulaştırdık. Bütün ricalarımıza karşın buraya “BANAZ” yazılı bir yön işareti koyamadık: olmadı. Bunun üzerine vakıf yönetimi olarak o işareti biz koyduk; hem de kaç kere. Ama bir türlü bu işaretin burada kalmasını sağlayamadık. İşaret, her defasında daha diktiğimizin ertesi günü sökülüp atıldı, biz diktik onlar söktü, biz diktik onlar söktü… Ve Devletimiz, bu hizmeti gerçekleştiremedi; provokatörleri bulup cezalandıramadı. “Onlar”, her kimse!

BÖLMEYİN!

Bizi bölmeyin! Alevi-Sünni diyerek kardeşleri ayırmayın! Eğer bir baba çocuklarına farklı davranırsa, birine verir diğerine vermezse, o evde huzur, iyilik, adalet olmaz; eşitlik, istikrar olmaz. Sevgi, saygı temin edilemez. Kardeşleri, yurttaşları, insanları, ayırmak, onların arasına fitne sokup bölmek ve parçalamak demektir: ayrımcılık bu kadar kötü ve tehlikelidir: fitnedir, ihanettir! Aklı başında hiçbir başbakan, vali, kaymakam veya devlet görevlisi fitne içinde olmaz-olmamalıdır. “Sizinle görüşmüyorum”, veya “bugün git yarın gel” dememelidir. Devlet ve bürokrat, halka emretmek ve yukardan bakmak için değil, halka ve hakka hizmet için vardır. Onlar, yani siz bürokratlar halkın hizmetçisi olduğunuzu hiçbir zaman unutmamalısınız!
Çünkü: “ADALET MÜLKÜN (YANİ ÜLKENİN) TEMELİDİR!” Unutmayın; adalet ve eşitlik olmazsa mülk de olmaz!”
İrticalen yaptığım konuşmamda bunları düşündüm ve söylemeye çalıştım…
Kusurumuz olduysa affola…
23.06.2009


Murtaza DEMİR

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Bşk.

Akıncılar kavun festivaline hazır !
Akıncılar ilçemiz 15 Ağustosta papılacak olan kavun ve kültür festivali için hazırlıklar sürüyor

30.06.2009 00:46



Akıncılar ilçesi 15 Ağustosta yapılacak olan kavun ve kültür festivalinin yerinde hazırlık çalışmalarını aydınlatma dan başlayarak sürdürüyor. Bu bağlam da Akıncılar Tedaş işletme şefliği tarafından elektrik aksamları yenilenerek festivale hazır hale getirildi.

Başarılı çalışmalarından dolayı Tedaş İşletme şefi Yusuf SARIYILDIZ ve ekibini başarılı çalışmalarından dolayı kutluyoruz.





Kaynak: Furkan BEDİR / Suşehri



ayrımcılığın daniskası budur işte ,


gelde kahretme , gelde lanet deme, ama demeyeceğiz bizim genlerimizde binlerce yılın sabır örgüsü insan sevgisi bahşedilmiş, allah vergisi bu bizim için ,
buda gelir buda geçer ağlama gönül ağlama

bir kaç gariban cebinden yüzlerce metre kablo, ampul alıp banazda hazırlık yaptılar bir hafta boyunca hemde 20 yıldır yapılan etkinlikte, hemde kardeşlik adına yapılan bu etkinliğe her yıl istisnasız tüm alevi sünni köyleri davet edilir ve mutlaka tüm köylerden ileri gelenler katılır buraya,
ama devletimizin hiç bir katkısı yok


WEZ Format +2. ?uan Saat: 02:40.

Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.