![]() |
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
bu konuyu açıldıgı günden büğüne takip ediyorum bi suçlu arayısında herkes aslında suçlu bana göre kişinin yani bunu yapan ögrencinindir adam lise çagına gelmiş aklı yokmu bunun neyin dogru neyin yanlış oldugunu bilebilecek çagda ha bide ögretmen aile suçlu tartışması var evt bu konuda sunu söleyecegim aile ve ögretmen aslında her ikisi bütündür birlikte hareket ederek ögrencinin sorunu çözülür evde aile terbiyesi sonra okul gelirinanın bi insan önce evde terbiye alır soonra okulda evet egitmeninde dikkat etmesi gerekenler çok fazla ama önce aile çünkü cocuk önce aileyi tanır tabi arkadaş etraf kurbanı olan çocuklar yok degil bunuda önleye bilcek yine kişinin kendisi ya biraz akıllı olan ve mantıga sahip olan neyin nasıl ne zaman yapılcanı biler iyiyi kötüyü ayırt edebilir herkesin görüşüne saygı duyarım
|
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
[B]Konu dışında yazılan yazılar ve kişisel tartışma içeren mesajlar silinecektir.
Bilginize...[/B] |
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
ya aıle veya ögretmenı dınlemıyen evlata ne yapcak mıllet en ıyısı beledıye guzel bı duzen vercek guvenlık görevlısı fılan koycak ve sorun kendılıgınden kalkacak aksuda neden bışi olmuyor ben orda oturan vatandaşa acıyorum ve su testisi su yolunda kırılır bır ınsanın içinde olmadıkça kimse bişi yapamaz
|
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
O halde o çocukları potansiyel suçlu olarak cezaevine koyalım. Hiç uğraşmayalım topluma kazandırmak için ,
Arkadaşlar abiler , ablalar el insaf yahu bunlar bizim hemşerilerimiz , vatandaşlarımız , kardeşlerimiz. Bu olayın birinci muhatabı aileler ve eğitimciler daha dikkatli olunmalı, çoçuklarımıza , kardeşlerimize , herşeyden önemlisi bir insan sonuçta bu konu hepimizin sorunu... |
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
[quote=GuNaY;418312][B]Konu dışında yazılan yazılar ve kişisel tartışma içeren mesajlar silinecektir. [/B]
[B]Bilginize...[/B][/quote] seni takdir ediyorum :D |
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
bende yasadiklarima dayanarak ve iki evladimida yanliz yetistirdigim icin söylüyorum,eregenlik dönemindeki genclerimizle ve kizlarimizla ilgilenmek gerekiyor.cahil aileye bir sey anlatamayiz cocugu dünyaya gelir gelmez ailelerin kendini egitmesi ve cocukluk,ergenlik hakkinda okumasi bilgi edinmesi gerekiyor.bir psikolog`danda yada pedegog`danda yardim alina bilinir yani.birde aile bireylerinin kendi zamanlarindan yola cikarak hareket etmeleri gerekir anlayis önde olmali.cocugun ne önünde ne yaninda arkasinda olup onun gidecegi yöne egrisini dogrusunu söyleyerek eslik etmeli.O zaten en az hatalarla ancak bu dönemi atlatabilir.Okullardada egitmenlere de cok görevler düsüyor aile bir egitimci iki yani okullardada pedegog ve psikolog egitimi almis ögretmenlerimizin bulunmasi gerekiyorki saglikli bir egitim verilebilsin.hangi dersi zayif ise ögrenciler haftanin bir yada iki saat`i bir araya gelip pedegoglar tarafindan bir yelpaze gibi genisletilmis sekilde derleri algilayacaklari ve cözecekleri sekilde yapabilirler.asla tünel bakisli bir egitim cocuklara ve genclere yararli olmaz sikici gelir bilgi dagarciklari kisitli olur.benim cocuklarimda sevmezlerdi bir kac ögretmeni dersleri zayif olurdu ama ben ögretmenin hareketine degil derslerine konsantre olmalarini ögütledim.ve okul toplantilarini hic kacirmadim aileler cocuklari ile A dan Z ye utanmadan sikilmadan her seyi konusabilmeliler,bir arkadas bir dost gibi tartisabilmeliler.Ne korkutulmali nede dövülmeli ,yalan asla arada olmamali cocuklar ilk önce aileyi örnek alir sonra cevreyi.
|
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
Eğitim sistemini bilmeyen,ders geçme kalma yönetmeliğini birkez okumamış,öğrencinin ve öğretmenin haklarını bilmeyen,teknikle,yöntemle eğitim olacağını düşünenler yani "Türkiye'de öğretmek ve öğretmenlik" hakkında bilgisi olmayan kim varsa hepsi konuşuyor..
Burada yazılan tavsiye edilen şeyler sanki hiç bir öğretmenin aklına gelmiyor,hiç biri uygulanmıyor tek sizler biliyorsunuz ne yapılması gerektiğini.. Bir laf vardı "Bu ülkenin yarısı doktor yarısı da avukat" diye..Bu lafı çevirelim "Bir kısmı doktor,bir kısmı avukat bir kısmı da öğretmen oldu".. |
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
Eğitimde ailenin önemi
Çocuk eğitiminde ailenin önemi ve sorumlulukları son derece önemlidir. Gerek çocukluğun ilk yılları olan okul öncesi dönemde, gerekse okul yıllarında ailenin vermiş olduğu eğitim veya takındığı tavır çocuğun kişilik gelişimini önemli oranda etkilemektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuğun kişilik gelişiminin % 65`i okul öncesi dönem dediğimiz 0-6 yaş döneminde oluşmaktadır. Bu dönemde çocukta oluşan olumlu veya olumsuz kişilik yapısı daha sonraki dönemlerde telafisi zor sonuçları doğurmaktadır. Yaşamın ilk yıllarını olumsuz koşullar içinde geçirmiş olan bireylerin bu olumsuzlukları yetişkin olduklarında da devam ettirdikleri gözlenmiştir. Birey yetişkin olsa da çocuklukta yaşamış olduğu ailenin ve almış olduğu aile eğitiminin etkilerini taşımaktadır. Ailenin etkisi okul döneminde de devam etmektedir. Her ne kadar çocuk okula gitmiş olsa da zamanının büyük bölümünü ailenin içinde geçirmektedir. Ailedeki herhangi olumsuz bir durum çocuğun akademik başarısını da etkilemektedir. Ailenin yaptığı hatalar Duygusal durumlarda kaygılı olan anne babalar gerçeği doğru olarak algılamakta güçlük çekerler. Bu nedenle çok küçük şeyleri bile abartma eğilimindedirler. Endişe ve kaygıları o kadar abartılı olur ki çocuğun yaşamsal alanını kısıtlama durumu ortaya çıkar. Çocuklarına yaşamış oldukları çevreden her an bir tehlike geleceğinin düşünürler ve çocuğun çevresiyle ilişki kurmasını engellerler. Çocukluk döneminde çevresiyle yeterince ilişki kurmamış bir çocuktan ileriki hayatında sosyal bir insan olmasını beklemek çok da doğru değildir. Bazı anne babalar çocuklarıyla gerektiği gibi ilgilenmezler. Çocuğa karşı davranışlarında onu birey olarak görmeme eğilimi yüksektir. Aralarında geçimsizlik bulunan anne babalar çocukları için bu duruma katlandıklarını ifade ederler. Bu durumda çocuk kendisinin istenmediğini düşünür. Anne babalar çocuklarını ayrı bir kişi ayrı bir birey olarak görmezler. Kendileri nasıl davranıyorsa çocuktan da aynı davranışları beklerler. Bu durum çocuğun kişilik ve ruhsal gelişimini olumsuz etkiler. Aile sıcaklığı önemli! Bazı anne babalar aşırı hoş görülü olur. Çocuğun her dediğini yaparak onun mutlu olmasını sağlamaya çalışırlar. Har dediğini yaptırmaya alışmış çocuk aile dışına çıktığında çok ciddi disiplin problemleriyle karşılaşmaktadır. Bu da kişilik olarak çekingen, başkalarına bağımlı ve zayıf iradeli çocukların (yetişkinlerin) oluşmasına neden olur. Başka bir anne baba modelin de ise bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Aile çocuğu tamamen ilgiden ve sevgiden yoksun bırakmıştır. Aile sıcaklığını yaşamamış bir çocuktan sağlıklı bir kişilik gelişimi beklenemez. Hayatında istediği yerlere gelememiş anne babaların ideallerini çocuklarının üzerinde gerçekleştirmek istediklerini görüyoruz. Örneğin gençliğinde doktor olmak isteyip de olamayan anne veya baba bu isteğini çocukla gerçekleştirmek istiyor. Çocuğu tanımadan onun ilgi ve isteklerini görmezden gelerek sırf kendi isteğini gerçekleştirmek için çabalayan binlerce aile var ülkemizde. Gideceği liseyi veya üniversiteyi ailesi istediği için tercih edipte yok olup giden binlerce genç var ülkemizde. Motivasyon olsun diye başka çocuklarla kıyaslanan bir çocuktan kendisi olmasını bekleyemezsiniz. Amcasının oğlu A üniversitesinin B bölümüne gitti diye o üniversiteye ve o bölüme gitmek için kendi hedef ve ideallerinden vazgeçen veya vazgeçirilen gençler mensubu bulunduğu ailenin ürünüdür. Çocuğun elde etmiş olduğu başarıyı hemen sahiplenen, buna karşın başarısızlıkta kendisi dışında herkesi sorumlu (suçlu) tutan aileler yok mu çevremizde? Neler yapmalı? * Çocukların ayrı bir birey olduğunun farkına varılmalı. Onun ilgi ve isteklerinin olabileceği bilinmeli * Çocuklar sevgiden ve ilgiden yoksun bırakılmamalı; fakat bu sevgi ve ilgi gereğinden fazla olmamalı *Çocuklara sorumluluk verilmeli, onun kendini ifade etmesi ve gerçekleştirmesi teşvik edilmeli * Çocukların çocukluklarını yaşamaları sağlanmalı, çocuk oyun oynamalı, bisiklete binmeli, toprakla oynamalı vb. *Başkalarıyla kıyaslanmamalı. Çünkü insanların akademik ve sosyal becerileri akraba olsalar da birbirinden farklıdır. * Ailenin önceliği çocuğunun sağlıklı bir kişilik yapısı oluşturmasını sağlamak olmalıdır. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını alabilen bir birey hayatında mutlu ve başarılı olacaktır. * Sonuç olarak bu maddeleri uzatmak mümkündür. Elbette her anne ve baba çocuğunun iyi yetişmesini ister. Bunun için tutulan yolar farklı farklı olsa da amaç aynıdır. Çocuğun mutluluğu. * Yapılan yanlışları görmemek mümkün değildir. Değişen çağla beraber anne baba olarak bizlerin de bu değişime ayak uydurması kaçınılmazdır. * Çocuklarımızın iyi birer yetişkin olması bizlerin iyi birer anne ve baba olmasına bağlıdır. ittikahaber bu hatalar çok oluyor .. |
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
[QUOTE=seva;418671]Eğitimde ailenin önemi
Çocuk eğitiminde ailenin önemi ve sorumlulukları son derece önemlidir. Gerek çocukluğun ilk yılları olan okul öncesi dönemde, gerekse okul yıllarında ailenin vermiş olduğu eğitim veya takındığı tavır çocuğun kişilik gelişimini önemli oranda etkilemektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocuğun kişilik gelişiminin % 65`i okul öncesi dönem dediğimiz 0-6 yaş döneminde oluşmaktadır. Bu dönemde çocukta oluşan olumlu veya olumsuz kişilik yapısı daha sonraki dönemlerde telafisi zor sonuçları doğurmaktadır. Yaşamın ilk yıllarını olumsuz koşullar içinde geçirmiş olan bireylerin bu olumsuzlukları yetişkin olduklarında da devam ettirdikleri gözlenmiştir. Birey yetişkin olsa da çocuklukta yaşamış olduğu ailenin ve almış olduğu aile eğitiminin etkilerini taşımaktadır. Ailenin etkisi okul döneminde de devam etmektedir. Her ne kadar çocuk okula gitmiş olsa da zamanının büyük bölümünü ailenin içinde geçirmektedir. Ailedeki herhangi olumsuz bir durum çocuğun akademik başarısını da etkilemektedir. Ailenin yaptığı hatalar Duygusal durumlarda kaygılı olan anne babalar gerçeği doğru olarak algılamakta güçlük çekerler. Bu nedenle çok küçük şeyleri bile abartma eğilimindedirler. Endişe ve kaygıları o kadar abartılı olur ki çocuğun yaşamsal alanını kısıtlama durumu ortaya çıkar. Çocuklarına yaşamış oldukları çevreden her an bir tehlike geleceğinin düşünürler ve çocuğun çevresiyle ilişki kurmasını engellerler. Çocukluk döneminde çevresiyle yeterince ilişki kurmamış bir çocuktan ileriki hayatında sosyal bir insan olmasını beklemek çok da doğru değildir. Bazı anne babalar çocuklarıyla gerektiği gibi ilgilenmezler. Çocuğa karşı davranışlarında onu birey olarak görmeme eğilimi yüksektir. Aralarında geçimsizlik bulunan anne babalar çocukları için bu duruma katlandıklarını ifade ederler. Bu durumda çocuk kendisinin istenmediğini düşünür. Anne babalar çocuklarını ayrı bir kişi ayrı bir birey olarak görmezler. Kendileri nasıl davranıyorsa çocuktan da aynı davranışları beklerler. Bu durum çocuğun kişilik ve ruhsal gelişimini olumsuz etkiler. Aile sıcaklığı önemli! Bazı anne babalar aşırı hoş görülü olur. Çocuğun her dediğini yaparak onun mutlu olmasını sağlamaya çalışırlar. Har dediğini yaptırmaya alışmış çocuk aile dışına çıktığında çok ciddi disiplin problemleriyle karşılaşmaktadır. Bu da kişilik olarak çekingen, başkalarına bağımlı ve zayıf iradeli çocukların (yetişkinlerin) oluşmasına neden olur. Başka bir anne baba modelin de ise bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Aile çocuğu tamamen ilgiden ve sevgiden yoksun bırakmıştır. Aile sıcaklığını yaşamamış bir çocuktan sağlıklı bir kişilik gelişimi beklenemez. Hayatında istediği yerlere gelememiş anne babaların ideallerini çocuklarının üzerinde gerçekleştirmek istediklerini görüyoruz. Örneğin gençliğinde doktor olmak isteyip de olamayan anne veya baba bu isteğini çocukla gerçekleştirmek istiyor. Çocuğu tanımadan onun ilgi ve isteklerini görmezden gelerek sırf kendi isteğini gerçekleştirmek için çabalayan binlerce aile var ülkemizde. Gideceği liseyi veya üniversiteyi ailesi istediği için tercih edipte yok olup giden binlerce genç var ülkemizde. Motivasyon olsun diye başka çocuklarla kıyaslanan bir çocuktan kendisi olmasını bekleyemezsiniz. Amcasının oğlu A üniversitesinin B bölümüne gitti diye o üniversiteye ve o bölüme gitmek için kendi hedef ve ideallerinden vazgeçen veya vazgeçirilen gençler mensubu bulunduğu ailenin ürünüdür. Çocuğun elde etmiş olduğu başarıyı hemen sahiplenen, buna karşın başarısızlıkta kendisi dışında herkesi sorumlu (suçlu) tutan aileler yok mu çevremizde? Neler yapmalı? * Çocukların ayrı bir birey olduğunun farkına varılmalı. Onun ilgi ve isteklerinin olabileceği bilinmeli * Çocuklar sevgiden ve ilgiden yoksun bırakılmamalı; fakat bu sevgi ve ilgi gereğinden fazla olmamalı *Çocuklara sorumluluk verilmeli, onun kendini ifade etmesi ve gerçekleştirmesi teşvik edilmeli * Çocukların çocukluklarını yaşamaları sağlanmalı, çocuk oyun oynamalı, bisiklete binmeli, toprakla oynamalı vb. *Başkalarıyla kıyaslanmamalı. Çünkü insanların akademik ve sosyal becerileri akraba olsalar da birbirinden farklıdır. * Ailenin önceliği çocuğunun sağlıklı bir kişilik yapısı oluşturmasını sağlamak olmalıdır. Kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını alabilen bir birey hayatında mutlu ve başarılı olacaktır. * Sonuç olarak bu maddeleri uzatmak mümkündür. Elbette her anne ve baba çocuğunun iyi yetişmesini ister. Bunun için tutulan yolar farklı farklı olsa da amaç aynıdır. Çocuğun mutluluğu. * Yapılan yanlışları görmemek mümkün değildir. Değişen çağla beraber anne baba olarak bizlerin de bu değişime ayak uydurması kaçınılmazdır. * Çocuklarımızın iyi birer yetişkin olması bizlerin iyi birer anne ve baba olmasına bağlıdır. ittikahaber bu hatalar çok oluyor ..[/QUOTE] çokta güzel dile getirmişiniz teşekkürler |
Cevap: Okuldan Kaçan Soluğu Kalede Alıyor
[QUOTE=Yiğiter;418662]Eğitim sistemini bilmeyen,ders geçme kalma yönetmeliğini birkez okumamış,öğrencinin ve öğretmenin haklarını bilmeyen,teknikle,yöntemle eğitim olacağını düşünenler yani "Türkiye'de öğretmek ve öğretmenlik" hakkında bilgisi olmayan kim varsa hepsi konuşuyor..
Burada yazılan tavsiye edilen şeyler sanki hiç bir öğretmenin aklına gelmiyor,hiç biri uygulanmıyor tek sizler biliyorsunuz ne yapılması gerektiğini.. Bir laf vardı "Bu ülkenin yarısı doktor yarısı da avukat" diye..Bu lafı çevirelim "Bir kısmı doktor,bir kısmı avukat bir kısmı da öğretmen oldu"..[/QUOTE] Herkes cahil bir tek sen bilirsin :D |
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 21:19. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.