Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar

Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar (http://www.sivaslilar.net/forum/index.php)
-   Arşiv (http://www.sivaslilar.net/forum/forumdisplay.php?f=365)
-   -   12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz? (http://www.sivaslilar.net/forum/showthread.php?t=35975)

yadel 23.08.2010 12:05

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Vekillerimizden birisi geçenlerde şöyle dedi tv de Ak parti milletvekiliyim ama ülkülerin temsilcisiyim ve bende ülkücüyüm dedi. Şimdi bu nasıl bir paradokstur? Geçen seçimlerde bir ufak broşür dağıttı Ak parti bu broşürde siyah zemin üzerine şu yazılı idi Mhp ye verilecek oylar Chp ye gidecek deniyordu. Şimdi bu vekil aynı yöntemimi hesaplıyor ülkücüler kilit mi oldu? Ülkücüler bu kadarmı saflaştı? Ben ülkücüyüm diyen adam başka partiden milletvekili olurmu? Eğer olursa bulunduğu partide başka bir fikrin mensubu olduğunu söylemesi ne kadar etik ?

Sonuçta Cumhuriyetin bütün kurumları kuşatılıyor son kale yargı kaldı kendi ellerimizle teslimmi edelim kaleyi ey ülkücüler?

abircan 23.08.2010 12:08

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=ŞAHBEY;574019]ya gardaş kendi düşünceni yazınca daha güzel oluyor boş ver alıntıyı içinden geleni yaz...[/QUOTE]

allah razı olsun
yol yakınken ülkeyi ikiye üçe bölmeden kapitalizme yem etmeden gelin bu dinci görünümlü pontuslunun izinden çıkın derim, HAYIRlı günler dilerim Şahbey sana ve tüm sivaslı hemşerilerime, sivaslılar akıllı insanlardır, hayrı da şerride iyi görürler, şu cuntayla şunla bunla hesağlaşıcağız oyununa alet olmayın lütfen, akıllı bir adamsın biraz düşün ne olur bak sonucu kendinde göreceksin

ŞAHBEY 23.08.2010 12:13

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
gardaşım bırak herkes oyunu kime isterse ona versin güzel gardaşım benim herkese saygım var yeterki dinime imanıma sövmesin ben inanan bir kişi olarak kimseyi incitmek istemem benim şu an oyum belli ama seçimlerde bakar hepsini dinler ona göre karar veririm

abircan 23.08.2010 12:21

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Nilgün CERRAHOĞLU- “Belediyeler, parlamento ve hükümetten sonra; AKP cumhurbaşkanlığını da aldı. Bu demokratik süreçle oldu. Ama muhalefet silindi, basın gözler önünde zapturapt altına alındı… %75’in türbanlı cumhurbaşkanı eşini yadırgamadığı, Ahmedinejad İran’ına sempatinin arttığı bir Türkiye bu…” (28 Ağustos 2007)

“AKP artık görülmemiş bir güç tekeline sahip. Mutlak çoğunluk, meclis başkanlığı, cumhurbaşkanlığı ellerinde. Bugün tarihi bir gün. Laik değerlerin üç direğinden (cumhurbaşkanlığı, ordu, Anayasa Mahkemesi) biri yıkıldı. Aleni bir İslamcı, Cumhurbaşkanı oldu.

Başlangıçta tepki alan büyük hareketler, deklarasyonlar yapılmayacak. Geçiş yumuşak olacak… Yürünen yolda devam etmek kâfi. Bir sonraki hedef, kalan iki kale; Anayasa Mahkemesi’yle Silahlı Kuvvetler’e içten nüfuz etmek olacak. Final belli….” (29 Ağustos 2007)

Bu satırlar, Erdoğan’ ın sağdıçı Berlusconi’nin gazetesi “Il Giornale”nin; Gül’ün cumhurbaşkanlığına çıktığı günlerde yayımladığı makalelerden alınma.

Müneccim olmaya gerek yoktu. Yaşadıklarımız, göstere göstere “geliyorum!” diyerek geldi.

Gül’ün Çankaya’ya çıktığı 2007 yazında, bugün yaşanan baş döndürücü tüm baskıcı tırmanışların kaçınılmazlığı; kilometreler ötesinden görüş bildiren köşe kadılarınca ay ve gün gibi teslim edildiği üzere belli olmuştu.

Arkadan dananın kuyruğunun kopacağı; “başlangıçtaki yumuşak geçiş” sonrasında; “kılıçların çekileceği” devam roundlarının geleceği… kuşkuya yer vermeyen bir açıklıkla kestirilebilir olmuştu: “(Cumhurbaşkanlığı aşamasından sonra) Hedef, kalan iki kale; Anayasa Mahkemesi’yle Silahlı Kuvvetler’e içten nüfuz etmek olacak” sözleriyle olacaklara mim koyan; -bugün herkesin malumu olan- hamlelerin kaçınılmazlığı da bir tarafa not edilmişti:

“Final artık belli oldu!” denmişti; “Bundan sonra Türkiye’de tehlikeli bir hesaplaşma başlıyor!” (La Stampa, 29 Ağustos 2007 başyazısı.)

Cumhurbaşkanlığı niye dönüm noktası oldu?

Ayrıntılarıyla geçmişte bu sütunda aktardığım bu tür yazıların hepsi aklımda. Hiçbirini unutmadım.

Anayasa Mahkemesi’nin henüz AKP için aldığı “laiklik karşıtı eylemler odağı” (Ağustos 2008) kararı ortada yoktu.

Ve “özel mahkemelere” dönüşen “Ergenekon davaları” başlamamıştı.

Ancak senaryonun “finali”; Türkiye’ye dışardan bakanlarca belli olmuş, üç yıl öncesinden ilan edilmişti.

“Liberal aydınlarımız” burada, vatan sathı mailinde AKP’ye alkış tutup; sözü edilen her aşamada: “Oh ne âlâ! Demokrasi geliyor!” korosu yaparken Ankara’yı kaygıyla izleyen gözlemciler; “Türkiye çatışma ortamına gidiyor, hesaplaşma dönemine giriyor, laik kaleler düşüyor!” diyorlardı.

Bunu darbeci oldukları için mi söylüyorlardı? Erdoğan’ın yakın arkadaşı Berlusconi’nin gazetesinde darbe şakşakçılığı mı yapıyorlardı?

Hayır. Ama 1.) “Basının zapturapta alındığı” ve muhalefetin etkisiz kaldığı; iktidar partisinin “görülmemiş bir güç tekeline sahip olduğu” ülkede “demokrasi”den bahis açmanın abes olduğunu; 2.) Bu itibarla gelişmelerin sadece “laik rejim” ve Cumhuriyet Türkiyesi’nin tasviyesi anlamına geldiğini 3.) Tasviyenin eli mahkûm bir hesaplaşma ortamı getireceğini görüyor; objektif manada bu gerçeği teslim ediyorlardı.

12 Eylül kalan son ‘sigortalar’ üzerinde

Zarların Türkiye için sil baştan atıldığı tarih; böylece 2007 Ağustosu olarak tespit edilmişti.

O tarihten itibaren Türkiye için artık bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

“Bitaraf olma” marjının daraldığı…

“Bitaraf olanların, bertaraf edilmekle uluorta tehdit edildiği” ortama böyle geldik.

14 Temmuz 1996’da yaptığımız bir söyleşide bana dobralıkla “Demokrasi amaç değil, araçtır!” diyen Erdoğan’ı, bundan böyle kolayına durdurabilecek hiçbir karşıt denge gücü yok…

Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere; demokrasilerde “checks and balances” sözleriyle ifade edilen tüm denge ve fren mekanizmalarının sigortaları atmış durumda…

Cumhurbaşkanı Sezer veya Demirel döneminde -misal!- özel sektörün yarısını temsil eden bir “işadamları derneği”; Başbakan tarafından –devlet içinde herhangi bir fren tepkisi görmeden- böyle açıkça “bertaraf edilmekle” tehdit edilebilir miydi?

2007 yazı ardından, Türkiye için değişmiş olan şey budur.

12 Eylül referandumuyla noktalanacak 2010 yazı sonunda da, “Evet”lerin galip gelmesi durumunda; iktidardan artık gösterilecek “sopa” ve “tehditler” büsbütün kontrolden çıkacaktır.

“Evet”lerin galip gelmesi durumunda hepten yürütmenin kontrolüne girecek “yargı bağımsızlığı” da tamamıyla yitirilecek; “denge ve fren mekanizmaları” arasında sayılabilecek son kale “Anayasa Mahkemesi’nin” de iktidar üzerindeki tüm olası denetimleri yerle bir olacaktır.

12 Eylül referandumunda kullanacağınız “evet”/”hayır”lar son kertede bunun; sistemdeki son “denge ve fren mekanizmalarının” da yitirilip/yitirilmemesi; yani kısaca “bertaraf olup/olmamak” üzerinedir.

bilal kose 23.08.2010 12:31

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Surda Bir Delik Actik Mukadesmi Mukades.Ey Kahbe Ruzgar Yandan Esersen Es.

[QUOTE=bilal kose;574027]Surda Bir Delik Actik Mukadesmi Mukades.Ey Kahbe Ruzgar Ne Yandan Esersen Es.

abircan 23.08.2010 12:35

Evetler % 43 ü geçemeyince Öcalanla anlaştılar
 
Sabahattin Önkibar tarafından yazıldı.
Cuma, 20 Ağustos 2010 03:41
Aktaracaklarım kulaktan dolma bir söylenti ya da tevatür değil, kesin bilgidir!
Tayyip Erdoğan’ın titizlikle yaptırdığı üç ayrı ankette de evetlerin hiç biri yüzde 45’e ulaşamadı!
En yüksek oranı Metropol verebildi ve o oran da yüzde 43!
En önemlisi yapılan bütün araştırmalarda Kemal Kılıçdaroğlu kişisel olarak Tayyip Erdoğan’ı geride
bıraktı!
Başbakan bunun üzerine taarruz düğmesine basarak bütün kampanyayı Kılıçdaroğlu’nu hedef alan bir çizgiye oturttu!
Boy-soy polemiği, Dersim konusunun alevlendirilmesi ve yandaş medyadaki Kılıçdaroğlu ile ilgili hücumlar bu stratejinin yansıması!
Ancak Tayyip Bey’in iletişimcileri, bu kampanyanın aradaki farkı kapatamayacağını ifade ederek boykotçu Kürtlerin kazanılması konusunda ısrarlı oldu!
Tayyip Bey bir ara tereddüt etti, lakin “Başka türlü asla evet çıkmayacak” denilince o da kabul ederek harekete geçti!
Önce Barzani ile ilişki kurularak Kandil’in nabzı yoklandı!
Kandil yani Murat Karayılan, İmralı’yı işaret edince Öcalan’ın avukatları ile yaptığı iki rutin buluşma, farklı mesajlar vermesin diye iptal edildi ve bu süreçte Öcalan’a hemen üst düzey bir isim gönderildi!
Üst düzey yetkilinin Öcalan’dan iki temel isteği oldu:
1) PKK’nın ateşkes ilan etmesi!
2) 15 Ağustos’da yapmayı düşündüğü demokratik özerklik ilanının ertelenmesi.
Peki devlet, pardon AKP iktidarı karşılık olarak ne mi verdi?
Başlatılan Kürt açılımının sürdürülmesi ve bu sürecin bizatihi Abdullah Öcalan’la beraber götürülmesi!
Evet AKP hükümeti Öcalan’la müzakere masasına oturmayı taahhüt etmiş!
Peki AKP bu mutabakatla ne mi kazanacak?
1) Her terör olayı AKP’ye eksi yazdığından referandum öncesi susan silahlar evet oylarını artıracak.
2) Öcalan’la anlaşma, boykotu gündemden düşürecek ve BDP’nin yüzde 6-7’lik oy yüzdesi ‘evet’e dönüşecek .
Bu aktardıklarımın gerçekliğini ispatlayan son gelişmeler:
PKK Kandil önderi Murat Karayılan’ın “AKP ile anlaştık” beyanı Fırat Haber Ajansı tarafından servis edildi, aynı şekilde KCK yani PKK’nın şehir kanadından yapılan açıklamada da “Önderimiz müzakere sürecini başlattı” deniliyor. Keza Cumhurbaşkanı Gül de iki gün önce Öcalan’la böyle bir görüşmenin yapıldığını saklamadı.
Her şey açık ve net olarak görülüyor ki AKP ihtiyaç duyduğu yüzde
6-7 oy için Abdullah Öcalan’la kol kola girmiştir. Öyle olmasaydı zaten PKK durduk yerde ne ateşkes ilan eder ne de Murat Karayılan ve KCK “Müzakere için anlaştık” açıklamalarını yapardı!
Evet AKP, nihai misyonunu icra
ediyor ve kanlı katil Öcalan’la masaya oturuyor!
Eyy muhalefet, ey okur, ey vatanseverler duyurun bu ihaneti bütün Türkiye’ye!

ORTAK...
20 yıl önce Evren için teklif veren hayırcı!
Mustafa Nazikoğlu, ANAP’ın ülkücü kökenli milletvekillerinden biriydi. 12 Eylül darbesi sürecinde çile çekenlerden biri olan Nazikoğlu, milletvekili seçilince Kenan Evren ve Konsey üyelerinin hesap vermesi için parlamentoda harekete geçmiş ve önce basın toplantısı akabinde de hesap soracak yasal zemin için imza toplamaya başlamıştı. O dönemin Hürriyet gibi pek çok gazetesine haber olan bu girişim, Mesut Yılmaz’ın yoğun gayretiyle önlenmişti. Yılmaz, kendisi gibi Rize mebusu olan Nazikoğlu’nu Rizelilerin ablukasına aldırmış ve baskı kurmuştu... Gelelim bugüne?.. Dün, Evren yargılansın diye çırpınan Mustafa Nazikoğlu bugün, AKP’nin hadiseyi istismar ettiğini söylüyor ve zaman aşımı sebebiyle asla hesap sorulamayacağını dillendiriyor. Mustafa Bey’e göre referandumda evet demek Abdullah Öcalan’la kol kola girmek ve ihanete ortak olmak demektir.

GÖLGE...
Bütün mahkemeler Ergenekon gibi mi olacak?
HSYK toplantısından sızanlara göre AKP, Adalet Bakanı ve Müsteşarı aracılığı ile Ergenekon yargıçlarına karşı özel bir kollama ya da koruma güdüsü içinde! İyi de Ergenekon soruşturmasını ve yargılamasını yapan yargıçlar AKP’nin görevlileri değil, bağımsız yargımızın mensuplarıdır. Dolayısı ile AKP’nin verdiği koruyor görüntüsü aslında o yargıçlara ve yargı sistemimize bühtandır zira öyle bir tutum o yargıçları ve yargıyı siyasetin emrine girmiş gibi bir görüntüye sokacaktır. Dahası AKP’nin o tutumu Ergenekon hakkında verilecek nihai hükmü de gölgeleyecektir. AKP’nin sadece şu Ergenekon yargılamalarındaki tavrı bile 12 Eylül’deki referandumda hayır demenin ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor. Maazallah evet çıkarsa bütün mahkemeler Ergenekon misali tartışılacaktır!

EYVAH...
Gül, görev süresini kendi belirleyecekmiş!
Şu işe bakar mısınız, bu ülkenin Cumhurbaşkanı ne kadar süre ile görevde hâlâ belli değildir. Yok aslında belli olmasına bellidir yani süresi 5 yıldır da AKP tayfası açık bir kapı bırakıp 7 olabilir diyor. Düşünün Bülent Arınç gibi biri bile Gül’ün süresi ile ilgili olarak 5 ya da 7 diyemiyor ve “Abdullah Bey süresini kendi belirleyecek” gibi dehşet bir ifade kullanıyor. Yahu burası kabile devleti mi, görev süresini kendi belirleyecek ne demek? Sadece bu ifade bile AKP’nin ülkeyi nasıl yönettiğini gözler önüne sermiyor mu?.. Peki AKP’lilerdeki bu muğlaklığın sebebi ne midir? Efendim malum Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olma projesi var, eğer bu proje tutarsa yani her şey normal seyrederse, Gül’ün süresi 5 yıl olacak, yok Erdoğan’a bir engel çıkarsa o zaman 7 yıl!.. Görüyor musunuz cinliği!.. Böyle adamlara ülkenin yönetimi nasıl verilir?.. Eyvahlar olsun!

ÖnceVatan_58 23.08.2010 12:43

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Yüzde 43 evet te çıksa bu bence hükümetin büyük başarısı olur. Yüzde 51 evette çıksa neye yararki akp nin kendi anayasası ollmuş olur toplumun büyük kesimini yüzde 90 larda kabul oyunu almayarak kabul edilen yasadan gerginlik çıkar huzursuzluk çıkar.

ŞAHBEY 23.08.2010 12:50

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
her yandan saldırı ve yalan aylnış hayır kampanyası sonuç ne çıkarsa çıksın başarıdır neden gerginlik kargaşa çıksınki saygı duymak lazım ....

bilal kose 23.08.2010 12:51

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Bu millet neler gordu milletin yuzde bir oyunu bile alamayanlar at oynatti cok yalan ruzgari seyretti bu millet masallah evetler yuzde yetmislerin ustunde gandinin mumu cabuk sondu.Eeeeeeeeee atalarimiz ne demis alma mazlumun ahini cikar aheste aheste.gerci oda pek mazlum degildi ama:)

LaEdri 23.08.2010 12:51

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Hayır cephesi yalanlar ve iftiralar üzerinden ilerlemeye çalışıyor.Ancak yeni yüzmeye başlayan birisi hani suda çırpınır çırpınır ve sanar ki baya bir mesafe yüzdüm ama bakar ki daha olduğu yerde.Tam işte onlar gibiler!

abircan 23.08.2010 12:54

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Artık [B]Hanefi Avcı'dan öncesi ve sonrası vardır [/B]


Banu AVAR- Hanefi Avcı ve kitabı bir işaret fişeğidir!

Eskişehir emniyet müdürünün açıklamaları, Türk milleti, yedi düvelce dayatılan bir referandum’un önünde diz çöktürülmüşken, gündeme düşmüştür.

‘Haliç’de Yaşayan Simonlar. Dün Devlet Bugün Cemaat’ adlı kitaptaki açıklamalar, gidişata ‘DUR’ emridir. Yazarı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin halen görevde olan bir emniyet müdürüdür. Kitap, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tüm kurumlarına gizli bir örgütün sızdığını belgelemektedir. Bir suç duyurusudur!



BU KİTAPTAKİ AÇIKLAMALAR, BU HÜKÜMETİN İSTİFASINI GEREKTİRİR.

Hanefi Avcı’nın kitabında yaptığı açıklamalar eski istihbaratçı Mahir Kaynak’ın söylemiyle Türkiye Cumhuriyeti devletinin ‘KARŞI HAMLESİ’dir.

Emekli MİT görevlisi Kaynak, ‘……. kitabın yayınlanmasını bir karşı hamlenin ilk adımı sayıyorum. Bundan sonra kitapta ileri sürülen iddiaları destekleyecek birçok yeni verilerle karşılaşacağımızı ve buna başka güç odaklarının da destek vereceğini düşünüyorum. ‘ diyor. (Star gazetesi 22.8.2010)

Kitapta, 3 yıldır aralıksız sürdürülen bir hukuk skandalının en yetkin ağızdan deşifresi yapılmıştır. Bir emniyet müdürü,

‘Olay bir örgütün, cemaatin devlet içerisindeki elemanları vasıtasıyla yürüttüğü örgütsel bir faaliyettir, karşımızdaki kişiler polis, hâkim ve savcı değil, örgütün / cemaatin elemanlarıdır. Devletin hukukunu değil, cemaatin talimatlarını yerine getirmektedirler. İstanbul, Ankara, Erzurum ve İzmir’deki bazı özel yetkili savcılar ile bu iller dışındaki bazı polis birimleri arasında illegal bir ilişkinin varlığı açıkça gözükmektedir.’ demektedir.

Özel yetkili mahkemelerin tüm hâkim ve savcılarının derhal emsali hâkim ve savcılarla değiştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde cemaate muhalif olan hiç kimsenin özgürlüğü ve hayatının güvencede olmadığını söylemektedir!


Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı:

‘Son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan Fethullah Gülen cemaatidir, onlardan bilgi alan da, onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır. Tarafsız basın mensubu, devletin polisi, savcısı numarasını artık kimse yutmasın, bu işler Emniyet ya da hukuk adına yapılmıyor, cemaatin planı ve programı doğrultusunda cemaatin talimatı ile gerçekleştiriliyor.’ demektedir.

Türkiye’de adaletin uzun zamandır çürümekte olduğunu, ama bu süreçte yok edildiğini belgelemekte, ve eklemektedir:

‘Böyle giderse iş adaletten çıkacak ve insanlar silaha sarılacak.’

Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Bütün bu açıklananlar uzun bir süredir belli bir kesim tarafından net olarak bilinmekle birlikte, Hanefi Avcı’nın, bir emniyet müdürünün, uzun ve itibarlı bir kariyer sahibi bir güvenlik görevlisinin bu açıklamaları, Türkiye’nin her köşesinde yankılanmalı, ayrıntılarıyla bilinmelidir.

Yaygın medya 3 maymunu oynasa da bu kitabı, bu açıklamaları her Türk vatandaşının bilmesi sağlanmalıdır.

Türkiye tarihinin en tehlikeli dönemecindedir. Yedi Düvel’in önümüze sürdüğü bu referandumla ‘altın vuruş’ planlanmıştır.

Bu referandum oyunu, ABD damgalı bir cemaat ve bir terör örgütünün ASIL AMAÇLARINA ulaşmak için kullandığı bir arayoldur.

Asıl amaç, ‘Amerikan tipi islam’ ile halkın koyunlaştırılarak, başına her gelene kafa sallaması, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin küresel çetenin bir eyaleti olması, kukla Kürdistan’ın petrol ve maden havzasına kurdurulmasıdır.

Bu referandum değil, Hasan Demir’in deyişiyle FEDE/RANDUM’dur.

Türk devletleri asırlardır, binlerce oyunu BERTARAF ederek bugüne geldi.

Hanefi Avcı ve açıklamaları bir işaret fişeğidir! Bu açıklamalar ve belgeler, onun gibi her şeyi bilen ama susanlara konuşma gücü verecektir!

Ve 20 gün sonra, Türkiye’nin bekasına kastedenlere ‘HAYIR!’ denecektir.

ABD’ye ve içerdeki uzantılarına, Cemaate, PKK’ya, TESEV’e ve batının tüm sırtlanlarına İNAT!

ŞAHBEY 23.08.2010 12:57

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
yazık ki ne yazık kendi teşklilatına bukadar çamur atan bir insana nasıl güvenilir bu kimki bunun için hükümet istifa etsin.bir zamanlar BAYAN ERDOĞANI neden nasıl dinlediğini anlatsa daha iyi olurdu..

LaEdri 23.08.2010 13:11

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
İddia ve koskoca bir hükümetin istifası ha..:)Vay be!

AVUKAT_ 23.08.2010 13:23

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Bir efsanenin sonu mu? Hanefi Avcı niçin bu kitabı yazdı?


Taraf muhabiri Mehmet Baransu, "Haliç'te Yaşayan Simonlar- Dün Devlet Bugün Cemaat" kitabıyla gündeme gelen tartışmaların perde arkasını sorguladı. İşte yazısı:



BİR EFSANENİN SONU MU?
Hiç kuşkusuz dünün en flash haberi Hanefi Avcı'nın yazdığı kitapta iddia ettiği olaylardı. "Haliç'te Yaşayan Simonlar- Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitapta, devleti Fethullah Gülen cemaatinin ele geçirmeye çalıştığını söylüyordu Avcı. Ergenekon, Balyoz, Kafes, Erzincan iddianamesi, Danıştay saldırısı başta olmak üzere yargıya yansımış olayların birçoğunun içi boştu ona göre.
Kamuoyu bu iddialar karşısında ne düşündü bilmem ama ben kendi adıma "bir efsanenin sonunun" böyle olmaması gerektiğini düşündüm. Bu olayların bir bölümünün kamuoyuna yansımasını sağlayan kişi bendim. Haber kaynaklarımı çok iyi tanıyordum. Tanıdığım askerlerin hiçbiri kendisinin iddia ettiği gibi isimler değildi. Üstelik bu isimler cuntacı komutanlarının yanı sıra cemaat hakkında da kendisinden daha ağır ifadeler kullanıyorlardı.
Darbe planlarını bilen ilk kişiydi
Kitaptaki iddiaları doğrusu şaşkınlıkla karşıladım. Şaşkındım çünkü yüzlerce nedenim vardı. Avcı'nın 2000 sonrası görev aldığı faaliyetleri, kendisine yakın olan isimler başta olmak üzere, askerlerden dinlemiştim. 2003-2005 yılları aralığında Türkiye'nin geçtiği süreci, Karargâh ve 1. Ordu'da yapılan planları gün gün bilen isimlerden biriydi Avcı.
Bugün inkâr ettiği Balyoz'u, 'Sarıkız'ı, 'Ayışığı'nı, 'Eldiven'i, Ergenekon'u kamuoyundan yıllar önce biliyordu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı 2003'te uyaran isimdi kendisi. Gazetecilere, Ergenekon yapılanmasını, Balyoz'u, darbe planlarını Sabri Uzun'la birlikte nasıl önlediğini yıllar önce yüzlerce kez anlatmıştı. Hatta Hürriyet gazetesinden bir isme bazı belgeleri veren de kendisiydi.
Kitabı dün hızlı bir şekilde gözden geçirdim. Ergenekon ve Balyoz darbe planlarının içinin boş olduğunu kitabının kimi yerlerinde iddia eden Avcı, kitabın bazı bölümlerinde ise bu operasyonları önemsediğini vurguluyordu. Kendi içinde bu çelişki acaba nasıl açıklanabilirdi? Avcı, özellikle darbe planlarıyla ilgili bir takım iddialarda bulunuyordu ama isim, yer, zaman vermekten nedense kaçınıyordu.
Ergenekon savcılarına bilgiyi veren kimdi?
Kitabı okudukça geçmişe yolculuk yaptım. Kafamda yüzlerce olay ve soru işareti belirmeye başladı. Avcı bugün söylediklerinin tam tersini geçmişte dile getirmiş, üstelik Erdoğan'a bu olaylarla ilgili belgeler sunmuştu. Bununla da yetinmemiş, siyasetçiler, bürokratlar ve özellikle de gazetecilerle yüzlerce toplantı yapmış, belge bilgi paylaşmıştı. Bugün içi boş dediği Ergenekon soruşturmasındaki Karargâh Evleri soruşturmasını ilk kez gündeme getiren kişi kendisi değil miydi? Trakya MİT Bölge Başkanlığı'nın istihbarat raporunu dikkate alıp, Trakya'da soruşturma yapmıştı. Ergenekon savcılarına soruşturmalarla ilgili tanık olarak bilgileri kim vermişti acaba? "Cami bombalama timleri gibi saçma sapan iddialar" ifadesini kitabında kullanmasına rağmen, Fatih-Çarşamba'yı askerlerin havaya uçuracağı bilgisini geçmiş yıllarda nasıl elde etmişti? Bu bilgiyi öğrenmek için kullandığı istihbarat tekniği neydi? Kimlerle bunları paylaşmıştı? Peki ne olmuştu da Hanefi Avcı bir anda kırılma yaşamıştı? Dün savunduğu olayları bugün bir cemaatin komplosu olduğunu iddia edecek noktaya gelmişti?
Yaşadığı kırılma noktaları
Hanefi Avcı yaklaşık yedi yıldır bir kırılma evresindeydi. İlk kırılma anı, Kaçakçılık ve Organize Şube Müdürlüğü görevinden alınmasıyla gerçekleşti. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun cemaate yakınlığından dolayı cemaatin kendisine operasyon yaptığını düşünüyordu. Ancak unuttuğu iki nokta vardı. Beyaz Enerji Operasyonu sonrası Ağrı'da yaptığı operasyonla AKP'nin ayağına basmıştı. İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'nun oğlu Murat Aksu'yu gözaltına almaya çalışması ise ipleri koparmıştı. Avcı adına ikinci
kırılma anı Sabri Uzun'un İstihbaratın başından alınması oldu. Avcı, Uzun, Emin Aslan ve Mustafa Gülcü iyi arkadaşlardı ve mümkün olduğunca birlikte hareket etmeye çalışıyorlardı. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Aslan'ın uyuşturucu baronuyla makamında görüşmesinin ardından tutuklanması kırılmayı derinleştirdi. Avcı, bu işi cemaatin yaptırdığına inanıyordu. Aslan'a kefil olduğunu kamuoyuna açıkladı. Savcılığa verdiği ifadede ise geri adım attı. "Emin Aslan yapmamıştır diyemem" noktasına geldi.
MİT'in başına geçmek istedi
Hanefi Avcı açısından son kırılma ise beklediği dört makamla ilgili oldu. Önce Emniyet İstihbarat Başkanlığı görevine atanmak istendi. Ardından Celalettin Cerrah'ın yerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gelmeye çalıştı. Burası olmayınca bu kez Ankara Emniyet

Müdürlüğü için kulisler yaptı. En önemli ve son hamlesi ise MİT'in başına geçmek istemesiydi. Türkiye'de bu makama gelebilecek tek kişinin kendisi olduğunu düşünüyordu. Tüm bu beklediği makamlar olmayınca Avcı, cemaatin kendisinin önünü tıkadığını düşündü. Askerlerin YAŞ sürecinde eski konuma gelip, kendilerinden hesap soracağını analizinde bulunmasıyla da askere yakın durmaya çalıştı. Dün savunduğu hatta tanık olarak savcılara belge ve ifade verdiği olayları, bugün inkar etmeye başladı.
Hanefi Avcı için son kırılma noktası, beklediği dört makamla ilgili oldu. Avcı, MİT'in başına geçmek istiyordu.
Kitapla ilgili haberlerin gazetede yer alması üzerine Hanefi Avcı'yı aradım. Kendisinden röportaj talebinde bulundum. Avcı "bir hafta sonra görüşelim" dedi. Umarım yazdıklarımdan ve tartışmalardan dolayı Avcı sözünden caymaz. 2003-2005 yılları arasında bizzat içinde bulunduğu darbe planlarını engelle süreciyle ilgili yer, zaman ve mekan belirterek soracağım yüzlerce soruya cevap verir.
Mehmet Baransu / Taraf

ŞAHBEY 23.08.2010 13:31

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
HANEFİ Avcı'nın ortalığı karıştıran, büyük yankı uyandıran kitabını aldım...
Okuyorum...
Okuyanların yaptığı özetlere bakıyorum...
Gazetelere yansıyan “bomba iddialar” başlıklı bölümlerin altını çiziyorum.
Sonuçta Hanefi Avcı'nın söyledikleri aşağı yukarı şunlardır:
- “Türkiye'yi artık Fethullah Gülen cemaati yönetiyor...”
- “Her tarafa sızmış durumdalar...”
- “Polisi ele geçirdiler...”
- “Yargıyı ele geçirdiler...”
- “Türkiye bir cemaat ülkesi haline geldi...”
- “Ergenekon cemaat işi...”
- “Baykal'ın kasedi cemaat işi...”
* * *
Bunlar “yeni”, “hiç bilinmeyen”, “bu zamana kadar hiç duyulmamış” şeyler değil.
Cepheleşmiş Türkiye'de, epey süredir bir tarafın inandıkları ve inanmak istedikleri türden iddialar...
Açık söyleyeyim:
Bazen öyle gelişmeler oluyor ki, ben de bu türden bir kuşku denizinin içinde buluyorum kendimi.
Ama yine de “Her taşın arkasında cemaat var” yaklaşımının kolaycılığına kendimi teslim etmek istemiyorum.
Daha doğrusu bu tür “kestirme” yaklaşımların hiçbir sorunu çözmediğine, çözemeyeceğine inanıyorum.
İşte bu nedenle Hanefi Avcı'nın kitabına can simidi gibi sarıldım.
Ondan kuşkuları dağıtmasını, olayı somutlaştırmasını bekledim.
Fakat ne yazık ki...
Hanefi Avcı'nın kitabı, ne “kasabanın sırrı”nı açığa çıkarmayı sağlıyor, ne de bir “şehir efsanesi”ni somut gerçeğe dönüştürebiliyor.
Kitap baştan sona...
İnançlar, kanaatler, kanılar, sanmalar üzerine kurulmuş...
Somut tek bir suçlama, tek bir delil, tek bir kanıt, tek bir isim yok.
* * *
Hanefi Avcı, bizdeki “Sanıktan delile gidilir” anlayışını “Delilden sanığa gidilir” anlayışıyla değiştirmek için çaba sarf etmiş değerli bir polis şefidir.
Keşke aynı yöntemi, kitabında da deneseydi de, “sonuçtan delile gitmek” yerine “delilden sonuca gitme” anlayışına sadık kalabilseydi.
Yani “Her taşın altında cemaat var” tezine uygun kanaatler ve iddiaları bulmak için çırpınacağına...
Önce kanıtlar ve delilleri bulsa, sonra da “Her taşın altında cemaat var” yargısına ulaşsaydı...
Çok daha inandırıcı, çok daha ikna edici ve çok daha hayırlı bir hizmet yapmış olurdu...
AHMET HAKAN ...

AVUKAT_ 23.08.2010 13:35

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
eğer iddialarla hüküm veriyorsak bu da bir iddiadır sayın abircan... sadece bir emniyet müdürü bir cemaat hakkında bir kaç yazı yazdı diye hükümetin istifasını istemek ne kadar orantılıdır. acaba bu teknik ölümü gösterip sıtmaya razı etmek midir? sanırım bu ilkede artık kimsenin ölümden korkusu kalmadı... sayın kılıçdaroğlu hakkında sgk genel müdürlüğü yaptığı sırada bi dünya yolsuzlukla adı geçen kurumu batırdığı idiları dolaşıyor ki duymayan yoktur bu sözü edilen genel başkanın tatmin edici bir açıklaması mı vardır... 28 şubat sürecinde refah yol hükümetinde ali kalkancı ve hükümetinin ülkeyi şeriata götürdüğü ve mevcut iktidarın iş birliği içinde olduğu iddiası vardı. ne oldu konuyla ilgili AİHM nin kararını da ekleyeceğim. yarın bende kalksam sayın kılıçdaroğlu veya devlet bahçeli veya herhangi bir siyasi iktidar hakkında bir kitap yazsam ve ağır suçlamalarda iddialarda bulunsam hemen istifa mı edecek söz konusu kimseler. lütfen biraz makul olalım aslında hanefi avcının kitabında fetullah gülen cemaati ile ilgili öenmli iddilar var ancak bu iddiaların araştırılması ve gerçeğin ortaya çıkması hepimizin temennisidir. nasıl ki hanefi avcıya hemen yazdıklarından dolayı kahraman büyük türk diyemeyeceksem, fetullah gülen cemaatine de sütten çıkmış ak kaşık diyemem ama bu kitaba karşı bu iddia çok ağır...

ŞAHBEY 23.08.2010 13:40

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
MİT'in başına geçmek istedi
Hanefi Avcı açısından son kırılma ise beklediği dört makamla ilgili oldu. Önce Emniyet İstihbarat Başkanlığı görevine atanmak istendi. Ardından Celalettin Cerrah'ın yerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gelmeye çalıştı. Burası olmayınca bu kez Ankara Emniyet

Müdürlüğü için kulisler yaptı. En önemli ve son hamlesi ise MİT'in başına geçmek istemesiydi. Türkiye'de bu makama gelebilecek tek kişinin kendisi olduğunu düşünüyordu. Tüm bu beklediği makamlar olmayınca Avcı, cemaatin kendisinin önünü tıkadığını düşündü. Askerlerin YAŞ sürecinde eski konuma gelip, kendilerinden hesap soracağını analizinde bulunmasıyla da askere yakın durmaya çalıştı. Dün savunduğu hatta tanık olarak savcılara belge ve ifade verdiği olayları, bugün inkar etmeye başladı.
Hanefi Avcı için son kırılma noktası, beklediği dört makamla ilgili oldu. Avcı, MİT'in başına geçmek istiyordu. .....
İŞTE İHTİRASIN SONU BU BUNE KİN kardeşim alamadım tü kaka yazıkki ne yazık bu ÜLKEDE çalışana iftira etmek marifet beğenmedin kinin var hemen f tipi dersin olur biter bir zamanlar onunda adı f tipi listelerde varmış nede çabuk unutmuş tüü

AVUKAT_ 23.08.2010 13:41

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
AİHM, tarikat adına kendisine başvuran 127 davacının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafından güvence altına alınmış din özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna vardı.

İhlale neden olan olay 20 Ekim 1996 tarihinde Ankara'da yaşanmıştı. Türkiye'nin dört bir yanından gelip kendilerine has dini kıyafetlerle Ankara Kocatepe camisinde toplanan tarikat üyeleri, daha sonra kent içinde gösteri yapmışlar, çıkan olaylar sonrasında da gözaltına alınmışlardı.

Siyah türbanlar olay oldu

Davacılar hakkında dönemin 3713 sayılı terörle mücadele kanunu çerçevesinde Ankara DGM'de dava açılmış, davacıların duruşmada başlarındaki siyah türbanları çıkarmaması da olay olmuştu. Sanıkların her biri dava sonunda 28 Kasım 1925 tarihli şapka kanunu ile 3 Aralık 1934 tarihili kılık kıyafet kanununa aykırı davrandıkları gerekçesiyle iki ay hapis ile o dönem yaklaşık 2,4 Amerikan dolarına tekabül eden para cezasına mahkum edilmişlerdi.

Karar sonrasında AİHM'ye başvuran davacılar, haklarındaki mahkumiyet hükmünün, kıyafetleriyle dini inançlarını ifade etmelerini engellediğini savunup, AİHS'nin din özgürlüğüyle ilgili maddesinin ihlal edildiği tezini işlemişlerdi.

Türk hükümetinin, davacıların, "dini inançları nedeniyle değil, mahkeme önündeki tavırları nedeniykle mahkum edildikleri" tezini inandırıcı bulmayan AİHM, davacıların tezlerine hak verdi. AİHM'nin, davaya bakan 7 yargıçlı İkinci Dairesi'ndeki 6 yargıç, davacıların din özgürlüklerinin ihlal edildiği soncuna vardı. Mahkemenin gerekçeli kararında, davacıların sıradan vatandaşlar oldukları, kamusal hizmet veren devlet memuru olmadıkları ve bu nedenle kendilerinden dini inançlarını ifade ederken ihtiyatlı davranmalarının istenemeyeceği belirtildi. Kararda, davacıların dini inançlarını spesifik bir kıyafetle ifade etmelerinin kamusal düzen veya şahıs üzerinde tehdit ya da risk oluşturduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanılmadığını da not etti.

Bu gerekçelerden yola çıkan AİHM, davacılara getirilen kısıtlamanın inandırıcı olmadığına ve bu nedenle Ankara'nın AİHS'nin din özgürlüğüyle ilgili 9'uncu maddesini ihlal ettiğine hükmetti.

ÖnceVatan_58 23.08.2010 14:43

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Uzun lafın kısası sayın avukat bey Başarılı bir Emniyet Müdürünün Gerçekleri görüp Kitap yazmasını sadece idda ve gerrçek dışı olduğunu öne sürüyor, ama iki tane ne olduğu belli olmayan iki tane gizli tanık bulup iddialarını gerçekçmiş gibi gösterip ergenekon sanıkalrını birer suçlu olarak gösteriyorsunuz.
Bu meslek ahlakına ters gelmiyormu sizce?

ŞAHBEY 23.08.2010 14:50

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
kendine güvenen bir kişi istediğini alamayınca sağa sola çamur atmaz yukardaki yazıları iyi okuyalım...kendine görev verilir teşkilatta görev istenmez...adamın başka palanları var anlaşılan

ÖnceVatan_58 23.08.2010 14:57

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Hepimiz Türkiye'de yaşıyoruz uzaydan gelmedik,iddia tezler gerçek olmadan öyle bir kişinin sırf istediğimi verrmedi Recep Bey'e çamur atayım diye kitap yazacağına yüzde bir ihtimal bile vermiyorum.
Görünen köy klavuz istemez bunu bağımsız gazeteler her seferinde dile getiriyor yalan değilki Müdürümüz emniyet teşkilatında olduğundan daha detaylı anlatmış.

barikat58 23.08.2010 15:21

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[B][I]12 Eylülde bir halk oylaması olacak ve görüyoruz ki halka sunulacak bu oylamada bile ülke ne kadar karıştırılıyor ortam nasılda geriliyor ! 80 yılında bir askerin ülkeyi ele geçirip "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" yalanını ortaya çıkardığı gün ortalık ne kadar karışıktı şimdi daha iyi anlıyorum :rolleyes:[/I][/B]

[B][I]Sincanda tanklara selam vermeyenler 80'de cezaevinde 7,5 yıl yatıp ceza almadan çıkanlardı onlar evet diyor..[/I][/B]
[B][I]Birgün sabah namazını kılarken başına bir askerin dipçik vurulması suretiyle bir ülkücü şehit edildi ! Dipçik vurulmasının sebebi ne biliyormusunuz ? Takke takmasıydı sadece takke ! Bu kör bu bağnaz bu sığ düşünceli adamlar takke taktı diye bir insanı öldürdü !!![/I][/B]
[B][I]24 saat işkenceler elektrikler çeşit çeşit insanlık dışı eylemler ![/I][/B]
[B][I]Bu halk koyun değil bu halk yasaya kendi isteğiyle oyunu verecek bunu halka çok gören halkçılar siz kübanın halkçısı olmalısınız ![/I][/B]

[B][I]Daha anlatılacak çok şey var ama bir bu işin onuru var.Bu referandumdan "evet" çıkarsa kafama sıkarım dedi ünlü darbe mimarı kenan evren ! Sırf onda bu sözünün arkasında durabileceği bir onur varmı onu görmeye bile yeter ! Hoş öyle bir onura sahip olmadığı aşikar...[/I][/B]

sibelYILMAZ 23.08.2010 15:30

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
UYUMAYA DEVAM ETMEK YOK REFERANDUMA EVETTTTTTTTTTTT ......

ÖnceVatan_58 23.08.2010 15:36

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Bu halk oylaması değil akp oylamasına dönüiştürülmüş.AKP kalsınmı gitsinmi havasına kendileri bu duruma dönüştürdü. Meydanalrda anayasayı anlatma yerine soyuyla sopuyla boyuyla uğraşıyolar, Kadınlardan özür diliyorum ama genel değil tabiki dedikoducu mahalle kadınları olur onların ağız dalaşı gibi.
Kafama sıkarım meselesine gelince yine saptırılmış yazı, o söz şöyle söylenmiştir Kenan Evren tarfından:
Bir halk oylaması yapılsın Evren suçlumu suçsuzmu diye? Eğer Evet çıkarsa kafama sıkarım gibi ifade kullanmıştı. Sıkarmı sıkmazmı bilinmez ama bu halkın harakiri yapmaya niyeti hiç yok HAYIR'lısı olsun yinede.

haythuyt 23.08.2010 15:38

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
COK UÇTUNUZ İNİŞE GECIN ARTIK..HAYIR HAYIR HAYIR...

barikat58 23.08.2010 15:43

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=ÖnceVatan_58;574069]Bu halk oylaması değil akp oylamasına dönüiştürülmüş.AKP kalsınmı gitsinmi havasına kendileri bu duruma dönüştürdü. Meydanalrda anayasayı anlatma yerine soyuyla sopuyla boyuyla uğraşıyolar, Kadınlardan özür diliyorum ama genel değil tabiki dedikoducu mahalle kadınları olur onların ağız dalaşı gibi.
Kafama sıkarım meselesine gelince yine saptırılmış yazı, o söz şöyle söylenmiştir Kenan Evren tarfından:
Bir halk oylaması yapılsın Evren suçlumu suçsuzmu diye? Eğer Evet çıkarsa kafama sıkarım gibi ifade kullanmıştı. Sıkarmı sıkmazmı bilinmez ama bu halkın harakiri yapmaya niyeti hiç yok HAYIR'lısı olsun yinede.[/QUOTE]


[I][B]Eeee chp'de genel seçimmiş gibi hareket ediyor :) Yok hayaller hedefler başörtüsü özgürlüğü falan filan bunun referandumla ne alakası var ?[/B][/I]
[I][B]Sen başörtüsü serbestliği getiren kararı anayasa mahkemesine şikayet et ardından başörtüsü sorunu çözeceğim dersen buna kargalar bile güle :)[/B][/I]
[I][B]Bunlar referandum konusumu ?[/B][/I]

[I][B]EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR ! Bu söze bağlı kalalım zira Atatürkçüyüz... [/B][/I]

haythuyt 23.08.2010 15:48

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
SÖYLE Bİ YORUMLARA GÖZ ATTIM.. EVET VEYA HAYIR DIYEN ARKADASLARIMIN COGU TUTTUGU PARTININ KARARINA GORE BIR YOL IZLIYOR..ARKADASLAR SU DEGISIM PAKETINE BIR GOZ ATALIM!!!!DEVLETIMIZ MILLETIMIZ ICIN EN HAYIRLISI NE ISE EN OLURU NE ISE ONA KARAR VERELIM (DIS ETKENLERE KULAK ASMAYIN.HERKEZIN VARDIR BI CIKARII :)))

ÖnceVatan_58 23.08.2010 15:50

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=barikat58;574072][I][B]Eeee chp'de genel seçimmiş gibi hareket ediyor :) Yok hayaller hedefler başörtüsü özgürlüğü falan filan bunun referandumla ne alakası var ?[/B][/I]
[I][B]Sen başörtüsü serbestliği getiren kararı anayasa mahkemesine şikayet et ardından başörtüsü sorunu çözeceğim dersen buna kargalar bile güle :)[/B][/I]
[I][B]Bunlar referandum konusumu ?[/B][/I]

[I][B]EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR ! Bu söze bağlı kalalım zira Atatürkçüyüz... [/B][/I][/QUOTE]

Ne var bunda ben de bu sorunu chp nin çözeceğine inananlardanım ve bunu nasıl çözeceğinide bir açık oturumda uzun uzun anlattı, yani türbanı kendine çıkar oy, simge bayrak yaparak değil, gerçekten çözmek istediği için buna söz vermiştir.
Bu durumu bir tarafa yıkmak peşin hükümlülüktür, ben bu türbünlere oynama ve alanalrdaki tutumu hiç ama hiç beğenmiyorum kim olursa olsun. Hep sataşma hep kavga havasında.
Zaten gergin olan toplumu bu tutumlar daha çok geriyor.

Biraz sakin olalım.

LaEdri 23.08.2010 15:54

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Zamanında ortalık yerde namaz kılınamıyordu bu ülkede.Bunları konuşun.Çıkmışlar cemaatçiler her taraf sızmışmış.Vatan hainleri sızacağına...

abircan 23.08.2010 15:54

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=ŞAHBEY;574061]kendine güvenen bir kişi istediğini alamayınca sağa sola çamur atmaz yukardaki yazıları iyi okuyalım...kendine görev verilir teşkilatta görev istenmez...adamın başka palanları var anlaşılan[/QUOTE]

peki siz bu kanıya nerden vardınız hanefi avcının neyi isteyip neyi istemediğini nerden biliyorsunuz, eğer hükümetin eğip bükebildiği bir adam olsaydı tüm makamlar kendisine açılırdı çünkü kamuoyunda bilinen temiz bir işinin ehli insan sn avcı, birde olayı bu taraftan değerlendirsek derim, bundan sonra cemaate ve hükümete muhalif herkesi aynı kefeye koyup mu değerlendireceğiz istediğini alamadı mızıkçılık yapıyormu diyeceğizzzz aaloooooooooooooooooooooooo beyfendi bu iddialarda bulunan yıllarca emniyette çalışmış bir emniyet il müdürü senin oğlunun tüccar parasıyla okutan bisküviciden daha çok devlet bürorasi edebi terbiyesi ve kamu hayatı var
sn avukat gerçekten neyin ve kimin avukatı olduğunuza karar verin bu lafım şahbey ve devamındakilerle birlikte sizede

OSMAN ECE 23.08.2010 16:01

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
onlarca sefer yazdım yine yazıyorum 40 yıl önce çektiğim işkenceler için
bin sefer daha EVET EVET EVET KIRK YIL ÖNCE SÖKÜLEN TIRNAKLARIMIN YERİ HALEN ACIYOR BUNU BİRE BİR YAŞAYAN BENİM BEYLER SUÇUMU SORMAYIN ÇÜNKÜ YOK

haythuyt 23.08.2010 16:07

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[B]YAV HALA ŞU CEMAATCILERI SIRTLAMALRINIZA INANAMIYORUM!!!
YOK YOKKK VAR Bİ CIKARINIZZ BELLİİ :)
NEYINIZI POLIS ASKER YAPTILAR SOYLEYIN!!
MADEM HACILAR HOCARR
YAW EY ALLAHTAN KORKMAZLAR
GECEN SENE YAPILAN POLISLIK SINAVINDA 7 BİNE YAKIN POLIS ALINACAK
VEEE SINAVDA FULL CEKEN OGRENCI SAYISI 12 BİNN
MADEM DINDARSIN 70 BINE YAKIN OGRECININ HAKKINA NASIL GIRIYORSUN..
NEREYE KADAR BU SINAV SORULARI CALINACAKK..!!
SOYLEYIN HIKUMETEDE CEVAPLASIN BU SORUYU ..:)[/B]

[QUOTE=abircan;574079]peki siz bu kanıya nerden vardınız hanefi avcının neyi isteyip neyi istemediğini nerden biliyorsunuz, eğer hükümetin eğip bükebildiği bir adam olsaydı tüm makamlar kendisine açılırdı çünkü kamuoyunda bilinen temiz bir işinin ehli insan sn avcı, birde olayı bu taraftan değerlendirsek derim, bundan sonra cemaate ve hükümete muhalif herkesi aynı kefeye koyup mu değerlendireceğiz istediğini alamadı mızıkçılık yapıyormu diyeceğizzzz aaloooooooooooooooooooooooo beyfendi bu iddialarda bulunan yıllarca emniyette çalışmış bir emniyet il müdürü senin oğlunun tüccar parasıyla okutan bisküviciden daha çok devlet bürorasi edebi terbiyesi ve kamu hayatı var
sn avukat gerçekten neyin ve kimin avukatı olduğunuza karar verin bu lafım şahbey ve devamındakilerle birlikte sizede[/QUOTE]

YAW ABİ YANLIS ANLAMA BENI SAKINDA :) BİRGUN SENIN YAZINI ALINTI YAPIP YAZDIKLARINA KATILACAGIMI HIC DUSUNMEZDIM :)

KESINLIKLE VE KESINLIKLE KATILIYORUM...

bilal kose 23.08.2010 16:25

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
Ya ne bu telasiniz yitmis 70 yil sizin ziriltinizi dinledi bu millet isinize gelini sattiniz gelmeyeni astiniz.Cem Karacinin bir sarkisi vardi. ben bu feligin carkina cumak sokarim.Helal olsun Akp ve TAYYIB ERDOGANA ve gonul daslarini ulkemin ve milletimin ici zorbalik ici hainlikle ici kanla dolu olan bu anayasinin ve onun savunucularinin carkina comak sokmustur.binlerce kez EVET EVET

ÖnceVatan_58 23.08.2010 16:45

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=bilal kose;574092]Ya ne bu telasiniz yitmis 70 yil sizin ziriltinizi dinledi bu millet isinize gelini sattiniz gelmeyeni astiniz.Cem Karacinin bir sarkisi vardi. ben bu feligin carkina cumak sokarim.Helal olsun Akp ve TAYYIB ERDOGANA ve gonul daslarini ulkemin ve milletimin ici zorbalik ici hainlikle ici kanla dolu olan bu anayasinin ve onun savunucularinin carkina comak sokmustur.binlerce kez EVET EVET[/QUOTE]





Hayır hayır boşuna yalvarma inanmıyorum sana
Hayır hayır gözyaşına da hayır inanmıyorum sana
Hayır hayır yüzbin kere hayır acı çektirme bana
Hayır hayır yüzbin kere hayır inanmıyorum sana

Sen hiçbir zaman dost olmadın
Hiçbir zaman destek olmadın
Yıllarca hep sustum ama bir tek şey istiyorum senden
Onurlu bir yabancı gibi lütfen artık çık git bu evden

Hayır hayır boşuna yalvarma inanmıyorum sana
Hayır hayır gözyaşına da hayır inanmıyorum sana
Hayır hayır yüzbin kere hayır acı çektirme bana
Hayır hayır yüzbin kere hayır inanmıyorum sana



Bizim Barışta çok hoş söylemiş canım sanki bugün için yazılmış :)

AVUKAT_ 23.08.2010 17:32

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=ÖnceVatan_58;574059]Uzun lafın kısası sayın avukat bey Başarılı bir Emniyet Müdürünün Gerçekleri görüp Kitap yazmasını sadece idda ve gerrçek dışı olduğunu öne sürüyor, ama iki tane ne olduğu belli olmayan iki tane gizli tanık bulup iddialarını gerçekçmiş gibi gösterip ergenekon sanıkalrını birer suçlu olarak gösteriyorsunuz.
Bu meslek ahlakına ters gelmiyormu sizce?[/QUOTE]

sevgili arkadaşım eminyet müdürlüğünün gerçekleri gördüğünü ben bilemem emniyet müdürünün ne kadar namuslu olduğunu da bilecek konumda değilim... taraf gazetesi köşe yazarı görüldüğü gibi hanefi avcının kendi ile olan ilişkilerinden bahsetmiş ve neden böyle bir kitap yazdığının açıklamasını yapmaya çalışmış...
burda dikkat edilecek olursa kitabı okuyanların ki ben okumadım, genel kannati genel ifadeler kullanıldığı. genel ifadelerle bir kişiyi veya cemaati suçlamak ne kadar adaletli ve insan vicdanına ne kadar sığıyor.
dikkatinizi çekmek istediğim diğer nokta da sayın avcı nın daha önceleri akp ile olan ilişkileri ve sizin belirttiğiniz dava sürecindeki katkıları.yani başarılı bir emniyet müdürü isi böyle sayılamsının asıl sebebi bu mu ve başarılı bir emniyet müdürü ama açık konuşmak gerekirse somut olarak ortaya koyduğunuz bir başarısı yok
ve belirtmek istediğim bir nokta daha var, burada sayın avcı nın iddilarının gerçek veya gerçek dışı olduğunu iddia etmek istemiyorum sadece ortada bir iddia var ama gerçek ama yanlış belki de kızgınlıkla kurgulanmış olaylardan ibaret ama daha iddia mahkemeye bile taşınmamışken hükümetin istifasını talep etmek biraz orantısız olsa gerek.. sonuçta bir ülkenin siyasi iktidarından bahsediyoruz.
bu tanığın ne olduğu belli olmaması cümlesinden tanığın kimliğinin bilinmediğini anlıyorum ve siz cümlenizin devamında gizli tanık demişsiniz aslında tanığın hem gizli tanık olması hemde kimliğinin herkes tarafından bilinmesi biraz saçma olurdu
ergenekon sanıkları suçlu değil sanıktırlar. yani henüz suçlu oldukları ispatlanmamıştır suçlu olmadıkları noktasında hemfikiriz sanırım...
saygılarımla...

[QUOTE=ÖnceVatan_58;574062]Hepimiz Türkiye'de yaşıyoruz uzaydan gelmedik,iddia tezler gerçek olmadan öyle bir kişinin sırf istediğimi verrmedi Recep Bey'e çamur atayım diye kitap yazacağına yüzde bir ihtimal bile vermiyorum.
Görünen köy klavuz istemez bunu bağımsız gazeteler her seferinde dile getiriyor yalan değilki Müdürümüz emniyet teşkilatında olduğundan daha detaylı anlatmış.[/QUOTE


evet buna bende inanmak istemiyorum çok kötü bir durum olurdu sadece istediğini alamadığı için bu yola başvurulması ihtimali bile ürkütücüdür.

daha detaylı mı anlatmış bilmiyorum, dediğim gibi kitabı okumadım; ancak kafa karışıklığı var kitabı bazı okuyanlar çok yüzeysel anlatmış bazıları da daha ayrıntılı anlatmış diyor.

[QUOTE=abircan;574079]peki siz bu kanıya nerden vardınız hanefi avcının neyi isteyip neyi istemediğini nerden biliyorsunuz, eğer hükümetin eğip bükebildiği bir adam olsaydı tüm makamlar kendisine açılırdı çünkü kamuoyunda bilinen temiz bir işinin ehli insan sn avcı, birde olayı bu taraftan değerlendirsek derim, bundan sonra cemaate ve hükümete muhalif herkesi aynı kefeye koyup mu değerlendireceğiz istediğini alamadı mızıkçılık yapıyormu diyeceğizzzz aaloooooooooooooooooooooooo beyfendi bu iddialarda bulunan yıllarca emniyette çalışmış bir emniyet il müdürü senin oğlunun tüccar parasıyla okutan bisküviciden daha çok devlet bürorasi edebi terbiyesi ve kamu hayatı var
sn avukat gerçekten neyin ve kimin avukatı olduğunuza karar verin bu lafım şahbey ve devamındakilerle birlikte sizede[/QUOTE]

birincisi biz bu kanıya ismini belirttiğim yazarın sayın avcı ile olan ilişkilerinden bahsetmesi üzerine vardık. şimdi sizi de iddia ettiğiniz kanaate nasıl vardınız onu açıklamaya davet ediyorum. hani diyorsunuz ya hanefi avcının bütün söyledikleri doğrudur yüzde yüz dürüst bir adamdır. siz de buyrun bu kanıya nerden vardığınızı açıklayın

ikincisi biz bir kanaate varmadık en azından ben varmadım sadece mevcut iddiayı tek taraflı olmaktan kurtarıp iki iddia ve savunmaya dönüştürdüm. artık ortada iki iddia var birincisi hanefi avcının ortaya attığı ve sizin kesinlikle doğrudur dediği iddia diğeri de benim buna karşılık söylediğim iddia yani kendiniz ortaya iddia atarken hiç sorun yok ama iddianıza karşı yeni bir iddiayı kabullenmek bile istemiyorsunuz

üçüncüsü biz kimseyi bir kefeye koymadık ki bu konumda da değiliz. ama tabi ya bu noktada haksızlık yapıyorsunuz demek bile hükümetle aynı kefeye konmaya bir takım çevrelerin avukatı olarak nitelendirilmemize yetti de arttı bile ne yazık ki...

şimdiye kadar kimseye istediğini alamadı da mızıkçılık yapıyor demedim... var olan iddilar bu yönde ki çok açık bir şekilde dile getirilmiş

benim oğlum yok. olmayan oğlumu tüccar bisküvici pararsıyla okutan da yok, hem bu bisküvi ticareti yapmak ayıp bişi galiba bu kadar küçük gördüğünüze göre...

sayın avcı nın adabı muaşeret kurallarını iyi bildiğine eminim keşke herkes onun gibi olabilseydi böyle bazı kelimeri uzatarak konuşmak tahminim onun gibi insanların yapamayacağı işlerdendir.

biz kimsenin avukatlığını yapmıyoruz. ki görürsek bir haksızlık savunmaktan da geri durmayız. yaşamım boyunca hiç bir gruba veya cemaate hatta bir derneğe bile bağlanmadım. maşallah öyle güzel emrediyorsunuz ki hemen şimdi kendime bir taraf belirlemeliyim bir müvekkil edinmeliyim... zira emrettiniz... biz ülkemizin ve avukatlığını yapıyoruz


PEKİ BİZLERİ HEMEN BELİRLİ BİR TARAFTANSIZ DİYE YAFTALAYAN YA SİZ KİMİN AVUKATLIĞINI YAPIYORSUNUZ...

Reform 23.08.2010 20:46

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[B]Neden "HAYIR" Diyoruz!..[/B]

1-AKP üniversiteleri ele geçirmek için elinden geleni yapıyor.
Bilim yuvaları ticaret haneye dönüşürken “Cemaatten” kimseler şaibeli atamalarla
Akademik kadrolara yerleştiriliyor.
AKP iktidarında 2 (iki) oy olan kişi bile üniversitelerde rektör yapılabiliyor.
AKP’nin Cumhuriyet Üniversitelerine saldırışına dur demek için
12 Eylülde HAYIR diyoruz…

2-Resmi rakamlara göre ülkemizdeki çalışabilir genç nüfusun %25’i işsiz.
Üniversite mezunlarının işsizlik oranında ise OECD ülkeleri arasında ikinci
Yunanistan’a fark atarak lideriz.. Kadın mezunlarda ise oran iki katı.
Tayyip Bey de her üniversite mezunu iş bulacak diye bir kaide yok diye buyurmuştu.
Diplomalı işsizliğe son vermek için 12 Eylül’de “HAYIR” diyoruz

3-8 Yıllık AKP iktidarı döneminde emekçileri ilgilendiren hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı.
Ülkemizde milyonlarca genç güvencesiz ve sigortasız çalıştırılmaktadır
Emekçiler olarak 12 Eylül referandumunda “HAYIR” diyoruz..

4-Resmi verilere göre Ülkemizde çalışan her iki kişiden biri sigortasız çalışmaktadır.
Bu oran genç nüfusta daha yukarılara tırmanmaktadır.
Sosyal güvenlik ve sendika üyeliği gibi temel haklardan mahrum bir biçimde
İnsan onuruna aykırı bir yaşam sürmeye zorlanan genç nüfusumuz buna tepkisini gösterecektir.
Kölelik düzenine karşı çıkmak için 12 Eylül’de “HAYIR” diyoruz.

5-Sekiz yıllık AKP iktidarında işsizlik tavan yaptı. Üniversiteli gençler işsiz kal dı.
Hepsi sokakta boş,boş dolanıyor.
Kendi çocuklarını Amerika’da okutup iş imkanı sağlayan AKP iktidarı bizleri yoksulluğa sürüklemektedir.
Bu yüzden 12 Eylül referandumun da “HAYIR” diyoruz.

6-AKP’ nin anayasa paketi eğer referandumda kabul edilirse, anayasa mahkemesi
Yargıtay, Danıştay HSYK gibi yüksek yargı organları iktidarın denetimine geçecek.
Yani özelleştirmeleri durduran fahiş zamları geri alan yabancıya toprak
Satışını engelleyen TEKEL işçilerinin hakkını savunan bir yargı olmayacak.
Onun için 12 Eylül’de “HAYIR” diyoruz.

ŞAHBEY 23.08.2010 22:11

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
sayın bircan kardeş
senin tarafın belli ne desem boş...bu adam madem çok dürüsttü neden şu dönemi bekledi maksat kafa karıştırmak bu teşkilatta herkes işini yapıyor böyle mızıkçılarda fitne fesatla meşgul...ben yıllarını emniyette geçirmiş biri olarak şu yapılan açıklamalardan utanç duyuyorum ayıptır günahtır ...bir zamanlar kendide bu karaladığı f tipi listelerinde geziniyordu..adama sorarlar bugünü niye beklemiş acaba...

AVUKAT_ 24.08.2010 02:28

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=Reform;574122][B]Neden "HAYIR" Diyoruz!..[/B]

1-AKP üniversiteleri ele geçirmek için elinden geleni yapıyor.
Bilim yuvaları ticaret haneye dönüşürken “Cemaatten” kimseler şaibeli atamalarla
Akademik kadrolara yerleştiriliyor.
AKP iktidarında 2 (iki) oy olan kişi bile üniversitelerde rektör yapılabiliyor.
AKP’nin Cumhuriyet Üniversitelerine saldırışına dur demek için
12 Eylülde HAYIR diyoruz…
[/QUOTE]

İşte Sezer'in atamalarından bazıları;

- Kastamonu Üniversitesi'nde 15 oyla birinci olan Prof. Dr. Mustafa Safran yerine, sadece 2 oy alan Bahri Gökçebay'ı rektör olarak atadı.

- Yozgat Bozok Üniversitesi'ne en fazla oyu alan Prof. Dr. Mustafa İlbaş yerine 4 oy alan İnci Varinli'yi rektör olarak atadı.

- Giresun Üniversitesi'nde 25 oyla birinci olan Prof. Dr. Mehmet Tüfekçi yerine, 8 oy alan Osman Metin Öztürk'ü atadı.

- Gazi Üniversitesi’nde 1064 oy alan Prof. Dr. Rıza Ayhan yerine, 366 oy alan 3. sıradaki Kadri Yamaç’ı atadı.

- Cumhuriyet Üniversitesi'nde 136 oy alan Prof. Faruk Kocacık yerine, 115 oy alan Mehmet Bakır'ı atadı.

- Erciyes Üniversitesi'nde 284 oy alan Prof. Zeki Yılmaz'ın yerine 236 oy alan Cengiz Utaş'ı atadı.

- Trakya Üniversitesi'nde 126 oy alan Prof. Levent Alimgil yerine 109 oy alan Enver Duran'ı atadı.

- Zonguldak Üniversitesi’nde, 164 oyla birinci olan Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey yerine, 161 oyla ikinci olan eski rektör Bektaş Açıkgöz'ü atadı.

- Dokuz Eylül Üniversitesi’nde 389 oy alarak ikinci olan Emin Alıcı’yı atandı

- İnönü Üniversitesi’nde 104 oyla ikinci olan Fatih Hilmioğlu’nu atadı.

- Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’nde 71 oyla 3. olan Ferit Bernay’ı atadı


EN ÜSTTEKİ ATAMAYI GÖRÜYORSUNUZ DEĞİL Mİ sizin bu yaptığınız nasıl bir yüzsüzlüktür işte ispat işte kanıt bu kadar pervasızca yalan söylenmez hem de deliller bu kadar ortada iken... helal olsun bin kere yüz bin kere helal olsun

[QUOTE=Reform;574122][B]Neden "HAYIR" Diyoruz!..[/B]


2-Resmi rakamlara göre ülkemizdeki çalışabilir genç nüfusun %25’i işsiz.
Üniversite mezunlarının işsizlik oranında ise OECD ülkeleri arasında ikinci
Yunanistan’a fark atarak lideriz.. Kadın mezunlarda ise oran iki katı.
Tayyip Bey de her üniversite mezunu iş bulacak diye bir kaide yok diye buyurmuştu.
Diplomalı işsizliğe son vermek için 12 Eylül’de “HAYIR” diyoruz

[/QUOTE]

referandum da iş ve ya işsizlikle alakalı tek bir madde zaten anayasa ile ilgili bir değişikliğe iş ve benzeri ekonomik verilerin sokulması çok garip. ben kefilim ki bu hükümet döneminde insanların yüzü güldü şu hükümetin hala tek başına iktidar olmasının tek bir nedeni var diyebilirim o da ekonomi de 2001 krizinden sonra yaptığı sıçramadır.

3,4 ve 5. maddelerde bu yıl ki tüik raporundan kes yapıştır yapılmış verdiğim ortak cevap burdada geçerlidir bu hükümet iktidarını hala tek parti yapan tek şey ekonomi de ki sıçramadır

[QUOTE=Reform;574122][B]Neden "HAYIR" Diyoruz!..[/B]

6-AKP’ nin anayasa paketi eğer referandumda kabul edilirse, anayasa mahkemesi
Yargıtay, Danıştay HSYK gibi yüksek yargı organları iktidarın denetimine geçecek.
Yani özelleştirmeleri durduran fahiş zamları geri alan yabancıya toprak
Satışını engelleyen TEKEL işçilerinin hakkını savunan bir yargı olmayacak.
Onun için 12 Eylül’de “HAYIR” diyoruz.[/QUOTE]

ve artık 411 milletvekilinin iradesini yok sayan, türkiyenin en önemli davalarında yargıya müdahele etmeye çalışan, halkın seçtiği iktidardaki muhalefet partisini seçimle yenemeyeceğini anlayıp kapatma yoluna başvurmaya kalkışan, üniversitelerde vatandaşın en temel hakkı olan eğitim hakkını engelleyen ve bunu laiklik olarak gören, tamamen tarafsız olmaları gerekirken muhalefet partilerinin yan teşkilatları gibi çalışan, düşünce özgürlüğü alanında avrupa insan hakları mahkemesi tarafından en çok mahkum edilmeye neden olan bir yargı da olmayacaksa ben de hayır diyeyim...

VAR MI ? galiba yok

abircan 24.08.2010 08:25

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=AVUKAT_;574104]sevgili arkadaşım eminyet müdürlüğünün gerçekleri gördüğünü ben bilemem emniyet müdürünün ne kadar namuslu olduğunu da bilecek konumda değilim... taraf gazetesi köşe yazarı görüldüğü gibi hanefi avcının kendi ile olan ilişkilerinden bahsetmiş ve neden böyle bir kitap yazdığının açıklamasını yapmaya çalışmış...
burda dikkat edilecek olursa kitabı okuyanların ki ben okumadım, genel kannati genel ifadeler kullanıldığı. genel ifadelerle bir kişiyi veya cemaati suçlamak ne kadar adaletli ve insan vicdanına ne kadar sığıyor.
dikkatinizi çekmek istediğim diğer nokta da sayın avcı nın daha önceleri akp ile olan ilişkileri ve sizin belirttiğiniz dava sürecindeki katkıları.yani başarılı bir emniyet müdürü isi böyle sayılamsının asıl sebebi bu mu ve başarılı bir emniyet müdürü ama açık konuşmak gerekirse somut olarak ortaya koyduğunuz bir başarısı yok
ve belirtmek istediğim bir nokta daha var, burada sayın avcı nın iddilarının gerçek veya gerçek dışı olduğunu iddia etmek istemiyorum sadece ortada bir iddia var ama gerçek ama yanlış belki de kızgınlıkla kurgulanmış olaylardan ibaret ama daha iddia mahkemeye bile taşınmamışken hükümetin istifasını talep etmek biraz orantısız olsa gerek.. sonuçta bir ülkenin siyasi iktidarından bahsediyoruz.
bu tanığın ne olduğu belli olmaması cümlesinden tanığın kimliğinin bilinmediğini anlıyorum ve siz cümlenizin devamında gizli tanık demişsiniz aslında tanığın hem gizli tanık olması hemde kimliğinin herkes tarafından bilinmesi biraz saçma olurdu
ergenekon sanıkları suçlu değil sanıktırlar. yani henüz suçlu oldukları ispatlanmamıştır suçlu olmadıkları noktasında hemfikiriz sanırım...
saygılarımla...

[QUOTE=ÖnceVatan_58;574062]Hepimiz Türkiye'de yaşıyoruz uzaydan gelmedik,iddia tezler gerçek olmadan öyle bir kişinin sırf istediğimi verrmedi Recep Bey'e çamur atayım diye kitap yazacağına yüzde bir ihtimal bile vermiyorum.
Görünen köy klavuz istemez bunu bağımsız gazeteler her seferinde dile getiriyor yalan değilki Müdürümüz emniyet teşkilatında olduğundan daha detaylı anlatmış.[/QUOTE


evet buna bende inanmak istemiyorum çok kötü bir durum olurdu sadece istediğini alamadığı için bu yola başvurulması ihtimali bile ürkütücüdür.

daha detaylı mı anlatmış bilmiyorum, dediğim gibi kitabı okumadım; ancak kafa karışıklığı var kitabı bazı okuyanlar çok yüzeysel anlatmış bazıları da daha ayrıntılı anlatmış diyor.



birincisi biz bu kanıya ismini belirttiğim yazarın sayın avcı ile olan ilişkilerinden bahsetmesi üzerine vardık. şimdi sizi de iddia ettiğiniz kanaate nasıl vardınız onu açıklamaya davet ediyorum. hani diyorsunuz ya hanefi avcının bütün söyledikleri doğrudur yüzde yüz dürüst bir adamdır. siz de buyrun bu kanıya nerden vardığınızı açıklayın

ikincisi biz bir kanaate varmadık en azından ben varmadım sadece mevcut iddiayı tek taraflı olmaktan kurtarıp iki iddia ve savunmaya dönüştürdüm. artık ortada iki iddia var birincisi hanefi avcının ortaya attığı ve sizin kesinlikle doğrudur dediği iddia diğeri de benim buna karşılık söylediğim iddia yani kendiniz ortaya iddia atarken hiç sorun yok ama iddianıza karşı yeni bir iddiayı kabullenmek bile istemiyorsunuz

üçüncüsü biz kimseyi bir kefeye koymadık ki bu konumda da değiliz. ama tabi ya bu noktada haksızlık yapıyorsunuz demek bile hükümetle aynı kefeye konmaya bir takım çevrelerin avukatı olarak nitelendirilmemize yetti de arttı bile ne yazık ki...

şimdiye kadar kimseye istediğini alamadı da mızıkçılık yapıyor demedim... var olan iddilar bu yönde ki çok açık bir şekilde dile getirilmiş

benim oğlum yok. olmayan oğlumu tüccar bisküvici pararsıyla okutan da yok, hem bu bisküvi ticareti yapmak ayıp bişi galiba bu kadar küçük gördüğünüze göre...

sayın avcı nın adabı muaşeret kurallarını iyi bildiğine eminim keşke herkes onun gibi olabilseydi böyle bazı kelimeri uzatarak konuşmak tahminim onun gibi insanların yapamayacağı işlerdendir.

biz kimsenin avukatlığını yapmıyoruz. ki görürsek bir haksızlık savunmaktan da geri durmayız. yaşamım boyunca hiç bir gruba veya cemaate hatta bir derneğe bile bağlanmadım. maşallah öyle güzel emrediyorsunuz ki hemen şimdi kendime bir taraf belirlemeliyim bir müvekkil edinmeliyim... zira emrettiniz... biz ülkemizin ve avukatlığını yapıyoruz


PEKİ BİZLERİ HEMEN BELİRLİ BİR TARAFTANSIZ DİYE YAFTALAYAN YA SİZ KİMİN AVUKATLIĞINI YAPIYORSUNUZ...[/QUOTE]

genel yayın yönetmeninin eşi cıa ajanı ispatlı tespitli olan bir gazeteden bahsediyorsunuz pardonnnnnn, artı ayda en az 400.000 ameriakan doları zarar eden bu gazeteyi kim destekler nasıl destekler niye finanse eder sen önce avukat olarak bunları açıkla sonra sana hanefi avcının dürüst olup olmadığını açıklarım ben

[QUOTE=ŞAHBEY;574134]sayın bircan kardeş
senin tarafın belli ne desem boş...bu adam madem çok dürüsttü neden şu dönemi bekledi maksat kafa karıştırmak bu teşkilatta herkes işini yapıyor böyle mızıkçılarda fitne fesatla meşgul...ben yıllarını emniyette geçirmiş biri olarak şu yapılan açıklamalardan utanç duyuyorum ayıptır günahtır ...bir zamanlar kendide bu karaladığı f tipi listelerinde geziniyordu..adama sorarlar bugünü niye beklemiş acaba...[/QUOTE]

taş yerinde ağırdır adam belkide vicdani bir yükün altında memleketin şaftı kayıyor kendince en ağır darbeyi vuruyor belkide bu hamlesiyle hemde bir sürü şeyi göze alarak ama gel görki seninkiler şimdi onuda ergenekoncu diye alır tutarlarsa sen seyreyle tiyatroyu asıl o zaman

ÖnceVatan_58 24.08.2010 08:43

Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?
 
[QUOTE=AVUKAT_;574104]sevgili arkadaşım eminyet müdürlüğünün gerçekleri gördüğünü ben bilemem emniyet müdürünün ne kadar namuslu olduğunu da bilecek konumda değilim... taraf gazetesi köşe yazarı görüldüğü gibi hanefi avcının kendi ile olan ilişkilerinden bahsetmiş ve neden böyle bir kitap yazdığının açıklamasını yapmaya çalışmış...
burda dikkat edilecek olursa kitabı okuyanların ki ben okumadım, genel kannati genel ifadeler kullanıldığı. genel ifadelerle bir kişiyi veya cemaati suçlamak ne kadar adaletli ve insan vicdanına ne kadar sığıyor.
dikkatinizi çekmek istediğim diğer nokta da sayın avcı nın daha önceleri akp ile olan ilişkileri ve sizin belirttiğiniz dava sürecindeki katkıları.yani başarılı bir emniyet müdürü isi böyle sayılamsının asıl sebebi bu mu ve başarılı bir emniyet müdürü ama açık konuşmak gerekirse somut olarak ortaya koyduğunuz bir başarısı yok
ve belirtmek istediğim bir nokta daha var, burada sayın avcı nın iddilarının gerçek veya gerçek dışı olduğunu iddia etmek istemiyorum sadece ortada bir iddia var ama gerçek ama yanlış belki de kızgınlıkla kurgulanmış olaylardan ibaret ama daha iddia mahkemeye bile taşınmamışken hükümetin istifasını talep etmek biraz orantısız olsa gerek.. sonuçta bir ülkenin siyasi iktidarından bahsediyoruz.
bu tanığın ne olduğu belli olmaması cümlesinden tanığın kimliğinin bilinmediğini anlıyorum ve siz cümlenizin devamında gizli tanık demişsiniz aslında tanığın hem gizli tanık olması hemde kimliğinin herkes tarafından bilinmesi biraz saçma olurdu
ergenekon sanıkları suçlu değil sanıktırlar. yani henüz suçlu oldukları ispatlanmamıştır suçlu olmadıkları noktasında hemfikiriz sanırım...
saygılarımla...

[QUOTE=ÖnceVatan_58;574062]Hepimiz Türkiye'de yaşıyoruz uzaydan gelmedik,iddia tezler gerçek olmadan öyle bir kişinin sırf istediğimi verrmedi Recep Bey'e çamur atayım diye kitap yazacağına yüzde bir ihtimal bile vermiyorum.
Görünen köy klavuz istemez bunu bağımsız gazeteler her seferinde dile getiriyor yalan değilki Müdürümüz emniyet teşkilatında olduğundan daha detaylı anlatmış.[/QUOTE


evet buna bende inanmak istemiyorum çok kötü bir durum olurdu sadece istediğini alamadığı için bu yola başvurulması ihtimali bile ürkütücüdür.

daha detaylı mı anlatmış bilmiyorum, dediğim gibi kitabı okumadım; ancak kafa karışıklığı var kitabı bazı okuyanlar çok yüzeysel anlatmış bazıları da daha ayrıntılı anlatmış diyor.



birincisi biz bu kanıya ismini belirttiğim yazarın sayın avcı ile olan ilişkilerinden bahsetmesi üzerine vardık. şimdi sizi de iddia ettiğiniz kanaate nasıl vardınız onu açıklamaya davet ediyorum. hani diyorsunuz ya hanefi avcının bütün söyledikleri doğrudur yüzde yüz dürüst bir adamdır. siz de buyrun bu kanıya nerden vardığınızı açıklayın

ikincisi biz bir kanaate varmadık en azından ben varmadım sadece mevcut iddiayı tek taraflı olmaktan kurtarıp iki iddia ve savunmaya dönüştürdüm. artık ortada iki iddia var birincisi hanefi avcının ortaya attığı ve sizin kesinlikle doğrudur dediği iddia diğeri de benim buna karşılık söylediğim iddia yani kendiniz ortaya iddia atarken hiç sorun yok ama iddianıza karşı yeni bir iddiayı kabullenmek bile istemiyorsunuz

üçüncüsü biz kimseyi bir kefeye koymadık ki bu konumda da değiliz. ama tabi ya bu noktada haksızlık yapıyorsunuz demek bile hükümetle aynı kefeye konmaya bir takım çevrelerin avukatı olarak nitelendirilmemize yetti de arttı bile ne yazık ki...

şimdiye kadar kimseye istediğini alamadı da mızıkçılık yapıyor demedim... var olan iddilar bu yönde ki çok açık bir şekilde dile getirilmiş

benim oğlum yok. olmayan oğlumu tüccar bisküvici pararsıyla okutan da yok, hem bu bisküvi ticareti yapmak ayıp bişi galiba bu kadar küçük gördüğünüze göre...

sayın avcı nın adabı muaşeret kurallarını iyi bildiğine eminim keşke herkes onun gibi olabilseydi böyle bazı kelimeri uzatarak konuşmak tahminim onun gibi insanların yapamayacağı işlerdendir.

biz kimsenin avukatlığını yapmıyoruz. ki görürsek bir haksızlık savunmaktan da geri durmayız. yaşamım boyunca hiç bir gruba veya cemaate hatta bir derneğe bile bağlanmadım. maşallah öyle güzel emrediyorsunuz ki hemen şimdi kendime bir taraf belirlemeliyim bir müvekkil edinmeliyim... zira emrettiniz... biz ülkemizin ve avukatlığını yapıyoruz


PEKİ BİZLERİ HEMEN BELİRLİ BİR TARAFTANSIZ DİYE YAFTALAYAN YA SİZ KİMİN AVUKATLIĞINI YAPIYORSUNUZ...[/QUOTE]


Avukat Bey,
Bana lütfen taraf gazetesinden bahsetmeyin, çünkü adını duyduğumda midem bulanıyor.
Ne olduğu, kimler tarafından kurulduğu, kaç liraya satın alındığı, kiralandığı hangi amaca kime hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz. Şekilde sol görünmlü, birkaç kendini aydın sanan satılmış kalemlerin bir araya geldiği, PKK için çalışan, PKK'nın başka bir rolünü medya üzerinden üstlenen, görevi Türk ordusunu yıpratmak, karalamak, küçük düşürmekten başka bir şey olmayan hükümet yalakalığı yapan yandaş medyadan bahsediyorsunuz. Bu gazeteyi ciddiye almıyorum haberlerin ilk önce onlara ne maksatla servis yapıldığınıda biliyoruz.

Hem kitabı daha okumadım diyor, hem sonuç bildirgenizi yayınlıyorsunuz, bu ne çelişki. Hem kitap yalandır diyorsunuz. Hiç bir kitap yalan belgeyle yazılmaz, öyle olsa herkes yüzlerce kitap yazar. Hatta siz, ben, o,şu, bu neden yazmayalımki? Nasıl olsa yalan olduktan sonra haber bulur doldururuz. Olurmu öyle şey, üstüne basarak herşey belgeli tutanaklı diyor.
Görevdeki Emniyet Müdürü Hanefi Avcı "Cemaat devleti ele geçirdi" diyor, savcılıktan tık yok.
NEREDE BU DEVLET?
Nerede bu PKK iftiracılarına inanıp PKK ile canı pahasına savaşmış komutanları tutuklayan o savcılar?..

Bakın Terörist Karayılan açıklıyor:
"AKP ile Öcalan referandum öncesi anlaştı. Ateşkes ilan ettik" dedi.Tayyip Bey yalanladı.PKK lılar dün yine konuştu.Hükümetin görüşmelerden bilgisi var.
AKP nin derdi oy.
Terör örgütü adına yapılan açıklamada "AKP, MHP den oy çalmak için anlaşmayı reddediyor.Bu AKP nin kürt sorununa nasıl çıkarcı ve iki yüzlü yaklaştığını açıkça ortaya koymuştur. AKP sırf oy kaygısıyla haraket ediyor" dedi.

Ve Ahmet Türk dün yumurtladı işte bakın ne diyor !..
"Tek Çözüm Özerk Kürdüstan"

Dün kürt sorunu var demeyi bile ağıza alamayanlar bugün AKP sayesinde bakın nelerden bahsediyolar?
Gördünüzmü nereden nereye gelmişiz ?

İşte bu bağlamda bunlara "DUR" demek için 12 Eylül'de gerçek vatanseverler olarak "Ülkemizi böldürmemek için" HAYIR demeliyiz.


WEZ Format +2. ?uan Saat: 05:43.

Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.