Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar

Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar (http://www.sivaslilar.net/forum/index.php)
-   Arşiv (http://www.sivaslilar.net/forum/forumdisplay.php?f=365)
-   -   MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR (http://www.sivaslilar.net/forum/showthread.php?t=15141)

abircan 06.02.2008 10:27

MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
ŞUANDA AN BE AN AYNI SAATE YAŞADIĞIMIZ YERKÜRENİN BAŞKA BİR İSLAM COĞRAFYASINDA YAŞAYAN MÜSLÜMAN KADININ HAKLARININ NASIL YAŞADIĞININ EN İBRET VERİCİ EN MASUM HABERİ
KADINLARIMIZ İYİ OKUSUN TÜRBAN BİR HAK AMA BU HAK SOSYAL EKONOMİK HAYATINIZI BU TAASSUPA TESLİM Mİ EDECEKSİNİZ, YAZ SİZ ERKEKLER BU MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNURKEN SAVUNDUĞUNUZ ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRLARI NEDİR NEREYE KADARDIR BİLİYORMUSUNUZ, BU GİDİŞ BİR BAŞLAYINCA SİZİN BİLE TAHMİN EDEMEYECEĞİNİZ HANGİ SINIRLARI ZORLADIĞINI HESAP ETTİNİZ Mİ , BUNU KIZ KARDEŞİNİZE, ANNENİZE, EŞİNİZE VE KIZ ÇOCUKLARINA NELERE MAL OLABİLECEĞİ HESABINI İYİCE YAPTINIZMI,
LÜTFEN AKLI SELİMEN CEVAPLAYIN BU SORULARI

İŞTE LİNKİ

[url]http://www.hurriyet.com.tr/dunya/8174721.asp?gid=229&sz=38403[/url]

İŞTE HABER
[B][U][I]Starbucks'ta namahrem [/I][/U][/B]






Suudi başkenti Riyad’daki bir Starbucks’ta finans uzmanı bir kadın ile erkek meslektaşı iş görüşmesi yaparken, polisin ani baskını sonucu tutuklandılar. "Yara" adlı kadın hapishaneye götürüldü, tepeden tırnağa soyularak arandı. Sonra "namahremle" yakalandığına dair bir itiraf zorla imzalattırıldı. Kadını hapisten kocası kurtardı, erkek hálá içeride.

SUUDİ Arabistan’ın din polisi Mutavin, Starbucks’ın başkent Riyad’daki bir şubesinde akrabalık bağı bulunmayan bir erkek meslektaşıyla oturan kadını tutukladı. Adının Yara olduğunu söyleyen ve finans danışmanlığı yapan 40 yaşındaki kadın, Arab News gazetesine yaptığı açıklamada Starbucks’ın ’aile’ bölümünde Suriyeli bir iş arkadaşıyla yaptığı görüşme sırasında, ’Fazileti Teşvik ve Haysiyetin Korunması Komisyonu’ üyesi polislerin baskınına uğradıklarını söyledi.

Ardından Riyad’da bir hapishaneye götürüldüğünü belirten Yara, burada tepeden tırnağa soyularak üstünün arandığını ve ’akrabalık bağı bulunmayan’ bir erkekle yakalandığına dair bir itirafın kendisine zorla imzalattırıldığını kaydetti.

"İmzalamaktan başka çarem yoktu. Hayatımdan bile endişe ettim. Beni döveceklerinden ya da başka bir şey yapacaklarından korktum" diyen Suudi kadın, birkaç saatlik tutukluluktan sonra kocası tarafından kurtarıldı. Kadınla Starbucks’ta ’yakalanan’ Suriyeli meslektaşının ise halen tutuklu olduğu belirtiliyor.

’Mutavin’ adı verilen din polislerinden duyulan korku, Suudi Arabistan’ın günlük hayatında oldukça belirgin. Bu polisler, sopalarla sokaklarda dolaşıp giysilerin dine uygunluğunu, kadınlarla erkeklerin birbirine yaklaşıp yaklaşmadığını ve ibadetlerin zamanında yapılıp yapılmadığını denetliyor. Polisin, gerekli görürse dövme veya gözaltına alma yetkisi var. ’Mutavin’lerin 5 bin kadar kişinin ölümüne yol açtığı iddiaları da BM tarafından gündeme getirilmişti.




Yorum Sayısı 3 / 207 Yorumlarınızı yazmak için tıklayın >>
Bu haberin diğer yorumları


emre can 06/02/2008 - 9:41

EEE, BUNDA GARİP OLAN NE ONU ANLAYAMADIM. ADAMLARIN ANAYASASI VE KANUNU BÖYLE.BİRDE BİZİM ANAYASAMIZI VE KANUNLARIMIZI BEĞENMEYEN BİRSÜRÜ ŞERİAT YANLISI KAÇAKLARIN İSE NEDEN BU VE BU GİBİ YASALARI OLAN ÜLKELERDE DEĞİLDE AMERİKADA VE AVRUPADA YAŞARLAR ONU ANLAYAMIYORUM.

Çok İyi %0 İyi %0 Normal %0 Kötü %0 Beğenmedim %0






devrim ekber 06/02/2008 - 9:40

sn :emirşah bey sizi kutluyorum o kadar

Çok İyi %0 İyi %0 Normal %0 Kötü %0 Beğenmedim %0






Zarife Basaran 06/02/2008 - 9:39

Nasil bir din ve inancki sopayla ve zorla dayatiliyor ve bu zorbaliga islamda hic bir yetkili aciktan karsi cikmadigi müddetce islam dini her zaman zorba ve fasist bir yönetim bicimi olarak kalacaktir.Islamci fasizmin horlamasi nedense genelde kadinlara"türban özgürlügü"ile baslamistir, ne tesadüf?

Nazligül 07.02.2008 20:33

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[COLOR="red"][B]Lütfen Bircan beyfendi
Hürriyetin neyi amacladigini gördük artik, yalan yanlis haberler vererek müslümanligi kötülemeye calisdiginida zannedersem kanitlamis olduk.
Daha neden bu gazetenin haberlerini burda yayinlayarak müslümanligin kadinlara verdigi hak ile ugrasip duruyorsunuz.

Ayriyetden sizin yazdiklariniz dünkü yazdiklarinizla hic bir sekilde bagdasmiyor.[/B][/COLOR]

[QUOTE=abircan;230314]sorun dinde değil tabiki dine laf eden yok , sorun onu yanlış anlayıp kendi hesabına kullananlara bu yazdıklarım ve yazacaklarım, elhamdürillah ben müslümanım ya bana soranlar nedir kimdir, inanın umurumda değil, yaptığınız ayıp kaç defadır aynı soruyu soruyorsunuz, ayrıca burası müslümanları yermek için açılmış bir başlık değil müslümanlık adına yapılan , müslümanlığın adına leke getiren tüm uygulamaları eleştirmek ortadan kaldırmak benimde görevim, ve her müslümanında görevi, [/QUOTE]


[COLOR="red"][B]bu dünkü yazinizda ve bugünkü yazinizda ise[/B][/COLOR]

[QUOTE]ŞUANDA AN BE AN AYNI SAATE YAŞADIĞIMIZ YERKÜRENİN BAŞKA BİR İSLAM COĞRAFYASINDA YAŞAYAN MÜSLÜMAN KADININ HAKLARININ NASIL YAŞADIĞININ EN İBRET VERİCİ EN MASUM HABERİ
KADINLARIMIZ İYİ OKUSUN TÜRBAN BİR HAK AMA BU HAK SOSYAL EKONOMİK HAYATINIZI BU TAASSUPA TESLİM Mİ EDECEKSİNİZ, YAZ SİZ ERKEKLER BU MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNURKEN SAVUNDUĞUNUZ ÖZGÜRLÜKLERİN SINIRLARI NEDİR NEREYE KADARDIR BİLİYORMUSUNUZ, BU GİDİŞ BİR BAŞLAYINCA SİZİN BİLE TAHMİN EDEMEYECEĞİNİZ HANGİ SINIRLARI ZORLADIĞINI HESAP ETTİNİZ Mİ , BUNU KIZ KARDEŞİNİZE, ANNENİZE, EŞİNİZE VE KIZ ÇOCUKLARINA NELERE MAL OLABİLECEĞİ HESABINI İYİCE YAPTINIZMI,
LÜTFEN AKLI SELİMEN CEVAPLAYIN BU SORULARI[/QUOTE]

[B][COLOR="Red"]Eger müslümanligi savunuyorsaniz, nasil olurda sizin deyiminizle Türban benim deyimimle BASÖRTÜSÜ' nü kötülemeye calisiyorsunuz. Müslümanlikda Örtü'nün Farz oldugunu bile bile, müslümanligi nasil örtüyü kötülyerek savundugunuz anlamiyorum.

Ayriyetden birtek Örtüden dolayi magdur durumda kalan kadinlardan bahsediyorsunuz. Peki Mini etek giyen bir kadinin magdur durumda kalmasindan neden bahsetmiyorsunuz? Bence eger örtünmek kaldirilacaksa mini etek acik giymekde kaldirilmasi lazim. Toplum icin büyük bir tehlike arz ediyor.
SAYGILAR[/COLOR][/B]

abircan 08.02.2008 10:17

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Başını açmasın diye, kızları tıraş ediyorlar 8 Şubat 2008


Eray EROLLU / İSTANBUL



ÇAĞDAŞ Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) üyesi kadınlar dün saat 14.00’de Şişli’deki Atatürk Müzesi’nin önünde toplanarak türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına karşı çıktı.

ÇYDD Genel Başkan Yardımcısı Filiz Meriçli "Üniversiteye kayıt yaptırmaya gelen türbanlı kız öğrencilerle görüşürken bazılarının saçlarının ağabeyleri tarafından makine ile aşağıdan yukarıya doğru kesildiğini gördüm. Gözyaşlarına boğulan öğrenciler sebebini sorduğumuzda türbanlarını çıkarmamaları için bu olaya maruz kaldıklarını anlattı" dedi. ÇYDD Van Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Merkez Yedek Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Ayşe Yüksel de, "Üniversitede öğrenim gören kız öğrencilerimizin kendilerini geliştirmek, eğitmek ve meslek sahibi olmak için seçtikleri yol asla ve asla türbanla bağdaşamaz. Sadece kızlarımızın değil bütün çocuklarımızın akılcı düşünmek ve bilimselliği izlemek hedefleri arasında olmalıdır. Gençlerimizin hedeflerinin bu doğrultuda olmasını gerçekleştirirsek bu fotoğrafın içinde türbanın yeri yoktur" diye konuştu.







Yorum Sayısı 3 / 158 Yorumlarınızı yazmak için tıklayın >>
Bu haberin diğer yorumları


ismail ulukış 08/02/2008 - 10:52

Desene zavallıara abileri başka işkence yapıyor siz başka işkence yapıyorsunuz.

Çok İyi %0 İyi %0 Normal %0 Kötü %0 Beğenmedim %0






MEHMET NURİ SÖNMEZER 08/02/2008 - 10:51

SAÇLARI KESİK OLDUĞU İÇİN TÜRBANINI ÇIKARAMAYAN KIZIMIZIN GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM..NE DİYEBİLİRİZ Kİ...BU OLAY BİZLERİN "TÜRBAN" KONUSUNDA ERKEKLERİN ACIMASIZCA YAPTIĞI BASKILARI DİLE GETİRİŞİMİZİN NE DENLİ TUTARLI OLDUĞUNU KANITLIYOR..KENDİ KAFASI OTO CAM SİLECEĞİ GİBİ AMA KARDEŞİNİ ÇAPUTLA BOĞUYOR...

Çok İyi %0 İyi %0 Normal %0 Kötü %0 Beğenmedim %0






X_ MAN 08/02/2008 - 10:50

Sadece günden gereği uyduruk bir "kanaat". Gerçek olsa dahi onların kapalıların başlarını açmaları için yaptıklarının yanında devede kulak kalabilecek bir hadise.

abircan 08.02.2008 10:26

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
8 Şubat 2008

Ertuğrul ÖZKÖK


Büyük yalanlar


BÜYÜK yalanlar tek tek ortaya çıkıyor.Neydi?

Zavallı kızlar, türbana izin verilmediği için okullara gidemiyor değil mi?

Buyurun Radikal Gazetesi’nin dünkü manşeti.

Bilimsel yeteneğinden hiç kuşku duyulmayacak iki öğretim üyesinin araştırmasının sonuçları.

Okula gitmeyen kızlar üzerinde yapılan araştırmanın ortaya koyduğu gerçek.

Bu kızların sadece ve sadece yüzde 1’i türban yüzünden okumaya gidemiyor.

Ya gerisi?..

Yüzde 30’u sınavı kazanamadı.

Yüzde 14.6’sı sınavı kazandı ama evlendiği için okula gitmedi.

Yüzde 14’ü sınava girmedi, çalışmaya başladı.

Yüzde 9.8’i okul hayatından hoşlanmıyordu.

Asıl bir neden var ki o çok önemli.

Yüzde 10.5’inin daha fazla okumasına ailesi izin vermedi.

* * *

Soruyorum.

AKP’nin türban militanları ve onun destekçileri bugüne kadar kızını okula göndermeyen o babaya ne söyledi?

Hiçbir şey.

Çünkü o "çekirdek kadronun" neferlerinden biri.

Ona "Çocuğunu okula gönder" demek yerine, sonu rejime kadar gidecek bir yola giriyorsunuz.

Bir başka sinir bozucu ifade daha...

"Türkiye’de türbana izin verilmediği için çocuğumu dışarıda okutuyorum" bahanesi.

Ben bunu sadece bahane değil, aynı zamanda Türkiye’de kalan binlerce genç kıza da hakaret olarak kabul ediyorum.

Yani okumak için başını açıp kampusa, üniversiteye giren kızlara dolaylı yoldan, "Siz iyi Müslüman değilsiniz" mi denmek isteniyor?

Ama yasağın kalkması iyi olacak.

Hiç olmazsa bu büyük iddianın da ne kadar gerçek olduğunu hep birlikte göreceğiz.

Bakalım MIT’te, Stanford’da, Yale’de, orada burada okuyan türbanlı elitten kaçı ülkesine dönüp okumaya devam edecek?

Yanlış anlamayın, ben Türk kızlarının, delikanlılarının dışarıda okumasına karşı değilim.

Tam aksine, o büyük üniversitelerde ne kadar çok Türk çocuğu okursa o kadar mutlu olurum.

Benim itirazım bu bahanelere.

Yani imkánı olup da çocuğunu dışarıda okutup, buna "Ah ne yazık ki içeride okuyamıyor" kuyruklu bahanesini ekleyenlere.

Yani "Orada eğitim daha iyi" demeyip de, 85 yıllık cumhuriyet rejimine iftira atanlara kızıyorum.

Kızıyorum çünkü ben, bu devletin, bu milletin verdiği bursla yurtdışında okudum.

* * *

Bir başka büyük yalan da "Türkiye’nin ilk sivil anayasasını yapıyoruz" iddiası.

Ne yazık ki o şans kaçtı.

Çünkü, cumhuriyetin sınırlarına dayanan böyle bir zihniyetle işe başlayanların sivil anayasa yapmaları mümkün değildir.

Çünkü bu kadar kötü bir niyetle sivil anayasa yapılamaz.

1982 Anayasası’nı askerler yapmıştı.

Bunu ise Milli Görüşçüler yapacak.

Aralarında ne fark olacak ki?

Sonunda yaptıkları anayasa, şahsi bir ihtirasın, bir cemaatin arzusunun ve rövanş duygusunun anayasası olacaktır.

İsterse dünyanın en iyi anayasası olsun ne fark eder?

27 Mayıs’tan sonra yapılan 1961 Anayasası da pekálá dönemine göre iyi, özgürlükçü bir anayasaydı ama sivil anayasa olamadı.

İstediğiniz kadar arkamda "Yüzde 75 çoğunluk var" deyin.

Bu, yalanlar, misyon duyguları, tarihe geçme hevesleri ve halka verilip de tutulmayan sözler üzerine kurulmuş bir belgeden başka anlam taşımayacaktır.

Bu zihniyetle yapılacak anayasa, benim gözümde bir dernek tüzüğünden farklı olmayacaktır.

Dedim ya, anayasa kadar onu önünüze getiren zihniyet de önemli.

Şimdi görüyorum ki, o niyet iyi bir niyet değil...

abircan 08.02.2008 10:30

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Mehmet Ali BİRAND
[email]mabirand@e-kolay.net[/email]

Durun artık...


Türban ile ilgili kaygılar en üst noktadayken, şimdi de Yargıtay yasasında değişiklik ve İmam Hatiplilerin Üniversitelere girerken önlerinin açılmasıyla ilgili değişikiliklerden söz ediliyor. İnanamıyorum. Bu iktidar böylesine kör olabilir mi? Kamuoyunun bir bölümündeki duyarlıkları böylesine görmezden nasıl gelebilir? Bir parça sağduyusu olan insan, atılan adımların zamansızlığını görebilir. Bunlar ise oralı olmuyorlar.


Meral Müren Ankara barosunun saygı duyulan ve sevilen avukatlarından biridir. Benim de koruyucu meleğimdir. Aldığı davalara inandığı taktirde sizin için yapmayacağı şey yoktur. Aldığı para değil, inandığı davayı kazanması önemlidir. Çok avukatla çalıştım Meral hanım kadar işinin ehli, namuslu, ciddisini, emin olun görmedim. Benim üzerimde de çok hakkı olan bir insandır.Aydın, kültürlü bir Atatürk kuşağı kadınıdır.



Çarşamba günü Ankaradaydım. Buluştuk.



“Sizden bir şey isteyeceğim”diye söze girdi.



“Eğer sizin üzerinizde bir parçacık hakkım varsa, ülkenin bu gidişine karşı çıkın...” diye başladı ve gözleri dolarak rahatsızlıklarını anlattı...



Türkiye’de milyonlarca Meral Müren var.



Hak verirsiniz veya vermeyebilirsiniz.



Söyledikleri abartılı veya yanlış değerlendirmeden kaynaklanıyor da olabilir.



Ancak bu insanlar var ve bu insanlar da bu ülkenin bir parçası. Dolayısiyle bu insanların hissiyatlarını görmezden gelemezsiniz.



Toplum, bir iktidarın kafasının ardındakini okumaz. Genel bir izlenim edinir ve o izlenime göre kararını verir. Ak Parti (AKP) iktidarını oluşturan zevatın ilginç bir tutumu var. Toplumun sadece bir kesimini görüyorlar. Diğer bölümünün rahatsızlığını ise görmezden geliyorlar. Oysa Meral Müren’ler son derece rahatsızlar ve haykırıyorlar. Bugün haykırışları belki yeterince duyulmuyor, ancak yarın emin olun duyulacaktır.



AKP iktidarı da, adeta alay eder gibi, türban ile başlattıkları yürüyüşü, inadına ve arttırarak hızlandıyor.



İnanılması son derece güç bir aymazlıkla karşı karşıyayız.



Basına yansıyan haberlere bakılacak olursa, türban ile ilgili anayasa değişikliğinin dumanı daha tüterken, iki yeni adım daha atılmak üzere.



Bunlardan biri, Yargıtay yasasındaki değişiklik, diğeri de İmam Hatip mezunlarının diğer üniversitelere girerken önlerinin daha da açılmasını sağlayacak olan Yök kararı hazırlığı.



Yazarken bile, böylesine büyük bir hatanın yapılıyor olmasına inanamıyorum. Belki bir yanlışlık vardır umudundayım. Ancak ne yazık ki, çalışmalar sürüyor.



Yargıtay yasası değişecek ve üye sayısı 250’den 150’ye indirilecek. Doğru veya yanlış, kamu oyunun bir bölümündeki algılama, laikliği benimseyenlerin sayısını azaltmak ve ilerde Yargıtay’ı kendileri gibi düşünen yargıçlarla doldurmak şeklinde.



Adalet Bakanı tersini söylüyor. Bunun ideolojiyle hiç ilgisi olmadığını ve tamamen yargıtayın çalışmasını daha etkinleştirmek için bu adımların atıldığını ileri sürüyor.



Ancak inandıramıyor.



Sözünü ettiğim kesim artık bu sözlere inanmıyor.



Hele YÖK’e ne demeli ?



YÖK içindeki denge, iktidar gibi düşünenlerin lehine bozulduktan sonra, ilk atılan adım, İmam Hatiplilerin önlerini açmak mı olmalıydı ?



Katsayı değiştirilmek isteniyor.



Amaç, İmam Hatiplilerin önünü biraz daha açmak. Onlar gibi diğer meslek okullarından mezun olanların, başka üniversitelere girişlerinde uygulanan katsayı değiştirilerek, İmam Hatiplileri rahatsız eden bir engel kaldırılacak. Bu şekilde İmam Hatipliler istedikleri gibi hareket edebilecekler, istedikleri mesleğin eğitimini alabilecekler.



Yani, ilerde Türkiye’yi yönetecek elit kesimdeki oranlarını arttırabilecekler.



Bunlara ne gerek var ?



Farklı bir nedenden dolayı bu adımları atıyor olsanız dahi, toplumun bir bölümünü gerecek bu tip davranışları şimdi ortaya koymanın ne anlamı var ?



Sizin etrafınızda hiç mi toplum bilimci insan yok?



Etrafınızda hiç mi sağlıklı düşünen, toplumun tüm kesimlerini izleyen kişi yok ? Veya var da, size birşeyler söylemekten mi korkuyorlar ?



Anlayabilmek son derece güç.



Atılan bu adımlar artık, özgürlük veya liberallikle filan da ilgili değil. Bu işin tam anlamıyla suyu çıktı.



Bugün belki insanlar açık bir tepki göstermiyor veya gösteremiyorlar. Ancak yarın bir kıvılcım herşeyi mahvedebilir.



Artık yeter. Artık durun.



Artık toplumun her kesimini dinlemeye başlayın.



Kaygı duyanlara da saygı gösterin ve onları tatmin edecek adımlar atın.



Unutmayın, sonra “ kendi düşen ağlamaz.”

ero 08.02.2008 10:32

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
düşüncelerine saygı duyuyorum. abi çok gzl anlatmışsın herşey

Nazligül 08.02.2008 10:46

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=ero;231485]düşüncelerine saygı duyuyorum. abi çok gzl anlatmışsın herşey[/QUOTE]

[B][I][COLOR="Red"]Sen düsüncelere saygi duymuyorsun. Dikkatini cekerim eger düsüncelere saygi duymus olsaydin bu kadar basörtüsü icin tartisanlara karsi saygi duyardin.
Sen abinle ayni düsünceleri paylasiyorsun.

Nasil bir müslüman ülkeyiz anlamiyorum. Nerde sizin laikliginiz. Siz bu müslüman ülkeye laik oldugunuzmu düsünüyorsunuz?????

Yönetcilere sesleniyorum: bu nasil bir sivas sitesi adam gelmis bizim müslüman ülkemizde müslümanligin farzlarini kötülüyor, siz hic birsey yapmiyorsunuz.

Gecen biri (isim vermek istemiyorum) tutmus ciplak gezmeyi basörtüsüyle kiyaslamis (böyle bir sitede agiza alinmiyacak kelimeler kullanarak) halen o sahis bu siteye gelip forumlarda yazabiliyor müslümanligi kötüleyenlere Tesekkür dagitiyor.

[/COLOR][/I][/B]

recosan58 08.02.2008 10:49

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[B]kardeşim sizin hiçmi allahtan korkunuz yok bırakın milletin inancıyla uğraşmayı
meselenin başörtüsü olmadığını sende çok iyi biliyorsun
eğer gücünüz yetiyorsa getirin sizin görüşünüzdeki siyasileri iktidara
bakalım onlar nasıl yönetecekler.
Eğer kendi partilerini yönettikleri gibi yönetirlerse vay halimize
ama şu an halk kimi seçtiyse ülkeyi o yönetiyor bunda anormal bir durum yok
ama sen çıkıpta halka rağmen şunu seştirmem dersen bunu yaptırmam dersen
oda çıkar bu halk beni seçti bal gibi seçerimde yaparımda der
neticede yapıyorda.
Ayrıca yalan yanlış haberkeri buraya taşıyıp tartışmak yanlış olur o yazarların görüşüdür
halkın görüşü ise ortada zaten fazla söze gerek yok[/B]

ero 08.02.2008 10:51

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
hiçkimse müslümanlığı kötülemedi..sakın ha yönetimi etkileme çabası içinde olmayın!!

recosan58 08.02.2008 10:52

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
'Ey, benim dev memesinde cüceler emziren acayip memleketim!'
Dün gece yarısı TBMM Genel Kurulu'ndaki 'türban müzakereleri'ni seyrederken sık sık Bedri Rahmi'nin bu mısraını mırıldandım.

Süpergüç olmaya aday, binlerce yıllık tarih ve medeniyetin sahibi koskoca Türkiye'nin parlamentosunda, sabahlara kadar bir kısım genç kızımızın başörtülü olarak üniversiteye gitmesinin tartışması yapılıyordu.

Kendisini lâik, solcu, sosyal demokrat, ilerici, çağdaş olarak tanımlayan 'başsız başsız adamlar', bir temel hak ve hürriyetin verilmemesi için kavga çıkararak her türlü engellemeyi yaptılar. CHP sözcülerini dikkatle dinledim. Söylediklerinin arasında, akla, bilime, hukuka, mantığa ve vicdana uygun tek cümle bulamadım. AK Parti yöneticilerinin yıllarca önce söyledikleri iddia edilen ve yalanlanan birtakım sözler, mesnetsiz ithamlar, dedikodular, hep lafügüzaf...

Engizisyon yargıçlarından Azınlık Raporu'na (Minority Report) uzanan karanlık yüzyılların 'zihin polisleri', vesveseden takallüs etmiş çehreleriyle bir paranoid sendrom sergiler gibiydiler...

Korku, şantaj ve tehditle demokratik hür irade üzerinde baskı kurarak, zinde güçlere, yargıya ve medyaya hulûs çakıp bol bol tahrikte bulundular. Bürokratik güçleri kullanarak çoktan tükenmiş politikalarını ayakta tutmaya, artık yıkılmaya yüz tutmuş oligarşik egemenliklerini devam ettirebilmek için huzur emici vantuzlarını yapıştıracak yer aradılar...
Dün gece seyrettiğim manzara çok esef verici ve tiksindirici idi.

* * *

Başörtülü öğrencilerin üniversiteye gitmesi konusunda bin türlü kurgu yapanlar, 'siyasî simge' arayanlar, 'Lâiklik elden gidiyor!' diyerek yırtınırcasına bağıranlar, bir an için dahi bu çocukların başlarını inançlarından dolayı örttüklerini ve sadece okumak istediklerini düşünmezler mi?!... Onların yüzünden yükseköğrenim hakkından mahrum kalmaları, mağduriyetleri, gözyaşları, bu jakoben tâifeyi hiç rahatsız etmez mi? Siz ne biçim vicdan sahiplerisiniz ki, bir genç kızın bu derece aşağılanmasını, üniversite kapılarından hakaretler edilerek kovulmasını normal kabul edersiniz?...

Bu ülkede yüzyıldır 'irticanın hortlayışından' yetmiş yıldır da 'lâikliğin elden gidişinden' bahsedilir. Ne irtica hortlamıştır, ne de lâiklik elden gitmiştir. Lâkin, en eski parlamenter rejimlerden birine sahip Türkiye'de, bu oligarşik seçkinlerin tahrikiyle, demokrasi sık sık kesintiye uğramış ve yerine oturtulamamıştır. Millet iradesi, bu dogmatik zihniyetli sözde elitin tahakkümüyle hep yerlerde sürünmüştür.

Sen istediğin kadar parti kur, milletin oyunu al, meclisler dolusu milletvekiline sahip ol, hükûmet et, ne çıkar... Sana hiç bu memleketin yönetimini bırakırlar mı? Çıkarlar ortaya, 'irtica geliyor!' diye nârâ atarlar. İlimlerini ideolojilerine kurban eden kara cübbelileri yürütürler, öğrencileri sokağa dökerler, çeteler kurup ortalığı karıştırırlar, askere muhtıra verdirmeye, darbe yaptırmaya çalışırlar, yargı üzerinde baskı kurarlar. Sen istediğin kadar çok oy al, kimin umurunda?!... Bakarsın, Yargıtay C. Başsavcısı 'türban' gerekçesiyle dâvâ açar, Anayasa Mahkemesi de partini kapatıverir...

* * *

Bu oyunu artık bozmak lâzımdır. Tehditlere ve tahriklere aldırmadan demokratik rejimi yerine oturtmanın zamanı gelmiştir. Aksi halde, jakoben oligarşinin dayatmaları Demokles'in kılıcı gibi başımızın üstünde durmaya devam ederse, insanımızın hür ve demokratik bir ortamda yaşaması imkânsız hâle gelir ve Türkiye'nin gelişmesi engellenir.

İşte Yeni Anayasa, bunun için elzemdir. Devleti meydana getiren güçlerin ve bu güçler arasındaki dengenin, millî egemenlik ve millet iradesi çerçevesinde yeniden tespiti gerekir.

Egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olduğu zaman, bu mesele hâlledilebilecektir.

Hasan Celal Güzel arşivi

recosan58 08.02.2008 10:53

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Gülay Göktürk

[email]gokturkgulay@yahoo.com[/email]


--------------------------------------------------------------------------------


Herhangi bir özgürlüğe karşı olup da bunu açıkça ortaya koymaktan çekinenlerin çok sık başvurdukları bir gerekçe vardır: "Şimdi sırası mı? Şu şu meseleler dururken siz nelerle uğraşıyorsunuz" Bu itiraza genellikle talep edilen özgürlük doğrudan karşı çıkılamayacak kadar haklı ve güçlü olduğu zaman başvurulur.

İlk bakışta kullanışlı görünen ama aslında pek naif olan bu argümanın dünkü Meclis konuşmalarında da haddinden fazla kullanıldığına tanık olduk. Kimisi Kürt meselesi dururken türbana el atılmasını eleştirdi. Kimisi 301 dururken bu meselenin gündeme getirilmesini samimiyetsiz bulduğunu söyledi. Ak Parti'nin özgürlükler meselesini bir bütün olarak ele almadığını, bütün özgürlükleri bir arada ele almadığı sürece de "kendine demokrat' olmaktan kurtulamayacağını ve inandırıcı olmayacağını iddia etti.

Kimisi ise işi "işsizlik yoksulluk dururken nelerle uğraşıyorsunuz" demeye kadar vardırdı ( Bu tekerlemenin vazgeçilmez unsuru enflasyon canavarıydı eskiden, neyse ki artık tarih oldu) Aslında biz bütün bu bahaneleri yıllardır çok yakından tanıyoruz. Zamanında 141-142'nin kaldırılması ne zaman gündeme gelse, aynı yaveleri dinlerdik. Ne zaman ifade özgürlüğünden bahsedecek olsak, birileri çıkar ve "halkımız yiyecek ekmek bulamazken, ifade özgürlüğünün lafı mı olur" diye girerdi lafa.

Ne zaman modern kadının bir sorununu gündeme getirsek, "Anadolu'da töre cinayetine kurban giden kadınlar dururken bu ne fantezi böyle" diye itiraza kalkarlardı. Hatta sadece özgürlükler söz konusu olduğunda da değil; ne zaman yapılmasını istemedikleri bir icraat olsa; yapılması gereken diğer işleri sıralar ve "Bunlar dururken siz nelerle uğraşıyorsunuz" diye başlarlardı.

Bunlardan en meşhuru, "Boğaz'a köprü yapacağınıza Zap Suyu'na köprü yapın" sloganıydı ki, bu engelleme taktiğinin simgesi olarak tarihe geçti. Şimdi de aynı mahcup muhalefetin türban konusunda bol bol kullanıldığına tanık oluyoruz. Evet, çok sıkıcı ama ne yapalım ki, "mahcup muhalifler" bu tür itirazlardan vazgeçmediği sürece, bizim de cevap vermekten sıkılma gibi bir lüksümüz yok.

Öyleyse sıralayalım: Bu tip itirazlar karşısında ilk olarak söylenmesi gereken temel ilke, özgürlükler arasında hiyerarşik bir ilişki; bir öncelik- sonralık sıralaması yapılamayacağıdır. Hele hele temel bir hakkın ihlali söz konusu ise, hiç kimse hiç kimseye "sen şimdi bekle, sıran daha gelmedi" deme hakkına sahip olamaz. Herkes için kendi can acısı en önemlisidir ve diğerlerini beklemek zorunda değildir. Çünkü bu hakları sağlamak lütuf değildir, zaten ondan gasp edilen bir şeyin iadesidir.

İkinci olarak, Ak Parti'yi diğer özgürlükler konusunda kayıtsız kalırken sadece türban konusunda hassasiyet göstermekle eleştirmek biraz olsun hakkaniyet duygusu olan hiç kimsenin yapabileceği bir suçlama değildir. Bu parti, birinci iktidar döneminde, dostun düşmanın kabul ettiği devrim niteliğinde birçok reforma imza atarken, birçok alanda özgürlükleri genişletirken, kendi çekirdek seçmeninin en temel talepleri -türban ve katsayı- konusunda parmağını bile kıpırdatmadı.

Bunu da sırf kurumlar arasında yeterli mutabakat sağlanmadığı için yapamadı. Türbanlıları kayırmak bir yana, onları bekleterek haksızlık etti. Şimdi bu gerçek orta yerde dururken, bu partiyi "sadece kendine demokrat" olmakla suçlamak en hafifinden insafsızlıktır.

Üçüncü olarak (belki de en zor kavranacak nokta) tutarlı bir demokrat, bir hakkı savunmak için, hakkını savunduğu kişinin de demokrat olması şartını ileri süremez. Bu karşılıklı bir alışveriş değildir, koşullu bir destek değildir, bir pazarlık konusu hiç değildir. Siz, kendi dünya görüşünüz, kendi vicdanınızın sesi, kendi inandığınız ilkeler yüzünden savunursunuz özgürlükleri.

Bu sizin hayata bakışınız, sizin duruşunuzdur; muhatabınızın ne kadar özgürlükçü ya da özgürlük karşıtı oluşuyla değişmez. Aksi olsaydı, mesela iktidara gelirse eline geçirdiği zanlılara işkence yapacağı kesin olan faşizan bir akımın mensuplarına bugün sizin de işkence yapmanız mübah olurdu.

Ya da, "PKK'lılar örgüt içi infaz yapıyorlar, yargılamadan öldürüyorlar dava arkadaşlarını; o zaman biz de onları yakalayınca yargılamadan öldürelim" demeniz gerekirdi. Ve son bir nokta: Ak Parti'nın tutarlı bir özgürlükçü-demokrat olmadığını varsaysak bile, bunda başörtülü kızların suçu ne? Siz nasıl bir anlayışla Ak Parti'nin bir eksiği yüzünden onları cezalandırırsınız?

Unutmayın; biz Ak Parti'ye bir hak iadesine çalışmıyoruz. İade etmeye çalıştığımız örtünme hakkını kullanacak olanlar bu kızlardır. Ve Ak Parti'nin politikalarına da onlar karar vermiyorlar.

recosan58 08.02.2008 10:55

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Başörtüsüne “yükseköğrenim hakkı ve özgürlüğü” diye sloganlaştırılabilecek gelişmelerin çevresindeki hararetli tartışmanın belki de en önemli yansıması, AK Parti’nin “liberal-demokrat intelligentsiya”nın onayından mahrum kalması oldu. AK Parti liderinin, -liderlerinin değil- bu “olgu”dan gerekli dersi çıkartması beklenir.

“Temel hak ve özgürlükler” söz konusu olduğunda, 2002’den bu yana, 2007’de kesin biçimde AK Parti’nin bu yöndeki davranışlarında arkasında duranların çok önemli bir bölümü, “hazır kıta” olmadıklarını ortaya koydu.

Başörtüsüne “yükseköğrenim hakkı ve özgürlüğü”nü savunmadıkları ve istemedikleri için değil; hükümetin “siyasi tavrı” ve “yöntemi”ni doğru bulmadıkları için.

“Temel hak ve özgürlükler arasında hiyerarşi yoktur; bu, bir ilke meselesidir” diyerek, AK Parti ile MHP’nin arasında hangi özgürlük taleplerinin hasır altı edilmesine dair “zımnî” de olsa bir “uzlaşma” ihtimalini göz ardı ederek bu konuya yaklaşanların “vaazı”nın geçerliliği yoktur. Çünkü, tam da “ilke adına”, ister istemez, “amaç, araçları meşru kılar” şeklindeki “Makyavelist oportünizm”in tuzağına düşüyorlar.

AK Parti, siyaset yapıyor. Yaptığı siyaset doğrultusunda, temel hak ve özgürlükler arasında “hiyerarşi”yi o kuruyor; kurduğu şekliyle görünürde bir “temel hak ve özgürlüğü” yerine getirirken “liberal-demokrat destek”in ölçüsü ve gerekçesi olan “temel hak ve özgürlükler”in gerçekleştirilmesine sırtını döndüğü izlenimini veriyor. Ve sanki bir temel hak olarak sunulan başörtüsünü elma şekeri gibi “liberal-demokrat destek”in yalamasını bekliyor.

Bu, mümkün değildi. “İlke siyaseti” yerine 22 Temmuz çoğunluğuna bakarak “bildiğimi okurum” tavrını benimseyen bir hükümete kayıtsız-şartsız destek vermek söz konusu olamazdı.

*** *** ***

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, önceki gün TBMM’de başörtüsüne ilişkin anayasa değişikliklerinin tartışıldığı oturumda, gerçekten çok parlak bir konuşma ile AK Parti-MHP ortak önerisini savundu. Gelgelelim, aynı Cemil Çiçek, “301’in kaldırılmasının toplumun derdi olmadığını” da söyleyen yetkili.

301 “toplumun derdi” olmadığına, bunu söyleyen başbakan yardımcısı sıfatını taşıdığına göre Hrant Dink cinayetinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen cinayet soruşturması “siyasi irade/iradesizlik”ten kaynaklanan binbir hukuki gedikle garabet halini aldığına göre başörtüsü konusunu MHP ile ittifak halinde “yeni sivil anayasa”dan ayırt edip gündeme getirilmesiyle MHP’nin karşı çıktığı açıkça bilinen “yeni sivil anayasa”nın görünebilir bir gelecekte gündeme gelmeyeceği aşağı yukarı belli olduğuna göre, ayrıca, Ergenekon gibi siyasi tarihimizin “en büyük temizlik operasyonu” olabilecek ve “demokratikleşme”nin önünü açabilecek bir olayda “frene basıldığı” anlaşıldığına göre söz konusu anayasa değişikliklerine kayıtsız-şartsız “liberal-demokrat destek” çağrısı beklemek, siyasetle ilişkiyi tümden kesmek ve “Polyanna siyaseti”ni “ilkelilik” sanmak demek.

Böyle bir şey yok.

Başörtüsü yasağının kaldırılmasını içeren herhangi bir adımda, tozu dumana katacak olanlar çıkacaktı. Bu yasak, tüm temel hak ve özgürlükleri kapsayan bir “yeni anayasa paketi” içinde yer alsa da toplumun “özgürleşmesi” ve devletin “sivilleşerek demokratikleşmesi”ni başörtüsü tartışmasına indirgeyerek buna karşı koyanlar elbette olacaktı. Oldu da zaten.

Yasağın kalkması, YÖK’ün yeniden düzenlenmesiyle de yapılmaya kalkışsa, gündeme hararetli tartışmalar yine düşecekti.

Yani, fark etmez miydi?

Ederdi. Böyle bir “tarz-ı siyaset” izleyecek olan AK Parti, kendisine destek olan geniş bir yelpazenin bütününün duyarlılıklarını yansıttığını ortaya koymuş olacaktı. 22 Temmuz’u doğru okuduğunu sergilemiş olacaktı. 22 Temmuz’un “yüzde 47 beni destekledi; öyleyse ben, bildiğimi okurum” şeklinde okunmaması gerektiğini, kendisinin de öyle okumadığını belirtmiş olacaktı.

Destek de ona göre şekillenecekti. Ülkedeki “fay hattı”, temel hak ve özgürlüklerden yana olmak-karşı olmak, zemini üzerinden belirlenecekti.

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin genel bir duyarsızlık sinyalini veren AK Parti-MHP ittifakı ile tek bir “temel hak ve özgürlüğü” selektif olarak gündeme getirdiği izlenimini vermemiş olacaktı.

*** *** ***

Türkiye’nin bilge hukukçusu Sami Selçuk günlerdir çırpınıyor ve “Türk hukuk mevzuatında fiili bir başörtüsü yasağı olmadığını”, bunun bir “sanal yasak” olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.

Sami Selçuk’a kulak verirsek, anayasada ve daha sonra YÖK Yasası’nda yapılacak değişiklikler yürürlüğe girdiği takdirde, yasağın kalkması bir yana, bunun bir “gerçek yasak” haline dönüşeceğini, bir dizi hukuki argümanla vurguluyor.

Yani, yasağı kaldırıyoruz diye aslında yasağı koyma durumu. Hem de anayasal hale getirerek.

AK Parti’nin yanlış siyaset rotasında ilerlememesinin, tekrar “liberal-demokrat destek”i elde etmesi ve güvenmesinin tek yolu var: “Yeni sivil anayasa yapımını öne almak” ve 2008’i AB yılı yapmayı laftan çıkartıp, fiiliyatta da kanıtlamak.

recosan58 08.02.2008 10:57

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Fehmi Koru

[email]f.koru@hotmail.com[/email]

Anayasa değişikliği için gerekli rakamın (367) çok üstünde bir oyun (397) ilk turda sandığa yansıması neyi gösteriyor? Toplumda esasen var olan uzlaşmanın siyasette de gerçekleştiğini, değil mi? Evet, Meclis'te hâlâ CHP, DSP ve kısmen DTP'den oluşan bir 'yasaktan yana' cephe var, ancak 22 Temmuz 2007 seçiminde sandığın oluşturduğu yeni Meclis tablosu milleti tam temsil ediyor ve yasaktan yana olanlar o temsil tablosunda 'kaybedenler' safında yer alıyorlar.

Maddeler üzerinde yapılacak ikinci oylama ve Cumhurbaşkanı onayı anayasa değişikliğini kesinleştirecektir.

Anayasada yapılan değişiklikler bir noktada yoğunlaşıyor: Bazı kaypak ifadeler başka hiçbir yöne çekilemeyecek keskinlikte yazılmış yeni cümlelerle takviye edildi. 10. madde “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yaralanılmasında eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadırlar” olarak değişecek; 42. maddeye ise, “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple, kimse, yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları, kanunla belirlenir” şeklinde bir fıkra eklenecek.

Bu değişikliklerin yapılma sebebi üniversitelerde uygulanan türban/başörtüsü yasağı, bunu hepimiz biliyoruz; ancak görüldüğü gibi, anayasada yapılmak istenen değişikliklerde sebeple doğrudan bağlantı kurulabilecek herhangi bir sözcük geçmiyor. Böylesi, anayasa mantığı açısından daha mantıklı...

Yasağı uygulatan YÖK ile uygulayıcı durumdaki üniversitelerin yönetimleri Meclis'ten anayasaya yansıyan bu irade karşısında ne yapacaklar acaba?

Aslında bu soruyu şöyle sormak daha doğru olabilir: Kamuoyu araştırmalarının çoktan beri varlığına işaret ettiği 'toplumsal uzlaşma' MHP'nin iktidara destek vermesiyle birlikte 'siyasi uzlaşma'ya dönüştü; sesli-sessiz desteklerden pek çok devlet kurumunun da yasağın artık kalkmasından yana oldukları anlaşılıyor. En yüksek itiraz yargıdan geliyor, ama şu aşamada yargının bir söz hakkı yok. Meclis'in anayasa metninde yaptığı değişikliği YÖK nasıl algılayacak? Uzlaşmaya yanaşan kurumlar arasında mı yerini alacak, yoksa karşı mı çıkacak?

YÖK'ün, bu konuda, tavrı en fazla önem taşıyan kurum olduğu ortada. Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Sami Selçuk'un yasakla ilgili hukukî mütalaasına burada yer vermiştim. Hüküm cümlesini yeniden okuyalım isterseniz: “Bir yasak bulunmadığına göre, yukarıdaki hukuksal görüşler doğrultusunda üniversiteler uygulamalarını gözden geçirmelidirler. / Girişim gücü, YÖK'ün elindedir.”

Gerçekten de öyle. Anayasada yeniden güçlendirilmiş özgürlüklere dair maddeler varken ve kendi yasasındaki geçici 17. madde “Yürürlükteki yasalara aykırı olmamak şartıyla yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir” derken, YÖK, “Hayır, yasak” inadını sürdürebilir mi? Sürdürebilir elbette, ancak anayasanın çok daha güçlendirilmiş o maddelerine ve kendi yasasına alenen aykırı davranmayı göze alabilirse...

Yalnız bu kadar da değil.

Üniversitelerde esas olan öğretim üyeleridir; yöneticilerin temel vasfı öğretim üyeliğidir çünkü... Düne kadar, “Üniversiteler yasağın kalkmasına karşı” diye bir gerekçe de vardı, oysa sayıları çoktan 3000'i aşan profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi, bugünün zor ortamında, “Yasaklar kalksın” diye açılmış bir kampanyaya imzalarıyla katkıda bulundu. Üniversiteler Arası Kurulun (ÜAK) türban konulu son toplantısına üniversitelerin yarıdan fazlası temsilci göndermedi. Üniversite de kurum olarak uzlaşma karşısındaki cephede bütünüyle yer almıyor artık.

Bu durumda baştan beri aranan geniş kapsamlı 'uzlaşma' nihayet bulunmuş oluyor. Bu uzlaşmanın içerisinde bir tek Aydın Doğan medyası yok; son bir yıl içerisinde meydana gelmiş hangi uzlaşmada yer aldı ki onlar?

ero 08.02.2008 11:00

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Yönetiminde taraf tutup hep bizim yorumlarımızı silmesi TUTUMlarını gösterio..

ero 08.02.2008 11:01

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
bn yorum yapmıcam artık gerek yok savunulacak bi ortam yok çünkü

recosan58 08.02.2008 11:01

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[B]eğer bunu yazarların yazılarıyla tartışacaksak bizdede çaok yazı var başaka istermisiniz......[/B]

ero 08.02.2008 11:08

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Nazligül kardeşim islamın 5 farzı vardır onu sen daha iyi bilmelisin neler olduğunu!! türbana farz demişssn

abircan 08.02.2008 11:12

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
olur farketmezzz, herkes eteğindeki taşı döküyor bende tembelliğimden ve herkese yetişemeyeceğime göre bence uygun olanları taşıyorum, zaten herkeste onu yapıyor anlayışı gereği neyi yakın buluyorsa onu yazıyor onu getiriyor, ne güzel elinizdeki gavur icadının kıymetini bilelim keyfini sürelim, bir asır daha meleklerin cinsiyetini tartışalım bizans gibi, saf temiz inanan kadının baş örtüsüne asla karşı değilim, bu böyle biline , ama benim derdim erkek türbancılara , siyaseti ticareti dine bulayıp toplumun önüne ayrımcılık ateşi olarak atanlaradır kardeşim recosan58, ayrıca şu bizdede lafı biz- siz lafı beni çok üzüyor bilgine

Nazligül 08.02.2008 11:32

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=ero;231506]Nazligül kardeşim islamın 5 farzı vardır onu sen daha iyi bilmelisin neler olduğunu!! türbana farz demişssn[/QUOTE]

[B][I][COLOR="Red"]Islamin sartlari dedigimi hatirlamiyorum
Islamin sartlari 5 dir.

Arasindaki farki sorarsan kelimeleri arastirirsan farki sende görürsün!!!
Yaaa allah askina bence sen bi git su "Türban" kelimesini öncelikle Basörtüsüne cevir. Sonra Kuranda Basörtüsü hakkinda ne yazildigini arastir. Hatta biliyormusun hic arastirmana gerek yok, forumlari gezerken gördüm bazi arkadaslar Kuran'i Kerim'den bu konu hakkinda ayetleri cikarmis. Yani fazla ugrasmana bile gerek yok.
Ya aslinda söyle düsünüyorum kac gündür sen üyeligimi silin silin diyen degilmisin. Üyeliginin silinmesine gerek yok bence eger girmek istemiyorsan siteye girmezsin. Bakmazsin!!!! Ama iste size o kadar iyi ögretmislerki bosu bosuna yaygara koparmayi.

Ayriyetden site yöneticilerine taraf tutdugunu söylüyorsun. Evet bu düsüncene katiliyorum. Cünkü dedigim gibi gecen biri belden asagi sözler ediyor basörtüsüne sadece mesaji siliniyor. Ne bir ceza ne bir yasak! Sence bu nasil oluyor????[/COLOR][/I][/B]

recosan58 08.02.2008 11:39

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=abircan;231508]olur farketmezzz, herkes eteğindeki taşı döküyor bende tembelliğimden ve herkese yetişemeyeceğime göre bence uygun olanları taşıyorum, zaten herkeste onu yapıyor anlayışı gereği neyi yakın buluyorsa onu yazıyor onu getiriyor, ne güzel elinizdeki gavur icadının kıymetini bilelim keyfini sürelim, bir asır daha meleklerin cinsiyetini tartışalım bizans gibi, saf temiz inanan kadının baş örtüsüne asla karşı değilim, bu böyle biline , ama benim derdim erkek türbancılara , siyaseti ticareti dine bulayıp toplumun önüne ayrımcılık ateşi olarak atanlaradır kardeşim recosan58, ayrıca şu bizdede lafı biz- siz lafı beni çok üzüyor bilgine[/QUOTE]

[B]son cümlendeki mesajını anladım haklısın özürdiliyorum
kusura bakma daha dikkatli olurum [/B]

abircan 08.02.2008 11:40

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Iran'da örtü okula sinsice girdi; 3 yılda herkes örtündü
07-02-08


YAZAR: CAN DÜNDAR



Eski Tahran Büyükelçisi Korkmaz Haktanır'ın eşi Handan Haktanır'dan uyarı var:

"Iran'da örtü okula sinsice girdi; 3 yılda herkes örtündü"





Önceki gece NTV'de akademisyenlerle türbanı tartışıyorduk, ki internet adresimize bir mektup düştü.

Tahran'da yaşamış, "adının açıklanmasını istemeyen" bir diplomat eşi, Iran'daki örtünme konusundaki deneyimini aktarıyor, Türk kadınlarını uyanık olmaya çağırıyordu. Ismi kontrol ettik; doğruydu.

Mektup, 1991-94 yılları arasında Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği'ni yapan Korkmaz Haktanır'ın eşi Handan Haktanır'dan geliyordu.Yayında isim vermeden, mektuptan bölümler okudum.

Yayından sonra da kendisine ulaşıp mektubun tamamına bu köşede yer vermek için iznini istedim.

Işte Handan Haktanır'ın "türban uyarısı":

"Ruj süreni sopaladılar"

"Tahran'da görev yapmış bir diplomatın eşi olarak, türban konusunda düşündüklerimi bir iki cümleyle ifade etmek isterim:

Tayin yerimiz olan Tahran'a uçağımız inerken 'hicab'ımı başıma geçirdiğimde kendimi şöyle teselli ediyordum:

'Nasıl olsa burası benim ülkem değil. Birkaç yıl dişimi sıkar katlanırım. Çok şükür ki biz Atatürk kızlarıyız ve böyle şeyler bizim başımıza gelmez.'

Tahran'daki görev süremiz boyunca (gayrimüslimler de dahil olmak üzere) 'hicab'sız dolaşan tek bir kadın görmedim. Bir yabancı diplomatın eşi, şapka takarak bu yasağı delmeyi denedi, ancak devrim polisleri kendisini derhal ikaz ettiler.

Bir başkasının eşi ruj sürdüğü için karakola alındı ve ellerine sopalarla vuruldu. Bu hanım bir keresinde 'Eğer Müslümanlık buysa, Hıristiyan olduğum için çok şanslıyım' demişti.

"Süreç 3 yılda tamamlandı"

"Tayinimizin ilk günlerinde Iranlı hanım dostlarım bana sürekli olarak Türk kadınlarının dikkatli olmalarını ve erkeklerin bilinçaltındaki güvensizlik duygularından ve endişelerden kaynaklanan bu uygulamanın, sinsice ve adım adım geldiğini söylüyorlardı.

Bir gün okullarına gittiklerinde kapıda 'Bundan böyle hicabsız derslere giremeyeceklerine' dair bir kâğıt bulmuşlardı.

Dedikleri kadarıyla, sürecin tamamlanması üç yıl almıştı. Ondan sonra ise çok geç olmuştu.

Itiraz edenlerin sayısı giderek azalmış, sonuçta yıllar sonra bu ortam içine doğan kızlar için 'hicab'lı olmak son derece doğal ve yerine getirilmesi gereken bir şart olarak algılanmaya başlanmıştı.

Bu uyarıları ben o zaman masal dinler gibi dinlemiştim. Evet, ben de onlar gibi giyiniyordum, ama bu benim değil onların sorunuydu. Bizim ülkemizde böyle şeyler olmazdı.

"Rüyamda korkuyordum"

Ancak, bir süre sonra vestiyerden 'hicab'ımı alıp taktığımı, ancak sokağa çıktıktan sonra fark ettiğimin ayırdına vardım. 'Hicab', benim için de artık bir refleks haline gelmişti.

Öyle ki, bazen rüyalarımda bile kendimi başı açık olarak gördüğümde korkuyla uyanıyor 'Devrim polisleri geliyor, ben ise hicabımı takmamışım' diye paniğe kapılıyordum. Işte o zaman, 'hicab'ın aslında buzdağının görünen parçası olduğunu; asıl amacın, kadının ezilmesi, kontrol altına alınması ve korku altında yaşayan, ikinci sınıf insanlar olduklarına inandırılması olduğunu anladım.

O nedenle Türk kadınlarının çok dikkatli olması ve son derece masumane bir şekilde, özgürlük adı altında gelen bazı uygulamaların, ileride çok daha baskıcı bir rejimin ayak sesleri olabileceğini asla akıllarından çıkarmamaları gerekmektedir.

En içten saygılarımla..."

Can DÜNDAR

ero 08.02.2008 11:43

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
nazligül abla biz müslüman değilmiyiz peki üniv. de istemiosak ona cvp ver ytr.siz bunu müslümanlık işareti olarak tanımlıosanız..BİRAZ DA SAYGILI OLALIM BN ABLA DİORUM...

Nazligül 08.02.2008 11:51

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=ero;231538]nazligül abla biz müslüman değilmiyiz peki üniv. de istemiosak ona cvp ver ytr.siz bunu müslümanlık işareti olarak tanımlıosanız..BİRAZ DA SAYGILI OLALIM BN ABLA DİORUM...[/QUOTE]

[B][COLOR="Red"][I]Müslüman degilsiniz demedim ona zaten ben karar veremem. Ben yalniz müslümanlikda olan birseyi kötülediginizi söyledim.

Bende sana soruyorum neden üniversitelerde Basörtüsü istemiyorsun???

Ayrica ben sana karsi bir saygisizlik yaptigimi hatirlamiyorum. Bir bak bakalim sen sözlerimde tek bir hakaret veya saygisizlik varmi?[/I][/COLOR][/B]

Nazligül 08.02.2008 11:57

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[B][I][COLOR="Red"]Bircan beyfendi, neden kendi yorumlarinizi degilde baskalarinin yazilarini ekliyorsunuz??
Kendiniz bu konu hakkinda bir fikir üretemiyormusunuz yoksa üretdiginiz fikri savunamiyormusunuz??

Bence birakin o bu yazarlarin su bu konu hakkinda ne dedigini. Kendi fikrinizi ve kendi yorumunuz yazin. Onlarin yazilarini okumak istesek zannedersem bu herkes icin gecerli, google'den arar onlarin fikirlerini bu konu hakkinda arastiririm.

Ama sizin fikrinizi arastirabilecegim bir yer olmadigi icin, kendi fikirlerinizi, kendi yorumlarinizi buraya aktarin.

Ayriyetden tenbelliginizi kabullenmiyorum. Tenbel olsaydiniz bu kadar yorumu okumazdiniz. Herhalde bu yazilari sirf basligi hosunuza gitdigi icin buraya aktarmadiniz yani eminimki okumusdursunuz. [/COLOR][/I][/B]

ero 08.02.2008 11:57

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
bn çatışma ortamı yaratacağını düşünüyorum üniv.tede.

Nazligül 08.02.2008 12:00

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=ero;231556]bn çatışma ortamı yaratacağını düşünüyorum üniv.tede.[/QUOTE]

[B][COLOR="Red"][I]ne gibi catisma ortami, biraz daha aciklarsan düsüncelerinde yardimci olabilirim[/I][/COLOR][/B]

ero 08.02.2008 12:05

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
abla ana sayfada msj kutusu varya orda karşilikli yazsak bura ztn silinio..olurmu?

Nazligül 08.02.2008 12:07

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=ero;231565]abla ana sayfada msj kutusu varya orda karşilikli yazsak bura ztn silinio..olurmu?[/QUOTE]

[B][COLOR="Red"][I]bence burdan yazisalim cünkü eminimki herkesi ilgilendiren bir konu bu[/I][/COLOR][/B]

ero 08.02.2008 12:10

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
bnm bilgisaarda bi sorun var galiba 1 satırdan fazla yazı gönderilmio:(( vallahi..anlatamıomki..

ero 08.02.2008 12:21

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
neyse abla bn başını aritmiim o z mn zatn dinlemeyi pek istemiosunuz heralde..

özdemir 08.02.2008 12:22

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[B]arkadaşlar boş yere ortamı geriyorsunuz nazlıgül kardeşim bu konuyu ne kadar irdelersen irdele insanlar sana at gözlüklerini takıp bakıyorlarsa onlara hiç bi şeyi gösteremezsin. islamın kadına getirdiği güzellikleri göremeyen kör gözlere neyi gösterebilirsinki. kızları diri diri gömmekten kurtaran acaba kimin diniydi. orda burda şurda bi kaç tane olay olmuş ıslatıp ıslatıp onu önümüze getiriyolar. biz bu vatanı başörtülü ninelerimizle, analarımızla, bacılarımızla kurtarmadıkmı. bu vatanın selameti için verdiğimiz şehitler başörtülü kardeşlerimizin evlatları değilmi. niye bu ayrımcılık yapılıyor. bunun tek nedeni var kardeşim. inancını tam manasıyla yaşayan bir bilim adamı bu ülkenin ilerlemesine, kalkınmasına ve gelecek nesilin doğru bir şekilde islamı öğrenmesine sebep olacak. islamın doğru bir şekilde öğrenilip yorumlanmasıda bu ülkenin tekrar osmanlı zamanındaki gücüne kavuşmasını sağlayacak. şimdi bu güce kavuşmamasını isteyen güçlerde benim başörtüsü kullanmayan kardeşimi eline alıp oyuncak gibi oynatmak istiyor. ve malesef yıllarcada bu böyle devam edecek. Ama unutmayalımki "[COLOR="DarkRed"]Zalimin bir planı varsa Cenabı Hakkında bir planı vardır [/COLOR]", o planı alır ve ters çevirir. Rabbim istemedikten sonra bir ağaç bile dallarını kıpırdatamaz. [/B]

abircan 08.02.2008 12:24

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
Liseli kızlar çarşaf için yürüdü






Lise ve orta okul öğrencisi iki bin kız, Tahran'ın göbeğinde 'en güzel örtünme şekli çarşaf' sloganları atarak yürüdü.


İran'da bir grup kız öğrenci, “güzel örtünme”ye destek için sessiz yürüyüş yaptı. Başkent Tahran'ın Veli Asr Meydanı'nda toplanan yaklaşık iki bin orta okul ve lise öğrencisi, bazı afiş ve pankartlar taşıyarak, buradan cuma namazının kılındığı Tahran Üniversitesine kadar sessizce yürüdü.

KIZ ÖĞRENCİLER ÇARŞAF İÇİN YÜRÜDÜ

Tahran Talim ve Terbiye Kurumunca düzenlenen yürüyüş sırasında öğrenciler, Farsça ve İngilizce yazılı pankartlar taşıdı. Kız öğrenciler tarafından taşınan pankartlarda, “Örtü muhafazadır, kısıtlama değil”, “Çador (kara çarşaf), en iyi örtüdür”, “Güzelliğin zekatı, iffet ve namusu korumaktır”, “Başörtüsü ruhu temizler”, “Örtü, namusun muhafazasıdır”, “Örtülü kadın, sedefteki inci gibidir”, “Allah, haya sahibi olanları ve örtünenleri sever”, “Örtünme, Allah'ın yer yüzündeki meleklere (kadınlar) bir lütfudur “ ve “Örtünme kadının süsüdür” şeklinde sloganların yazıldığı gözlendi.

Tahran Talim ve Terbiye Kurumu Müdür Yardımcısı Mustafa Attaran, yürüyüşü, İslam devriminin 11 Şubatta yapılacak 29. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde düzenlediklerini söyledi.
“İslam devrimi değerlerinin nesilden nesile aktarıldığını” kaydeden Attaran, “Biz, yeni neslin de devrimin değerlerine bağlı olduğunu göstermek istedik” diye konuştu.

TÜRKİYE'DEKİ TÜRBAN TARTIŞMASIYLA İLGİSİ YOKMUŞ

Attaran, düzenledikleri yürüyüşün, Türkiye'deki başörtüsü tartışmalarıyla ilgisi bulunmadığını da vurguladı. Katılımcı bütün öğrencilerin kara çarşaflı olduğu yürüyüşte taşınan pankartlarda da Türkiye'ye ilişkin ifadelerin yer almadığı gözlendi. Örtünmenin zorunlu olduğu İran'da, son yıllarda genç kızlar başlarını, saçlarını gösterecek şekilde örtme ve daha modern giyinmeye ilgi gösteriyor. Bunu “kötü örtünme” olarak nitelendiren muhafazakarlar, hükümetten bu şekilde giyinenlere engel olmasını istiyor.

Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın göreve gelmesinden sonra kadınlara yönelik kılık-kıyafet baskısı artmış, ahlak polisi, “düzgün giyinmeyenlere” yönelik operasyonlar düzenlemişti.

ero 08.02.2008 12:25

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
o deilde bnle aynı görüşte birinin msj na tşkkr edince bile gocunuyosunuz.neden??DUN gece 32.gün ü izleyen nsl çatışma çıkıo görmüştür

Nazligül 08.02.2008 12:30

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=ero;231600]o deilde bnle aynı görüşte birinin msj na tşkkr edince bile gocunuyosunuz.neden??[/QUOTE]

[B][I][COLOR="Red"]ero kardesim eger benim kastetdigim kisiden bahsediyorsan o sen degilsin emin ol.
Benim söyledigim kisi baska birisi, yani sen istedigin kisiye tesekkür et etme beni ilgilendirmez. Benim dedigim kisi belkide bu yazilari okuyor icinden kis kis gülüyordur.
sen icini rahat tut
;)[/COLOR][/I][/B]

abircan 08.02.2008 12:32

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=Nazligül;231554][B][I][COLOR="Red"]Bircan beyfendi, neden kendi yorumlarinizi degilde baskalarinin yazilarini ekliyorsunuz??
Kendiniz bu konu hakkinda bir fikir üretemiyormusunuz yoksa üretdiginiz fikri savunamiyormusunuz??

Bence birakin o bu yazarlarin su bu konu hakkinda ne dedigini. Kendi fikrinizi ve kendi yorumunuz yazin. Onlarin yazilarini okumak istesek zannedersem bu herkes icin gecerli, google'den arar onlarin fikirlerini bu konu hakkinda arastiririm.

Ama sizin fikrinizi arastirabilecegim bir yer olmadigi icin, kendi fikirlerinizi, kendi yorumlarinizi buraya aktarin.

Ayriyetden tenbelliginizi kabullenmiyorum. Tenbel olsaydiniz bu kadar yorumu okumazdiniz. Herhalde bu yazilari sirf basligi hosunuza gitdigi icin buraya aktarmadiniz yani eminimki okumusdursunuz. [/COLOR][/I][/B][/QUOTE]


ACIKINCA EKMEĞİ KENDİM PİŞİRMEK, DOMATESİ BİBERİ EKİP BİÇMEK ZORUNDA DEĞİLİM HERKES İŞİNİ YAPIYOR , BENİMDE BİR İŞE YARARLIĞIM VARDIR HERALDE Kİ , ALLAH BENİ BÖYLE UYGUN GÖRDÜ ÖYLE YARATTI, KİMBİLİR BENDE İNSANLARA NASIL HİZMET EDİYORUM ONU ALLAH BİLİR, BİRŞEYİ GETİRİP KOYUYORSAM YA ÖYLE DÜŞÜNDÜĞÜM İÇİNDİR YA DESTEKLEDİĞİM İÇİNDİR YA KERHEN DESTEK VERDİĞİM İÇİNDİR YADA DESTEKLEMEDİĞİM İÇİNDİR, DEDİĞİNİZ GİBİ OLSAYDI GAZETELERE NE GEREK VARDI O KADAR ZAHMET MASRAF BASIP YAYIYORLAR, İNTERNETİ YENİLİYORLAR AN BE AN, HAYAT O KADAR HIZLIKİ BAZAN KENDİ FİKRİMİ BU İŞTEN MESAİ HARCAYIP KAFA YORUP PARA KAZANAN İNSANLAR KADAR ANALATAMAYACAĞIM İÇİN ALIP KOYUYORUM, ARTI AT GÖZLÜĞÜYLE BAKMAMAK İÇİN ÇEŞİT OLMASI GEREĞİ İÇİN KOYUYORUM BURAYA KÖŞE YAZILARINI, DEĞERLİ KARDEŞİM BUNDA ÜZÜLECEK BİŞEY YOK MOUSE ELİNDE TIKLA GEÇ İSTERSEN

puar 08.02.2008 12:33

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
wxli mixli biriydi sanırım o kişi Allah onada hidayet versin diyelim....

özdemir 08.02.2008 12:34

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[B]abircan kardeşim nedir bu düşmanlık. niye durmadan bu kötü haberleri yayınlayıp duruyorsunki. burası iran değilki dostum burası Türkiye, burda 600 yıl biz türküyle, kürdü ile, alevisi ile, sünnisi ile, çerkezi ile, arabı ile daha fazlaca saymama gerek varmı bilmiyorum. bunların hepsi ile 600 yıl hiç bir kavgaya hiçbir tartışmaya hiç bir alevere delevereye uğramadan yaşadık ve dünyaya hüküm sürdük. ne zamanki osmanlının öyle harplerle darplerle yıkılmayacağını anladılar. o zaman arabıza nifak tohumu ekmeye başladılar. o tohumlar yeşerdi ve aldılar alacaklarını. şimdide aynısını yapmaya çalıştıklarını neden görmek istemiyorsunuz. [/B]

ero 08.02.2008 12:36

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
abla 32. günde aşırı dinci biri üniv. hocaya seni şeri hukukla yargılıcaz dedi..türbanlı kızın biri bn atatürkçüde deilim laik de deilim dedi.. bunlar ne??

özdemir 08.02.2008 12:41

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
[QUOTE=ero;231620]abla 32. günde aşırı dinci biri üniv. hocaya seni şeri hukukla yargılıcaz dedi..türbanlı kızın biri bn atatürkçüde deilim laik de deilim dedi.. bunlar ne??[/QUOTE]

o şunu dedi bu bunu dedi ile nereye varacaksın ero. bu ülke demokratik bir ülke, adamlar pkk ya terörist bile demediler ama tbmm de milleti temsil ediyolar. bunlara ne diyeceksin.

sivaslihakan 08.02.2008 12:42

--->: MÜSLÜMAN KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE KADAR
 
konu basörtüsü falan degil asil konu
islama darbe vurmak böylelikle dininin emirlerine yerine getirmek isteyen insanlara
okuma hakki tanimamak

bütün islam düsmanlarini burdan kiniyorum
en cokta aramizdan biri ABIRCANI


WEZ Format +2. ?uan Saat: 11:27.

Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.