![]() |
ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
Ludwigshafen yangınının nedeni araştırılıyor
07-02-08 Almanya'nın Ludwigshafen kentinde dokuz Türk'ün yaşamını yitirdiği yangın yerinde uzmanlar özel eğitim köpeklerle araştırmalarına başladılar. Soruşturmaya Ankara’dan gelen Türk polisler de katkıda bulunuyor. Olayı çok yönlü olarak araştıran polis, 50 kişilik özel bir komisyon kurdu. Yangından üç gün sonra binaya bugün yangın uzmanları ve özel eğitilmiş köpekler girerek yangınla ilgili ipuçları elde etmeye çalıştı. Elde edilen bulgularle ilgili bugün akşam saatlerinde bir basın toplantısı düzenlenmesi bekleniyor. Çok sayıda Alman ve Türk yetkili Ludwigshafen'e akın ederken, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da yarın öğleden sonra olay yerinde incelemelerde bulunması bekleniyor. Federal Alman hükümetinin göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ile Türk hükümetinin yurtdışında yaşayan Türklerden sorumlu Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu'nun bugün yangının çıktığı bina önüne çelenk bırakıp, kurbanlar anısına saygı duruşunda bulunması, hiç kuşku yok ki günün en anlamlı karesiydi. Böhmer: “En ufak kanıt dahi değerlendirilecek” Ludwigshafen'de incelemelerde bulunan Federal Alman hükümetinin göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ise yangından hayatını kaybendenlerin acısını hükümet olarak paylaştıklarını, yangının çıkış nedeninin belirlenebilmesi için tüm yetkililerin vargüçleriyle çalıştıklarını belirtti: "Burada çocuklarını ve yakınlarını kaydeden Türk ailelerin acılarını paylaşıyoruz. Başbakan Merkel de en derin taziyelerini ifade etti. Onun adına bugün olayı yerine bir çelenk bıraktım Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi ve konunun en kısa sürede aydınlatılması için elimizden geleni yapacağımız konusunda sizi temin ederim. Bu yöndeki en ufak bir kanıtı dahi değerlendireceğiz." Yazıcıoğlu: “Gereği yapılsın” Soruşturma sürecine katkıda bulunmak üzere Türkiye'de gelen uzman ekiple birlikte olay yerinde incelemede bulunan Yazıcıoğlu daha sonra mikrofonlarımıza şu değerlendirmeyi yaptı: "Dokuz canın kaybedilmiş olması fevkalade üzüntü verici bir olay. Yani Türkiye’de çok yoğun yaşanıyor bu üzüntü. Burada yerinde görmek insanı çok daha üzüyor. Bizim Alman yetkililerden dileğimiz, bir an önce bunun gerçek sebebinin ortaya çıkarılıp, gerekenlerin yapılmasıdır. Bunu her vesileyle dile getirdik, burada da dile getirmeye devam ediyoruz. Çünkü önemli olan bunun sebebinin ortaya çıkmasıdır, ama gerçek sebep ortaya çıkmadan herhangi bir spekülasyona da gitmemek gerektiğini düşünüyorum.” 4 uzman Türk polisin katkısı Türkiye’den dört uzman polisle birlikte geldiğini belirten Yazıcıoğlu sözlerine şöyle devam attı: “Onlar da birlikte çalışacaklar. Dolayısıyla ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde olayın gerçek sebebi bulunacaktır ve Alman yetkililer gerekeni de yapacaklardır. Sayın bakan bizimle beraber, olayın başından beri çok büyük bir ilgi gösterdiler, kendilerine teşekkür ediyorum. İlgi gösteren herkese teşekkür ediyorum. Umuyorum ki bu fevkalade üzüntülü olay, bundan sonra ilişkileri daha olumlu yönde pekiştirsin. Vatandaşlarımıza da şunu söylüyoruz: Tabii, fevkalade üzüntülüler, Türkiye’de de insanlar üzüntülü. Ama tepkilerimizi ortaya koyarken, bulunduğumuz ülkelerin yasalarına da saygı göstermemiz lazım. Nihayetinde birlikte yaşıyoruz. Burada fevkalade yardımcı olan insanlar var, belediye başkanı var, sayın bakan var. Kastı aşan bir kısım şeyler belki olabiliyor ama dikkatli olmamız lazım. Nihayetinde bundan sonra da yine birlikte yaşanacak, bu birlikte yaşamayı daha da pekiştirmeye vesile olsun diye ümit etmek istiyorum." Belçika’dan polis köpekleri geldi Yangınla ilgili soruşturmaları yürüten Frankenthal savcısı Lothar Liebig, çalışmaların her yönde sürdürüldüğünü, kundaklama iddialarının da araştırıldığını, ancak yangının bir adi suç olayı ya da kısa devre nedeniyle de meydana gelmiş olabileceğini söyledi. Göçük tehlikesi nedeniyle yanan binaya ancak bugün girebilen yangın uzmanları ise yangının çıkış nedeniyle ilgili bilgileri değerlendirmeye başladı. Soruşturma sürecinde Türk uzmanların yanısıra Belçika'dan getirtilen iki özel eğitilmiş polis köpeğinden de yararlanılıyor. 50 kişilik özel soruşturma komisyonu oluşturulduğunu belirten Ludwigshafen Emniyet Müdürlüğü Sözcüsü Michael Lindner, özellikle olay yeri inceleme ekiplerine destek veren köpeklerin önemli bir rol üstlendiklerini kaydetti: "Yangın maddelerine ilişkin özel eğitilmiş olan bu köpeklerden bazı alanlarda büyük fayda sağlanmaktadır. Ne gibi sonuçlar elde edileceğini daha sonra göreceğiz. Yangının herhangi bir yanıcı maddeyle çıkıp çıkmadığının belirlenmesinde de bu köpeklerin bulguları büyük önem taşıyor." Ludwigshafenliler’in yardım dalgası Bu arada, kent yönetiminin açtığı bir bağış hesabında, yangında yakınlarını kaybeden aileler için şu ana kadar 30 bin Euro'dan fazla para biriktiği bildirildi. Ludwigshafen Belediye Başkanı Eva Lohse, kentte büyük bir yardım dalgasının başladığını söyledi. Diğer yandan yangının çıktığı binanın yaklaşık birbuçuk yıl önce bir saldırıya hedef olduğu bildirildi. Polis, sözkonuyu apartmana 2006 yılının Ağustos ayında da saldırıda bulunulduğu ve binada maddi hasar meydana geldiğini belirtti. |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
ALMANYA'DA KUNDAKLAMA SÜRÜYOR
Ludwigshafen’de Türklere ait bir binada çıkan yangında 5'i çocuk 9 kişinin hayatını kaybetmesinden sonra Almanya'da biri Türklere ait iki binada daha yangın çıktı. Yangınlarda bir kişi ölürken 21 kişi de yaralandı. Baden-Württemberg eyaletindeki yangında bir kişi hayatını kaybederken, Herne kentinde Türklere ait bir apartman dairesinde çıkan yangında da 16 kişi yaralandı. Alman polisi yangınların çıkış nedeninin henüz bilinmediğini, incelemelerin devam ettiğini bildirdi. Backnang'da 5 katlı bir binada çıkan yangında ise 36 yaşındaki bir adam hayatını kaybetti. Yangında 5 kişi de yaralandı. Ludwigshafen’de Türklere ait bir binada çıkan yangında 5’i çocuk 9 Türk ölmüş, polis ve itfaiye erleri dahil 60 kişi yaralanmıştı. Bir görgü tanığı, yangının, bir kişinin elindeki bezi yakıp çocuk arabasına koymasıyla başladığını söylemişti. Polis, Türklere ait binalara düzenlenen saldırıların planlı olmasından endişe ediyor. Pencereden atılan bebeği Türk kökenli polis kurtardı Bu arada, Ludwigshafen kentindeki Türk ailesinin evinde çıkan yangında, anne ve babası tarafından pencereden atılan 8 aylık Onur Çağlar'ı Türk kökenli Alman polisi Hakkı Paker'in kurtardığı ortaya çıktı. Muhammet ve Nergis Çağlar'ın üçüncü kattan attıkları Onur, polis Hakan Paker'in kolları arasında hayatta kaldı. Onur'un hayatını kurtaran Paker, olaydan sonra şoka girdiğini belirterek, amirlerinin izni olmadan konuşamayacağını söyledi. Paker'in olay sırasındaki bir mesai arkadaşı da ''Arkadaşımız şok altında, travma geçiriyor'' dedi. |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
Solingen travması
08-02-08 YAZAR: BAHA GÜNGÖR / DW Ludwigshafen’daki felaket, Almanya’da yaşayan çok sayıda göçmenin, özellikle de Türkiye kökenlilerin güvenini sarstı. “90’lı yıllarda Neo-Nazilerin Solingen’de, Mölln’de, Rostock ve Hoyerswerda’da çıkardığı yangınların yarattığı travma hala aşılamadı ve bugün bile durumun soğukkanlılıkla değerlendirilmesini engelliyor. Ludwigshafen’daki yangının sebebi hala belli değil. Almanya, bu noktada, ‘herkes için demokratik bir hukuk devleti’ olduğunu ortaya koymalı. Eğer saldırının arkasında, Neo-Nazilerin ya da sempatizanlarının olduğu ortaya çıkarsa, bu, Almanya iç politikasında bir depreme sebep olur. Hristiyan Birlik ile Sosyal Demokratların birbirine yönelteceği suçlamalar, Büyük Koalisyon’un temellerini aşındırır, bununla da Sol Parti, Yeşiller ve Liberallerin eline koz geçer. Ludwigshafen’daki felaket, Almanya’da yaşayan çok sayıda göçmenin, özellikle de Türkiye kökenlilerin güvenini sarstı. 9 kişinin ölümü ve çok sayıda kişinin yaralanmasına duyulan öfke ve üzüntü, mağdurların tepkilerini dizginleyememesine yol açabiliyor. Olay yerinde görev yapan ekiplere koruma sağlanmak zorunda kalınması da Türkler ile Almanlar arasındaki atmosferin ne kadar gerildiğinin bir kanıtı. Bütün bu göstergeler ışığında Türk tarafının Ludwigshafen’a uzman ekip göndermesi önemli ve doğru bir karar. Bununla, Alman soruşturma makamlarının incelemelerinde tarafsız olmadığı yönündeki olası iddianın baştan önüne geçilmiş olacak. Aksi takdirde soruşturmayı yürüten makamlar olayın bir saldırı değil de, örneğin teknik bir arızadan kaynaklandığı sonucuna varırsa, pek çok Türk’te gerçeklerin hasıraltı edildiği şüphesi doğacaktı. Soruşturma komisyonunun Türk üyeleri ayrıca, Almanya’daki Türkleri yatıştırma konusunda da etkili olabilir. Aynı sebepten dolayı Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer’in, Türkiye’nin Yurtdışındaki Türklerden Sorumlu Bakanı Said Yazıcıoğlu ile birlikte olay yerine gitmesi ve Türk hükümeti temsilcileri ile birlikte itidal çağrısı yapması çok önemliydi. Tabii ki Başbakan Angela Merkel’ın da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Ludwigshafen’da kendini göstermesi iyi olurdu. 1993‘deki Pantkot Yortusu (Küçük Paskalya) sırasında Solingen’de beş kişinin öldüğü kundaklama olayında, dönemin başbakanı Helmut Kohl, olay yerine gitmeyerek büyük hata yaptı. Kohl, mesafe koymayı tercih ederek olayın yabancı düşmanlığından kaynaklandığı suçlamalarını geri çevirmişti. Merkel, siyasetteki babası sayılabilecek Kohl’ün bu hatasından ders almalı. Merkel, göçmen kökenliler de dahil tüm vatandaşların başbakanı olduğunu göstermeli. Başbakan Merkel, ayrıca meydanı kendi ülkesinde Erdoğan’a bu kadar kolay bırakmak isteyip istemediğini düşünmeli.” |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
ırkçılığın daniskasını yaparlar, sonrada insan haklarından bahsederler
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
bu billgiller icin tesekürler.payllasim icin tesekürler.
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
malasef milyonlarca türk almanyada istim üstünde yaşıyor, ve gitgide türklerin üstüne geliyor her türlü baskı, yeni vatandaşlık kanunu, işsizlik, pahalılık almanya acı vatan olmaya doğru gidiyor
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[B]Allah rahmet eylesin kalanlarada sabir versin
korkunc bir faciya rabbim bir daha göstermesin sükür bizim bu bölgelerde böyle seyler olmuyor cogu zaman zaten almanyanin kuzey bölgelerinde nazilerin cok oldugu yerde oluyor suanda tabiki eski düzen yok artik almanyada isci olarak gelenler arti is veren duruma yükseliyorlar, kalkiniyorlar ve bunlara bir dur deme yönü ariyorlar bunun icinde bir cok yasalar uygulamalar cikariyorlar artik ne zaman yasanmaz hale gelir bilemeyiz[/B] |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
türkler önce birbirine tahamül etmesini öğrensin ondan sonra çıksın almanları yargılasın bu almanlar içinde yeterli....
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[QUOTE=seva;232299]türkler önce birbirine tahamül etmesini öğrensin ondan sonra çıksın almanları yargılasın bu almanlar içinde yeterli....[/QUOTE]
Ne demek istediğinizi pek anlayamadım. Şimdi almanları yargılamakta haksızmıyız? |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[QUOTE=sonbahar5803;232318]Ne demek istediğinizi pek anlayamadım. Şimdi almanları yargılamakta haksızmıyız?[/QUOTE]iki ülke içinde yeterli diyorum sadece almanlardan bazıları irkçidir türkiyedede vardır bu herkes için yeterli türkiye önce kendi türklerine tahammül edilsin..
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
Orası öyle ama Almanlar kadar da ırkçı olamayız herhalde.
Bu yeni değilki, yıllardır var. Kaldıki Almanya'nın bu günlere gelmesinde gurbetçilerimizin payı çok büyük. Şu an bile Türkler tasını tarağını toplayıp dönse batar herhalde Almanya. Irkçılık yapmak yerine bizlere minnettar olmalılar. |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
bız bızde emek veren bızde yasam suren hıckımseyı sımdıye kadar yakmadık..aksıne basımızın uzerınde tasıdık... dunyada faşist denınce hemen turkler akla gelırken bu sebebı mechul olan yangında nerden cıkmıs aceba ?
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
türk insanımız ancak birbirlerini öldürmeye yeter.
onlar alman değil ermeniler daha çok yakmıştı almanlar osmanlı döneminde bizden yardım istediler o yüzden dostuz biz almanlarla bazı almanlar sevmiyor olabilir istemiyorda olabilir ama öylede yapmalılardı işte şeytan kulağına fısıldamış :) |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
YAWWW BU DÜĞNYAA TÜM İNSANLIĞA YETER. AMA MİLLİYETCİ ZİHNİYET ( BUNU TÜRK MİLLİYETCİLİĞİ OLARAK ALGILAMAYIN SAKIN,GENEL MİLLİYETCİLİK ) DÜNYADA BENDEN BAŞKA KİMSENİN YAŞAM HAKKI OLMASIN,EN BÜYÜK IRK BENİM,HER KANUNU BEN KOYMALIYIM,ASARIM KESERİM POLİTİKASIYLA İŞTE BU TÜR AŞAĞILIK OLAYLARIN OLMASINA NEDENDİR.evet dünyaada dikkat edin savaşlara,soygunlara,talanlara,kanlara,işgallere. 2 nedeni var . 1 : DİN 2 : MİLLİYETCİLİK.farklı bir nedenle savaş olmuşsa bana yazın.demekki biz insanalr şunu bilmeliyiz.Kimse kimseden daha çok müslüman değildir,bununterazisini ölçmeye kalkarsak ALLAHı inkar etmiş oluruz. YANİİİ DİN VİCDANDA KİŞİ KENDİNDE YAŞAMALI.Bırakın dünyada başka vatandaşların olumsuzluklarla karşılaşmalarını.biz bile kendi insanımızı yakıp öldürmedik mi,biz bile müslümanken müslüman olan kendi vatandaşlarımızı yok etmek istemedikmi,kurtuluş savaşında omuz omuza verip bu ülkeyi kurtaran insanalr yakın tarihte birbirine girmedilermi. iştee biz önce kendi içimizdekidüşmanlığı bitiremiyoruz,başka ülkelerin insanlarından insanlık bekliyoruz.
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[QUOTE=sonbahar5803;232525]Orası öyle ama Almanlar kadar da ırkçı olamayız herhalde.
Bu yeni değilki, yıllardır var. Kaldıki Almanya'nın bu günlere gelmesinde gurbetçilerimizin payı çok büyük. Şu an bile Türkler tasını tarağını toplayıp dönse batar herhalde Almanya. Irkçılık yapmak yerine bizlere minnettar olmalılar.[/QUOTE] Kardeşş yazılarında hem türkiyeyi karalıyorsun farkında olmadan hemde kendini madara ediyorsun ( orası öyle ama almanlar kadar ırkcı olamayız) demen bile ırkcılığı kabul ettiğini gösteriyor,buda kendi kendini madara ettiğin anlamına geliyor. ikincisi,Almanyanın bu günlere gelmesinde Türklerin payı büyük diyorsun. Bu dahada acı. Neden Türkler türkiyeyi almanyanın seviyesine getirmediler de almanyayı dünyaa devleri arasına soktlar:)))) . offfff offffffff ben neden nerelere gidem.Neyse biz gene türbana takılalım,almanya gibi olupda neydecez yaaa. haşşaa günahhh . Almanyanın ahlaksızlığı var. biz gidip onların ahlaksızlığını alıyoz beee. türban sorununu hallettik yaa artık almanyanın ahlaksızlığı giremez.Ey büyük ALLAHIM sen bize ne zaman akıl vereceksin. Bize ne zaman sıra gelecek. hepde gayrımüslümlere akıl bilim veriyorsun,ve onlar dünyaya hükmediyor. bize ne zaman sıra gelecek. |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
ALMANA AKIL VERMEK KOLAY, SEN YAPTIN DİYE SORMAZLARMI HİÇ, DAHA ÜÇ AY ÖNCE SİVAS MADIMAK SANIĞI İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDE METRO GİŞE MEMURU OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI, ELE AKIL VERMEK KOLAY SN TAYYİP ERDOĞAN
Sayın Başbakan'ın haklı olarak Ludwigshafen veya Solingen yangına karşı gösterdiği hassasiyeti Sivas yangınına karşı da göstereceğini ve halihazırda Almanya'dayken, halen Almanya'da yaşadığı bilinen 12 Sivas hükümlüsünü cezalarını çekmeleri için Türkiye'ye iade edilmelerini isteyeceğini umuyoruz! Necdet SARAÇ - Birgün, 09.02.08 Yangın! Sayın Başbakan'ın haklı olarak Ludwigshafen veya Solingen yangına karşı gösterdiği hassasiyeti Sivas yangınına karşı da göstereceğini ve halihazırda Almanya'dayken, halen Almanya'da yaşadığı bilinen 12 Sivas hükümlüsünü cezalarını çekmeleri için Türkiye'ye iade edilmelerini isteyeceğini umuyoruz! Almanya'nın Ludwigshafen kentinde yaşanan yangın sonrası 9 kişinin ölmesi, Almanya'yı ciddi bir biçimde sarstı. Yangının asıl nedeni henüz belli değil. Yangının bir kaza veya ihmal sonucu ortaya çıkma olasılığı güçlü olsa da kamuoyunda bu olasılıklardan daha çok kundaklama olasılığı öne çıkmış durumda. Kundaklama olasılığının öne çıkmasında yalnızca evin duvarlarına yazılmış olan ırkçıları çağrıştıran yazılar belirleyici değil, asıl belirleyici olan Almanya'nın 'yangın' konusundaki sicili. Nazilerin 1933'te Alman Parlamentosu'nu yaktırdıktan sonra, Dimitrov başta omak üzere komünist liderleri kundaklamadan sorumlu tutarak yargılamış olmaları, Nazi döneminde milyonlarca insanın fırınlarda nasıl yakıldığı 'unutulmuş' olsa da, 1992'de Mölln'de, 1993'de de Solingen'de Türklerin evlerinin gece yarısı yakılarak toplam 8 Türk'ün öldürülmesi hafızalardaki tazeliğini korumakta. Hafızalara yer eden bu ölümler ve sürekl artan yabancı düşmanlığı akıllara zorunlu olarak 'bu yakılmanın arkasında da acaba neonaziler mi var' sorusunu beraberinde getiriyor. Zira, yangının çıktığı şehir hem yabancı oranının, hem de işsizliğin çok yüksek olması nedeniyle de bu tür bir kundaklamaya oldukça 'elverişli' bir şehir. Malum, Alman ırkçıları, yabancı düşmanlığı propagandalarının merkezine işssizli-ği ve artan yabancı nüfusunu almış durumdalar. Alman polisi ve siyasi parti temsilcileri de bu gelişmeleri gördükleri için son derece hassas davranıyorlar. Yangını araştırmak için Türkiye'den gelen heyete itiraz edilmemesi, geçtiğimiz haftalarda onbinlerce Alevi'yi sokaklara döken Tatort dizisinin yeni bölümünün de yayının durdurulması, hükümetin ilgili bakanlarının aileyi ziyaretleri bu hassasiyetin sonucu. Almanya İçişleri Bakanı Schaeuble'nin "bizim kurbanlarla ilgili üzüntümüz insanların milliyetine bağlı değil" diye açıklama yapması, eyaletin Başbakanı Kurt Beck'in "bu acı, iki milletin daha fazla yakınlaşması için bir sebep olarak değerlendirilmeli" demesi önemli açıklamalar. Yangının sebebi ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti hükümeti de Alman hükümeti gibi ilk kez çok hassas davranıyor. Hükümetin, bakan ve büyükelçi düzeyinde olaya müdahale etmesi, başbakan Erdoğan'ın yangın yerine gelmesi son derece önemli. Erdoğan'ın yangın yerinde yangın ve ölümlere karşı ortak tavır alınması gerektiğini belirterek 'farklı dinlerin mensupları olabiliriz. Farklı dilleri konuşabiliriz. Farklı ırklar olabilir. Farklı milletleri de oluşturabiliriz. Ama unutmayalım ki hepimiz de insanız. Bu bizim ortak paydamız' diye açıklamada bulunması son derece doğru bir yaklaşım. Bu açıklamlar ve yaklaşımlar, ciddi ve vatandaşına sahip çıkan bir devlet resmi için son derece önemli adımlar. Ancak önemli olan bu açıklamaların arkasında durabilmek ve açıklamalara uygun davranabilmek. Örneğin, yangında ölen Gaziantepli ailenin Hacı Bektaş Dergahı'na bağlı olduğunu açıklayan Hüseyin Hurrem Ulusoy Dede, cenaze töreninin Alevi erkanına göre yapılmasının ve diğer inanç temsilcilerinin de bu törende birlikte dua etmeleri gerektiğini açıkladı. Başbakan da, bu açıklamadan sonra, kendi açıklamalarının ruhuna da uygun davranarak, yangında ölen Alevi kökenli 9 vatandaşın, Alevi erkanına göre cenazelerinin camiden değil cemevinden kaldılabileceğini söyleyebilmen... Ludwigshafen ve Sivas Başbakanın Ludwigshafen yangınıyla ilgili açıklamalarına uygun tavır alacağı bir başka yangın ise bilindiği gibi Sivas! Erdoğan'ın çok doğru bir karar sonucu, binlerce kilometre ka-tederek geldiği ve acılı aileleri ziyaret ettiği yangın yeri Ludwigshafen kentinin hemen yanında Mannheim kenti var. Bu iki kenti birbirinden sadece bir nehir ayırıyor. Ludwigshafen yangının asıl nedeni ve varsa sanıkları bilinmiyor ama Mannheim'de Sivas yangınının bilinen ve Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından ceza verilmiş hükümlüleri yaşıyor. Mu-hammed Nuh Kılıç gibi. Sivas yangınından kurtulmaya çalışan Aziz Nesin'i itfaiye merdiveninden çekip düşürmeye çalışan ve "o adamı kurtarmayın, o öldürülmeye müstahak adamdır" diyen dönemin Refah Partili Belediye Meclis üyesi Cafer Erçakmak gibi... Sayın Başbakan'ın haklı olarak Ludwigshafen veya Solingen yangına karşı gösterdiği hassasiyeti Sivas yangınına karşı da göstereceğini ve halihazırda Almanya'dayken, halen Almanya'da yaşadığı bilinen 12 Sivas hükümlüsünü cezalarını çekmeleri için Türkiye'ye iade edilmelerini isteyeceğini umuyoruz! Birgün, 09.02.08 |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[QUOTE=serhatcan;232925]Kardeşş yazılarında hem türkiyeyi karalıyorsun farkında olmadan hemde kendini madara ediyorsun ( orası öyle ama almanlar kadar ırkcı olamayız) demen bile ırkcılığı kabul ettiğini gösteriyor,buda kendi kendini madara ettiğin anlamına geliyor. ikincisi,Almanyanın bu günlere gelmesinde Türklerin payı büyük diyorsun. Bu dahada acı. Neden Türkler türkiyeyi almanyanın seviyesine getirmediler de almanyayı dünyaa devleri arasına soktlar:)))) . offfff offffffff ben neden nerelere gidem.Neyse biz gene türbana takılalım,almanya gibi olupda neydecez yaaa. haşşaa günahhh . Almanyanın ahlaksızlığı var. biz gidip onların ahlaksızlığını alıyoz beee. türban sorununu hallettik yaa artık almanyanın ahlaksızlığı giremez.Ey büyük ALLAHIM sen bize ne zaman akıl vereceksin. Bize ne zaman sıra gelecek. hepde gayrımüslümlere akıl bilim veriyorsun,ve onlar dünyaya hükmediyor. bize ne zaman sıra gelecek.[/QUOTE]
Abim, ben size her yazımda galiba tane tane açıklama yapmak zorunda kalacağım. Çünkü artık eminim, sizin benimle probleminiz aslında yazdıklarımı anlayamamaktan kaynaklanıyor. :rolleyes: Bizim de biraz da olsa ırkçılık yaptığımızı itiraf etmek vatanı karalamak oluyorsa pes yani, daha ne diyeyim. Valla ben tatil bölgelerinden toprak alıp Türkiye'ye yerleşmiş Almanları, Hollandalıları ve de İngilizleri hiç sevmiyorum ama onlar gibi de yakma politikası gütmüyorum. Evet bazen ırkçılık yapıyorum; Erovizyon şarkı yarışmasında Yunanistan'a, Ermenistan'a oy atmak yerine en uyduruktan alakasız başka bir ülkeye oy atıyorum. Buna madara olmak denmez bizim oralarda. En azından mükemmel insan rollerine bürünmüyorum. Türklerin Almanya'daki payına gelince, bu konuyu açıklama gereği bile duymuyorum. Yeterince açık zaten anlayana.... |
-->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
Almanyada yaşanan 9 kişinin yanarak öldüğü bu acı olayı kınıyorum ölenlere allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar dilerim
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
BENDE DİYORDUM NİYE NALET MESAJI YAĞMIYOR DİYE, MEĞER YANANLAR ALEVİ TÜRK İMİŞ , ALLAH ALLAH NE İŞTİR , NE TESADÜF,
Alevinin cenaze duasınada mı tahammül yok? Sansür mü? 11-02-08 YAZAR: YOL HABER Yangından bu yana haklı olarak olayı manşetlere taşıyan örneğin, Hürriyet ve Milliyet gibi gazetelerin, bir çok televizyonun haberlerinde cenaze töreninde Alevi dedelerinde dua verdiklerinden bahsetmeyi ’’unutması’’ ilginçti. Bu unutma gazete yada televizyon haberleri ile de sınırlı kalmadı. Cenaze töreninde tercümelerin bir bölümünü yapan Diyanet temsilcisi iki Alevi Dedesi’nin konuşmalarını da her nedense tercüme etmeyi unuttu! Bir cümleyle geçiştirdi! Ludwigshafen’de yaşanan yangın faciasında hayatını yitiren 9 kişi için yandıkları evlerinin önünde yapılan cenaze töreni belki de ilk kez 5 farklı inancın, cenazeler önünde buluşmasını ve birlikte dua edilmesini sağladı. Cenaze töreninde Katolik, Protestan, Yahudi cemaatlerinin dini temsilcilerinin yanısıra Sünnileri temsilen iki İmam ve Alevileri temsilen de iki Dede dua okudu. İki Alevi dedesinin dua okumalarının asıl nedeni Ludwigshafen’de yanarak ölen 9 kişinin Alevi olmasıydı. Gaziantepli 9 kişi Hacı Bektaş Veli Dergahı talipleriydi . Bu nedenle Hacı Bektaş Veli Dergahı inanç önderlerinden Hüseyin Hurrem Ulusoy ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Cafer Kaplan Dede cenaze töreninde Alevi erkanına göre Gülbenk okudular. YOL tv’den de dün (10 Şubat 2008) yaklaşık 2 saat boyunca canlı olarak yayınlanan tören sıarasında da, Ulusoy ve Kaplan’ın konuşmları ve duaları verildi. Buna rağmen, iki Alevi dedesinin konuşmalarından hiç bir gazete bahsetmedi. Yangından bu yana haklı olarak olayı manşetlere taşıyan örneğin, Hürriyet ve Milliyet gibi gazetelerin, bir çok televizyonun haberlerinde cenaze töreninde Alevi dedelerinde dua verdiklerinden bahsetmeyi ’’unutması’’ ilginçti. Bu unutma gazete yada televizyon haberleri ile de sınırlı kalmadı. Cenaze töreninde tercümelerin bir bölümünü yapan Diyanet temsilcisi iki Alevi Dedesi’nin konuşmalarını da her nedense tercüme etmeyi unuttu! Bir cümleyle geçiştirdi! Lafa gelince, farklı kültürlerin, farklı inançların yanyana gelmesinden, tahammülden bahsedenler, dialog diyenler, Alevi kökenli vatandaşların cenazelerinde Alevi erkanına okunan dualara bile tahammül edemiyorlar. Anlaşılan o ki, bu nedenle haberlerinde bile Alevi Dedesini unutuyorlar! İlgili medya kuruluşlarının bu konuda itirazları varsa yada biz kamuoyunu yanlış bilgilendirdiysek, düzeltmeye hazırız! Not: Ludwigshafen’da yapılan ve YOL tv’den canlı olarak yayınlanan Cenaze Töreni’ninin ilgili bölümleri yarın akşam (SALI, 12 Şubat) saat 01:00’de YOL tv’de tekrarlanıyor. 5 inancı (Alevi, Sünni, Yahudi, Protestan ve Katolik) temsil eden inanç önderlerinin cenaze töreninde söyledikleirni ve dualarını izleyebilirsiniz… * * * TURKSAT 1 C, Frekans: 11996, Sembolrate: 26000, FEC:5/6, Vertikal * * * Tel: 0049-221-99379870 * * * E-Mail: [email]info@yoltv.eu[/email] * * * İşte Hürriyet Gazetesi’nde yer alan haber… Ludwigshafen'deki yangın faciasında hayatını kaybeden 5'i çocuk 9 vatandaşımız için cenaze töreni düzenlendi. Beş bin kişinin katıldığı törende gözyaşları sel olup aktı. Cenazeler özel bir uçakla Frankfurt'tan Gaziantep'e gönderildi. Almanya'nın Ludwigshafen kentinde geçen 3 Şubat pazar günü feci yangında yaşamını yitiren 5'i çocuk 9 Türk için cenaze töreni düzenlendi. Çoğunluğu Türkler olmak üzere değişik uluslardan 5 bin kişinin katıldığı törende, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, Alman Uyum Bakanı Maria Böhmer, Rheinland Pfalz Eyalet İçişleri Bakanı Karl Peter Bruch, Belediye Başkanı Eva Lohse'nin yanı sıra, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başkan Yardımcısı Onur Öymen, CHP İstanbul milletvekili Ayşe Jale Ağırbaş ile DSP Genel Sekreteri Masum Türker de hazır bulundu. Törende Müslüman, Katolik, Hıristiyan ve Yahudi dininin temsilcileri dua okudu. İmam Şefit Burhan'ın konuşmasından sonra törende saf tutturan imam Şevket Boyrat, toplu cenaze namazı kıldırdı. Uçağı hükümet tahsis etti Cenazeleri Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin tahsis ettiği THY'na ait bir uçak Gaziantep'e götürdü. Önceki gün Frankfurt'a gelen Boeing 738 tipi 165 kişilik Bodrum isimli uçak 9 cenazeyi ve cenazelerin aile yakınlarından 92 kişiyi alarak sat 15.30 civarında havalandı. Törende neler dediler? Yangında yakınlarını kaybeden Kamil Kaplan: Herkese teşekkür etmek istiyorum.Acımız büyük. Biz Türk olduğumuz halde burada yaşadık, çocuklarımızı burada dünyaya getirip büyüttük. Tek temennimiz Türk ve Alman'ın kardeşçe yaşamasıdır. Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu: Türk devleti ve hükümeti olarak yanınızda ve bu olayın sonuna kadar, takipçisi olacaktır. Burada bulunduğumuz günlerde gerek Sayın Devlet Bakanı Maria Böhmer gerekse Ludwigshafen Belediye Başkanı Dr. Eva Lohse ve diğer tüm yetkililerin gayretlerine tanık oldum. İtfaiye ve polisin de çabalarını gördük. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Uyumdan ve Göçten Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer: Yangın nedeninin ortaya çıkarılmasının ne kadar önemli olduğunu ben biliyorum. Ben elimizdeki tüm olanakları kullanarak, yangın nedenini ortaya çıkarmaya çalıştığımızı bir kere daha vurgulamak istiyorum. Ludwigshafen Belediye Başkanı Dr. Eva Lohse: Acınızı paylaşıyoruz. Bize güvenin.Bir kilise şarkısından esinlenerek, ölenlere için şunu söylemek istiyorum: Melekler sizlere cennete eşlik etsin. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Alman dostlarımızın bu acı olayın üzüntüsünü bizimle paylaştıklarından kuşku duymuyorum.Ümit ederim ki, bu yangının bir kaza olduğu en kısa zamanda anlaşılır ve Almanya'da uyanan bu kuşkular ve endişeler en kısa zamanda giderilir. Rheinland Pfalz İçişleri Bakanı Karl Peter Bruch: Cenaze sahipleriyle birlikte yas tutuyoruz. Olayın aydınlatılması için elimizden geleni yapacağız. Yabancı düşmanlığının bu ülkede yeri yoktur. Derin acınızı ve yasınız, tüm ülkeyi sardı. Hepimizin başı sağolsun! İmam Şefik Burhan: 9 insamızımı elim kazada kaybettik. Bu acının, iki toplumu biraraya getirmesini temenni ediyorum. Nedeni ne olursa olsun, iki toplum da bu acıyı derinden hissettiğini gösteriyor. Ölenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar ve aile yakınlarına da sabır diliyorum |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
Dışarıda demokratlığa tepki
11-02-08 Hafta sonu Ankara'da toplanan Barış Meclisi'nin ikinci günkü konuşmacıları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yanındayken söylediği "Entegrasyona evet, asimilasyona hayır" lafından yola çıkarak Başbakan'ı eleştirdiler Çokdilli belediyecilik yaptığı için görevinden Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Erdoğan'ın aynı konuşmada söylediği "Asimilasyon bir insanlık suçudur" lafını hatırlattı ve AKP'nin bu konudaki tutumunu eleştirdi. Türban konusunda toplumsal konsensüsün gerçekleşmesi gerektiğine dikkat çeken Demirbaş, "Erdoğan 2 gün önce Almanya'da 'Asimilasyon insanlık suçudur' diyordu. Katılıyorum size Başbakan, ama siz aynı suçu işliyorsunuz. Bizi görevden aldılar aynı AKP'nin adamları Kosova'da aynı projeyi uygulamaya başladılar. Kosova'nın Giran Belediyesi üç dille hizmet edeceğini bizim görevden alındığımız gün açıkladı" diye konuştu. Demirbaş, "AKP'de para var, bir çok şey var, ama iman yok. Onun için halkı yoksullaştırıyor. Biz Kürtlerde yürek var, özgürlük eksik. Onu da alacağız" dedi. Anayasal düzenlemeye ilişkin önerilerini de dile getiren Demirbaş şunları kaydetti: "Farklı kültür ve inançların kendini yaşatacağı bir anayasal düzenleme yapılmalıdır. Kamusal alandaki hizmetten birçok yurttaşımız yararlanamazken, kamusal alanda Türkçe dışında diğer dillerde kullanılmalıdır. Birçok yerin yeni ismi var. Eski isimleri ile beraber kullanılabilir. Kamuda istihdam edilecek personel, o dili bilen insanlardan oluşmalıdır. Anadil eğitimi gerçekleşmelidir. Birçok ders kitabında birçok inanç grubunu ve etnisiteyi aşağılayan kavramlar var bunlar ayıklanmalıdır." TOPLUMSAL ŞİZOFRENİ Demirbaş'ın ardından söz alan Prof. Dr. Doğu Ergil de Erdoğan'ın sözlerine değinerek, "Başabakan Markel'le birlikteyken çok güzel bir şey söyledi 'Entegrasyona evet asimilasyona hayır' Muhteşem bir tespit. Ama bu bizim siyasetçilerimizin aklına Karaağaç'ı geçince geliyor. Başka ülkelerin yapmasını istediğimiz şeyi neden biz yapmak istemiyoruz. Bunun adı toplumsal şizofreni oluyor" dedi. Farklı kültürlerin çatışmadan yaşamasının 3 temel koşulu olduğuna işaret eden Ergil, "Bunlar hukuksal eşitlik, laiklik ve demokrasidir. Farklı etnik grupların bulunduğu devlette farklı dillerin olması doğaldı. Bunun siyasal olarak yasaklanması, gerektiğini düşünürseniz böyle saçma sapan şeyler meydana gelir. Tarihsel olduğunu düşürseniz sorurun yok" diye konuştu. Ergil ana dilin bireylerin gelişiminde yarattığı etkileri anlatan, sunumuyla konuşmasının bitirdi. Baskın Oran'ın yaptığı sunumda verdiği AKP Hükümetleri dönemine denk düşen uygulamalar ise Başbakan'ın asimilasyon eleştirisinin Türkiye gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Oran şunları söyledi: "Azınlık raporu, 'üst kimlik Türk değil Türkiye olmalıdır' dedi. Kin ve düşmanlığa tahrikten 5 yıldan yargılanıyor. 19 Ocak'ta Hrant Dink katledildi. 'Hepimiz Mehmetiz' eylemleri başlatıldı. Beyaz bere satışları patladı. Malatya katliamı ile ilgili davada 32 klasör hazırlandı 8'i davayla 24' ü misyonerlikle ilgili. Kürtçe kasete ceza verildi, oysa Kürtçe kaset Yargıtay tarafından serbest bırakıldı. Mahmut Alınak q, w, x harflerini kullandığı için 6 ay hapis istemi ile davalık oldu." Oran, "Azınlık değiliz esas kurucu unsuruz" demenin "Ben ikinci sınıf değilim. Gayrimüslimlerle aynı kefeye koymayın" yaklaşımının sonucu olduğunu söyledi. |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[U][B]Avusturya ve Almanya'da Türkiyelilerin yaşadığı binada yangın [/B][/U]
15-02-08 YAZAR: GÜNAY FIRAT / YOL HABER Avusturya'nın başkenti Viyana'da ve Almanya'nın Aldingen kentinde Türkiyelilerin yoğun olarak yaşadığı binalarda yangın çıktı. Avusturya'nın başkenti Viyana'da Türklerin yoğun olarak yaşadığı onuncu bölgedeki Knöllgasse'de, 38 ve 43 numaradaki 2 binada kısa süreli aralıklarla yangın çıktı. Dumandan etkilenen 7'si çocuk 10 kişinin hastaneye kaldırıldığı olayda Viyana itfaiyesinin erken müdahalesi ve binanın taş yapı olması, olası bir faciayı önledi. Dumandan etkilenerek hastaneye kaldırılan yaralıların tedavilerinin sürdüğü ve hayati tehlikeyi atlattıkları açıklandı. Sivaslı Perier ailesi yanma tehlikesi atlattı Binada kalan 32 haneden 20'sinin Türk ailesi olduğu açıklanırken, ailelerden 2'sinin Samsunlu diğer 18'inin ise Sivaslı olduğu ve hepsinin de Perier ailesine mensup olduğu açıklandı. Knöllgasse 43 numaralı binada kalan Perier ailesinin 4 yaşındaki kızı Gül Perier, halen tedavi altında tutuluyor. Gottfreid von Preyer'ches Kinder Spital Der Satdt Wien Hastanesi'nde tedavisi süren Gül Perier'in doktorlarından edinilen bilgiye göre, Gül çok uyuyor ama tedavisi de sürüyor. İyileşmesi halinde taburcu edilecek. Gül'ün annesi Ayfer Perier, olayın şokunu üzerinden hala atlatamadıklarını belirterek, "Ölümün eşiğinden döndük. Kızım Gül hala hastanede tedavi altında tutuluyor. Kızımın yoğun bakımda olması bizi endişelendiriyor" dedi. Dede Ömer Perier de olayın şokunu atlatamadıklarına kaydederek, torunlarımdan biri hastaneden geldi diğeri ise halen yoğun bakımda, tedavi altında tutuluyor" şeklinde konuştu. Öte yandan Knöllgasse numara 38/22'de kalan Kırşehirli Şahin ailesi de binada çıkan yangın sebebiyle büyük panik yaşadı. Ali ve Filiz Şahin çifti, çocuklarıyla birlikte yaşadıkları panik anını anlattı. Ali Şahin, "Dışarıda yangın olduğunu öğrendik. Baktık her yer polis ve itfaiye dolu. Duman ve koku her yeri sarmış. Evimize çekilerek, olayın değerlendirmesini yaparken, kapımız çalındı. Açtık baktık ki bizim binada da yangın başlamış. Şaşkın bir halde, dumanlar içinde evi terk ederek binadan uzaklaştık. Hala yangının çıkış sebebi bilinmiyor. Eşim hamileydi, çok büyük tehlike atlattık" dedi. Filiz Şahin ise olayı ve yaşadıklarını heyecanlı bir şekilde tekrarladı. Başkonsolos Önel: Kundaklanma ihtimali çok yüksek Türkiye Cumhuriyeti Viyana Başkonsolosu Sedat Önel ve Muavin Konsolos Mert Özmert yangından etkilenen Türk vatandaşlarına geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Daha sonra açıklamada bulunan Başkonsolos Sedat Önel, "Olayı bugün öğrendik. Gerek basından gerekse vatandaşlarımızın bizi arayarak olayı bildirmeleri yoluyla. Bu bölgede iki binada yangın çıktığını öğrenmiş bulunuyoruz. Binalarda kalanların çoğu Türk vatandaşı. Salı akşamı saat 22.30 sıralarında binaların bodrum katlarında yangın çıkmış. Önce Knöllgasse 43 numarada, yarım saat sonra da aynı sokaktaki 38 numaranın bodrum katında yangın çıkmış. Vatandaşlarımız yangından haberleri olur olmaz hemen itfayeye haber vermişler. İtfaiye 10-15 dakika sonra gelerek, yangına müdahale etmiş. Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu binaların boşaltılmasından sonra içeride kalanlar itfaiye ekipleri tarafından pencerelerden tahliye edilmiş. Biz tabi bu olay üzerine hemen Viyana emniyet yetkilileriyle temasa geçtik. Olay hakkında bilgi rica ettik. Bu bölgenin emniyet müdürlüğünden aldığımız ilk bilgilere göre, olayın kundaklama olma ihtimali çok yüksek. Ama tahkikatın hali hazırda sürdüğünü, önümüzdeki günlerde bize tahkikatın sonuçlarını, bu araştırmalar bittikten sonra kesin bilgi verbileceklerini söylediler. Fakat bu aşamada kundaklama ihtimalinin çok yüksek olduğunu da belirttiler. Şuana kadar ellimizdeki bilgiler bunlar. Biz buraya hem olayı yerinde incelemek, hem de vatandaşlarımıza geçmiş olsun demek için ve ihtiyaçlarını tespit etmek için geldik" dedi. Özmert, meydana gelen olayın tekrarının yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınacağını bildirerek, ilgili makamlarla koordineli bir şekilde çalışmaların yürütüleceğini bildirdi. Almanya’nın Aldingen kentinde de yangın Ludwigshafen’daki yangının nedeni henüz ortaya çıkmadan, Aldingen kentinde de yine Türklerin oturduğu bir binada yangın çıktı. Bu kez otomobiliyle geçen birinin yangını görüp tüm zilleri çalması üzerine binadaki herkes dışarı çıkarak kurtuldu. Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletindeki Aldingen kentinde, çoğunlukla Türklerin oturduğu bir binada yangın çıktı. Polis, yangında ölen ya da yaralanan olmadığını, yangının üç ayrı yerde çıkması nedeniyle kundaklamadan şüphe edildiğini bildirdi. Otomobiliyle yoldan geçen bir kişinin yangını fark ederek, binanın tüm zillerine basması sonucunda burada oturan 9 yetişkin kişinin ve 5 çocuğun dışarıya çıkarak kurtuldukları kaydedildi. Söz konusu binanın, Ludwigshafen kentindeki bina gibi büyük ölçüde ahşap olduğu, bu nedenle yangının giriş katından üst katlara çok hızlı bir şekilde yayıldığı ifade edildi. - Ajanslar- |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
almanya avrupa tüm devletlerde ırkçılık yükseliyor ve artık yangınlar heryerde tedirginliği artırıyor, sivaslı heşerilerimize kadar dayanmış alevler
|
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
Almanya’nın Ludwinghaven kentinde Türk’lerin oturduğu bir apartmanın kundaklanması sonucu aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişinin yanarak ölmesi ve bu olayı takiben Almanya’nın iki değişik kentinde gene Türklerin oturduğu evlerin kundaklanması ve çıkan yangınların ölümlerle sonuçlanması üzerine, Almanya’nın bir çok kentinde toplanan binlerce Alman vatandaşı ellerine “HEPİMİZ TÜRK’ÜZ” yazan pankartlar alarak büyük gösteriler yaptılar.
Tıkanan şehir trafiğinde ağlayan Alman kadın, erkek ve çocukları, Almanca ve Türkçe olarak “HEPİMİZ TÜRK’ÜZ”” , “KATİL DEVLET HESAP VERECEK” diye sloganlar atarak, bu hain saldırının faillerinin bir an önce bulunmasını istediler. Alman Gazeteleri attıkları manşetlerde “UTANIYORUZ” , “TÜRK DEVLETİNDEN VE VATANDAŞINDAN ÖZÜR DİLENMELİDİR” , “ALMAN DERİN DEVLETİ HESAP VERMELİDİR” şeklinde yayınlarda bulundular. Alman İnsan Hakları Dernekleri ve Alman Aydınları, yangında ölen Türklerin anısına ! saygı duruşu yaptıktan sonra, Türk Derneklerini ziyaret ettiler. NOBEL ÖDÜLLÜ Alman Yazar “Almanya Türklere karşı soykırım yapmıştır.” Dedi. Almanya İçişleri Bakanı “Türk Büyükelçisine nezaket öğretmek gerekir” demediğini, bu sözlerin basın tarafından çarpıtıldığını, maksadı aşan ifadeleri için üzgün olduğunu belirterek “Biz Türkiye’de tecavüzden yargılanan Alman vatandaşları için, Türk makamları ve adliyesi nezdinde nasıl baskı yapıyorsak, onlar da bize, Alman Hükümetine ve Alman Mahkemelerine baskı yapabilirler. Gözlemci gönderebilirler ama sınırdan giremezlerse sorumluluk kabul etmeyiz” dedi. Alman basın yayın organları, radyo ve televizyonları, konu ile ilgili olarak sürekli bir şekilde yaptıkları yayınlarda, Türk vatandaşlarını konuk ettiler. Televizyon ekranlarında alt yazı ile “Hepimiz Türk’üz, Katil Devlet Hesap verecek” ibareleri yer aldı. |
--->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[B][I][CENTER][COLOR="Magenta"]alman irkciligi hic ölmemisdiki hortlasin
Herzaman yabanci düsmanligi ve bunlarin olaylari vardi yalniz bu kadar ortaya cikmiyordu yabanci düsmanligindan dolayi yapildi denilmiyordu aralarinda su bu olay gecmis ondan deniliyordu herzaman üstü kapatilip geciliyordu. sonunda ama bizim burda yalniz olmadigimizi ve bize sahip cikanlar gösteriyor kendini[/COLOR][/CENTER][/I][/B] |
-->: ALMAN IRKÇILIĞI HORTLADI YİNE
[B]Son günlerde almanyada yaşanan yangın facialarının arkası kesilmeyeceğe benziyor ikincisi yine almanyada üçüncüsü avusturyada olmak üzere toplam üç adet yangın meydana geldi işin garip tarafı her nedense vatandaşlarımızın bulunduğu binalarda yangın cıkıyor alman ırkcılığı hortlamışa benziyor bu kundaklama değilde nedir insan haklarını savunan ey avrupa topluluğu nerde sizin isan haklarına olan saygınız bizi AB ye almamak için elinizden gelen zorluğun yanısıra insan haklarından dem vuruyordunuz bu ne pehriz bu ne lahana turşusu oturun oturduğunuz yerde ordaki vatandaşlarımız sahipsiz değil kızdırmayın onları ordaki türklerlerle kardeş kardeş birlikte yaşayın sabrımızı zorlayarak damarlarına basarsanız sadece orda yaşayan türkler avrupayı teslim almaya yeterde artar bunu böyle bilesiniz bunun örneğini gecmiş tarihimizde 1974 de hollandada yaşadık aklınızı başınıza devşirin yarın çok gec olabilir!!!!!!
[/B] |
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 15:57. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.