Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar

Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar (http://www.sivaslilar.net/forum/index.php)
-   Serbest Kürsü (http://www.sivaslilar.net/forum/forumdisplay.php?f=175)
-   -   Sensiz Bırakma Beni (http://www.sivaslilar.net/forum/showthread.php?t=29269)

sevdagülü 30.05.2009 16:56

Sensiz Bırakma Beni
 
Rüzgarın sesi anlatır seni bana.

Sabahın sessizliği, kimseler yok koca dünya ortasında sen kalmışsın ne gidecek yerin var nede duyabilecek birisi. Çaba gostermek istersin olmayacağını bildigi için yorulmak istemezsin düşüncelere kapılırsın saatlerce seni en güzel anlatan saatlerin korkusu sarar bir anda bir kıpırtı hissedersin, hayatın varlığını yasanacakların duygularını getirir sana aynı heycanı bedeninin olmadık yerlerinde hissedersin bu rüzgarın sesidir. Seni bana anlatacak olan bu rüzgar bana yeniden doğmayı, yeniden herseye baslamayı öğretecek olan rüzgardır. Anlatıp geçti seni bana, rüzgarları bılırsın cabuk ve ürkütücüdür etrafına ne bıraktıgını anlamazsın oda oyle gitti, bana bıraktıgı şeylerde aradım seni belki bir ipucu belki yeni bir bekleyiş

Ve sonunda buldum Bana anlatmak istedigi şeyin sırrı senin kalbinin sesiymiş cabuk geçmesine rağmen en önemli yeri atlamadan bana bırakıp gitmiş dinledim saatlerce varlığını hissettim, yaşadım ve gelmeni bekled, kocaman dünyanın sessiz kalan kısmında sende varmışsın sessizliği paylaşırken simdi sensizliği paylasıyorum onunla diyorum bu sefer sesi ile kendisinide getir özlüyorum. Bu zamana kadar getirdiğin sesinde ruhunu hissettim, bir sonraki getirdigin kokusunda bedenini hissettim, bana bu sefer kendini getir kendimin ben olduğunu hissedeyim. Beni birkez daha hayata bağlayacak herseyi ile yeni bir dünya kuracak olan sensin.

Bu kadar sessizlikte sensiz bırakma beni....

Salim58 30.05.2009 17:00

Cevap: Sensiz Bırakma Beni
 
teşekkürler bacım ellerine sağlık bu güzel paylaşımın için

sevdagülü 30.05.2009 17:01

Cevap: Özlediğim Kadar Sensin / Sevdiğim Kadar Bensin
 
Kadavradan ibaret bir gövde,
İmlası bozuk bir cümle..
Bir de aramızdaki büyüyen özlem..

Biliyorum gelmeyeceksin...
Ne sen olabileceğim gözlerinin dibinde..
Ne ben olabileceksin yüreğimin terinde..
Ama...
Bir cümle olduk biz..
Anlatım bozukluğuna meyal verdik ise de,
Sevgiye dair alıntılanmış,
En anlamlı söz olduk biz..
Bizden doğma mutluluğu var ettik
Sevda sağnağında...
Bizden olma bir fincan umudu tazeledik
Hayat çaydanlığında...


Ey kirpiklerinden sağdığım gökkuşağı yedi rengi,

Hüzünbaz hüzünleri unut..Ayak diblerine kök salmış siyah’ı da ..Koş yeni demlenmiş yürek demime..Sokul ve mevzilen gözlerinde kuruttuğum kirpiklerime..Şarkılar sustu biliyorum..Söz sırası bizde..Mutluluğumuzdan alıntı birkaç çift umudumuz var dudaklarımıza ördüğümüz..Erişmese de ellerimiz ellerimize, bir yolumuz var özleminde yürüdüğümüz..Sana kaç gel demiyorum..Biliyorum hakkım değil bu..Bırak kanlı bir savaşın içinde geçsin ömrümüz..Çilekeş bir sonbahar yaprağına özensin gözlerimiz..Aynı tende, aynı gölgede yürümese de mavi düşlerimiz, aynı sevdanın ıslak cümlelerinde büyüsün adımız..İlintilensin kokun Cennnetle, bize aidatlansın ayrılık...Ne fark eder ki..Ben sendeyim...Sen bende...Bükülse de cümlelerimiz , sökülse de alfabemiz biz bir cümleyiz..Sen ve ben...İki harf bir cümleden ibaret mutluluk...


Mutluluğuma umudumu bağışlayan,

Biliyorum özlem kör topal zamanlarında ilerliyoruz..Sen benden uzakta, ben senden ırakta yürümekteyiz..Dışı düşsüzlüğe gebe kalmış bir sabahın koynunda boyun bükmekteyiz..Bazen gözlerimiz nemlenmekte, bazen de özlem aramıza perdelenmekte..Ama bırakmak yok sevgili..Mutluluk umuda gark olmuşsa, artık dönüş yok bu yoldan..Ölüm ölümümüzü öldürmeden gitmek yok sevgili..Bırak ellerinden içmeyeyim bir bardak suyu..Bırak gözlerinde sabahlamasın yüreğim..Uzaklarda bana ait bir cümle ol yeter..Koynumda sonbaharları kurban edemesen de bırak yanımda hep umut ol yarınlara...

Sığlığıma / içimdeki yalnızlığa bir dirhem hayatı aşılayan,

Sus.Dikenli telleri dudaklarına getirip kanatma yaralarını..Kavuşmamanın ızdırabına kanıp içme hüznün şerbetini..Bak kör bir yüreğe sevgiyi öğretiyorsun..Büyüyor içimde ölen bir çocuk..Yarım değil cümlelerim..Mutluluk fiilinden umut deryası cümleler kuruyorum mavilere..Rüzgarı omuzlarıma alıp bulutlara yeni göç yolları buluyorum..Biliyorum her yol sana...Biliyorum her söz sana..Evet zor yaşadıklarımız..Zifiri bir karanlık ilerlediğimiz, bir ölüm kalım savaşı göğsümüzden sildiğimiz..


Bırak aramızdaki özleme bakıp durma..
Kefenle gözlerindeki ıslaklığı..
Gün vuslat zamanı..
Gün bizi bizde yaşatma anı..

Doldur gözlerine kız cocuğu hayallerini..
Yürü bana doğru harf harf..
Yürü bana doğru dua dua..
Bir de gelirken bana,
Bİr avuç maviyi çok görme sakın..

Unutma;
Özlediğim kadar Sen’sin..
Sevdiğim kadar Ben’sin..

“ Seni özlemin en güzel yanı;
Seninle her gün yeniden doğmak mavilere..
Hep nefes al emi..
Seninle hayatlansın bu hayatım....“

Salim58 30.05.2009 17:14

Cevap: Özlediğim Kadar Sensin / Sevdiğim Kadar Bensin
 
[QUOTE=sevdagülü;418317]Kadavradan ibaret bir gövde,
İmlası bozuk bir cümle..
Bir de aramızdaki büyüyen özlem..

Biliyorum gelmeyeceksin...
Ne sen olabileceğim gözlerinin dibinde..
Ne ben olabileceksin yüreğimin terinde..
Ama...
Bir cümle olduk biz..
Anlatım bozukluğuna meyal verdik ise de,
Sevgiye dair alıntılanmış,
En anlamlı söz olduk biz..
Bizden doğma mutluluğu var ettik
Sevda sağnağında...
Bizden olma bir fincan umudu tazeledik
Hayat çaydanlığında...


Ey kirpiklerinden sağdığım gökkuşağı yedi rengi,

Hüzünbaz hüzünleri unut..Ayak diblerine kök salmış siyah’ı da ..Koş yeni demlenmiş yürek demime..Sokul ve mevzilen gözlerinde kuruttuğum kirpiklerime..Şarkılar sustu biliyorum..Söz sırası bizde..Mutluluğumuzdan alıntı birkaç çift umudumuz var dudaklarımıza ördüğümüz..Erişmese de ellerimiz ellerimize, bir yolumuz var özleminde yürüdüğümüz..Sana kaç gel demiyorum..Biliyorum hakkım değil bu..Bırak kanlı bir savaşın içinde geçsin ömrümüz..Çilekeş bir sonbahar yaprağına özensin gözlerimiz..Aynı tende, aynı gölgede yürümese de mavi düşlerimiz, aynı sevdanın ıslak cümlelerinde büyüsün adımız..İlintilensin kokun Cennnetle, bize aidatlansın ayrılık...Ne fark eder ki..Ben sendeyim...Sen bende...Bükülse de cümlelerimiz , sökülse de alfabemiz biz bir cümleyiz..Sen ve ben...İki harf bir cümleden ibaret mutluluk...


Mutluluğuma umudumu bağışlayan,

Biliyorum özlem kör topal zamanlarında ilerliyoruz..Sen benden uzakta, ben senden ırakta yürümekteyiz..Dışı düşsüzlüğe gebe kalmış bir sabahın koynunda boyun bükmekteyiz..Bazen gözlerimiz nemlenmekte, bazen de özlem aramıza perdelenmekte..Ama bırakmak yok sevgili..Mutluluk umuda gark olmuşsa, artık dönüş yok bu yoldan..Ölüm ölümümüzü öldürmeden gitmek yok sevgili..Bırak ellerinden içmeyeyim bir bardak suyu..Bırak gözlerinde sabahlamasın yüreğim..Uzaklarda bana ait bir cümle ol yeter..Koynumda sonbaharları kurban edemesen de bırak yanımda hep umut ol yarınlara...

Sığlığıma / içimdeki yalnızlığa bir dirhem hayatı aşılayan,

Sus.Dikenli telleri dudaklarına getirip kanatma yaralarını..Kavuşmamanın ızdırabına kanıp içme hüznün şerbetini..Bak kör bir yüreğe sevgiyi öğretiyorsun..Büyüyor içimde ölen bir çocuk..Yarım değil cümlelerim..Mutluluk fiilinden umut deryası cümleler kuruyorum mavilere..Rüzgarı omuzlarıma alıp bulutlara yeni göç yolları buluyorum..Biliyorum her yol sana...Biliyorum her söz sana..Evet zor yaşadıklarımız..Zifiri bir karanlık ilerlediğimiz, bir ölüm kalım savaşı göğsümüzden sildiğimiz..


Bırak aramızdaki özleme bakıp durma..
Kefenle gözlerindeki ıslaklığı..
Gün vuslat zamanı..
Gün bizi bizde yaşatma anı..

Doldur gözlerine kız cocuğu hayallerini..
Yürü bana doğru harf harf..
Yürü bana doğru dua dua..
Bir de gelirken bana,
Bİr avuç maviyi çok görme sakın..

Unutma;
Özlediğim kadar Sen’sin..
Sevdiğim kadar Ben’sin..

“ Seni özlemin en güzel yanı;
Seninle her gün yeniden doğmak mavilere..
Hep nefes al emi..
Seninle hayatlansın bu hayatım....“[/QUOTE]



bu güzel yazıları okumamıza vesile olan bacımı kutluyorum ellerine emeğine sağlık sağol

veysel 30.05.2009 17:15

Cevap: Sensiz Bırakma Beni
 
ellerin dert görmesin paylasim icin tesekkürler..

sevdagülü 03.06.2009 09:58

EVLİLİGİN FİDANI
 
[COLOR=purple][B]Yeni evli bir çift vardı.[/B][/COLOR]
[B][COLOR=purple]Evliliklerinin daha ilk aylarında,[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]bu işin hiç de hayal ettikleri gibi[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]olmadığını anlayıvermişlerdi.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=purple]Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Son zamanlarda o kadar sık olmasa da,[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]evlenmeden önce sık sık birbirlerini[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]çok sevdiklerine dair ne kadar da[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]dil dökmüşlerdi.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=purple]Ama şimdilerde, küçük bir söz,[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]ufak bir hadise aralarında orta çaplı[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]bir kavganın çıkasına yetiyordu.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=purple]Bir akşam oturup ilişkilerini[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]gözden geçirmeye karar verdiler.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Her ikisi de, boşanmayı[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]istememekle beraber, işlerin böyle[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]gitmeyeceğinin farkındaydılar.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=purple]Erkek, "Aklıma bir fikir geldi" dedi.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]"Bahçeye bir ağaç dikelim ve eğer[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]bu ağaç üç ay içinde kurursa boşanalım.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Kurumaz da büyürse bunu bir daha[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]aklımızdan geçirmeyelim.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Bu süre içinde de[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]ayrı ayrı odalarda kalalım."[/COLOR][/B]

[B][COLOR=purple]Bu ilginç fikir[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]hanımının da hoşuna gitti.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Ertesi gün gidip[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]bir meyve fidanı aldılar ve[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]birlikte bahçeye diktiler.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Aradan bir ay geçti.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Bir gece bahçede karşılaştılar.[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]Her ikisinin de elinde[/COLOR][/B]
[B][COLOR=purple]içi su dolu birer bidon vardı.[/COLOR][/B]

Salim58 03.06.2009 10:37

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
sulanan fidan kururmu demekki hala seviyorlarmış birbirlerini

paylaşım için teşekkürler bacım

~EmiN~58~ 03.06.2009 11:44

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
[B][I]Paylaşım için teşekkür ederim.Ellerin dert görmesin.Evlilikle ilgili komik bir resim atam Site sakinlerine.[/I][/B]

[IMG]http://www.netkeyfim.com/wp-content/uploads/2009/01/evlilik.jpg[/IMG]

suzii 03.06.2009 12:02

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
çok güzeldi sevdagülü ben bunu daha değişik okumuştum meyve fidanı değil çiçek almışlardı ertesi gün karı koca çiçekçide karşılaşıyorlardı.neyse önemli olan yaşayan duyguları kurutmamak :)

kasparix 03.06.2009 12:48

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
o kok o toprakda olduğu sürece muhakak bir gün yediveren basaklar gibi çıkar ve meyvesini verir...yeter ki değer, kıymet bilinsin ölçülü olunsun inş...

bahar5834 03.06.2009 12:49

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
[URL="[URL=http://img25.imageshack.us/i/htiyarkarkocafc1.jpg/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/8396/htiyarkarkocafc1.jpg[/IMG][/URL][URL=http://g.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/w450.png[/IMG][/URL]"][URL=http://img25.imageshack.us/i/htiyarkarkocafc1.jpg/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/8396/htiyarkarkocafc1.jpg[/IMG][/URL][URL=http://g.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/w450.png[/IMG][/URL]

[/URL][COLOR="DarkRed"][B][I]sevdagülü eline sağlik guzel bır paylaşimm[/I][/B][/COLOR]

kasparix 03.06.2009 13:10

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir.
EN GÜZEL ASK EN FEDAKAR ASK MEVLAYA OLAN ASKTIR
Bu değerli ve kaliteli paylaşımlar için değerli hemşerilerime bol şükranlar...sizlerin kalitesi sivasın ve dahı sıtenın kalıtesi olmaya devam edecekdir inş...selametle...

bahar5834 03.06.2009 13:18

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
[QUOTE=kasparix;420720]Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir.
EN GÜZEL ASK EN FEDAKAR ASK MEVLAYA OLAN ASKTIR
Bu değerli ve kaliteli paylaşımlar için değerli hemşerilerime bol şükranlar...sizlerin kalitesi sivasın ve dahı sıtenın kalıtesi olmaya devam edecekdir inş...selametle...[/QUOTE]

[COLOR="Magenta"][I][B]bizde size tşk ederiz çoksağ ol hemşerim bizim farkımız sivasli olmamızdir ....[/B][/I][/COLOR]

Salim58 03.06.2009 14:40

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
[QUOTE=suzii;420679]çok güzeldi sevdagülü ben bunu daha değişik okumuştum meyve fidanı değil çiçek almışlardı ertesi gün karı koca çiçekçide karşılaşıyorlardı.neyse önemli olan yaşayan duyguları kurutmamak :)[/QUOTE]

insanın içinde sevgi olduktan sonra ne farkeder

sevdagülü 03.06.2009 14:50

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
[quote=kasparix;420720]Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir.
EN GÜZEL ASK EN FEDAKAR ASK MEVLAYA OLAN ASKTIR
Bu değerli ve kaliteli paylaşımlar için değerli hemşerilerime bol şükranlar...sizlerin kalitesi sivasın ve dahı sıtenın kalıtesi olmaya devam edecekdir inş...selametle...[/quote]
tessekkür ederim herzaman kalitel olamyı umud ederek çalışıyoruz

okuyan herkese tessekür ederim gözünüze saglık

Salim58 03.06.2009 15:32

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
[QUOTE=bahar5834;420707][URL="[URL=http://img25.imageshack.us/i/htiyarkarkocafc1.jpg/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/8396/htiyarkarkocafc1.jpg[/IMG][/URL][URL=http://g.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/w450.png[/IMG][/URL]"][URL=http://img25.imageshack.us/i/htiyarkarkocafc1.jpg/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/8396/htiyarkarkocafc1.jpg[/IMG][/URL][URL=http://g.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/][IMG]http://img25.imageshack.us/img25/htiyarkarkocafc1.jpg/1/w450.png[/IMG][/URL]

[/URL][COLOR="DarkRed"][B][I]sevdagülü eline sağlik guzel bır paylaşimm[/I][/B][/COLOR][/QUOTE]

bu resim herşeyi anlatıyor işte

sevdagülü 03.06.2009 15:49

Cevap: EVLİLİGİN FİDANI
 
müsade ederseniz size hayatımda bu resme benzeyen bi çift tanıdım onlardan bahsedeyim onların dilinden:
komsumuz bir yaslı teyzeve yaslı bi amca vardıyaslı teyze bize çok sık gelirdi esiyle nasıl evlendigini anlatırdı Teyze : biz mektepdeyduk sevduk birbirimizi gişilerin içinde en hasıydı gozumde babamdan istediler vermedi beni ben ozamanlarki at bıner sılah gusanurdum koyun bütün gişileri benden çekinurdu ben içlerinden onu sevdim oda beni isteduk birbirimiz vermediler bende gaçtım herife é. teyze böle derdi ozamanlar teyze baya bi yaslıydı 68 falan vardı amca gelmeyince çıkar yolunu gözlerdi gine nerde galdı bu herif derdi sötlene söylene gezerdi evleri evimiz tam karsısındaydı hergün çıkıp orda yan yana yeni sevgilliler gibi el el otururlardı birbirlerini izler konusurlardı sanki 40 yılık evli degilerdi doyamazlardı birbirlerine amaca teyzeyi teyze amcayı severdi gören liseli asık derdi bunca yıl askları tap tazeydi sanki sanki yeni sevgiliydi birsürü derde tasaya çocuklarına ragmen yeni asıktı onlar ben gişimi seviyorum derdi teyze oda beni sever biliyorum derdi bir kış istanbula oglunun yanına gittiler teyzenin ordan cenazesi geldi amca çok üzümüşte hem bunca yılık arkasasını hemde sevdigi kadını yol arkadasını kaybetmişti her sıkıntıyı gögüslüyüp herseye ragmen onu seven kadını kaybetmişti nasıl üzülmesin .He sabah amca ilk işi olarak teyzenin mezarını ziyaret eder çiçeklerini sulardı beliydi onu haşla ççok seviyodu amcanın sevgisini teyze öldükten sonra fark etim ardan bir yıl geçti amac adaha fazla datanamdı teyzenin yokluguna oda öldü Allah rahmet eylesin her ikisinde askı ben onlarda gördüm . paylasmak istedim sizinlede bu olayı

sevdagülü 03.06.2009 16:32

MÜMKÜN OLSAYDI
 
Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı: Ona işaretparmağımı



kaldırıp yasaklar koymaklar yerine, parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.


Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.


Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım.


Daha bilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat gösterirdim.


Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum.


Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine, onunla oyun oynardım.


Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim.


Onunla daha az çekişir, ona daha çok sarılırdım.


Önce benlik saygısı kazanmasını sahlar, sonra bir ev almaya çalışırdım.


Ona her zaman katı davranmaz, onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim.


Güç konusunda daha az ders verir, sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim

sevdagülü 03.06.2009 16:33

GELECEĞİNİ BİLİYORDUM
 
Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutmayacak ateş yağmuru altındaydılar.
Tam cepheden dışarı doğru bir hale yaptığı sırada başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti, Delirdin mi? gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Artık onun için yapacak hiçbir şey yok. Boşuna kendi hayatını da tehlikeye atma sakın!
Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini cepheden dışarı attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker, yaralı arkadaşını kurtaramamıştı siperde kalan arkadaşı dedi ki:
Sana deymez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.
Değdi, dedi, gözleri dolarak asker,Değdi
Nasıl değdi? Bu adam ölmüş, görmüyor musun?
Yinede deydi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için.
Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
Geleceğini biliyordum Geleceğini biliyordum

sevdagülü 03.06.2009 16:42

TUZLU KAHVE
 
[COLOR=indigo][B]Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika bir şeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki.. Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı, ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı.. "Ben artık gideyim" demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.. "Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi.. "Kahveme koymak için.."[/B][/COLOR]

[B][COLOR=indigo]Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Kahveye tuz!..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kız, merakla "Garip bir ağız tadınız var" dedi..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Delikanlı anlattı:[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]"Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum. Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki.."[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının.. Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri.. Ev duyusu olan biri..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Kız da konuşmaya başladı.. Onun da evi uzaklardaydı.. Çocukluğu gibi.. O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu.. Tatlı ve sıcak..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]..Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu.. Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. "Ölümümden sonra aç" diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına.. Şöyle diyordu, satırlarında..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]"Sevgilim, bir tanem..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun?.Öyle heyecanlı ve gergindim ki, şeker diyecekken 'Tuz' çıktı ağzımdan.. Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok.. İşte gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Dünyaya bir daha gelsem, her şeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.."[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. [/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]Lafı açıldığında bir gün biri, kadına "Tuzlu kahve nasıl bir şey" diye soracak oldu.. Gözleri nemlendi kadının..[/COLOR][/B]

[B][COLOR=indigo]"Çok tatlı!.." dedi..[/COLOR][/B]

sevdagülü 03.06.2009 16:48

ROSE
 
Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz, önce kendini tanıttı, sonra "Bu yıl, yepyeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç biri bakalım bulabilecek misiniz" dedi... Ayağa kalkıp etrafa bakmaya başlamıştım ki,yumuşak bir el omzuma dokundu... Döndüm... Yüzü iyice kırışmış bir yaşlı hanımefendi, bana gülümseyerek bakıyordu... "Ben Rose" dedi.. "Benim adım Rose, yakışıklı... 87 yaşındayım. Madem tanıştık seni kucaklayabilir miyim?.." Güldüm... "Tabii" dedim... "Hadi sarıl bana..." Öyle sımsıkı sarıldı ki... "Bu kadar genç ve masum yaşta üniversiteye niye geldin" diye şaka yaptım.. Minik bir kahkaha ile yanıtladı:

"Buraya zengin bir koca bulmaya geldim. Evlenip birkaç çocuk doğuracağım. Sonra emekli olup dünya turuna çıkacağım..."

Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çikolata içtik. Hemen arkadaş olmuştuk. Ertesi gün ve ertesi üç ay, sınıftan hep birlikte çıktık ve hep kantinde lafladık... Öyle akıllı ve öyle deneyimliydi ki, onu dinlemekle, derslerden daha çok şey öğrendiğimi hissediyordum.

Sömestr boyunca Rose kampüsün ilahesi oldu. Nereye gitse etrafı çevriliyor, çok çabuk arkadaş ediniyordu. İyi giyinmeyi seviyor, diğer öğrencilerin ilgisini çekmeye bayılıyordu. Rose hayatını yaşıyordu. Hepimizden daha canlı, daha dolu yaşıyordu...

Sömestr sonunda, Futbol Balosuna davet ettik Rose'u... Konuşma yapması için... Orada bize verdiği dersi unutmama imkan yok...

Konuşmasını önceden hazırlamış ve bir yığın karta kocaman kocaman yazmıştı. Elinde bu deste ile kürsüye yürürken, kartları elinden düşürdü. Konuşma darmadağın olmuştu. Şaşkın, biraz da utanmış mikrofona doğru eğildi...

"Ne kadar beceriksizim, değil mi?... Özür dilerim... Buraya gelmeden önce heyecanım yatışsın diye bir duble viski attırdım. Sonucu görüyorsunuz... Şimdi bu kartları toplasam bile onları yeniden sıraya koymam mümkün değil... Onun için en iyisi ben size aklımda kalanları söyleyeyim, olur mu?..."

Biz kahkahalarla gülerken, o bardaktan bir yudum su aldı ve konuşmasına başladı:

"Yaşlandığımız için eğlenmekten, oynamaktan, yaşamaktan vazgeçmeyiz... Eğlenmek, oynamak ve yaşamaktan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız. Genç kalmanın, mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın sadece dört sırrı vardır... Hergün gülmek ve yaşama katacak mizah bulmak... Bir rüyanız olmalı mutlak... Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz. Etrafımızda dolaşan pek çok kişi aslında ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok...

Yaşlanmakla, büyümek arasında çok büyük bir fark vardır... Eğer 19 yaşındaysanız ve bir yıl hiçbirşey yapmadan, hiçbirşey üretmeden bir yıl sırtüstü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, 20 olursunuz... Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiçbirşey yapmadan, hiçbirşey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 yaşımda olurum. Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır. Bunun için özel bir yetenek ya da bilgiye ihtiyaç yoktur. Oysa bir yaş daha büyümek için, mutlak birşeyler yapmak, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir.

Asla pişman olmayın... Biz yaşlılar, genelde yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişman oluruz çünkü... Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır... Pişman olmaktan korktukları için hiçbirşey yapmayanlardır..."

Ders yılı sonunda Rose, yıllarca önce başlayıp, yaşam mücadelesi içinde ara vermek zorunda kaldığı üniversiteyi derece ile bitirdi...

Mezuniyet töreninden bir hafta sonra, uykusunda, huzur içinde öldü. Cenaze törenine 2 binden fazla üniversite öğrencisi katıldı.

"Yapabileceğimiz herşeyi yapmak için asla geç olmayacağını" hepimize hem de nasıl öğreten bu muhteşem kadının anısına layık bir törendi bu...

Rose'un öğretisi aslında dünyanın bütün üniversitelerinde zorunlu ders olmalıydı:

"Çok Geç Diye Bir Zaman Yoktur"

sevdagülü 03.06.2009 16:49

BİR YEMEK TARİFİ
 
[COLOR=blue][B]BİR BARDAK GÜLÜMSEME İLE BAŞLAYIN[/B][/COLOR]
[B][COLOR=blue]BİR KAP DOLUSU DOSTLUK İLAVE EDİN[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]BİR TUTAM YUMUŞAKLIK VE BİRAZDA NEZAKET TOZU İLE KABARTIN[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]BİR KAŞIK ÜMİT[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]BİR BÜYÜK PORSİYON YARDIMLAŞMA[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]ÇOK MİKTARDA ILIM[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]BİR TUTAM ALÇAK GÖNÜLLÜLÜKLE ÇIRPIN[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]KUVVETLENDİRMEK İÇİN BİR ÇORBA KAŞIĞI GÜVENE İHTİYACIMIZ OLACAK[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]BİR SADAKAT KASESİ İÇİNDE BİR ÖLÇÜ İNANÇ[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]İKİ ÖLÇÜ AKLI SELİM VE BİRKAÇ DAMLA HOŞGÖRÜYÜ[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]AZAR AZAR İLAVE EDEREK SEVGİYLE KARIŞTIRIN[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]İKİ KAŞIK GÜLÜCÜK 1 KAŞIK SABIR VE BİR TUTAM ÖVGÜ İLAVE EDİN[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]ŞEVK İLE HİÇ DURMADAN KARIŞTIRIN[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]VE ŞÜKRANLA TATLANDIRIN[/COLOR][/B]
[B][COLOR=blue]YEMEĞİN ADINI MERAK ETTİNİZ Mİ ?[/COLOR][/B]

[B][COLOR=blue]"İNSANLIK"[/COLOR][/B]

titizyiğido 03.06.2009 16:59

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
malzemeler fena değil :):) acaba tadı nasıl bu yemeğin................:):)

sevdagülü 03.06.2009 17:03

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
çok süper bi yemektir yemesini ve yapmasını bilene

Salim58 03.06.2009 17:22

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
güzel bi anlatım insanın içi ve özü davranışı herşeyiyle mükemmel oldumu tadıda güzel oluyor ellerine sağlık teşekkürler

sevdagülü 03.06.2009 17:24

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
afiyet olsun yemesini bilene

barikat58 03.06.2009 17:46

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
[quote=sevdagülü;420806]çok süper bi yemektir yemesini ve yapmasını bilene[/quote]

yemek güzelde yapması zor :D

ayten58 03.06.2009 18:06

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
bu yemeğin kıvamını ve lezzetini tutturmak her insanın harcı değildir tabiiki bizim site dışında ellerine ve yüreğine sağlık canım kardeşim harika olmuş bütün site skinlerinin tatmasını dilerim

ayten58 03.06.2009 18:15

Cevap: TUZLU KAHVE
 
ayy çok anlamlı be sevdaa gülü bunu bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim bitanem eline yüreğine sağlık
bende çok istiyorum ama böyle şeyler yazmak çocuklarım izin vermiyorlar bana üzüntü yasak sedefim var üzülünce çok artıyor

besyo_cu 03.06.2009 18:29

Cevap: TUZLU KAHVE
 
[B]Bu hikayeyi daha önce 'Hayatınızı Değiştirecek Öyküler' adlı kitapda okumuştum gercekten cok güzel bir o kadarda etkleyici.[/B]

arikarinkuchi 03.06.2009 19:08

Cevap: TUZLU KAHVE
 
[B] ilginç bi öykü
teşekkürler[/B]

seten65 03.06.2009 19:53

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
ACABA BU YEMEGİ LAYIGIYLA YAPABİLİYORMUYUZ KEŞKE HİÇ KİMSE ÜZÜLMESE ÜZMESE AMA İNSANIZ İŞTE İNSAN ..........

Kardelencicegi 04.06.2009 06:06

Cevap: BİR YEMEK TARİFİ
 
[B][COLOR="DarkRed"][url=http://www.imagehosting.com/][img]http://img208.imageshack.us/img208/3940/a9b12801cdc8f1217abbf50.gif[/img][/url]


Kivamini tutturabilirseniz bu yemek tadindan yenmez. :D

Paylasim icin sagol Sevdagülü

Eline. emegine o güzel gönlüne saglik.

[url=http://www.imagehosting.com/][img]http://img218.imageshack.us/img218/1780/te351ekkr5wz.gif[/img][/url]

[/COLOR][/B]

sevdagülü 04.06.2009 09:11

Cevap: TUZLU KAHVE
 
[quote=guldane;420854]ayy çok anlamlı be sevdaa gülü bunu bizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim bitanem eline yüreğine sağlık
bende çok istiyorum ama böyle şeyler yazmak çocuklarım izin vermiyorlar bana üzüntü yasak sedefim var üzülünce çok artıyor[/quote]
sen saglıgına dikkat et anala ben senin yerinede yazarım sen oku kendini üzme olurmu

Salim58 04.06.2009 09:19

Cevap: TUZLU KAHVE
 
çok güzel bi paylaşım teşekkürler

HaZaN 04.06.2009 11:45

Cevap: TUZLU KAHVE
 
[B][I]Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür ;


Sevgisini en güzel şekilde kanıtlamış çok güzel bir yazı emeğine sağlık sevdagülü paylaşım için teşekkürler.[/I][/B]

~EmiN~58~ 04.06.2009 13:19

Cevap: TUZLU KAHVE
 
[B][I]Bunu bizle paylaştın için çok tşk ederim.Ellerin dert görmesin.Sağol kardeşm[/I][/B]

Salim58 04.06.2009 13:25

Cevap: TUZLU KAHVE
 
Dünyaya bir daha gelsem, her şeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.."

Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı.

Lafı açıldığında bir gün biri, kadına "Tuzlu kahve nasıl bir şey" diye soracak oldu.. Gözleri nemlendi kadının..

"Çok tatlı!.." dedi

suzii 04.06.2009 13:30

Cevap: TUZLU KAHVE
 
çooook teşekkürler bacım benim mutluluğu aramak işte böyle birşey...

sevdagülü 04.06.2009 16:25

Öyle İçimdesin Ki.
 
[COLOR=darkorchid][B]Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha[/B][/COLOR]
[B][COLOR=darkorchid]gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. [/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başında içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Neler yazmışım diye merakımdan.[/COLOR][/B]

[B][COLOR=darkorchid]Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.[/COLOR][/B]


WEZ Format +2. ?uan Saat: 08:39.

Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.


Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.