Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar

Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar (http://www.sivaslilar.net/forum/index.php)
-   Serbest Dini Konular (http://www.sivaslilar.net/forum/forumdisplay.php?f=334)
-   -   Salat-u Selam ve Fazileti (http://www.sivaslilar.net/forum/showthread.php?t=27959)

Naksidamlasi 12.03.2009 21:18

Salat-u Selam ve Fazileti
 
[COLOR="Sienna"]Salat-u Selam ve Fazileti

Salât kelimesi, Peygamberimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) yapılan duâ, istiğfar ve rahmet gibi anlamlara geliyor. Selam, muhatabına sağlık ve esenlik dileklerini sunma ameliyesidir. Günlük dilde daha çok kullandığımız salavat ise, salât kelimesinin çoğuludur.

ALLAH, "Muhakkak ki ALLAH ve melekleri Peygamber’e hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin." (Ahzab, 33/56) buyurarak bizlerden Efendimiz’in ismini andığımız zaman salavat getirmemizi istiyor.

Bu ayetten hareketle alimlerimiz, ALLAH Rasulü’nün isminin geçtiği yerde bir defa salât ve selâm getirmenin vacip olduğunu, isminin tekrar edilişi sayısınca ise salavat getirmenin müstehap olduğunu söylemişlerdir. Esasen hayatı boyunca ümmeti üzerine titreyen Efendimiz’in adı anıldığında bu işi hafife almadan, salât ü selam getirmeyi bir ibadet neşvesi içinde yerine getirmeliyiz. Her ne kadar âlimlerimiz müstehap olarak görse de O’nun isminin söylendiği veya yazılı olduğu her yerde ihmal göstermeden salât ü selam getirmeyi bir vazife olarak görmeliyiz.

Nitekim geçmişe baktığımızda ALLAH Resulü’nü en iyi tanıyan sahabinin ve onların arkasından gelen ilim ve irfan sahibi kimselerin sözleriyle, hal ve tavırlarıyla O’na çok engin bir saygı gösterdiklerini ve Hz. Peygamber’in adı ne kadar çok anılırsa anılsın, her anıldıkça, "sallALLAHu aleyhi ve sellem" dediklerini görüyoruz.

SALAVATIN İKİ YÖNÜ VAR

Salât ü selâmın Peygamberimiz’e ve bize olmak üzere iki yönü vardır: Bizim ALLAH Resulü için getirdiğimiz salavat, ALLAH’ın, peygamberinin kendi katındaki değerini artırması için bir dua mahiyetindedir. Bu vesileyle bizim dualarımızla Efendimiz’in mertebesi devamlı olarak yükselmesine vesiledir. Burada hemen şunu ifade edelim ki, ALLAH Resûlü’ne yapılan salât ü selam, onun aslında salâta olan ihtiyacından dolayı değildir.

Bu, ancak O’na duyulan saygı, sevgi ve hürmeti ifade etmek içindir. Salavatın mü’minlere bakan yönü de kulu ALLAH’a yakınlaştıran vesilelerden birisi olmasıdır. Peygamberimiz’e bol bol salavat getiren bir kul, O’na dolayısıyla da ALLAH’a yaklaşmış olacaktır. Nitekim "Ona yaklaşmaya vesile arayın." (Mâide, 5/35) ayeti, ALLAH’a yaklaşmak için vesileleri kullanmamızı emretmektedir. İşte Efendimiz’e getirdiğimiz salat ü selamlar bizi ALLAH’a yaklaştıran önemli vesilelerdendir.

SALÂT Ü SELAM NEDEN ÖNEMLİ?

Efendimiz’e salât ve selâm getirmenin önemini vurgulayan pek çok hadis-i şerif rivâyet edilmiştir. Bu hadisleri okuduğunuzda ALLAH Resulü’ne salât ü selam getirmenin ne kadar önemli olduğunu anlayınca belki de çok şaşıracaksınız. Şimdi önemine binaen bu hadislerden bazılarını söyleyeyim:

1- "Kim bana bir defa salât getirirse, ALLAH da ona on salât getirir ve on günahını affeder; on derece yükseltir." (Nesei, Sehv, 55)

2- "Yeryüzünde ALLAH’ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (anında) bana ulaştırırlar." (Nesei, Sehv, 46)

3- "Kim bana tek bir defa salât u selâm getirirse, Allâh da ona on defa salât eder." (Ebu Davud, Vitr, 26)

4- "Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavat edendir." Gerçek cimri, yanında anıldığım hâlde bana salavat etmeyendir." (Tirmizi, Daavât, 110)

5- Bir gün Resûlullah sevinçli olarak geldi. Kendisine: "Sizi sevinçli görüyoruz!" denilince, şöyle buyurmuşlardır: "Bana melek geldi ve şu müjdeyi verdi: "Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: "Sana salât eden herkese benim on rahmette bulunmam, selâm eden herkese de benim on selâm etmem sana (ikram olarak) yetmez mi?" (Nesei, Sehv, 55)

Ali Kara[/COLOR]

h.a.y. 11.04.2009 12:58

Cevap: Salat-u Selam ve Fazileti
 
o halde neyi bekliyoruz hadi ecel tireni gemeden ahirette efendimizin yanındaki yerimizi ayırtalım.
allahümme salli al seyyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi vesellim

MeLody58 11.04.2009 13:01

Cevap: Salat-u Selam ve Fazileti
 
[COLOR="black"][B][I] SEVGiLiLER SEVGiLiSiNE
Şefaat Ya RESULALLAH şerbetiyle ıslansa kuruyan dudaklarımız
Ve Selamlar açsa kapılarını Sadrın gibi genişlese yüreklerimiz
Çağlasa miracımızda Salatu selamlar....................
.............Siz ikram buyurdunuz biz geldik Efendim s a v...........
ESSELATU VES SELAMU ALEYKE YA RESULALLAH.....
.......ES SELATU VES SELAMU ALEYKE YA HABİBALLAH.......

[/I][/B][/COLOR][url=http://urlal.com/fmq][img]http://i0904.hizliresim.com/2009/4/11/2205.bmp[/img][/url]

erdoğan orhan 11.04.2009 13:28

Cevap: Salat-u Selam ve Fazileti
 
''insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda dinini muhafaza için sabreden kimse, ateş korunu elinde tutan gibi olacak'' (hadis-i şerif, sünneti-i tirmizi)

Merkez_Alperen 30.04.2009 18:48

Cevap: Salat-u Selam ve Fazileti
 
gönüllerimizi aydınlattınız..Allah razı olsun muhteremler.

sibelYILMAZ 30.04.2009 18:59

Cevap: Salat-u Selam ve Fazileti
 
[B][I][COLOR="Red"]Rabbim razı olsun cümlemizden ve Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (S.a.v) in sancağını altında toplanmatı nasip etsin Mevlam cümlemize.....
Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed..[/COLOR][/I][/B]

seva 05.05.2009 12:38

Cevap: Salat-u Selam ve Fazileti
 
Enes (Radıyallahu Anh)'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Resululllah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Cuma gününde bana çok salavat getiriniz. Zira biraz önce Rabbim'den Cebrail (Aleyhisselam) bana geldi ve Allah'ın şu buyruğunu bildirdi: Yeryüzünde bulunan herhangi bir müslüman, sana bir defa salavat getirirse, ben ve meleklerim ona on salavat getiririz.” (Taberani)
Hüseyin b. Ali (Radıyallahu Anh)'den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Cimri kimse, yanında anıldığım halde bana salavat getirmeyen kimsedir.” (Nesai, İbn Hıbban, Hakim, Tirmizi)

Ka’b (Radıyallahu Anh)'ın şöyle dediği anlatıldı:

Kıyamet günü geldiği zaman, Adem (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) bakar ki, Muhammed ümmetinden biri cehenneme götürülüyor. Hemen seslenir:
-Ya Muhammed! Resulullah Efendimiz, şöyle buyurur:
-Sesini duydum, ey Ebu’l-Beşer, anlat! Şöyle anlatır:
-Senin ümmetinden biri cehenneme götürülüyor. Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) hemen onun ardından gider; yetişir. Şöyle buyurur:

“Ey Rabbimin melekleri, hele biraz durun.” Melekler şöyle derler:
“Ya Muhammed, hakkımızda gelen yüce Allah'ın şu emrini okumadın mı?:
“Onlar, yüce Allah'ın kendilerine verdiği emre karşı gelemezler: Aldıkları emri yerine getirirler.” (Tahrim; 6) bundan sonra şöyle bir ses gelir;
-Muhammed'in emrini dinleyin; itaat edin.

Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) onu mizana getirir; ameli tartılır ama kötülükleri iyiliklerinden ağır gelir.
Bundan sonra, Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) cebinden bir kağıt çıkarır ki, onda, o kimsenin dünyada iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'a okuduğu salavat vardır.

Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) o kağıt parçasını, onun iyilikleri üzerine koyar; iyilik tarafını ağırlaştırır. Bunu gören o kimse sevinir, şöyle der:

-Anam babam sana feda olsun sen kimsin? Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurur:
-Ben Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'im. Hemen o kimse, Resulullah Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) ayağına kapanır; öper, şöyle der:
-Ya Resulallah! O kağıt parçası neydi? Resulullah Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurur:
-O, senin bana dünyada iken okuduğun salavat idi. Ben, onu senin için saklamıştım. Bunun üzerine, o kimse şöyle der:
-Vay benim, Allah katında boşa giderdiğim zamanlara!
(Kenzü’l-Ahbar adlı eserden alınmıştır.)

Hz. Ömer (Radıyallahu Anh) diyor ki:

“Öğrendiğime göre dua, yerle gök arasında bir yerde asılı kalır, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’e salat-ü selam getirmedikçe onun hiçbir cümlesi göğe yükselmez.” (Tirmizi)

Anlatıldığına göre, bir defasında Süfyan-ı Sevri Kabe'yi tavaf ederken bir adam gördü. Adam adım atmak üzere her ayağını kaldırışında ve indirişinde Peygamber Efendimize birer kere salat-ü selam getiriyordu. Hikayenin devamını bizzat Süfyan-ı Sevri şöyle anlatıyor:

"Adama yanaştım ve kendisine “Be hey adam, tesbihi ve tehlili bırakmış, sadece Peygamber Efendimize salat ve selam getiriyorsun. Bu konuda bir bildiğin mi var?” diye sordum. Adam bana;

“Allah iyiliğini versin, kimsin sen?” dedi. Kendisine Süfyan-ı Sevri olduğumu söyleyince;
“Eğer zamanın seçkin bir simâsı olmasaydın, sana halimi anlatmaz, sırrımı açıklamazdım.” diyerek bana şu başından geçen olayı anlattı:

-Babamla birlikte hacca geliyorduk. Yolda bir konaklama yerinde babam hastalandı. Ben de onu tedavi etmeye koyuldum. Fakat bir gece başucunda beklerken babam vefat etti. Bu arada öldükten sonra yüzünün kapkara olduğunu görünce gömleği ile yüzünü örtüverdim. Bütün bunlar olurken bir ara gözlerim ağırlaştı, arkasından uykuya daldım ve şöyle bir rüya gördüm. Bir adam bize doğru geliyordu.

O güne kadar onun kadar güzel yüzlüsünü, temiz kılıklısını ve hoş kokulusunu hiç görmemiştim. Yavaş adımlarla babama yaklaştı, yüzüne örttüğüm gömleği kaldırdıktan sonra elini yüzü üzerinde gezdirdi. Bir de baktım, babamın yüzü ağarıverdi. Adam da geri dönmüş gidiyordu. Ben arkasından koşarak eteğine yapıştım ve;

“Ey Allah'ın kulu, sen kimsin ki, bu gurbet diyarında Allah tarafından babama gönderildin?” diye sordum. Bana şu cevabı verdi:

-Beni tanımıyor musun? Ben Kur'an'ın sahibi Abdullah oğlu Muhammed'im. Babana gelince günahkâr bir kimse idi, ama bana sık sık salat-ü selam getirirdi. Bu gördüğün musibet başına gelince beni imdada çağırdı. Ben de bana salat-û selam getirenlerin imdadına hemen koşarım.
Uyanınca babamın yüzünün bembeyaz olduğunu gördüm.

İbn Abbas (Radıyallahu Anh)'dan rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Bana salat-ü selam getirmeyi kasden unutan kimse cennetin yolunda yanılır.” (İbn Mace, Taberani)

Ahmed b. Hanbel şu hadisi rivayet eder:
“Nebi (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'e bir kez salat getiren kimseye Hak Teala melekleriyle birlikte yetmiş kez salat eder.” (Ahmed b. Hanbel)

Bizim ömrümüz ne kadar çok olsa ve sürekli Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'e salavat getirmenin faziletini anlatsak, yine de tam manasıyla onun menfaatini anlatmamız mümkün değildir.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'e salavat getirenlere Allah-u Zülcelal ve melekler de salavat getirmektedirler. Bu büyük hayırdan kendimizi mahrum etmememiz lazımdır.

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'in şefaatini ve yakınlığını isteyen, Allah'ın ve meleklerin rahmetini (merhametini) talep eden Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'e çok salavat getirmelidir.

Allah-u Zülcelal hepimizi, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)'e çokça salavat-i şerife getirenlerden eylesin.


WEZ Format +2. ?uan Saat: 17:41.

Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.


Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.