![]() |
Ah Aysel Ahhhh !...
Aysel
Aklımdan çıkmıyor. Yatıyorum kalkıyorum seni düşünüyorum. Nerededir ne Yapar? Size Aysel’i anlatayım değil mi? Bir temmuz akşamı tanışmıştık Aysel’le hava ne kadar da sıcaktı bunaltıcı bir yaz günü idi. Komşumuz Saliha abla anlatmıştı Aysel’i bana. Söylediğinin ertesi akşamı Numan’la birlikte kapısını çaldık Aysel’in. Ürkek bir sesle kim olduğumuzu sordu. Ne demeliydik. Numan’la göz göze baktıktan sonra komşunuz diyebildik. Altı aydır kapısı çalınmayan Aysel’ den habersiz yaşayan komşuları gelmişti. Kapı aralandı, kendimizi tanıttık. Fakat konuya nasıl başlayacaktık Aysel’i korkutmadan nasıl yardım edecektik?(diyemezdik ya evinizden pis kokular ve ahşap olan katlardan aşağı kata kurtlar düşüyormuş diye. Amaç yardımdı çünkü)Numan konuya girdi –“hasta anneniz varmış sanırım tedavi olması gereken, dernek aracılığı ile yardımcı olmak istiyoruz, onun için geldik” deyince Aysel yine ürkek gözlerle baktı bize, çünkü kapısını kimseye açmıyordu, evde sakladığı bir şeyler vardı. Hem ürkek hem de sinirli tavırlarla gerek olmadığını kendinsin bunu halledebileceğini söyledi. Ben ısrarla içeri girip annenizi görmek istiyorum diye bir teklifte bulundum. İçeri buyur etti Aman Yarabbi bu ağır kokuda neyin nesiydi. Merdivenleri adımlarken içeriye doğru, sanki az sonra bir eve değil de çöplüğe çıkacaktı yolun sonu. O derece ağırdı havadaki koku. Yukarı eve çıktığımızda ise Numan’la ne şaşkınlığımıza nede boğazımıza düğümlenen nefesimize engel olamamıştık. Evin içerisinde iki tane çocuk, büyük olan 2 yaşlarında diğeri ise henüz yürüyemiyordu. Aysel’in annesi ise dayanılacak gibi değildi.Bu kadının belden aşağısı tutmuyordu ve yatalaktı.Fakat bir köşede minderin üzerinde oturuyordu.. Yaşlı teyze Bütün ihtiyaçlarını o minderin üzerinde gideriyordu. Bu yüzden altına hiç bir şey giydirilmemiş sadece bir şalvarla üzeri örtülmüştü. Yatalak kadın önüne koyulan yemeği ya da ne bulursa onu o minderin üzerinde yiyor ve zaruri ihtiyaçlarında orada yapıyordu yardım almadan olduğu yere ve aylardır vücudunun su görmediği belliydi elerinde insan dışkısı kalıntıları vardı ve vücudu kurtlanmıştı. Çocuklar ise çırılçıplak üzerlerinde kıyafet yoktu. Ve ben hala şaşkınlıklar içerisinde evi izliyordum. Kullanılan eşya olarak evde bir adet tekli koltuk ve bir gar dolap ve üzerinde yırtık bir gelinlik vardı. Diğer eşyaların hepsi artık çöp olarak çuvallara doldurulmuştu çocukların giysileri de dâhil. Yarabbi o çocuklar nerede yatıyordu nerede oturuyordu nerede yemek yiyordu zaruri ihtiyaçlarını merak etmeye gerek yoktu evin her kösesine yapıldığı belli idi. her yerde insan dışkısı vardı ağır kokunun başlıca sebebi buydu. Benim basmaya çekindiğim evde mikrop yuvası içerisinde aile olarak yaşıyorlardı. Aysel ne yaşamıştı başına neler gelmişti de yaşamını hiçe sayıyordu. Bu evin neden bu hale geldiğini sorgulamaya vaktimiz yoktu. Aysel’le konuşmaya başladık bu evde bu şekilde yaşanamayacağını çocuklarına zararı olacağını anlatmaya çalıştım. Ev sahibinin evi ilaçlatacağını ve temizleyip taşınacağını söyledi. Peki, nereye giderdi. Gidecek yer ya da ev buldun mu ki diye sordum. Taşınacak eşyası yoktu çünkü –“hayır” dedi. Bizim gönlümüz razı değildi Aysel’in gitmesine çünkü gitse de çocukları, yatalak annesi aynı durumu tekrar yaşayacaktı. Tabi ki bu arada meraklı komşularımızda boş durmuyorlardı aşağıda bizi beklerken Aysel’in hakkında ileri geri konuşuyorlardı. Numan ile Aysel’e nasıl yardım edebileceğimizden bahsetmiştik. İlk önce annesini huzur evine yatırmayı orada emin ellerde sağlıklı şekilde bakılması gerektiğini söyledik. Aysel bu teklife sıcak bakmadı ve hayır gönderemem dedi. Bunu kabul etmeyen Aysel’e gel o zaman bu evi el birliği ile temizleyelim yarında ilaçlama gelsin anneyi de tedaviye gönderelim diye fikir sunduk. Bu konuda Aysel’in oturduğu evin sahibi yardımcı olacağına söz verdi. Dernek aracılığı ile eşyalarını tedarik edelim senin içinde yapabileceğin güvenilir bir yerde iş ayarlayalım dedik. Aysel ağlıyordu bense gözyaşlarımı saklamaya çalışıyordum ondan. Durumu içler acısıydı. Bu tür olayların bizim etrafımızda olmayacağını sadece uzaktan haberlerde izleyeceğimizi sanırdım. Şuan çalışmadığını söylüyordu Aysel oysaki bizim bildiğimize göre(kulaktan dolma bilgiler tabi ki)geceleri farklı yollarla para kazanıyordu. Ve henüz 22 yaşındaydı. Aysel’e her konuda yardımcı olacağımıza ikna etmeye çalışıyorduk. Aysel sanki ikna olmuştu fakat korkuyordu. Henüz bir kimliği dahi olmayan çocukları elinden alınırsa diye güvenemiyordu. Biz oradan ayrıldık biraz düşünmesi için zaman tanımıştık o küçük anneye. Kapıdan çıktığımız an komşuların soruları, yorumları çoğalmıştı yüksek sesle Aysel’e hakaretler içeren neden çocuklarının çıplak olduğunu neden evini temizlemediğine dair söylemlerde bulunuyorlardı. Bizim ne yargılamaya vaktimiz vardı nede hakkımız. Yardım etmeliydik sadece Aysel’e çocuklara ve o yatalak annede kurtulmalıydı. Tekrar gittik kararını verip vermediğini sorduk ince çizgide duran o küçük kadına. Tamda ikna oldu derken komşuların sesleri hakaretleri uğultu şeklinde evin içine doluyordu. Bunları duyan Aysel korkup utanıp kararından dönüyordu. Oysaki ev sahibi dahi kirasını ödemediği halde evini harabeye çeviren bu aileye yardım etmeye hazırdı. Aysel kabul ettiğini söylemişti bize tamam demişti yarın annesini hastaneye götürecekti. Ama biz eve döndüğümüzde o ise çocuklarının elinden alınacağı korkusuyla yatalak annesini ve evim dediği salaş mekânın kapısını yarı açık halde bırakarak çocuklarını alıp gitmişti. Bunu fırsat bilen ileri zekâlı komşularımız acil servisi aramışlar ve bizim kapıyı tekrar çalıp çabuk gelin yaşlı kadın korkmasın hastaneye gideceğini söyleyin dediler çünkü diğer komşular Aysel’den korkuyorlardı. Biz Esra Şen ile Yaşlı kadının yanına çıktık. Esra evi ve hasta anneyi gördüğünde gözyaşlarını tutamadı. Ambulans geldi ve yaşlı teyzeyi aldı fakat “-bu teyzenin kronik bir rahatsızlığı yok uzun süreli bir tedavi gerektiriyor acil serviste ilgilenmeyebilirler, kimsesiz olduğu için bir kenarda da bekleyebilir” diye bir şeyler söylediler. Evet, bu bir çözüm değildi fakat yaşlı kadın hastaneye götürülmüştü artık. Hastaneden tanıdık olanlarla görüşüp en azından sabaha kadar yatırılmasını sağlamıştık. Ama bu çözüm değildi. Bu esnada sürekli Aysel’i aramaktaydık fakat telefonlara cevap vermiyordu. Gece geç saatte Aysel’e ulaşılmış annesinin hastanede olduğu bildirilmişti. Sabah olduğunda ise Aysel annesini hastaneden çıkartmış ve çoktan kayıplara karışmıştı. ve hiçbir şey yapamamıştık. Şimdi o iki çocuk yatalak kadın ne durumdaydı ya Aysel ne yapmaktaydı? Ah Aysel Ahhhh başına ne gelmişti ne yaşamıştın da bu kadar acımasız oldun annene, çocuklarına karşı. Şimdi sana mı üzüleyim yoksa neden evini temizlemediğini neden böyle yaşadığını öğrenemeyen zavallı örümcek kafalı komşularımıza mı? Ah Aysel Ah çocuklarına bari acısaydın. İnternetten alıntı. |
--->: Ah Aysel Ahhhh !...
teşekkürler bu güzel paylaşım için
bundan inşallah ders çıkarabiliriz |
--->: Ah Aysel Ahhhh !...
[B][I][CENTER][COLOR="Magenta"]neler yasadi kim bilir
paylasim icin sagol [/COLOR][/CENTER][/I][/B] |
-->: Ah Aysel Ahhhh !...
Bu güzel paylaşımın için çok teşekkür ederim kardeşim
|
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 00:13. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.