![]() |
Görmeden Ölmeyin !
[IMG]http://www.sivaslilar.net/images/stories/divrigi.jpg[/IMG]
Sivas'ın Divriği ilçesindeki tarihi Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, UNESCO'nun koruma çalışmaları kapsamında oluşturulan ''Dünya Kültür Mirası'' listesinde yer alıyor. Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminde, hükümdar Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah tarafından 1228 yılında yaptırılan Divriği Ulu Camii ve caminin bitişiğine Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek tarafından aynı yıl yaptırılan Darüşşifa, inanç ve tarih turizmi açısından önemli bir eser olarak gösteriliyor. UNESCO'nun ''Dünya Kültür Mirası'' listesinde Türkiye'den 9 doğal ve kültürel varlık arasında ilk 3'te yer alan Ulu Camii ve Darüşşifası, özgün mimarisi, estetik, kültürel ve evrensel değeriyle 13. yüzyılda kadın-erkek eşitliğini de simgeleyen bir anıt olarak nitelendiriliyor. Bu özelliği nedeniyle 1985 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi'ne alınmaya layık görüldüğü belirtilen eser, yerli ve yabancı turistlerin uğrak mekanı. Anadolu erken dönem mimarisinin en seçkin örneklerinden olan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, taş bezemeleri, 3 boyutlu geometrik stilleri, mimari özellikleri ve manevi havasıyla eşsiz bir eser olarak dikkat çekiyor. Şifahane taç kapısı, cami kuzey taç kapısı, cami batı taç kapısı ve şah mahfili taç kapısı olmak üzere 4 ayrı kapısı bulunan tarihi yapının bu kapılarının her biri, birbirinden farklı eşsiz bezemeleriyle göz kamaştırıyor. Süsleme ve örtü biçimlerinin dengeli ve uyumlu bir şekilde ayarlanmasıyla başlı başına kendine özgü bir yapı olan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nda, ışık ve gölge oyunları kuvvetlice hissediliyor. Tarihi eserin batı yamacında, camiye girişi sağlayan taç kapıda, ikindi namazı vaktinde güneşin etkisiyle zaman zaman çıkan yaklaşık 4 metre uzunluğunda namaz kılan insan silueti, görenleri hayrete düşürüyor. Hasta ve tabip odaları bulunan darüşşifada, eski dönemlerde ruh hastalarının musiki, su sesi ve Kur'an dinletisiyle tedavi edildiği belirtiliyor. Darüşşifanın içerisinde Ahmet Şah, eşi Turan Melek ve ailesinin türbeleri yer alıyor. [B]''MÜZEYE KALDIRILMASI GEREKİYOR AMA SIĞMAZ''[/B] Avrupalı bilim adamları tarafından ''Anadolu'nun El-Hamrası'' olarak görülen tarihi yapı, mimari yapısıyla başta sanat tarihçileri olmak üzere mimar ve mühendisleri büyülüyor. Sanat tarihi uzmanı Prof. Dr. Doğan Kuban, 1997 yılında yayınladığı ''Divriği Mucizesi'' adlı kitabında, Ulu Cami'nin taçkapılarının müze ortamında korunması gerektiğine işaret ediyor. Kuban, tarihi yapının önemini ''Eşi yok. Heykel gözüyle bakmak lazım. Müzeye kaldırılması gerekiyor ama sığmaz. Topkapı Sarayı'ndaki Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı'' ifadesiyle dile getiriyor. [B]''GÖRMEDEN ÖLMEYİN''[/B] Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası için hazırlanan ve kapağında ''Görmeden Ölmeyin'' yazılı olan tanıtım kitapçığını gösteren Divriği Belediye Başkanı Hakan Gök, şunları söyledi: ''Bence bütün Müslümanların, özellikle Ulu Cami'yi ziyaret etmesi gerekir. Niye? Çünkü bu eser, Anadolu'da İslamiyetin ilk yıllarında, 1228 yılında yapılmış bir eserdir. Türkler 1040 yılında Anadolu'ya girmişlerdir, çok kısa bir süre sonra bu eserin yapılması Müslümanlar açısından çok önemlidir. Eğer bir Japon bisikletle gelip buraları görüyorsa, bütün Müslümanlar gelip elinin altındaki bu hazineyi görmeli.'' Günlük 200 kişiye yakın turist topluluğunun tarihi yapıyı ziyaret ettiğini anlatan Gök, ''Tabi bizim eksiğimiz çok. Biz de bu eksikliği belediye olarak gidereceğiz. Halkımıza İngilizce öğretmek için kurslar düzenleyeceğiz. Turistlerin otel ve barınma sorununu çözmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Biz Divriği'ye turist istiyoruz. Divriği'ye gelen herkese kapımız açık'' dedi. Gök, namaz kılan insan silueti ile ilgili olarak ise ''Bu, 1228 yılında burayı yapan ustaların gerçekten ne kadar zeki olduğunu gösterir. Ama tabi bunu bulmak bir Japon'a kısmet olmuş, iyi ki de bulmuş'' diye konuştu. Güneş ışınlarının bu kadar iyi kullanıldığı ve insan siluetinin namaz vaktini gösterdiği böyle bir eserin dünyanın hiçbir yerinde olmadığını ifade eden Gök, ''Bu bizim için gerçekten mucize gibi bir şey. Bunu herkes görmeli'' dedi. [B][I]GençTürkHaber [/I][/B] |
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
gerçekten mükemmel biyer.............
|
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
güzel biyer ama malesef ziyaret edemedik inşallah ölmeden nasip olurda görürüz
|
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
[B]Bir sivaslı olarak dünyada eşi ve benzeri olmayan böyle bir tarihi şahaserin sahibi olduğumuz için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum bende kendimi bu güzel eseri yakından görüp hayranlıkla izlediğim için ayrıca kendimi şanslı hissediyorum divriğiye yolu düşenlerin bu eseri görmeden gideceğini düşünemiyorum[/B]
|
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
inşallah ilk ziyaretimde uğrayacağım, bugüne kadar fotograflarından bakıp inceledim, hakkında yazılmış yazıları okudum, müthiş bir eser değerini bilelim
|
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
Çok güzel tarihi eserlerimiz var toplum olarak burnumuzun dibindeki tarihimize ışık tutan eserlerimizi göremiyor yada fark edemiyor hep tahrip etmişiz, dünyanın diğer ucundan gelip ziyaret ediyorlar, fakat biz kendi eserlerimizin farkında değiliz.
ilk fırsatta burayı görmek istiyorum. |
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
çok merak ettiğim yerlerden birisi....
|
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
[QUOTE=seva;437142]çok merak ettiğim yerlerden birisi....[/QUOTE]
bizdede aynı merak var ama kısmet nezamana bekleyip göreceğiz |
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
[B][I]Sivas'a gittiğimde ilk işim Divriği Ulu Camii ve Darüşşifayı görmek ; inşALLAH ziyaret etmek bizlerede kısmet olur.[/I][/B]
|
Cevap: Görmeden Ölmeyin !
[COLOR="Red"][B]Insallah Sivasima geldigim anda ziyaret edicem Allahin izniyle ...[/B][/COLOR]
|
| WEZ Format +2. ?uan Saat: 14:43. |
Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.