Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 08.01.2008, 03:59   #1
dede58
Yeni Yiğido
 
dede58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
dede58 Şuan dede58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 08.07.2008 14:06

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 27
Tecrübe Puanı: 0 dede58 isimli Üye Tecrübe Puan?n?zını Kapatmıştır.
Standart Kapitalizm Yaşamda Sosyalistler

Bu hafta arkadaşlarla toplanmışız ve bir arada yine ülkenin geçimini ve siyasetini konuşuyorduk.

Sanki birer siyasetçiler gibi ülkeyi kurtaracağız diye düşüncelerimizi yarıştırıyorduk hepimiz.

Ama bizlerde kızdığımız siyasetçiler gibi sadece konuşuyorduk. Bazıları ülkemizin bilim adamlarının bulunduğu uçakları düşürürken bizler sadece yorumluyorduk bunları. Derken kapitalizmi aldık ele.

Kapitalizm: Sermaye sahiplerinin yonetime egemen oldugu (somuru) uzerine kurulu duzen.

Açılımı böyleydi ve yaşantı tarzıda böyle. Şikayetlerimizi bir bir sıralıyorduk arkadaşlarla birbirimize.

Yine her zaman ki gibi düşüncelerimizin diğerinkinden daha üstün olmalı edasıyla. Gözlerim dalıyor bir anlık sigaralarına ve diyorum bence bizler düşüncelerimizin üstünlüğünü sağlamaya çalışır iken adamlar hayatımızda çektiğimiz zehir soluk olmuşlar bir kere.

Buna çözüm arayalım diyorum ve gülümseyip atıyoruz hemen kenara. Sonra yemeğe geçiyoruz. Tamam diyorum yemek kültürümüz zengin ve konuşma zeminimiz daha zengin olacak edasıyla kaldığımız yerden tekrar başlıyoruz ülkemizin geçimini ve siyasitini tartışmaya.

Güzel güzel yemeklerimizi yiyoruz ve sohbetimizide olağanca hızla devam ettiriyoruz. Yemeğimiz bitince içeceklere geçiyoruz. Ne içelim diye düşünürken aramızda kola seslerini duyuyorduk kulaklarımızda. Tamam diyorduk kola alalım ve içelim. Demin yemek yerken nefeslerimizde ki rahatlık batmış ve tekrar sömürüye yani kapitalizm yaşama koşuyorduk.

Kolalarımızı aldık içmeye başladık. Ben susarak dinliyordum onları bir bir. Çünkü artık konuşmaya utanıyordum. Kızdığım siyasetçilerden farkım ne diye!

Sonra dur diyorum bir anlık kurduğumuz adını sosyalizm koyup yaşantımızı kapitalizme bağladığımız konuşmaya.

Burada bir hata var, bizler bir yerlerde yanlış yapıyoruz. Diye başlıyorum açıyorum ağzımı yumuyorum gözlerimi ve ver yansın ediyorum arkadaşlarıma. İçtikleri sigaralardan yediği yemeklerden ve içecekleri olmuş kolalardan başlıyorum bumudur sizin sosyalizminiz diye...

Tabii beni dinleyen arkadaşlarım bir anlık sosyalizm insan sıfatına bürünüyorlar ve bana karşı savunmaya geçiyorlar. Hepsinin ağzından bir ortak düşünce çıkıyor. Hani çağ atlamış insan topluluğuyuz ya bizler. Bana çağdaş yaşamı anlatıyorlar.

‘ Bak kardeşim sen eğer onların mallarını almasan ve içip yemesen burada iktisadi ranta engel olduğunu zannedersin ki öyle olmuyor işte. Adamlar bizim malları almasa ülke ekonomisi ne olacak’ diye koyuluyorlar kapitalist konuşmaya.

Diyorum burada bir şey oldu ben fark ediyorum bu konuşmaların altındaki tek dişi kalmış canavarları. Evet ne yazık ki yediğimiz yemeklerde içtiğimiz içeceklerde bile sağlamışlar bir kere üstünlüğünü. Ne üstünlük ne üstünlük.

Çok övünerek bahsettiğiniz insan Mustafa Kemal Atatürk değilmiydi yoktan var eden. ‘Çaresizseniz Çare sizsiniz’ diyen. Onun adil olmayan savaşlarda günümüzdeki olanaklardan farkı neydi.

Bir fark vardı bağımsız ve bayraksız bir devlet değildik. Sadece şanımız vardı 15 devlet kurmuş Türk milletiydik. Peki 16.sını Mustafa Kemal Atatürk kurmuşken 17.sini bu yaşanış tarzıyla düşünebiliyormusunuz kurulacağını.

Adamlar öyle hızla vızır vızır çalışırlarken şeytanlığa, bizleri birbirimize düşürürlerken sohbetlerimizde, peki bizler ne yapıyoruz onlara karşı.

Durun ben söyleyeceğim ve yine açacam ağzımı yumacağım gözlerimi.

‘ Bu millete bir uşak olmasını öğretemedim ’ Sözüne sahip olan Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı Türk milletini lekeleyip onlara uşak olmuştuk. Bizler ancak onlara karşı bunu yapabildik.

Demin bana iktisadi konuşmaları yapan arkadaşlarımı yazarken sizler hiç düşündünüz mü orada ne yapabiliriz diye. Ülkenin asıl olan olanakları ile ne yapılır diye.
Elimizde ki tekneloji olanaklarını

Elimizdeki maddi olanakları

Elimizde ki malzeme olanaklarını

Ki dünyanın gözü bu topraklarda iken. Daha sahipleri olmamışken yararlandığı ürünleri düşündünüz mü ?

Madem bağımsız olacaktık. Türk askerine sonsuz güvenimizde varken neden bizler bu olanaklarla tam bağımsız olarak birşeyler üretmiyoruz. Ancak kahve ve çay sohbetlerinde sözlü tüketimler yapmaktan başka birşey bilmiyoruz.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk bu toprakları nasıl kazandı dersiniz?

Bu toprakların bu ülkeyi fazlasıyla karnını doğuracağını ve yeni sistem olan kapitalizme yer vermeyeceğini bilmesiyle kazandı.

Mustafa Kemal Atatürk gençliğe neden seslenmişti. Üreticilerin bizlerin olacağı inancını taşıdığı için seslenmemişmiydi. Hani nerede o gençlik. Ve neredeyim ben. Beni kazandıracak bir ben lazım iken.

Bugün ki gençliğin yaptığı tek şey eğlenmek. Vurmak kırmak ve tehdit unsuru bulunan sözleri mümkünce bol taşımak. Ki bunu ben bile yapmışken. Ne kadar da karşı taraf kendisine yakışmayan harekette bulunsada benim onun adına kendimi kirletmemem gerekiyordu.

Beni kazandıracak bir ben lazım iken.

Neden koşuyormuşum kapitalizm yaşama...

Sormanız dileği ile hoşçakalın....


Gökhan Doğan 03.12.2007 ( 13.17 )
dede58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif