--->: AB'ye EVET mi?, HAYIR mı?
Necmettin Erbakan'ın Libya Gezisi:
Daha çok siyasî bir gezi idi. ABD’ne rağmen yapıldı. Kaddafi’nin Erbakan karşısında henüz resmî görüşmeler yapılmadan basın mensupları önünde Türkiye aleyhinde sözler söylemesi öyle zannedildiği gibi Kaddafi’nin ağzından çıkıveren ani sözler değildir. Bilâkis daha önce planlanmış kasıtlı sözlerdir. Bundan kasıt ise sansasyon oluşturup Türk ve dünya kamuoyunu meşgul ederek gezinin asıl maksadını ve maksat doğrultusundaki görüşmeleri kamufle etmektir.
Kaddafi’nin o sözlerinin planmış kasıtlı sözler olduğunun alâmetleri şunlardır: Türkiye heyeti Libya’ya vardığında Libya televizyonunun Türkiye aleyhinde yayınlarının devam ediyor olması, Libya basınında da aynı minvalde yazıların çıkmış olması, Eş-Şems gazetesinin Türkiye ile ilgili yorumunun Kaddafi’nin konuşmasının benzeri olması..
Kaddafi’nin bu ani çıkışlı konuşmasından sonra güya yapılan hatayı düzeltmek maksadı ile Türkiye-Libya resmî görüşmeleri tam 14 saat daha uzatılmıştır. Bu görüşmelere ise sadece Erbakan ve ona yakın iki üç kişi katılmıştır. Türk heyetinin diğer kesimi devre dışı bırakılmıştır. Peki bu görüşmelerde söylendiği gibi sadece Kaddafi’nin hatasını düzeltmek için mi konuşulmuştur. Elbette ki hayır.. Her ne kadar hiç gündeme getirilmemiş olsa da Türkiye ve Libya’nın, Libya’daki Avrupalı bazı firmalar ile Türkiye’de nükleer santral inşası için anlaşmalar yaptıkları kanaatı ortaya çıkmaktadır.
Tabii ki bu ABD’nin istemediği bir olaydır. Nitekim ABD Türkiye’nin böylesi bir planının olduğunu bildiğinden dolayı Libya ziyaretini engellemek için çok girişimlerde bulunmuştur. Nitekim ABD, 4,5 milyar Dolar krediyi nükleer santral inşası için Türkiye’ye vereceğini de vaad etmiştir. Çünkü ABD Türkiye’de nükleer enerji ile ilgili yüksek teknolojinin kendi kontrolü dışında olmasını istememektedir.
Fakat Türkiye ABD’nin bu 4,5 milyar Dolar gibi büyük bir kredisini daha kabul etmemiş, kendi bildiği gibi hareket etmiştir. Buna karşın Libya'ya ise Türkiye, Batılı bankalarda olan Libya paralarını Türk bankalarına yatırmasına karşın hem yüksek faiz hem de güvence taahüd ettiği sanılmaktadır. Bunun alâmetlerinden birisi de Erbakan’ın Libya gezisi arifesinde Washington Post gazetesinde çıkan şu haberler; “Türkiye Libya parasını çekebilmek için yüksek faiz politikası uygulamaya karar verdi ve Libya ile askerî işbirliği yapacaktır..”
Daha sonra da Washington’da IMF ve Dünya bankası ile görüşen eski bakanlardan Rüştü Saraçoğlu’nun şu demecidir: “Türkiye’nin malî sistemi zaten kara para aklanmasını önleyen yasanın çıkmaması nedeni ile bir takım yaptırımlarla karşı karşıyadır. Libya varlıklarının getirilmesi ve böylece Batılı finans çevrelerinin yaptırımlarından kaçınılmasının gündeme getirilmesi, Türkiye’ye karşı olumsuz tavrı ağırlaştıracaktır.”
Evet bundan dolayı Libya gezisi hem finans hem de yüksek teknoloji transferi yapmak için ABD’ne rağmen yapılan bir siyasî gezidir.
Not: Hiç bir siyasi, ekonomik, sosyal projesi olmayan, laf ebeliğinden başka iş bilmeyen ve üç beşi bir araya geldiğinde mafyacılık oynayan, vatan kurtaran, beyaz çoraplılara sözüm yok . Statatikoyu korumak için, küçük çetelerinin büyük reisleri olmak için Ab ye hayır diyenlerin, daha fazla demokrasiye, daha fazla fikir özgürlüğüne, daha fazla insan hakkına ihtiyacı yoktur. Ab ye hayır, ama demokrasiye, özgürlüğe, fikir hürriyetine, insan hakkına Evet !
__________________
Ne Anlattığınız Değil,Karşınızdakinin Ne Anladığı Önemlidir.
|