Arkadaşlar, tam da,
''YÜZYILIN DENEYİ''
başlıklı bir yazı yazacaktım...
Baktım ki
Abdullah Duman kerdeşimiz böyle bir başlık açmış,
Ben de bu konuyla ilgili düşüncelerimi buradan paylaşayım.
Özellikle Pozitif Bilimlerin en büyük dayanağı gözlemler ve deneylerdir.
Tabi önce hipotez ve teoremlerden yola çıkılır,
teoriler üretilir, varsayımlar gözönüne alınır,
deneyler ve gözlemlerle ispata yönelinilir ve sonuçta da bilimsel kanunlar ortaya çıkar.
Gözlem ve deneylerle kanıtlanmayan tüm hipotezler,
varsayımlar, teoriler, iddiadan öteye geçmez ve bilimsel bir boyut kazanmaz.
Ne zaman ki iddianın aksi isbat edildiği anda bilimsellikten çıkar.
İsbatı zamana yayılan konular ise teori olarak kalır.
Örneğin ;
Darwin Teorisi, Arşimed veya Newton Kanunu gibi.
Yani Kanun ile teori çok farklıdır.
Arşimed veya
Newton Kanunları :
İspatlanmıştır.
DarwinTeorisi ise : Bir iddiadır henüz ispatlanmamıştır.
(Gerçi bu teorinin aksi ispat edildi ve çürütülmüştür ama;
ne hikmettir ki halen kanunmuş gibi ders kitaplarında geçer...!!!...???)
Neyse fazla detaya inmeyelim ama;
bu günkü deneyi de bu çerçevede değerlendiriyorum.
Yani evrenin genişleyerek dağılmasına neden olan
ve bilim adamları tarafından ilk oluşum olarak kabul edilen BİG BANG olayı,
bir anlamda bir iddia boyutunda bir teoriydi.
Şimdi bir anlamda bu teoriyi kanun haline getirmek için bir ispat girişimidir.
Bilim dünyasının bazı ileri gelen bazı Kuantum Fizikçileri ise bu deneyin,
riskli ve tehlikeli olabileceğini ileri sürmeleri
bana şu sözü hatırlatıyor ve de ürkütüyor :
''İnsanoğlu kendi kıyametini (sonunu) kendisi hazırlar.''
Ama bilimin doğuş kaynağı :
- Merak ve cesarettir...!
Bazen
meraktan dolayı, bazen de
lüzumsuz cesaretten dolayı,
insanlığın başına olmadık şeyler gelebilir, gelmiştir ve de gelecektir...!
Bu deneyin kazasız belasız geçmesini;
İnsanlık adına, evrenimiz ve dünyamız adına olumlu sonuçlar vermesini temnni ediyoruz....