Yine
Arşimet mantığı yine buldum naraları...!
Neyse
hakanım çıkmak üzereyken son anda gördümki yine bilindik nakaratlar.
Akşama yolculuk var memlekete, biraz kestireyim de zamanım olursa cevabını yazarım.
zamanım olmazsa 1 hafta meydan boş. ben dönene kadar vur patlasın.
Ama döndüğümde bakalım ben neler patlatacağım. Belki de dudakların uçuklayacağı
tezgahlar, mekanizmalar, bilgiler belgeler.
İşletilmeyen Bor madenlerinin rezervini,
Mazı Dağının derinliklerini, işletilmeyen fosfat yataklarını, Adıyamanda Beton dökülen petrol kuyularının hikayelerini,...vs...vs Yıllardır bilinen ve temcit pilavı gibi defalarca ısıtılan nakaratları yeni bir şeymiş gibi arşimet mantığıyla buldum buldum diyerek hamamdan sokağa cıbıldak fırlayan mantık ve fikirler artık yutulmuyor...!
... Veeee o yuarıda saydığın olumsuzlukların müsebbipleri nelerdir, kimlerdir adresleri iyi tesbit etmek ve teslim etmek gerekir.
belki beyninde bir kıvılcım oluşturur düşüncesiyle şu konunun da üpucunu vereyim. Merkezi İsviçrede olan ve uzantıları türkiyede de olan tarihin ve yeraltının derinliklerine inen, yıkıcı bir oluşumun ismini ve faaliyet alanından sana biraz bahsetsem seni ilgilendirir veya heyecandırırmı. ?
Bğlantıları, amaçları, metodları, eylemleri, stratejileri, türkiyeyi götürmek istedikleri hedefleri, marjinalitenin bazen sağ bazen sol uzantıları ile ortaklaşa planlar, tezgahlar, cemaat kisveli versiyonlar, dernekler, vakıflar, kutuplşma kamplaşma senaryoları, asırlık hesaplaşma hesapları...ooo daha neler neler... kafayı kuma gömmenin, tecahül-ü arifane sanatı icra etmenin ve körükörüne tetikçi gibi saldırmanın anlamı yok. (anlamı vaaar var...elbette var...! ama artık el insaf yahu...! Alakalı alakasız her konuda zübüklük yapmanın ve hurraaa vurun abalıya felsefesinin alemi yok ki...! )
Neyse bu saatte detaya inmeye ne vaktim müsait ne de takatım.
Hatta şu yazdıklarımı editlemeye bile zamanım müsait değil.
1 hafta imla kurallarından yoksun, dağınık ve pervasız kalsınlar artık bu seferlik
yazılarında şu mantığı görüyorum :
2x2 = 4 eder, öyleyse dünya yuvarlaktır. 
enformatik ve dökümantel bilgilere kattığın eklentilerle dayandırdığın dayanaklar çok ütopik.
Ajitasyon motifli hüpotezler, varsayımlar, sonuca gitme yanılgıları ve yanıltmaları.
Efenim uçak düşmüştüüür, eeee...o uçakta bilim adamı vardır eeee... ohalde o uçağı hükümet düşürmüştür...!
... veeee...o zaman hükümet vatan hainidir.
babababaaaa mantığa bak hele yaaa mantığa...valla gülüyom yahu.
Aristomantığı : gerçekler acıdır, biberde acıdır, o halde biber gerçektir.
helal ve selaaammmm aristo ekolünün günümüz temsilcilerine
2x2 = 4 eder evet doğrudur ama,
2x2 = 4 olması dünyanın yuvarlak olduğunu ispat etmez.
Matematikte
''Gerek ve yeter koşul'' vardır.
Yani bir şeyin olması için gerekli olanlar vardır ama gerekli olanlar yeterli düzeyde olmazsa sonuca ulaşılması mümkün değildir...!
Mesela suyu oluşturan 2 element vardır.
hidrojen ve oksijen
Evet suyun oluşması için gerekli olan hidrojen ve oksijendir ama;
yeterli oranda olmazsa su oluşmaz. nedir o teyer koşul :
2 hidrojen + 1 oksijen = SU ...!
1 hidrojen ve 1 oksijen suyu oluşturamıyor işte. Gerekli olanlar yeterli düzeyde olmazsa sonuç mümkün değil.
(Neyse detaya inmek istemiyorum.)
Yani bazı derleme bilgileri derleyip, allayıp pullayıp
ideolojik saplantılarla bir yerlere sallama taşlar atmaya kalkmak ne akla, ne bilime ne de ahlaka sığar...!
Burda bazı bilgileri paylaşırken metod, devşirme ideolojik alıntıları sunmak değil, falcı ve kahin mantığıyla gizemli bulanık mesajlar vererek değil; bilimsel gerçekleri kendi öz mantık süzgecinden geçirerek arı-duru ve objektif paylaşım mantığıyla olmalı.
Aksi takdirde harbiden yutmuyoruz. Ve şükürler olsun ki bir çok hemşehrimiz de yutmuyorar artık...! Yuttuklarını ya da yutacaklarını sanmak veya beklemek sadece kendinikandırmak demektir.
Dostum, Ne kendimizi kandıralım ne de başkalarını kandırmaya çalışalım.
1 hafta sonra görüşmek dileğiyle iyi bayramlar...
NOT:
ARKADAŞLAR,
HAKAN KARDEŞİM (ALBİNA 58),
BENİM GERÇEKTEN ÇOK DEĞER VERDİĞİM
VE AİLECE GÖRÜŞTÜĞÜM BİR DOSTUMDUR.
LÜTFEN ARAMIZA KİMSE GİRMESİN...! 