Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 08.11.2008, 23:13   #1
Kibrisli
Usta Yiğido
 
Kibrisli - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kibrisli Şuan Kibrisli isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 15.04.2015 05:22

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 4.738
Tecrübe Puanı: 1223 Kibrisli TAM BIR BEYEFENDIKibrisli TAM BIR BEYEFENDIKibrisli TAM BIR BEYEFENDIKibrisli TAM BIR BEYEFENDI
Standart Atatürk ve İslam Dini

Mustafa Kemal Atatürk özel sohbetlerinde pek çok kez dindar olmanın gerekliliğinden, Peygamber Efendimiz'in hayatından, Asr-ı Saadet ve Hülefayı Raşidin (dört halife) dönemlerinden, dinimizin yüceliğinden, Allah'ın kudretinden söz etmiştir. İslam Dininin son ve mükemmel din, Peygamberimiz (sav)'in de son peygamber olduğunu her fırsatta vurgulayan Atatürk, ulusuna da dindar olmayı, dinini öğrenmeyi öğütlemiştir.

"Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır." diyen Atatürk, Kuran'a olan bağlılığını onu 'Kitab-ı Ekmel' yani (En Mükemmel Kitap)8 diye tanımlayarak dile getiriyordu. Dolmabahçe Sarayı'na hafızları çağırtarak Kuran okutur, ayetler üzerinde incelemelerde bulunmuş ve hafızlarla meal ve tefsir konularında fikir alış verişinde bulunmuştu.

Atatürk'ün Günlüğünden Bazı Notlar

Mücadelesinde destek ve yardımı her zaman Allah'tan isteyen Atatürk, her fırsatta Kuran okutup dua etmeye önem vermiştir. Üstelik bu konuyla ilgili deliller Atatürk'ün kendi el yazısıyladır. Gençliğinden itibaren günlük tutma alışkanlığı olan ve bu alışkanlığını Büyük Taarruz döneminde de sürdüren Atatürk'ün notları, bize onun samimi inancını gösteren önemli delillerdendir. Aşağıda Atatürk'ün günlüğünden konumuzla ilgili bazı bölümleri aktarıyoruz :

Atatürk'ün Günlüğünden alıntılar.

Mücadelesinde destek ve yardımı her zaman Allah'tan isteyen Atatürk, her fırsatta Kuran okutup dua etmeye önem vermiştir. Resimde ordularımızın muzafferiyeti için TBMMönünde Abdullah Azmi Efendi tarafından okunan dua görülüyor.


9 Mart 1922, Perşembe - Sivrihisar

Saat 8'e doğru (akşam) İsmet Paşa geldi. Evvela yemek. Yemekten sonra 10 Mart için program kararlaştırıldı. Siyasi durum hakkında... bilgi verdim. Ondan sonra hafıza Kur'an okuttuk.

10 Mart 1922, Cuma - Aziziye

Saat 5 (akşam) Aziziye, yorgunluk hissettim... Bir saat kadar uyudum. Sonra vücudumu süngerle sildim. Yeterli istirahat etmiştim. İsmet, Yakup Şevki ve Selahattin Paşalar gelmişlerdi. Beraber yemek yedik. Bazı telgraflar gelmişti, gördüm. Hafıza Kur'an okuttum. Saat 10'da gittiler. Benim notları yazıyorum. Biraz kitap okuduktan sonra yatacağım. Yarınki planımız üç tümenin teftişidir.

17 Mart Cuma - Akşehir

Tayyare bölüğünü teftiş. Fazıl Bey ve diğer bir pilot uçtu. Fransızlardan alınan 14 tayyare Adana'ya gelmişti... İki tayyare uçurmak istedik. Motorları işletmek güç oldu. Biri uçabildi.

Karargaha dönüş. Saat 8'e kadar yalnız kaldım. Mustafa Abdülhalik Bey geldi. Hafıza Kur'an okuttuk. İsmet Paşa da geldi. Yemekten sonra gittiler.


Ankara Vilayet Konağı kapısının önünde Nevşehirli Hasan Fehmi Efendi tarafından yapılan duayı dinlerken (27 Aralık 1919)
TBMM önünde Ramazan Bayramı münasebetiyle ordularımızın başarısı için yapılan dua ve bayram merasimi (6 Mayıs 1920)

20 Mart Pazartesi-Akşehir

Müdafaa-i Hukuk heyeti, İhsan, Fahrettin Paşalar geldi.

İhsan Paşa (Ali İhsan Sabis) şikayet etti. Haksızdır. Açık konuştum. Otomobille gezdim. İsmet Paşa'ya gittim. Beraber bize geldik. Fahrettin (Altay) Paşa ve kurmayını yemeğe davet etmiştim. Hafıza Kur'an okuttuk.

24 Mart Cuma - Akşehir

Mütareke teklifini Celal Bey bildirdi. Cuma namazında hafız Ulucami'de mevlüt okudu... Gece yarısından sonra saat 5'e (sabah) kadar Ankara'da Bakanlar Kurulu ile görüşme yaptım..."


BURAYA KADAR BAZI YERLERDEN YAPTIĞIM ALINTILARLA YAZDIM BUNDAN SONRASI KENDİ FİKİRLERİMDİR

Türkiye'de tekke ve zaviyeleri kapattığı zaman doğru olanın Türk Kültürüne en uygun tekkelerin açık kalması ve İslam'ın Türk kültürü ile birlikte gelişmesini düşünmüş bu bağlamda İsmet Paşa'dan yasal bir düzenleme yaparak Mevlevi ve Bektaşi Tekkelerinin kapatılmamasını sağlamasını istemiştir. İsmet Paşa'da oraları Müzeye çevirerek açık tutmuştur.

Konya'ya bir ziyaretinde müze müdürünün odasında Hat bir yazı görmüştür ve yanındaki Mahmut Esad Bozkurt'a, "Ben okuyamam sen çevirir misin ne yazıyor?" demiş Mahmut Esad Bozkurt'ta "Biz tüm kapıları kapattık ve bir tek sizin kapınızı açık bıraktık ki doğru anlaşılalım" yazıyor demişi, "Gördünmü Mahmut Mevlana'yı iyi anlamışım her kapıyı kapattık bir tek bu kapıları açık bıraktık ki dinimiz doğru öğrenilsin" demiştir ve o gece tek başına Mevlana Türbesinde Tekkede kalmıştır. Bunun gibi birçok nedenden dolayı ve Galata Mevlevihanesini öğrencilik dönemindeki sık ziyaretlerinden ötürü Mevlevi olduğu iddia edilir.

Saygılarımla..Dönem dönem araştırmalarımı buraya ekleyeceğim...
__________________
TÜRKİYE İÇİN AB'YE HAYIR

üzä kök tänri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun ilingin törüngün kim artatı udaçı erti?

Konu Kibrisli tarafından (08.11.2008 Saat 23:24 ) değiştirilmiştir..
Kibrisli isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla