albina58 Nickli Üyeden Al?nt?
Sorunu araştırmak için yüzyıllar öncesine inmekte fayda yoktur.Osmanlı imp. zamanında,gelişen dünayaya nam salan osmanlıyı yıkmak üzere,eskiden beri süreğelen ''Haçlı seferleri'' bir müddet sonra güçlü osm.imp.a karşı hiç tutmamış.Taktik ilerleyen süreçte farklı boyut kazanmış,yiğitlik mertlik bozulmuş,bu doğrultuda gizli teşkilatlanmalar yerini almak sureti ile ''içerden yıkmak'' takdiği devreye sokulmuştur.
Bu doğrultuda,osm.imp. luğunu sınırlayan uç bölgelerde ve dahilindeki coğrafyalarda,bu doğrultuda tertiplenmeler başlar,bunun için,
1-Orta avrupada SIRPLAR,
2-Balkanlarda çıkış noktasında BULGARLAR
3-Kafkaslara hakim bölgede ve anadoluda yaygın olan ERMANİLER
4-Asya'da geniş coğrafyada var ARAB'lar
Bu milletler,yeri geldiğinde aşırı dindar hristiyanlık savunuculuğu,ermeniler için anadoluda hak sahibi olmaları,Arablar için ise İslamiyet'in gerçek sahibi oldukları ve bu soyun ileriki süreçte söz sahibi olması gerektiğinden yola çıkarak TÜRK'lerin halifelik makamını haketmediğinden dem vurarak osm.lıya karşı örgütlemişlerdir.
Bu doğrultuda çok paralar ve benzeri ödünler yanında,toprak vaadleri gibi bu halkları kazanımlar neticesinde,verimli topraklardan osm.lının sonunu getirme düşünceleri gerçekleştiğinde,yerine kurulan genç cumhuriyette tekrar bir imparatorluk kurmanın temelleri atıldığında,bu düşün sistemi tekrar hortlamaktadır.
Bunun için farklı düzen ve hileler tekrar bu coğrafyada harekete geçmesi gerekmektedir.Bunlarda,bu coğrafyada etle-tırnak olmuş milli manevi değerler üstünde büyük oyun oynamaktan geçer.Cumhuriyet tarihine kısaca bir gözatacak olursak,hep bu doğrultuda faaliyetler gözümüze çarpar,
Kürt ayaklanması,
Şey sait ayaklanması
Sağ-sol kavgaları ; özünden hareketle alevi-sünni çatışmalarına sebebiyet verme çalışmaları
PKK adı altında etnik ayrıma vardırılmaya çalışılan süni terörizeye,dış güçler tarafından desdek verilmesi.
Bu anlatılan suni gündemler,asılsız olaylar neden gösterilmesi,kimlerin ne amaçlara gençlerimizin eline silah verildiği hiçbir zaman haklı veya doğrulanabilir bir açıklaması yapılamamıştır.Amaç büyüyen cumhuriyetin kafasını her daim bir sorunla meşgul etmek yanında,ekonomik bir külfetinde ileriki süreçte ağır yaptırımlara maruz kalması üzerine inşa edilmiştir.
Bu bağlamda KÜRT olgusuna geçelim,eskiden ne olduğunu ailelerin nasıl iç içe olduğu veya beraberce katılan savaşları anlatmaya gerek yok.Ülke içerisinde var olan SÜNNİ-ALEVİ-ŞAFİ mesheplerin nasıl birbirine düşman edileceği burda büyük önem kazanıyor zira,-Türk'ün Türk'den başka dosdu yok- ve benzeri milli kavramların devlet yönetimi tarafından halka ögretilmesi,açıkta kalan bu mezhep çatışmalarını dahada önemli hale getirir.
Onun için var olan tüm meshepsel çatışmalar dış desdekli olarak örgütlenip tertiplendikden sonra,ayakda kalan bir tek KÜRT OLGUSU olur.Çünki,halkların veya ulusların içerden yıkılmasına veya emperyalizmin hedefe ulaşmakta en güvendiği sistem ''Halkları önce eğitimsiz sonra aç bırakacaksın'' ki istediğini yaptırasın ögretisine en uygun kürt olgusu olarak öne çıkar.
Bunda kademeli olarak devlet yönetimininde etkisi olduğu tartışılabilir,ancak sorun dış güçlerin maddi ve manevi desdekleri sonucu öne çıkışıdır.
Ülke içinde 1980 lere kürt olgusundan bahsetmenin mümkün olmadığı kadar halada bu konuda somut bir kayıt olmaksızın,içerde siyasal ikdidarların yerine göre siyasi ikdidarlarını sağlam temellere oturtmak için bazı konularda taviz vermeleri,yerine göre parasal olarak ülkenin zayıf kaldığı yerde bu bölgenin ihmal edilmesi,şartları kolaylaştırırken,bunda uluslararası ekonomik güç unsurlarının işlenmek üzere çok güzel fırsat doğurmuştur.
Bu doğrultuda İsmail SELEN paşa,Eşref BİTLİS paşa,Gaffar OKAN emn. amiri gibi şahıslar Türkiye içinde var olmayan terörize yollarca katledilip bu süreçte içbarışı sağlayacak unsurları yok etmişlerdir.
Dış güçler tarafından ise tarihi ipek yolu- üstünden başlayıp-Petrol yolu ve sonrasında maalesef Eroin yolu olarak var olan coğrafyada,bence ise -vaad edilmiş toprakların korunması- ideali doğrultusunda bu bölgede yerleşik olan halk örgütlenmelidir doğrultusunda gelişen bir olgudur.Dış güçlere göre, önce bir hedef koyacan sonra ise bu hedefde savaştırmaktır.
Başka bir açıklaması yokdur.
|