Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 17.02.2009, 23:19   #4
Efe Cemil Şeker
Yiğido
 
Efe Cemil Şeker - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Efe Cemil Şeker Şuan Efe Cemil Şeker isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 09.10.2009 13:25

Üyelik Tarihi: 11.12.2007
Yaş: 46
Mesajlar: 120
Tecrübe Puanı: 673 Efe Cemil Şeker FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Ergenekon Neden Sivas'ı Seçti !

ASIL HEDEF ERMENİLER DEĞİL, TÜRKİYE

Suikast girişimi ile gündeme gelen az sayıdaki Ermeni ise aslında kendilerini kentin haricinde hiç tutmuyor. Ermeni cemaati Sivas’ta bir nüfuz sahibi olmasa da kendi kimliklerini koruyarak rahat bir yaşam sürüyor. Bu kişiler üzerinden Türkiye’de bir çatışma ortamı oluşturulmaya çalışılıyor. Minas Durmaz Güler suikastı başarıya ulaşsaydı aynı Hrant Dink cinayeti sonrası “Hepimiz Ermeni’yiz!” türü sloganlar ortaya çıkacaktı görüşü hâkim. Ancak bu slogan bir süre sonra amacını aşmış, bir karşıt grup oluşturmuştu: Onlar “Hepimiz Türk’üz!” sloganıyla sokaklara dökülmüş, ülkenin milliyetçi damarı üzerinden bir oyun tezgâhlanmıştı. Sivaslılara göre şehir her iki sloganın atılmasına müsait bir yer değil. Kaos ve kargaşa kaçınılmaz.

Sivas’taki Ermenilerin hiçbiri devlet kurumlarında çalışmıyor, tamamı esnaflıkla geçimini sağlıyor. Bugüne kadar Ermeni cemaatine karşı “Buradan çekip gidin!” diyen çıkmadı. Sivas halkı tarafından etnik ve dinsel temelli bir tepki yaşanmadı. Minas Durmaz Güler’in küçük kardeşi Yervant Durmaz Güler, kendini 7 göbek Sivaslı olarak tanıtıyor, konuşması ve şivesi diğer Sivaslılarınkinden farklı değil. “Sivas’ta Ahmet neyse Yervant da odur.” diyerek bir Ermeni vatandaşın bu şehirde ayrım görmediğini, başkalarının kendilerine, kendilerinin de başkalarına böyle baktığını vurguluyor. 20 ay yaptığı askerliği boyunca da Ermeni kimliği hiç sorun olmamış. Sivas’a yakın bir köyden olduğunu anlatıyor. “Hiçbir Müslüman bunu onaylamaz.” diyerek suikast girişimine karşı etrafındakilerin tavrını anlatıyor. Esnaf arkadaşlarından, yakın çevresinden, ilkokul arkadaşlarından ‘geçmiş olsun’ mesajları almış, hüngür hüngür ağlayan arkadaşı ağabeyini de çok duygulandırmış. Arayıp soranlar arasında ülkücüler de bulunuyor. Babasının adının ‘Agop’ olduğunu hatırlatıp gizlenmek için hiç Müslüman adı kullanmadıklarını anlatıyor. Önce Sivasspor taraftarı, sonra Fenerbahçeli olduğunu söylüyor.

Sivas üzerinde bir oyun oynanıyor diyen Yervant Durmaz Güler, asıl hedefin Ermeniler değil, Türkiye olduğunu anlatıyor: “Avrupa Birliği nezdinde Türkiye zorda bırakılmak isteniyor. Suikast planlarının ortaya çıktığı ilk zamanlarda ağabeyim biraz endişeliydi. Halet-i ruhiyesi bozuktu. Birkaç gün dükkânı açmadı. Biz de ilk başta sadece sabahları dükkânı geç açtık ancak şimdi rahatça Sivas sokaklarında eskisi gibi dolaşıyoruz. Bir şeyler karıştırılmak isteniyor. Minas’ı öldürmekle ellerine ne geçecekti? 200 kişi ateş olsa nereyi yakar? O kişilerle ağabeyimin maddi manevi hiçbir ilişkisi yok. Tanımazdı bile. Hiçbir esnafla kavgamız da küskünlüğümüz de yok. Ama bir Sivaslı nasıl alet olur?”

Sivaslı Agop’un dört oğlu dünyaya gelmiş; bunlardan Minas ve Yervant, Sivas’ta yaşıyor. Diğer iki evlattan biri Samsun’da, öbürü ise Almanya’da ikamet ediyor. Minas Durmaz Güler, ‘Sivas işi’ diye ünlenen gümüş işlemeciliğini sürdürüyor, Yervant Durmaz Güler ise baba mesleğini devam ettiriyor, askerî malzeme dikip satıyor. Sivas dışında yaşayan kardeşlerini ise ‘gurbetlik’ diye anlatıyor. Ermeni aileler arasında evlilikler cemaat içinden yapılsa da Yervant Güler, Müslüman arkadaşlarının sayısının daha fazla olduğunu dile getiriyor. Hatta bir arkadaşının oğlunun kirveliğini de yapmış geçtiğimiz yıllarda. Üstelik kendilerinin iki bayramının yanı sıra Müslümanların da iki bayramını her yıl kutladıklarını, “Biz senede 4 bayram kutluyoruz, komşularımızın sevinçlerini de paylaşıyoruz.” diyerek anlatıyor.

Oturduğu apartmanda 15 haneden sadece kendilerinin Ermeni olduğunu söylüyor. Hatta apartmana ilk taşındıkları esnada kimi komşuları karşı çıkmasına rağmen bugün bütün komşularıyla ailecek sıcak ilişki içinde olduklarını ifade ediyor. Her yönüyle Sivas’ın içinde yaşıyorlar. Cemaat, dışa kapalı bir yaşam sürmüyor. Sivas’ta bir Ermeni kilisesi olmadığı için ibadetlerini evlerinde yapıyorlar, bayramlarda Kayseri’deki kilisede Ermeni aileler toplanıyor. 49 gün oruç tuttuklarını, komşularının bunu bildiğini ve saygı gösterdiğini anlatıyor. O da ramazanda oruç tutan Müslümanlara saygı gösterdiğini dile getiriyor. Hatta kendi oruçlarını bile çan sesi duyamadıkları için akşam ezanının okunmasından sonra açtıklarını kaydediyor. 1960’larda Gök Medrese, Çifte Minare gibi Sivas’ın simge eserlerinin arasında kalan büyük bir kilisenin dinamitle dönemin valisi tarafından yıkıldığını, bugün bu konuya hâlâ üzüldüklerini ifade ediyor.

Emniyet’in suikastı önlemesine ise ailece çok sevinmişler. 3 aylık koruma kalkanının caydırıcılık sağladığını düşünüyorlar. Birçok kişinin ‘geçmiş olsun’ dileklerinin partiler ve sivil toplum örgütleri tarafından da dillendirilmesini bekliyorlardı; ancak bugüne kadar böyle bir açıklama gelmedi.
__________________
Ne Anlattığınız Değil,Karşınızdakinin Ne Anladığı Önemlidir.
Efe Cemil Şeker isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla