Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 27.03.2009, 13:43   #54
barikat58
Usta Yiğido
 
barikat58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
barikat58 Şuan barikat58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 06.04.2016 18:19

Üyelik Tarihi: 03.01.2007
Mesajlar: 15.450
Tecrübe Puanı: 2270 barikat58 FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: Yiğidim Bunu da Aşar

YAZICIOĞLU ANLATIYOR

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Yazıcıoğlu 'En adi işkencelere maruz bırakıldık. İlk günler yemek ve su da vermiyorlardı. Daha sonra bir parça kuru ekmek bir de ağzımızı ıslatacak kadar su verildi' derken o günleri yeniden yaşıyordu

Mamak Cezaevi'nde 7.5 yıl yatan Muhsin Yazıcıoğlu: 20 gün gözlerimizi bantladılar Vücudumuza cereyan verdiler

12 EYLÜL 1980 ihtilalinin üzerinden tam 26 yıl geçti. Postal seslerinin tankların palet seslerine karıştığı o gün Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Ordunun idareye el koyduğu 12 Eylül darbesiyle siyasi partiler dernekler ve vakıfların kapılarına kilit vuruldu. Çok sayıda insan tutuklandı ve ağır cezalara çarptırıldı.

12 Eylül müdahalesinin ardından tutuklanarak idam talebiyle yargılanan isimlerden biri de bugünün Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'ydu... 'MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası' nedeniyle tutuklanan Yazıcıoğlu Mamak Cezaevi'nde ağır işkencelere uğradı. Beş buçuk yılı hücrede olmak üzere tam 7.5 yıl Mamak Cezaevi'nde kaldı. 'İdam' talebiyle yargılanan Yazıcıoğlu iddialar ispatlanamayınca serbest bırakıldı. Yazıcıoğlu yakalandığı günü cezaevinde yaşadıklarını ve darbenin üzerinden bunca yıl geçtikten sonra hissettiklerini Tercüman'a anlattı...

Önce anlattı sonra yaşadı

Darbenin olduğu gün Sivas'taymış Yazıcıoğlu. Ankara'ya gelmeden önce ailesinin yanına gitmiş ve olacakları da sanki gördüğü bir filmi anlatır gibi anlatmış. Tek söylemediği Mamak Cezaevi'nde karşılaşacağı işkenceler olmuş. O günleri şöyle anlatıyor:

'İhtilalin yapıldığı 12 Eylül 1980 sabahına karşı ben Sivas'ta bir bürokrat arkadaşımızın evinde misafirdim. Gece bir tanıdığımız telefonla uyandırdı ve 'Radyolar marş çalıyor' dedi. İhtilal olduğunu anlamıştık. Sokağa çıkma yasağı vardı ama ben gerekli tedbirleri alarak Sivas'a 45 dakika mesafedeki Şarkışla'nın Elmalı Köyü'ne gittim. Annem ve babama ihtilal olduğunu ama merak etmemelerini söyledim. 'Radyodan benimle ilgili 'Teslim ol' çağrısı yapılacak bir gün de yakalandığım söylenecek. Savcılar idam talebiyle cezalandırılmamı isteyecekler. Tabii bunun mahkeme safahatı var; o zaman zaten beraat edeceğim. Bunlar söylense de beni merak etmeyin' diyerek onlara teselli verdim.'

Bu konuşmaların ardından Yazıcıoğlu'nun istikameti gerginliğin başkenti Ankara olmuş. Yaşanan gelişmelerden dolayı ihtilalin sürpriz olmadığını söyleyen Yazıcıoğlu yakalandığı günü de şöyle anlatıyor:

'Aralık ayının sonlarıydı. Rahmetli Türkeş o dönemde çok haber gönderdi bana; 'Mutlaka yurt dışına çıksın' diye; ama ben ayrılmadım. Sayın Türkeş'in dışarı çıkmamı istemesinin nedeni çok ağır işkencelere ve kötü muameleye maruz kalmamamdı. Ben dışarı çıkmam halinde içerideki birçok arkadaşımın mağdur olacağını son kişi kalana kadar bunun uygun olmayacağını söyledim.

'Kapıyı kırarak içeri girdiler'

Nİhayet Kızılay'da kaldığım bir büroda gözaltına alındım. Dubleks bir apartman dairesiydi. İki kapısı vardı. Gözaltına almak için kapının zilini çaldıklarında ben 'Hazırlanıyorum' diye seslendim. İki kapıyı birden omuzlayarak patlattılar ve içeri girdiler. Gözaltına alır almaz önce bir tekme atıp hakaret ettiler sonra da gözümü bağlayıp meçhul bir yere götürdüler.'

Görevlilerin üslubundan bir nizamiyeden geçtiklerini anlamış Yazıcıoğlu. Götürüldüğü yer Mamak Cezaevi'nin C Bloğu'ydu. Burası suç işleyen askeri personelin disiplin merkeziydi. 'Orası düzenlenerek ülkücülere işkence merkezine dönüştürüldü' diyen Yazıcıoğlu ilk günler yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor: 'İşkence merkezine dönüştürülen yerde arkadaşlarımızla gözlerimiz bağlı olarak 20 gün kadar kaldım. İhtilalden sonra sağcıları Mamak C-5 Blok'ta solcuları Emniyet'te sorguladılar. Sağcılara solcu polis solculara sağcı polis görevlendirmek suretiyle bu insanların yaşadıkları acılar derinleştirildi. C-5'teki sorgulama sırasında gözlerimiz bağlıydı. Çırılçıplak soyundurularak dilimizden dişimizden tenasül uzvumuzdan ayak ve el parmaklarımızdan cereyan veriliyordu. Omuzlarımıza bağlanmış kalaslarla yukarıya çekip boşluktayken sorgulama yapıyorlardı. En adi işkencelere maruz bırakıldık. İlk günler yemek ve su da vermiyorlardı. Daha sonra bir parça kuru ekmek bir de ağzımızı ıslatacak kadar su verildi. Ardından da normal karavana yemeğe dönüldü. Yemek sırasında sağına soluna dönmemek sadece tabağına ve kaşığına bakmak kaydıyla gözlerimiz yarım açılıyordu. Yemeklerden sonra da hemen kapatılıyordu.'

Tırnağımı kaybettim

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu arkadaşımız Şenol Gezer'e 'Bir dönemin haksız uygulamalarına maruz kaldım ve kaldık. Anlattıklarım bir kişiden ziyade Ülkesine ve milletine bedel ödemiş bir gençliğin duygusudur. İşkence aaagahlarında maddi ve manevi kayıplar verdim. Maddi tarafı işkence izini halen taşıyor olmamdır. Sopalı işkencede sağ ayağımın ikinci parmağı zarar gördü. Kırılan tırnağım bir daha çıkmadı. Çorabımı her çıkardığımda o günler aklıma geliyor. Manevi tarafta ise terbiyesi ve hayası hiçe sayılmış hakaretlerle ezilmiş bir Muhsin Yazıcıoğlu var.

12 Eylül ihtilali sonrası sorgulamaların ardından cezaevinde kalan Yazıcıoğlu karıştır-barıştır diye tabir edilen solcularla sağcıların bir arada tutulduğu koğuşlarda büyük sıkıntı yaşadıklarını söyledi
'Kafes'te ezildik

12 EYLÜL 1980 ihtilaline kadar Türkiye'nin hemen her yerinden çatışma haberleri geliyordu. Ancak müdahaleyle birlikte silahlar birden susmuş herkes gelişmeleri öğrenmek için gününü radyo başında geçirir olmuştu. O dönem tutuklamalar birbirini izledi. Mamak Cezaevi ise tutuklananların toplandığı merkez durumundaydı. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da bu cezaevinde beş buçuk yılı hücrede olmak üzere tam 7.5 yıl kaldı.

İdam talebiyle yargılanan Yazıcıoğlu ilk günlerde sorgulama sırasında uğradığı işkencelerin ardından bu kez de 'karıştır-barıştır' adı altında sağcılar ile solcuların aynı ortama konulduğu yerde sıkıntılarla karşılaşmıştı. Yazıcıoğlu orada yaşadıklarını da şöyle anlatıyor:

'Karıştır-barıştır'lı zulüm kampı

'Mamak Cezaevi'nde işkencelerin en ağırını yaşamıştık. Daha sonra bizi Mamak A Blok'a geçirdiler. Etrafı demir parmaklıklarla çevrili 'Kafes' denilen yere alındık. Orada da hem maddi hem manevi işkence yapıldı. Karıştır-barıştır adı altında tam bir zulüm kampı inşa edildi.'

Kafes denilen bölümde talim-terbiye adı altında çeşitli faaliyetler yürütüldüğünü belirten Yazıcıoğlu 'Tutuklular uygun adım yürütülüp marşlar söyletiliyordu. Bu sırada hakaretler edilip kişilikler ezilerek insanlar silikleştirilmek isteniyordu. Marşlar okutulurken coplar kullanmak suretiyle bazı değerlerle aramıza mesafe koymamıza çabaladılar. İdealist kendi iradesiyle ülkesine hizmet eden çocukların kişilikleri ezildi' diye anlatıyor o günleri...

'İdamımız isteniyordu'

Sivas'ta anne ve babasına söyledikleri birer birer başına geliyordu Yazıcıoğlu'nun. Nihayet idamı da talep edilmişti. Önce 'insanları kin ve husumete sevk etmek ve totaliter rejim kurmak' iddiasıyla açılmış dava. Yazıcıoğlu sonraki süreci de şöyle anlatıyor:

'Bir delile rastlanamadı. Ellerindeki bilgiler böyle bir suçlamayı yapmalarına imkan vermiyordu. Bunun üzerine 'Devlet düzenini din esasına dayandırmak' iddiasıyla dava açtılar. O konuda da doğru dürüst bir delil bulamadılar. Artık tutuklu kalmamızın daha fazla mağduriyete sebep olacağı anlaşıldı. 7.5 yıl Mamak Cezaevi'nde kaldıktan sonra serbest kaldım. Davamız da 17 yıl sürüncemede bırakıldı. Hiçbir ceza almadım.'

not: mamak cezaevindeki işkence görüntüleri ve ozan arifin şiiri

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Konu barikat58 tarafından (27.03.2009 Saat 13:56 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Arka Arkaya Mesajlar Yazdığınızdan Dolayı Flood Önleyici Devreye Girdi.Mesajlar Sistem Tarafından Otomatik Olarak Birleştirilmiştir..
barikat58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla