Evet Turgut Özal Türkiye Cumhuriyet'inin bir başbakanı ve Cumhurbaşkanıydı ancak Kürt Kimliği değil İctimail Türklük kimliğiyle ki bu sebepten faydalı olmuştur, her ne kadar zararlı olduğu yanlar olmuşsa da. Türklük kimliğinin içtimai manasına en büyük örnektir Turgut Özal, yerinde bir tespit olmuş. Şimdi Kürt etnik kimliğini biz Kürt Millet Kimliği altına sokarsak ne olur diye konuşuyoruz biz sanırım

Yani Turgut Özal Türk kimliğini kendisiyle bağdaşlaştırmışken ve hatta bu yönde bir açılım dahi tatbik etmeye girişmemişken, bu örneği önümüzde tutarken şimdi nereden çıktı bu kimlikleştirme çabası diye sormak lazım...
Bulgaristan ve Yunanistan'la Türkiye'nin konumu bir değil evet bu yüzden bu denli sorunlar dönüyor ortada. PKK, dış mihrakların bu ülkede çıkardığı karışıklık olduğunu sen de ben de biliyoruz. Demek ki sorunu içeride aramamak gerekiyor. Şimdi biz dış mihrakların bize baskıyla kabul ettirmeye çalıştığı şeyleri kabul ediyoruz. Ben bu duruma değiniyorum.
İsrail'in vaad edilmiş toprakları yanında vaat edilmiş dünya egemenliği gibi bir megalo ideası varken sanırım toprak kıstası yetersiz kalıyor. Bakın Simon Ben Yahuda'nın mezarı başında 1800 konsülünde alınan ortak kararlardan birisi: "Vaat edilmiş topraklardan tüm dünyayı yönetecek konuma ulaşmak." Akabinde vaat edilmiş topraklara ulaşmak için İngiliz işbirliği(ki ingiltere de yahudiler o kadar güçlüdür ki, başbakanlık bile yaparlar. Örneğin: D'israili - İngiltere'nin adının İsrail olmasını öneren 2 dönem başbakanlık yapan bir insandır -) Ne oldu 1. Dünya savaşında o pek müslüman kardeşlerimiz bize karşı savaşma dı mı? Savaştı, üstelik halifenin ordusuna karşı ingiliz komutanların himayesi altında. Daha sonra ne oldu? Kudüs'te İngiliz komutanı: "Haçlı Seferlerinde Kudüsü Koruyan pis Türkleri yendik, hemde müslüman araplar sayesinde" derken yanında onu Arap askerleri koruyordu. Peki biz arap yarımadasına ne gibi bir politika uygulamıştık da böyle olmuştu? Açıklıyorum özerklik, siyasi serbestilik vs. Üstelik Osmanlı en çok yatırımı arap yarımdasına yapmışken ne oldu, işbirlikçi vaatler sonucu araplar bize karşı savaştı. Osmanlı'nın arap yarımadası üzerinde istidab politikası var denilebilir mi peki, hayır denilemez. Daha sonra noldu İngilizlerin güvencesi altında Arap şeyhleri Yahudileri Filistin topraklarına davet etti ki, vaat edilmiş topraklara atılan ilk adım idi. Bugün Kuzey Iraktaki Kürt yönetimini Amerika'nın dolayısıyla Yahudilerin emrinde olduğu bilinmekte. Yani vaat edilmiş topraklarda bir hedef daha başarıyla gerçekleştirildi. Şimdi geriye vaat edilmiş toprakların Fırat kısmında ve yine piyon Kürtler. Ne şekilde Kürtler önce özerkliğe ulaşmalarını sağlayan bir yol izlenecek, ki dil farklılığı, eğitim farklılığı, yönetim farklılığı ve kimlik farklılığı onların farklı bir toplum ve millet oluşturmalarına giden yegane yol. Üstelik bölgede ekonomik sorunlar varken, yani insanlar açken bu en kolay yola tekabül ediyor. Ee onlarca senedir Avrupadan ve Amerika'dan bize bu yönde bir açılım yapmamıza yönelik bir baskı varken, bugün böyle bir açılımın yapılıyor olması tesadüf olmasa gerek.
Neyse terörist şehre inmiş,meclise girmiş ama bu ayrı bir tartışma konusu değil. Bugün dağdaki terörist zihniyetini destekleyen, propagandasını yapan ve güçlü kalmasını sağlayan şehirdeki teröristtir. Sen şehirdeki teröristi susturamazsan her zaman dağa çıkacak kandırılmış gençler olacaktır. Yani sorunun kökü şehirdeki teröristlerken, sen şehirdeki teröristlerle ortak yönde hareket edersen sorun çözülmez, aksine büyür.
Diyoruzki devletin politikası yanlış, bu hükümet gelene kadar bitme noktasına gelen terör nası tekrar hortladı? Bu da ayrı bir sorundur, demekki yanlış yola bu hükümetle girmişiz ve devam ediyoruz. Bakın bugün kanallarda boy boy diyarbakırı, şırnak'ı, hakkari'yi galleyana getiren sözde yazarlar, sözde aydınlar boy gösteriyor. PKK'lı milletvekillerimiz var ve hergün Recep Tayyip Erdoğandan sonra en çok gördüğümüz kişiler oluyor. Bu yollamı terörle mücadele edeceksin. Bugün tanıdığın imtiyazlardan sonra, başka imtiyazlar istemeyecekler mi! Hayır tabiiki de isteyecekler ve bu sefer sesleri daha gür çıkacak, silahları daha vahşi olacak. Sen adamlara propaganda silahı veriyorsun, bu mu çözüm. Sen adamlara imtiyaz tanıyorsun, bu mü çözüm. Çözüm evet sadece dağda değil. Çözüm şehirde de, üniversitelerde de, ekonomide de... Ama bakıyorum senin çözümün ne şehirdeki teröristleri susturacak, ne üniversitelerdeki, ne de ekonomide ki. Neyin çözümü bu o zaman, bariz bir şekilde İsrail'in, Amerika'nın çözümü...