Alıntı:
goramaz Nickli Üyeden Al?nt?
Urumçi
siyasal mı okuyorsunuz tarih mi bilemiyorum ama bilgilerinizi burda paylaşmışsınız sağolun bunlara ben de katılıyorum.sorun burda değil
kısa vadede israilin emellerinden bahsetmişsem şuan topun agzındaki ülkelerden biri Türkiye..o yüzden Türkiye hiç olmazsa kendi sorunlarını çözebilmelidir.sorun var mı evet var . Türkiye bölgeye hakim olmalıdır .
açılım ekonomiktir, sosyaldir kültüreldir siyasidir hepsiyle bir bütün olarak bölgenin sorunlarına çözüm getilrmeli..
ancak hem sizle hem de bu açılıma karşı çıkan arkadaşlarla anlaşamadığımız nokta şu:
ben bir kürtün bir lazın çerkezin kendi dillerini öğrenmesini ve yasaklanmamasını özgürlük olarak görüyorum. siz ise taviz olarak görüyorsunuz.
|
Genel itibariyle hukukçuyum, az bucuk siyasetten ve tarihten anlamakla mükellefim yani, bunun yanı sıra dünya devlet sistemlerini de bilmekle mükellefim... Neyse konumuz bu değil.
dil toplumda öğrenilir, ailede öğreniliri. Ayrıca bizim dil kurslarına karşı çıktığımız filan yok.
Siz konuyu yakalayamamışsınız, biz etnik dillerin eğitim diline ve devlet diline sokulmasına karşıyız. Yoksa isteyen kürtçe konuşsun günlük hayatta, ya da lazca. Hatta lazca üzerinden gidelim kimse lazca konuşulmasından tedirgin olmuyor, lazlardan da. Peki niye. Mesela bugün Kafkas dilleri statüsünde pekala lazca dersi verilebilir, buna hiç kimse karşı gelmez. En milliyetçiler dahi. Peki neden?
Kültürel manada, İslam diniyle bütünleştiğimiz Kürtlerden çok farklı kültüre sahip değiliz, tabi töre cinayetlerini, berdel hususunu ve onların feodal boyunduruk kültürünü saymazsak. İşin kültürel aslı feodal boyundurukta olmalarıdır.Kürtleri feodal olarak sömürende gene Kürtlerdir malesef. Bakıyorum açılımda buna hiç değiniliyor mu, hayır. Peki Kürt kökenli vatandaşlarımızın ekonomik sorunlarına değiniliyor mu, elbette hayır. Peki doğudaki nufus artışının azaltılması için bir yaptırım var mı, hayır. Böyle bir açılımın siyasi vehametlerini ortaya seriyoruz sadece. Şimdi nufus artışı azalsın derken bu düşünceye doğuda değil tüm Türkiye'de hakimiz. Zira nufus artışı doğal kaynaklarımızın, paramızın daha çok kişiye bölünmesi, işsizlik sorununun artması ve kaynaklarımızı tüketmek demek. Bu yüzden ülke genelinde azalmalı ki bugün nüfus artışını dinamikleştiren doğu bölgeleridir. Bu realiteden yola çıkarak böyle bir aile planlamasına gidilmesini istiyoruz. Oysa başbakanımız ne diyor en az 3 çocuk yapın. En az üstelik...
Siyasal boyutlarına ulaşalım, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olan herkese Türk deniyor ve etnik kökenine bakılmaksızın bu vatandaşlık kimliği altında herkes eşit. İster seçme ister seçilme olsun, ister eğitim olsun, ister sağlık olsun, ister çalışma hakkı olsun Türk-Kürt diye bir ayrım yok.
Bu durumda siyasal açılım ne konuda yapılmalı, bugün adeta gövde gösterisi yapan siyasal görünüşlü terörist akımlar engellenmeli, oysa biz napıyoruz adeta müzakere yapıyoruz. Açılımda onlara tanışıyor onlarla ortak bir yol çizmeye çalışıyoruz. Adamların medya kuruluşlarında boy boy resimlerini, görüntülerini propagandalarını izliyoruz. Düşünün bu ülkede Türklük ve İslamiyet ülküsünü savunan düşünce televizyonlarda çoğu zaman yer bulamazken, bölücü örgütün siyasal partisinin delegeleri her gün canlı yayınlarda, haberlerde propaganda yapmakta. Terörist başına sayın diyenler, Apo'ya sayın dedikleri halleriyle televizyonlarda, meydanlarda, mecliste...
Şimdi soruyorum size demokratik hangi ülke buna musamma gösteriyor ve biz daha siyasi olarak ne kadar açılacağız?