GENELKURMAY BAŞKANLARINA…
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
(1984 ten itibaren Genelkurmay Başkanlığı yapmış/yapmakta olan Genelkurmay Başkanlarına…)
Sayın Paşalar,
Türk Milleti olarak askeri ortaokul/liselerden itibaren sizleri okuttuk, herbirinize tegmenliğinizden albaylığa kadar hiçbir başarı/meziyet gözetilmeksizin iş garantili bir hayat sunduk. Bu ulkede on tane işveren değiştirip güç bela 5000 prim gününü doldurup 600 Tl emekli maaşına bağlanabildiğine şükreden milyonlar varken her bir emekli albayımıza da 2,5-3 milyar emekli maaşı bağladık. Sizlerinde malumudur ki bugün emekli olupta yazlık-kışlık evini, megane arabasını alamamış ve çocuklarını okutamamış emekli albay sayısı pek fazla değildir.. Durum böyleyken Generalliğin getirdiği ekstra imkanlara değinmeye gerekte yoktur.
Peki millet olarak sizlerden ne bekledik?
İrticai tehditlerle mücadele etmenizi bekledik.
Atatürkçülüğe sahip çıkmanızı bekledik.
Türk Ulusunu tehdit eden bölücü terörü kavramanızı bekledik.
Bölücü terörle etkin mücadele etmenizi bekledik.
Türkiyenin üniter yapısını kollamanızı bekledik.
Hata mı ettik? Bunları bekleyerek ayıpmı ettik? Haddimizi mi aştık?
(Yoksa bunlar sizin ödevleriniz arasında değilmi? Değilse her fırsatta Türkiye Cumhuriyetini koruma kollama azminden dem vuruşunuz ve hatta bu uğurda darbe bile yapışınızın başka sebeplerimi var?)
Peki, sizler ne yaptınız?
İrticai akımlara en büyük itici gücü veren 12 Eylül darbesini yapan kimdir?
Her gelen siyasi iktidarın ”Atatürkçüyüz”diye diye Atatürkçülüğün altını oymasını engelleyemeyen kimdir?
Bünyenizdeki istihbaratçıların malum bölgeyle ilgili tespit ve raporlarını okumayan yada okuduysa bile anlamayan veyahut hasıraltı eden kimdir?
Geceleri 100-200 hatta 500 kişiyle basılan dağbaşındaki karakollarda 50-60 kişilik personeli kaderleriyle başbaşa bırakıp, basıldıklarında sabah gün ağarana kadar yardımlarına koşamayan kimdir? Harbiye Orduevini satılıp, parasıyla en az 20 tane modern karakol yapılabilecekken ödenek yokluğundan karakol inşaatlarının yarım bırakıldığını itiraf eden kimdir?
Bölücü terörle 25 sene mücadele ettikten sonra kim asfaltlanmayan yollar ve hala uzmanlaştırılamayan komando tugayları noktasına gelmiştir? Fiyasko sınıriçi/sınırötesi operasyonlara imza atan kimdir? Show haber kameralarinin binek otomobille girdigi meşhur Kandile giremeyen kimdir?
Bir bakanlıkta bir rezalet haberini aldığında muhtemelen ”ne gamsız bakanmış bu, istifa etmiyor!” serzenişinde bulunup Türk Subaylarının kafasına çuval geçirildiğinde koltuğundan kımıldamayan kimdir?
Aktütün, Dağlıca vb. gibi yaşanan her felaketin ardından topu ‘’siyasi irade”ye atıp, sorumlu olarak ‘’siyasi irade”yi işaret eden ama dağbaşında basılan karakollardaki personelin teröristi takip edip imha edemeyişiyle siyasi iradenin ne ilgisi olduğunu açıklayamayan kimdir?
Bir kuvvet komutanının 2 milyon dolarlık evi konu edilirken çıkıp ”hangimizin 2 milyon dolarlık mal varlığı yokki?” diyemeyerek sözkonusu komutanın sucunun carpitilmasina gözyuman kimdir?
Devlet kademelerindeki israf binbir türlü vergi yükü altında inim inim inleyen vatandaşın haklı tepkisini çekerken emeklilik keyfi için kendisine üstelik bir korgeneral nezaretinde lüks araba getirtilen kimdir?
En nihayetinde kendisine miras kalan Atatürkün ordusuyla 5000 kişilik eşkiyanın hakkından gelememekle ister istemez bugün yaşanan hayret verici tabloların hazırlayıcısı olan kimdir?
Vatan ve millet için elini taşın altına koyan gazi ve şehit yakınlarımızın artık yıllardır kendilerine okunan boş nutukların, boş demeçlerin farkına varıp Devlete küsmenin ötesinde kullanıldıkları hissiyle devletlerine öfke duyar hale gelmeleri son derece üzüntü vericidir, bu duruma yolaçıp devleti tartışılır hale getirmek kimsenin harcı değildir.
Her fırsatta eşzamanlı olarak görev yaptığınız siyasilerle uyum içinde çalışıldığı mesajı vermeniz karşısında vatandaşın olumsuz gidişatın faturasını sizlerede kesmesi son derece doğal değilmidir?
Ortada bir Siyasi irade zaafiyeti var ise ve kayıplarımızın sebebi bu zaafiyet ise vatandaşın bedelini canıyla ödediği bu zaafiyete rağmen o makamlarda oturulmaya devam edilmesine ne hoş bakması düşünülebilir nede hakkını helal etmesi…
Bugün gelinen durumu bu vatanın asker ve sivil evlatları 15-20 sene öncesinden yazıp çizmişken gelinen nokta, icimizden birilerinin ya bunları anlamadığı, ya öngöremediği yada görmezlikten geldiğinin düşünülmesine yolaçıyor.
Sizce hangisi Paşam???
Barış AYKUL
aykulbaris@gmail.com