Cevap: GÜNÜN HİKAYESİ
Kıbrıs Harekatı'nda yaşanmışbir olay bu. Savaş sırasında bir gün bizim askerlerden
birinin yanına bir başka Mehmetçik gelmiş. Biraz hoşbeşten sonra ailesine
ulaştırması için ona bir mektup vermiş. Bizimki "Kardeşim savaştayız. Kimin
ne olacağı belli değil ki. Belki sen gidersin de ben
kalırım" dese de diğer asker sürekli "Hayır sen gideceksin ben
kalacağım" diyormuş. Sonunda başa çıkamayınca razı olmuş. Mektubu götüreceğine söz
vermiş. Bir daha o askeri görmemiş. Bi süre sonra da
olayı unutmuş.
Savaştan yıllar sonra askerlikle ilgili eşyalarını karıştırırken
bir anda eline o mektup geçmiş. Verdiği sözü tutmamış olmanın
rahatsızlığıyla hemen mektubun üzerindeki adrese doğru yola çıkmış
"Döndüyse kendisini görürüm şehit olduysa ailesine başsağlığı dileyip mektubu veririm"
diye aklından geçiriyormuş.
Sonunda evi bulup kapıyı çalmış. Kapıyı açan yaşlı teyzeye Kıbrıs'ta birlikte savaştıkları oğullarından .
bir mektup getirdiğini kendisiyle görüşmek istediğini söylemiş. Kadın şaşkınlık içinde
adamı içeri buyur edip kocasının yanına götürmüş. Yaşlı adam olayı
dinledikten sonra "İyi de evladım bizim Kıbrıs'ta savaşan bir oğlumuz
yok ki" demiş. Ardından da diğer odaya gitmiş ve elinde
bi fotoğrafla geri dönmüş. Resmi bizimkine göstererek "Sana mektubu veren
bu muydu?" diye sormuş. Bizim Kıbrıs gazisinin gözleri parlamış: "Evet
işte bu askerdi. Ama Kıbrıs'ta savaşan oğlunuz yok demiştiniz." Anne
çoktan gözyaşlarına boğulmuşmuş bile. Baba ise başını sallayıp üzüntülü bi
sesle "Evet bu bizim oğlumuz. Ancak Kıbrıs'ta değil yıllar önce
Kore'de şehit oldu" demiş.
|