Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 08.02.2010, 15:34   #28
Kibrisli
Usta Yiğido
 
Kibrisli - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kibrisli Şuan Kibrisli isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 15.04.2015 04:22

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 4.738
Tecrübe Puanı: 1236 Kibrisli TAM BIR BEYEFENDIKibrisli TAM BIR BEYEFENDIKibrisli TAM BIR BEYEFENDIKibrisli TAM BIR BEYEFENDI
Standart Cevap: Atatürk'ün hakkında bilinmesi gereken 30 şey

Alıntı:
sandalli Nickli Üyeden Al?nt? Mesajı Göster
İslamda din adamlığı diye bir kavram yoktur, müslümanlar hıristiyanlıkta olduğu gibi din adamı veya din adamı olmayanlar şeklinde ayrılmazlar. İnsanlar ancak bilgi donanımına göre farklı kabuledilebilir. İnsanların kılık ve kıyafetleri ile değerlendirilmemesini savunduğunuz halde sarık ve cübbenin sadece din adamları tarafından giyilmesi gerektiğini vurgulamanız bence tezat oluşturuyor. Sarık sünnettir, sarıklı ve cübbeli olanların din adamı olarak kabul edilmeleri, onları din adamı olarak kabul edenlerin cahilliğindendir.
İslamda din adamlığı kavramı cumhuriyetten sonra başlayan batı özentisiyle ortaya çıkmıştır. Konuya bulaşmayayım dedim ama yine duramadım.
Abi, doğru diyorsun, İslam'da bir müslüman istediği zaman dini vecibesini din adamı olmadan yapabilir, ya da cemaate namaz kıldırmak için imam olmaya gerek yok ama imamlık ve din adamlığı Cumhuriyetle başladıysa Şeyhülislam ya da Osmanlı'daki imamlık müessesesi nedir? Ve Osmanlı'daki imamlık sadece siyasi değil askeri de bir görevdi.... Osmanlı Teskilât ve Kiyafet-i Askeriyesi adli eserinde Mahmut Sevket aynen söyle der: "Imam, basinda yesil çuhadan müdevveru's-sekl kalafat üzerine beyaz sarik sarip arkasina dar kollu kirmizi cübbe ve bunun altina sivâî entari ve bacagina dökme salvar iktisâ eder. Ve ayagina mavi mest ve pabuç giyer ve Mushaf-i Serif vaz'ina mahsus olan cüz kesesini boynuna asar idi." Ayrıca "Imam-i Hazret-i Aga" ünvanini haiz bir imam bulundugu gibi kapikulu sünûf-i askeriyesi ortalarindan her birinde dahi efrad-i askeriyeye talim-i serâit-i dîniyye etmek ve edây-i salât ile talkin, gasl ve tekfin vezâifi dahi ifa eylemek üzere bir imam mevcut idi. Ayrıca mahallelerdeki imamlar, Kahvede vaaz eder, çocuklara ders verir, cemaata yol gösterir, hasta ve fakirlerle ilgilenirlerdi. Yani aslında Osmanlı'da da devlete bağlı bir din adamı anlayışı vardı, onun dışında da şeyh, derviş ve kendini din adamı kisfesinde gösterip insanların dini düşüncelerini kullanarak ikbal elde edenler var ki bu ayrımın çeşitli şekillerde yapılması -şapka devrimi sadece bir tanesidir- halkın dini duyguları ile oynanmaması için en doğru harekettir düşüncesindeyim...

Saygılar abicim...
__________________
TÜRKİYE İÇİN AB'YE HAYIR

üzä kök tänri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun ilingin törüngün kim artatı udaçı erti?
Kibrisli isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla