Dilencilik yapan yaşlı kadınların kucaklarında taşıdıkları bebekler kimin? Bu çocuklar kaçırılıyor mu?
Sivas'ta sayıları hızla artan dilencilerin bu işte çocukları kullanmasının önlenmesi bekleniyor. Çocuklarla ilgili kapsamlı bir çalışma yapılması, istismarcı kişilerin kanunlar çerçevesinde cezalandırılması ve çocukların devlet güvencesi altına alınması isteniyor.
Türkiye'de çocuk istismarı, çocukların kaçırılması, çalıştırılması, eğitim gibi konular sık sık gündeme gelirken, Türkiye Büyük Millet Meclisi'de (TBMM) bu konuda yoğun çalışmalar yürütüyor.
Ancak çocukların, kentlerde küçük yaşta olmalarına rağmen çalışması, çalıştırılması, dilencilik yapan kişiler tarafından kullanılmasının önüne bir türlü geçilemiyor. Sivas'ta da özellikle son yıllarda dilencilik yapan kişilerin bebekleri ve çocukları kullanması, çocukların gece geç saatlere kadar mendil ve çekirdek satması dikkat çekiyor.
Özellikle dilencilik yapan kişiler tarafından “Duygu sömürüsü"nü daha etkili yapmak için bir araç olarak kullanılan çocuklarla ilgili çalışma yapılması bekleniyor. Sivas'ta sayıları hızla artan dilencilerin bu işte ‘duygu sömürüsü’ yapmak için kullandıkları çocukların, kendi çocukları olup olmadığının da araştırılması bekleniyor. Doğurganlık yaşını geçmiş kadınların kucaklarında bebeklerle dilencilik yapması 'bu çocuklar kaçırılıyor mu?’ şüphesini uyandırıyor.
Oldukça yaşlı olmalarına rağmen kucaklarında taşıdıkları bebeklerle, para dilenen kişilerin, duygu sömürüsü yapmak için kullandıkları bu çocukları kimden, ya da nereden aldıkları merak ediliyor.
Halkın da büyük tepkisini toplayan bu çirkin durum karşısında ilgili makamların, özellikle çocukların istismarını önlemeye yönelik çalışma başlatması bekleniyor.
Kentte örgütlü bir şekilde yer paylaşımı yaparak, dilencilik yaptıkları tahmin edilen bu kişilerin kullandıkları çocuklarının kendilerine ait olup olamadıklarının araştırılması ve cezalandırılması bekleniyor.
ÇOCUKLAR ELLERİNDEN ALINMALI MI?
Çocukları, dilencilik işlerinde kullanan kişilerle ilgili sert yaptırımlar uygulanmasını isteyen vatandaşlar, ilgili makamların bu konuda soruşturma başlatmasını ve çocukların kanunlar çerçevesinde alınarak yetiştirme yurtlarına yerleştirilmesini istiyor.
Bu kişilerin çocukları büyük çoğunluğunu istismar etmekle kalmayıp, zor yaşam koşullarına küçük yaşta maruz kalmalarına neden olduklarını, eğitim-öğretim hakkından mahrum bıraktıklarını ve layık olmadıkları bir yaşam biçiminin parçası haline getirildiklerini düşünen vatandaşlar, ilgili makamları bu konuda daha hassas olmaya çağırdı.
Küçük yaşta zor yaşam koşulları ile karşı karşıya kalan çocukların, dilenciliğe alıştığını ve büyüdüklerinde bu yaşantının içinden kurtulamadıklarını düşünen vatandaşlar devletin, bu konuda gereken müdahaleleri yapmasını istedi.
50-60 YAŞINDA KUCAĞINDA BEBEKLE…
İstasyon Caddesi'nde dilencilik yapan ve objektiflere takılan yaşlı bir kadın bu olumsuzluğun yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Yaşlı kadının kucağında taşıdığı bebeğin kime ait olduğunun sorulması üzerine sergilediği tavır, "Bu çocuklar" kaçırılıyor mu? Sorusunu akıllara getirdi. Yaşlı kadın objektiflere yakalanmak için yoğun çaba harcarken, hızla bölgeden uzaklaşarak tehtit ve hakaretler savurdu.
70 yaşındaki insanlar hamallık yaparak geçimini sağlarken, duygu sömürüsü ile hayatını sürdüren dilencilere vatandaşların tepkisi her geçen gün artmaya devam ediyor.
Kentte sayıları her geçen gün artan ve Sivaslı olmadıkları her hallerinden anlaşılan dilenciler, yalancılıkları ile de çileden çıkarıyor. İstasyon Caddesi ve Atatürk Caddesi başta olmak üzere yaya yoğunluğu olan bölgelerde sıklıkla rastlanan dilenciler, vatandaşlara gösterdikleri çirkin tepkiler nedeniyle de rahatsızlık uyandırıyor.
Oldukça yaşlı olmasına rağmen kucağındaki bebekle dilenmekten utanmayan yaşlı bir kadın vatandaşların 'o çocuk senin mi?' sorusuna çeşitli yalanlarla karşılık verdikten sonra bu yalanlarının arkasına ise bir dizi hakaret ekliyor.
Vatandaşın sabrını taşıran bu çirkin duruma ilgili makamların müdahale etmesi bekleniyor.
Dilencilere ve dilencilerin bu iş için çocukları kullanmasına karşı gösterilen tepkileri sürekli olarak gündeme getiren ve bu konunun yakın takipçisi olan gazetemiz, bu çirkinliğin üzerine gitmeye devam ediyor.
Dilencilerin kullandığı çocukların gerçekten kendi çocukları olup olmadığı bilinmiyor. Bu çocukların kaçırılıp bu tür işlerde vatandaşın vicdanına doğrultulan bir silah olarak kullanılabilme ihtimali de bir hayli yüksek.
BM ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİ...
TBMM Çocuk Hakları İzleme Komitesi'nin resmi internet sitesi olan
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] adresinde yer alan "Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi"
- Çocukların erişkinden farklı fiziksel, fizyolojik, davranış ve psikolojik özellikleri olduğu, sürekli büyüme ve gelişme gösterdiği bilincinin yerleşmesi, çocukların bakımının bir toplum sorunu olduğu ve bilimsel yaklaşımlarla herkesin bu sorumluluğu yüklenmesi gerektiği düşüncesi 20 Kasım 1959'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda "Çocuk Hakları Bildirgesi" ile kabul edilmiştir. On ilkeden oluşan bu bildirge aşağıdaki gibidir:
1. İlke: Tüm dünya çocukları bu bildirgedeki haklardan din, dil, ırk, renk, cinsiyet, milliyet, mülkiyet, siyasi, sosyal sınıf ayırımı yapılmaksızın yararlanmalıdır.
2. İlke: Çocuklar özel olarak korunmalı, yasa ve gerekli kurumların yardımı ile fiziksel, zihinsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak sağlıklı normal koşullar altında özgür ve onurunun zedelenmeyecek şekilde yetişmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla çıkarılacak yasalarda çocuğun en yüksek çıkarları gözetilmelidir
3. İlke: Her çocuğun doğduğu anda bir adı ve bir devletin vatandaşı olma hakkı vardır.
4. İlke: Çocuklar sosyal güvenlikten yararlanmalı, sağlıklı bir biçimde büyümesi için kendisine ve annesine doğum öncesi ve sonrası özel bakım ve korunma sağlanmalıdır. Çocuklara yeterli beslenme, barınma, dinlenme, oyun olanakları ile gerekli tıbbi bakım sağlanmalıdır.
5. İlke: Fiziksel, zihinsel ya da sosyal bakımdan özürlü çocuğa gerekli tedavi, eğitim ve bakım sağlanmalıdır.
6. İlke: Çocuğun kişiliğini geliştirmesi için anlayış ve sevgiye gereksinimi vardır. Anne ve babasının bakımı ve sorumluluğu altında her durumda bir sevgi ve güvenlik ortamında yetişmelidir. Küçük yaşlarda çocuğu annesinden ayırmamak için bütün olanaklar kullanılmalıdır. Ailesi ve yeterli maddi desteği olmayan çocuklara özel bakım sağlamak toplumun ve kurumların görevidir. Çocuk sayısı fazla olan ailelere devlet yardımı yapılmalıdır.
7. İlke: Genel kültür ve yeteneklerini, bireysel karar verme gücü, ahlaki ve toplumsal sorumluluğu geliştirecek ve topluma yararlı bir üye olmasını sağlayacak eğitim hakkı verilmelidir. Bu eğitimde sorumluluk önce ailenin olmalıdır. Eğitimin ilk aşamaları parasız ve zorunlu olmalıdır.
8. İlke: Çocuk her koşulda koruma ve kurtarma olanaklarından ilk yararlananlar arasında olmalıdır.
9. İlke: Çocuklar her türlü istismar, ihmal ve sömürüye karşı korunmalı ve hiçbir şekilde ticaret konusu olmamalıdır. Çocuk uygun bir asgari yaştan önce çalıştırılmayacak, sağlığını ve eğitimini tehlikeye sokacak fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişmesini engelleyecek bir işe girmeye zorlanmayacak ve izin verilmeyecektir.
10. İlke: Çocuk ırk, din ya da başka bir ayrımcılığı teşvik eden uygulamalardan korunacaktır. Anlayış, hoşgörü, insanlar arası dostluk, barış ve evrensel kardeşlik ortamında enerji ve yeteneklerini diğer insanların hizmetine sunulması gerektiği bilinciyle yetiştirilmelidir.
MUTLAKA MÜDAHALE EDİLMELİ
Çocukların istismarı, çalıştırılması ve dilencilik gibi işlerde kullanılması ile ilgili kapsamlı bir çalışma yapılması beklenirken, çocukları istismar eden (kullanan) kişiler hakkında da ilgili kanunlar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde hukuki işlem yapılması bekleniyor.
Ersan Arslan / Sivasın Sesi