Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 04.09.2010, 14:23   #592
ÖnceVatan_58
Usta Yiğido
 
ÖnceVatan_58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ÖnceVatan_58 Şuan ÖnceVatan_58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 15.07.2012 08:54

Üyelik Tarihi: 03.05.2008
Mesajlar: 3.605
Tecrübe Puanı: 1023 ÖnceVatan_58 FAZLA SÖZE GEREK YOKÖnceVatan_58 FAZLA SÖZE GEREK YOK
Standart Cevap: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz?

R.TAYYİP ERDOĞAN ANAYASA´DAN ÖNCE 2003 GİZLİ ABD GÖRÜŞMESİNİ AÇIKLASIN...

Malum R.T. Erdoğan partisini kurmadan önce ilk olarak ABD´ye gizlice gitmiş, Beyaz Saray´dan olur cevabını almış ardından da AKP´nin iktidar gelme süreci başlatılmıştı. ABD ile görüştüğünü sadece biz değil aynı zamanda eski milli görüşçü dostları da dillendiriyor.

Özellikle bu görüşme kamuoyu tarafından gizlenmiş, Başbakan olmadan ve AKP iktidara gelmeden önce sıradan bir parti başkanının ABD tarafından neden kabul edildiği açığa çıkarılmamıştı.

Tabii bu süreçteki en önemli noktalardan ve hiç gündeme getirilmeyen noktalardan biri de Cem Uzan'ın durduk yere ve birden bire piyasa sürülmesi.

Uzan'a kimlerin parti kurması yönünde telkinde bulunduğu ve ona öyle bir ortamın kimler tarafından hazırlandığı henüz açığa çıkmış değil.

Bu konu üzerinde durmamızın önemli sebeplerinden birisi Genç Parti'nin pohpohlanarak oy çalması ve çaldığı o oyların AKP'yi iktidar yapması. (AKP'nin iktidara gelmesinin ardından da Uzanın bitirme süreci başlatılmıştır)
Uzan'ın aldığı yüzde 7'lik oyun içerisinde MHP'den kopan oylarda vardı. Eğer Genç parti diye bir parti kurulmasaydı MHP o dönemde mecliste olacak AKP'nin yıkım politikalarının bu kadar yüz bulmasına müsaade etmeyecekti.

Tabii o dönemde sadece CHP'nin mecliste olması ve yaptığı bütün hamlelerle AKP'ye oy kazandırması da ayrı bir problem. Şuan da bile Kılıçdaroğlu'nun yaptığı konuşmalar, kullandığı cümleler tamamen AKP'nin işine yarıyor ve referandumda evet çıkmasına hizmet ediyor.

Meydanlarda anayasanın içerisindeki ihaneti, PKK'nın işine yarayacak maddeleri konuşmak yerine villalardan, kalpazanlıktan bahsetmesi sadece Tayyip efendi üzerinden siyaset yapması ne yazık ki AKP'nin işine yaramakla kalmıyor işbirlikçilere de hizmet ediyor.

Burada yapılması gereken şey, özellikle AKP'nin zaafiyetleri üzerinden siyaset yapmak olmalıdır.

Devletin birçok olanağını kullanarak Barzani-APO- Kandil pazarlıklarının içeriğinin Anayasa da saklı olmasını ve referandum sonrasındaki AKP'nin ihanet içerisinde yürüttüğü işbirlikçi projenin giderek daha da hızlanacağını halka anlatmak çok önemlidir.

MHP lideri Bahçeli tam da bu nokta üzerinden hareket ederek AKP'nin bir ihanet projesi olduğunu anlatmaya çalışıyor, halkı bilgilendiriyor.

Ancak D-tipi medya ile birlikte yandaş medya MHP'nin politikalarını ve anlatımlarını ya haberlerin ortasında yada sonunda görüyor. Yada hiç görmüyor.

Tayyip Radyo Televizyonu ile cemaat medyası ise zaten AKP'nin yandaş redaktörlüğünü yaparak bütün yazım organlarını, kalemşörlerini ve sözcülerini ekranda ve yazılı basında kullanarak evet yönünde beyin yıkama yapması ise devam ediyor.

Hayır kanadında ise medya ve entelektüel boşluğun büyük oranda olması ise yürütülen politikaya büyük bir darbe vuruyor.
Genel itibariyle hayır diyen entellerin çoğu halk tabanından uzak ve İslami bilinci zayıf olan solcu kişilerin olması, bu kişilerin halk tarafından kabul görmemesi ise ayrı bir dezavantaj oluşturuyor.
Halka yakın olan milliyetçi aydınlara ise ne yazık ki ne ekranlarda söz hakkı veriliyor nede devletin yardımı ile düzenlenen sivil toplum sempozyumlarında...

Görüldüğü gibi referandum sonucunun yaklaştığı bu süreçte bütün olanaklar evetçilerin lehinde hareket ettiriliyor.

Hayır cephesindeki CHP'nin yanlış bir politik söylemde olmasının yaptıkları AKP'nin işine yaradığını düşünülürse, ülkesini ve ülkesinin namusunu tek başına savunan MHP'nin bu süreçte tek başına ve yalnız kaldığı bir kez daha ortaya çıkıyor.

Üstelik bu yalnızlığa birde bu hareketin ekmeğini yiyen ve hareketin ünvanı ile geçinen bazı zavallılarda eklenince varın durumun vahametini siz değerlendirin.

Evet bu son süreçte zannediyorum yapılması gerek en önemli noktalardan birisi medyanın ve entelektüellerin etkin olarak kullanılmasının sağlanması...

Özellikle bugüne kadar ön plana çıkarılmayan milliyetçi aydınların bir şekilde harekete geçirilmesi ve etkin olarak halkla bütünleştirilmesi gerekiyor. Sadece kendi tabanına değil, oluşturacağı sempati ile de diğer tabanlardan destek görecek bir stratejinin benimsenmesi de akıldan çıkarılmamalıdır.
Şuanda AKP'yi meşrulaştırmaya çalışan ve toplum üzerinde bu kadar etkin olmasını sağlayan en büyük stratejilerin başında liboş ve eski dönme olan yazar ve entel takımı geliyor.

Özellikle TV ekranlarında bu şahısların sürekli AKP'yi övmesi onların politikalarını anlatması büyük bir etkinlik kazandırıyor.

AKP'nin karşısında olan solcu yazarlarında yaşam tarzları ve din dışı söylemlerinin olması halk üzerinde bir tesir oluşturmuyor ve sürece de hiç bir katkı sağlayamıyor, ayrıca oyların renginin dahi değişmesine sebep oluyorlar.

Meseleye her iki açıdan da bakıldığında AKP'den ziyade AKP'ye destek veren kolların birer birer refüze edilmesinden başlayarak sürece katkı sağlanabilir, hiç olmazsa yakın bir zaman dilimde bu kanatların etkisizleştirilmesi bile AKP'nin bir sonraki seçimde büyük bir darbe yemesine olanak sağlayacaktır.

Eğer yeni taktik ve stratejilerle bu süreçteki rüzgarın etkisi terse döndürülürse referandum sonrası AKP'nin bitirilme sürecinin de başlangıcı olacaktır.

Zannediyorum bitirilmesinin ardından da RTE'ye sorulacak ilk soru 2003'te ABD'de yaptığı gizli görüşmenin detayları olacaktır....

RAUF ATİLLA POLAT - ANAYURTHABER
ÖnceVatan_58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif