İstanbul Hükümeti ve işgal kuvvetleri, Sivas kongresine karşıydılar. İçişleri Bakanı, Sivas Valisine, kongreye gelenleri yerlerine iade edin, dinlemeyenleri de şiddetle cezalandırın talimatını vermiştir. Sivas’da bulunan bir Fransız binbaşı da kongrenin toplanması halinde, şehrin işgal edileceği tehdidinde bulunmuştu. Reşit Paşa bu tehdidi Mustafa Kemal’e bildirerek kongrenin Erzurum veya Erzincan’da toplanmasını önerdi. Mustafa Kemal işgal tehdidinin bir blöften ibaret olduğunu, İstanbul’daki Fransız yetkililerinin Anadolu hareketini benimsediklerini; Samsun’a asker getiren İngilizlerin, milletin direnci karşısında geri çekildiklerini hatırlatarak korkmaya mahal olmadığı, cevabını verdi. Reşit Paşa, Mustafa Kemal’e emirlerini ifa edeceğini, İstanbul’a da kongreye mani olunmamasını, gerekiyorsa kendisinin görevden alınmasını teklif etti. İstanbul ise, kongrenin engellenmesi ve Mustafa Kemal ile Rauf Bey’in tutuklanmaları için Reşit Paşa’yı sıkıştırmakta, bir taraftan da adı geçenleri diri veya ölü ele geçirmek için el altından girişimler
Bu gelişmeler esnasında, Mustafa Kemal Sivas Kongresinin biran önce toplanması için yapılan hazırlıkları hızlandırdı. Ancak Sivas’ta Doğu illerinin nasıl temsil edileceği tartışma konusuydu. Yeni seçimler yapılması için zaman yoktu. Mustafa Kemal’in teklifi uyarınca, Temsil Heyetinin Doğu illeri adına konuşması benimsendi. Diğer bir sorun Sivas’a yapılacak yolculuk masrafının nasıl karşılanacağıydı. Bu sorun Emekli Binbaşı Süleyman Bey’in vermiş olduğu 900 liraya 100 lira eklenmek suretiyle çözümlendi. Böylece gerekli hazırlıkları tamamlayan heyet 29 Ağustos 1919’da Sivas’a doğru yola çıktı. Amaç tek tepe, tek kurşun kalıncaya, millî bağımsızlığı sağlayıncaya kadar, mücadele etmek ve yurt bütününü temsil edecek bir örgüt oluşturmaktır. Heyetin parolası şudur: Ya istiklâl, Ya ölüm!
Heyet 5 gün süren bir yolculuktan sonra 2 Eylül akşamı, Sivas’a ulaştı ve İstanbul Hükümeti’nin engelleyici tutumuna rağmen, halk tarafından coşkuyla karşılandı.
SİVAS KONGRESİ: MUSTAFA KEMAL HALK ÖNDERİ
Kongre 4 Eylül 1919 Perşembe günü saat 14:00’de Sivas Lisesi’nde çalışmaya başladı. Temsil Heyeti Başkanı ve davet sahibi sıfatıyla ilk konuşmayı Mustafa Kemal yaptı. Temsil Heyeti Başkanı mütarekeden beri meydana gelen ve vatan topraklarını parçalamayı hedefleyen işgalleri, Batı’da Yunan, Doğu’da Ermeni zulümlerini dile getirdi. İstanbul Hükümeti’nin millî haklara sahip çıkmadan âciz kaldığını gören halkın yurt topraklarını korumak için teşekküller oluşturduğunu belirtti. İstanbul Hükümeti’nin milletin hak isteyen sesini boğmak istediğini vurgulayarak kongreden vatanın yekpare, milletin yek vücut olduğunu gösterir bir karar alınmasını istedi.
Ardından gizli oyla yapılan kongre başkanlığı seçimini 3 olumsuz oya karşılık büyük ekseriyetle Mustafa Kemal seçildi.
Kongrenin gündeminde iki önemli konu vardı. 1- Erzurum Kongresi’nde kabul edilen tüzük ve bildirinin yurt bütünlüğünü kapsayacak şekilde gözden geçirilmesi, 2- Kongre üyelerinden 25 kişinin hazırladığı manda ile ilgili raporun görüşülmesi.
Ancak kongre, ilk 3 gününü, İttihatçı olmadıklarını belirten bir yemin yapılması konusu ile Padişah’a yazılacak telgrafı hazırlamakla geçirdi.
Kongrenin 4. günü esas gündem maddelerine geçildi. Önce Erzurum Kongresi’nde kabul edilen tüzük ve bildiri üzerinde yapılacak değişiklik görüşüldü ve karara bağlandı. Yapılan değişikliğe göre:
1) Cemiyetin adı “Şarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” iken bütün ülkeyi kapsayacak şekilde “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” oldu.
2) “Temsil Heyeti Şarkî Anadolu’nun umumi heyetini temsil eder.” yerine “Temsil Heyeti vatanın tamamını temsil eder” denildi ve Temsil Heyetine altı üye ilâve edildi.
3) “Her türlü işgal ve mücadeleyi, Rumluk ve Ermenilik teşkili gayesine yönelik kabul edeceğimizden hep birlikte savunma ve direnme esası kabul edilmiştir.” yerine; “Her türlü işgale ve müdahalelerin ve billhassa Rumluk ve Ermenilik gayesine yönelik hareketlerin reddi hususlarında hep birlikte savunma ve direnme esası kabul edilmiştir.” denildi. Böylece İtilâf Devletlerine karşı da vaziyet alınmış oluyordu.
4) “Osmanlı Hükümeti, devletlerin baskısı karşısında buraları (Doğu Anadolu İlleri) terk ve ihmal etmek zorunda bulunduğu anlaşıldığı taktirde, alınacak idarî, siyasî, askerî vaziyetlerin tayin ve tesbiti maddesindeki bunları yerine, mülkümüzün herhangi bir parçasını terk ve ihmal etmek...” şeklinde değiştirildi
Bu değişikliklerle Erzurum Kongresi’nin tespit ettiği esaslar yurt bütününde geçerli, olmak üzere benimsenmiş ve millî hakların savunulması ve hükümetin millî hakları koruyamayacak bir vaziyete düşmesi halinde, yönetime el koyacak bir örgüt oluşturulmuştur. Amaç birdir: Millî iradeye dayanarak köleliğe, esarete karşı çıkmak, vatanın bütünlüğünü ve devletin bağımsızlığını korumaktır.
SİVAS KONGRESİ VE ATATÜRK’ÜN SİYASİ KARİYERİ
Sivas Kongresinin Atatürk’ün siyasi kariyeri ve Türk İnkılâp Tarihi açısından önemli bir yeri vardır. Şöyle ki: Kongre kararları ile millî bağımsızlığın esasları ve millî sınırlar tespit edilmiş, millî hakları korumak ve kollamak için yurt bütününü temsil edecek bir örgüt oluşturulmuştur. Ayrıca millî iradeyi temsil edecek bir meclisin gerçekleşmesi için biran önce seçim yapılması, hükümetin görev yapamaması halinde geçici bir hükümetin kurulması öngörülmüştür.
Mustafa Kemal 9 Temmuz 1919’dan itibaren Millî Mücadele’ ye bir halk adamı, bir mücahit olarak katılmıştı. 7 Ağustos’tan beri Doğu Anadolu halkı adına konuşma yetkisine haizdi. 12 Eylül’den itibaren artık Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı sıfatıyla Türkiye adına konuşma ve faaliyette bulunma imkânını elde etmiştir. O artık bir halk lideridir. Bu yeni görev onu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına kadar götürecektir.
Alıntı
91. YIL KUTLU, MEKANINIZ CENNET OLSUN SAYGILAR SUNUYORUM..