Warnung: Illegal offset type in [path]/includes/functions_post_thanks.php (Zeile 110)
Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar - Tekil Mesaj Gösterimi - ÖLÜM GELİNCE...
Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 17.09.2010, 08:55   #5
Kardelencicegi
Navigator
 
Kardelencicegi - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kardelencicegi Şuan Kardelencicegi isimli Üye şimdilik offline Konumundadır

Üyelik Tarihi: 27.10.2008
Yaş: 59
Mesajlar: 48.623
Tecrübe Puanı: 5514 Kardelencicegi ist ein wunderbarer AnblickKardelencicegi ist ein wunderbarer AnblickKardelencicegi ist ein wunderbarer AnblickKardelencicegi ist ein wunderbarer AnblickKardelencicegi ist ein wunderbarer AnblickKardelencicegi ist ein wunderbarer Anblick
Standart Cevap: ÖLÜM GELİNCE...

Bedenin tıbbi ölümü ile, Kuran'da tarif edilen ölüm cok fark


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]




Nasıl öleceğinizi, ölümün nasıl bir şey olduğunu, ölürken neler
olacağını hiç düşündünüz mü?
Şimdiye dek, önce ölüp sonra da dirilerek insanlar arasına dönen ve neler görüp,
neler hissettiğini anlatan hiç kimse olmamıştır.
Bu nedenle ölümün nasıl bir durum olduğunu, bir insanın ölüm anında
neler hissettiğini bilmemize teknik olarak imkan yoktur.
Ancak insana hayatını veren ve zamanı gelince de geri alan Allah,
ölümün nasıl gerçekleştiğini Kitabında bizlere bildirmiştir.
Bu nedenle, ölümün nasıl gerçekleştiğini, ölmekte olan bir insanın
gerçekte neler yaşayıp, neler hissettiğini ancak Kuran'dan öğrenebiliriz.
Kuran'a baktığımızda ise oldukça önemli bir gerçekle karşılaşırız. Çünkü Kuran'da haber verilen ve tarif edilen ölüm, "tıbbi ölüm"den, yani diğer insanlar tarafından gözlemlenen ölümden çok farklıdır.
Öncelikle, bazı ayetlerde ölüm anında, ölecek kişi tarafından görülen, fakat diğer insanlar tarafından gözlemlenemeyen olaylar yaşandığı bize haber verilir. Vakıa Suresi'nde şöyle buyrulmaktadır:
Hele can boğaza gelip dayandığında, Ki o sırada siz (sadece) bakıp, durursunuz, Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz. (Vakıa Suresi, 83-85)
Bir başka ayette de, bu "gözlemlenemeyen olaylar"ın inkarcılar için bir zorluk anı olduğundan şöyle bahsedilir:
Onların ne malları, ne de evlatları seni imrendirmesin. Allah, onları dünyada bunlarla cezalandırmayı ve canlarının kâfir olarak çıkmasını murad ediyor başka degil (Tevbe Suresi, 85)



Buna karşın, müminlerin ölümü ise "güzellikle" olur:
Takva sahipleri o kimselerdir ki, melekler, canlarını hoş ve rahat halde alırlar.
"Selam size, yapmış olduğunuz güzel işlerin mükafatı olarak girin cennet'e..."
derler. (Nahl Suresi, 32)
İşte bu ayetlerde bize ölüm hakkında çok önemli ve değişmez gerçekler haber verilir:
Ölüm anında, ölen kişinin yaşadıkları ile dışarıda onu izleyen kişilerin
gördükleri şeyler çok farklıdır.
Örneğin hayatı boyunca iflah olmamışazılı bir inkarcı,
dışarıdan bakıldığında, uykusu sırasında ölmüşgibi algılanabilir.
Oysa o anda başka bir boyuta geçen ruhu, büyük acılar içinde ölümü tadmaktadır.
Ya da tam tersine, acı çektiği sanılan bir müminin ruhu, ayette
de bildirildiği gibi bedeninden, melekler tarafından "güzellikle" ayrılır.
Kısaca, "bedenin tıbbi ölümü" ile, Kuran'da tarif edilen ölüm
gerçekte çok farklı olaylardır.
İşte "tadılan" bu gerçek ölüm, az önce belirttiğimiz gibi inkarcılar
için büyük bir azap, müminler içinse büyük bir nimet ve güzelliktir.
İnkarcıların canlarının "zorluk" içinde çıktığı da Kuran'da bildirilir.
Ayetlerde bu "zorluk" ayrıntılı olarak tarif edilir.


- Ölüm anında inkarcının sırtına ve yüzüne vurularak canının alınması:
Melekler onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak?
.Bu onların Allah'ı gazablandıran şeylere uymaları ve O'nun rızasına sebep
olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır.
Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.
. (Muhammed Suresi, 27-28)
- Ölümün şiddetli sarsıntıları ve meleklerin inkarcıya ölüm anında,
ebedi azaplarını müjdelemeleri:
... Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde:
"bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim"
diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir?
O zalimlerin halini ölüm şiddeti içindeyken bir görsen!
Melekler onlara ellerini uzatırlar ve:" Ruhunuzu teslim edin.
Bugün, Allah'a karşı haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşı
böbürlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azapla cezalandıralacaksınız" derler.
..Bugün, sizi ilk defa yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza
geldiniz, size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız.
Allah'ın size göre ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına, şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bütün bağlar artık
kesilmiş, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir.
(Enam Suresi, 93-94)
Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vura vura ve
"Tadın bakalım cehennem azabını!" diye diye canlarını alırken hallerini bir görmeliydin.
..İşte bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdiğiniz bir sonuçtur.
Hiç şüphesiz Allah, kullarına hiçbir şekilde zalim biri değildir.
(Enfal Suresi, 50-51)
Ayetlerden açıkça anlaşıldığı gibi, inkar eden bir kişinin ölümü kendisi
için büyük bir azaptır.
Dışarıdaki yakınları onun rahat yatağında huzurlu bir şekilde öldüğünü
sanırlarken o, gerçekte, maddi ve manevi çok büyük bir azabın içine girmiştir.
Ölüm melekleri, acı vererek ve aşağılayarak onun canını bedeninden çıkarırlar.
Kuran'da, bu melekler, inkarcıların canlarını bedenlerinden,
"ta en derinden acıyla sökerek çıkaranlar"
(Naziat Suresi, 1) olarak tarif edilirler.



1 - Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara,
2 - Usulcacık çekenlere,
3 - Yüzüp yüzüp gidenlere,
4 - Yarışıp geçenlere,
5 - Derken bir iş çevirenlere kasem olsun (ki kıyamet var).
6 - O gün deprem sarsar,
7 - Onu ikinci bir sarsıntı izler.
8 - Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar.
9 - Gözler kalkmaz saygıdan.
10 - Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?
11 - "Biz, çürümüş kemikler olduktan sonra ha?"
12 - "Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.
13 - Fakat o bir tek haykırıştır.
14 - Bir de bakarsın hepsi meydandadır. (Naziat Suresi)



Başka ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:
26 - Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,
27 - "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.
28- Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.
29 - Bacak bacağa dolaşır..(Kıyamet Suresi)
İşte inkarcı, artık hayatı boyunca inkar
etmişolduğu o büyük gerçekle yüzyüzedir.
Ölümle birlikte, yaşamı boyunca işlediği büyük suçun,
inkarının cezasını çekmeye başlayacaktır
. Meleklerin sırtına vura vura, canını en derinden sökerek almaları,
kendisini bekleyen sonsuz azabın yalnızca çok hafif bir başlangıcıdır.
Bunun aksine, ölüm, mümin için büyük bir mutluluk ve neşenin başlangıcıdır.
Ruhu en derinden acıyla sökülen inkarcının aksine müminin ruhu,
"yumuşacık çekip alanlar" tarafından
(Naziat Suresi, 2), "güzellikle" ve "selamla" (Nahl Suresi, 32),
adeta uykuda ruhun acısızca bedenden ayrılıp farklı bir boyuta geçmesi gibi alınır.
Ölümün gerçeği işte budur. Dışarıdaki insanlar, yalnızca tıbbi ölümü bilirler; hayati fonksiyonları sona ermek üzere olan bir beden görürler.
Ölen kimseyi seyredenler, ne onun yüzüne ve sırtına vurulduğunu
, ne ayaklarının dolaştığını, ne de canının köprücük kemiğine dayandığını görürler.
Bu görüntü ve hislerle yalnızca ölen kişinin ruhu muhatap olur. Oysa gerçek ölüm, dışarıda insanların göremeyeceği bir boyutta ölen kişi tarafından bütün yönleriyle "tadılmakta"dır. Bir başka deyişle, ölüm sırasında yaşanan olay, bir "boyut değişikliği"dir.



Müminin Ölümü:
- Kaçınılmaz olduğunu bildiği ve yaşamı süresince hazırlık yaptığı ölümle karşılaşır.
- Canını almaya gelen melekler ona selam verip, onu cennetle müjdelerler.
- Melekler güzellikle canını alırlar.
- Ruhu bedeninden yumuşakça çekilip alınır.
- Arkasından gelecek müminleri müjdelemek, Allah'ın vaadinin hak olduğunu ve müminler için bir korku ve üzüntü olmadığını haber vermek ister. Ama buna izin verilmez.

İnkarcının Ölümü:
- Hayatı boyunca kendisinden kaçıp durduğu ölümle buluşur.
- Ölümü şiddetli sarsıntılar içinde olur.
- Melekler, ellerini ona doğru uzatır ve onu alçaltıcı ve yakıcı bir azapla müjdelerler.
- Melekler, yüzüne ve sırtına vura vura canını alırlar.
- Ruhu en derinden acıyla sökülür.
- Ruhu köprücük kemiklerine kadar çekilir ve son müdahale yapılır.
- Canı o inkar içindeyken zorluk içinde çıkar.
- Ölümle yüzyüze geldiği andaki imanı ve tevbesi kabul edilmez.
-Gerçeği görmenin verdiği büyük pişmanlık içinde Allah'tan kendisini dünyaya geri çevirmesini ve kaybettiği ömrünü telafi etmeyi talep eder. Ama bu isteği kabul edilmez.
Dışarıdaki insanların gördüğü "tıbbi ölüm"ün de insana ders veren çok önemli bir yönü vardır. Tıbbi ölümün insan bedenini yok edişi, insana çok önemli bazı gerçekleri kavrama fırsatı verir. Bu nedenle, gerçek ölümün ardından söz konusu tıbbi ölüme de değinmek, hepimizin bedenini bekleyen mezar hakkında biraz düşünmek gerekir.


C)alinti





[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]






[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
Kardelencicegi isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 5 Kullanıcı Kardelencicegi'e Teşekkür Ediyor...