|
Usta Yiğido
burak5866 Şuan
Son Aktivite: 19.08.2021 15:47
Üyelik Tarihi: 10.12.2008
Yaş: 36
Mesajlar: 2.221
Tecrübe Puanı: 863 
|
Cevap: Dosta Mektuplar-Zeki Sarılar
SİYASETİN S'Sİ
Siyaset yapmak güzel bir hizmettir. Siyaseti sadece ruhumuzu tatmin etmek için yapmamak gerekir.Siyaseti, tabii olduğumuz mahallemize, ilçemize. İlimize, ülkemize ve en sonrada insanlığa hizmet için yapmak gerekir.Onurlu olanı da budur.
Ama günümüzde siyaseti böyle yapanlar da var, yapmayanlar da var.Düzgün yapana canım feda,eğri büğrü yapana ise lanet olsun diyorum.Sivas’ımız çok partili dönemin başlangıcından bu güne kadar bir çok siyasetçiyi seçerek Ankara’ya göndermiştir.Bunlardan kimi öyle kimi böyle bir şekilde sahneye çıkmış siyaset yapmış ve gitmiştir.Şöyle bir belleğimi yokladığım da iz bırakanların, bir elin parmak sayısı kadar dahi olmadığını görüyorum.
Bundan başka yerelde de hizmet etmek içinde Muhtarından tutun sendikacısına,dernekçisinden tutun belediye başkanına kadar bir çok insan, siyaset sahnemiz de yerlerini almışlar ve gitmişlerdir.Ölenlere Allah dan rahmet,sağ olanlara ise uzun ömürler diliyorum.Yerel siyasetçilerden de hafızamda kalanların yine aynı sayıda olduğunu düşünüyor,ve bunun hikmetini de bir türlü anlayabilmiş değilim.Demek ki hafızalarımıza kazınacak hiçbir şey yapmayanlar çok sayıda.
Allah nasip etti ülkemin başka bir köşesine hizmet vermeye çalışıyorum.Malatya ile Sivas’ı karşılaştırdığımda çok değil otuz yıl önce Malatya’nın iki katı olan Sivas’ın ,bugün nerdeyse Malatya’nın yarısı kadar büyüklükte olduğunu üzülerek müşahede ettim.Bir bölgenin gelişip ve büyümesin de o şehrin insanın ve siyasetçisinin ne kadar etkili olduğunu çok açık bir şekilde gördüm. Ama bizim bunu nasıl beceremediğimizi de üzülerek gördüm .Ya siyasetçilerimize sahip çıkamamışız yada siyasetçilerimiz memleketimize sahip çıkmamışlar.Şöyle ki ne zaman Sivas’ımız azıcık toparlanıp bir ayağa kalkacak olsa üzücü bir olay yaşayıp tekrar geriye doğru hareket etmişiz.Benim aklımın yettiği kadarıyla 1967,1978,1993 ve en son da 2009 olan üzücü olaylar Sivas’ın hep geriye doğru gitmesine sebep olmuştur.1967 de yaşanan olaylar sanayi atılımının durmasına sebep olmuş ve Sivas dan ciddi anlamda küçük sanayici göç etmiştir.1978 de yaşanan olaylar köylerden büyük anlamda göç sebep olmuş bu da Sivas’ta hayvancılığın giderek bitmesine neden olmuştur.1993 de yaşanan olaylar da ise devlet Sivas’ı terk etmiştir. En son da 2009 da İki büyük siyaset adamından birinin ölümü ve birinin de etkisiz hale gelmesi neticesinde 2009 a kadar yerelde ateşlenen ileriye doğru giden atılım ve kalkınma hamlesi sekteye uğramıştır.İşte bütün bu olaylarda siyasetçilerimiz, toparlayıcı olması gerekirken, Sivas’ı toparlamamışlar ve Sivas halkının kaderine seyirci kalmışlardır..
Dedim ya siyasetçilerimizden bazıları hep vesayet altında kalmışlar . Ve bunlar hep birilerinden korkarak , saklanarak siyaset yapmışlardır.Ya yapılanı yıkmışlar,ya da geçmişi yok sayarak sil baştan yapmışlar.Doğrularını bile savunamayan bu aktörler, etrafımızı sarmış ve bizleri ters bir sarmalın içine hapsetmişler.Ben daha çok yaptım, ben daha çok hizmet ettim ve ya edeceğim gibi laflarla hep Sivas’ın vaktini çalmışlar. Adeta Sivas halkı ile de alay etmişler.Çünkü bu aktörler güçlerini halktan almışlar. Bu tür siyasetçilerin ayaklarının altında adeta sabun kalıbı vardır, dokunsan kayacakmış gibi korkarlar. Onun için de,ya birine, ya da birilerine sarılmışlardır. Hokkabazlarının yerine vezirlerini, vezirlerinin yerine de hokkabazlarını seçtikleri için de çoğu zaman da hata yaparak yanlış yapmışlar.Halbuki güçlerini halktan alan liderler asla vesayet altında olmazlar ,doğru bildiklerini söylerler,yaparlar ve savunurlar.Bunun en güzel örneği Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN değilimdir.Yaptığı işere bir bakın, benim diyen her siyasetçinin el atamayacağı bir çok konuya, halkın verdiği güçle başarıyla el atmıştır.İster beğenelim, ister beğenmeyelim.Doğru yapmış veya yanlış yapmış bunu tarih yargılar. Onun için siyasette;
Seveceksin ki memleketini, insanı da seni sevsin,
İnanacaksın ki yaptıklarına, arkasında kalasın,
Yalakalara taviz vermeyeceksin ki , herkes arkandan gelsin,
Atak ve aydın görüşlü olacaksın ki, memleketini ileriye götüresin,
Samimi olacaksın ki , dostların seni terk etmesin,
Emin ve erdemli olacaksın ki, herkes sana güvensin,
Tek başına kalmaktan korkup doğru söylemekten vaaz geçmeyeceksin ki,yalnız kalmayasın.
İşte böyle; siyasetin ‘S’ si olmak çok zor.
Derler ya sen daha siyasetin ‘’S’’ i bile olamazsın.
Eğer Siyasetin ‘S’ olmak itersen;
HZ MEVLANA’NIN dediği gibi;
Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol,her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
__________________
gençliğine güvenip vakit çok erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken...
|