Alıntı:
mansur58 Nickli Üyeden Al?nt?
İslam cografyasında yaşayan komunistleri, konuşup muhabbet etmeden müslumanlardan ayırmak oldukca zordur. Uzak ve yakın çevremde karşılaştığım ne kadar komunist (ateist) insan varsa genel anlamda; “ inançsal olarak komunist, kültürel olarak müsluman” olduklarını gördüm.
Yazı başlığındaki “ Bizim komunistler müslumandır” ifadesini, kültürel bakımdan müsluman gibi davrandıklarından yola çıkarak kullandım ki bunun böyle olup olmadığını birlikte analiz edelim.
- Selam alıp verirler.
- İnşallah , maşallah, Allah rızası için, Allaha ısmarladık, sen hiç Allah tan korkmaz kuldan utanmazmısın, kerameti kendinden menkul sanma, dervişin fikri neyse zikride odur… gibi terimleri bir musluman kadar olmasa da kulanırlar.
- Zaman zaman besmele okurlar.
-
- Kurban kesmeseler bile etlerinden yerler.
-
- Dini bayram tebriklerini kabul eder veya yakınlarının bayramlarını tebrik ederler. Hatta kendilerine bayram tebrigi yapmak üzere gelenler için bizler gibi ön hazırlıklar yapıp izzet-i ikramda bulunmayı da ihmal etmezler.
-
- Hacca giden yakınlarını ugurlamaya katıldıkları gibi hacdan dönenleride ziyaret ederler.
- Bir din alimiyle, cami hocasıyla veya alevi dedesiyle karşılaştıklarında onların taşıdıgı deger karşısında saygıda kusur etmezler.
- Yakınlarının cenazelerinde her ne kadar namaz kılmasalar da diğer bir çok rütüellere katılırlar. Örnegın mevlit okutulmasında, yemek verilmesinde vs.
- Anne ve babalarının dualarını talep ederler. Hatta cok samimi ve mücadeleci bir ateist arkadaşım bunu çok yapar ve her zamanda dile getirir. 12 eylül den önce girdigi silahlı çatışmalardan hep sag kurtulan bu arkadaş aynen şöyle der; eğer annemin duaları olmasaydı ben şimdi hayatta olmazdım…
-
- Evlilik konusunda Islam’ın, biz muslumanlar için koymuş oldugu ve kimlerle evlenilebilir, kimlerle evlenilemez şeklindeki kurallarına bizim komunistlerde uyarlar. Örnegin; annesiyle, teyzesiyle, halasıyla, kız kardeşiyle veya kendi kızıyla evlilik yapan bir Komunist (ateist) çevrenizde göremezsiniz. Ama istisnalarıda olabilir.
- Irz ve namusun korunması noktasında da islami bir hassasiyet göze çarpar. Ama batı toplumlarındaki ateistlerde bu böyle degildir.
- Gusul abdesti almak niyetiyle olmasa bile öyle veya böyle gusul abdesti alırlar. Bu soruyu bir çok ateiste merakımdan dolayı sormuşumdur. Ve yine bir çogu gusul abdestine benzer bir eylem yaptıklarını bunu yapmayınca kendilerini rahat hissetmediklerini söylemişlerdir. Özetle bir çok ateistimizin hanefı mezhebine göre cenabet gezmedigini söylemek isterim.
- Ruya görürler, gördükleri rüyanın hayramı yoksa şerremi delalet ettigini sorarlar nitekim bana soran çok olmuştur.
- Sadaka verirler. Ama batıdaki komunistlerin (ateistlerin) ferdi olarak sadakaya benzer bir alışkanlıkları görülmez.
- İslam büyüklerinden Şeyh Bedrettini, Mevlana’yı,Yunus Emre’yi Hacı Bektaşı veliyi seven bir hayli ateistlerimizin var oldugu bir gercektir.
- Yukarıda dini termınolojiyi kullandıklarını soylerken sunuda eklemek ısterim. Zaman zaman ihtiyaç duyduklarında Kur an ayetleriyle hitabetlerini süslerler. Örnegin Bir zamanlar Arap dünyasinda sosyalist fırtınalar estiren ve arap liderlerinin gıptayla bakıp, kendilerine ideol kabul etigi, Seyyit Kutup gibi bir çok Islam onderinin idam fermanını imzalayan Sosyalist Cemal Abdunnasır, İslam ve bütün degerlerine savaş açtıgı halde dini terminolojiyi kullanmaktan çekinmemiştir. Dillere destan ve dinleyenleri adeta büyüleyen mükemmel derecedeki hitabetini Kur an ayetleri ve hadislerle süslemeyi hic bir zaman ihmal etmemiştir…
- Kendi isimleri ve cocuklarina taktiklari isimler arasinda komunizmin ilahi olan Karl Marks’ın yada komunizmin peygamberleri konumunda olan Lenin, Stalin veya Mau’nun isimlerini goremezsiniz hatta gayri muslim isimlerinide taşımazlar. Bilakis Ahmet, mehmet, Hasan, Huseyin, Ali, Veli, Ayse, Fatma... v.b isimleri çokça kullandıkları görülür.
- Komunizmin esitlik ilkesine ragmen Islamın, çalışarak bireysel mülk edinme hakkına uygun hareket ederler. Örnegin; birden fazla ev, arsa, kat, yat, tarla, bahçe, arsa edinmekte bir sakınca görmezler. Yazın obruk yaylalarının serin havasında yaşayıp soguk sularından içerek tatil geçirmeyi, kışın daha sıcak bölgelerde yaşamayı severler.
Bu örnekleri istedigimiz kadar çogaltabiliriz.
Sonuç itibariyle bizım ateistlerimiz inanç bakımından ateist olmakla beraber kültürel olarak müslümandırlar.
İslam ülkelerinde komunizm felsefesi bir türlü kendine yer bulup kökleşememiştir. Sadece marjinal gruplar şeklinde kabul gördüğünü söylersek sanırım daha dogru olur. İslam dünyasında komunizmin devlet kurma düzeyine ulaşamaması ve o çok istenilen devrimci işçi sınıfını oluşturamamasının temelinde yatan ana unsur, geleneksel de olsa halkların müslüman oluşundandır. Bıraz daha açmak gerekirse; altmışlı yıllardaki bütün dünyayı saran komunizm dalgası müslümanlar üzerınde o çok beklenen etkiyi bir türlü gösterememistir. Komunizmin en sihirli sözcügü olan eşitlik beklenildigi gibi hiçte cazip görülmemiştir. Çünkü İslamdaki zekat, fitre, sadaka ve yardımlaşma kurumunun gayri resmi de olsa halklar tarafından yaşatılıyor olması komunizmin eşitlik ütopyasının yayılıp kabul görmesinin önüne set çekmiştir.
Portekiz de yaşanan ekonomik krizde evler çarşılar yagmalanarak ülke büyük bir kaosun içerisine sürüklenmişken bu kirizden daha ağır bir kirizi ülkemiz yaşadıgı halde hiç bir zaman halkımızın buna tevessül ettigi görülmemiştir. Bunun en önemli sebebide halkımızın kurulu düzene inat eksigiyle hatasıyla gayri resmi de olsa yaşatmaya devam ettirdigi zekat ve sadaka müessesiyle yardımlaşma kültüründen başka bir şey degildir.
Dikkat ederseniz bizim komunistlerin bile söylemlerini bir tarafa bırakacak olursak eylemleri de bu kültürün dışında tutulamaz.
Onun için bizim komunistlerin tek eksikleri Allah a iman etmemeleridir. Bunun tek suçlusuda insanını hızla İslam dan uzaklastırmaya çalışan yerleşik sistemdir. Tıpkı bu günün belası pkk ya o yıllarda zemin hazırladıgı gibi...
Ama her şeye ragmen ben sahsen ümitvarım. Kim ne derse desin bu arkadaşlarımız bizim içimizden birileri ve onların ruh dünyalarını yakınen bilirim. Onlar sadece ithal fikirlerle dolu kitaplarla yine ithal ödevlerine çok çalışmış insanlarımızdır. Bir gün bize anlatmaya çalıştıkları yaban ellerin ideolojilerinın kimseye fayda getirmeyecegini anlayacakları konusunda ümitlyim. Onlar bizim yamaçlarımızdaki kar gibidirler. Bir gün bizim yamaçlarımızdaki karlar eriyip tekrar bizim dereye akacaklardır inşallah.
Annesinin dualarıyla hayatta kaldıgını söyleyen ve dialektik materyalizme inanan bir ateist arkadaşımdan şu anektotu aktarmak isterim.
Kendisiyle Türkiyedeki baş örtüsü yasagı konusunu konuşurken şöyle demişti !
Hayatta en çok sevdigim ve tek varlıgım olan annemin mutlulugu için hiç bir fedakarlıktan kaçınmam. Annem namaz kılarken onu seyretmeyi çok severim. Hele birde namazın sonunda fısıltıyla da olsa bana dua ettigini duymak ona olan sevgimi saygımı yakınlıgımı büsbütün artırıyor.
Şimdi birileri kalkacak namazıyla nıyazıyla başörtüsüyle kendi dünyasında inanılmaz mutluluklar yaşarken ben ve bir çok insanın hayrına iyiligine dualar eden bu masum kadının taktıgı başörtüsünü çag dışı diyerek çıkarmaya veya yasaklamaya kalkışacak ! "Vallahi" Bunu engellemek için hayatımı ortaya koymaktan çekinmem demişti.
Benim savundugum ideoloji dahil, benim anneme o haliyle o mutlulugu hangi ıdeoloji yaşatabilirki.
İşte bizim ateistlerimizden biri...
Kalın sağlıcakla
mansur
|
Genel olarak ortaya attığınız fikir, Komünizm ile Müslümanlık bağdaşmaz ya da Komünistler Ateisttir.
Aslında şöyle bir durum var. Komünizm İngilizceden "community" yani toplum kelimesinden gelmekte. Toplumda sınıf farkının olmadığı, eşit mülkiyete sahip olunan bir toplum modelini öngörür. Komünist manifestoda da söylediği gibi. Din olayı kişisel bir tercihtir. Komünizm ona karışmaz. Marx'ın MAteryalist olması bunu zorunlu tutmaz. Ekonomik ve Siyasal bir yaşam biçimi olan Komünizm ile Kişisel bir tercih olan din anlayışı Komünist İdeoloji de yan yana gelmedikleri için çoğu komünist Ateist olmakla birlikte bir dini inancı olan Komünistler de dinlerini kendileri yaşar ve dışarıya belli etmezler.
Toplumsal bir konu olduğunu söylemiştik Komünizmin. Dine bakışı da özeldir. İtalya'nın kuzeyinde bir kentte cami olmadığı için Komünist parti parti binasını Müslümanlara Bayram NAmazı için açması en güzel örnektir. Rusya'da Devletin dini yoktu tıpkı Türkiye'de ya da Fransa'da olduğu gibi ama Kiliseler de kapalı değildi. Komünizm de din ile karşı karşıya kalınan tek durum Dinin dünyevi işlerde örneğin ülke yönetiminde ya da dış ilişkilerde belki de ekonomik politikalar gibi kulvarı olmayan konulara girdiği zaman ortaya çıkar ki bence haklıdır. İşte bu dönemlerde SSCB'de Kiliseye baskı olmuştur ama sadece kendi işine baktığında ise Devlet kiliseye karışmamıştır.
Bütün bunların yanında Müslüman ülkelerin Komünizme geçemediğini söylemişsiniz 60'lı yıllarda. Onun da dini tercihle hiç bir alakası yoktur. Müslüman ülkelerin çoğu ABD emperyalizminin ve Kapitalizmin kucağına zaten düşmüş olduklarından Komünist ideoloji girememiştir. Ama ABD karşıtı çok Müslüman Ülkede (Genelde Afrika da fakir ülkeler-Petrol sahibi Arap ülkeleri değil yani) Komünizm hayat bulmuştur. Hatta dünyada hala Sosyalist yönetimi olan Müslüman ülkeler vardır. O zamanlar Suriye, Angola, Libya, Afganistan, Endonezya, Irak, Mısır gibi ülkeler sosyalistken şu anda bunlardan sadece Angola kalmıştır. Libya, Afganistan, Endonezya, Mısır ve Irak gibi ülkeler öyle ya da böyle ABD baskısı ile kendilerini Emperyalist ülkelere bağlamıştır. Suriye direnmektedir.
Türkiye'de de Adil Düzen vardır, Sosyalizme sosyal demokrat partilerin getirmeyi vaad ettiği düzenden daha yakındır. Çünkü aslında İslam ile Komünizm çok yakındır. O yüzdendir ki Sosyalizm sizin dediğinizin tersine Doğu bloğu ülkelerinin dışında sadece İslam ülkelerinde var olabilmiştir. Hristiyanlık ile körelmiş Avrupa'ya ya da Kuzey Amerika'ya girememiştir.
Gelelim Türkiye'ye verdiğiniz örneklerin çoğu Türklerin Müslümanlığı kabulünden önce de var olan örneklerdir. Sosyalist olmak ile alakası yoktur. Hacca giden kişiyi yolculamak Hacca gittiği için değildir. O insan Ankara'ya da gitse yolculanır. Saygı gereğidir tıpkı Cami Hocasına ya da Alevi dedesine duyulan saygıda olduğu gibi. Bir kısmı ise mahalle baskısı dediğimiz baskı yüzünden bazen zorunluluktan yapar bazı şeyleri. Yani Kısacası bizim Komünistler sadece Komünisttir, karşısındakinin Müslüman olup olmaması ile ilgilenmez kendisinin ki ile de ilgilenilmesini istemez.
Türban konusunda bir örnek vereyim. Canlı şahidiyim. Türban konusunda hak arayışı olduğunu düşündükleri için üniversitemizdeki Sosyalistler Türban eylemine destek oldular. Onların alana gelmesinden eylemi yapanlar çok hoşnut kaldılar. Hakları birlikte arıyorlardı. Hatta sayıları oradiklerin 3-4 katını bulmuştu. Ne zamanki öndeki gurup bunu hak arayışından çıkartıp dini bir kulvara sokunca (Tekbir diye bağırılınca) Alanı terk etti sosyalistler. Yani Din ayrı iş İdeoloji ayrı iş... Bu arada bunları bir Kemalist olarak yazdım. Sosyalist olduğum düşünülmesin...
