Alıntı:
mansur58 Nickli Üyeden Al?nt?
Bence bir şeyyler yazarken hatta atarken bile bilmeden atmamak lazım.
|
Kendine has olguları ne de güzel tanımlıyorsun.
Bu arada sana bimediğin ama öğrenmen gereken "Cumhuriyet", "Anayasal parlementer monarşi" ve "monarşi"den bahsedeceğim. Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır. Ama biliyorum ki sen bunları yine gurur meselesi yapıp öğrenmeyeceksin.
Cumhuriyet: Başkanını halkın yada halkın seçtiği parlementerlerin atadığı, bir topluluğun oluşturduğu devlet biçimidir. Cumhuriyetler demokratik olduğu gibi sosyal sınıfın veya dine dayalı yönetim biçimlerinde de olabilir.
Günümüzde sosyalist ve din şeri hükümlerle yönetilen cumhuriyetler vardır.
Ülkemiz demokrasiyle yönetilen bir demokratik cumhuriyettir. Atatürk'e borçluyuz.
Anayasal parlementer monarşide ise, tüm yönetim şekli demokratik cumhuriyetlere benzer. Hatta daha da demokratikleşerek Hollandada olduğu gibi çif parlemento yani senatolar da oluşturmuşlardır. Kral yalnız geleneklere uyularak sembol bırakılmıştır. Sadece bizdeki Cumhurbaşkanı gibi dokunulmazlığı vardır. Yargılanamaz. Devlet başkanının seçilme farkından başka hiç bir fark yoktur.
Monarşi ise(senin avrupa ülkelerinde geçerli sandığın) kral, imparator veya padişahlıkla idare edilen devlet şeklidir. Cumhuriyetle ve Parlementer Monarşiyle hiç bir benzerliği yoktur.
Öğrenmemekte israr edersen bu kez de ansiklopedik bilgiler alıntılayacağım.