Cevap: HER YER TAKSİM, HER YER DİRENİŞ.
Hemşerilerimle çok fazla ideolojik tartışmaya meyilli değilim, fazla uzatmak istemiyorum. Hemşerilerine dini, dili, inancı vs ne olursa olsun sempatiyle bakan birisiyim. Bu yüzden kimseyle kırıcı diyaloga girmek de istemem, kimseyi üzmek de istemem.
Ama gözden kaçırmamamız gereken bir gerçek var: Bu bir haftalık olaylar bütününün odağındaki kişi olan Tayyip Erdoğan tepemize gökten zembille inmedi. On buçuk yılda tam yedi kez halktan tasdik almış bir adam var. Ben demokrasiye inanan ve olabildiğince liberal ideolojiyi benimsemiş insanım. Halk ortalama bir buçuk yılda bir tasdik etmişse benim için olay bitmiştir. Saygı duymak zorundayım, saygı duyarım.
Son on yılda üç genel seçim, iki yerel seçim ve iki referandumdan büyük zaferlerle ayrılmış bir iktidar ve onun genel başkanı var. Eğer bu halk istemezse fazla değil, dokuz ay sonra belediye seçimi var, o zaman Tayyip Erdoğan'a öyle bir tokat atar ki Tayyip için sonun başlangıcı olur.
Şimdi siz diyorsunuz ya, halk eylemde, halk isyanda, halk direndi, halk şöyle etti, böyle etti. İşte ben bu halkı dokuz ay sonra görmek istiyorum!
Bu ülkede Müslümanlara yapılan zulümlerden bahsedilmiş ve siz de mi böyle yapıyorsunuz denilmiş. Evet bu ülkede inançlı kesim büyük zulümlere maruz kaldı ama hiçbir zaman eline silah almadı. Bırakın silahı hiçbir vakit şiddete başvurmadı, bulaşmadı bile. Ama ne oldu, sabır sabır sabır, ve sonunda Türk baharı 3 Kasım 2002'de yaşandı.
Şimdi tekrardan bahar yaşamak ve yaşatmak isteyenler, bu ülkenin inançlı (gerçek demokrat) çocuklarını örnek alsınlar. Hiçbir zaman şiddete başvurmadan, sabırla mücadele ederek sandıktan çıksınlar. Biz de saygı gösterelim.
__________________
|