Tekil Mesaj Gösterimi
Alt 12.05.2016, 12:24   #6
cebe
Tecrübeli Yiğido
NO AVATAR
 
cebe Şuan cebe isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 17.08.2016 14:36

Üyelik Tarihi: 12.01.2009
Mesajlar: 245
Tecrübe Puanı: 415 cebe FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Cevap: ONOMASTİK ANALİZLER-1

Uğur Mumcu, Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal, arka arkaya öldürüldüler. Çiller başbakan buna zamanla “Israël Darbesi” dedim ve 1996 yılında, Erbakan-Çiller hükümeti sırasında, Türkiye-İsrael arasında gizli ve çok bir stratejik antlaşma imzalandı. Bir yıl sonra, 1997’de, Genel Kurmay Başkanı Karadayı İsrael’e gittiler ve “devlet başkanı” formunda karşılandılar. 28 şubat 1997 tarihinde öğle üzeri geldiler ve “28 şubat bildirisi” yayınladılar.

Israeli yazar, romancı, Hillel Halkin’in, internette İngilizce geçiyor ve “uncle” deniyor, amcası olabilir, Şam’da birisini görmüş, “O Şma Israel” okuyormuş, “Duy Ey İsrael,” ve buradaki “şma” ile “ismael”, ilki "duy” ve İkincisi “duyar” demektedir. Tabii “duygu” ve “duyar” isimlerimiz çoktur; İsarel’in kayıp aşiretlerinin peşinde Hillel Halkine pek itibar etmemekte mazurum.
...
Başka bir sayfa açıyoruz. Bir, Celal Bayar’ın tahsili ile ilgili olarak hep “hususi” deniyor ve yazılıyor; ne demektir ve hiç sorulmuyor ve sormak, bana düşmektedir. a) İttihat ve Terakki Cemiyetinde pek çok yahudi olduğunu Profesör Baer, kaydediyorlar, bunlardan birisi olabilir mi ve sorulmayanı sormaya başlıyoruz, b) Bursa’da Alyans İsraelit vardı, buraya sadece Yahudiler, alınıyorduve Bursa’da çoktular; Celal Bey de gitmiş olabilirler ve saklamak için “hususi” dediklerini de düşünebiliriz, c) Dönme kitabının yazarının soyadı “Baer” ile “Bayar” ile cognate sözcüktür; nüfus daireleri, bizde “Bayar” varken, Baer’e izin vermediklerini de düşünebiliriz. Soğukkanlılıkla “bakmak” gerek diyorum ve ben yeteri kadar bakmış durumdayım; sonuçlarımı şimdilik saklı tutuyorum.

İki, Talat Paşa’yı da analiz etmek durumundayız; benim sevdiğim bir Jön Türk’tür, örgütleyici yanını hiçbir zaman küçümseyemeyiz. Yalnız, Yahudileri ile namdar Edirne’de, hem posta memuru ve hem de Alyans Mektebinde öğretmendi; “yoksa” demek zorunluluğu var. Bu soruyu da ihmal etmemek durumundayız.

Onomastiquearaştırmalarına geçmek ve değinmek gerekiyor, tabii “Talat” sözcüğünün atestasyon tarihini bilmiyoruz; bütün sözcüklerimizin ve bütün isimlerimizin ilk kez ne zaman kullanıldıklarını tespit ve tasnif etmemiz gerekiyor. Üniversitelerin işidir ve bunun dışında, pek zordur. Yalnız, Esin Eden’in ailesinde var, “Talat Halman” adı bilinmektedir ve Yemen’de, Terim’den gelme ihtimalini yüksek tuttuğum Fatih Terim’in babasının adı da Talat’tır; demek, varlar.

İbraniler ’de “Tal” adı sıklıkla taşınıyor, daha çok erkekler kullanı¬yorlar. Yalnız, “şebnem” karşılığıdır; gece nemi, nem ve çiy anlamlan var. Bizde isimler daha çok çeviri yoluyla alınıyor; “barış” ile “sulh”, şalom; “can” ile “hayat,” hayim;ümit” ile “umut,” tikva”;şebnem’, tal;gül” ya da “gülen” ve çokça “güler,” isak, İsrael’de Yitzhak; “doğu” . mizrah, çevirişidirler ve ayrıca, “yaşar” ve “yeter” sözcükler İbrani ve Türkçede, anlamları farklı, söylenişleri aynıdırlar.

Sözcükler eril ve dişildirler, dişil isimler “-at” ekini de alıyorlar ve “talat” adı da olabilir, ancak kurala aykırıdır, çünkü “tal” adının eril olduğunu biliyoruz. Yalnız, böyle olmakla birlikte, diyasporada, sözcük yapılırken, kural dışına çıkışlara pek çok kez tanık oluyoruz, “Naz” adı var, az da olsa bozmadır ve “Nazlı” ve “Nazım” icatlar mümkündür. Nazım’ın (Nazım Hikmet) ailesinin Yahudi kökeninden artık bir kuşkumuz yoktur. (Prof. Dr. Yalçın Küçük: Çıkış, s: 277-279)

Tabii, hepsi öyledir demek istemiyorum ve isimbilim disiplininde, böyle bir şartlanma yoktur. İsimbilim, bir imkân ve ihtimal alanıdır; bunu açıyorum. Başka işaretler yoksa, bir bağlantı kuramıyoruz ve kurmuyoruz.

İki teoremi hatırlatabilir miyim, bir, “İsrael, Türkiye’de İsrael’den güçlüdür” ve en güçlü olduğu bir yer, Silahlı Kuvvetlerin üst kademesidir; bunu pek çok kez tekrarlamış haldeyim. Ve burada ettiğim “Yaşar” ve Genelkurmay Başkanları’ndan Yaşar Paşa adıyla çakışmaktadır. Çok küçük seçmede geçen “Gül” adı ile görevini tamamlamış olan, Cumhurbaşkanı da Gül adındadır. Peki, bir bağ kurabilir miyiz, benim kitaplarıma ve kaynaklarına güvenecek olursak , İsrael’de bağ kuruyorlar. ( Prof. Dr. Yalçın Küçük: Çıkış, s:277-279)
cebe isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla