|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Serbest Kürsü Serbest Konular |

![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
Tecrübeli Yiğido
![]() ![]() ![]() halukgta Şuan
Son Aktivite: 09.08.2016 12:35
Üyelik Tarihi: 13.10.2011
Mesajlar: 304
Tecrübe Puanı: 567
![]() |
Günümüzün konusu, bedelli askerlik. Tüm dertlerimizi unuttuk, bu konuyu tartışıyoruz. Parasını verip, vatandaşlık görevinden, sorumluluğundan kurtulmanın adaletsizliğini, adaletli göstermenin çabasını üzülerek yanlı, taraflı basında izlemekteyiz.
Aynı ülkede yaşayan vatandaşların, eğer eşit haklara sahip olduğunu söylüyor ve bu adaleti savunuyorsak, bu görev ve sorumlulukların bir kısmını para karşılığı yapmaktan kurtulamayız. Tabi eşit haklardan bahseden devleti yönetenler, bu sözlerinde samimi ise, vatandaşları arasında ayrım asla yapmayacaklardır. Ayrım yapanlar eğer zerre kadar inançlı ise, bunun kul hakkına girdiğini bilmelidirler. Elbette bu satırları okuduğunuzda, nefsinizdeki isyanı duyar gibiyim. Eşitsizlik adaletsizliklerle dolu, yaşamınızdaki örnekler geldi aklınıza. Çok haklısınız. Peki, tüm bunların suçunu kimin üzerine atmalıyız diye, bir soru sorduk mu kendimize? Hiç sanmıyorum, çünkü kabahati hiç kendimizde aramayız. Allah sizleri yönetecek insanları, ehil insanlardan seçin diye uyardığı halde, hatırlayalım isterseniz, bizler bu kriteri göz önünde tuttuk mu hiç? Babadan oğula geçen parti liderlerini, bol kepçe dağıtıp devletin kasasını boşaltanları, parti yönetiminde kendilerini öne çıkaran, ben olmazsam bu iş olmaz zihniyetini yaratan liderleri, bu dindar adamdır diyerek, bizleri Allah ile aldatanları seçmedik mi bugüne kadar? Bizlerin yöneticilerimizi seçerken ölçümüz eğer, karizma(büyüleyici özellik) sahibi ağzı laf yapan, güzeli çirkin, çirkini güzel gösterecek kadar beceri sahibi olan insanlar ise, Kusura bakmayın ama, bu hataları yapıyorsak, bunların sunacağı adaletinde, eşit olmasını beklemeyelim lütfen. Daha dün bizleri yönetenler, ben halkıma nasıl anlatırım bedelli askerliği, bu ortamda böyle bir konu gündeme gelmez, diyerek muhalefet partinin önerisine, cevap vermemiş miydi? Dün dündür, bugün bugündür zihniyetine bizler, sanırım çok alıştırılmışız ki, hiç yadırgamıyoruz söylenenleri. İşte muhalefetiyle, hükümetiyle, al birinden vur ötekine. Hiç farkları yok birbirinden. Hiç sızlanmayalım, onları bu koltuklara bizler getirdik. Sonucuna da katlanacağız. Ektiğimizi biçiyoruz. Askerlik toplumun ortak sorumluluğudur. Çünkü birlikte yaşadıkları bir ülkenin korunması, savunulması konusunda ayrıcalık yapılamaz. Ben bu görevi yapmak istemiyorum, ya da benim param var, paramı vereyim, ben yapmayayım siz yapın diyemez. Hak eşitse, sorumluluklarda eşittir. Neyse parası verelim zihniyetine hiçbir düşünce izin vermeyeceği gibi, toplum kurallarına, adalet anlayışına da aykırıdır. İşte bizleri yönetenlerin ısrarla bu yola başvurmaları, onların adaletten, toplum değer yargılarından ne kadar uzak, hakkın adaleti yerine, beşerin adaletini seçerek yaşadıklarını göstermektedir. Artık ne yazık ki her şey, maddiyata döküldü. Dinden imandan bahsedenler, İslam ın adeta havarileri kesilenler, birilerinin deyimiyle dindarlık önderliğini yapanlar, ortaya çıkmış parayla askerlik yapmanın, doğruluğunu savunmak adına, ne diller döküyorlar. İşin düşündürücü yanı, muhalefetinde aynı yanlışa, çanak tutmasıdır. Yazık çok yazık. Ülkemiz de kan dökülmesi, ne yazık ki durdurulamıyor. Kardeşi kardeşe düşürenler, tüm bu acıları kullanıp rant sağlayanlar, elbette çok memnun görünüyorlar, bizlerin bu halinden. Ülkesinin bölünmemesi adına canlarını çekinmeden verenler, acaba parası olmadığı için mi öldüler? Bundan sonra vatanı için, şehit olacak kardeşlerimizin ailelerine, siz fakir olmasaydınız da, bekleyip evladınızı paranızla askerlik yaptırsaydınız mı diyecek, bizleri yönetenler? Bu yaptıklarından sonra, şehit cenazelerine katılacak bizleri yönetenler, o ana babanın yüzüne nasıl bakacaklar, nasıl vatan sağ olsun, başınız sağ olsun diyeceklerini düşünüyorlar mı? Cevabınız duyar gibiyim, ama utancımdan yazamıyorum. İşte bizim ülkemiz, işte bulduğumuz çareler. Yaşadığımız bugünkü aynı ortamda, asla hiçbir ülkenin devlet yöneticileri, halkına ne böyle bir kanun hazırlığında olur, nede böyle bir konu tartışılır. Bizler artık aklımızı bir kenara koymuşuz, çünkü aklın ve mantığın onay vermediği şeylerin peşine düşüyoruz da ondan. Bizleri oyalamaya çalışanlar, asıl gerçeklerin üstünü örterek, toplumu gereksiz şeylerle meşgul edip, asıl amaçlarına ulaşmanın çabası içindeler. Aklını kullanmadan yaşayan toplumların sonlarının, Yaratan bakın nasıl olacağını söylüyordu, tekrar hatırlayalım. Yunus 100: Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır. İşte bizlerde aklımızı kullanmadan yaşamaya devam edersek, varacağımız nokta PİSLİKTEN, acıdan, üzüntüden başka ne olabilir? Rabbim yardımcımız olsun. Dilerim çok geçmeden halkımız, bazı gerçeklerin farkında olur. İşte bizleri yönetenlerin adaleti. Bastır parayı, yapma askerliği. Ya bastıracak parası olmayanlar? Ya parası olmadığından, şehit ya da gazi olanlar? Onlarda elbette susturulacaklar bu adaletsiz düzen içinde. Neyle biliyor musunuz? Yine parayla. Hükümet açıkladı bile, toplanan paraların bir kısmı, şehit ailelerine ve gazilerimize gidecekmiş. Ne güzel adalet (!) Evet, bizlerde yaptıklarımızın karşılığını görüyoruz ve görmeye de devam edeceğiz. Bedelli askere gideceklere müjdeler olsun, beklediklerine değdi doğrusu. Yaşı tutmayanlarda bir dahaki baharı beklesin. Onca parayı rüyasında bile göremeyenlerde, dişini sıksın askerlik yapsın mı demeliyiz? Bu sorunun doğru cevabını, bu akılla gidersek doğru vereceğimizi sanmıyorum. Eeeee bizde bir söz vardır, parası olan düdüğü çalar diye. Yapacak bir şey yok, bu düzeni kuran bizleriz. Böyle atasözleri olan toplumlarda da, ancak böyle kanunlar ve böyle çifte standart yaşam olur. Eğer memnunsak bu adalet anlayışından, bedelli askerlik hepimize hayırlı olsun demekten başka, ne gelir elden. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı halukgta'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#2 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() LaEdri Şuan
Üyelik Tarihi: 12.06.2006
Mesajlar: 6.011
Tecrübe Puanı: 1341
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
bana kalsa istisnasız tüm meslek grupları eşit süre yapmalı..subaylar bile o rütbelerini sökecek gidecek er olarak yapacak askerliğini..Ama bakın angarya değil askerlik...20 yaşındaki adamı baba ocağından alıp adi işlerde kullanmayacaksın..şahsi hizmetini yaptırmayacaksın..sen zenginsin,sen vekil uşağısın,sen subaysın falan demeden rastegele yolluyacaksın...
Bunları sağlayamıyorsan bedelli fena değil..
__________________
Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.(Enbiya-52) |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı LaEdri'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#3 |
|
Navigator
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() _DuMaN_58 Şuan
Son Aktivite: 04.02.2016 20:29
Tournaments Won: 3Üyelik Tarihi: 20.08.2006
Yaş: 34
Mesajlar: 9.619
Tecrübe Puanı: 10
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
"Şafak kaç?" sorusuna, "10Bin Lira kaldı." denmeye başlanırsa hiç şaşırmayın!! Yazık..
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar _DuMaN_58'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#4 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() jacop162000 Şuan
Son Aktivite: 21.12.2015 08:20
Üyelik Tarihi: 22.07.2008
Mesajlar: 694
Tecrübe Puanı: 724
![]() |
Ne olursa olsun yine garibim garibanlara oluyor. Çok yazık :(:(
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 15:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 766
![]() |
Altemur KILIÇ - Yeniçağ
Bedelini kim ödeyecek? Aylardır “Bedelli Askerlik” , seçim malzemesi, oy yemi olarak millet önünde sallandırılıyordu. Askerlikten kaçanlar ve kaytarmak isteyenler “bakaya”, adeta nefeslerini tutarak, Erdoğan’ın bu konudaki “müjdesini” bekliyorlardı... Erdoğan da zamanlama ustası politikacı veya film yönetmeni gibi heyecanı, beklentiyi doruk noktasına çıkardı ve nihayet partisinin grup toplantısında müjdeyi teatral bir şekilde açıkladı. Tasarı TBMM’de ilgili komisyonlarda görüşüldükten sonra Genel Kurul’a gönderilecek ve hiç şüphesiz kabul edilecek. Ama asıl bedeli ne olacak ve bu bedeli neticede ne pahasına kim ödeyecek?.. *** Müjde, beklenenlerden de güzel... Özetle: 30 bin TL’yi veren postal giymeden askerlik yapmış olacak. 30 bin TL’lik bedelli askerlik ücretinin yarısı başvuru sırasında peşin, diğer yarısı da 6 taksit olarak ödenecek. 30 yaş yeterli olacak. Bugüne kadar vatan görevinden kaçanlar da bu haktan yararlanacak... Otuz yaştan gün almamış bakaya, 30 bini, hem de iki taksitte bastıranlar askerlikten muaf olacaklar ve hatta bir gün bile “kısa askerlik” yapmayacakları kışlaya girmeyecekler. Ayakları postal giymeyecek, elleri de tüfek tutmayacak!.. Yurt dışında çalışan gençler de Erdoğan’ın müjdesine göre, yeni tasarıyla, dövizli askerlik hakkı kazananlar için 38 yaş sınırı gözetilmeksizin 10 bin euro bedelle askerlik hizmetini yapmış sayılacaklar. 21 gün olarak aldıkları temel eğitimden muaf tutulacaklar. Başbakanın oğlu Bilal de eski sisteme göre torunum Tolga ile aynı devrede 21 gün “askerlik” yapmıştı. Bu “angarya” da herhalde Erdoğan’ı rahatsız etmiş. Ben torunumun böyle döviz mukabili askerlik yapmasından çok rahatsız olmuştum ve Burdur’daki üstlerine rica etmiştim; “Aman o 21 günde hiç olmazsa doğru dürüst askerlik yapsın” diye! Bedelini, taksitle ödeyenler kurtaracaklar; ya paraları çıkışmayanlar?.. Alavere dalavere Mehmetçik nöbete! *** Erdoğan “acı” hapı tatlandırmış; bedeller, gazi ve şehit ailelerine yardım için harcanacakmış... Geçin bir kalem!.. Vatan hizmetinin, askerlik görevinin paraya bağlanması ne kadar acı!.. Fakat belli idi... Milletin ordusuna güveni en üst seviyedeydi; sistematik çabalarla bugün bakın nerelerde!.. Askerlikten para mukabili sıyrılarak, mübarek Türk milletinin, TSK’nın binlerce yıllık geleneğiyle oynanıyor... Ordu-millet olmak, milletimizden başka hiçbir millete nasip olmayan nimet ve ayrıcalık idi. Farkında mısınız; en önemli bir gücümüzü kaybetmekteyiz... Türk Ordusu’ndan her zaman korkanlar mutlu olsunlar!.. Ordu profesyonel olursa bir beladan kurtulurlar ve orduyu lejyoner olarak kullanabilirler... Başbakan, “Vicdani ret olarak adlandırılan düzenleme hükümetimizin gündeminde asla olmamıştır. Konuya ilişkin çıkan haberler spekülasyondan öte bir anlam ifade etmiyor” demiş. Bizleri sersem ve unutkan mı sanıyor nedir?! Kendilerinin Adalet Bakanı Ergin, Milli Savunma Bakanı Yılmaz, daha birkaç gün önce ’Vicdani Ret’hususunda çalışmalar yaptıklarını kameralara söylemişlerdi... Bu konuda da düzenleme yapılmazsa maazallah Avrupa Konseyi’nden atılacakmışız... Eyvah!.. “Bedelli Askerlik”, daha doğrusu bedel verince askerlikten kaçmak muhakkak şehitlerin kemiklerini sızlatıyordur... *** “Vicdani Redde” şiddetle karşı çıkan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “bedelli askerlik” konusunda toplumdaki beklentilerin yerine getirilmesine, politikacı olarak olumlu bakıyor. Askerlik, vatani görevimiz, milliyetçiliğimizin temellerinden biridir ve milliyetçi bir partinin “arzu-yu umumiye” üzerine bu konuda taviz vermesi de acıdır!!! “Arzu-yu umumi” bedelini vermek, askerlikten kaytarmak olmuşsa, vay halimize!.. Ayakta ölmüşüz de farkında değiliz... “Her şeyin bedeli vardır” derler... Onurun, onursuzluğun bedeli ne kadar?.. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 15:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 766
![]() |
Gerçek gündem; ‘Dersim’den Türk’e kefen biçmek!
Tayyip Erdoğan, neden Atatürk döneminin hesabını, bugünkü CHP Genel Başkanı’ndan sorarak gündem değiştiriyor. Kendi döneminin hesabını vereceği günler yakın olduğu için mi yoksa böyle bir dönem hiç olmasın diye mi? Açıkça görülüyor ki Dersim hesaplaşması ile Atatürk’ün şahsında hedef alınan Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri ve Türk kimliğidir. *** Arslan BULUT - Yeniçağ Tayyip Erdoğan, kendisini bekleyen akıbetten ancak rejimi değiştirebilirse kurtulabileceğini zannediyor da olabilir. Yeni bir Anayasa demek, yeni bir rejim, hatta yeni bir devlet demektir! Yeni devletin kurucuları da kendi rejimlerini yerleştirebilmek için eski rejimi kötüler. Erdoğan, “Kendi tarihiyle yüzleşemeyenler, o cesareti gösteremeyenler bir gelecek inşa edemez. Prangalarından, ağırlıklarından kurtulmayanlar gelecek adına proje üretemezler. Kendisini eleştirmeyenler, kendi tarihini sorgulamayanlar başkalarını eleştiremezler” diyerek işte onu yapıyor. Fakat, milli futbol takımı dahil bütün kamu alanlarına hükmetmeye başladıkları halde halk arasında Cumhuriyet bilinci hâlâ ayaktadır. En azından, herkes mevcut Anayasa’ya uymak zorundadır. Anayasal rejimi ortadan kaldırmak isteyenler, ağır cezalık suç işlemiş olur. Yani Tayyip Erdoğan, Dersim raporlarını açıklayıp Atatürk dönemini kötülerken, kendisinin de bıçak sırtında olduğunun bilincindedir. Kaldı ki açıkladığı raporlarda bilinmeyen bir husus yoktur. Erdoğan, “Dersim’de 13 bin 806 kişinin öldürüldüğü resmi belgede ifade ediliyor. Aralık 1938; Tunceli’den 11 bin 683 kişinin sürüldüğünü belirten, iki bin kişinin daha sürülmesini karara bağlayan bakanlar kurulu kararı.. Burda da Başbakan kim biliyor musunuz? İsmet İnönü.. Pardon Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Celal Bayar” diyor.. İyi de Celal Bayar; kendisinin siyasi öncülü değil mi? Seçimlerde Adnan Menderes, Turgut Özal, Tayyip Erdoğan üçlüsünün resimleri bir arada kullanılmadı mı? Bu durumda sadece CHP değil, CHP’den türeyen DP’liler de sorumluluğa ortak değil mi? Bunlar bir tarafa, dokuz yıllık Tayyip Erdoğan döneminde terörle mücadelede kaç vatandaş öldürülmüştür, kaç vatandaş tutuklanmıştır, kaç vatandaş cezaevinde tedavi edilmediği için veya kötü şartlar yüzünden hayatını kaybetmiştir? Nasıl kendisi bugün Dersim’in hesabını soruyorsa, yarın bir başka Başbakan da Tayyip Erdoğan döneminin hesabını sormaz mı? Tabii o zamana kadar kim öle kim kala diye düşünülebilir ama içinde bulunduğumuz dönemde 100 yılda bir gerçekleşebilecek olaylar bir yıl içinde birkaç defa yaşanıyor. Yani tarih çok hızlı akıyor.. *** Amerika’nın Büyük Orta Doğu Projesi’nin gereği olarak, Türkiye’nin Orta Doğu’da bir federasyona dönüştürülebilmesi için Türk kimliğine dayalı ulus devletin ortadan kaldırılması ve bunun için de gönüllerdeki Atatürk sevgisinin yıkılmasını gerekli görüyorlar. Kimse böyle bir işe cesaret edemeyeceği için devletin bütün kurum ve kuruluşlarını hizaya getiren Tayyip Erdoğan, Atatürk dönemi ile hesaplaşmaya soyunuyor; psikolojik harekât yapıyor.. Devlet kuruluş rayından çıkarılırsa, başına neler geleceğini bilen insanlar, hiç direnmez mi zannediliyor? Bir kişi bile dirense hesap bozulur! Tayyip Erdoğan, aslında bu kadar zayıf bir konumdadır! Amerika’ya güvenerek, kendi devletinizin kurucuları ile hesaplaşmaya girerseniz, her türlü riski göze almışsınız demektir. Peki değer mi? Burada insanın aklına Cüneyt Zapsu’nun Amerikalılara söylediği sözler geliyor. Zapsu, “Bu adamı deliğe süpürmeyin, kullanın” diyordu. İşte, Tunus, Mısır, Libya ve Suriye’de Tayyip Erdoğan üzerinden Türkiye’yi kullandılar, kullanıyorlar. *** Mehmet Bedri Gültekin’in yazdığı gibi bugün Türkiye’de kritik konumlardaki yetkililer, siyasiler, Amerika’nın emriyle “dört ayak üzerinde” yürüyor ama halkı daha fazla kandırmak mümkün değildir. Yüksek Mühendis Burhan Savaş diyor ki, “Artık asıl amaçlarını gizleyemez durumdadırlar. Kozinoğlu’nun esaretteki şehadeti milâttır. Erdoğan , bedelli askerlik, şike, kanal İstanbul gibi hareketlerle kitleleri oyalayıp zaman kazanmaya çalışıyor. Gerçek ise Türk’e kefen biçilmesi olayıdır! Gerçek gündem budur.” |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Beğendiğiniz Şiirler | Sivaslilar.Net | Şiirler | 2841 | 01.01.2013 04:05 |
| şarkı sözleri | kronik | Şiirler | 321 | 26.08.2010 06:48 |
| SELAM OLSUN HEPİNİZE(şiir) | AKÇAMAGRALI58 | Şiirler | 2 | 27.06.2008 16:46 |
| Serd@r Doğum Günün Kutlu Olsun | Ertugrul | Arşiv | 15 | 16.04.2008 09:09 |
| Bayram Mesajları :) | arikarinkuchi | Özel Günler | 2 | 20.12.2007 17:09 |