Forum - Ana Sayfa Takvim S?k Sorulan Sorular Arama

Zurück   Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar > Haberler > Anasayfa Haberler
SİTE ANA SAYFA Galeri Kayıt ol Yardım Ajanda Oyunlar Bugünki Mesajlar

Anasayfa Haberler Sivas Haberler



Son 15 Mesaj : Hatıra defteri           »          Sitemizin Ozanları           »          Hangi Model Cep Telefonu?           »          Atatürk'ün Çocukluğu'na Ait Hikayeler           »          Şehzade Osman           »          Antilop İle Akrebin Dostluğu           »          Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 2           »          SEVDİM İŞTE....           »          NEFRET ETTİM İŞTE!!!!!           »          AFORİZMALAR (SAÇMALAMLAR)-1           »          SEÇKİNLER/SEÇİLMİŞLER DÜNYASI           »          Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.           »          Araf Suresi 172-173. Ayetler.( Ben Sizin Rabbiniz Değil Miyim)           »          İnancımızı Kullananların Artık Tuzağına Düşmeyelim.           »          ULAŞ-Yapalı
Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 15.01.2008, 09:22   #1
Sivaslilar.Net
Site Habercisi
NO AVATAR
 
Sivaslilar.Net Şuan Sivaslilar.Net isimli Üye şimdilik offline Konumundadır

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 1.847
Tecrübe Puanı: 974 Sivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz seinSivaslilar.Net kann auf vieles stolz sein
Standart SİVAS;YEŞİL VADİ OLUYOR


Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Sivas Vadisi΄ni tamamıyla ağaçlandıracaklarını söyledi.
Veysel Eroğlu, Sivas Vadi İlçeleri Federasyonu΄nun Feshane Uluslararası Kongre ve Kültür Merkezi΄nde düzenlenen birlik yemeğine katıldı.
Eroğlu, burada yaptığı konuşmada, Sivas΄a yapılan sulama çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek, yapılan hesaplamalara göre ancak 40 yıl sonra bitirilmesi öngörülen Suşehri΄nin sulama çalışmalarını hızlandırmak için 2006 yılının sonunda 11 milyon YTL aktardıklarını anlattı.
Bölgede milyonlarca ağaç dikmek için seferberlik başlattıklarını dile getiren Eroğlu, burada çok sayıda ağaç dikimi yapıldığını, ancak bunu yeterli görmediklerini söyledi.
Eroğlu, Sivas΄taki orman varlığının yüzde 3΄ten yüzde 10΄a çıktığını belirterek, ΄΄Bu vadiyi tamamen hep birlikte ağaçlandıracağız΄΄ dedi.
Kendisinin de bahara doğru bölgeye gelerek ağaçlandırma çalışmalarına katılacağını ifade eden Eroğlu, Sivas vadisini muhteşem bir vadi durumuna getireceklerini bildirdi.
Eroğlu, ΄΄Sivas΄ı Karadeniz΄e bağlamak için Ordu΄dan Koyulhisar istikametine yol yapıyoruz, Çevre ve Orman Bakanlığı olarak. Bu kapsamda 110 milyon YTL harcama yapıldı ve 12 dev tünel açıldı΄΄ diye konuştu.
Bu yolun geri kalan kısmının yapılması için konuyu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım΄a ileteceğini belirten Eroğlu, yol bittiğinde Ordu΄dan Koyulhisar΄a 1.5 saate gidilebileceğini vurguladı.
Eroğlu, Kösedağ΄da her yıl devlet desteği olmadan şenlikler düzenlendiğini hatırlatarak, buranın incelenmesi için talimat verdiğini, incelemenin ardından gerekirse bölgenin milli park yapılacağını anlattı.
Ne kadar fikir üretilirse o kadar hizmet verileceğini ifade eden Eroğlu, Sivas΄a atık su arıtma, katı atık tesisi gibi daha yapılacak çok proje olduğunu, bunun için de gereken desteği vereceklerini sözlerine ekledi.
DİĞER KONUŞMALAR
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu da hemşehriciliğin, bölücülük değil Türkiye için bir güç ve bir kültür olduğunu söyledi.
Yazıcıoğlu, bölgelerarası kalkınmışlıktaki dengesizlik nedeniyle göç yaşandığını dile getirerek, bunun sonucunda yaylaların boşaldığını anlattı.
Yaşlılıkta göç olgusunun tersine döndüğünü belirten Yazıcıoğlu, vatandaşların büyük kentlerde kazandıklarını doğdukları yerlerde yatırıma dönüştürerek toprağa sahip çıkabileceklerini kaydetti.
AK Parti Sivas Milletvekili Osman Kılıç ise Türkiye΄nin kalkınmak için birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu, terörle mücadelenin de Türk ulusunun birliği ve beraberliğiyle mümkün olabileceğini bildirdi.
Sivas΄ın, 58., 59. ve 60. hükümet dönemlerinde farklı bir kent olduğuna işaret eden Kılıç, 36 milyon fidan ve tohumun toprakla buluştuğunu, bu rakamı 110 milyona çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Kılıç, Sivas΄ta orman alanının yüzde 9΄dan yüzde 11΄e çıktığını, 16 kilometre olan duble yolun da 360 kilometreye ulaştığını kaydetti.
Sivas Vadi İlçeleri Federasyonu Başkanı Ali Yüksel de federasyonun yaklaşık 2 yıl önce Sivaslılar arasında birlik ve dayanışma sağlamak amacıyla kurulduğunu dile getirdi.
Yüksel, Sivaslılar΄ın Türkiye΄de söz sahibi olmasının kendileri için önemli olduğunu vurgulayarak, bunun için Sivas adına çalışan tüm kuruluşların lobicilik faaliyetlerini iyi yapması gerektiğini söyledi.
Samandıra΄da 70 bin metrekarelik arazinin kendilerine tahsis edildiğini, buraya ΄΄Vadi Park΄΄ adını verdiklerini anlatan Yüksel, bu bölgeyi ΄΄Sivas Kültür Merkezi΄΄ haline getirmek istediklerini kaydetti.
Konuşmaların ardından Eroğlu, Sivas΄a yaptıkları katkılardan dolayı eski AK Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem΄in de aralarında bulunduğu işadamları ile dernek başkan ve temsilcilerine plaket verdi.
AK Parti Sivas Milletvekili Mustafa Açıkalın ile kimi İstanbul ve Sivas ilçe belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda davetlinin katıldığı yemekte, Suşehri Kelkit Vadisi folklor ekibi gösteri sundu.
Sivaslilar.Net isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 15.01.2008, 16:49   #2
abircan
Usta Yiğido
 
abircan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
abircan Şuan abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1091 abircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISI
Standart --->: SİVAS;YEŞİL VADİ OLUYOR

ağaç dikenden allah razı olsun, şu 1.5 milyon askere 15 milyon öğrenciye bile adam başı 5 fidan dikme mecburiyeti getirsek heryıl memleketimiz hem kalkınır hem insanlarımızda doğa bilinci oluşur hemde kuraklaşan dünyaya bir nebze olsun bu güzel yurt köşemizden dur deriz. otel için golf için orman kesip yakan şrfslrde ömürboyu hapislikle yargılansa ne güzel olur
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık
KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ
abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 16.01.2008, 13:51   #3
Serd@r
Usta Yiğido
 
Serd@r - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Serd@r Şuan Serd@r isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 26.02.2026 00:19

Üyelik Tarihi: 06.11.2005
Yaş: 48
Mesajlar: 1.999
Tecrübe Puanı: 968 Serd@r ist ein wunderbarer AnblickSerd@r ist ein wunderbarer AnblickSerd@r ist ein wunderbarer AnblickSerd@r ist ein wunderbarer AnblickSerd@r ist ein wunderbarer AnblickSerd@r ist ein wunderbarer AnblickSerd@r ist ein wunderbarer Anblick
Standart -->: --->: SİVAS;YEŞİL VADİ OLUYOR

Alıntı:
abircan Nickli Üyeden Al?nt? Mesajı Göster
ağaç dikenden allah razı olsun, şu 1.5 milyon askere 15 milyon öğrenciye bile adam başı 5 fidan dikme mecburiyeti getirsek heryıl memleketimiz hem kalkınır hem insanlarımızda doğa bilinci oluşur hemde kuraklaşan dünyaya bir nebze olsun bu güzel yurt köşemizden dur deriz. otel için golf için orman kesip yakan şrfslrde ömürboyu hapislikle yargılansa ne güzel olur
Evet çok güzel bir fikir,İnşaAllah bu fikriniz yankı bulurda önce güzel ilimiz SİVAS sonrada tüm yurdumuz yeşile boyanır!
__________________
๑۩۞۩๑ TÜRKiYE ๑۩۞۩๑
Serd@r isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 16.01.2008, 14:04   #4
serkanka58
Tecrübeli Yiğido
 
serkanka58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
serkanka58 Şuan serkanka58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır

Üyelik Tarihi: 28.12.2007
Yaş: 51
Mesajlar: 445
Tecrübe Puanı: 718 serkanka58 FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart --->: SİVAS;YEŞİL VADİ OLUYOR

peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa SAV. buyuruyor ki;
"herhangi birinizin elinde bir fidan varken kıyamet kopacak olsa bile onu diksin"
serkanka58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 16.01.2008, 14:04   #5
serkanka58
Tecrübeli Yiğido
 
serkanka58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
serkanka58 Şuan serkanka58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır

Üyelik Tarihi: 28.12.2007
Yaş: 51
Mesajlar: 445
Tecrübe Puanı: 718 serkanka58 FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart --->: SİVAS;YEŞİL VADİ OLUYOR

KURAN ve SÜNNET'TE

AĞAÇ SEVGİSİ


Yüce Allah, önce kâinatı yaratmış ve onu beşer unsurunun yaşayabileceği hale getirdikten, yani her şeyi ile mükemmel bir şekle soktuktan sonra insanı var etmiştir. Yarattığı her şeyi de insanoğlu için yaratmış, onun hizmetine vermiştir. İşte, insanların istifadesine sunulan unsurlardan biri de ağaç, daha genel bir ifadeyle yeşilliktir. Bu itibarla, küçük çaplı bu çalışmamızda kısaca ağaç ve ormanlardan bahsedeceğiz. Ormanların, odun hammaddesi ve oksijen üretimi, havanın toz ve diğer kirleticilerden temizlenmesi, toprağın oluşumu ve korunması, dinlenme–sağlık vb. açılardan pek çok faydası vardır. Ancak biz bu vb. konuları ihtisas çevrelerine bırakarak konuyu Kur'ân ve hadis çerçevesinde çok kısa olarak ele almaya çalışacağız.

İSLAM MEDENİYETİ
AĞAÇ MEDENİYETİDİR
Kur'ân ve Sünnet'te ağaç ve yeşilliğe büyük bir önem atfedildiği görülmektedir. Kur'ân'da bazı meyve ve sebzelerin isimleri zikredilmekte, çeşitli vesîle ve amaçlarla yer yer gökten suyun indirilerek toprağın yeşilliklerle, yani bağ, bahçe, meyve... ve tahıl ürünleriyle canlandırıldığından bahsedilmektedir:
"Görmüyorlar mı ki, biz nasıl yağmuru, kuru/otsuz yere gönderiyoruz da onunla ekin bitiriyoruz...?"
"Görmedin mi Allah (nasıl) gökten su indirdi de, onunla renkleri çeşit çeşit meyveler/ürünler çıkardık..."
"Size hubûbât, tohumlar, bitkiler ve (ağaçları/fidanları) sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye, yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık."
Görüldüğü gibi Kur'ân, yeşilliğe büyük bir önem vermiştir.
Hadîste de konu üzerinde hassasiyetle durulmuş; Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ağacın, kesimine izin vermemiş,
"Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, sedir ağacını kesene lanet etmiştir."
Dikimine ve yetiştirilmesine ise büyük bir önem atfetmiştir:
"Birinizin elinde bir fidan olduğu halde kıyâmet kop[maya başla]sa ve kıyâmetin kop[ması gerçekleş]inceye kadar o fidanı dikmeye imkanı ol[ur]sa onu diksin."
Allah Resûlü diğer canlı varlıklara faydasından dolayı olmalı ki meyveli ağaçların dikilmesinin ise daha sevaplı olduğunu bildirmiştir:
"Müslüman bir adam bir fidan diker veya ekin eker de ondan bir yabani hayvan, kuş yahut başka bir canlı yerse, muhakkak o yenilen şey onun için –kıyâmete kadar– sadaka olur."
"Kim ki (meyveli) bir ağaç dikerse, Allah ona, diktiği ağacın verdiği meyve kadar sevap verir."
Yeşilliğin ölülere bile faydasının olduğunu bildiren Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, konuya verdiği önemin bir sonucu olmalı ki Tâ'if, Mekke ve Medîne'de birer bölgeyi bazı kurallar koyarak koru (yani yasak bölge) ilan etmiştir:
"Mekke'yi Allah, gökleri ve yeri yarattığı günden beri harem kılmıştır. Bu şehir, Allah'ın harem kılması sebebiyle kıyamet gününe kadar haremdir... Buranın dikeni/ağacı kesilmez, av hayvanı ürkütülmez, yitiğini, sahibini arayacak olan kimseden başkası el uzatıp alamaz, yeşil otları koparılamaz."
"Resûlullah kendisine Uhud göründüğünde: Bu, bizleri seven, bizim de kendisini sevmekte olduğumuz bir dağdır. Allah, şüphesiz İbrâhîm peygamber Mekke'yi harem kılmıştır. Ben de Medîne'nin iki kara taşlığı arasını harem kıldım, sözlerini söyledi."
"Resûlullah, Medîne'nin her tarafından birer berîd [=12 mil=20 km.]lik (bir alanı) koru tayin etti. Oranın ağaçları (yapraklarını düşürmek için) silkelenmez ve kesilmez. Ancak (zaruret miktarı yedirilmek üzere) deve (sırtında) götürülen (yapraklar) müstesnâ."
"Vecc (Tâ'if) Vâdî'sinin dikenli çalıları ve ağaçları kesilmeyecek; av hayvanları da öldürülmeyecektir. Bunlardan herhangi birini ihlal eden biri olursa sopalanacak ve elbisesi de soyul[up alın]acaktır. Eğer biri taşkınlık yaparsa/haddi aşarsa, yakalanıp Peygamber Muhammed'e getirilecektir. Bu emir Peygamber Muhammed'dendir. Bunu Allah elçisi Muhammed'in emriyle Hâlid b. Secîd yazdı. Bu emri kim ihlal ederse –Muhammed'in emrettiği konuda– kendisine zulmetmiş olur."

SAVAŞ HALİNDE BİLE…
Savaş hali gibi oldukça kritik olan zamanlar da bile konuya büyük bir itina gösterilmiştir. Burada yeri gelmişken Ebû Bekir'in, –hilâfetinin ilk günlerinde, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayatta iken hazırla[t]dığı, ancak vefat ettiği için gönderemediği– Üsâme komutasında Şam'a sevkettiği orduya hitaben söylediği şu sözler oldukça manidardır:
"Haddi tecâvüz etmeyiniz... Çocukları, ihtiyarları ve kadınları öldürmeyiniz. Hurma ağaçlarını kesip yakmayınız. Meyve veren ağaçlara dokunmayınız. Koyun, sığır ve deve gibi hayvanları, gıdalanmak dışında başka bir maksatla kesmeyiniz..."
Bu tür uygulamalar, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'tan sonra da sürmüş; kurallara uymayanlara karşı maddî mü'eyyideler uygulanmıştır. Konuya ilişkin olarak Osman b. Maz'ûn'un azadlısı Muhammed'in dedesi yoluyla şöyle bir olay nakledilmektedir:
"Maz'ûn âilesinin taşlık bölgedeki toprağının idaresi bu azadlının elinde idi. Azadlı şunları anlatmaktadır: Ömer b. el–Hattâb, bazen öğle üzeri elbisesiyle başını örterek beni ziyarete gelir, yanıma oturur, benimle konuşurdu; ben de kendisine salatalık ve sebze ikram ederdim. Ömer bir gün bana şöyle dedi: Yerinden ayrılma, seni bu yerlerin idaresine memur olarak tayin ettim. Herhangi bir kimsenin, Medîne'nin ağaçlarını ığşalamasına (silkmesine, sallamasına), dallarını kesmesine katiyetle müsaade etme! Birisi bunları yaparsa elinden ipini ve baltasını al! Azadlı, elbisesini de alayım mı? diye sorunca Ömer 'hayır' diye karşılık verdi."
Yeşilliğin tahribine karşı uygulanan şu maddî mü'eyyide örneği de kayda değer niteliktedir:
"Sa'd b. Ebî Vakkâs meranın (otlağın) otlarını biçen bir çocuk gördü; bunun üzerine çocuğu döverek elbiselerine ve baltasına el koydu. Bunun üzerine çocuğun azatlısı (veya ailesinden bir kadın) Ömer'in yanına girdi ve kendisine Sa'd'ı şikâyet etti. Ömer Sa'd'a:
"Ey Ebû İshâk! Allah sana rahmet eylesin, çocuğun baltasını ve elbisesini geri ver," dedi. Sacd bunu kabul etmedi ve Resûlullah'ın bana verdiği bir ganimeti veremem. Çünkü onun şöyle dediğini işitmiştim:
"Meraları kesen bir kimse görürseniz, onu dövünüz ve elbiselerini alınız." Sa'd çocuktan aldığı baltayı çapa olarak kendi toprağında ölene kadar kullandı."


OSMANLI'NIN AĞAÇ DİKİMİNE
VERDİĞİ ÖNEM
Osmanlılarda da bu hususa büyük bir itina gösterilmiştir. Konuya ilişkin olarak 3 Ramazan 973 (mîlâdî 24 Mart 1566) tarihinde düzenlenmiş olan bir ferman şöyledir:
"Vize kadısına hüküm ki, Vize'den Midye'ye varınca ol mâ beynde (bu ikisi arasında) vâki olan (bulunan) koruya Balkan'ın öte cânibinden (öbür tarafından) bazı kimesneler (kimseler) davarlarını getürüp ağaçların yukarısını davarları için kesmekle koruya küllî (çok/umumî) taaddî iderlermiş (zarar verirlermiş). Buyurdum ki,
Vardukda, zikrolunan koruya celeb (devlete ait) koyunundan gayri (başka) bir ferdi koymayıp ağaçlarını kırdırmayasın, eslemeyüp (dinlemeyip/aldırmayıp) muhâlefet edenleri (karşı gelenleri) tutup küreğe (kürek çekme cezası/ağır hapis) gönderesin."
Görülüyor ki aktardığımız bu bilgiler, yeşilliğe verilen ehemmiyeti, hiçbir izaha muhtaç bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır. Müslümanların ağaç ve dolayısıyla yeşilliğe karşı dikkate değer bu duyarlılıkları batılıların bile dikkatini çekmiştir. Meselâ Père Jehannot Müslüman Türklerin ağaca verdikleri önemi şu sözleriyle ortaya koymaktadır:
"Sevdikleri ağaçların kurumasına meydan vermemek üzere sulanıp bakılmalarını temin için vakıflar tesisini de sevap sayarlar."
Comte de Bonneval de konuyla ilgili olarak şöyle demektedir:
"Velhasıl, verimsiz (meyvesiz) ağaçların sıcaktan kurumasına meydan vermemek üzere her gün sulanmaları için işçilere para vakfedecek kadar çılgın Türkler bile görülmektedir."
Aynı anlamda Guer'in sözleri ise şöyledir:
"Kısır/verimsiz ağaçların kuraklıktan kurumalarına meydan vermemek üzere bir işçiye ücret verip sulanmalarını temin edecek kadar hayrât ve hasenâtta ileri giden biraz kaçık Müslümanlara tesadüf edilir."
Bütün bunlardan sonra Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in irad ettiği şu,
"Hurma ağacı ile diğer ağaç[lar], o ağaçların sahipleri ve onlardan sonraki nesiller için –Allah'a şükrettikleri sürece– berekettir" sözünün verdiği mesaj daha iyi anlaşılmış olmalıdır.
Dinimizde böylesine önem verilen ormanların, yani yeşil alanların bu günkü durumu ise hiç de iç açıcı değildir. Meselâ, Hititler'e ait ortaya çıkarılan kültür varlıklarından ve Asur kitâbelerinden elde edilen verilere göre İç Anadolu'nun vaktiyle ormanlarla kaplı olduğu, Van yöresinde bundan 3.500 yıl önce saz toplumları kadar sık ormanların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Şam'dan Mekke'ye gelen bir kadının, yolculuğu esnasında, yiyecek ve içecek sıkıntısı çekmediği, bu tür ihtiyaçlarını ağaç meyvelerinden ve kaynak sularından karşıladığı nakledilmektedir.
Günümüzde ise bu bölgeler, ne hazîn bir durumdur ki tamamen ormansız denebilecek durumdadır.
Sonuç olarak diyoruz ki, Kur'ân ve sünnette ağaca, daha genel bir ifadeyle yeşilliğe, diğer din ve kültürlerde görülmeyen bir hassasiyet gösterilmiş, önem verilmiştir. Kanaatimize göre bunun sebebi, kainatın tabi-i dengesinin korunması düşüncesi olmalıdır. Kur'ân ve hadisin, konuyla ilgili verileri dikkate alınırsa kainatın doğal dengesinin bozulmamasına, başka bir ifadeyle herhangi bir ekolojik/çevresel problemin ortaya çıkmaması ve hatta mevcut problemlerin çözümü yönünde kayda değer bir katkı sağlanmış olur. Aksi halde, her şeyiyle mükemmel bir şekilde yaratılmış olan yer yuvarı, insanlar da dahil olmak üzere bütünüyle canlı yaşamına imkan vermeyen talihsiz bir mekana dönüşebilir. Zaten konunun önemi de buradan ileri gelmektedir. Bu itibarla Kur'ân ve sünnetin bu konudaki tavsiyeleri ve ortaya koyduğu prensipleri, hakikaten büyük bir önem taşımaktadır.
serkanka58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 16.01.2008, 14:05   #6
serkanka58
Tecrübeli Yiğido
 
serkanka58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
serkanka58 Şuan serkanka58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır

Üyelik Tarihi: 28.12.2007
Yaş: 51
Mesajlar: 445
Tecrübe Puanı: 718 serkanka58 FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart --->: SİVAS;YEŞİL VADİ OLUYOR

ŞİİR

Zafer Şık



GÜL KASİDESİ

Bir damla düşer toprağa bak hâresi güldür
Pervâne döner harda fakat, çâresi güldür!

Bülbül, sana yâr olmak için nârlara düştü
Dâim yakışan hep sana, bir kırmızı güldür.

Dünyâ ki harâp olsa yeter gûl–i Muhammed
Billûr dudağından dökülen her sözü güldür.

Kim derse eğer, nerde alâmet bize O'ndan?
Baksın hele dünyâya da her gördüğü güldür.


Hem kan tükürenlerle zaman kardeş olunca
Şâhid sana, ardında bu çöl kumları güldür.

Sensiz bu mekânlar karadır, darmadağındır
Dünyâdaki tüm renklerin en kutsalı güldür.

Aşk sende bulur kendini, yurdun ki gülistân
Âlemleri aydınlatacak gözyaşı güldür.

Ey gül! Yok olur yokluk eğer sen var olunca
Cân buldu cihân, âb–ı hayât varlığı güldür.

Taştan taşa çarpıp su, gülistâna akar hep,
Fermân tanımaz kalplere, aşk âteşi güldür.

Sen, yağmur olup sîneye şefkat bırakırsın,
Aşk bahçesinin sâhibi sen, sunduğu güldür.

Çağlar kapanır gitme, kıyâmet kapımızda
Ey yâr! Gidişin gurbet olur, vuslatı güldür.
Ardında hüzünler bırakıp gitme efendim
Efsûn mu değil, bizde karanlık sızı güldür.

Güller küle râm oldu firâkınla, bizi güldür
Bu âteş–i aşkın, gece yıldızları güldür.

Gül yüzlüyü yazmakla biter sancılı günler
Sevdâların en kutsalı kalplerdeki güldür.

Tarife ne hacet gülü, meydanda bütün gün
İnsanlığı kurtarmak için sunduğu güldür.
serkanka58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesaj?n?z? De?i?tirme Yetkiniz Yok

BB Code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Açık

Hizli Erisim


WEZ Format +2. ?uan Saat: 10:34.


Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.