|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Arşiv Güncelliğini Yitirmiş Konular |

![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
|
|
#1 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() seva Şuan
Son Aktivite: 31.08.2010 21:51
Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2219
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Biliyorum, baya uzun bir yazı; ancak okur ve kendi düşüncelerinizi yazarsanız memnun olurum.
Yazı alıntıdır Ama bu benim hayattimla ilgili bir yazı. ---- Başkalarına bağımlıysan gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun” diyordu Ramon… ..Ve bağımlılığımız ne kadar çoksa o kadar çok kişiye gülümsemek zorunda kalıyoruz . Diyelim ki yürürken yolda…kalabalıkta.. değneğiniz kaydı ya da çarptı birisi size.. Kahretsin..! Düştünüz..! Yolun tozuna çamuruna bulandı eliniz yüzünüz. Halbuki ne kadar da dikkatli yürürdünüz … Ama oldu işte.. Kahretsin..! Diziniz ezildi, ne çok yandı canınız..belki de kolunuz… Ama ruhun acısından dizin acısını duymaz olursunuz.. Hele etraf kalabalıksa. Ahh bi de orada ..! Uzaktan uzağa hoşlandığınız bi kız ya da bi çocuk varsa. Yakında.. Civarda.. Gördü mü acaba..? Bakmamaya çalışmak o tarafa Konuşulanları duymamaya çalışmak.. İnsanlar gelir yanınıza Yardım etmek isterler tüm iyi niyetleriyle. İçiniz ağlamaktadır oysa Ama yardım etmeye çalışanlara gülümsemek zorundasınızdır. Hele ki ruhunuzun acısı yansısın yüzünüze Olmadı işte. O mahrem acı asılı kalmalı kirpiklerinizde - Yardım ettik yaranamadık.. - Surata bak..sanki biz düşürdük..! - Teşekkür edeceğine..! Amman dostlar sakın böyle yapmayın yardım eden kişinin akşam başını yastığa koyduğunda kendini iyi hissetmesine engel olmayın. Bu da onun hakkı. Gülümseyin Hatta gülümsemenin yanında bi de espri yapın. Size yardım elini uzatanlara karşı şirin, hatta düşüşünüzü umursamaz gözükmeye çalışın. Mesela; ben zaten deşecektim deyin. Hani Nasrettin hoca eşekten düşünce “ben zaten inecektim” demiş ya işte onun gibi. Afferim işte, öğrendin gülümseyerek ağlamayı. Toplum böylesini seviyor biliyorsun. Engelinle barışık olacaksın, sakın kavga etme ammann..! Ayırmaya gelmiyorlar. Yediğin yumrukla tekmeyle kalıyorsun. Ve hep o oluyor kazanan. Diyelim ki.. Çocuksunuz daha Olmuş bi şey işte sakat kalmışsınız Ya da öyle doğmuşsunuz…herneyse. Tekerlekli sandalyedesiniz veya koltuk değnekleriniz olmuş yanınızdan hiç ayıramadığınız en iyi arkadaşınız. Bir duvar kenarında ya da bir ağaç gölgesinde seyredersiniz top oynayan yaşıtlarınızı.. Gülerek el çırparak. Halbuki o topun peşinde koşamamanın acısıyla içiniz ağlamaktadır. Ama.. Lakin.. Fakat.. Somurtamazsınız, kızamazsınız üzülemezsiniz. zaten o güne kadar içinizin acısını, yüreğinizin burukluğunu yüzünüze yansıtmamayı çoktan öğrenmişsinizdir. Belki de o kadar alışmışsınızdır ki kendinize. Unutmuşsunuzdur ağlamayı. Ağlamaya değer daha güzel daha anlamlı şeylere saklayıp göz yaşlarınızı sadece gülümsersiniz yuvarlanan topun ardından. Farkında olmadan Diyelim ki genç bi kızsın Olmuş bi şeyler işte sakat kalmışsın Yada öyle doğmuşsun…her neyse..! Davetlisindir. Akraba içinde ya da mahallede birlikte büyüdüğün arkadaşının düğününe Benim hiç düğünüm olmayacak ve hiç gelinliğim diye düşünsen de.. Gidersin oynaya güle. ..Ve ..Ve Seni iki yüzlü senii Ağlasana doya doya…hemen orada oracıkta. Niye eve gidince yorganı kafana çekip yastığınla boğmak istiyorsun gırtlağında düğüm olan o sesi. Gülmen lazım.. ve sen ispat etmek zorundasındır , oradaki herkesten fazla sevindiğini eğlendiğini Affferim sana..gülümseyerek, hatta gülerek ağlamayı ne güzel becerdin..! Senden beklenen buydu işte. Sakın hissettiğin gibi davranma, yoksa orada bulunanlara zehir edersin şu canım eğlenceyi. Seni kıskanç seniii..! Aaa kardeşlerin de var senin değil mi? Bekarlar mı? Çeyiz alıyorlar mı onlara, çarşıya çıkıldığında? ..Ve senin de fikrini soruyorlardır tabii. - Bu nevresim takımı nasıl? İçinizde tarifsiz bir kırgınlıkla ..Ve ama ..Ve tabii gülümseyerek ..Ve belli etmemeye çalışarak kırgınlıkdan doğan umursamazlığınızı; - Çok güzel harika alın bunu mu diyorsunuz? ..Ve söyleyin yeni türkü’nün türküsünü; Tak etti canıma bu maskeli balo Bu maskeli balo Ve onun sahte yüzleri Dostlar uymayın siz bana. Sizi anlamazlar şarkıyı anlarlar. - Niye bana da almıyorsunuz..? Demeyin. Canım biliyorsunuz işte, belli senin sebebin. Şu mutlu ortamı bozmanın ne alemi var? Diyelim ki… Olmuş bi şeyler işte doğuştan ya da sonradan.. Adalelerinizin kontrolü artık çıkmıştır sizden. Acıkınca yemek yemek kadar doğalsa da bu sindirilenlerin vücuttan atılması Yine de bin kahır olur bu en doğal olay size. Ahhh bi de kendi kendinizi temizleyip yıkayamayacak kadar tüketmişse adaleleriniz gücünü, daha bi ağır gelir yaşamın yükü. Bağımlı olmanın en ağır yüküdür bu ki bunu ancak taşıyanlar bilir. En yakınınız yakınınızdaysa şanslısınızdır. Ama o bu yükü sırtlamak için omuz verdikçe daha bi ağırlaşır. O an hayattan yaşamdan tanrıdan tüm isteğiniz gelip bu yükte düğümlenir. Dersiniz ki her şeyine eyvallah da bu sakatlığın, alışamadım işte buna. Utanıp sıkılırsınız, ufak bi terslikte öfkelenirsiniz ama asıl öfkeniz kendinizedir. O an, en yakınınızdaki en yakınınız değilse, bi bakıcı veya bi hayırsever, bi uzak akraba, işi şakaya espriye boğup gülümsemeye çalışırsınız… İçiniz ağlamaktadır oysa. Hele lavman yapılıyorsa ; Zeki Müren’in “öyle zor, öyle zor ki seni içimden atmak” şarkısını söyleyin mesela. Ben denedim inanın, herkesler güldü o an. Ayyy valla yaaa güldüler inanın Ve sonra duşa götürün beni deyin Duşta ağladığı hiç belli olmuyor insanın
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle. [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] CANDA ÖZÜR OLMAZ... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() altuntas58 Şuan
Son Aktivite: 11.10.2012 21:24
Üyelik Tarihi: 29.08.2006
Yaş: 71
Mesajlar: 38.469
Tecrübe Puanı: 4568
![]() |
Öncelikle hayattan umudunuzu kesmeyin hayat her şeye rağmen yaşamaya değer
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() seva Şuan
Son Aktivite: 31.08.2010 21:51
Üyelik Tarihi: 04.02.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 15.375
Tecrübe Puanı: 2219
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ne dersek bize oluyor en iyisi sahte gülücüklerle insanları biz mutlu etmek
![]() şimdi okuyunca evet riyakarlık gibi geliyor bu durum ama zamanla insan öğreniyor gözyaşlarını içine akıtmayı onalari tebesüm maskasiyle saklamayı Hele lavman yapılıyorsa ;(lavman büyük abdestini yapamayanların dışkılarını bir alet yardımıyla çıkarmak) Buna atfen zeki mürenin şarkısı komik gözüke bilir. Öyleya tuvaletini yapamayan bi insanın bu şarkıda öyle zorki seni içimden atmak sözünü duyunca heralde sevgilisini yüreğinden atmak gelmeyecektir.Burdaki içimden atmak öyle zorki fiilinin ne anlama geldiğini varın siz düşünün. Zaten asıl sorun bizi biz gibi anlayamamaları değilmi. Onları memnun etmek için gülüyoruz. Kan damlalarını içimize akıtarak. bizi saklayamazlar bizi bilirler ama bakışlarıyla rahatsız ederler ama bizim zorluğumuzu gözönünde bulduramazlar. yaşamayanların anlamasının mümkün olmadığı bir hayat, kimse kimsenin sıkıntısını yaşamadan anlayamaz. paylaşabilir, empati kurabilir ,, kendi yerine koyabilir, düşünür, anlamaya çalışır, ama anlamaz. Ama susuşu tercih etmek yaşamayı ertelemez hiç bir zaman. İstediğimiz zaman ölmeyi seçmek gibi bir lüksümüz olmadığına göre, yaşıyoruz bir şekilde. Acıların varlığı, bir ok gibi saplansa da yüreklere , istenmeyen bir misafir gibi mecburen buyur edilip, baştacı yapılıyor. Acıyan yüreklere merhemler kâr etmediğinde, acıyı gönderen imtihana tabi tutan Rabbin (cc) varlığı teselli ve sabır veriyor. Efendimiz’in bazı bedenî kusurları olduğu için, toplum içinde bulunmaktan tedirgin olan ve bu yüzden çölde yaşamayı tercih eden Zahir isminde bir sahabiye çölden bazı bitkileri toplayıp, Medine pazarında beraberce pazarlamayı önermesi ilginçtir. Pazardaki alışverişlerde Zahir’e yardımcı olan Peygamberimiz etrafına da “Zahir bizim çölümüzdür, biz de onun şehriyiz” diyerek sürekli iltifatlarda bulunmuştur. “Bedenî kusurları yüzünden çölde yaşamayı seçen Zahir isimli sahabi, Medine pazarında Peygamberimiz’i bir köşede beklerken, Peygamberimiz ona arkadan yaklaşır ve gözlerini kapatarak şakalaşır. Peygamberimiz’in o güne kadar hiç kimseye bu denli mesafesiz davranmadığını gören etraftaki Müslümanlar, bu ilginç manzarayı seyrederler. Kâinatın efendisi, bunu fırsat bilerek, çevreye yüksek sesle: “Bir kölem var. Satıyorum. Onu benden kim alır?” diye şakasını sürdürür. Zahir, “Ey Allah’ın elçisi, beş para etmez bir sakat köleyi kim satır alır?” deyince şaka bu andan itibaren biter. Peygamberimiz bütün ciddiyetiyle kendilerini sarmış olan kalabalığa seslenerek, şöyle der: “Ya Zahir, and olsun ki Allah ve Allah’ın Rasûlü katında senin değerin paha biçilmez! Bunun için biz de seni seviyoruz --------------------------------------------- “Son nefesine kadar bedenine giren müzmin bir hastalıkla yatalak ve bakıma muhtaç halde 30 yıl yaşayan Hz. İmran bin Hüseyin, “Nasıl dayanıyorsun bu acılara?” diyen arkadaşına, “Benim için sağlık ve hastalıktan hangisi Allah’ın hoşuna giderse, benim hoşuma giden de odur! Otuz yıldır kendimde büyük bir huzur buldum.” diyebiliyordu. Bu sabır sayesinde Hz. İmran öyle manevî makamlara erişecekti ki, meleklerin tesbihlerini işitir hâle gelecekti. Melekler de, teselli olsun diye kendisine her gün selam getirecekti --------------------------------------------- Peygamberimiz özürlüleri, âtıl kalmaya mahkum ve zavallı bir kitle olarak görmemiştir. Problemlerini çözmeye yönelik tavsiye ve uygulamalarda bulunmakla birlikte durumlarına göre engelli insanlara vazife vermiş, ayrıca onları dünya ve ahiret saadeti bahşeden müjdeli haberlerle de tesselli etmiştir. aslında zaten herkes biliyor ama işine gelmiyor.
__________________
Allahım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle, Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle. [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] CANDA ÖZÜR OLMAZ... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() altuntas58 Şuan
Son Aktivite: 11.10.2012 21:24
Üyelik Tarihi: 29.08.2006
Yaş: 71
Mesajlar: 38.469
Tecrübe Puanı: 4568
![]() |
Peygamberimiz özürlüleri, âtıl kalmaya mahkum ve zavallı bir kitle olarak görmemiştir. Problemlerini çözmeye yönelik tavsiye ve uygulamalarda bulunmakla birlikte durumlarına göre engelli insanlara vazife vermiş, ayrıca onları dünya ve ahiret saadeti bahşeden müjdeli haberlerle de tesselli etmiştir.
aslında zaten herkes biliyor ama işine gelmiyor
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|