|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |

|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#10 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() tatli-dilli Şuan
Son Aktivite: 23.10.2009 23:37
Üyelik Tarihi: 31.07.2008
Yaş: 44
Mesajlar: 2.699
Tecrübe Puanı: 922
![]() |
Sebepsiz duru$unu seviyorum hayatımdaki… çok fazla dağıtabilirim içimden geçen tadın damağımda bıraktığı yalnızlığı ve belki hiç olmamı$çasına yazabilirim aklımdan geçenleri… Kime ne? tahta masanın birkaç parçaya bölünmü$ dü$ünce ağından kurtulalı, aslına bakarsanız fazla zaman da geçmedi..Duvardaki yüzlerden biri değildi gece’m…ve altına fark ettirmeden dü$ürdüğüm gölgem, ‘artık’ bir yılın kalanı değildi… varlığınla rahatsız ettiğin bir teni, varlığından söküp atmak bazen anlamsızla$sa da; yıktığım her hücrenin yapı ta$ları bana ait… gökyüzüne bakmalı, aylak aylak dola$ıp tenlerin mahzenlerine girmeli ve biraz da soluklanmalı…bir sigarayı yakmak kadar lütüfkâr bir geceyi kollarının arasına alıp sıkıca sar(ıl)malı… Sana ne? "kim kaybettirdi kadınlığını dudaklarının arasından? …ve yokluk hangi iklimin kanatlarına kazıdı, aynadan tenine dü$en çocuksu bakı$larını? sen sadece sarıl…" çok az da olsa mırıldanabilirim senli satırları…ya da sayıklayabilirim bunalımlı duru$larını hep bir sigarayla anımsadığım… Size ne? siyah ve lo$ bir ak$amın masama uzanan elini tutunca ba$ladı bu yolculuk… "ben kimim?" sorusunun altına saklanmı$ tanınma dürtüleri ikimizin de bakı$larındaydı… önce bakmı$ sonra da yıllardır benimle bütünle$mi$ bir hikayenin renklerini sektirmeden sıralamı$tın…sonrası kopuk kopuk da olsa mısraların sarho$luğunda sıralanan saat dilimleri… uzun aramalar, iyi geceler tonunun mahremiyeti sarsan dokunu$ları, kaybedilmi$ koca bir yılın düzensiz hesapları ve amansız bir uyku… sen beklenmeyensin, biraz da bundan ya sana olan tutukluğum, dizlerimin bağını kahkahalarla e$ değer tutan… hiç kimse bilmesin… "uyandığında fısılda göz kapaklarıma..ve sakın öpüp gitme.." bu uzun bir soluk; nerede bırakacağımı bilmediğim..yılın ilk karını avucuna almak gibi…ya da ba$layan bir soğuğu içine çekmek gibi… yalnızlık mı; o sadece küçük dikdörtgen kutunun ağırlığı kadar içimde…dumanına bırakınca dudaklarımı, dağılıp gidiyor her kelimenin haylaz dokunu$unda… "uyandığında omzumda bırak dudaklarını ve sakın gitme…" alintidir...
__________________
İnsanın bir yarısı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken, var olan aşınıyor zamanla... |
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|