|
|
|
|
#1 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() aozdemir Şuan
Son Aktivite: 22.01.2015 10:38
Üyelik Tarihi: 14.06.2006
Yaş: 51
Mesajlar: 820
Tecrübe Puanı: 813
![]() |
Nail Papatya, “ Evrimciler hakkında ne düşünüyorsunuz “ diyenlere :
-Dünyanın en vefasız insanlarıdır , cevabını vermiş. Baksanıza kendileri lüks hayat içinde yaşarken , maymun dedeleri hâlâ mağara ve hayvanat bahçelerinde sürünüyorlar. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() aozdemir Şuan
Son Aktivite: 22.01.2015 10:38
Üyelik Tarihi: 14.06.2006
Yaş: 51
Mesajlar: 820
Tecrübe Puanı: 813
![]() |
Hz. Ali (R.A) :
-Allah (c.c), bu kadar insanı nasıl hesaba çeker? Diye sorulduğunda: -Nasıl rızıklandırıyorsa öyle, diye cevap vermiştir. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() aozdemir Şuan
Son Aktivite: 22.01.2015 10:38
Üyelik Tarihi: 14.06.2006
Yaş: 51
Mesajlar: 820
Tecrübe Puanı: 813
![]() |
Niyazi Beki Hoca , “ ALLAH (c.c) beni yaratırken bana niye sormadı?” diyen birisine şu cevabı verir:
-Sen yoktun ki kardeşim , sana sorsun. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yasaklı
dark_yamtar58 Şuan
Son Aktivite: 23.12.2009 14:39
Üyelik Tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 3.391
Tecrübe Puanı: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kür Şad uzun bir sessizlikten sonra şöyle dedi:
- On yıllık tutsaklık artık sona ermelidir. Adımız, sanımız yok olmasın diye, budun yeniden dirilsin diye işe koyulmanın çapı geldi. Türk beğleri hep Çin kağanına mı işini gücünü verecek? Tiğinler, Şadlar Çin adları mı taşıyacak? Budunun ahlakı şimdiden bozulmaya başladı. Ötüken’deki bahadırlık havası artık yüreklerde esmiyor. Çocuklarımızın gözlerini Çin evlerinde dünyaya açılıyor. Kadınlarımız kısırlaşıyor , erkeklerimiz melezleşiyor. Böğü Alp !Enini,boyunu düşündüm. Her işi hesapladım. Budunu kurtarmak için ihtilal çıkaracağız!.... Kür Şad’ ın gizli düşünceleri bilen yalnız Böğü Alp’tı.Yıllardan beri onunla konuşup hazırlanıyor, onun buyrukları yerine getirmek için sağa sola koşuyordu. Üçoğul’un ardına düşmesi de bunun içindi. Ona şöyle cevap verdi: - Kür Şad! Onyıl süren kutsuzluğun sonu gelmiş olsa gerek. Kara Kağan, Tulu Han.. Bunlar budunun başına geçecek kadar güçlü değillerdi. Çuluk Kağan ‘dan sonra bunlar pek sönük kalmışlardı. Artık Kara Kağan yok. Çuluk Kağan’ın oğlu olarak sen varsın . Kür Şad ! İhtilale başımızda olacak, iş başarılınca kağanlığa geçeceksin! Kür Şad bu düşünceyi kabul etmedi: - Hayır Böğü Alp ! İhtilale başkanlık edecek, fakat kağan olmayacağım! Böğü Alp hayretle baktı: - Ya kim kağan olacak? - Urku.. Kür Şad çok kesin konuşuyordu. Böğü Alp bir zaman ağzını açmadı. Sonra yavaş bir sesle sordu: - Sen niçin kağan olmuyorsun? - Kağan olmak için bir ihtilale başkanlık etmek istemiyorum. - Fakat Urku daha on beş yaşında. - Zarar yok. Babam kağanın bütün erdemlerini kendisinde toplamış. Çuluk Kağan’dan sonra kağanlık Tulu Han’ın, Tulu Han’dan sonra da Urku’nun hakkı idi. Bögü Alp, Kür Şad’ın kağan olması düşüncesine kendini o kadar alıştırmıştı ki onun söylediği sözlerin türeye uygun olması bile kendisini kandıramıyordu. - Kür Şad! Sen Bozkurt soyunun en büyüğüsün. Bizim türemize göre kağanlık ölen kağanın oğluna değil, kardeşine, amcasına, yeğenine de geçebilir. Bütün beğlerin de seni kağan seçeceklerini biliyorum. Kağanımız sen olacaksın! - Hayır! Bütün beğler beni seçse de yine kağan olmayacağım. Kağanlık buduna bir hizmettir. Fakat aynı zamanda kişinin bir kazancıdır. En yüce hizmet, karşılık kazanç beklemeden yapılan hizmettir. Şimdiye dek Türk budununa gereğince hizmet edemedim. Hem borcumu ödemek, hem de Bozkurt ocağının son yıllardaki uygunsuz işlerini silip kapatmak için kağan olmayacağım. ihtilali en seçme Türklerle yapaca-ğız. Tasarladığım iş çok atılgancadır. Başarırsak budun kurtulacak, başaramazsak dökülecek kanlarımız geride kalanlara ödevlerini hatırla-tacaktır. Ölüme karşı göz kırpmadan yapılan her saldırış büyük bir ülkü için çekilen her kılıç, atılan ok, çekilen her emek bil ki boşuna değildir. Bunun sonucu mutlaka kazançlı olacaktır. Böyle işlerde ne kadar yiğitlik gösterilirse, ne kadar can harcanırsa başarı o kadar kesin olur. Bir işe girişirken önce iyi düşünüp tasarlamalı. Tasarladıktan sonra, yapılacak en iyi iş artık fazla bir şey düşünmeden dileğe saldır-maktır. On yıl bekledik, daha bekleyemeyiz. Bu kadar büyük bir ülkü için kılıç çekerken, başkanlık eden kişinin gönlü kanmış, usu yatmış olmalıdır. Böyle olursa başkan daha güçlü olur. Daha sert buyruk verir. Ben ihtilâlde daha iyi buyruk vermek için gönlümü yatıştırmış olmak isterim. Bunun içindir ki, kağanlığı kabul etmiyorum. Kağan Urku olacaktır. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() aozdemir Şuan
Son Aktivite: 22.01.2015 10:38
Üyelik Tarihi: 14.06.2006
Yaş: 51
Mesajlar: 820
Tecrübe Puanı: 813
![]() |
Allah Korkusu:
“korkunun kaynağı bazen elem, bazen de sevgidir.” Çünkü seven birinin en büyük korkusu, sevdiğinin sevgisini kaybetme endişesidir. Allah’tan korkan zulmedemez, Allah’tan korkan yalan söyleyemez, Allah’tan korkan ayrımcılık yapamaz, Allah’tan korkan bölücülük yapamaz, Allah’tan korkan eşini aldatamaz, Allah’tan korkan hırsızlık yapamaz, Allah’tan korkan devlet malı çalamaz, Allah’tan korkan devlet malına zarar veremez, Allah’tan korkan komşusuna eziyet edemez… |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() aozdemir Şuan
Son Aktivite: 22.01.2015 10:38
Üyelik Tarihi: 14.06.2006
Yaş: 51
Mesajlar: 820
Tecrübe Puanı: 813
![]() |
Peygamberi sevmek; Kur’an’a uymaktır, ahlâktır, ibâdettir, adâlettir, onun yolundan yürümek ve bütün yaşam kurallarında onu örnek almaktır.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yasaklı
dark_yamtar58 Şuan
Son Aktivite: 23.12.2009 14:39
Üyelik Tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 3.391
Tecrübe Puanı: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Türk Tanrısı! Türk Yersuları! Umay! Yarın için bana güç verin! Öcüm yağıda kalmasın! Budun tutsak olmasın. Türk Tanrısı! Eşimi alıp on iki yıldır gönlümü kara kıldın. Gözlerimi alıp on yıldır dünyamı karanlığa saldın. Yüksünmedim. Yarın için bana ululuğunu saç. Savaş bitinceye kadar gözlerimi aç! Kana kana vuruşayım. Doya doya kırışayım. Can gövdeme yük oldu. Bir umudum sende kaldı. Sonsuz karanlığımı aydınlat! Sönmez ışığından bir damlasını yoluma fırlat! Ocağımı söndür de budunu yaşat! ... Türk Tanrısı! Can senin olsun, gözlerimi ver! Yıllarca neler çektim, kimse bilmedi. Gözlerim ışık aradı, ama bulamadı. Gözsüz at koşturdum, gönül tat almadı. Her şeyden vazgeçtim. Yalnız bir savaşlık ışık ver. Türk Tanrısı! Göğün rengini, güneşin parlaklığını, gecelerin süsü olan yıldızları, yeşil ağaçları, hattâ arkadaşlarımı, yakınlarımı, oğlumu bile gösterme. Yalnız ben dövüşüp ölünceye kadar yağıyı göster. Sadağımdaki ok, kolumdaki güç, damarımdaki kan tükeninceye kadar yağıyı göster...
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yasaklı
dark_yamtar58 Şuan
Son Aktivite: 23.12.2009 14:39
Üyelik Tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 3.391
Tecrübe Puanı: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
En önde Kür Şad, Bozkurt soyunun o od parçası oğlu vardı. Vazifesi olan Türk budununu kurtarmak, fakat hakkı olan kağanlığı başkasına vermek için, ırkının şiir tarihine en güzel mısraı yazmak üzere, gözler ilerde, el kirişte yürüyordu.
Onun arkasında Bögü Alp, Yamtar, Yağmur, Gök Börü, Ay Kutluk ve Emenbir sıra helinde ilerliyorlardı. Bögü Alp, sağlam yapısının altındaki daha sağlam yüreğiyle, kulağında Kıraç Ata’nın sözleri çınladığı halde yürüyor, Yamtar iri gövdesinin heybetine yakışan iri taş sağ koltuğunun altında olduğu halde yürüyor; Yağmur göze ilk çarpan dolgun yanakları ve gülen gözleriyle yürüyor; Gök Börü gözleriyle değil, Tanrı’nın gönlüne saldığı ışıkla görerek yürüyor; Ay Kutluk on yıl önceki kılıç yarasının asilleştirdiği yüzü ile; Emen, Çinlilerin öldürdüğü dokuz kardeş, üç dayı, iki eçe ve babasının öç diye haykıran sesleri kulağında olduğu halde yürüyordu. Kırk kahraman yağmurun altında yürüyordu..................... .................Çin Sarayını Basarak Türk Milletini esaretten Kurtaran KÜRŞAT ve 40 yiğidi |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yasaklı
dark_yamtar58 Şuan
Son Aktivite: 23.12.2009 14:39
Üyelik Tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 3.391
Tecrübe Puanı: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
YAMTARIN ÖBu sırada dışardan gelen nal sesleri şakırtılar işitilmiş içeriye yeniden Çin çerileri dolmuştu. Kılıklarından daha savaşa hiç girmemiş oldukları anlaşılan bu çerilerin başında saray başbuğlarından biri vardı. Gizli kapıyı bilen bu adam, yanındakilere orasını göstererek Çince bir şeyler söyledikten sonra Yamtar’a baktı. Tanımıştı. Büyük bir öfke ile yayına ok sürerek Yamtar’a fırlattı. Ok, koca yüzbaşıyı karnı ile göğsünün birleştiği yerden deldi. Yamtar bir sarsıldı. Sonra yavaş yavaş dizleri üstüne çöktü. Sağ eli hâlâ yemliğin tahtasını tutuyordu. Saray başbuğu, Çin kağanına ihanet etmiş olan bu haini kendi eliyle öldürmek şerefini kazanmış olmak için yayına bir ok daha yerleştirdi. Bu sefer ki Yamtar’ın sağ ciğerini bulmuştu. Gözleri kapanıyor, yemliği tutan eli gevşiyordu. Gözleri yerde, demin elinden düşen et parçasına ilişti. Şunu yiyemediği için yağılar sevinecekti. Onları sevindirmek istemedi. Son bir kımıldanışla başını kaldırdı. Saray başbuğuna, hâlâ unutmamış olduğu Çince "Karnım tok" kelimelerini söyledi. Sonra asırlık bir ağaç gibi devrilerek serilip kaldı.LÜMÜ
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yasaklı
dark_yamtar58 Şuan
Son Aktivite: 23.12.2009 14:39
Üyelik Tarihi: 13.04.2008
Mesajlar: 3.391
Tecrübe Puanı: 0
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Birden buralar bulutlandı. Sis gibi, duman gibi, fakat onlardan daha başka, daha güzel bir şey çevreyi sardı. Sonra birdenbire bu dümdüz beyazlığın üzerinde, yerden birisinin kalktığı görüldü. Elinde yerden kaldırılmış, gönderi kurt başlım bir tuğ vardı. Yarasından kanlar akan bu hayalet Kür Şad’dı.
Bir eliyle tuğu yükseltirken, öteki eliyle duman alana bir işaret yaparak "Kalkın" diye haykırdı. Kırk şehit birden kalktılar. Kür Şad eliyle ilerde bir yeri gösterdi. "Oraya" diye gürledi. Gösterdiği yer "Tanrı Dağı" idi. Tepesinde ataların ruhu dolaşıyordu. Kırk bir şehidin ruhu bir fırtına gibi, bir musikî gibi, bir ışık akarak Tanrı Dağı’na doğru yürümeğe başladı-lar… Onları orada, başlarında Alp Er Tunga olan atalar kafilesi bekliyor-du. Bu kırk bir şehidin çevresini bir anda yüz binlerce başka şehitler sardı. Tanrı’nın huzurunda bağlıyan bu en muhteşem resmigeçit büyük, sonsuz boşluğu sarsarken birdenbire bir türkü; azametli, ürpertici, Tan-rısal bir türkü kâinatı titretti: Delinse yer; çökse gök; yansa, kül olsa dört yan Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan. Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan; Ölümle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!... Bu türkü hâlâ göklerde çınlıyor. Kür Şad ve kırk arkadaşı, aylı kızıl bayrağı bekleyerek hâlâ ufukları göz-lüyor… |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 7 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 7 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Elbeyli'lerin sohbet alanı | umit_koc | Köylerimiz (Sivas Köyleri) | 24 | 27.03.2011 20:00 |
| Fuar alanı olmazsa olmaz | Sivaslilar.Net | Anasayfa Haberler | 13 | 03.03.2010 10:47 |
| Edukeyf (Online Radyo , Video , Tv, Sohbet , Burç , Haber, Gazete vb) | edukeyf | Full Program Download | 0 | 10.12.2009 17:56 |
| Ücretsiz Web Alanı Veren Siteler | Serd@r | Bilgisayar ve İnternet Dünyası | 3 | 26.03.2008 12:25 |
| Sanal sohbet neden tehlikeli? | seva | Arşiv | 2 | 26.03.2008 10:29 |