|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Arşiv Güncelliğini Yitirmiş Konular |

| Anketimiz: 12 Eylülde Anayasa değişikliğine ne diyeceksiniz? | |||
| Evet |
|
289 | 57,68% |
| Hayır |
|
212 | 42,32% |
| Katılımcı sayısı: 501. Sizin Bu Ankette Oy kullanma Yetkiniz Bulunmuyor | |||
![]() |
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
|
|
#1 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ŞAHBEY Şuan
Son Aktivite: 08.10.2010 14:10
Üyelik Tarihi: 16.07.2010
Yaş: 63
Mesajlar: 868
Tecrübe Puanı: 667
![]() |
12 EYLÜL anayasa değişikliğine oyum EVET EVETTTT hayır diyenlerde kitapçığı alıp okusun köşe yazıları beni bağlamaz herkes fikrini yazsın
__________________
حمد لله رب العلمين Elhamdü lillâhi rabbil'alemin..... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 15:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 764
![]() |
28 Ağustos 2010
Arslan BULUT AKP’nin MUAVİYE POLİTİKASI Tayyip Erdoğan, “Güçlünün haklı olduğu, zayıfın hakkını arayamadığı bir sisteme son veriyoruz. Yani üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Şimdi yaptığımız bu” iddiasında bulundu. Biz ise üstünlük sağlayamadığı tek alanın yargı olduğunu, orada da üstünlüğü ele geçirmeye çalıştığını biliyoruz. Yani Tayyip Erdoğan, doğruyu söylemiyor, Muaviye taktikleriyle halkı yönlendirmeye çalışıyor. * * * Türkiye’nin bir değişim ve dönüşüm yaşaması gerektiğini belirten Erdoğan, “İnanın ayaklarımızda pranga var. Biz bu prangaları çözmediğimiz sürece... Sizler belki dışarıdan zannediyorsunuz ki ‘Parlamentonun yüzde 65’ine sahipsin, çöz de git’. Neyi çözüyorsun. Türkiye’de parlamentonun da yürütmenin de üzerinde bir yargı gücü var. Seni engelliyor. Ben bugün vali ataması yapamıyorum. Atadığım valiyi geri iade ediyor aynı anda. 23 kere bir müdürü geri iade edebiliyor” diye konuşuyor.. İyi ama, değişim dönüşüm, “demokratik özerklik, ayrı bayrak göstermek” kısacası ülkenin bölünmesi olarak ortaya çıktı. Evet çıkarsa, üniter yapı da değiştirilecek. Çünkü, gizli dünya hükümeti CFR, daha partisi kurulmadan gönderdiği memorandumda Tayyip Erdoğan’dan Ankara’nın yerel yönetimlere özerklik vermesini istemişti. Erdoğan da memorandumu parti programı haline getirmişti. Yani Erdoğan yargının kendisine yaptığı engellemeden bahsediyor da ABD’nin, AB’nin, CFR’nin kendisini niçin desteklediğini anlatmıyor. Yargı, Türkiye topraklarının yabancılara satılmasını önlemeye çalıştı. Özellikle Danıştay, Cargill adlı Amerikan firmasının Bursa’yı işgalini önlemek için uğraştı. Danıştay engelledikçe, Tayyip Erdoğan yeni yasa çıkardı. Yine Anayasa Mahkemesi, Türkiye-Suriye sınırındaki 550 kilometrelik mayınlı arazinin Tayyip Erdoğan’ın olağanüstü baskısıyla bir İsrail firmasına devredilmesini önledi. Yargının böyle güzel engellemeleri var. Tayyip Erdoğan ise “vali atayamıyorum” diyor. Yahu atadığınız valilerin bazıları, AKP il başkanlarından daha partizan davranıyor, başka partilerin mitinglerine, afişlerine müdahale ediyor, hatta birisi “ben hükümetin valisiyim” diyebildi. Demek ki Danıştay, doğrusunu yapıyor. * * * Bülent Arınç ise Hükümetin PKK ile pazarlık yaptığı iddiaları ile ilgili olarak “Kılıçdaroğlu’na da Bahçeli’ye de düşen şey, ‘ben teröristin söylediği lafa itibar etmem, lanet olsun sana, ben seninle mücadele ediyorum, senin suçladığın insanları ben suçlayamam’demeleri gerekiyordu” dedi. İyi ama, görüşmeyi, Cmhurbaşkanı ve sonradan Başbakan da doğruladı, “devlet görüşür” dediler. İstihbarat, hükümetten bağımsız mı çalışıyor? Olabilir yani! Geçmişte bazı istihbarat mensuplarının maaşlarını Amerikalılardan aldıklarını biliyoruz. Neyse ki şimdi Türkiye’nin kendi istihbaratçısına verecek parası var. Arınç, başörtüsü konusunda da CHP’yi eleştirirken “Tahmin ediyorum ulema diye Zekeriya Beyaz ya da Yaşar Nuri Öztürk’ü hatırlıyorlardır. Onlara sorarak başörtüsü sorununu çözmeye kalkarlarsa yandım Allah” diye konuştu. Doğrusu bu söylemlerin tamamı, bana dişi deveyi halka erkek deve diye yutturan Muaviye’yi hatırlatıyor. Siz Yaşar Nuri Öztürk’ün, Zekeriya Beyaz’ın tırnağı kadar değerli misiniz yani? İslam dinini Muaviye’den sonra yeniden iktidar aracı haline getirdiniz! Devlet Bahçeli’nin söylediği gibi “Bu gidişat hayırlı bir gidişat değildir.” |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 4 Kullanıcı 35gürün58'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#3 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() sivaburs Şuan
Son Aktivite: 18.03.2016 22:10
Üyelik Tarihi: 03.11.2008
Mesajlar: 10.382
Tecrübe Puanı: 1686
![]() ![]() ![]() |
Bir arkadaşımızın "Amerikan tipi İslam" tabirini kullanması, beni bu tabiri araştırmaya itti. Bakın ne buldum. Sibel ERASLAN'ın yazısı.
................İlginç bir rapor var önümde: `Sivil ve Demokratik İslam: Ortaklar, Kaynaklar ve Stratejiler` başlığında Rand Corporation tarafından hazırlatılmış ve mart 2004`te deklare edilmiş bir rapor? Takriben bir yıllık süreç içinde yaşadığımız uğultular arasında nasıl da dikte edildiğine hayret ediyorum. Zira; raporun temelindeki anafikir; İslam coğrafyalarındaki yerli halkların yönetim taleplerinden vazgeçirilmeleriyle ilgili. Bunun için de sihirli bir kelime türetilmiş durumda : `sivil toplum örgütlenmeleri`? Ülkemizde de, bakıldığında camiada patlak veren sivil toplum örgütleşmeleri hiç boşa değil anlayacağınız. Devlet yönetme fikrinden zinhar kaçındırılan Müslümanların bir takım sivil adacıklar içinde kendilerini oyalamaları öngörülüyor malum raporda da? Son günlerde moda olan; İslam`ın devlet ve sistem önerisi yoktur sözü de boşa değil. Raporda, İslam ehli olanlar üzerinden inşa edilmesi öngörülen önemli bir ayrım var: Modernist ve laik düşünen Müslümanlar ile Geleneksel ve fundemental düşünen Müslümanlar. Bu ihtilafların körüklenmesi ve ümmet bilincinin kırılması ise temel amaç. İhtilaf ve bölünmenin peşinden ise, modernistlerin; fon, mali destek, medyatik basınç, reklam ve imkanlarla yaldızlanmasına geliyor sıra. Raporun açıkça ifade ettiğine göre, sivil toplum örgütleri de inşa edilmeye çalışılan bu light-neo İslam düşüncesinin paravanları olacak? Şimdi çevrenize iyi bakınız, hangi sivil güçler, nereden besleniyorlar, nereden kaynak ve güç, fon aktarımı buluyorlar, kimler yaldızlanıp, kimler parlatılıyor? Ne yani, diyebilirsiniz. Herkes fon talebinde bulunabilir? Ama malum bilgidir, kimin parasını yiyorsanız, onun ağzıyla konuşuyor bulursunuz kendinizi, buna da dikkat? Raporun ara başlıklarından biri radikal Müslümanlarla kesinkes savaşı öngörüyor. Zaten 11 Eylül`de Bush`un ağzıyla ilan edilmiş bir Haçlı Savaşı`nda, elbetteki tek yöntem Bağdat usulü işgal olmayacaktı ve hem daha sunturlusu daha sofistikesi işte şimdilerde `perde!` demekte? İşgali yaşamayan şanslı (!) islam toplumlarında da tank yerine sivil toplum örgütleri aracılığıyla bilinçler istimlak edilmeliydi? Bilinç istimlaki, hem daha ucuza geliyor. Yani askerleri ölmüyor, helikopterleri düşmüyor ve onuru kırılmıyor ABD`nin. Bizzat İslamcı aktörler taşeronluğunda gerçekleşiyor bilinç kayması. Dinin yanlış algılanması üzerine kuruluyor bu yeni oyun. Ve maalesef raporun ana başlıklarından biri mesela `sufizmin desteklenmesi` ile ilgili. İslamı modernleştirme tezinin sufizmle ne ilgisi var diyeceksiniz. Sufi karakteristiğinde rastladığımız alçakgönüllülük ve nefs terbiyesi başlığındaki o kendini suçlama eğiliminden istifadeyle hayattan elini eteğini çekmiş ve kaderci, her şeye razı olan ve itiraz etmeyen tipolojinin altı çiziliyor bu raporda uzun uzun. Direniş ruhunun karşıtı gibi ikame edilmeye çalışılan yerli ve Batıni hareketlerle, mücadeleci ve sistem teklifi olan hareketlerin arası açılıyor. Bunun en önemli neticelerini Irak`ta da yaşadık. Bazı yerli ve Batıni hareketler, Felluce`de yaşananlara sessiz kalmadı mı? Hatta işgalci güçlere direnen gurupları suçlar mahiyette cümleler sarfetmediler mi? Evet belki atom bombamız yok! Belki seyreltilmiş uranyum kullanmak da dini anlayışımızla bağdaşmıyor. Fakat elimizde öyle güçlü bir zırh ve öyle mükemmel bir kalkan var ki, hiçbir teknik bununla yarışamaz : TEVHİD ve ÜMMET ŞUURU? ABD`nin yok etmek istediği, unutturmak gayesinde olduğu işte bu cevher. Bahsettiğim raporun anahtar kelimelerinden birisi de `islam medeniyeti içindeki iç çatışma` modeli. İslam aktörlerini kendi iç tartışmaları içinde fasit bir daireye hapsetmek. Bu bağlamda `kadınlar ve demokratikleşme talepleri` ise birinci sırada yer alıyor. ABD destekli Amine Vedud`un Cuma namazı kıldırması veya Keşmir`de açılması desteklenen kadın mescitleri falan da boşa değil? Rapor, değişik islam ülkelerinden 500 dini liderin (imam) ABD`de eğitim alarak `Amerika tipi İslam`ı tedris etmelerini de öngörüyor. İslam`ın yeniden inşası anlamındaki bu tarihselci darbe, Kuranı Kerim`in yeryüzüyle olan bağlantısını kesmeye azimli? İlk emrin niçin `OKU`` olduğunu bir kere daha düşünelim? ....................... Evet, yazı burada bitti. Şimdi, Cemaatleşmeye doğru gidildiği iddia edilen ülkemizde, yukarıdaki yazıyı dikkete aldığımızda bu cemaatleşme iyi mi sayılır? (Çünkü radikal bir harekettir) Yok değilse, amerikanın getireceği söylenen İslam mı daha iyi? Sizce biz bu noktada neyi seçmeliyiz?
__________________
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı sivaburs'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#4 |
|
Yiğido
![]() ![]() TripleDouble Şuan
Üyelik Tarihi: 21.01.2008
Yaş: 40
Mesajlar: 111
Tecrübe Puanı: 682
![]() |
![]() HALK ARTIK AKP'Yİ İSTEMİYOR! Miting hazırlıkları günler öncesinden başladı Akp'nin anons arabaları Ankara sokaklarında saatlerce miting duyurusu yaptılar, belediyenin tüm imkanları seferber edildi, Sincan'da akla gelen her yere 'Evet' ve Akp bayrakları asıldı, yollar yapıldı asfaltlar atıldı, yerler bal dök yala taktiğiyle tertemiz yapıldı. Miting günü geldiğinde Ankara'nın diğer ilçelerinden ve şehir dışından otobüslerle insanlar miting alanına taşındı. Karşısında büyük bir kalabalık bekleyen Tayyip miting alanına geldiğinde ŞOK oldu. ''Büyük ANKARA'' mitingine Ankaralının ilgisi yok denecek kadar azdı. Akp'nin kalesi konumunda olan ve 'çantada keklik' gözüyle baktıkları Sincan halkı bile ayağının dibindeki mitinge ilgi göstermemişti. Akp'nin ''Büyük ANKARA'' mitingini yaklaşık 15.000 kişi izledi. Bundan bir kaç sene önce Sincan'da Akp mitingleri yüzbinlerce kişinin katılımıyla yapılırdı. Sincan'da yapılan miting bir kez daha gösterdi: HALK AKP'Yİ İSTEMİYOR! Tayyip Erdoğan miting konuşmasını yaparken sinirinden ne diyeceğini şaşırdı ve ''iktidar hedef saptırıyor'' diyerek iktidarı suçladı. Tayyip Erdoğan ya çok sinirli ya da kendini çoktan muhalefet olarak kabullenmiş durumda... |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı TripleDouble'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#5 | |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() LaEdri Şuan
Üyelik Tarihi: 12.06.2006
Mesajlar: 6.011
Tecrübe Puanı: 1339
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
![]() Bu arada Ankara mitingi fotosu var mı,varsa yükle görelim 15.000 kişiyi bir zahmet.
__________________
Hani o, babasına ve kavmine, “Ne bu tapınıp durduğunuz heykeller?” demişti.(Enbiya-52) |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ÖnceVatan_58 Şuan
Son Aktivite: 15.07.2012 08:54
Üyelik Tarihi: 03.05.2008
Mesajlar: 3.605
Tecrübe Puanı: 1023
![]() ![]() |
ABD'de evet diyor
AB'liğide evet diyor DTP de evet diyor PKK da evet diyor Ancak evet diyenlerin SİVİL DARBE Anayasasına çoğunluk HAYIR! diyor. Bağımsızlığımız, Toprak bütünlüğümüz, Cumhuriyetimiz, Atatürk Devrim ve İlkelerinin Sonsuza dek yaşaması için, HAYIR! HAYIR! HAYIR! |
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı ÖnceVatan_58'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#7 | |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() Nikbin Şuan
Son Aktivite: 10.04.2012 17:55
Üyelik Tarihi: 05.06.2009
Mesajlar: 813
Tecrübe Puanı: 702
![]() |
Alıntı:
Hayır propagandaları yapan , halkı hayır-a zorlayanlardan bahsediyoruz... Dtp Hayır diyor... Pkk Hayır diyor... Mhp Hayır diyor... Chp Hayır diyor... DTP = PKK = MHP = CHP = HAYIR
__________________
|
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki 2 Kullanıcı Nikbin'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#8 | |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Dilsad Hatun Şuan
Son Aktivite: 29.10.2010 20:09
Üyelik Tarihi: 27.12.2008
Mesajlar: 4.441
Tecrübe Puanı: 1142
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
çok inandirici haberler dimi artik Hayir diyebiliriz !
__________________
"ATAM IZINDEYIZ" 1453! |
|
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 15:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 764
![]() |
Alıntı:
karşısında PKK ve çizgisi hayır oyu kullanmadığı için böyle bir oran çıkacaktır. Bu durumda nasıl oluyorda milleti bu kadar saf yerine koyuyor Boykotçu BDP ve PKK yı CHP ve MHP ile birlikteymiş gibi gösterme çirkinliğine giriyorsunuz ayıp değilmi ? Boykot etmek evet e lojistik destek demektir o zaman ne oluyor AKP +PKK+BDP demektir. ''Hedefe ulaşmak için gerekirse Papaz elbisesi bile giyerim'' diyen Sn. Erdoğan danmı aldınız bu tür yalan stratejiyi. yapmayın, bu millete bu ülkeye kötülük etmeyin eğer bilinçsizce bunu söylüyorsanız birgün telafisi olmayan pişmanlık duyarsınız biraz olsun bu vatanı seviyorsanız lütfen yalan söylemeyin. Sevgilerimle, 01 Eylül 2010 Hasan DEMİR Osmanlı’yı da Erdoğan’ın bu tavrı batırdı! “Ben ülkemi pazarlıyorum” diyen Başbakan Erdoğan, “İyi yapmıyorsun, başımıza iş açıyorsun” diyenlere, “Sermayenin dini imanı olur mu?” diye köpürüyor, yabancıların aldıkları toprak ve şirketleri memleketlerine götürmediklerini, oralarda yine Türk insanının çalıştığını söyleyip bu ciddi meseleyi mugalata ile örtme yolunu tercih ediyordu. Neredeyse bir küçük ülke büyüklüğündeki Türkiye-Suriye sınırını mayınların temizlemesi karşılığında İsrail’e devredeceklerdi, milli unsurlar direnç göstermeyip Erdoğan amacına ulaşsaydı ne olurdu Türkiye’nin hali! Tabii Erdoğan, “Sınır bizim, toprak bizim” demeyi sürdürecekti. Tıpkı yabancılara devrettiğimiz her şey için “Bizim” demeyi sürdürmesi gibi. İnsan şaşırıyor, nasıl olur da artık senin olmayan bir şey senin olabilir? Bu, evindeki buzdolabını satan birinin, ‘Olsun dolap hâlâ mutfakta, benim suyumu soğutuyor’ demesi kadar saçmadır. Evet, o senin suyunu soğutuyor amma artık sen, dün kendinin olan o dolabın sahibine içtiğin suyu soğuttuğu için ücret ödüyorsun. O da senden aldığı soğutma ücretini kendi ülkesine transfer ediyor. Böylece yalnızca buzdolabı yabancının olmakla kalmıyor, memursan devletinden aldığın maaşın, tüccar isen evine rızk diye getirdiğin kârının bir kısmı buzdolabını satın almış olan yabancının ülkesine doğru yola çıkıyor. Bir “Yabancı şirketin” ne anlama geldiğini net bir şekilde anlatabilmek için Yunanlılar tarafından işgal edildiği günlerde İzmir’deki Amerikan Konsolosu George Horton’un 19 Temmuz 1919 günü ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği o gün için ‘gizli’ bugün için artık bilinen ‘rapordan’ bir bölümü hatırlatmakta fayda var: “Kısa süre önce buradaki iş çevrelerinin en aklı başında ve önde gelen kişilerinden Mac Anderus and Forbes firmasından Mr. Forbes ile Whittal firmasından Mr. Herbert Whittal ile görüştüm. Her ikisi de Yunan yanlısı olmadıkları halde, Yunanlıların İzmir’den çıkarılmasının bir felâket olacağını, Türklerin bir daha yeniden efendi durumuna geçmesine ya da başarı kazanmasına karşı olduklarını belirttiler. Mr.Forbes kısa bir süre sonra Paris’e uğrayacak. Ona Paris’teki Amerikan elçiliğine yazılmış bir mektup vereceğim, umarım görüşlerini anlatmak olanağını bulur.” Özelleştirme olmaz mı, elbette olur. Ama Fransa nasıl yapıyorsa, İsrail nasıl yapıyorsa, İngiliz nasıl yapıyorsa işte öyle olur; AKP’nin yaptığı gibi değil. Bugün Türk şirketlerini satın alan Yunanlılar, İngilizler, İtalyanlar, İsrailliler Türkiye 1919’dakine benzer bir durumla karılaştığında farklı mı davranacaklardır? Elbette hayır. Ama “Ben ülkemi pazarlıyorum” diye övünen Erdoğan başta olmak üzere cümle bu zihniyettekiler bilsinler ki yabancılar satın aldıkları Türk müesseselerinde Türk’e ait olan her şeyi dışlamaya şimdiden başlamıştır. Daha önce de aktardık. Türkiye’nin önemli hazır giyim firmalarından Sabri Özel Mağazaları Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Özel üç yıl önce bakınız nasıl feryat etmişti: “Mağazalaşma sürecinde çok önemli bir engelle karşılaşıyoruz. Türkiye’de yeni açılan alışveriş mağazaları yerli markalar yerine yabancı markaları tercih ediyorlar. Bizim başvurularımızı aylarca bekletiyorlar. Ardından bakıyoruz bizden çok sonra başvuru yapmış olan bir yabancı firmaya bizim gibi yerli firmaların talip olduğu yerler veriliyor. Üstelik bize verdikleri fiyatlardan daha aşağıdaki rakamlara yabancılara verildiğini sonradan öğreniyoruz.” İşte mesele budur. İşgal günlerinde İzmir’deki Mac Anderus and Forbes firması sahibi Mr. Forbes ile Whittal firmasından Mr. Herbert Whittal, Amerikan Konsolosu George Horton’a koşup, ne istiyorlardı: “Avrupalılara ve Amerikalılara iletiniz. Yunanlılar İzmir’den çıkmasın. Türkler tekrar efendi olmasın!” Sabri Özel’e yapılan muamele, “Türkiye’de Türkler efendi olmasın!” demek değildir de nedir? Osmanlı’yı batıran sebeplerden biri de işte bu akıldır ve işte bu akla dur demek için de referandumda “Hayır” demek gerekir. |
|
|
|
|
| Yukarıdaki Mesaj için Yandaki Kullanıcılar 35gürün58'e Teşekkür Ediyor... |
|
|
#10 | |
|
Yiğido
![]() ![]() 35gürün58 Şuan
Son Aktivite: 21.03.2014 15:15
Üyelik Tarihi: 23.12.2005
Mesajlar: 170
Tecrübe Puanı: 764
![]() |
Alıntı:
Özcan YENİÇERİ Ülkücüler: “Evet” ya da “Hayır” Ülkücüler ve MHP camiası, AKP ve Başbakan tarafından referandum sürecinde dikkat çekecek kadar hedef yapılmıştır. Bunun nedeni herhalde referandumun büyük ölçüde ülkücü ve MHP’lilerin tavrına bağlı olduğunun düşünülmesidir. Bu yüzden MHP’li belde teşkilatları üzerinde iktidar yoğun bir baskı oluşturmuştur. Yine bu yüzden AKP’nin yandaşı televizyon ve gazeteler, kırgın, yorgun ve dargın kişileri “eski ülkücü” kimliğiyle televizyonlara çıkartarak 12 Eylül’de gördükleri işkenceleri ve neden “evet” (!) diyeceklerini anlattırmaktadır. Başbakanın bizzat kendisi yine aynı amaçla 12 Eylül’de haksız yere idam edilen ülkücü Pehlivanoğlu için televizyonların önünde hıçkırıklara boğulmuştur. 12 Eylül’e günler kala AKP yandaşı basın, MHP’ye yönelik doğrudan karalama kampanyaları başlatmıştır. 30 Ağustos tarihli Sabah gazetesi’nin sürmanşetten verdiği “Bahçeli Onayıyla Barzani’ye Yardım” karalaması da bunlardan birisidir. Bu gazetenin MHP aleyhtarı propagandayı önümüzdeki günlerde de sürdüreceği anlaşılmaktadır. Bütün bu yaşananlar, MHP ve Ülkücü taban üzerinde AKP’nin büyük bir psikolojik propaganda yürüttüğünü göstermektedir. Sorulması gereken soru şudur: AKP’liler ülkücülerin neden bu kadar saf olduğunu sanıyor? AKP fail-i meçhul değildir! AKP, sekiz yıldır iktidardadır. İcraatlarının da, kimliğinin de fail-i meçhul hiçbir yanı yoktur. Evet AKP’nin sırtında “Milli Görüş” gömleği yoktur ama Habur/İmralı ve Ermeni gibi türlü çeşit açılım gömleği vardır. AKP, “Türk Milleti” diyemeyen bir partidir. AKP’liler Türk Milleti dememek için konuşmalarında her anlama gelebilecek türden “milletimiz” tabirini kullanmaktadır. “Kürt Açılımı”, “Roman Açılımı”, “Sümela Açılımı”, “Akdamar Kilisesi Açılımı”, “Ermeni Açılımı” AKP’nin başta gelen icraatlarındandır. Ülkücü-milliyetçi camiayı “kafatasçı-ırkçılıkla” suçlayan da AKP’nin kendisidir. “CHP Dersim’i bombaladı”, diyerek bir isyanın devlet tarafından bastırılmasını suçlu ilan eden de AKP zihniyetidir. Çuval vakası da ayrı bahistir. Sonuçta AKP’nin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, bir ABD projesi olan “BOP’un eşbaşkanı” olduğunu kendisi açıklamıştır. Referandumda “evet” demek! Referandumun demokratikleşme, 12 Eylül’den hesap sorma ya da askeri vesayetten kurtulmak ile ilgisi yoktur. TBMM’de hem CHP, hem de MHP bu konuda önerge verdi. AKP ise bunu kabul etmedi. Referandum AKP’nin 12 Eylül’den değil AYM ve HSYK’dan kurtulma hesabıdır. Referanduma “evet” demek, AKP’nin her türlü icraatı için eline sınırsız yetki vermek demektir. Referandumda “evet” demek AKP’yi “hukukun prangasından” kurtarmak demektir. Referandumda “evet” demek, kısa vadede Öcalan’ı İmralı’dan, orta vadede müebbetten, uzun vadede ise mahkûmiyetten kurtarmak demektir. Referandumda “evet” demek, “Demokratik özerkliği”, “yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” adı altında uygulamaya koymaya “evet” demektir. Devamında da federasyona, eyalete ve özerkliğe kapı aralamak demektir. |
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çarşaflı partililer CHP rozetlerini iade etti | ErdalGüler | Dünya ve Türkiye'den Haberler | 31 | 24.05.2011 09:07 |
| Yeni bir Anayasa hazırlanmalı | Sivaslilar.Net | Anasayfa Haberler | 12 | 07.08.2008 14:31 |
| Kapatmayı bitirecek teklif | fertelliyim | Arşiv | 5 | 28.03.2008 10:57 |
| -->Sivil anayasa taslağı | ceylankimya | Arşiv | 53 | 21.03.2008 21:27 |
| Anayasa taslağımız ABD'lilere anlatıldı | abircan | Arşiv | 4 | 05.03.2008 14:48 |