Forum - Ana Sayfa Takvim S?k Sorulan Sorular Arama

Zurück   Sivas - Sivaslilar.Net - Sivashaber - Sivasforum - Sivasların En Büyük Buluşma Merkezi - Yiğidolar > Serbest Alan > Köşe Yazıları
SİTE ANA SAYFA Galeri Kayıt ol Yardım Ajanda Oyunlar Bugünki Mesajlar

Köşe Yazıları Köşe Yazarlarının Yazıları



Son 15 Mesaj : Hatıra defteri           »          Sitemizin Ozanları           »          Hangi Model Cep Telefonu?           »          Atatürk'ün Çocukluğu'na Ait Hikayeler           »          Şehzade Osman           »          Antilop İle Akrebin Dostluğu           »          Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 2           »          SEVDİM İŞTE....           »          NEFRET ETTİM İŞTE!!!!!           »          AFORİZMALAR (SAÇMALAMLAR)-1           »          SEÇKİNLER/SEÇİLMİŞLER DÜNYASI           »          Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.           »          Araf Suresi 172-173. Ayetler.( Ben Sizin Rabbiniz Değil Miyim)           »          İnancımızı Kullananların Artık Tuzağına Düşmeyelim.           »          ULAŞ-Yapalı
Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 26.03.2008, 08:30   #1
abircan
Usta Yiğido
 
abircan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
abircan Şuan abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1091 abircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISI
Standart --->: BİRCAN'DAN KÖŞE YAZILARI / Aman ha!

Yılmaz ÖZDİL yozdil@hurriyet.com.tr

Aman ha!

İSTİHBARATI, ABD'ye bağladık.

Ekonomiyi, IMF'ye.

Yasaları, AB'ye.

Telefonu, Arap'a verdik.

Cep, İngiliz'in.

Öbür cep, Lübnanlının.

Bi limanı, İsrailliye sattık.

Bi limanı, Hong Kongluya.

Garaj, Dubailinin.

Araç muayeneye, Alman bakıyor.

Petkim'i Kazak aldı.

Kazak'ı bi çıkardık...

Fanila Ermeni!

Sigorta, Fransız'ın.

Çimento fabrikaları da...

Rakı, Amerikalının.

Sigara, British-American.

Banka, Yunanlının.

Öteki, Hollandalının.

İtalyan var.

Belçikalı var.

Rus var.

Televizyon, Amerikalının.

Radyo, Kanadalının.

*

90 metrekarelik kooperatif evinden, sabahın köründe polis zoruyla alınan, 83 yaşındaki İlhan Selçuk'a "yurtdışına çıkış yasağı" getirildi bu arada.

*

Aman dikkat edin ha!

İlhan Selçuk yabancıya mabancıya gider... Biteriz.
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık
KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ
abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 26.03.2008, 08:34   #2
abircan
Usta Yiğido
 
abircan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
abircan Şuan abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1091 abircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISI
Standart --->: BİRCAN'DAN KÖŞE YAZILARI / İktidar macunu...

Bekir COŞKUN bcoskun@hurriyet.com.tr

İktidar macunu...

"EN az üç çocuk..." dedikten sonra, kimi vatandaşlarımızın "Yani bu ortamda yapacak halimiz mi var?" itirazına yanıt geldi ve Başbakan milletimize mesir macunu dağıttı.

Bunun dışında daha ne yapabilir?..

Gerisi millete düşüyor.

Üç, beş...

Yine de "Yapamayız" demeyin.

Başbakan hedefi gösteriyor, işareti veriyor, sayıyı belirliyor, "Hadi bakalım" diyor, macunu dağıtıyor...

Milletin iktidarı kuvvetli olsun maksat.

*

Milletin iktidarı iyi de, memleketin durumu kötü:

Doğu ve Güneydoğu illeri birer savaş alanı gibi, her gün bir kentte isyan provası yapıyorlar.

Ekonomi çatırdıyor.

İşadamları her sabah kábuslar içinde uyanıyorlar. İşsizlik, yoksulluk arttı. Her gün iflas eden orta boy ve küçük esnaf sayısı ikiye katlandı.

AB umutları zayıfladı.

ABD'nin yine dayatmaları kapıda diyorlar.

"Hükümet yok mu?" derseniz...

Bizzat Türkiye'yi yöneten iktidarın "dinci devlet kurma girişimi" iddiasıyla kapatılması söz konusu.

İyi mi?..

O da kapatılma korkusu ile karşı tarafa saldırıyor, 1960 öncesi olduğu gibi evleri basıp, insanları alıp götürmeye başladılar.

Korku var...

Toplum bölündü.

Üniversitelerden kahvehanelere, demokratik örgütlerden hastanelere kadar, insanlar birbirlerine düştüler.

Bir anda kábusa döndü Türkiye.

*

Niçin?..

Çünkü "yüzde 47 oy"un şımarıklığıdır.

Cumhuriyetin kurum ve kavramlarını yok sayıp, sadece "Millet iktidarının işaret ettiği gibi" diyerek devleti tersyüz etmeye kalkmanın kaçınılmaz depremidir bu olanlar.

(.......)

Elbette milletimizin iktidarı için macun iyi bir fikirdi.

Ama macun yetmiyor.

Ve iktidar dik duramıyor.
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık
KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ
abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 26.03.2008, 14:42   #3
abircan
Usta Yiğido
 
abircan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
abircan Şuan abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1091 abircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISI
Standart İrticanın Dibi Yoktur...... ../ İlhan Selçuk

İlhan Selçuk'tan müthiş bir yazı. Son cümlesi inanılmaz. Okuyunuz ve
okutunuz. Bu yazı dava edildi ama davayı ilhan Selçuk kazandı.

HANGİ PEZEVENK



Amerika Irak'ı işgal ederken ne düşünüyordu:
Diktatör Saddam 'i devireceğiz, yerine demokrasiyi
kuracağız; halk bizi çiçeklerle bekliyor...
Ne oldu?.. Irak nerdeee?.. Demokrasi nerdeee?..

***
Amerika bir yandan Irak'ı işgal ederken öte yandan
Türkiye için ne düşünüyordu? .
"Ilımlı İslam Devleti Modeli..."

Kafaya bak sen!..
Irak için demokrasi...
Atatürk 'un kurduğu laik Türkiye Cumhuriyeti için
İslam Devleti Modeli...

***
Amerika'nın Irak'a donuk projesi fos çıktı...
Peki, Türkiye'ye donuk projesinden ne haber?..
Gelen giden haberlere, yorumlara, aklıevvellerin el
altından ve üstünden tezgâhlanan söylentilerine bakılırsa,
Amerika'nın aklı başına gelmeye başlamış...
Diyorlarmış ki:
- Ilımlı İslam Devleti Modeli macerası hem
Türkiye'ye uymadı, hem Amerika'ya zarar verdi...

***
İslam kutsal bir dindir...
Ama, ister ılımlısı olsun, ister radikali, "İslam
Devleti Modeli" nin gerçek adı nedir?..
Tek sözcük:
İrtica!..
Peki, irtica nedir?..

***
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad Tahran
sokaklarında kadın avına
çıkmıştı...

O kadının başörtüsünden taşan saçı, bu kadının
türbanından taşan perçemi tesettüre uygun muydu, değil miydi?..
İrtica budur!..

Ama, irtica elbette bu noktada da durmaz...
Ahmedinejad ayni günlerde eski ve yaşlı kadın
öğretmeninin elini öperken fotoğrafçının objektifine yakalanmasın mı!..
İran?daki Hizbullahçılarda tepki kıyamete dönüştü...

***
Mürteci ne diyordu:
- Müslüman İran halkı, şeriata aykırı bu tür
davranışları affedemez!..
İrticainin dibi yoktur!..
İslam Devleti'nin ılımlısı, yumuşağı, serti olmaz!..
Allah adına ahkâm kesmek bir devletin düzeninde ağır
basmaya başladı mı, insan silinir gider...
İnsanin yerini kim alır?..
Mürteci!..

***
İşin en kotu yanı, yüce Allah, Hazreti Peygamber,
Kuranıkerim adına konuşan mürteci sürüsünün devlet düzeninde iktidarı
ele geçirdikten sonra, gün geçtikçe azmasıdır...

Bu takımdan biri, yolda yürüyen Bektaşi'nin ensesine
okkalı bir tokat vurmuş...
Baba hızla donup bakınca açıklamış:
- Ne bakıyorsun Erenler, bu tokat Allah'tandı. ..
Bektaşi:
- İmanım, demiş, elbette öyledir; ama Allah'ın bu
işi hangi pezevengin eliyle yaptırdığına bakıyorum...

Ilımlı İslam Devleti mi?..
Amerika bu isi hangi pezevenk marifetiyle Türkiye'de
tezgâhlamak istiyor?..
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık
KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ
abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 28.03.2008, 08:51   #4
abircan
Usta Yiğido
 
abircan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
abircan Şuan abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1091 abircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISI
Standart --->: BİRCAN'DAN KÖŞE YAZILARI / HIRSIZ _ BEKİR COŞKUN

Bekir COŞKUN
bcoskun@hurriyet.com.tr

Hırsız...


BU hırsız yaman hırsız.

Sabah kalktığımda yatağımdan, daha gözlerimin bir tekini açmıştım ki farkına vardım:

Dün gecemi çalmıştı hırsız.

Evdeki hani o çay sohbetlerimi, genelde son yarısını seyrettiğim sinema filmini, marangozhanede tahtaları mutlulukla doğrayışımı, kedi-köpeklerle oynaşmamı, keman çalışımı...

Hiçbiri yoktu yerinde.

Almıştı hepsini.

Dün gece gülüşümü de çalmıştı hırsız.

*

Bu hırsız yaman hırsız.

Biliyorum bizim evden değil sadece, mahallede kim varsa, semtte, kentte, başka şehirlerdeki evlerde, köylerde, beldelerde...

Kapı kapı, hane hane, her eve girip soyuyor neyimiz var, neyimiz yok bu arsız.

Çalınmıştır eminim yine dün gece; babaların gülüşü...

Annelerin uykusu...

Gençlerin umudu...

Hayallerimiz...

Her şeyimizi çalıyor bu hırsız.

*

85 yıllık alın teri ve çaba ile varmak istediğimiz yeri nasıl çaldı bir bakar mısınız?

Marşlarımız...

Şarkılarımız...

Çağdaşlık-uygarlık sevdalarımız...

Yarınlarımız...

Kimi zaman sağa-sola koşuşup "Bakın bakalım başka neyimizi çalmış hırsız" diyoruz birbirimize.

Ve bir çığlıktır kopuyor:

"Işığımız..."

Bir de bakıyoruz ki çalınmış:

İnancımız...

Dualarımız...

Selamlaşmamız...

Duygularımız...

Barışımız...

Aydınlığımız...

Bu hırsız yaman hırsız...
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık
KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ
abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 28.03.2008, 09:42   #5
recosan58
Tecrübeli Yiğido
 
recosan58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
recosan58 Şuan recosan58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.09.2011 18:13

Üyelik Tarihi: 05.10.2007
Yaş: 51
Mesajlar: 232
Tecrübe Puanı: 708 recosan58 FAZLA SÖZE GEREK YOKrecosan58 FAZLA SÖZE GEREK YOK
Standart --->: BİRCAN'DAN KÖŞE YAZILARI

İhanete maruz kalanlar henüz farkında değiller ama İhaneti yapanlar, fark edildiklerinin farkına varıp gürültü çıkarmaya başladılar.

Ergenekon operasyonuyla ilgili son günlerde sesini çıkaranları, ileri geri konuşanları ’’bu mantık dışıdır’’ diyenleri iyi takip edin.

Köşeye kıstırılmış kedi gibi hırçınlaşmaya, saldırmaya başladılar. Çünkü operasyonun bir ucunun kendilerine de dokunacağından korkuyorlar.

Korkmalarında haklılar. Bu ülkede yıllardır en önemli mevkileri tutan bu zihniyetteki insanların, Türkiye adına ne tür bir faydaları dokunmuş, hizmetleri olmuş ona bir bakın.

Ülke adına tek bir hizmetlerini bile bulamazsınız. Çünkü işgal ettikleri konumları Ülke adına, Millet adına hizmet için değil, belli bir misyonu yerine getirmek için kullanmışlar.

Bunu yaparken de ihanette sınır tanımamışlar.

İşte bu panik ve korku bundan kaynaklanıyor.

Yaptıkları ihanetler bir bir ortaya çıkmaya başladı.

Hem de kan donduracak ihanetler.

Sanmayın ki bu ihanetler basit, çıkar amaçlı yapılan yolsuzluklardan, darbe ortamı hazırlamak için organize edilen gösterilerden, hatta birkaç cinayetten ibaret.

Bir ülkeye bir millete yapılabilecek en büyük ihanet neyse işte o yapılan. Yapılmak istenen istenen değil. Evet yapılmış. Hem de uzun yıllar boyunca.

Bunu yaparken de sessiz sedasız yapmışlar. Milletin sırtına basarak yapmışlar. Bilerek ya da bilmeyerek birçok vatan evladı da bu hainlikler yapılırken, hainlere omuz vermiş.

Bağlantılar bir bir ortaya çıktıkça, ihanetin vahameti daha da gün yüzüne çıkıyor. Çıkacak da. Yeter ki bu hainliğin üzerine gidenlerin önü kesilmesin.

Yeter ki ‘’Namusuzlar kadar cesaretli olmaya başlayan Namuslular cesaretlerini kaybetmesin’’.



Ali DEMİRER
recosan58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 28.03.2008, 09:44   #6
recosan58
Tecrübeli Yiğido
 
recosan58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
recosan58 Şuan recosan58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 05.09.2011 18:13

Üyelik Tarihi: 05.10.2007
Yaş: 51
Mesajlar: 232
Tecrübe Puanı: 708 recosan58 FAZLA SÖZE GEREK YOKrecosan58 FAZLA SÖZE GEREK YOK
Standart --->: BİRCAN'DAN KÖŞE YAZILARI

Cümali ÇAYGEÇ

Ergenekon Terör Örgütü’ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Savcılılığı’nın başlatmış olduğu soruşturma devam ediyor.

Şu ana kadar soruşturma kapsamında yüze yakın şüpheli gözaltına alındı. Bunlardan 43’ü çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gazeteci İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu da tutuksuz yargılanmak üzere şartlı serbest bırakıldı.
Bir soruşturmada olması gereken ne ise, aynen uygulanıyor.
Benim burada üzerinde duracağım nokta soruşturma devam ederken özellikle adı Büyük! Gazetelerin ve alt grup gazetelerin takındığı inanılmaz sağır sultan tavrı.

Soruşturmada Ergenekon Terör Örgütü’nün planları, hedefleri, gerçekten dehşet verici boyutlarda. Bu iddiaları her gün gazetelerde okuyoruz. İddialar, tutuklanan zanlıların ev, işyeri ve ofislerindeki belgeler, krokiler bu oluşumun planladığı karanlık hesaplar, gerçekten tüyler ürpertiyor.

Ama ne gariptir ki bu iddiaları sadece birkaç gazete veriyor. Aslında soruşturmada gizlilik kararı var. Televizyon haberlerinde genel olarak bu gizliliğe riayet ediliyor. Ancak gazetelere çok fazla ağır cezalar verilmediği için bu yasağı pek fazla uymuyorlar. Bu sebeple cezaları göze alan gazeteler, soruşturmadan sızan bilgileri okuyucularına aktarıyor.

Şimdi işin garipliği, Hrant Dink Cinayeti’nde, Malatya’daki Yayınevi katliamında ve daha birçok olayda, gazetecilik yapan, belge üstüne belge ifade üzerine ifade yayınlayan, yayın yasağı dinlemeyen büyük! gazetelerimiz ve onların küçük kardeşleri, Ergenekon Terör Örgütü operasyonunda ‘‘sus pus’’ olmuş durumda.

Ve soruşturmadaki gelişmeleri aktaran gazetelere de düşmanca bir tavır içerisine girmiş durumdalar. Televizyonlardaki programlarda gazetelerindeki manşetlerde ‘‘emniyeten ve savcılıktan, ‘şucu, bucu’ gazetelere ısrarla bilgi servis edildiğini ’’ iddia ediyorlar.

Burdan sormak istiyorum. Her platformda en iyi gazeteciliği kendilerinin yaptığını savunan ve kendi grubu dışındaki meslektaşlarını daima küçük gören büyük gazetecilere ne oldu? Daha üç dört ay öncesine kadar Ergenekon Terör Örgütü Operasyonun ilk dalgasında bütün gelişmeleri adım adım veren büyük gazetelerimiz gerçekten haber alamaz, toparlayamaz duruma mı düştü?

Hrant Dink Cinayeti’nde, Zirve Yayınevi katliamında ve daha nice olayda hep birkaç adım önde giden gazetelerimiz o zaman bu belgeleri, bu ifadeleri nereden alıyorlardı. Kaynak yine polis yine adliyeler yine avukatlar değil miydi? Peki ne oldu? 6 ay içerinde emniyetteki, adliyedeki bütün kadrolar değişti mi, yoksa topyekün bir değişime mi uğradılar ki, bu gazetelerimiz şimdi haber alamıyor?

Haberciliği, gazeteciliği mi unuttular? Yoksa büyük patronlar, yazı işlerine muhabirlerinin getirdikleri haberleri ‘‘Bu işin ucu nereye gider bilmiyoruz aman görmezlikten gelin’’ mi? dedi.

Yok yok bunlar gerçekten gazeteciliği unuttular.
recosan58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 28.03.2008, 12:00   #7
banu58
Tecrübeli Yiğido
 
banu58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
banu58 Şuan banu58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 23.11.2008 18:30

Üyelik Tarihi: 19.09.2007
Mesajlar: 227
Tecrübe Puanı: 706 banu58 FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart --->: BİRCAN'DAN KÖŞE YAZILARI

UFUK URAS: CHE GUEVARA TİŞÖRTÜ GİYEN DE, TÜRBAN BAĞLAYAN DA ÜNİVERSİTEYE GİRMELİ

BASINDA ÖDP


ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, "Bizim için Che Guevara tişörtü giyen de türban bağlayan kadın da saçı uzun ve küpeli erkek de aynı eğitimden yararlanma hakkına sahiptir" dedi...


Uras, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, başörtüsü sorununun "AK Parti, MHP ve CHP nin, toplumu kutuplaştıran tutumları nedeniyle içinden çıkılmaz hale geldiğini" ifade etti.


Üniversitelerin, düşünce ve inanç özgürlüğünün, ileri demokratik normlarla ve yasaklama olmaksızın yaşayabildiği bilimsel mekan ve ortamlar olması gerektiğini savunan Uras, "Bizim için Che Guevara tişörtü giyen de türban bağlayan kadın da saçı uzun ve küpeli erkek de aynı eğitimden yararlanma hakkına sahiptir.

Bireysel özgürlükler, başkasının özgürlüklerini engellemediği sürece yasaklanamaz, kaldı ki saçları değil ama Beyinleri örtülü erkekler her yere gidebilmekte, hatta eli satırlı saldırganlar üniversite koridorlarında dolaşabilmektedir" diye konuştu.


Anayasa değişiklik girişiminin "Kapsamlı bir özgürlükçü anlayıştan uzak olduğunu" söyleyen Uras, şöyle devam etti: "AKP-MHP ikilisinin getiriş biçimiyle yeni ve daha riskli gelişmelerin tetikleyicisi haline gelen bu anayasa değişikliği samimi bir kabulü hak etmekten uzaktır.

AKP-MHP ittifakı bu ülkeye özgürlük ve demokrasi değil, olsa olsa Türk-İslam sentezinin çok iyi bildiğimiz baskı ve şiddet dolu anlayışını getirecektir. Hangi nedenle olursa olsun bu ittifakı destekleme eğiliminde olanlara, bu yanlışa düşmemeleri çağrısını yapıyoruz."

CHP LİDERİ BAYKAL A ELEŞTİRİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ın dünkü grup toplantısındaki konuşmasını da eleştiren Ufuk Uras, "CHP lideri, Meclis çatısı altında din alimliği yapmakta, örtünmenin dindeki yerini tartışmaktadır. Sayın Baykal a sormak istiyoruz; Parlamentoda dini referanslarla bir tartışma sürdürmek, laikliğe ne derece uygundur? Dini kurallar örtünmeyi zorunlu kılıyor ise Türbana evet mi diyeceksiniz?" diye konuştu.


Uras, yeni özgürlükçü bir anayasa yapılması çağrısında bulunarak, "Perakende değişikliklerle özgürlük olmaz" dedi.

Kaynak:haber1

UFUK URAS bile Türbana karşı değil ama LİDERim diyenlerin, bireysel çıkarlarımı desek,yoksa İslama saldırımı bilmem ama uç nedenlerden dolayı türbana karşı çıkmakta ısrarlı...

Bizler ne küpeli erkeğin,nede piercing takan bayanın üniversitede okuma özgürlüğüne karşıyız.
Ama Dini için örtünenin üniversite kapısında kalmasına veya başını açmasına kesinlikle karşıyız.
Özgürlükçü düşüncelerin birden yasakçı olması şaşırtıcı...
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
banu58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 03.04.2008, 12:50   #8
Kadir58
Yasaklı
 
Kadir58 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kadir58 Şuan Kadir58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 28.05.2008 23:27

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Yaş: 38
Mesajlar: 259
Tecrübe Puanı: 0 Kadir58 FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart Tayyip Bey'i pazarlık masasına çekmeye çalışıyorlar - Arslan BULUT

Arslan BULUT - Yenicag Gazetesi

Tayyip Bey'i pazarlık masasına çekmeye çalışıyorlar

AKP’ye oy verdiğini saklamayan bir tanıdığım, Anayasa Mahkemesi’nin davayı kabul kararından önce endişeyle sordu:
-Ağabey, AKP’yi kapatırlar mı?
-Kapatırlar!
-İyi ama ağabey nasıl kapatacaklar? Amerika, Avrupa arkasında!
-Bunu sen mi söylüyorsun? Amerika ve Avrupa AKP’yi niçin destekliyor hiç düşünmedin mi?
-Tamam da ağabey, ne yapsın adamlar? Askerler bildiri yayınladı, yargı dava açtı, onlar da çareyi ABD ve Avrupa’da arıyor.
-Fakat bu destek yeni değil ki? Kuruluşunda bile tam destek oldular!
-Ben onu bunu bilmem, AKP kapatılırsa, yerine geçecek partiye destek veririm.

***

AKP medyasında da son günlerde, AB ve ABD’nin tutumu manşetlerden inmiyor! Fakat, haberleri asıl kaynağından okuduğunuz zaman görüyorsunuz ki, yorumların çoğu, Türkiye’deki iliştirilmiş veya eklemlenmiş tiplere dayalı! Karşılıklı etkileşim içindeler!
Son ana kadar, Anayasa Mahkemesi’nin, davayı kabul etmeyeceği umudu üzerinde yoğunlaşmışlardı. Bu dilek ve temennilerini manşete çekmekle, kamuoyu baskısı yapmış olacaklarını varsayıyorlardı herhalde! Fakat, artık gazete ve gazeteci olarak görülmedikleri için hiçbir etkileri kalmadığını unuttular!

Avrupa Birliği, son bir umutla iki komiserini Türkiye’ye gönderme kararı aldı! Önemli açıklamalar yapacaklarmış!

Bu arada Hürriyet’in manşeti ile Milliyet’in başyazısı da “Acaba yeni bir eklemlenme çabası mı var?” sorusunu gündeme getirdi! Tayyip Bey, Türkiye’nin milli gelir artışını kastederek “Türkiye birinci ligdedir” diyor, Hürriyet de bunu manşet yapıyor! Milyonlarca insana kömür ve erzak yardımı yapılan bir ülkenin ekonomi yönetimini bu şekilde sunmak için bir sebep olmalı! Milliyet, “Ecevit ile Demirel diyalog kursaydı 12 Eylül olmazdı” dan yola çıkarak Baykal ile Erdoğan’ı pazarlık masasına oturtmaya çalışıyor? Ne olacak pazarlık yaparlarsa? Anayasa’yı değiştirip AKP’yi kurtarma operasyonu mu yapacaklar? Ve Milliyet de bunu destekleyecek mi?
Bir taraftan “otobüsü durdurup namaz kılıyorlar” gibi özellikle Karadeniz’de bir gelenek halini almış uygulamadan AKP’yi sorumlu tutuyor, bu minvalde uydurma haberler yapıyorlar, dava açılınca da meseleyi pazarlık masasına çekip kendilerine pay çıkarmaya çabalıyorlar! Bunu da ülkenin ve milletin geleceği adına yaptıklarını iddia ediyorlar! Eğer AKP yöneticileri size uyarsa onların aklına şaşarım!

***

Bazen sırf bu çıkar hesapları yüzünden Tayyip Erdoğan için üzülüyorum, inanır mısınız?
Ama kendisini de defalarca uyardık! Özetle dedik ki, “Yol yakınken bu yanlış tutumlardan vazgeçin. Liderlik kabiliyetiniz var ki bu kadar insanı peşinize taktınız ama bu yetmiyor! Önemli olan seçtiğiniz yoldur! Gelin, cumhuriyetin kuruluş felsefesine dönün. Bu çizgide hareket eder de aynı zamanda milli ve dini idealleri de hayata geçirmeye çalışırsanız, size kimse dokunamaz!
Fakat başından beri meşruiyeti ABD ve AB desteğinde aradığınız gibi devletin temel niteliklerini de onların yardımı ile değiştirebileceğinizi zannederseniz yanılırsınız! Köylüleriniz sizin için ’haysiyetine düşkün bir adam’ diyor! Gittiğiniz yol, ne size ne Türkiye’ye itibar kazandırır. Tarihe nasıl geçeceğinizi düşünün! Avrupa ve Amerika’yı arkasına alarak milletinin kaderi ile oynayan adamlar olmayın.”

Fakat kimin umurunda! Birkaç olumlu söz dışında hiçbir icraat yok!
Şimdi de “Baykal ile masaya otur” derken sizi kendileri ile pazarlığa çağırıyorlar Tayyip Bey! Baykal da bunu görmeyecek bir kişi değil ama “dengeler” ile oynamayı seviyor!
Tayyip Bey, Türkiye’nin kaderi söz konusu ise ne Milliyet’i dinlerler, ne Hürriyet’i!
Bence bir vicdan muhasebesi sonucunda Türkiye için en doğru yola kendi kararınızla girebilirsiniz!
Kadir58 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.04.2008, 13:01   #9
ofgurleyuk78
Usta Yiğido
 
ofgurleyuk78 - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
ofgurleyuk78 Şuan ofgurleyuk78 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 29.01.2010 16:58

Üyelik Tarihi: 26.10.2005
Mesajlar: 593
Tecrübe Puanı: 812 ofgurleyuk78 FORUMLARA KATILIMI BIRAZ DAHA ARTABILIR
Standart -->: Tayyip Bey'i pazarlık masasına çekmeye çalışıyorlar - Arslan BULUT

Gerçekten Türkiye 1. liğde. Ama baştakiler Avrupa liği değil de Expo İzmir için bize oy vermeyen Arapların liğine düşürmeye çalışıyorlar. Halen Arap krallarının, şeyhlerinin ayaklarına kadar götürüyorlar Koskoca T.C. Devletini utanmadan. Yazık. Çok yazık.
__________________
ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ BİR DUVAR SÜSÜ DEĞİL, BİR ERKEN UYARI SİSTEMİDİR!!!
ofgurleyuk78 isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Alt 04.04.2008, 09:10   #10
abircan
Usta Yiğido
 
abircan - Ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
abircan Şuan abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır
Son Aktivite: 21.01.2015 09:55

Üyelik Tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 3.258
Tecrübe Puanı: 1091 abircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISIabircan COK SEVILEN BIR KISI
Standart --->: BİRCAN'DAN KÖŞE YAZILARI / Avrupa Birliği’ne açık mektup

Avrupa Birliği’ne açık mektup








Sayın Olli Rehn ve Sayın Joost Lagendijk, AB Genişlemeden sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi ve Avrupa Parlamentosu Dış İşleri Kurulu Türkiye sorumlusu sıfatıyla, birliğin Türkiye sözcülüğünü sizler yapıyorsunuz.

Kuşkusuz, Anayasa Mahkemesi’nin iktidardaki AK Parti’ye dair kapatılma davasını kabul etmesiyle başlayan süreci dikkatle izliyor ve hemen değilse yakın zamanda konuya ilişkin “Avrupa görüşü”nü açıklayacaksınız.

Avrupalı ve Avrupacı (sosyolog) bir Türk gazeteci olarak, bu mektubu, size ulaşan bilgilere ek, hatta elinizdeki verilerin bir sağlaması olarak okumanızı saygıyla rica ediyorum.

Sayın yetkililer, Türkiye’deki kapatma davası hakkında görüş açıklamadan önce lütfen kendinize sorun:

AB’ye üye herhangi bir ülkenin bakanlar kurulunda 24 bakandan 21’inin ruhban (clergé) olduğu bir hükümet var mıdır? Hemen tamama yakını diyanete bağlı (ecclésiastique) papaz ve hahamlardan oluşan bir hükümetin, seküler ya da laik devletçiliği savunup izlemesi mümkün müdür?

Türkiye’de, sayın yetkililer, Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta, hükümeti, hatta meclisi oluşturan çoğunluk, orta öğretimlerini ülkedeki 100 binden fazla cami ve mescide imam, hafız ve hatip yetiştiren İHL’lerde yapmış olup, diplomalı din adamlarıdır. Bazılarının yüksek öğretimi de üniversiter düzeyde ilahiyattır.

AB’ye üye herhangi bir ülkenin başbakanı, Vatikan’ı içeren İtalya dahil, konuşmalarında İncil, Tevrat ya da başka bir kutsal kitaba göndermeler yapar mı? Seküler devletin mahkeme kararına karşı ilahi hukuku örnek gösterip, din kurallarını referans alabilir mi?

***


Türkiye’de sayın yetkililer, dinci bir katilin zaten kana bulayıp bir yargıcını öldürdüğü Danıştay Mahkemesi’nin bir kararına karşı “ulema cevazı” çıkarılmakta, siyasal söylevler Kur’an’dan ayetlerle süslenmekte ve zaten AKP’ye kapatma davası, Sayın Başbakan Erdoğan tarafından son günlerde sık sık Kur’an’daki “Araf Suresi” yle kınanmaktadır.

AB’ye üye bir ülkede, elbette 24 parti kapatılmaz, 25’inciyi kapatmak için de kollar sıvanmaz. Ama soruyu bir de şöyle sorun:

AB’ye üye bir ülkede 17 parti hukuksal ve teknik eksikliklerle, 7’si de rejim yıkmak için kurulur mu?

Cevabı için, Türkiye’nin üç ay bile dayanmayan kaldırımlarına bakmanızı rica ediyorum: Komik gelebilir, ama Türkiye’de “sağlam” kurulan hiçbir şey yok gibidir, siyasal partileri de kaldırımlarıyla benzerlik arzeder. Rejimi yıkmak için kurulan partilerin çokluğunu da, Türkiye’deki yasasız inşaatların ezici sayısına karşı yasal inşaatların azınlık durumuyla karşılaştırabilirsiniz.

Oysa, bu kapatma davası hakkında asıl bilmeniz gereken şudur:

AİHM, Türk iç hukukunda parti kapatma davalarının çok kolay açıldığına dikkat çekerek, Türkiye’deki yasama organına (meclise) “ara çözümler, ara formüller” üretmesini önermişti.

Beş yıllık AKP iktidarı, meclisteki ezici çoğunluğuna karşı beş yılda ne bu ara çözüm/ara formülleri üretti, ne yasayı değiştirdi. Üstelik, sayın yetkililer, hazırlattığı yeni Anayasa taslağında da, partileri kolay kapattıran 38. Madde, olduğu gibi duruyor!

Neden, diye merak ederseniz, size ancak kendi cevabımı verebilirim: Partilerin kapatılmasını önlemek yerine kadınların kafasını kapatmakla uğraşmayı tercih ettiler!

Bu tercih ve seküler hukuka karşı şer’i hukuku özümseyen zihniyet, üniversitelerden polis kadrolarına, devlet işlerinin tüm yönetim katlarına yetenek / birikim liyakatıyla değil, dini referanslarla atamaları inanılmaz boyutlara ulaştırdı.

***


Size son sorum, bir toplumun yarısını, diğer yarısından ayıran, saklayan ve ezen, üstelik bu ayrımcılığı “Kutsal kitap böyle yazıyor!” gerekçesiyle hayata geçiren bir zihniyetin ne kadar demokrat sayılıp, demokrasiden ne anladığı olacaktır.

AKP’nin beş yıllık iktidarında, mostralık kadın milletvekillerinden sadece biri, o da “kadın ve aileden sorumlu” bakan olarak 24 üyeli hükümete girebilmiştir.

Oysa Türkiye’de TÜSİAD Başkanı bir kadındır. Başta Sabancı Holding, en başarılı ekonomi kuruluşlarının başında da kadınlar vardır.

Kapatılma davası hakkında açıklama yapmadan önce, bütün bunları iyi düşünün. Eğer Türkiye’nin her şeye rağmen yarısını oluşturan laik cumhuriyetten yana nüfusuna söyleyeceğiniz bir şey yoksa, söylemeyin, susun. Bırakın da biz ülkemizi karanlıklara karşı, her zamanki gibi yardımsız ve yalnız savunalım.

Saygılarımla.



Mine G.KIRIKKANAT

Vatan Gazetesi 02.04.2008
__________________
zaman kısa, dünya herkese yeter, mühim olan insanlık
KANIMIZIN KIRMIZISI ALNIMIZIN AKIYLA SİVASSPORLUYUZ
abircan isimli Üye şimdilik offline Konumundadır   sendpm.gif Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesaj?n?z? De?i?tirme Yetkiniz Yok

BB Code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


WEZ Format +2. ?uan Saat: 05:03.


Powered by: vBulletin. Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

Copyright © - Bütün Haklar Sivaslilar.net'e aittir.