imdi sevgili barikat bu şiir o dönemde bazı şahsiyetlerin sürekli olarak bir şeyleri yermesi neticesinde tepki olarak yazılmış bir şiir...
Vakti zamanında bu ülkede başı açığa türban soruldu, günümüzde de makam mevkiler peşkeş çekilirken milletin karısının kızının türbanı sorulmuyor değil mi? İkinci hadise ile islam fıkıhında ve felsefesinde türban'ın bir gayesi vardır. Nedir o gaye cezbetme hususu. Eğer saç cezbetiyorsa ve tahrike mesul oluyorsa kapatılmalı. Bugün en şaşalı saçlardan bile tahrik olmuyorsak kendi açımızdan sorun yok isteyen kapansın istemeyen kapanmasın, haa saçtan tahrik olan bir sapık varsa tez zamanda en acı bir biçimde gebere inşallah...
ikinci kıt'a da peygamber efendimizin alkolü yasaklamasına sebebiyet veren badireyi anımsatırım. Evet alkol haramdır ama bu haram işleyen kişinin kendisinedir. Burada neyzen alkol içmeyi övmüyor, dürüstlüğü övüyor. Oturup sana alkol iç demiyor ben içerim, hesabını ben veririm eğer dürüst değilsem bunu söyle diyerek o dönemdeki alkol içenlerin üzerine gazapla giden ve bu vesileyle Atatürk'e hamaset bulaştırmaya çalışanlara cevap veren bir tepki sevgili kardeşim...
üçüncü kıt'a da esir milletlerin dilediğince alkol ve uyuşturucu kullanmalarına bir afyon görevi görsünde milletin aklı ve bedeni uyuşsun diye izin verilir, ancak dini ve kültürel değerleri yokedilmelidirki esir halkın etrafında toplanacağı bir şey kalmamalı o yüzden esir ülkelerde alkol tüketimi daha fazladır... Şu da bir gerçek dini bir şeylere alet edenler yüzünden, bu alet edilmişliğin farkına varanlar dinden soğuyup uzaklaşabiliyor. Mesela şugün akp iktidarının yobazca dini alet etmesi, hatta alet ederken de din adına bir şey yapmaması milleti yavaş yavaş dininden uzaklaştırmakta ya da taassubi bir şekilde tapınmaya itelemekte...
dördüncü kıt'a da Peygamber Efendimiz Kaza'ya ve Kader'e inanırken tedbiri elden bırakmamak gerektiğini zira tedbirin ihtiyatlı olduğunu ve kaza ve kaderimiz belliyken bunu oluşturacak şeyin yaptıklarımız neticesinde şekilleneceğini, her nasılsa daha önceden yazılmış dahi olsa o yüzden ihtiyatlı davranıp tedbirli olmamız gerektiğini açıklar... Oradaki de bir teşbihtir zira malumunuzdurki kaderinde bu ülkenin kurtuluş savaşı neticesinde özgürlüğünü kazanmak olmasa idi ne hallerde olacağımız vahimdi...
Ben bu şiiri ne severim ne de bu şiirden nefret ederim ilginç tespitleri vardır ve bir tepki neticesinde oluştuğu aşikardır, üstelik daha vahimdir ki burada din ulemalığı yapan bizlerden din hususunda daha bilgili olduğu açıktır neyzenin zira eğitimi ve daha sonraki eğilimi önce islami sonra tasavvufidir. Kendisi mevlevi'dir.
Saygılar...