|
|||||||
| SİTE ANA SAYFA | Galeri | Kayıt ol | Yardım | Ajanda | Oyunlar | Bugünki Mesajlar | Arama |
| Serbest Dini Konular Güncel ve Özgün yazılar, Makaleler buraya |

| Anketimiz: Sitemizde Cübbeli Ahmet Hoca'nın Ramazan Sohbetleri Olsun mu? | |||
| Evet. Olsun. |
|
8 | 38,10% |
| Hayır. Olmasın. |
|
13 | 61,90% |
| Katılımcı sayısı: 21. Sizin Bu Ankette Oy kullanma Yetkiniz Bulunmuyor | |||
|
|
Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#11 | |
|
Usta Yiğido
![]() ![]() ![]() Reform Şuan
Son Aktivite: 28.12.2012 19:33
Üyelik Tarihi: 02.05.2010
Mesajlar: 654
Tecrübe Puanı: 645
![]() |
Alıntı:
Durum böyle iken bu okullardan pırıl pırıl Türkçe konuşan, Türkçe şarkılar söyleyen, oyunlar oynayan çocuklar nasıl yetişiyor diyeceksiniz. Doğru. Bin kişilik okuldan böyle on kişi yetiştirmek, bir eğitimci olarak söylüyorum, hiç de zor değildir. Bu çocuklar kendilerine ne verirseniz alabilecek zekâda zenginlerin ve bürokratların çocuklarıdır. Bu okullara fakir çocukları giremez. Seçkin çocuklardan özel bir ekip kurulmakta, önce kendi ülkesinde şatafatlı törenlerle birbirleriyle yarıştırılmakta, sonra kazanan Türkiye’ye gönderilmektedir. Türkiye’de bunlar bir kampa alınmakta, daha sonra da neredeyse il il dolaştırılmakta, her ilde bir başka kategorinin yarışması yapılıyormuş havasındaki uyduruk yarışmalarda güya yarıştırılmaktadır. Aslında söz konusu olan bir illüzyondur, aldatmadır. Binlerce kilometre uzakta oldukları halde bu kadar güzel Türkçe konuşmaları döktüğümüz gözyaşı miktarını artırmaktadır. Bu vesileyle bir taşla birçok kuş vurulmaktadır. Geldiği memleketin idarecilerinin gözü ülkesindeki yarışmada, kazanana ödüller verdirerek vs. ile Türkiye’deki toplantılarda ise, yandaş yapılmak istenen önemli şahsiyetler Jüri üyesi yapılarak, konuşma yaptırılarak, ödüller verilerek kandırılmaktadır. Bu büyük göz boyamaya ulusal ve yerel siyasetçiler çağrılmakta, geçmişte bazı dinî grupların “Gözyaşı Geceleri”nde olduğu gibi sular seller gibi gözyaşı akıtılması sağlanarak siyasetçilerin safları kazanılmakta, ustalarının boy göstermesi sağlanmakta, büyük ustaya bağlılıklarını ifade etmesine, pişmanlık duyanların ortaya çıkmasına zemin hazırlanmaktadır. Nitekim geçmiş yıllarda Bülent Arınç’ın gözyaşları dökerek bağlılık bildirdiği bu yarışmayı, bu yıl Mehmet Ali Şahin açmış, öncekilerin yaptığı gibi pek de örtülü olmayan bir şekilde Hoca efendiye bağlılıklarını dile getirme imkânını bulmuş, Atlantik’in ötesine övgüler yağdırmıştır. Ergenekon’dan zar zor sıyıran Mehmet Ağar da, pişmanlığını duyurma fırsatı bulmuştur. Asıl büyük kuş da bu yarışma vesilesiyle Hoca Efendi cemaatinin sağladığı maddi kazanç, manevi prestij olmaktadır. Bu hava, cemaat mensuplarının zenginlere yönelik düzenleyeceği toplantılarda paraya tahvil edilecektir. Hoca Efendi’nin geçmişte verdiği salya sümük vaazlarının da hangi amaca yönelik olduğunu bugüne bakarak kolayca tahmin edebilirsiniz. Peki, binlerce kilometre öteden gelecek olanlar için ne gibi bir hazırlık yapıldığını biliyor musunuz? Evvela şunu söyleyelim. Türkçe Olimpiyatları için sadece devletten, Türk Tanıtma Fonundan alınan para 2 milyon TL civarındadır. Devletin ortaklıkları olan THY gibi kurumlardan alınan para da bir o kadardır. Altın, platin, gümüş, özel hediye sponsorlarının yanında her il için ayrı sponsorlar vardır. Yani en az devletten karşılığı yarışma için peşinen alınan para kadar ticaret erbabı soyulmaktadır. Milletin milyonlarca lirası alınırken iktidarla bir şekilde işi olan işadamları ayrıca soyulmaktadır. Yarışmaların yapıldığı belediyelerin, valiliklerin maddi ve manevi imkânları sonuna kadar sömürülmüştür. Basın üzerine maddi manevi baskılar kurularak saniyesi milyonları bulan yayınlar dâhil, bedava reklamlar yayınlatılmış, devlet milyonlarca vergi zararına sokulmuştur. Yetmemiş, Samanyolu okullarında ve yandaş dershanelerde salma çıkarılmış ve her veliye maddi ve manevi görevler verilmiştir. Ancak bu da hortumculara yetmemiştir. Türkiye’de Türkçe yazılmış neredeyse tek bir levha ve tabela kalmazken Türkçe eğitim veren okullar İngilizce eğitim vermeye dönmüşken bu göz boyama gözümüze batmış, vicdanımızı sızlatmıştır. Gönlümüz böyle bir rezalete razı değildir. Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan değiliz. Allah, din adına, İslâm’ı, Türklüğü, Türkçeyi kullananları, Müslümanları Batı’nın kucağına oturtmaktan başka bir gayesi olmayan hain ve gafillerden korusun. Sorulması gereken soru “Bu değirmenin suyu nereden geliyor?” değil, o zaten belli; Türk Milletidir. Asıl sorulması gereken soru “Bu değirmenin suyu nereye gidiyor?” olmalıdır. Orhun Kitabelerindeki şu sözler hatırlanmalıdır: “Emeğimi kime veriyorum?” Sözüm size, bize, hepimize... Daha fazla bilgi isterseniz mevcuttur. Kaynak: [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayın...] |
|
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye Okuyor. (0 Kay?tl? Üye Ve 1 Misafir) | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Görüntülü telefon bedava | HaYLaZ | Teknoloji Haberleri | 7 | 18.06.2008 10:54 |